Franz Kafka’nın bir romanı...

Dava,

Franz Kafka’nın bir romanı.

Eserleri;
Amerika (1927),
Şato, (1926)
Kayıp, (1927 Der Verschollene-Amerika, İlk olarak 1912 yılında Kayıp olarak tasarlandı, fakat Amerika olarak yayımlandı.)


Dava, (1925)
Betrachtung (Gözlem) (1913)
Yargı (1913)
Gezinti (1922)
Ceza Sömürgesi (1919)
Değişim, (1915)
Bir Savaşın Tasviri,
Taşrada düğün hazırlıkları,
Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu
Ceza Sömürgesi
Çin Seddi
Bir Akademiye Rapor,
Aforizmalar.
Der Nachbar (Komşu) 1917
Ceza Sömürgesi (1919)
Dönüşüm (1915)

Franz Kafka,
(1883 - 1924),
20. yüzyılın ve modern Alman edebiyatının önde gelen yazarlarındandır.

Franz Kafka 3 Temmuz 1883 tarihinde orta sınıf bir Yahudi ailesinin ilk çocuğu olarak Prag'da dünyaya geldi. O zamanki milletler mozaiği olan Avusturya İmparatorluğuna bağlı Bohemya Krallığında yaşadı.

Kafka eserlerinde insanın gizli kalmış korkularını, burjuva yaşamının sahte aile ilişkilerini, bürokrasinin çıldırtan işleyişini gözler önüne serer. Karamsar mizacı eserlerindeki karakterleri çaresizlikle donatmıştır.

Yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, yakın arkadaşı Max Brod'a verdiği vasiyetinde tüm yazdıklarının imha edilmesini rica etmişti. Fakat Max Brod, Kafka'nın Viyana'da ölümünün ardından aksi yönde hareket ederek elindeki eserleri yayımlamaya başladı. Kafka, ölümünden sonra da olsa, dünyaca ünlü bir yazar haline geldi.

1917 yılında verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. Ömrünün son 6 haftasını sanatoryumda geçirdi ve 3 Haziran 1924 tarihinde 41 yaşında yaşama veda etti.


Vurgun yiyen bir dalgıcın iyileşmesi için, tekrar indirilmesi gereken aynı su derinliği ...

Aksuna,

Rumca bir kelimedir.
Rumca Basınçlanma.
Vurgun yiyen bir dalgıcın iyileşmesi için, tekrar indirilmesi gereken aynı su derinliği.
Su altında felce uğrayıp dışarı çıkan dalgıcın, iyileşmesi için tekrar indirilmesi gereken ayni su derinliği.


Aksona,
Bir denizcilik terimidir.
Rumca bir kelimedir. 
Rumca Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

Sanrı ...

Rab,
Birsam,
Halüsinasyon.
İng. hallucination,
Varsanı,

Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
İlişkili ve yeterli bir uyaran bulunmamasına karşın, gerçekte var olmayan şeyleri görmek, işitmek gibi, dayanaksız bir algılama.

Bir buzulun parçalanmasıyla oluşan buz kütlesi...

Serak,

Bir buzulun parçalanmasıyla oluşan buz kütlesi.
Çatlayıp, parçalanmış buzulun her an düşmeye hazır dengesiz, büyük buz kuleleridir. 
Rimaye, 
Dağ tabanından başlayan buzulu dağın yüzeyinden ayıran geniş çatlaklardır. 


Bergschrund, 
Dik bir buzul ile ondan ayrılan yatık buzul arasında kalan en büyük buzul çatlağıdır. 
Buzul olan yerde mutlaka buzul çatlakları vardır. Buzul çatlakları buz kütlesinin yamaç aşağı hareket etmesiyle oluşur. Buzul çatlakları genellikle dikleşen yerlerde, yanlarda, kıvrıldığı yerlerde ve tabanında sivri kayalıklar (Nunatak) olan yerlerde görülür. Buzun rengi siyahlaşmış ve üzeri toz kar ile kaplıysa burada çatlak olma ihtimali yüksektir. 

Icefall, 
Tek bir parçası tonlarca ağırlıkta mavi buz içeren yapıdır. 

Korniş, 
Dağ sırtlarında esen rüzgarın ters yöndeki yamacın ucunda biriktirdiği büyük, askı halinde duran sert kar yığınlarıdır.

Nunatak
Nunataq,
Inuktitut,
Buzul yüzeyi üstünde yükselen sivri kayalık tepeler.

Eski dilde küçük ve hafif balta ...

Teber,
Farsça teber,
Eskiden bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi ayça biçiminde, küçük ve hafif balta.
Kimi dervişlerin taşıdığı küçük ve hafif balta. Sapı hafiften uzun, keskisi ayca biçimlidir.


Eski dilde Meşin kesmek için kullanılan araç.
Kesme kısmı yarımay biçiminde saraç bıçağı.
Keskin kısmı düz olan ayakkabıcı bıçağı.


