Damıtılmış, damıtık ...

Destile, Distile,
Damıtık, (Fr. Distillé, İng. distillate, distilled).
Mukattar, (Osmanlıca),
Damıtılmış,
Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan,
Damıtma sürecinde buharlaştırılıp sonra yoğunlaştırılan özdek. 
İmbikten geçirilmiş saf su. 
İmbik, Damıtmaya yarayan, damıtma işinde kullanılan araç, damıtıcı
Taktir edilmiş. Damıtılmış su.
Arıtılmış,

Osmanlılar döneminde kullanılmış gümüş bir sikke ...

Zolota 
Zolta,
Atik zolta, 
Zlota,

Polonya parasına benzer, 30 para,  
Züyüf, 
Alman Taler'i örnek alınarak yapılan gümüş veya bilyon para birimi.

Bu birim Osmanlı kuruşuna örnek olmuştur. Alman Taler’i halk dilindeki adı ile Alman Talarisi Osmanlı topraklarında da tedavül etmiş, 1.5 taler, bir düka veya Osmanlı altını sayılmıştır. Zolta son dönemlerinde 30 para kıymeti ile I.Abdülhamid dönemi sonuna kadar tedavül etmiştir.  Belirgin özelliği tuğrasız olmasıdır.

Osmanlı Devleti' ndeki kalemlerden biri ...

Amedi,
Osmanlı devletinde divan-ı hümayunda Reis-ül Küttablık ile onun maiyeti olan beylikçinin nezaretleri altında, bir çok Divanı Hümayun kalemleri varmış.

Amedi Kalemi,
Reis-ül Küttab' ın hususi kalemi olup, aynı zamanda, bütün dış işleriyle meşgul olur ve sadrazamlıkla sarayın irtibatını sağlardı. Padişahın kendisine sadrazam tarafından yazılacak tahrir, telhis ile yabancı devletlerle yapılacak antlaşmalara dair ahidnâme ve musâlahanâme (antlaşma, sözleşme, vb.) suretleri, sadrazam tarafından yabancı devletlere gönderilen mektup müsveddeleri ve protokoller, elçi, konsolos, tercüman ve yabancı tüccarlara ait yazışmalar, burada yazılır ve bu kalemde saklanırdı.

Diğer kalemler;
Beylikçi veya Divan Kalemi,
Tahvil Kalemi,
Rüüs Kalemi,
Teşrifatçılık Kalemi,
Vak'anüvislik Kalemi,
Mühimme Odası Kalemi,

Yeter sayı ...

Nisap, (Arapça).
Yeter sayı.
Nisab,

Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması şart olan âza sayısı.
Zekât ölçüsü, ölçü miktarı.
Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. 
Hisse, nasib. 
İstenilen had, derece.

Bosna' nın ulusal yemeği olan bir tür köfte ...

Cevapi,
Boşnak köftesi,
Bosna Hersek' in en çok bilinen geleneksel yemeği.
Malzemeler: 
1 kg dana kıyma
100 gram bayat ekmek içi
2 adet orta boy kuru soğan
Birer çay kaşığı tuz, karabiber, kırmızı biber ve kimyon


Hazırlanışı:
Malzemeleri köftelik olacak şekilde doğrayın. Kıymanın içine koyup elinize yapışmayacak kıvama gelene kadar yoğurun. Hazırladığınız karışımı bir saat kadar dinlendirilir. Sonra başparmak büyüklüğünde parçalara ayırın. Parçalara ayırdığınız köfteleri ızgarada pişirdikten sonra sıcak olarak servis edin.

Güzel kokulu uçucu sıvı ...

Esans, (Fr. essence, İng. essence, Osmanlıca Ruh.),
Hacıyağı,
Aroma,
Arf,
Esans ,


Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı,
Güzel kokulu bir uçucu yağın alkoldeki çözeltisi.
Gül esansı, menekşe esansı vb.
Itır,
Nefha, (Ar. nefha Flegmon.),
Rayiha (Koku, güzel koku),
Şemime (Güzel kokan, güzel kokulu),

Eski dilde düğün ziyafeti ...

Urs,
Urus,
Düğün yemeği.
Düğün ziyafeti,

Cami avlusunda bulunan bırakılmış bebek ...

Lakit, 
Sokağa atılmış yeni doğmuş çocuk.
Yerden kaldırıp alınmış ve sahipsiz kalmış bir şey. 
Sokakta bulunan mal, para.
Sokağa atılmış yeni doğmuş çocuk. 
Lukata, Lükata,
Sahibi belli olmayan sokakta bulunan şey.


Bu malı yerden kaldırmağa İltikat, yerden kaldırana da Mültekit denir.

