Kaba ve çirkin olan ...

Galiz,
Arapça, galiz, (ﻏﻠﻴﻆ).
Arapça, Galiz sözcüğü, kalın, sert, katı olmak anlamındaki gilzet, kelimesinden türetilmiştir.
Kaba, çirkin, nezaket ve terbiye dışı
Kalın, sık, yoğun, kesif.
Tembel.
Kaba ve çirkin olan. 
Kaba ve çirkin, iğrenç.
Çirkin, kaba, terbiye dışı, kaba, ağır.
Terbiye dışı.
Yoğun, Kaba.
 Kokmuş madde.
Koyu, yoğun.
Kaba.
Genellikle bir takım terbiyesiz söz ve davranışların sıfatıdır. 


Oksijen ...

Müvellidülhumuza,
Arapça, Müvellidülhumuza.
Oksijen.
Arapça, Müvellidülhumuza (ﻣﻮﻟّﺪ ﺍﻟﺤﻤﻮﺿﻪ) 
Arapça müvellidül ḥumuza. 

Ansızın, birden ...

Larp,
Birden,
Ansızın.
Güçlü bir biçimde.
Ansızın ve şiddetli bir şekilde.
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansızın.

Kaput bezi...

Amerikan,
Amerikan bezi,
Ham bez,
Kaput bezi.
Kaba, beyaz bir pamuklu bez cinsi, Amerikan bezi. Amerikan bezi diye geçen kaput bezi, bez ayağı örgüde, karde iplikten dokunan ve beyazlatma (kasar) işlemi uygulanmayan bir kumaştır. Patiska dokuma yöntemi  kullanarak dokunan eni 216 cm olan kumaş. 

Ham bez ve Amerikan bezinin bir çok kullanım alanı mevcuttur. 
Kaput bezinin kullanım alanları;
Bez çanta ve bez torba imalatı.
Bez çuval ve hububat çuvalı imalatı.
Resim ve yağlı boya çalışmalarında kullanılan tuval bezi.
Makine parçaları temizlik bezi.
Ev tekstili ürünlerinde iç astarı
Yastık, Yorgan ve kırlent iç kılıfı
Koltuk takımları alt yüzey astarı
Bez afiş çalışmaları
Kefen bezi 
Kaput Bezi vb.

Şaşkınlıktan sersemleşmek. ..

Afallamak,
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
Çok korkutmak, fazla sıkıştırmak.
Sersem, şaşkın, alık anlamındaki afal kelimesinden türetilmiş.
Şaşkınlığa düşmek, şaşkınlıktan sersemlemiş gibi olmak, şaşırmak.
Birini, bir kimsenin aleyhine kışkırtmak, fitlemek.
Yakmak, acıtmak.


Aşkta değişken, vefasız...

Hercai,
Farsça hercai, (ﻫﺮﺟﺎﺋﻰ)
Hercayi,
Vefasız,
Hakikatsiz,
Yeltek, gelgeç.
Aşkta değişken, vefasız.
Kararsız,
Sebatsız.
Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse), yeltek, gelgeç.
Bir şey üzerinde sürekli durmayan, sözünden, kararlarından dönüveren, sebatsız, kararsız (kimse).

Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık...

Alantalan,
Alan Taran,
Alan talan,
Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık.
Dağınık, allak bullak, karmakarışık, altüst.
Altüst etmek.
Talan etmek.

Az ıslaklık ...

Höl,
Az ıslaklık.
Islak, nemli.
Islaklık, rutubet.
Yaşlık, rutubet.
Yaş (toprak, çamaşır vb. şeyler için).
Sürülmeye, ekilmeye hazır duruma gelmiş tavlı toprak.

Höl kelimesinin diğer anlamları;
Tavukların altına fol olarak konulan yumurta biçimindeki lüle taşı.
Çocuk pisliği.

Höllük; 
Kundak çocuklarının altına konulan elenmiş ince toprak.

Anadolu’nun bazı yerlerinde kundak çocuklarının altına bez yerine konan toprak. ..

Höllük,
Halk dilinde höllük.
Anadolu’nun bazı yerlerinde kundak çocuklarının altına bez yerine konan toprak.

Çingene ahtapotu, vejetasyon ...

Ur,
Uğri,
Çingene Ahtapotu,
Neoplazma.
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.

Vejetasyon.  
Fr. vegetation,
İng. vegetation
Kökeni fransızca dilinden gelen bir tıp terimidir.
Ur, tümör.
Yumru.
Flora, Bitki örtüsü.

Geleneksel Türk müziği birikiminden yararlanan besteleriyle tanınan ve 89 yaşında ölen besteci ve müzik yazarımız...

Muammer Sun,
(D. 1932 Ankara - Ö. 2021 Ankara)
89 yaşında öldü.
Besteci, eğitimci ve müzik yazarımız.
BESOM-Besteciler, Orkestra Şefleri ve Müzikologlar Derneği’nin kurucularındandı.
TRT Yönetim Kurulu Üyesi(eski)
1932 yılında Ankara’da doğdu. 1946 yılında Askeri Muzıka Okulu’nda müziğe başladı. 

Bir yıl sonra 1953 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü'ne girip Ahmed Adnan Saygun’un öğrencisi oldu. Konservatuarda, Mithat Fenmen ile piyano, Hasan Ferit Alnar ile koro ve orkestra şefliği, Muzaffer Sarısözen ile Türk Halk Müziği, Ruşen Ferit Kam ile Klasik Türk Musikisi, ayrıca özel olarak Kemal İlerici ile Türk müziği makamlar sistemi ve armonisi konularında çalıştı. 

1960 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü İleri Yüksek Dönemi'nden Saygun'un öğrencisi olarak ‘pekiyi’ dereceyle mezun oldu. Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuarı’na öğretmen olarak atandı. 1975 yılında İzmir Devlet Konservatuarı’na, 1980 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ na, 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na atandı. 1988 yılında doçent, 1993 yılında profesör oldu. 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan emekli oldu.

Mezuniyetinden sonra Ankara, İzmir, İstanbul Devlet konservatuvarlarında, Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü’nde, Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda, Ankara Radyosu’nda öğretmenlik yaptı. 1969 yılında, sanat kurumlarının temsilcisi olarak TRT Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu’nu ve TRT Müzik Dairesi’ni kurdu. 1971 yılında Murat Katoğlu’yla birlikte TRT Kültür Sanat Ödülleri Sistemi’ni hazırladı.

İnsanın günlük yiyeceği, rızk...

