Dekorun kurulduğu yer...

Plato,

Fransızca plateau.
Dekorun kurulduğu yer.
Tiyatro ve sinemada dekorun yerleştirildiği yer.
Dekorun kurulduğu yer, sinema veya televizyon filmi çekilen yer.
Sinema filmi ve Televizyon çekimleri için hazırlanan dekorun kurulduğu yer.

Coğrafya terimi olarak Plato;
Düzlük,
Yayla.
Yayla, düzlük, vadi anlamlarını ifade eder. Ama esas olarak dağlarda, yüksekte oluşan düzlük arazilerdir.
Akarsular tarafından derin biçimde yarılmış yüksek düzlükler.

Platoların oluşum şekillerine göre farklıdır. Hayvancılığın yapıldığı ve dönemlik yerleşim alanları olarak kullanılan platolar, yayla olarak bilinmektedir. Vadiler arasında, nispeten daha alçakta yer alan platolar ise tahıl tarımına uygundur.
Karstik Platolar (Teke ve Taşeli Platoları), Lav Platoları(Erzurum-Kars Platosu, Ardahan Platosu), Aşınım Platoları(Çatalca-Kocaeli Platosu), Tabaka Düzlüğü Platoları(Obruk, Haymana, Cihanbeyli, Yazılıkaya platoları ) gibi tabaka düzlükleri vardır.

Platonun diğer anlamları;
Mutfak gereçleri olarak Tabak.
Haritacılıkta Vadi.

Şişirme haber ...

Asparagas,
İngilizce asparagus.
Yalan haber.
Şişirme haber.
Uydurma.
Gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen haber.
Gazetelerin popularitelerini daha çok arttırmak, tirajı yükseltmek için olayları çok fazlasıyla abartmaları.

Dudak ...

Leb,

Şefe,
Arapça, şefe, (ﺷﻔﻪ)
Dudak.
Lal (Sevgilinin dudağı).

Lünc,
Farsça, lünc.
İngilizce: lip,
Fransızca: levre,
Almanca: Lippe

Ağzın içi, Dudak.
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri.
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru kıvrılan üst ve alt kenarları.
Birçok hayvanlarda ağız deliğini çevreleyen ve genel olarak iki parça olan etli yapı.
Ağzın yüze göre daha kırmızı renkteki dolgun ve etlice alt ve üst iki kenarından her biri
Ağız boşluğunun ön tarafını çevreleyen etli organa dudak denir. Alt ve üst çenede olmak üzere iki dudak vardır. Dudaklar ağzı kapamaya, yiyecekleri almaya yardım eder. Dudaklar çeşitli hareketleriyle, sesleri ayarlamamıza yarar.
Yanakların bir devamından ibaret olan dudakların dışı deriyle, içi sümük dokuyla kaplıdır.

Dudak kelimesinin diğer anlamları;
Ağız.
Mecazi, Üst kenar.
Çolak.
Toy kuşu, kuğu,
Kenar.
Sahil.
Kıyı.
Bir şeyin ufak bir çıkıntı teşkil eden kısmı.
Divan edebiyatında: Abıhayat, şeker, yakut, lal.

Ağlayan, inleyen ...

Nalan,
İnleyen.
Ağlayan, inleyen.
Farsça nalan, (ﻧﺎﻻﻥ) 
İnleyen, sızlayan, figan eden.
İnleyici, inleyen.
Farsça, inlemek anlamaındaki nalіden kelimesinden türetilmiş.
İnleyen, sızlayan, figan eden.
Acıdan, ızdıraptan inleyen.
İnleyici, inleyen.

Eski dilde, yardım ...

Muavenet,
Eski dilde, muavenet, yardım.
Arapça, muavenet, (ﻣﻌﺎﻭﻧﺖ).
Yardım.
Yardımcılık. 
Teavün. 
Avn.
Arapça, yardım etmek anlamındaki avn sözcüğünden türetilmiştir.
Muavenet etmek; Yardımda bulunmak, yardım etmek.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