Türk Edebiyatından bir örnek,
Bekir Sıtkı Sezer' in eseri ile anlatılıyor.
Sürükleyici, merak uyandıran, sade ve akıcı anlatımıyla kolay okunan bir hikaye.. 
LUKATA
17 Eylül 1981.. 

İntihar eden genç bir kız.. 
Rıfat Dönmez ve eşi Kezban hanım'ın doğan kız çocukları.. Bir trafik kazası.. 
Cami avlusuna terk edilen bir bebek...

Bazı anlar bütün yaşamın akışını değiştirir. Bu yol ayrımına geldiğinizde, hangi yoldan yürüyeceğinize kendiniz karar verirsiniz ama o yolda sizleri nelerin beklediğini asla bilemezseniz. 16 Eylül'ü 17 Eylül'e bağlayan gece yarısı kendisinin ve başkalarının hayatlarının akışı Rıfat Dönmez'in sarhoş bir halde Aziziye Camii'sinin avlusundan geçmesiyle tamamen değişti.

Hicap ...

Ar,
Utanma, utanç, 
Sıkılma.
Perde.
Hicab, Utanma. 
Kendini kusurlu bilip insanlar arasından çekilmek.
Men'etmek.
Allah ile kul arasındaki perde.
Setretmek. 
Gizlemek.

Küçük mavi çiçekler açan bir bitki ...

Unutmabeni,
(Myosotis palustris).
Unutma Beni,

İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki .

Her çeşit geçirgen toprakta yetişir. Sağlıklı gelişmesi için güneş görmesi gerekir. Çok yıllık bir bitkidir. Çiçek ekiminin yapıldığı yerde don olmamasına dikkat edilmelidir. Çimlenme olması için bol güneş alması gerekir. Yarı gölge ve güneşli alanlar çiçek için sağlıklıdır. 


Yazlık mekanlarda sıklıkla kullanılır. Mayıs ayından haziran ayına kadar bir aylık dönemde tohumlarının ekimi yapılabilir. Eylül ayında ekilirse, kış mevsimini kapalı bir yerde geçirmelidir. İlkbahar aylarında dışarıya alınabilir. Ekim yapılırken toprak derinliğinin altı santimetre olmasına özen gösterilmelidir. Çoğunlukla mavi renkleri olan unutmabeninin beyaz ve pembe renklerine de rastlanır. Yaz döneminde çiçeklerini açar. 15 santimetreye kadar boylanma yapabilir. Bodur ve sık olan bir çiçektir.

Bir atomaltı parçacığın ya da çekirdeğin açısal momentumu ...devinim süresi ...

Spin (İng. spin).
Dönü,
Fizikte bir parçacığın açısal momentumu klasik ve kuantumsal olarak incelenir. 
Bir temel parçacığın devinim süresi.
Proton, elektron gibi temel parçacıkların parçacık ekseni etrafında dönmesi.
Temel kuantum kavramlarından biri olan ve klasik fizikte benzeri bulunmayan spin, bir parçacığın var olabileceği kuantum durumunu ifade eden niceliklerden biri. Genelde bir cismin kendi ekseni etrafında dönme özelliğine benzetiliyor. Bu benzetmenin temelinde cismin dönme hareketinden kaynaklanan ataletsizlik olarak tanımlayabileceğimiz açısal momentum hesapları yer alıyor.

Gezegenler gibi büyük nesnelerin kendi eksenleri etrafında dönmesinin momentumudur. Elektron gibi atom altı parçacıkların da mıknatıslar gibi kutuplara sahip olduğu ortaya çıktığında, bilim insanları bu parçacıkların da gezegenler gibi döndüğünü düşünmüşlerdir. Daha sonra parçacıkların ışık hızından daha hızlı dönmesi gerektiği hesaplandığı için dönüp dönmediği tam olarak bilinmemektedir.

Parçacık fiziği, maddenin parçacıklarını ve aralarındaki karşılıklı etkileşimi konu alan ve ışıma, maddenin temel parçacıkları üzerine çalışan fiziğin bir dalıdır ve onların aralarındaki etkileşimleri de incelemektedir. Yüksek enerji fiziği diye de adlandırılmaktadır; çünkü birçok temel parçacık, doğada normal koşullarda oluşmaz; fakat oluşturulması veya gözlenmesi için geçen süre zarfında parçacık hızlandırıcılarında, diğer parçacıklarla enerjik çarpıştırılmaları gerekir.