Abudane,
Farsça, Abudane (ﺁﺏ ﻭ ﺩﺍﻧﻪ).
Rızık,
Rızk,
Farsça, abudane, Takdir edilmiş rızık.
İnsanın günlük yiyeceği, rızk.

Metrekarede 1 kandelaya eşdeğer ışıltı birimi. ..

Nit,
Metrekarede 1 kandela'ya eşdeğer ışıltı birimi.
Nit
Parlaklık
Candela per square metre (cd/m²)

Ekler, profiterol gibi tatlıların yapımında kullanılan hamur. ..

Pataşur,

Pate a choux,
Pataşu,
Şu hamuru,
Şuale hamuru,
Fransızca puf böreği anlamına gelir.
Türkçe'de bilinen adıyla pataşu ya da şu hamuru içi boş, puf gibi kabarmış hamur türüdür.

Ekler, profiterol ve tulumba tatlısı yapımında pataşu hamuru kullanılır. Şu Hamuru diye bilinen "Pate a Choux" (Pataşu) Fransız kökenli bir hamur türüdür. İlk olarak 16. yüzyılda Fransa kıralı II. Henri'nin eşi Catherine de Medicis'in emrinde çalışan, İtalyan pastacı Popelini tarafından ortaya çıkarılmıştır. Popelini Pataşu'yu birbirine benzeyen ama eşit olmayan yuvarlak şekilde pişirip, içini meyve jölesi ile doldurarak servis etmiştir.

Pataşu en çok profiterol ve ekler tatlılarının hamuru olarak kullanılmaktadır.
Malzemeler;
400 ml su
40 gr toz şeker
6 gr tuz
150 gr tereyağı
170 gr un
6 adet yumurta (oda sıcaklığında)

Yapılışı;
Orta boy bir tencereye suyu, şekeri, tuzu ve tereyağını aktarıp orta ateşte kaynama noktasına getirin ve ocağı kapatın. Unu ilave edip hızlıca karıştırın ve sıvı karışıma yedirin. Ocağı tekrar orta ateşte açın ve tahta kaşıkla sürekli ezerek yaklaşık 3 dakika boyunca dibinde bir tabaka oluşuncaya kadar pişirin. Ateşten alıp mikserin hamur aparatı ile 1-2 dakika biraz soğuması için karıştırın. Mikserle karıştırmaya devam ederken yumurtaları birer birer yedirerek kırın. Hamurun olup olmadığını anlamak için parmağınıza biraz hamur parçası alın ve diğer parmağınızı bastırıp çektiğinizde kopmadan uzuyorsa olmuş demektir.

Sıkma torbasına istediğiniz ucu takın ve dilediğiniz şekillerde hamuru yağlı kağıt serili tepsiye sıkın. Önceden ısıttığınız 190°C deki fırında yaklaşık 25 dakika üstü kızarıncaya kadar pişirin. Oda sıcaklığına geldiğinde kullanmak için hazır olacaktır. Afiyet olsun.

Çingene dili, çingenece ...

Romani,
Romanca,
Çingene dili, çingenece.
Çingenelerin yaşadığı tüm ülkelerde romanca konuşulur. Ancak bölgeden bölgeye çok fazla değişkenlik gösterir ve birçok Çingene bu dili unutup yaşadıkları ülkenin dilini konuşmaya başlamıştır. Bu dil Hint-Avrupa dil ailesine mensuptur. 
Çingeneler Hindistan kökenli oldukları için Hint dilleriyle yakından akrabadır.

Çingenecenin en büyük özelliği, bulunduğu muhitin yaygın dilleri Türkçe, Sırpça ve Arnavutçadan yoğun bir şekilde etkilenmiş olmasıdır. Özellikle Yugoslavya devrinde Sırpça ve Hırvatçadan söz varlığı bakımından oldukça büyük etkilenmiştir. 

Bir çeşit Arap giysisi ...

Nitak,
Bir çeşit Arap giysisi.
Arapça nitak, (ﻧﻄﺎﻕ) 
Kuşak, kemer.
Peştemal, futa.
Kemer, kuşak.
Kuşak yeri.

Örülmüş bir duvardaki taş ya da tuğla sırası ...

Rede,
Örülmüş bir duvardaki taş ya da tuğla sırası.
Duvardaki taş ya da tuğla sırası.
Bir duvardaki tuğla veya taş sırası.
Halk dilinde sıra.
(Osmanlı Dönemi) Sıra.
Plan, tertip

"Kuzey Yıldızı", "Çocuklar ve Büyükler", "Küçük Tilkiler " adlı oyunlarıyla tanınmış ABD’li kadın oyun yazarı ...

Lillian Hellman
ABD’li kadın oyun yazarı.
(New Orleans 1905 – Massachusetts 1984).
New York ve Columbia üniversitelerinde öğrenim gördü.
Edebiyat eleştirmenliği, senaryo yazarlığı yaptı.
1930 yılından sonra oyun yazarlığına başladı.
Yapıtlarında şiddetin, bencilliğin ve kötülüğün her biçimini eleştirdi.

Eserleri:
Oyunları;
Çocuklar ve Büyükler (The Children’s Hour)-1934, 
Küçük Tilkiler (The Little Foxes)-1939, 
Ren Bekçileri (Watch on the Rhine)-1941, 
The Searching Wind-1944, 
Another Part of the Forest-1946, 
Autumn Garden-1951, 
Kırık Oyuncaklar (Toys in the Attick)-1960,
My Mother, My Father and Me-1963

Senaryoları; 
Çıkmaz Sokak (Dead End)-1937, 
Kuzey Yıldızı (North Star)-1943, 
Kaçaklar / Takip (The Chase)-1966,

Anıları;
An Unfinished Woman-1969, 
Pentimento-1973
Maybe-1980

Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan (kimse). ..

Herzevekil,
Arapça, Farsça; (ﻫﺮﺯﻩ ﻭﻛﻴﻞ)
Ukala dümbeleği.
Boşboğaz.
Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan (kimse). 
Saçma sapan, gereksiz konuşan (kimse).
Farsça, herze ve Arapça vekil kelimelerinden türetilmiştir. 
Üstüne vazife olmayan şeylere karışan, her işe burnunu sokan kimse, ukala dümbeleği.
Boşboğazlığı ile meşhur kimse.

Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü ...

