Azteklerin yağmur tanrısı ...

Tlaloc,
Azteklerin yağmur tanrısı.
Nahuatl dilinde Tomurcuk Verdiren. 
Yağmur tanrısı. 
Tlaloc, iri, yuvarlak gözlü ve uzun azı dişli bir maske takmış olarak betimlenmiş. Mayaların taptığı yağmur tanrısı Chac’la büyük benzerlikler taşır. Aztek uygarlığında bütün Meksika’ya  Tlaloc kültü yayılmıştı.


Kahin takvimlerinde Tlaloc günlerin sekizinci hükümdarı ve gecelerin dokuzuncu efendisi olarak yer alırdı. 

Aztek Tanrılarından Bazıları;
Acolmiztli: Yeraltı Tanrısı.
Amimitl: Göl tanrısı.
Atl: Su tanrısı.
Atlatonin: Aztek Mitolojisinde Ana Tanrıça.
Centeotl: Mısır, mahsul tanrısı.
Huitzilopochtli: Yıldızların tanrısı.
Ciucoatl: Toprak tanrıçası.
Ehecatl: Rüzgarlar Tanrısı.
Itzli: Taş, bıçak ve kurban tanrısı.
Metztli: Ay tanrısı.
Opochtli: Balıkçılık, avcılık ve kuş gözlemciliği tanrısı.
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.
Paynal: Haberci tanrı.
Teteoinnan: Tanrıların annesi
Tlaloc: Yağmur, tarım, yangın ve ruh tanrısı.
Tlazolteotl: Seks tanrıçası.
Tonatiuh: Güneş ve savaşçı Aztek tanrısı.

Gördüklerini "Seyahatname" adlı eserinde toplamış, 17. yüzyılın önde gelen gezgini ...

Evliya Çelebi,

Arapça, ( اوليا چلبي), 
D. 25 Mart 1611, İstanbul - Ö. 1685 
XVII. yüzyılın önemli Osmanlı gezginidir.  
Elli yıl süren Avrupa, Batı Asya ve Mısır topraklarını gezmiş. 70 yaşına kadar süren 42 yıllık gezisi esnasında gördüklerini Seyahatname adlı 10 ciltlik eserinde yayınlamıştır. 
Evliya Çelebi, Kütahyalı olup, İstanbulun fethinden sonra İstanbul'a yerleşmiş. 
Halen Evliya Çelebi'nin Kütahya'daki evi müze olarak kullanılmaktadır.
Macaristan'da Eger (Eğri) kentinde 2014 yılında Evliya Çelebi anıtı yapılmıştır.


Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan çok ünlü bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmıştır. 42 yıl boyunca yaptığı seyahatleri 10 cilt olan Seyahatname eserinde ele almıştır. 
Bu seyahatler tarihleri ve kitabındaki cilt numarası sırasıyla şunlardır:

1630 - İstanbul ve çevresi
1640 - Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Azerbaycan
1640 - Suriye, Filistin, Ermenistan ve Rumeli
1655 - Doğu Anadolu, Irak, ve İran
1656 - Rusya ve Balkanlar
1663/1664 - Macaristan'da askeri seferler
1664 - Avusturya, Kırım, ve ikinci kez Kafkaslar
1667-1670 - Yunanistan ve ikinci kez Kırım ve ikinci kez Rumeli
1671 - Hac için Hicaz, Mekke ve Medine
1672 - Mısır ve Sudan

Unesco tarafından doğumunun 400. yılı münasebetiyle 2011 yılı, Evliya Çelebi yılı ilan edilmiştir.

Şolmogra, Eskiden cüzzam tedavisinde kullanılan bitkisel bir yağ ...

Şolmogra,

Şolmogra yağı,
Eskiden cüzzam tedavisinde kullanılan bitkisel bir yağ.
Orta Çağ’da bazı Avrupalı din adamları cüzzam hastalarının toplandığı kent dışında onlara barınaklar yaptı. Bu barınaklarda cüzzamlı olan kişiler kalmak zorundaydı. Cüzzam hastalarına bu barınaklarda hiçbir tedavi  uygulanmadı.  