Atomaltı parçacıkları, bağımsız olarak ömürleri çok kısa olduğu için normal şartlar altında gözlemlenemezler. Bu amaçla oluşturulan "parçacık hızlandırıcısı" denilen dev düzeneklerde, yüksek elektrik alan etkisi ile hızlandırılmış parçacıkların manyetik alan etkisi ile odaklanarak çarpıştırılması ile ortaya çıkan farklı parçacıklar incelenebilir hale getirilmeye çalışılır.

Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan ayaklı ve taşınır ocak ...

Maltız, 
İtalyanca maltese.

Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. 
Yemek pişirmekte kullanılan ayaklı ve taşınır ocak.

Eskiden ısınmak ve yemek pişirmek amacı ile kullanılan bir mangal türü.










Mantız, 
Mandız,

Sacdan yapılan, soba biçiminde, üstü ızgaralı ocak.
İskeleti teneke ya da bakırdan yapılan üç ayaklı, iki kulplu, içyüzü toprakla sıvalı ve içinde ızgara bulunan yemek pişirme mangalı. 


Başka bir anlamda, Maltalı,
Malta adası halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Geçinmek için gerekli şey ...

Maişet,
Gerekli,
Geçim, geçinme,  
Yaşayış. 
Yaşama. 
Ömür.
Yaşamaya lüzumlu bulunan maddeler.

Zafer...

Utku,
Yengi,
Zafer (Arapça),
Savaşta kazanılan başarı,
Bir yarışma veya uğraşıda çaba harcayarak elde edilen başarı ,
Amaca ulaşma, başarma. 
Düşmanı yenme, üstün gelme, utku.
Muvaffak olma, maksada erme. 
Bir çok uğraşmadan sonra maksada erişme.
Düşmanı yenme, üstün gelme. 
Başarma.



Ege yöresine özgü, patates ve yumurtayla yapılan Girit kökenli bir yemek ...

Sugato,
Patates Omleti,
Sugato, yumurta ve küp şeklinde veya ince halkalar(cips) şeklinde doğranmış patatesle yapılan gayet lezzetli bir girit yemeğidir.

Malzemeler;
4 adet patates
3 adet yumurta
2 su bardağı sızma zeytinyağı
Yarım çay kaşığı karabiber
Yarım demet maydanoz,
Yarım çay kaşığı tuz,

Yapılışı;
Patatesli yumurta, Patates Omleti,
İnce halkalar halinde dilimlenmiş veya küp küp doğranmış patatesleri içinde kızgın yağ bulunan tavaya atıp, pembeleşinceye kadar kızartılır. Yayvan tava tereyağı ile yağlanır. Kızarmış patatesleri tavaya alınır. Üzerine tuz, karabiber, ile çırpılmış yumurta ve maydanoz karışımı ilave edilerek orta ateşte pişirilir. Basit bir yemek olan bu omletin bir tarafı kızardıktan sonra diğer tarafı çevrilerek kızartılır. 





Kuzey Amerika' da küçük bedenli bir sincap cinsi ...


Tamia,
Amerika Sincabı,
Tamias.
Alacalı sincap,  
Derisi çizgili bir çeşit sincap.
Alacalı sincap,
Sincap,
Değin,
Çekelez, 
Çizgili Tamia,

Bozulmaya başlayan sulu yiyeyeceklerin üzerinde oluşan köpük ...

Par,
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. 
Tortu. 
Köpük,
Küf,
Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. 
Nemli yerlerde olan küf, pas.

Yazım...

İmla, (Osmanlıca).
Yazım,
Bir dilin söz varlığını o dilde yürürlükte olan ses, şekil, köken vb. kurallara uygun olarak yazıya geçirme; dildeki sözleri kurallarına uyğun olarak yazma.
Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi, 
Verinin gösterimi için, bir simgeler kümesi ile kullanımlarına ilişkin kurallar.

Mağlubiyet ...

Yenilgi,
Mağlubiyet,
Yenilme, yenilgi. 
Kaybetme,
Galibiyet' in karşıtı.
Bir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet,
Hezimet.

"Kader Bağlayınca", "Kumsalda", "Nürnberg Duruşması" gibi filmleriyle tanınmış ABD' li sinema yönetmeni ...

Stanley Kramer, 
(d. 29 Eylül 1913 - ö. 19 Şubat 2001 ) 
Musevi asıllı ABD' li sinema yönetmeni ve yapımcı.

