Bir film, kitap, müzik veya video oyunu hiç fark etmeksizin sizin o üründen alacağınız hazzı etkileyecek şekilde ipucu veya bilgi paylaşımında bulunmak ...

Spoiler,
İng. Spoiler,
Frn. divulgacher,
Alm. Spoiler,
Bir eserin konusu veya detayları hakkında bilgi veren.


Eser okunmadan, dinlenmeden veya izlenmeden önce öğrenilmesi durumunda alıcının eser ile ilgili düşüncelerini veya alacağı hazzı etkileyebilecek açıklama veya ipucu.
Bir şeyin değerini veya miktarını azaltan ya da tamamen yok eden anlamında yakın dönemde Türkçeye yerleşmiş İngilizce kökenli bir sözcük.

Bir eserin izleyici, okuyucu, dinleyici tarafından eğlenceli bulunması, erken öğrenilen detaylar ve eleştiriler ile çoğu zaman zorlaşır. 

Bir sinema filminde senaryodaki dönüm noktalarının ya da şaşırtıcı sonun henüz izlenmeden öğrenilmesi, seyircinin filmden alacağı potansiyel zevki büyük oranda azaltır. Bu yüzden bu tip yazıların başına, eseri henüz görmemiş olan insanların yanlışlıkla okuyup öğrenmesini engellemek amacıyla spoiler uyarı ibareleri konulur.

Spoiler, 
Spoiler yemek; 
Bir filmi izlemek için henüz fırsat bulamamışken biri bu filmin size sonunu söylerse spoiler yemiş olursunuz. Filmi izleme esnasında her ne kadar heyecanlanıp, duygulanırsanız duygulanın en nihayetinde filmin sonucunda neyin olacağı konusunda artık bir fikir sahibisinizdir. Dolayısıyla spoiler yemiş ve filmin ilk vereceği haz kaybolmuştur.

Spoiler yememek için artık internet sitelerinde açılır kapanır pencereler içerisine spoiler yerleştiriyor. Bu pencereleri eser öncesinde yok sayarsanız spoiler yeme şansınızı da en aza düşürmüş olursunuz.

Spoiler vermek;
Bir eser hakkında net ipucu veya detay verirseniz spoiler vermiş olursunuz. Bir film izlediniz ve bu filmi çok beğendiğiniz. Bu filmin içeriği hakkında derin bir detay sunmanız ve özellikle sonuna dair bir bilgi paylaşmanız durumunda spoiler verirsiniz. 


Zor şeylere dayanma gücü, ses çıkarmadan katlanma ...

Tahammül,
Katlanma,
Yüklenmek. 
Bir yükü üstüne almak. 
Sabretmek. 
Katlanmak. 
Kaldırmak.
Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. 
İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma.

Arapça, Tahammül, Tehammu,   (ﺗﺤﻤّﻞ) yüklenmek, taşımak anlamına gelen haml, kelimesinden türetilmiştir. Hamal da aynı şekildedir. 
Zor şeylere dayanma gücü, ses çıkarmadan katlanma.
(Bir yükü) Taşıma, yüklenme. 
Tahammül etmek: Ses çıkarmadan katlanmak, dayanmak.

İngiltere’nin ilk kadın başbakanı olan ve “Demir Lady” lakabıyla da tanınan siyasetçi ...


Margaret Thatcher,
Margaret Hilda Roberts,
(D. 1925 - Ö. 2013)
Demir Leydi,
Barones,
Başbakan.
Muhafazakar Parti Genel Başkanı.

Thatcher 13 Ekim 1925 tarihinde, İngiltere’nin Grantham kasabasında doğdu. İlk ve orta dereceği eğitimlerini başarıyla bitiren Thatcher, üniversite eğitimi için Oxford’a Somerville Koleji’nden mezun oldu.

1946 yılında, Oxford Üniversitesi Muhafazakarlar Derneği’ne başkan olarak seçildi. Margaret 1950 yılında Muhafazakar Parti’den seçimlere girdi. 1951 yılında ise, zengin bir iş adamı olan Denis Thatcher ile evlendi. 1959 yılında,  seçilerek Avam Kamarası’ ından meclise girdi. 
1974 yılında, Muhafazakar Parti başkanı Heat seçimi kaybetsinden 11 Şubat 1975 tarihinde yapılan seçimde Muhafazakar Parti’den başkan adayı oldu ve partinin genel başkanı oldu. 
1979 yılında yapılan genel seçimlerde, Callaghan Hükümeti’nin düşmesi üzerine Muhafazakar Parti’den başbakan oldu. Muhafazakar fakat liberal bir siyasi politika izledi.
22 Kasım 1990 tarihinde kendi isteği ile partisinden istifa etti. Siyasi yaşamının sona ermesinden sonra, Barones ünvanına layık görüldü ve Lordlar Kamarasına girdi. 

8 Nisan 2013 tarihinde Londra’da vefat etti.

Aldığı Ödüller:

  • Asil Garter Örgütü leydisi
  • Liyakat Madalyası
  • Majestelerinin Privy Konseyi üyesi
  • Kraliyet Derneği üyesi
  • Başkanlık Özgürlük Madalyası (ABD)
  • Cumhuriyetçi Senatoryal Özgürlük Madalyası (ABD)
  • Ronald Reagan Özgürlük Ödülü (ABD)

Devlet dairelerinde kullanılan büyük defter...

Evar,
(Farsça)
Devlet dairelerinde kullanılan büyük defter.
Hükümet dairelerine ait defterler, resmi defterler. 
(Farsça) İmaret. 

Kalamazo, 
Bankalarda kullanılan çok büyük boyutlu defter. İçine hareketli föy (yaprak) takılan ve bir anahtar düzeneği ile föy arasına göre ayarlanabilen bir tür klasöre, deftere Kalamazo denir.  Eskiden bankalarda, vergi dairelerinde ve pek çok resmi ve resmi olmayan işletmelerde, muhasebe hesaplarının tutulmasında yardımcı defter olarak kullanılırlardı. Bu defterler kolay kolay bir yere taşınamaz. Demirbaştır.

Tefessüh, Çürüme, bozulma, kokuşma. ..

Tefessüh,
Çürüme,bozulma,kokuşma.
Eski dilde, kişi, toplum vb. özelliğini, niteliğini yitirerek bozulma, kokuşmaya mecaz anlamda tefessüh denir.

Arapça, (ﺗﻔﺴّﺦ), Tefessuḫ, Bozmak, ifsat etmek anlamındaki fesḫ kelimesinden türetilmiş. 
Tefessuḫ, bozulma, çürüyüp dökülme, çürüyüp kokma.

Cozalak,

Cürümüş meyve.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