Yozgat yöresinde, Ağaç tepsiye Teber denir.
Ermenek ve Konya yöresinde çapa verilen isim Teber'dir.
Tenekecilikte tenekeleri birbirine geçirmek için kullanılan bir araç.

Teber, 14 ve 15. yüzyıllarda kullanılan, iki elle tutulan kutuplu silahtır. İlk örneklerine İsviçre'de rastlanmıştır. İsviçreli köylülerin bir sırık ucuna taktıkları saban demirinden yapılmış iki taraflı balta. 15-16. yüzyıllarda iyi bir piyade silahı olarak kullanılmış. Askeri silahlardaki gelişme ile kullanımı azalmış.


Orta anadoluda Çorum, Kırşehir, Nevşehir, Keskin Kırıkkale yörelerinde yaşayan kendilerine abdal diye de hitap edilen bir topluluğa teber denilmektedir. Tek geçim kaynakları düğünlerde türkü söylemektir. Hatta kendi dilleri bile vardır. Teberce denir. Bu topluluk kısa boylu,güneş altında kavrulmuş, yiğidin harman olduğu yerde yetişmiş, kesinlikle bir saz veya davula sahip olan kimselerdir.




Asyada bir ülke ...

Katar,
Qatar,
Katar Devleti
Arapça: دولة قطر, 
Devletüt Katar, 
Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan bir Basra Körfezi ülkesi. 


Tek kara sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir. Kuzeybatısında Bahreyn, batı ve güneyinde Suudi Arabistan, doğusunda Birleşik Arap Emirlikleri ve kuzeyinde İran bulunur.  

Katar, 2,15 milyon nüfusun yarısından fazlası göçmenlerden oluşur ve dünyanın en zengin ülkesidir. Katar vatandaşlarının tamamına yakını İslam dinine mensuptur. Orta doğu bir körfez ülkesidir. Yazları oldukça kurak geçer. Yaz boyunca sıcaklık ortalaması yaklaşık olarak 47 derecedir.     

1971 yılında bağımsızlığını kazanana kadar çorak arazi dışında hiçbir şeye sahip değildi. Bitki örtüsünün dahi olmadığı bu ülkede Petrol yataklarının ortaya çıkması ülkenin kaderini değiştiren en önemli etken oldu. Başlıca geçim kaynağı olan inci dalıcılığı ve balıkçılık Katar’ın daha öncesinde geçim kaynakları arasında yer alıyordu.    

Katar bir zamanlar Osmanlı toprağı olarak yer alıyordu sonrasında İngiliz mandasına giren Katar'ın en büyük ve en gelişmiş şehri ve başkenti Doha'dır.

Asya kıtasında bulunan ülkeler; 
Azerbaycan, Afganistan,
Bangladeş, Brunei, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Butan, 
Çin, 
Endonezya, Ermenistan, 
Filistin,  
Gürcistan, Güney Kore,
Hindistan,
Irak,
İran,
Japonya,
Kamboçya,  Katar,  Kazakistan, Kıbrıs, Kırgızistan,  Kuveyt, Kuzey Kore, 
Lübnan, Laos,
Maldivler, Moğolistan, Myanmar, Malezya, 
Nepal,
Özbekistan,
Pakistan, 
Rusya,
Singapur, Sri Lanka, Suriye, Sudan, Suudi Arabistan, 
Tacikistan, Tayvan, Timor Leste, Türkmenistan, Tayland, Türkiye, 
Umman,
Ürdün, 
Vietnam,
Yemen, 

Ege denizinde Yunanistan'a ait ada ...

Sisam, 
Yunanca'da Samos, Σάμος,
Yunanistan'da, Ege Denizi'nde, Dilek Yarımadası'nın karşısında bir ada. 
Bu adanın en büyük yerleşim merkezi olan şehri, merkezi bu şehir olan ve Sisam adasını, Ahikerya adasını ve bölgedeki birkaç küçük adayı kapsayan idari bölgenin adıdır. Tarihte kurulan on iki İyon kolonisinden biridir.  

Aydın ili, Kuşadası ilçesinde bulunan Dilek Yarımadası'na oldukça yakındır. Sisam Adasında antik kent, kente su taşıma amaçlı MÖ 6. yüzyıldan kalma tünel, Hera tapınağı, herkesin Türkçe konuştuğu Karaveli köyü, Yenikarlovası balıkçı kasabası vardır. Ayrıca Gümüldür'den rahatlıkla görülebilen ve Tavşan Adası'nın tam karşısındadır.  
Ayrıca Pisagor ve Aristarkus bu adada doğmuştur.