1940' larda yapımcılıkla başladığı kariyerine 1950'lerde yönetmenliği de ekleyerek 1970'li yılların sonuna kadar sinemada aktif olarak çalıştı. Bu 30 yıldan daha uzun süre içinde yönetmen olarak 20 kadar, yapımcı olarak da 40 kadar filme imza attı. Hollywood'un en önemli bağımsız yapımcılarından biriydi. ABD'nin siyasi darboğazlardan geçtiği özel dönemlerde bile liberal tavrından ödün vermedi. Tabu sayıldıkları dönemlerde bile, başta ırkçılık olmak üzere sosyal sorunlara eğilen birçok filme imza attı. "Mesajı olan filmler" diye de adlandırılan bu filmleri arasında The Defiant Ones (1958),Inherit the Wind (1960), Judgment at Nuremberg (1961) ve Guess Who's Coming to Dinner (1967) ilk akla gelenlerdir.

Stanley Kramer 9 kez Oscar'a aday gösterildi, çeşitli uluslararası yarışma ve festivallerde, aralarında Altın Küre, BAFTA, Bodil, David di Donatello gibi ödüllerin de olduğu 23 ödül kazandı, 21 kez de ödüle aday gösterildi. Berlin ve Moskova film festivallerinde aldığı ödüllerin yanı sıra Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi kendisine Irving G. Thalberg anısına konmuş özel bir ödülü, "Hayat Boyu Başarı Ödülü"nü verdi.

Yönetmen olarak;
 1.The Runner Stumbles (1979)
 2.The Domino Principle (1977)
 3.Guess Who's Coming to Dinner (1975) (TV)
 4.Judgment: The Court Martial of Lieutenant William Calley (1975) (TV)
 5.Judgement: The Court Martial of the Tiger of Malaya - General Yamashita (1974) (TV)
 6.Judgement: The Trial of Julius and Ethel Rosenberg (1974) (TV)
 7.Oklahoma Crude (Kara Altın) (1973)
 8.Bless the Beasts & Children (1971)
 9.R.P.M. (1970)
 10.The Secret of Santa Vittoria (Kasabanın Sırrı) (1969)
 11.Guess Who's Coming to Dinner (Beklenmeyen Misafir) (1967)
 12.Ship of Fools (1965)
 13.It's a Mad Mad Mad Mad World (Çılgın Dünya) (1963)
 14.Judgment at Nuremberg (Nuremberg Duruşmaları) (1961)
 15.Inherit the Wind (Rüzgârın Mirası) (1960)
 16.On the Beach (Kumsalda) (1959)
 17.The Defiant Ones (Kader Bağlayınca) (1958)
 18.The Pride and the Passion (1957)
 19.Not as a Stranger (1955)
 
Yapımcı olarak;
1.The Domino Principle (1977)
 2.Guess Who's Coming to Dinner (1975) (TV)
 3.Judgment: The Court Martial of Lieutenant William Calley (1975) (TV)
 4.Judgement: The Court Martial of the Tiger of Malaya - General Yamashita (1974) (TV)
 5.Judgement: The Trial of Julius and Ethel Rosenberg (1974) (TV)
 6.Oklahoma Crude (Kara Altın) (1973)
 7.Bless the Beasts & Children (1971)
 8.R.P.M. (1970)
 9.The Secret of Santa Vittoria (Kasabanın Sırrı)
 10.Guess Who's Coming to Dinner (Beklenmeyen Misafir) (1967)
 11.Ship of Fools (1965)
 12.Ship of Fools World Premiere Party (1965) (TV)
 13.It's a Mad Mad Mad Mad World (Çılgın Dünya) (1963)
 14.A Child Is Waiting (1963)
 15.Pressure Point (1962)
 16.Judgment at Nuremberg (Nuremberg Duruşmaları) (1961)
 17.Inherit the Wind (Rüzgârın Mirası) (1960)
 18.On the Beach (Kumsalda) (1959)
 19.The Defiant Ones (Kader Bağlayınca)(1958)
 20.The Pride and the Passion (1957)
 21.Not as a Stranger (1955)
 22.The Caine Mutiny (Denizde İsyan) (1954)
 23.The Wild One (1953)
 24.The 5,000 Fingers of Dr. T. (1953)
 25.The Juggler (1953)
 26.Eight Iron Men (1952)
 27.The Member of the Wedding (1952)
 28.The Happy Time (1952)
 29.The Four Poster (1952)
 30.High Noon (Kahraman Şerif) (1952)
 31.The Sniper (1952)
 32.My Six Convicts (1952)
 33.Death of a Salesman (Satıcının Ölümü) (1951)
 34.Cyrano de Bergerac (1950)
 35.The Men (Erkekler) (1950)
 36.Home of the Brave (1949)
 37.Champion (1949)
 38.So This Is New York (1948)
 39.The Moon and Sixpence (1942)






















Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/wiki/Stanley_Kramer

Aruz ölçüsünde, kısa okunması gereken bir heceyi kalıba uydurmak için kısaltma ....