Kavata,
Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü.
Turşusu yapılan, yeşil renkli sert domates.
Halk arasında domates’e Banadura, Gırmız, Kızanak, Domat, Kavata denir. 
Domatesün Peru'da,  Aztek dilindeki adı tomatl'dır. Domates, doğrudan Peru'dan ithal etmemişiz. Önce İspanya'ya gitmiş. İspanyadan Osmanlı mutfağına yeşil domates kavata adıyla 1700’lerde girmiş ve bir süre sadece yeşil domates tüketilmiştir.  

Kavata olarak adlandırılan yeşil domatesler kullanılmış ilk zamanlarda. Domates kızarıp hele yumuşamaya başladığında çürüdü teşhisi konup çöpe atılmış. Kavata kullanımına Balkan kökenli az pirinçle pişirilmiş domates yemeklerine bugün bile rastlanır. Kavata'da harika bir limonsu ekşilik vardır.

Menemen ilçesinde antik bir kent...

Larisa,
Larissa, (Aiolis).
Menemen ilçesinde antik bir kent.
Aiolis Bölgesi kentlerindendir. Larisa Frikonis veya daha eski kaynaklarda çoğu kez Larisa.
İzmir'in Menemen ilçesi, Buruncuk köyünde bir antik kenttir. 1902–1904 yılları arasında Alman ve İsveçliler ortak araştırma ve kazı çalışması yapmıştır. Kazılarda ele geçen eserler İstanbul, ve İzmir Arkeoloji Müzelerindedir. 

Bu antik kentte, M.Ö. 7.yy.da yerleşim başlamış. Kentte Arkaik Dönem buluntuları M.Ö.6-5-4. yüzyıllardaki Aiol Mimarlığı’nın bugüne değin bilinen en güzel örnekleri arasındadır. Kentin çevresinde Arkaik ve Helenistik Dönem’e ait sur duvarları yer almaktadır.

Uygur mutfağına özgü bir tür çorba...

Çüçüre,
Çöçüre,
Çüçüre, Uygur mutfaklarının vazgeçilmez çorbasıdır. 
İçinde kulağa benzer mantıların olduğu çorba gerçekten çok lezzetlidir.
Bir nevi mantılı çorba.

Çöçüre Uygur Çorbası Yapılması;
İstenilen miktarda kemik. 
1 adet domates, 1 sarımsak 
1 adet şalgam (Sadece domates ve sarımsak da kullanabilirsiniz) 

Hamur için : 
1 su bardağı su 
3 buçuk su bardağı un  
2 çay kaşığı tuz 

Kıyması için:
1 kaseden biraz az kıyma ( dana veya kuzu veya karışık). Bu kıyma satır kıyması olması gerekiyor.
1 adet soğan
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı su

Yapılışı;
Kemikleri 8-10 bardak su içinde kaynatın. Suyun yüzünde oluşan köpükleri toplayınız. Şalgam doğranarak kaynayan suyun içine koyun. Ayrıca bir adet domatesi de ince doğrayarak suyun içine koyun. 

Bu arada mantı için içini ve hamurunu hazırlayınız. Mantı hamuru biraz sert olmalıdır. Hazırlanan hamur ince olmalıdır. Hamur kareler halinde kesilir. Mantının içi için kıyma, soğan, kimyon ve diğer baharatları ile 2 yemek kaşığı suyla karıştırın. 

Her bir kare şeklindeki hamur için hazırlanan mantı içi konulur. Şekilde gördüğünüz gibi kulak şeklinde katlayıp hamuru kapatınız.     
Kaynayan suyun içinden kemikleri alın. Kaynayan suya tuzu ilave ediniz. Kapatılan mantıları suya salınız. Tencerenin kapağını kapatıp 10 dakika pişirin. Çöçüre çorbanız servise hazırdır.
Afiyet olsun.

İtalya'da sayfiye merkezi olan bir kent ...


Amalfi,

İtalya'da sayfiye merkezi olan bir kentdir. 
İtalya'nın Salerno körfezinde bulunan Amalfi,  Campania bölgesinde Salerno ilinde bir kasabadır. 
UNESCO'nun Dünya Mirası olarak nitelendirdiği Amalfi Kıyısındaki kent İtalya'nın güneyindeki önemli turizm merkezlerinden birisidir. 
Kent 4. yüzyılda, kuruldu. Amalfi, İtalya'nın ana limanlarından biriydi. Ancak 12. yüzyılın başında Normanlar tarafından fethedildi ve Pissanlar tarafından yağmalandı. Sonradan restore edildi. 

İtalya'daki önemli şehirler;
Ancona, Arezzo, Asti, Avelline,
Bari, Brescia, Bolonya, Bergamo, Bolzano,
Cagliari, Cenova, Como, Caserta, Cuneo,
Ferrara, Floransa (Firenze), Forli Cesena,
Genova,
Katanya (Catania),
Livorno, Latina, Lucca, Lecce,
Milano, Messina, Modena, Matera,
Napoli, Novara,
Orvieto,
Piza (Pisa), Palermo, Padova, Prato, Parma, Perugia, Piacenza, Pescara, Pavia, Potenza,
Roma, (Başkent).
Ravenna, Reggio Calabria, Rimini, Salerno, Sassari, Siraküza (Siracusa),

Siena,
Taranto, Torino, Trieste, Trento, Terni,Trapani, Tremo.
Udine,

Verona, Venedik (Venezia),
Vicenza, Varese,

İtalya'da bir kent...

Orvieto, 
İtalya'nın Umbria bölgesinde güneybatısında Terni ili'ne bağlı sıra dışı bir tarihi kent. Şehir, 325 metre yükseklikte ve açık kahverengi volkanik tufa kayalıklı büyükçe bir masa dağ üzerine kurulmuş. Orvieto'nun etrafı  savunma amaçlı olarak surlarla çevrilmiş. M.Ö. 9. yüz yıldan itibaren Etrüsk uygarlığında kalmış. 
Orvieto'ya Roma'dan 1,5 saat uzaklıktadır.

Kentin altında 1200'e yakın mağara bulunuyor.  Kentteki Gotik mimari stilindeki katedralde çok sayıda heykel yer alıyor.