Yüzölçümüne (km2) göre en büyük Yunan adaları;
  1. Girit - Akdeniz
  2. Eğriboz - Akdeniz
  3. Midilli - Kuzey Ege Adaları
  4. Rodos - On İki Ada
  5. Sakız - Kuzey Ege Adaları
  6. Kefalonya - İyonya Adaları
  7. Korfu - İyonya Adaları
  8. Limni - Kuzey Ege Adaları
  9. Sisam - Kuzey Ege Adaları
  10. Nakşa - Kiklad Adaları
  11. Zakintos - İyonya Adaları
  12. Taşoz - Ege denizi
  13. Andros - Kiklad Adaları
  14. Lefkada - İyonya Adaları
  15. Kerpe - On İki Ada
  16. İstanköy - On İki Ada
  17. Çuha - İyonya Adaları
  18. İkarya - Kuzey Ege Adaları
  19. İskiri - Kuzey Sporad Adaları
  20. Paros - Kiklad Adaları
  21. Tinos - Kiklad Adaları
  22. Semadirek - Kuzey Ege Adaları
  23. Milos - Kiklad Adaları
  24. Kea - Kiklad Adaları
  25. Amorgos - Kiklad Adaları
  26. Kelemez - On İki Ada
  27. Aniye - Kiklad Adaları
  28. Kythnos - Kiklad Adaları
  29. İstanbulya - On İki Ada
  30. İthaka - İyonya Adaları

Yüzgeçlerinde zehirli dikenler bulunan ve eti çok beğenilen bir balık ...

Lipsos,

Yüzgeçlerinde zehirli dikenler bulunan ve eti çok beğenilen bir balık.
Lipsos balığına Adabeyi de denir. 
(Scorpaena Scrofa, Rascasse Rouge ),
Lipsos Balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1.0 m' ye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. 


Özellikle Marmara ve Ege'de çok rastlanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. 
Dikenleri çok zehirlidir. 
Dikeni batarsa diğer zehirli balıklar için alınan önlemler alınmalıdır. 

Değişik tatlar için aşağıdaki linki tıklayınız.




Olumsuz düşüncelerin insanda oluşturduğu kötü etki ...

Nosebo,

İng. Nocebo,


Olumsuz düşüncelerin insanda oluşturduğu kötü etki.
Nosebo etkisi, plasebo etkisi ile benzer durumlarda ortaya çıkar.
Plasebo etkisinin kötü ikiz kardeşidir.
Plasebo, Latince bir kelime olarak memnun etmek anlamına gelir. Nosebo ise, zarar vereceğim manasına gelir.

Plasebo etkisinde olduğu gibi, nosebo etkisi de yanlış beklentiler sebebiyle ortaya çıkar. İkisi arasındaki fark, nosebo etkisinde beklentilerin olumsuz yönde olmasıdır. İlacın kötü yan etkilere sebep olacağını düşünen hasta, tam da düşündüğü sorunlarla karşılaşır. Hastalık hastası insanlarda daha çok görülmektedir.

Nosebo etkisi psikolojide kendini gerçekleştiren kehanet kavramıyla da ilişkilendirilebilir. Nosebo etkisinde hastaya verilen ve hiçbir uyarıcı etkisi olmayan ilaçtan sonra hastaya ilacın muhtemel tehlikeli yan etkileri aktarılır. Hasta evhamlı bir yapıdaysa ve bu anlamda ciddi bir şartlanmışlık içine girer ve diğinde söz konusu kişide negatif placebo etkisi olarak nitelendirilebilir. 

Dinler yüzünden toplumlarda ve dolayısıyla tüm dünyada ortaya çıkan nefret, vahşet ve yıkım bu etkiye örnek olarak gösterilebilir. 

Afrika'da bir başkent ...

Afrika'daki Başkentler;
Abuja, Addis Ababa, Akra, Antananarivo, Asmara, 
Bamako, Bangui, Banjul, Bissau, Brazzaville, Bujumbura, 
Cezayir, Cibuti, Cuba, 
Dakar, Dodoma, 
Freetown, 
Gaborone, 
Harare, Hartum, 
Kahire, Kampala, Kigali, Kinşasa, Konakri, 
Libreville, Lilongwe, 
Lome, Luanda, Lusaka, 
Malabo, Maputo, Maseru, Mbabane, Mogadişu, Monrovia, 
Nairobi, N'Djamena, Niamey, Nuakşot, 
Ouagadougou, 
Porto-Novo, Pretoria, Rabat, 
Trablus, Tunus, 
Windhoek, 
Yamoussoukro, Yaounde.

Afrika'daki Ülkeler;

Angola, 
Batı Sahra, Benin, Botsvana, Burkina Faso, Burundi, 
Cezayir, Cibuti, 
Çad, 
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 
Ekvator Ginesi, Eritre, Etiyopya, 
Fas, Fildişi Kıyısı, 
Gabon, Gambiya, Gana, Gine, Gine-Bissau, Güney Afrika, Güney Sudan, 
Kamerun, Kenya, Kongo, 
Lesotho, Liberya, Libya, 
Madagaskar, Malavi, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, 
Namibya, Nijer, Nijerya, 
Orta Afrika Cumhuriyeti, 
Ruanda, 
Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Svaziland, 
Tanzanya, Togo, Tunus, 
Uganda, 
Zambiya, Zimbabve, 

Artvin'in Borçka ilçesinde "Beyazsu" da denen bir yayla ...