Zihaf, (Arapça).
Aruzla yazılmış şiirlerde uzun bir ünlünün ölçü gereğince kısa okunması, imale karşıtı.
(Divan edebiyatı terimi) Uzun heceyi kısa okuma.


Aruz Ölçüsü ya da Aruz Vezni (Osmanlıca: Vezn-i Aruz), nazımda uzun veya kısa, kapalı ya da açık hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı ölçü. Aruz, Arapça bir kelimedir ve "Çadırın ortasına dikilen direk" anlamına gelir. Bir edebiyat terimi olarak "hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım ölçüsü" demektir. Aruz ölçüsü ilk olarak Arap edebiyatında kullanılmıştır. Daha sonra İran Edebiyatı'na geçen bu ölçü, 11. yüzyıldan itibaren Türk şairlerince de uygulanmaya başlanmıştır. Aruz ölçüsü daha çok Divan Edebiyatında kullanılır. Aruz ölçüsünün temeli, hecelerin uzun ve kısa olmaları özelliğine dayanır. Ölçünün doğru bulunması için önce mısradaki hecelerin değerinin tespit edilmesi gerekir. 

Aruz hecelerin sayısını değil, şeklini esas alır. Aruzla yazılmış şiirlerde, her bir mısranın heceleri, diğer mısraların aynı hizadaki heceleriyle aynı açıklık (kısalık) ve kapalılık (uzunluk) noktasında birbirlerine denktir. 

Açık (kısa) hece ( . ) işaretiyle; kapalı (uzun) hece (-) işaretiyle gösterilir. 
Ayrıca med'li adı verilen, bir buçuk hece değerinde ( .- ) işaretiyle gösterilen hece değeri de dört sesten oluşan heceler için kullanılır. Bu temel parçaların birleşmesinden 8 ana kalıp ortaya çıkmıştır:
  1. fa'ûlün (fe'ûlün) (._ _)
  2. fâ'ilün, fâ'ilât (_._)
  3. mefâ'ilün (._._)
  4. fâ'ilâtün (_._ _)
  5. müstef'ilün (_ _._)
  6. mef’ûlâtü (_ _ _ .)
  7. müfâ'aletün (._.._)
  8. mütefâ'ilün (.._._)

Aruz ölçüsünde, kısa okunması gereken bir heceyi kalıba uydurmak için uzatma ....

İmale, (Arapça).
Bir tarafa yatırma, eğme. 
Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.
(Divan edebiyatı terimi) Kısa heceyi uzun okuma.

Aruz Ölçüsü ya da Aruz Vezni (Osmanlıca: Vezn-i Aruz), nazımda uzun veya kısa, kapalı ya da açık hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı ölçü. Aruz, Arapça bir kelimedir ve "Çadırın ortasına dikilen direk" anlamına gelir. Bir edebiyat terimi olarak "hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım ölçüsü" demektir. Aruz ölçüsü ilk olarak Arap edebiyatında kullanılmıştır. Daha sonra İran Edebiyatı'na geçen bu ölçü, 11. yüzyıldan itibaren Türk şairlerince de uygulanmaya başlanmıştır. Aruz ölçüsü daha çok Divan Edebiyatında kullanılır. Aruz ölçüsünün temeli, hecelerin uzun ve kısa olmaları özelliğine dayanır. Ölçünün doğru bulunması için önce mısradaki hecelerin değerinin tespit edilmesi gerekir. 

Aruz hecelerin sayısını değil, şeklini esas alır. Aruzla yazılmış şiirlerde, her bir mısranın heceleri, diğer mısraların aynı hizadaki heceleriyle aynı açıklık (kısalık) ve kapalılık (uzunluk) noktasında birbirlerine denktir. 

Açık (kısa) hece ( . ) işaretiyle; kapalı (uzun) hece (-) işaretiyle gösterilir. 
Ayrıca med'li adı verilen, bir buçuk hece değerinde ( .- ) işaretiyle gösterilen hece değeri de dört sesten oluşan heceler için kullanılır. Bu temel parçaların birleşmesinden 8 ana kalıp ortaya çıkmıştır:
  1. fa'ûlün (fe'ûlün) (._ _)
  2. fâ'ilün, fâ'ilât (_._)
  3. mefâ'ilün (._._)
  4. fâ'ilâtün (_._ _)
  5. müstef'ilün (_ _._)
  6. mef’ûlâtü (_ _ _ .)
  7. müfâ'aletün (._.._)
  8. mütefâ'ilün (.._._)

Sazangillerden bir balık ...