İtalya'daki diğer şehirler;
Ancona, Arezzo, Asti, Avelline,
Bari, Brescia, Bolonya, Bergamo, Bolzano,
Cagliari, Cenova, Como, Caserta, Cuneo,
Ferrara, Floransa (Firenze), Forli Cesena,
Genova,
Katanya (Catania),
Livorno, Latina, Lucca, Lecce,
Milano, Messina, Modena, Matera,
Napoli, Novara,
Orvieto,
Piza (Pisa), Palermo, Padova, Prato, Parma, Perugia, Piacenza, Pescara, Pavia, Potenza,
Roma, (Başkent).
Ravenna, Reggio Calabria, Rimini, Salerno, Sassari, Siraküza (Siracusa),

Siena,
Taranto, Torino, Trieste, Trento, Terni,Trapani, Tremo.
Udine,

Verona, Venedik (Venezia),
Vicenza, Varese,

Sırma ya da gümüş işlemeli ipek kumaş...

Brokar,
(brocade),
İtalyancada “kabartmalı bez” anlamına gelen broccati kelimesinden gelmektedir.
Sırma ya da gümüş işlemeli ipek kumaş.
Brokar, altın ve gümüş ya da büyük çiçek ya da yaprak desenleriyle süslü, zengin bir oryantal ipektir. Brokar kumaş, üstünde kendiliğinden kabartmaları olan ve adeta bit kalıpmış gibi duran kalın kumaşlardır. 

Bu kumaşlar gümüş renk ya da altın renk işlemelere sahiptir ve yoğun olarak kadın kıyafetlerinde kullanılmaktadır. 

Brokar (brocade) normal olarak atkı ve çözgü iplikleri gruplarından başka, ilave çözgü veya atkıyla ya da her ikisiyle de desen oluşturulması yöntemine dayanan kumaş türleridir. İlave çözgülü kumaşlara lampas da denir. Yoğun ve karmaşık desenli kumaşların çoğu bu yöntemle dokunmuştur. 

Brokar, çözgü atkı veya her iki ipliğin kumaş yüzeyinden istenen deseni yaratmak için atlama yaptığı jakarlı ya da armürlü dokuma makinesinde dokunan desen ile yüzeyi süslenmiş kumaşlardır. Kumaşın temel yapısı veya zemini genellikle saten gibi basit bir dokumadır. Dokuma deseni veya şekli sıklıkla filament ipliklerin kullanımı ile elde edilir. 

I.Mahmut'un şiirlerinde kullandığı mahlas ...

Sebkati,
I.Mahmut'un şiirlerinde kullandığı mahlastır.
Sultan I. Mahmud Han,
(D. 2 Ağustos 1696, Edirne - Ö. 13 Aralık 1754, İstanbul),
Osmanlı padişahlığı dönemi (1730-1754).
I. Mahmud, divan edebiyatında Sebkati mahlasını kullanmıştır.
24. Osmanlı padişahı ve 103. İslam halifesidir. 
1696 yılında Edirne'de doğdu. II. Mustafa'nın oğludur. Sekiz karısı olmuş. 

I. Mahmud, sefere gitmediği ve savaşmadığı halde şeyhülislamın fetvasıyla Gazi ünvanı almıştır.
Kanuni Sultan Süleyman devrinde 1536 yılında Osmanlının müttefiki Fransa'ya ticaret ve gümrük kolaylıkları sağlamıştı. Tek taraflı olarak verilen bu ayrıcalıklar süresi bittiği zaman yeniden uzatılarak bu kapitülasyonlar sürdürülüyordu. Rusya ve Avusturya ile imzalanan Belgrad Anlaşmalarında arabuluculuk ve kolaylaştırıcı rol üstlenen Fransa'ya 1740 yılında imzalanan bir anlaşmayla bu kapitülasyonlar sürekli olarak verildi. Ancak Osmanlı Devleti'nin ekonomisine zarar veren bu kapitülasyonlar 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Anlaşması ile kaldırıldı.

İskandinav mitolojisinde savaş tanrısı ...

Odin,
Votan,
İskandinav mitolojisinde savaş tanrısı.
İskandinavya mitolojisinde baş allah.
Valhallanın sahibi.
Votan olarak da bilinir.
Odin, bilgelik, savaş, mücadele ve ölümle ilişkili tanrı.
Odin ve votanın kelime olarak köklere ayrılmalarından akıl, güç gibi anlamlar çıkar. 

Nors veya İskandinav mitolojisinin en önemli farkı tanrılarının ölümlü olmasıdır. Odin'in üvey kardeşi olan Loki, aldatmanın ve sinsiliğin tanrısı, efsanelerde kahramanların aklının karıştırıp masumları öldürmesine yol açan kötü tanrı olarak bilinir. Savaş tanrısı Odin'in oğlu Thor, iskandinav Tanrısıdır. Kahramanlıklarıyla ünlüdür. Kuzey Avrupanın herkülü bile diyebiliriz. Kızıl sakallı ve orta boyludur.

Dis, bazen savaş büyüsüyle bağlantılı olan bir grup küçük tanrıça.
Freyja, aşk, güzellik, doğurganlık, altın, savaş ve ölümle ilişkili tanrıça
Thor İskandinav mitolojisinde yer alan gök gürültüsü tanrısı. 
Mjöllnir adlı efsanevi çekici kullanmaktadır. Thor'un annesi yeryüzünün dev tanrısı Jörd.

İskandinav mitolojisinde savaş tanrısı ...

Odin,

Votan olarak da bilinir.
İskandinav mitolojisinde savaş tanrısı.
İskandinavya mitolojisinde baş allah.
Valhallanın sahibi.
Odin, bilgelik, savaş, mücadele ve ölümle ilişkili tanrı.
Odin ve votanın kelime olarak köklere ayrılmalarından akıl, güç gibi anlamlar çıkar. Nors veya İskandinav mitolojisinin en önemli farkı tanrılarının ölümlü olmasıdır.

Odin'in üvey kardeşi olan Loki, aldatmanın ve sinsiliğin tanrısı, efsanelerde kahramanların aklının karıştırıp masumları öldürmesine yol açan kötü tanrı olarak bilinir. Savaş tanrısı Odin'in oğlu Thor, iskandinav Tanrısıdır. Kahramanlıklarıyla ünlüdür. Kuzey Avrupanın herkülü bile diyebiliriz. Kızıl sakallı ve orta boyludur.

Dis, bazen savaş büyüsüyle bağlantılı olan bir grup küçük tanrıça.
Freyja, aşk, güzellik, doğurganlık, altın, savaş ve ölümle ilişkili tanrıça
Thor İskandinav mitolojisinde yer alan gök gürültüsü tanrısı. 
Mjöllnir adlı efsanevi çekici kullanmaktadır. Thor'un annesi yeryüzünün dev tanrısı Jörd.

Hawaii mitolojisinde savaş tanrısı ...