Klaskur,
Klaskur Yaylası, 
(Atanoğlu Yaylası)
Beyazsu,
Borçka ilçe sınırları içerisinde olup yayla evlerinin ilginç mimari özelliği ile dikkat çekmektedir. Bol ve köpüklü akan kaynak suyundan dolayı bu ismi almıştır.


Artvin merkezine 82, Borçka ilçesine ise 50 km uzaklıktadır.
Yayla, içerisinde yer alan gölüyle de oldukça dikkat çekiyor. 3 bin metre yükseklikteki Karçal Dağı’nın eteğinde yer alıyor.

Hakan Günday'ın bir romanı ...

Az,

Hakan Günday'ın tüm kitapları;
Az, Azil .
Daha.
Kinyas ve Kayra (2000).
Malafa.
Piç .
Zargana, Ziyan.


Hakan Günday, 
Türk yazar. 
29 Mayıs 1976 yılında Rodos adasında doğdu. Brüksel'de yaşadı. İlköğrenimini Brüksel'de tamamladı. Ankara Tevfik Fikret Lisesi'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesinde okudu.

İlk romanı Kinyas ve Kayra 2000 yılında çıktı. 
Günday İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyor. 
05.11.2020

Güney Afrika'da geleneksel şifacılara ya da büyücülere verilen ad ...

Sangoma,
Güney Afrika'da geleneksel şifacılara ya da büyücülere verilen ad.
Güney Afrika, Afrika kıtasının en kalkınmış ülkesi olmasına rağmen milyonlarca kişi tedavi görmek ya da rahatlamak için geleneksel yöntemlerle halka şifa dağıtan kişileri tercih ediyor. Bu yöntemi seçenlerin çoğu da siyahlar.

Ülkede ırk ayrımcılığına dayalı bir rejimin hüküm sürdüğü günlerde, beyaz hükümet Sangomas olarak adlandırılan şifacılarla dalga geçiyordu. Bu kişilerin lakapları, büyücü doktorlarıydı. Şifalı ot satanlar (Inyanga), sünnet uzmanları ve kahinler bu sınıfa giriyordu.

Şifacı faaliyetlerinin standartlarını yükseltmek amacıyla Güney Afrika hükümeti, bu faaliyetlerin bazılarını yasal kapsama almak istemiş ancak sonuç alamamış.

Güney Afrika geleneksel şifa uygulayıcılarının yaptıkları işler;
Toplumda, farklı sosyal ve politik rollerini yerine getirmek, kehanet, şifa, fiziksel, duygusal ve ruhsal hastalıklar, doğum ya da ölüm yönlendiren ritüelleri, kayıp sığır bularak, savaşçıları koruyan, mücadele, büyücülük ve tarih, kozmoloji, gelenek mitleri.

Distimi, Yaşam boyu süren kronik depresyon ...

Distimi,
Yaşam boyu süren kronik depresyon.
Süregiden Depresyon Bozukluğu.
Distimi, Kronik ama hafif bir depresyon türüdür. 
Şiddeti, majör depresyona göre daha hafif olmakla birlikte, uzun sürmesi, kişinin yaşamını olumsuz etkiler.


Distimik hastalar daha belirsiz bir şekilde rahatsızlıklarını yaşar ve umutsuzluk duyguları ön plandadır. Tüm bunlarla birlikte sosyal ortamlardan çekilme, mesleki işlevsellikte bozulmalar da söz konusudur. 

Distimi, hafif derecede depresyon belirtilerinin en az iki yıl süresince, arada düzelme dönemleri olmaksızın devamlı olması olarak tanımlanabilir. Distimi, ilaç tedavisi ve psikoterapiyle tedavi edilebilir. Antidepresan grubu ilaçlar bu hastalıkta oldukça iyi etki gösterir.

Yoğurt üzerine çalışmalarıyla ünlü Bulgar bilim adamı, doktor ve mikrobiyolog ...

Stamen Grigorov,
Dr. Stamen Grigorov,
(1878-1945), 
Bulgar Araştırmacı.
Doktor ve mikrobiyolog.
Yoğurt yapımında kullanılan Lactobacillus bulgaricus basilini keşfetti.
1878 yılında Tryn iline bağlı Studen Izvor köyünde doğdu.


Sofya'daki prestijli First Youth Gymnasium' u bitirdi. 
Fransa, Montpellier'de Doğa Bilimleri Enstitüsünde biyoloji okudu. 
Cenevre'de (İsviçre) tıp alanında doktora tezini savundu. 
Genç doktor Stamen Grigorov, dünyaca ünlü bakteriyolog Profesör Leon Masolla'nın baş asistanı olarak çalıştı.