Çapaki,
Çapak,
Tahta balığı,
Bodur çapak,
Ak çapak
Karaburun, Şebbot (Mezopotamya),
Karakeçi, 
Sazan,
Eğrez,
Eğrez balığı, 
Çim sazanı,


Aynalı Sazan, (Cyprinus Carpio), 
Asıl sazan,
Bıyıklı sazan,
Karaburun sazan,
Ot sazanı, Sarı sazan,
Aynalı sazan,
Kefele,
Bekir,
Kasna,
Pullu balık,
Mahsi, Aynalı sazana Güneydoğu'da verilen ad, yabancı demektir,
Gocut balık, Ahlat İlçesinde verilen ad.

Eğrez balığı, 
Çim sazanı,
Sazan balığı (Cyprinus carpio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlısu balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg ağırlıkta olanları vardır.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir. Türkiye'nin akdeniz ve güneydogu bölgesi haricinde heryerinde bulunur.Ancak, Akdeniz Bölgesinin en önemli akarsularından olan Göksu Irmağı'nda bol miktarda sazan yaşamakta ve ağırlıkları 10-12 kilograma ulaşabilmektedir.

Sazangiller familyasından, uzun ve iri gövdeli bir tatlı su balığı. Anayurdu Asya'dır. 12. yüzyıldan sonra, Avrupa ve Amerika'nın tatlı sularında üretilmiştir. Suni balıkçılıkta önemli yer tutar. Göl ve yavaş akan derelerin dip sularında yaşar. Solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenir. Çoğunlukla boyları 1 metreden fazla olur. Ağırlığı 25 kg'dan fazla olanları da vardır. Her ısıdaki suya uyum sağlar. 3-30 °C arasındaki sularda rastlanır. Aşırı soğuklarda toplu halde çamura gömülerek kış uykusuna yatarlar. Kışın ölmeden donabilirler. Su akıntısına karşı yüzebilirler. Kuyruğunu çeneleri arasına sıkıştırır, bıraktığında zemberek gibi boşanarak 3-5 metre sıçrayarak çağlayanları aşabilirler.

Pullu ve pulsuz birçok çeşidi vardır. Pullu türleri iri pulludur. Renk ve biçimleri yaşadıkları ortama göre değişir. Genellikle sırtı koyu yeşil, yanları ve karın altı yeşilimtrak kahverengidir. Küçük ağızlı kalın ve oynak dudaklıdır. Üst çenelerinden dört bıyık sarkar. Ağız dişleri yoktur. Yutak (farinks) dişleriyle besinlerini öğütürler. Bıyıkları dokunma organı olarak görev yapar.



Sazan balığının bir türü ..

Eğrez,
Çim sazanı,
Kellen,
Sazan Balığı,

Türleri;
Aynalı sazan,
Koi sazanı,
Pullu sazan,
Yeşil sazan (Kadife balığı),
Amur (Ot veya çim sazanı),

İsrail sazanı,
Kambur sazan,
Gümüş sazan,
Siyah sazan (Çamur sazanı),
Deri sazanı (Çıplak sazan),
Adi sazan,

Eğrez balığı, 
(Vimba vimba)
Köçet (yöresel adı),
Çim sazanı,
Vücut orta yükseklikte, uzun ve lateral olarak biraz yassılaşmıştır. Gözler oldukça
iridir. Ağız at nalı görünümünde, bıyıksızdır. Yanal çizgi tamdır. Vücut burun ucundan kuyruk yüzgecine kadar koyu mavi zemin üzerinde siyah-kurşuni renkli, karın beyazdır.
Üreme döneminde baş ve sırt, özellikle yüzgeçler portakal sarısı olur.

Sazan balığı (Cyprinus carpio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlısu balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg ağırlıkta olanları vardır.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir. Türkiye'nin akdeniz ve güneydogu bölgesi haricinde heryerinde bulunur.Ancak, Akdeniz Bölgesinin en önemli akarsularından olan Göksu Irmağı'nda bol miktarda sazan yaşamakta ve ağırlıkları 10-12 kilograma ulaşabilmektedir.

Sazangiller familyasından, uzun ve iri gövdeli bir tatlı su balığı. Anayurdu Asya'dır. 12. yüzyıldan sonra, Avrupa ve Amerika'nın tatlı sularında üretilmiştir. Suni balıkçılıkta önemli yer tutar. Göl ve yavaş akan derelerin dip sularında yaşar. Solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenir. Her ısıdaki suya uyum sağlar. Aşırı soğuklarda toplu halde çamura gömülerek kış uykusuna yatarlar. Kışın ölmeden donabilirler. Su akıntısına karşı yüzebilirler. Kuyruğunu çeneleri arasına sıkıştırır, bıraktığında zemberek gibi boşanarak 3-5 metre sıçrayarak çağlayanları aşabilirler.