Mısır, Yunanistan ve Çin’ de ise cüzzamı tedavi etmeye çalışan doktorlar vardı. Hastaları köpek veya koyun kanı içirilerek ya da kan banyosu ile tedavi etmeye  çalıştılar. Ayrıca tedavide, akrep veya kobra yılanı zehri, arsenik, cıva kullanıldı.  Bazı hastalarda ise arıların sokması yoluyla tedaviyi denediler. Ama etkili olan ilk ilaç şolmogra   yağı denilen bir bitkisel yağ oldu. Hindistan ve Burma’da yetişen bir ağacın fıstığa benzeyen meyvesinin yağı enjeksiyonla veya ağızdan verilerek bazı hastalar tedavi edildi. Ancak bu yağ,  hastalarda bazı yan etkilere neden oldu. Daha sonra o yağdan izole edilen bir organik asidin etken madde olduğu anlaşıldı ve hastalar bu ilaçla tedavi edildi.

Cüzzam tedavisinde kullanılan şolmogra adlı yağ kalav denilen bir ağaçtan elde edilirdi. 


İkizler burcunun eski adı ...

Cevza,

İkizler,
Eski dilde, cevza.
Arapça cevza, (ﺟﻮﺯﺍﺀ)
Burcu-ı dü-Peyker,

Arapça cevza, ikizler burcu demektir.
Cevza, Arapça İkizler demektir.
Cevza, ikizler burcu, yücelik ve yükseklikle anılır.

Burçlar on iki adettir. Bunların altısı kuzeyde, altısı da güneydedir. Gök bilimciler yıldız kümelerini, her ayda ve mevsimde göründükleri şekillere göre isimlendirmişlerdir. 

Burçlar;
Koç-Hamel, (bere-i felek, burc-ı bere) 21 Mart-19 Nisan.
Boğa-Sevr, (Burc-ı Süreyya, Burc-ı Gav) 20 Nisan-20 Mayıs.  
İkizler-Cevza, (Burcu-ı dü-peyker) 21 Mayıs-21 Haziran.  
Yengeç-Seretan, (Burc-ı harçeng, burc-ı hilal ) 22 Haziran-22 Temmuz.  
Aslan-Esed, (Burc-ı Şir ) 23 Temmuz-22 Ağustos.  
Başak-Sünbüle, (Azra, Burc-ı huşe) 23 Ağustos-22 Eylül.  
Terazi-Mizan, (Zühre) 23 Eylül-23 Ekim.  
Akrep, (Kej-dum-ı felek) 24 Ekim-21 Kasım.  
Yay-Kavs, (Burc-u Keman, Han-ı Keman) 22 Kasım-21 Aralık.  
Oğlak-Cedi, (Burc-ı büzgale, Burc-ı büz) 22 Aralık-19 Ocak  
Kova-Delv, (Delvı si-pihr, Sakibül-ma) 20 Ocak-18 Şubat.  
Balık-Hut, (Burc-i mahi, Hut-i felek) 19 Şubat-20 Mart.

Nutuk, Söylev ...

Diskur,
Fransızca discours, 
İngilizce, speech,
Almanca Rede.
Söylev, 
Nutuk.
Arapça, Nutk, (ﻧﻄﻖ)
Arapça, nutk, Söz, konuşma, kelam.
Söz söyleme hassası, söyleme yeteneği.
Dinleyenleri belli bir düşünce ve duygu etrafında toplamak ve ikna etmek maksadıyle bir kalabalığa karşı yapılan güzel ve etkili konuşma, söylev, hitabe.
Hitabe,
Söylem.

Nutuk (1927), Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Cumhuriyet Halk Fırkası umumi reisi olan Gazi Mustafa Kemal'in 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde, 1919 yılından 1927 yılına kadar kendisinin ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetlediği konuşmasının metnidir. Halen yol gösterici bir eser olarak okunmakta ve başvurulmaktadır.

Yalova ilinde bir şelale...

Üvezpınar,
Sudüşen,
Yalova ilinde bir şelale.
Termal İlçesi Üvezpınar Köyü’nden 7 km uzaklıktadır. Üvezpınar Köyü, Yalova’nın Termal ilçesindedir. Üvezpınar köyünü geçtikten sonra dağlara doğru yedi kilometre kadar daha giderseniz Sudüşen Şelalesi’ne varmış olursunuz.

Sudüşen şelalesi, Nacaklı Deresi üzerindedir. Samanlı Dağları’nın eteğindeki Haydariye köyü ile Üvezpınar arasındaki vadiyi süsleyen dere yatağında, Sudüşen’den başka irili ufaklı birçok şelale de vardır.