1905 yılında Bulgar yoğurdu üzerinde sistematik bir çalışmadan sonra, kendi adını taşıyan fermente edici bakterileri izole etti. Bu keşif, Cenevre Üniversitesi ve Louis Pasteur Enstitüsü'nden bir fahri diploma ve ödül kazandırdı. Bir hastanede bölge ve başhekim olarak çalıştığı Bulgaristan'a döner. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı sırasında kolera ile mücadeledeki çalışmaları ona Askeri Haç ve Altın Kızılhaç ödüllerini kazandırdı. 1935 yılında Roma'daki Carlo Forlanini Enstitüsü'nde kullanılan anti-tüberküloz aşısını geliştirdi.

1905 yılında Dr. Grigorov ilk olarak mikroskop altında Bacillus A adını verdiği bir laktik asit basili keşfetti ve izole etti. Daha sonra, bilim adamları bu mikroorganizmaya Bulgar laktik asit bakterileri adını verdi.  Bir süre sonra mikroorganizma Lactobacillus bulgaricus adını aldı ve şimdi resmi adı Lactobacillus delbureckii subsp. bulgaricus Grigoroff 1905 . 

Grigorov 27 Ekim 1945'te 67. doğum gününde öldü.

Hafıza, bellek ...

Anak,
Hafıza,
Bellek,
Andaç.
Arapça hafıza, (ﺣﺎﻓﻈﻪ) 
İdrak edilen, algılanan, öğrenilen şeyleri zihinde tutma ve hatırlama hassası, bellek.
Bilgisayar, telefon, otomatik kumanda merkezleri gibi aletlerde bilgi ve emirlerin depolandığı kısım.
Ezberleme yeteneği.
Hıfz etme (ezberleme) ve hatırda tutma kuvveti. 
His organları ile duyulmayan fakat duyulanlardan çıkarılan manaları saklayan manevi duygu merkezlerinden biri.
Muhafaza eden. 
Ezberleme kuvvesi. 
Kuvve-i hafıza.
Arapça, 
Bellek. 
Hatırlama kabiliyeti.

En çabuk, en hızlı ...

Esra,
En çabuk, en hızlı.
Pek çabuk. 
Karanlıkta yol gösteren kimse.
Esra ismi Arapça kökenli bir isimdir.

Arapça esra, (ﺍﺳﺮﻉ)
Arapça, esra kelimesi, surat, acele etmek, çabuk olmak anlamından türetilmiş. 
Çok (daha, en, pek) seri, çok çabuk.
Genel itibari ile benimsenen anlamı, çabuk, hızlı, yol gösterici, karanlıkta yol gösteren kimsedir. Karanlıkta yol gösteren kimse anlam, isra suresinde isminin geçmesiyle değerlendirilmektedir. 

Kokulu ve beyaz çiçekler açan bir ağaççık ...

Osmantus,

Gardenya,
Ful,
Arap Yasemini de denilen de güzel kokulu çiçekler açan bir ağaççık.
Kokulu ve beyaz çiçekler açan bir ağaççık.


Eflatun, beyaz, kokulu çiçekler açan bir ağaç, Leylak

Öğreti ...

Doktrin,
Öğreti,
Meslek,
Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin.  
Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.
Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. 
Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.

Kınama, ayıplama ...

Muaheze,
Arapça, 
Muaheze, مؤاخذه 
Kınamak işi, ayıplama, 
Takbih.
Azarlama. 
Çıkışma. 
Darılma. 
Alay eder tarzda karşısındakini küçümseme. 
Tenkid.
Sorgulama, hesaba çekme.
Azarlama, paylama, çıkışma, tenkit.
Ayıplama, kınama.
Azarlama, darılma, paylama, cezalandırma.
Sorgulama, azarlama.
Çıkışma, azarlama, paylama.
Sorgulama.

Klişe, Basmakalıp söz ya da görüş ...

Klişe,
Fransızca cliché 
Basmakalıp söz ya da görüş.
Basmakalıp (söz, görüş vb.) 

Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha.
Mecaz anlamda klişe, basmakalıp (söz, görüş vb.)

Sanı, şüphe ...

Şek,
Arapça, şekk, (ﺷّﻚ) 
Şüphe, zan
Sanı,
Şüphe, Şübhe.


Kaba bir güldürü türü ....

Fars,
Kaba bir güldürü türü.
Kaba bir komedi türü.

Komedi, 
Kadal, 
Fars, 
Mudhike.
Güldürü.

Burlesk,
Sanatta kaba güldürüye dayanan tür.

Basit güldürme unsurlarından faydalanan ve az sayıda kişilerle temsil edilen komedilere fars denir. Yer yer şarkılarla süslenir. Fars türü komedilere daha çok orta çağda rastlanır.  

Rufailik tarikatının kollarından biri. ..

