Çölde fırtına sonucu tepecikler halinde yığılan kum kütlesi ...

Kaur,
Çölde fırtına sonucu tepecikler halinde yığılan kum kütlesi.
Çöllerde, rüzgarların esmeleri sebebiyle yığılan kum tepeleri. 
Kumullar.
Kaur,
Çok derin.  

Eksibe, Kum yığını,  kumul 
Kumul, Çöllerde veya deniz kıyılarında rüzgarların yığdığı kum tepesi.

Üzn, Eski dilde kulak ...

Üzn,
Arapça, üzn (اذن )
Eski dilde kulak.
Kulak. 
İşitme organı.
Bork,
Üzn,
Yapracık,
Guş,
Misma,
Usmuh,
Huzene,
Sinare,

Fransa'da boğa güreşine verilen ad ...

Toromaşi,

Fransa'da boğa güreşine verilen ad.
Toromaşi, İspanyol dilinde, boğalarla savaşma sanatı anlamına geliyor.

Güney Fransa'nın Provence bölgesinde bulunan Camargue'da boğa güreşlerinin kansız versiyonu olarak bilinen Course camarguaise düzenlenmektedir. 


Bu boğa güreşindeki temel amaç, boğalara zarar vermekten ziyade, boğaların arenaya alındığı 15 dakika içerisinde onların boynuzlarına sarılmış olan iplikleri çözmek yahut halkaları alarak kaçmaktır.

Boğa güreşi; 
İspanyolca, corrida de toros, tauromaquia, toreo, 

Boğa güreşi; İki boğanın çeşitli amaçlarla güreştirilmesini ya da matador adı verilen bir insanın boğayı gittikçe yorup öldürmesini esas alan eğlence ve yarışma biçimidir. 

Matador; Boğa güreşine çıkan kişiye, matador denir.  İspanyolca matar fiilinden gelen matador öldüren demek. Son aşamada çıkıp boğaya son darbeyi vuruyor.

Torrero; Matadordan tek farkları boğayı öldüren darbeyi vurmamaları. Amaçları boğayı hem kışkırtmak hem de dikkatini dağıtmak.

Picador: Atın üstünde boğanın kanını ilk akıtan kişi, bir corridada 2 tane picador bulunuyor. Picador başarılıysa tek hamlede boğanın omuz kaslarına isabet ettirip, boğanın başını ve boynuzlarını aşağıda tutmasını sağlayarak hem boğanın hem de matadorun işini kolaylaştırır.

Banderilleros: Torreroyla aynı görevi yapan banderillerolar corridanın ikinci aşamasında ikişer bıçak saplayarak boğayı güçsüzleştiriyor.

Toro: Boğa

Capote: Boğanın dikkatini dağıtmak için kullanılan bir tarafı pembe diğer tarafı sarı kumaş.

Torreros de plata: Banderilleros’un kostümü.

Bir konu hakkında bilgi verme ...

İfham,
Arapça,  ifham, (افهام)
Arapça fehm kelimesinden türetilmiş. Anlamak, bilmek anlamındadır.
Malumat,
Bir konu hakkında bilgi verme.
Belirli bir konu hakkında bilgi vermek.
İkna edip sükut ettirmek.
Delil göstermekle ve isbat etmekle galip gelmek. 
Anlatılma, bildirilme.
Bildirmek.
Anlatma, Anlatmak.
Maksadı bildirmek. 
Ulu etmek, yüceltmek. 
Anlatma, öğretme. 
Susturma (Arapça).


Ardahan'ın bir ilçesi ...

Posof,

Posof,
Gürcüce: ფოცხოვი,
Arapça, پوسخو ,
Potshovi
Poshov, 
Postkov,
Poskhov,
Ardahan iline bağlı bir ilçedir. 


Osmanlı döneminde Poshov olarak bilinir. 1929 yılında Posof olarak adı değiştirilmiştir. Türkiye-Gürcistan sınırındadır. Türkgözü Sınır Kapısı bu ilçededir. 
Posof’un deniz seviyesinden yüksekliği 1583 m, yüzölçümü 606 km²' dir. Etrafı yüksek dağlarla çevrilidir. İlçede Ilgar Dağı, Gırma(Til) dağı, Arsiyan(Göze) ve Cin Dağları vardır. Posof Çayı ilçenin önemli nehri olup Gürcistan topraklarında Kura Nehri'yle birleşerek Hazar Denizi’ne dökülür. 

Ardahan'ın ilçeleri şunlardır;
Ardahan (il merkezi) 
Çıldır,
Damal,
Göle,
Hanak,
Posof.

Anlamsız, boş, yersiz ve gereksiz söz ...

Lafügüzaf, 
Farsça, (ﻻﻒ ﻭ ﮔﺰﺍﻒ),
Farsça laf, u guzaf  kelime tamlaması boş söz, boş lakırdı, yersiz söz anlamında kullanılmaktadır.
Anlamsız, boş, yersiz ve gereksiz söz.
Lafügüzaf.
Eski dilde, lafügüzaf, ẕaf
Boş söz.

Laklaka,
Gereksiz, anlamsız, boş söz.

Kars yöresinde türkülü halk hikayesine ya da masala verilen ad ...

Nağıl,
Kars yöresinde türkülü halk hikayesine ya da masala verilen ad.
Köy kültüründe ateş etrafında toplanıp anlatılan halk hikayeleri. Özellikle Azeri Türk kültüründe yaygın görülür. Genellikle yaşanmış olayların fantastik masalsı anlatımı şeklindedir.

Aliyar, Kars dolaylarında terekemeler arasında söylenen türkülü büyük halk hikayesi.

Dökme, Akıtma ...

İraka,
Arapça, iraka, 
(ﺍﺭﺍﻗﻪ) 
Arapça su dökülmek anlamındaki reyk kelimesinden iraka kelimesi türetilmiştir.
İraka, Dökme, akıtma.
Dökmek, akıtmak.

Sevecenlik, acıma ...

Rikkat,
Arapça, (ﺭﻗّﺖ) 
İncelik, rakik olma.
Sevecenlik, acıma.
Acıma, şefkat, merhamet. 
İncelik, naziklik.
Sevecenlik acıma duygusu.
Şefkat, sevecenlik, acıma ve sevgi duygusu.


Yaşlı cariye ...

Karnak,
Kalfa,
Yaşlı cariye.
Yaşlı veya kart cariye.
Cariye, kadın köle demektir. Köle de cariye de alınıp satılırdı.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