Pullu ve pulsuz birçok çeşidi vardır. Pullu türleri iri pulludur. Renk ve biçimleri yaşadıkları ortama göre değişir. Genellikle sırtı koyu yeşil, yanları ve karın altı yeşilimtrak kahverengidir. Küçük ağızlı kalın ve oynak dudaklıdır. Üst çenelerinden dört bıyık sarkar. Ağız dişleri yoktur. Yutak (farinks) dişleriyle besinlerini öğütürler. Bıyıkları dokunma organı olarak görev yapar.

Sazana benzer bir tatlı su balığı ...

Karakeçi,  
Barbus fluviatilis. 
İngilizce, Barbel.

Sazana benzer bir tatlı su balığı,
Bir nevi sakallı tatlı su balığı; karakeçi,
Barbus fluviatilis; balığın dudağındaki sakal.
Karakeçi balığı,
Sazana benzer kemikli, bir tatlı su balığı,


Sazan balığı (Cyprinus carpio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına adını veren tatlısu balığı. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg ağırlıkta olanları vardır.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir. Türkiye'nin akdeniz ve güneydogu bölgesi haricinde heryerinde bulunur.Ancak, Akdeniz Bölgesinin en önemli akarsularından olan Göksu Irmağı'nda bol miktarda sazan yaşamakta ve ağırlıkları 10-12 kilograma ulaşabilmektedir.


Akya balığına verilen bir ad....

Leka,
Çıplak Balık.
Pulsuz, 
Hanım balığı,
Kuzu, 
Sarı kuyruk,
Liça,
Çatalkuyruk,
İskender Balığı,
Akya Balığı (Lichia amia),

Akya balığının, sırt yüzgecinin önünde yarım düzine serbest dikeni vardır. Siyah bir, yol, kafasını ve yanlarını uzunlamasına katederek, yeşilimsi mavi sırtını gümüşlü beyaz karnından ayırır. Bu siyah yol balığın ölümünden sonra yok olur.

Vücut oval, yanlardan yassılaşmış, sırt mavi, kısmen yeşilimsi, karın gümüşi renktedir. Vücut ince yapılmış pullarla örtülü, kafada pul yoktur. Yanal çizgi karakteristik olup, solungaç kapağından başlar, göğüs ucuna kadar sırta paralel hat çizer, daha sonra karına doğru bir kavis yapıp, tekrar düz bir hat halinde kuyruğa uzanır. Yırtıcılığı lüfere benzediği için kofana irisi diye tanımlandığı olursa da, lüferlerden yanal çizginin solungaç kapağının ilerisinden düz bir hat halinde kuyruğa uzaması ile ayrılır.

Akya lichidae familyasından olup, lichia amia olarak bilinir.
Ülkemizde akya, çıplak ve kuzu adlarıyla biliriz. Bu balığa çıplak ismini veren özelliği ise üzerinde hiç pul olmamasıdır. Bu yüzden birçok bölgemizde çıplak olarak bilinir. Üst kısmı maviden başlayıp yan tarafına doğru yeşilimsi olmaktadır. Kuyruğundan başlayan uzun bir çizgisi vardır. Bu çizgi baş tarafına kadar uzayıp gider. Karın bölgesi kirli beyaz, ağzı bir balığı kolayca yutabilecek kadar geniştir. Akyalar sürüler halinde dibe yakın yüzerler ve çok ataktırlar. Tehlike sezisi aldığı anda gözden kaybolur. Bilinen ağırlıkları 20 kilo kadardır. Ancak 50-60 kilo ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır.

"Gramofon Avrat", "Karartma Geceleri" gibi filmleriyle tanınan ve geçenlerde 65 yaşındayken ölen sinema yönetmenimiz...

Yusuf  Kurçenli.
1947, Çayeli - 22 Şubat 2012, İstanbul, 
Film yönetmeni ve senarist.
Türk sinemasının usta yönetmeni ve senaristi .

İstanbul Üniversitesi' nde gazetecilik okudu. 1973 ile 1980 yılları arasında TRT' de yapımcı ve yönetmen olarak çalıştı. 

İlk filmi "Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe"yi 1983 yılında çekti. Daha sonraki yıllarda çektiği bir çok film, değişik festivallerde ödüller kazandı. "Baba Evi" ve "Kurşun Kalem" gibi TV dizilerini yönetti. 22 Şubat 2012 günü hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi Ulus Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.