Ku,
Enin,
Ku, savaş ve kuşlar tanrısı.
Havai inanışında savaş tanrısı.
Hawai inanışında savaş tanrısı.
Pele, ateş, şimşek, dans, volkanlar ve şiddet tanrıçası.

Polinezya halklarının savaş tanrısı...

Oro,
Polinezya savaş tanrısı,
Polinezya halklarının savaş tanrısı.
Polinezya,
Oro, savaş tanrısı
Rongo, Manga savaş ve taro tanrısı.
Oro, Polinezya panteonunun bir tanrısıdır. Oro'ya saygı, adalar arasında değişen yoğunlukta uygulanmaktadır. 17. ve 18. yüzyıllarda, Tahiti, Tahaa, Moorea ve Raiatea'nın önemli bir diniydi. Tahiti'de, Oro ana tanrı ve savaş tanrısıydı. Arioi'nin gizli topluluğu, ayinleri nedeniyle yakından bağlantılıydı. 
Marquesas Adaları'nda, Oro, Mahui adını taşıyordu.

Polinezya savaş tanrısı ...

Oro,

Polinezya savaş tanrısı,
Polinezya halklarının savaş tanrısı.
Polinezya,
Oro, savaş tanrısı
Rongo, Manga savaş ve taro tanrısı.
Oro, Polinezya panteonunun bir tanrısıdır. Oro'ya saygı, adalar arasında değişen yoğunlukta uygulanmaktadır. 17. ve 18. yüzyıllarda, Tahiti, Tahaa, Moorea ve Raiatea'nın önemli bir diniydi. Tahiti'de, Oro ana tanrı ve savaş tanrısıydı. Arioi'nin gizli topluluğu, ayinleri nedeniyle yakından bağlantılıydı. 
Marquesas Adaları'nda, Oro, Mahui adını taşıyordu.

Yunan mitolojisinde savaş tanrısı...

Ares,
Areios
Yunan mitolojisinde savaş tanrısı.
Ares antik yunanda savaş tanrısı olarak bilinir. 
Roma'da Mars olarak da bilinir.
Ares, Mızrak, Miğfer, Akbaba, Domuz olarak simgelenir.
Ares, antik yunanda savaş olarak bilinir. 12 Olimpos'lu Tanrıdan birisidir. 

Antik yunan mitolojisinde savaş tanrısı olarak geçer ve savaşın kötülüklerini simgeler.
Zeus ve Hera’nın oğludur. Babası Zeus ve Annesi Hera Ares’ten nefret eder. Savaş stratejileri ve istihbarat ile alakalı olan Tanrıça Athena’nın aksine o savaşın vahşi ve fiziksel yönü ile ön plana çıkar. Barış tanrıçası olan Athena'nın zıttıdır. Trakya’da doğduğu düşünülmektedir.
Ares, Afrodit’in sevgilisidir. Ares ve Afrodit’in kızı Armoni tanrıçası Harmonia'dır.



İzmir'e egemen olarak Anadolu kıyılarında ilk Türk donanmasını kuran Türk beyi ...

Çaka Bey,
Çaga Bey,
Çakan, 
Kaptan,
İlk Türk kaptanı (D. ve Ö. XI. Yüzyıl). 
Oğuzların çavuldur boyundan olan Türk beyi. 
İzmir'e egemen olarak Anadolu kıyılarında ilk Türk donanmasını kuran Türk beyi. XI. yy. ilk yarısında İzmir bölgesinin hakimi olan denizci. Asıl adı Çakan ya da Çaga Bey’dir. 

1071 yılında Anadolu’yu yurt edinme girişimlerine başlayan Türkmen beylerinden ve Oğuzların Çavuldur boyundandır. Danişmend Gazi’nin komutanlarından birisi olup, Malatya yöresinde başarı gösterdi. Anadolu’ya akın eden beylerin en gencidir. O da diğer arkadaşları gibi ün kazanmak için akınlara karışarak Kastamonu ve Bolu taraflarında savaştıktan sonra İzmir civarına gitti. Bu bilgedeki savaşlarda gösterdiği cesaretle ünlendi. Esir bulunduğu dönemde vakarlı davranışlarıyla imparatorun da dikkatini çekti. İmparatoru, onu diğer tutsaklar gibi ağır işlerde kullanmayıp sarayda alıkoydu. Çaka Bey burada Yunanca öğrendi. İmparatorun değişmesinin ardından Bizans sarayından kaçarak Ege kıyılarına gitti. Kurduğu  orduyla İzmir’i fethetti ve İzmir Beyliğini kurdu. Bu sırada Türkmen akınları, Anadolu’nun fethini tamamlamıştı. Çaka Bey, Ege adaları dahil olmak üzere, beyliğini deniz yoluyla genişletti.  Çaka Bey, kırk gemiden oluşan bir donanma kurdu. Ege Denizi’ne açıldı. Akdeniz’ de ilk Türk denizcisi oldu. Donanmasıyla ele geçirdiği ilk yer Foça idi. Daha sonra Midilli ve Sakız adalarını ele geçirdi. Türklerin, Akdeniz’de Bizanslılara karşı ilk zaferleri bu deniz savaşıdır. Tarihe Türklerin yaptığı ilk deniz muharebesi olarak geçen bu savaş, Koyun Adaları Deniz Savaşı adıyla anıldı. Çaka Bey, birçok önemli ada ile birlikte, İzmir’den Çanakkale’ye kadar olan yerleri ve Bizans’ın Trakya kısmını ele geçirdi. Büyük bir donanma meydana getirerek, ilk etapta Edremit’i ve Çanakkale bölgesini aldı.

Çaka Bey, Edremit’i beyliğine kattı. Çanakkale’yi alarak Marmara’ya doğru ilerlemesi, Bizans İmparatorunu ürkütüyordu. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçaslan’la bir anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre Selçuklular, Çaka Bey’in Marmara’ya doğru ilerlemesine engel olacaktı. 1097 yılında I. Kılıçaslan’ın Edremit’teki karargahında kendisine eksiksiz bir ziyafet verildi. Bu ziyafette yenilip içildiği sırada I. Kılıçaslan, birden bire kılıcını çekerek Çaka Bey’in üzerine yürüdü ve onu öldürdü. Böylece, Bizans ve Selçuklular için bir tehlike olarak görülen Çaka Bey, böyle bir tuzakla ortadan kaldırıldı. Böylece İzmir Beyliği de kuruluşundan sadece on altı yıl sonra yıkıldı.

Dünyanın büyük bir bölümünü eline geçiren kimse ...