Sadiye,
Sadiyye,
İsaviye,
İsaviyye,
Rufailikten türeyen bir islam tarikatı.
Rufailik tarikatının kollarından biri.
Rufaiyye ya da Rifaiyye ( رفاعية ‎),
Kurucusu Ahmet Rıfaiye nispet edilen tarikat Tarikatın kurucusu Ahmet Rıfai, Irak'ta Basra ile Vasıt arasında yer alan Bataih bölgesinde doğmuş olduğundan Bataihi denir. 


Ahmed Rıfai, Şafii olup, bu topluluğa Rıfailer denir. Aynı zamanda onlara Ahmediler ve Bataihiler de denilmektedir.

Seyyid Ahmet Rufai, Muhammed'in elini öpünce, müridleri de bu nimetten istifade etmek istemişler, ancak bu durum gerçekleşmeyince üzülmüşler ve ellerine geçirdikleri tahta parçası, bıçak ve demirle vücutlarına vurmaya başlamışlar. Bir kısmı da ateşle vücudunu dağlamaya çalışmış. Şeyh çadıra girince bu durumu görmüş ve hayret etmiş. Bunun üzerine şöyle dua etmiş. Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle! Bu durum tarikat mensublarında baki kalmıştır. Bu olaya Bürhan denilir. 


Tarikat,
(İng. Order, tariqa, dervish order, tariqat ).
Tarikatlar, 
Tavarık.
Arapça Tarik, yol demektir. Tarikat da yol demektir. Allah' a giden yoldur. Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı' ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her birine tarikat denir. 

Tarikat bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, Tanrıya ulaşma, yollarından herbiridir. Tasavvufa dayalı ve kimisi eski dinlerin kalıntılarını yaşatan, kimisi de şeriatın pek sert ve bencil yargılarını yumuşatmak gerekçesiyle oluşan türlü İslam öğretilerine verilen addır. Tarikatlarda istekli olanlara mürid deniliyor. Mürid isteyen demek, istekli demektir. 

1919-2016 yılları arasında yaşamış "Bir Gün Tek Başına, Mavi Karanlık, Tek Kişilik Ölüm, Bitti Bitti Bitmedi" adlı romanlarıyla tanınmış Türk edebiyatının çınarı olarak anılan yazar...

Vedat Türkali,
Asıl adı Abdülkadir Pirhasan.
D. 
13 Mayıs 1919 Samsun
Ö. 29 Agustos 2016 Yalova
Asıl adı Abdülkadir Pirhasan 13 Mayıs 1919’da Samsun’da doğdu.
Samsun Lisesi’ni bitirdi.


1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Merih Pirhasan’la evlendi. Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951 yılında eşitlik, özgürlük ve demokrasi için vermiş olduğu mücadele için tutuklandı. Mahkeme 9 yıl ceza verdi ve 7 yıl hapiste kaldıktan sonra koşullu olarak serbest kaldı.

Rıfat Ilgaz ile Gar Yayınlarını kurdu. 1960 yılında Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başladı. 1965 yılında Karanlıkta Uyananlar filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı. 

Romanları;
Bir Gün Tek Başına, 
Mavi Karanlık, 
Tek Kişilik Ölüm, 
Güven, 
Yeşilçam Dedikleri Türkiye, 
Kayıp Romanlar, 
Yalancı Tanıklar Kahvesi, 
Bitti Bitti Bitmedi 

1974 yılında Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda birincilik ödülünü aldı, 
1976 yılında Orhan Kemal Roman Armağanını kazandı. 
2016 yılında Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü’ne layık görüldü.

29 Agustos 2016 tarihinde Yalova Devlet Hastanesi’nde çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Ünlü edebiyatçı, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda eşi Merih Pirhasan’ın yanına defnedildi.

İnsan ve toplum gerçeklerini yansıttığı yapıtlarıyla tanınan fotoğraf sanatçımız ...

İsa Çelik,
(d. 1944, Gülnar-Mersin),
İnsan ve toplum gerçeklerini yansıttığı yapıtlarıyla tanınan fotoğraf sanatçımız. 
Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu (FIAP)'ın "Artist of FIAP ” unvanına sahip Türk fotoğrafçı. 
1958 yılında fotoğraf çekmeye başladı. 1970 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, İşletme İktisadı bölümünü bitirdi. 


İlk kişisel sergisi, İnsan'ı 1973 yılında açtı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok sergi, yarışma ve bienalde fotoğrafları sergilendi. 
Ulusal ve uluslararası fotoğraf yarışmalarında değerlendirme kurulu üyeliği yaptı.

Ağırlıklı olarak Anadolu uygarlıkları ve portre fotoğrafları çekti. Özellikle çocuk fotoğrafları çekti ve  masallar yazdı. Afiş, poster, kitap, plak, kaset ve CD kapakları tasarladı, çizgi film çalışmaları yaptı.