Yönettiği filmler;
Yüreğine Sor 2010
 Gurbet Kuşları 2008
 Bebeğim 2006
 Gönderilmemiş Mektuplar 2002
 Kurşun Kalem 2000
 Çemberler 2000
 Baba Evi 1999
 Antika Talanı 1997
 Aşk Üzerine Söylenmemiş Her şey 1995
 Çözülmeler 1994
 Umut Taksi 1993
 Taşların Sırrı 1992
 Karartma Geceleri 1990
 Raziye 1990
 Gönül Garip Bir Kuştur 1989
 Gramofon Avrat 1987
 Merdoğlu Ömer Bey 1986
 Ölmez Ağacı 1984
 Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe 1983
 Savunma 1979
 At Gözlüğü 1978[2]
 Özgürlüğün Bedeli 1977[3]
 Çingene Ali 1977[4]
 Maden 1976[5]
 Düğün Yada Davul 1975 TRT

Yapımcı olarak filmleri: 
Çözülmeler 1994

Senoryasını yazdığı filmler:
Gönderilmemiş Mektuplar 2002
 Aşk Üzerine Söylenmemiş Her şey 1995
 Çözülmeler 1994
 Raziye 1990
 
Karartma Geceleri 1990
 Gönül Garip Bir Kuştur 1989
 Gramofon Avrat 1987
 Merdoğlu Ömer Bey 1986
 Ölmez Ağacı 1984
 Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe 1983
 Savunma 1979


























Kaynak: http://tr.wikipedia.org/

Hindistan' da, bazı mezheplerin dinsel tören yöntemlerini konu alan metinlere verilen ad...

Tantra,
Sanskritçe:
Sürekliliği işaret bir dokuma anlamına gelmektedir. Hinduizmin aktif dişil Tanrıça formu olan Şakti'ye bağlı bir koludur.

Batılı ülkelerde ve batılı eğitimden geçmiş doğulularda Tantra büyük ölçüde cinsellikle ilişkilendirilmesine rağmen Tantra'da cinsellik son derece sıkı şartlara bağlı, Tantra'nın belirli bir kolunda uygulanan ve diğer tüm pratiklerle birlikte düşünülmesi gereken ritüelistik bir uygulamadır: 
Guruçisya geleneğinden yoksun ve yaygınlaştırılan yanlış bilgiyle ayartılan belli kişiler Kuladharma'nın doğasını kendi akıllarına göre hayal ederler. Eğer yalnızca içki içmekle insanlar aydınlanmaya ulaşabilseler de tüm içki bağımlıları mükemmelliğe ulaşırlardı.


Eğer yalnızca et yemekle yüksek makamlara varılabilseydi dünyadaki tüm etçiller fazilet sahibi olurlardı. 

Eğer kurtuluş şakti ile cinsel ilişkiyle kazanılsaydı tüm yaratıklar dişileriyle ilişkileriyle kurtulurlardı. (Kularnava Tantra, II, 116-118)

Tantra özellikle ABD'de öylesine popülerleştirilmiştir ki bazı yazarlar "Amerikan Tantra" diye bir olgu ve hatta ticari bir markanın varlığına işaret etmektedirler. Bu terim Tantra'nın videolar, kitaplar, workshoplar ile ticari bir girişim haline geldiğini göstermektedir. Tantra'nın Batı'da algılandığından farklı olarak küçük bir grubu tarafından Maituna'nın (cinsel ayinler) yapıldığı ve çoğunlukla bu ayinin psikolojik bir sembolizmle gerçekleştirildiği de söylenmektedir. Tantra'nın felsefesi 92 Şruti, Tantralar kolleksiyonu üzerinde temellenmektedir. Vaişnava, Şaiva, Ganapatya ve Şakta formlarında Tantra bulunmaktadır.

Tantra'nın üç ana okulu vardır: Mişra Tantra, Kaula Tantra ve Samaja Tantra.

Samaja Tantra: "Sağ-el yolu" da denilen bu okulda uygulayıcı Sahasrara çakra üzerine meditasyon yapar ve çakralar, nadiler ve prana hakkında bilgi edinir. Tantra'ya ("Sağ-el yolu"na) yeni bir yorum ve uygulama Shrii Shrii Anandamurti tarafından geliştirilmiştir.
Mişra Tantra: Anahata çakranın açılması amacıyla meditasyon ve fiziksel uygulamalarda bulunulur.
Kaula Tantra: "Sol-el yolu" da denilen bu okulda öğrenci Kundalini üzerine meditasyon yapar ve Muladhara çakrayı açmak için bazı uygulamalar (buna cinsellik de dahil olabilmektedir) gerçekleştirir. Swami Rama'ya göre Kaula Tantra yolunun pratikleri öğrenci veya yolun başında bulunan kimse tarafından genellikle zarar verecek şekilde aşırı kullanılmaktadır.


















Kaynak: http://tr.wikipedia.org/

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