Cihangir,
Farsça, cihangir, (ﺟﻬﺎﻧﮕﻴﺮ) 
Farsça, cihan kelimesi ile ilgilidir.
Fatih, conqueror.
Dünyayı zaptetmiş, hükmü altına almış.
Dünyayı zapteden büyük hükümdar, büyük fatih.
Dünyanın büyük bir bölümünü eline geçiren kimse.
Dünyanın büyük bir bölümünü savaşarak ele geçiren (kimse, ulus).
Dünyaya egemen olan, dünyayı zapteden kimse. 
Osmanlı şehzadelerinin ortak adıdır.

Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğul. ..

Tekin,
Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğul.
Eski Türklerde bir babanın taşınılmaz mallarının kalıtçısı olan en küçük oğlu.

Tekin kelimesinin diğer anlamları;
Boş, içinde kimse bulunmayan.
Güvenilir (kişi, yer).
İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığına inanılan (yer)
Cin, peri vb. tabiat üstü güçlerle ilişkisi olmadığı için uğurlu sayılan yer veya kimse anlamında olup özellikle Tekin değil şeklinde kullanılır.

Selçuklularda has, tımar, zeamet gibi dirliklerle ilgili olarak çıkarılan fermanlara verilen ad ...

Pervane,
Farsça pervane, (ﭘﺮﻭﺍﻧﻪ)
Selçuklularda has, tımar, zeamet gibi dirliklerle ilgili olarak çıkarılan fermanlara verilen ad.
Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman.

Pervane sözcüğünün diğer anlamları;
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek.
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur.
Yol gösteren, kılavuz, rehber.

1897-1960 arasında yaşayan ve Köy Enstitüleri'nin kurulup gelişmesinde büyük rol oynayan eğitimcimiz ...

İsmail Hakkı Tonguç,

Eğitimci, yazar.
(D.1897, Silistre / Bulgaristan - Ö. 1960). 
Köy Enstitüleri'nin kurulup gelişmesinde büyük rol oynayan eğitimcimiz.
İstanbul Öğretmen Okulu 1918 yılı mezunu. Öğretmen Okulunu bitirdiği yıl eğitim için Almanya’ya gönderildi. 1921–1922 yılları arasında Karlsruhe Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda eğitim gördü. Yurda dönüşünde 1922-1925 yılları arasında Konya, Ankara, Adana gibi yurdun çeşitli illerinde öğretmenlik yaptı. 

1926 yılında Levazım ve Ders Araçları Müzesi Müdürü oldu. 1930 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü öğretmenliğine atandı ve 1933 yılında Resim-İş Bölümünü kurdu. 3 Ağustos 1935 yılında  İlköğretim Genel Müdürlüğüne vekaleten atandı. 1940 yılında İlköğretim Genel Müdürü oldu. 
Bu görevini 1948 yılına kadar sürdürdü. Bu dönemde ve Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı altında Köy Enstitülerini kurdu.

MEB Talim ve Terbiye Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Demokrat Parti iktidara geçtikten sonra Ankara Atatürk Lisesi resim öğretmenliğine atandı. 1954 yılında bu görevinden emekliye ayrıldı.

26 Ocak 1927 tarihinde ilkokul öğretmeni Nafia Kamil ile dünya evine giren Tonguç’un iki oğlu oldu. 

1958 yılında hastalanan Tonguç, 1960 yılında dünyaya gözlerini yumdu.

Eserleri;
Elişleri Rehberi (1927, Arap harfleriyle), 
Mürebbinin Ruhu (1931), 
Resim-Elişleri ve Sanat Terbiyesi (1932), 
İş ve Meslek Terbiyesi (1933), 
Köyde Eğitim (1938), 
İlköğretim Kavramı (1947)
Canlandırılacak Köy (1939).

1918-2000 yılları arasında yaşamış, özgün resim tarzı ve kadın portreleri ile tanınmış kadın ressamımız...

Şükriye Dikmen,
(D. 1918 İstanbul - Ö. 2000 İstanbul)
Çizgilerin ve yalın formların ressamı.
1918 yılında İstanbul’da doğdu. 1942-1946 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Leopold Levy ile çalıştı. Sonra 1949 yılında kendi imkanlarıyla Paris’e gitti. 1952 yılına kadar ünlü ressam Fernand Leger ile çalıştı. Aynı yıllarda Ecole de Louvre’da sanat tarihi eğitimi aldı. Sanatçı on yıldan fazla araştırma ve çalışmalar yaptı. 

Kendi stilini uygulayarak yaptığı çalışmaları, 1953 yılında Paris’te Galerie Jeanne Castel’de açtığı ilk kişisel sergisinde sergiledi. Ressam Şükriye Dikmen, hem özgün resim tarzı hem de özgür yaşamıyla ülkemizdeki Modern Sanat çalışmalarına katkı sağlamıştır. 

1954 yılında Paris’ten İstanbul’a döndü. Sanatçı 1960 yılında figürleri sadeleştirme yoluna giderek mümkün olduğu kadar az renk ve çizgiyle birbiri ardına etkileyici kadın portreleri üzerine yoğunlaştı. 
Son kişisel sergisi yirmi yıl önce açtı.

Ressam Tiraje Dikmen kız kardeşidir. Aynı evde büyüyen, aynı akademilerde çalışan iki kız kardeş olarak birbirinden çok farklılıkları 
vardı. 
16 Eylül 2000 yılında hayatını kaybetti.

Halk dilinde kediye verilen bir ad ...

Pisik, 
Halk dilinde kediye verilen bir ad. 
Bavuk, Bisden, Büssük,
Gürbe,
Kay, Kıttaş,
Mimi, Mili, Pisi,
Sarman (azman iri kedi), Sener, Sinnery, 
Tavvafe, Tekir (kül renginde kedi)

Pisik kelimesinin başka anlamı;
Tavşan,
Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı.

Dünyanın geleneksel beş bölümünden biri...

Okyanusya,
Avustralya, diğer adıyla Okyanusya’dır. 
Dünyanın en küçük kıtasıdır.
Dünyanın geleneksel beş bölümünden biri.
Dünya  esas olarak beş kıtadan oluşmaktadır. Ama Dünya üzerinde bilindiği üzere 7 kıta olarak sayılmaktadır. Kıta tanımı, büyük, sürekliliği olan, diğer kara parçalarından (suyla) ayrılmış kara parçalarıdır. 