Mehmet Aydın’ın 1987 yılı yapımı Küçüğüm'ün adlı sinema filminde oynadı. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Adana Altın Koza Film Festivali ve Ankara Film Festivali Seçici Kurul Üyelikleri yaptı. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde ve İstanbul Kültür Üniversitesi'nde Temel Fotoğrafçılık dersleri verdi. 2008 yılında ellinci sanat yılı çeşitli etkinliklerle kutlandı.

İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği İFSAK'ın onur üyesidir.
(04.11.2020)

Antalya'ya özgü tahin ve sarımsakla yapılan bir tür meze ...

Hibeş,
Antalya'ya özgü tahin ve sarımsakla yapılan bir tür meze.
Antalya yöresine ait bir mezedir.
Hibeş, Antalya'ya özgü, tahin, limon, sarımsak ve kimyon ile yapılan bir meze.




Malzemeler;
  • 1 su bardağı tahin,
  • 2 limon suyu, 
  • Yarım kahve fincanı zeytinyağı, 
  • 2 kahve kaşığı kimyon, 
  • 3 diş sarımsak 
  • 1 kahve kaşığı tuz 
  • 1 kahve kaşığı acı kırmızı biber 
Yapılışı;
Tahin, dövülmüş sarımsak, kimyon, biber derin bir kaseye konup karıştırılır. Azar azar limon suyu, zeytinyağı ve sonra da tuz ilave edilir. Hibeş koyu bir hal alınca ılık su yavaş yavaş eklenerek karıştırılır. Böylece hardal kıvamı elde edilmeye çalışılır. Tahinin yağı hibeşin üzerinde yüzmememelidir. Damak zevkinize göre daha fazla sarımsak, limon ve acı pul biber konabilir. Tabağa alınıp kalan zeytinyağı üzerine gezdirilir. Turşu, zeytin v.s. ile süslenir.
Not: Karışımın sertleşmemesi için tuz en son konur.


Japonlar' ın ulusal dini şintoizm' in en büyük tanrıçası ...

Amaterasu,
Amaterasu (天照?), 
Japonca: parlak gök, 
Önemli şinto tanrıçası. 
Japon imparatorluk ailesi bu Güneş tanrıçasının soyundan geldiğini öne sürer. Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur. 
Mitolojide, erkek kardeşi Susanoo'ya kızıp bir mağaraya saklandığı ve dünyayı karanlığa boğduğu anlatılır. Japonya'nın en önemli şinto tapınağı İse'de bu tanrıçaya tapınılır.
Japon mitolojisi'nde cennetin yöneticisi güneş tanrıçası. 
Adı, cennette ışıldayan - gökyüzünü aydınlatan anlamlarını taşır. İzanagi'nin kızıdır. 


Japon imparator ailesinin soyunun ondan geldiğine inanılır. Japonların ulusal dini Şintoizm'de birbirine eşit güçte olan tanrıların üstünde bulunan tek tanrıdır. 

Bu dinin en büyük rahibi de japon imparatorudur, bu yüzden imparatora güneşin oğlu denir. Japon inançlarına göre imparator siyasal yetkilerini tanrıça Amaterasu'dan miras yoluyla almıştır. 

Amaterasu dünya düzenini kurması için torunu Ninighi No Mikoto'yu yeryüzüne göndermiştir. İlk Japon imparatoru Jimmu Tenno'nun bu torunun soyundan türediğine inanılır.

Kent ...

Şar,
Site,
Şehir,
Kent.
Türkçe: şehir, 
İngilizce: city, 
Almanca: Stadt 
Fransızca: ville, 

Sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun, yerleşme, barınma, gidiş-geliş, çalışma, dinlenme, eğlenme gibi gereksinmelerinin karşılandığı, pek az kimsenin tarımsal uğraşılarda bulunduğu, köylere bakarak nüfus yönünden daha yoğun olan ve küçük komşuluk birimlerinden oluşan yerleşme birimidir. 

Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeğidir kent.

Devinim izlenimi uyandıran optik etkilerin ağır bastığı geometrik soyut sanat türü ...

Opart,
Op art,
Optik yanılsamaları kullanarak resim yüzeyi üzerinde hareket izlenimi oluşturmaktadır.
Devinim izlenimi uyandıran optik etkilerin ağır bastığı resim akımı.
Devinim izlenimi uyandıran optik etkilerin ağır bastığı geometrik soyut sanat türü.
Optik yanılsamayı ön plana tutan geometrik soyut sanat türü.

20. yüzyılın soyut sanat akımlarından olan Op Art 1960’lı yıllarda Avrupa’da ortaya çıkarak uluslararası sanat ortamında yaygınlaşmıştır. Sanatın temel özelliği, iki boyutlu bir yüzeyde üç boyut etkisi yaparak algıda yanılgılar yaratmasıdır. Op Art genellikle resimlerin etrafında hareket ederek keşfedilebilen ve harekete geçirebilen optik etkiler üzerine tasarlanmıştır. Cetvel, gönye ve pergel kullanımının çizim için büyük önem arz etmiş olması ise bu biçimleme sanatını bilimle buluşturmuştur. Op Art, geometri ve matematiği estetikle birleştiren ve soyut resim alanı içinden türeyen; video, grafik, heykel ve moda gibi sanatsal alanların bünyesinde kendini geliştirmeye devam etmiştir.