Kıtalar büyüklüklerine göre aşağıdaki gibi sıralanmıştır;
1- Asya; En büyük kıta Asya kıtasıdır. Asya'da 49 devlet vardır.(Avrupa ile bir kıtadır.)
2- Afrika; Gergedan şekliyle haritalarda dikkat çeken Afrika kıtasında 54 ülke vardır.
3- Kuzey Amerika; Kuzey Amerika'da 23 ülke vardır. (Güney Amerika ile aynı bir kıtadır.)
4- Güney Amerika; Güney Amerika’nın diğer adı Latin Amerika’dır ve 12 ülke bulunmaktadır.
5- Antarktika; Antarktika’da 1000 - 5000 kişi yaşamakta olup çoğunluğu da bilim insanıdır.
6- Avrupa; Eski Dünya diye adlandırılan bölgelerden biridir. Avrupa dünyanın en büyük 6. kıtasıdır. Avrupa’da 50 ülke vardır.
7- Avustralya; Dünyanın en küçük kıtasıdır. Avustralya diğer adıyla Okyanusya’dır. Avustralya’ da 14 ülke bulunmaktadır. 

Konuşmayı etkili kılmak için aralara sıkıştırılan ve karşılıksız kalacağı bilinen soru...

Ayta,
İngilizce: declamation, 
Fransızca: declamation, 
Almanca: Deklamation
Konuşmayı etkili kılmak için aralara sıkıştırılan ve karşılıksız kalacağı bilinen soru.
Tumturaklı konuşma.
Hitabe, 
Resmi bir yerde, büyük kimseler karşısında söylenen ve oldukça kısa olması gereken söylev .

Yün eğirmeye yarayan araç...

Eyirtmeç,
Firavu,
Teşi,
Kirmen,
(Kirman),
Yiğ,
İğ,
Yünü bükerek ip durumuna getiren dört kanatlı ağaç araç.

Yün eğirmeye yarayan araç. 
Elde yün eğirmeye yarayan tahtadan yapılmış araç, Kirmen, Kirman.
Ağaçtan yapılan ve elde yün eğirmeye yarayan basit ve ilkel bir alet. 

Yün eğirmek; Kefn.
Yün eğirmekte kullanılan çatal değnek; Miftele.
Yün eğirmeye yarayan bir tür çubuk; Teşirmek.
Yün eğirmekte kullanılan çıkrığın adı; Alamit.
Pamuk ipliğini saran el çıkrığı; Alamit.
Yün eğirmekte kullanılan iğin bir kısmı; Pudesi.

Romanya’da bir kent...

Arad,

Romanya’da bir kent.
Romanya, 8 idari bölgede, 41 eyalet ve 1 başkentten oluşur. 
  1. Kuzeybatı Kalkınma Bölgesi- Bihor ili Bistriţa-Nasaud ili Kaloşvar Maramureş Satu Mare Salaj 
  2. Merkez Kalkınma Bölgesi-Alba Braşov Covasna Harghita Mureş Sibiu 
  3. Kuzeydoğu Kalkınma Bölgesi- Bacau Botoşani Yaş Neamţ Suceava Vaslui RBP  
  4. Güneydoğu Kalkınma Bölgesi- Buzau Galaţi İbrail Köstence Tulca Vrancea 
  5. Güney Kalkınma Bölgesi- Argeş Calaraşi Damboviţa Yergöğü Ialomiţa Prahova Teleorman ili RBP  
  6. Bükreş-Ilfov Kalkınma Bölgesi Bükreş (Başkent) Ilfov 
  7. Güneybatı Kalkınma Bölgesi Dolj ili Gorj ili Mehedinţi ili Olt Valcea ili 
  8. Batı Kalkınma Bölgesi Arad Caraş-Severin Hunedoara Timiş
Önemli Şehirleri:
Agreş, Arad,
Bükreş (Başkent)
Bihor, Braşov, Bran,
Cluj,
Galati, Gorj,
Kaloşvar, Köstence,
Mankalya,
Sud,
Teleorman, Timiş, Timisoara
Varta,
Yaş, Yergöğü, 

Eskişehir' in Alpu ilçesinde bir mağara ...

Ulubük,
Eskişehir' in Alpu ilçesinde bir mağara.
Alpu ilçesinin 30 km kuzeybatısındadır. Alapınar köyünün 2 km güneyindeki Ulubük Yaylası’ ndadır. Mağaranın bulunduğu alan Sakarya Nehri ve Porsuk Nehri havzalarını birbirinden ayıran yüksek bir sırttadır. Sakarya’ya bakan mağaraya Eskişehir, Alpu, Gökçekaya Barajı yolu ile gidilir. 

Eskişehir' in mağaraları;
Çalpınar, Çaltaşı,
Düdensuyu,
Günyüzü,
İnönü,
Karakaya,
Manasır (Mihalıççık),
Sarıkaya, Sazakini, Sığırini, Sorkun,
Ulubük,(Alpu).
Yelini, Yelinüstü,

Romanya'da bir kent ...

Cluj,

Romanya'da bir kent.
Romanya'nın başkenti; Bükreş
Romanya, 8 idari bölgede, 41 eyalet ve 1 başkentten oluşuyor. 
  1. Kuzeybatı Kalkınma Bölgesi- Bihor ili Bistriţa-Nasaud ili Kaloşvar Maramureş Satu Mare Salaj 
  2. Merkez Kalkınma Bölgesi-Alba Braşov Covasna Harghita Mureş Sibiu 
  3. Kuzeydoğu Kalkınma Bölgesi- Bacau Botoşani Yaş Neamţ Suceava Vaslui RBP  
  4. Güneydoğu Kalkınma Bölgesi- Buzau Galaţi İbrail Köstence Tulca Vrancea 
  5. Güney Kalkınma Bölgesi- Argeş Calaraşi Damboviţa Yergöğü Ialomiţa Prahova Teleorman ili RBP  
  6. Bükreş-Ilfov Kalkınma Bölgesi Bükreş (Başkent) Ilfov 
  7. Güneybatı Kalkınma Bölgesi Dolj ili Gorj ili Mehedinţi ili Olt Valcea ili 
  8. Batı Kalkınma Bölgesi Arad Caraş-Severin Hunedoara Timiş
Önemli Şehirleri:
Agreş, Arad,
Bükreş (Başkent)
Bihor, Braşov, Bran,
Cluj,
Galati, Gorj,
Kaloşvar, Köstence,
Mankalya,
Sud,
Teleorman, Timiş, Timisoara
Varta,
Yaş, Yergöğü, 

Katı, eğilip bükülmez ...

Rijit,
İng. Rigid,
Sert,
Katı,
Pek,
Katı, eğilip bükülmez.
Rijit cisim, mühendislik terimi olarak hiçbir etkiye maruz kalmayan, sürtünmesiz ortamda, kuvvet ya da moment etkisi altında şekil değiştirmeyen, formunu koruyan cisimlere denir.
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
Kuvvet veya moment etkisi altında şekil değiştirmeyen, formunu koruyan. 
Güçlü kuvvetli.
Sertlik özelliği gösteren.
Sert, katı (davranış).


Anguta benzer bir cins yabankazı...

Baklan,
Anguta benzer bir cins yabankazı.
Kanatları kırmızı, anguta benzer bir tür yaban kazı.
Anguta benzeyen kırmızı renkli bir çeşit yabankazı.
Anguda benzeyen kırmızı renkli bir tür yaban kazı.

Kazlar;
Gri Kazlar
Kutup kazları
Dağ kazları
Tavuk kazları
Beyaz veya kutup kaz
Nil Kaz
Magellan Kaz

Ayaklarıyla tat alan böcek...

Kelebek,
Butterfly,
Ayaklarıyla tat alan böcek.
Kelebekler, pul kanatlılardandır. Vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı böceklere genel olarak kelebek denir. Kelebek, böceklerin, pul kanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımındandır. 

150.000 kadar türü bilinen kelebeklerin vücutları kiremit dizilişi şeklinde olup gözle zor görülebilen renkli pullarla örtülüdür. İki çift kanatları vardır. Emici tipteki ağız parçaları hortum şeklindedir. Kullanılmadığı zamanlar bu hortum başın alt tarafında helezon biçiminde kıvrılır ve bal özünü emerler. Çiçeklerin bal özünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendiklerinde kıvrılmış duran hortumlarını uzatarak emerler. Başın üstünde çift anten vardır. Tüylü başlarında büyükçe iki petek göz, nokta şeklinde bulunur.

Alevi inancında, başkalarına dağıtılmak üzere pişirilen bir tür yağlı ekmek. ..

Niyaz,
Alevi inancında Niyaz olarak bilinen yağlı ekmek.
Alevi inancında, başkalarına dağıtılmak üzere pişirilen bir tür yağlı ekmek.
Tunceli yöresinde yağlı ve içli ekmek gelenek ve göreneklere göre hazırlanır. Buna niyaz denir.
Apala, Çocuklara dağıtılmak üzere, Bayramlarda yapılan yağlı ekmek.

Kömbe, Bir tür yağlı ekmek.
Cızlah, Yağda ya da sacda pişirilen ve sulu hamurdan yapılan bir tür ekmek.
Bişi, Hamurun yağda kızartılması ile yapılan bir tür lokma.
Dızmana, Özellikle Selanik ve Rodop göçmenlerince Trakya mutfağına taşınmış bir çeşit göçmen pidesidir. Göçmen pidesi diye de bilinir.

Yağlı Ekmek Tarifi ; 
Malzemeler;
8 su bardağı un
1 paket yaş maya
4 su bardağı ılık su (Hamur kıvamına göre ayarlanacak)
Tuz, 1 tatlı kaşığı şeker
Ekmeğin üzeri için tereyağı

Yağlı Ekmek Yapılışı;
1 kase içerisinde 1 su bardağı ılık suyun içinde mayayı eritip içine şeker ilave edin ve karıştırın. Yoğurma kabına unu alıp hazırladığınız mayayı ilave edin. Kalan 3 su bardağı ılık suyu ağır ağır ilave ederek hamuru yoğurun. Yoğurduğunuz hamuru mayalanması için üzerini örterek sıcak bir ortamda 1 saat kadar bekletin. Hamur mayalandıktan sonra tezgahın üzerini unlayarak hamuru bezelere ayırın. Her bezeyi elinizle yuvarlayıp kenara alın, üstlerine temiz bir bez örtün. Bezelerden bir tanesini alıp hafifçe un serperek oklava ile ince bir şekilde açın.

Pişirme işlemi sacda yapılır. Evlerde elektrikli sac kullanılır. Eğer yoksa bezeleri daha küçük tutarak teflon tavada da pişirebilirsiniz. Elektrikli sacınız yeterince kızdığı zaman açtığınız hamuru oklava ile alarak sacın üzerine yerleştirin. Sıra ile hamurun her iki yüzünü de çevirerek pişirin. Pişen ekmeklerinizi fırın kağıdı serdiğiniz geniş bir tepsiye alarak üzerine tereyağı sürün. Sıra ile bütün ekmekleri pişirip her iki yüzüne de tereyağı sürün ve sıcakken servis yapın. Afiyet olsun.

Mersin yöresine özgü, ufalanmış ekmek ve peynirle yapılan bir yemek ...

Övelemeç,
Ovalamaç,
Ufalanmış ekmek ve peynirle yapılan bir yemek.
Mersin yöresine özgü bir yemek.
Kuru soğan doğranıp sıvı yağda kavrulur. İçine bir çay kaşığı pul biber atılıp soğumaya bırakılır. Maydanoz ve domates küçük küçük doğranır. Peynir ayrı bir yerde rendelenir. 
Sac ekmeği ufalanır. 

Hazırlanan malzemeler ufalanan saç ekmeğinin içine karıştırılır. Tereyağı ve kavrulmuş soğan da karışıma eklenir. Bu karışım mümkün olduğunca kurutmadan yoğrularak avuç içiyle şekillendirilir. Özellikle çocukların çok hoşlandığı sabah kahvaltısında ya da beş çayında hafif aperatif olarak çok tercih edilen bir yemektir.

Malzeme :
2 ad. sac ekmeği,
1 salkım maydanoz,
250 gr. beyaz peynir,
100 gr. yeşil soğan,
2 ad. domates,
1 yemek kaşığı tereyağ,
Bir miktar tuz.

Sac ekmeği ufalanır. Domates soyulup küp küp doğranır. Soğan ile maydanoz ayıklanıp yıkanır, ince kıyılır. Peynir rendelenir. Oda sıcaklığındaki tereyağ, maydanoz, yeşil soğan birbirine ezmeden karıştırılır. Bu karışım ekmek kırıntılarına ilave edilir. Birlikte elle bir güzel karıştırılır. Domatesler eklenip ancak karışacak kadar ovalanır. Bekletmeden avuç içinde çiğ köfte gibi şekil verilip servis yapılır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