Atıfet, Merhamet, acıma, esirgeme, şefkat ...

Atıfet,
Merhamet, acıma, esirgeme, şefkat.
Arapça Aṭifet, Eski dilde, İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet.  
Eski dilde, Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.

Atıfet  (ﻋﺎﻃﻔﺖ),
Arapça, Atifet, meyletmek, şefkat göstermek anlamındaki aṭf  kelimesinden türetilmiştir.
Karşılık beklemeden verme, ihsan etme, cömertlik, kerem.
Merhamet, acıma, esirgeme, şefkat.

Sinemanın kült filmlerinden olan James Bond serisinde, en çok başrolde oynayan İskoç oyuncu ...

Sean Connery,
Sir Thomas Sean Connery.
007 James Bond.
Şövalye,
(d. 25 Ağustos 1930; Edinburgh, İskoçya - ö. 30 Ekim 2020; Nassau, Bahamalar),
İskoç oyuncu ve yapımcı.

En çok James Bond'u canlandırmasıyla tanınır.
1988 yılında Dokunulmazlar'daki İrlandalı polis rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar aldı.

2000 yılında Holyrood Sarayı'nda Kraliçe tarafından şövalye ilan edildi.

Sean Connery, genç yaşlarda sütçülük yapmaya başladı. Sonra Kraliyet Donanması’na karıldı. Connery askerden terhis edildi. Donanmadan ayrıldıktan sonra pek çok farklı işte çalıştı. 1951 yılında, King’s Theatre adlı tiyatroda sahne arkasında çalışmaya başladı. Burada sergilenen oyunlarda rol alarak oyunculuk kariyerine ilk adımı attı.

Gençlik yıllarında vücut geliştirme sporu ile uğraşan ve 1950 yılında Mr. Universe yarışmasını kazanan Connery, ayrıca Bonnyrigg Rose takımının gençler kadrosunda da top koşturdu.

Sean Connery profesyonel olarak ilk kez 1958 yılında "Another Time, Another Place” isimli filmde rol aldı. Filmin çekimi sırasında başrol oyuncusu Lana Turner’ın erkek arkadaşı ganster Johnny Stompanato’nun silahlı saldırısına uğrayan Connery, saldırganı etkisiz hale getirmeyi başardı ve Stompanato’nun sete girmesi yasaklandı.

Sean Connery, 1962 yılından sonra sinemanın kült filmlerinden olan James Bond serisinde, başrolde oynadı. Serinin ilk 5 filmi olan Dr No, From Russia with Love, Goldfinger, Thunderball ve You Only Live Twice’da filmlerinde gizli ajan 007 James Bond’u canlandıran Connery, bir süre için bu karakteri canlandırmaya ara verdi. 1971 yılında çekilen Diamonds Are Forever için tekrar seriye geri döndü. 1983 yılında ise serinin Never Say Ever Again filminde rol alarak 007 Bond, James Bond serisini bitirdi.

Diğer filmlerinden bazıları;
Murder on the Orient Express,
Marnie,
Gülün Adı,
Highlander,
The Untouchables,
Indiana Jones and the Last Crusade.

Connery, “The Untouchables” filmiyle “En İyi Yardımcı Aktör Oscarı” nı kazandı. Ayrıca Gülün Adı filmiyle de BAFTA ödülü kazandı. Sean Connery, 8 Haziran 2006 tarihinde gerçekleşen ödül töreninde American Film Institute’den ömürboyu başarı ödülü kazanmasının ardından sinemadan emekli olduğunu açıklamıştı.

Ünlü aktör, 30 Ekim 2020 tarihinde, 90 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Atelofobi, Mükemmel olamamaktan duyulan aşırı korku ...

Atelofobi,
Atelophobia,
Mükemmel olamamaktan korkma.
Mükemmel olamamaktan duyulan aşırı korku.
Toplumun bireylerde kendilerine hata yapma şansı vermeyen bir düşünce yapısı geliştirmekte ve mükemmel olamamaktan dolayı korkma fobisi oluşturmaktadır.  Bireylerin kusurlu olmaktan korktuğu fobidir.


Atelofobiyada korkulan unsur, bireyin kişisel bir özelliği olduğundan, bu tür bir fobinin türü, çok sayıda olumsuz sonuçtur. Spesifik nesneler veya durumlardan oluşan fobilerden farklı olarak diğer fobilerin aksine, bu fobide korkulan öğenin kusurun öznel yorumları olmasıdır. Bunun sonucunda atölyefobi, diğer psikopatolojik hastalık türlerinden teşhis ve ayrılması zor bir akıl hastalığı olabilir.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