Giresun yöresine özgü bir tür beyaz peynir. ..

Tecen,
Tecen Peyniri,
Peynirin yapımında inek sütü kullanılır. Sütü sağdıktan sonra pisliklerinden arındırmak için süzülür. Sitil sıcaklığını kaybetmeden çiğ olarak içerisine ticari peynir mayasından konur. Yoğurt kıvamına gelinceye kadar yaklaşık 1,5-2 saat bekletiriz. 

Yoğurt kıvamına gelen peyniri, temiz bir bezden süzeriz. Tekrar bir bez torbanın içine koyarız. Peynir suyunun tamamen ayrışması için üzerine bir ağırlık koyarız. Suyu geçmiş peyniri, torbadan çıkararak dikdörtgen şeklinde keserek, daha önceden kaynatılıp soğutulmuş tuzlu suya bırakırız. Tüketilinceye kadar tuzlu suda kalır.

Giresun yöresine özgü peynirler;
Keş, Çökelek; Ayranın kestirilmesiyle yapılan kurutulmuş kalıp çökelek türü. Çorba ve yemeklerde kullanılır. Giresun'un Yağlıdere ve çevresinde çeşitli şekillerde kurutulmuş, kurutlara verilen addır.

Pesküteni; Üretilen torba yoğurdu süzülür. Daha sonra bu süzülmüş torba yoğurdu tuzlanarak tüketilir. Kurutun tazesidir.

İmansız Peynir; Yağsız inek sütünden yapılan beyaz peynirdir. Tuzlanmaz. 

Torba peyniri (Tirebolu); Yağlı ve yağsız inek sütünden yapılır. Eritilince dil peyniri gibi uzar.


Yağlıdere küflü (yeşil küflü) tulum peyniri; Yağlı koyun sütünden yapılan peynir, gerçek deri tuluma basılır. Soğuk hava depolarında olgunlaştırılır. Daha sonra sıcak bir yere alınan tulumların ağızları açılarak peynir küflendirilir. 

Acı Peynir; Taze koyun peynirinden yapılan peynir, plastik çuvallarda süzdürülür. Serin bir yerde bekletilirken acılaşan peynir bir kaç gün sonra ufalanarak bidonlara basılır.

Küp peyniri; Giresun’un Şebinkarahisar yöresine özgü olup doğal yollardan yapılan ve küplere konularak toprak altında saklanır.

Bir içki adı ...

Arak,
Diğer içki adları;
Arak, Ürdün, Bali,
Akevitt, Norveç
Akvavit, Danimarka
Aguardiente (Guaro), Kolombiya

Beçerovka, Çek Cumhuriyeti
Brennivin, İzlanda
Bourbon, ABD

Cachaca, Brezilya
Caesar, Kanada
Canelazo, Ekvator
Chapalo, Nijer
Chibuku, Zimbabve
Cin, İngiltere

Fernet, Arjantin

Grappa, İtalya
Guaro, Kosta Rika
Guinness, İrlanda

Horilka, Ukrayna

Jenever, Belçika
Jinmen Gaoliang, Tayvan

Kilimanjaro Lager, Tanzanya
Koskenkorva Viina, Finlandiya
Kumis, Moğolistan

Mama Juana, Dominik Cumhuriyeti
Maotai (Moutai), Çin
Mastika, Makedonya
Mojito, Küba

Nsafufuo, Gana
Nihonshu, Japonya

Pastis, Fransa
Pisco, Peru
Pitorro, Porto Riko
Porto şarabı, Portekiz

Rakı, Türkiye
Rakia, Hırvatistan 
Rakshi, Nepal
Riga Kara Balsam, Letonya
Rom, Jamaika
Rom Barbancourt, Haiti

Sang som Rum, Tayland
Sangria,İspanya
Sapan, Singapur
Seco Herrerano, Panama
Schnapps, Avusturya
Singani, Bolivya
Slivovitz, Sırbistan
Soju, Kore
Sombai, Kamboçya

Tej, Etiyopya
Tekila, Meksika
Tuba, Filipinler
Tuica, Romanya

Unicum, Macaristan
Uzo, Yunanistan

Vana Tallinn, Estonya
Viski, İskoçya
Votka, Rusya

Waragi, Uganda

Gülgiller familyasından, bir tür yabani armut ...

Alıç,

(Crataegus Monogyna, Crataegus Oxycantha)
İngilizce, Hawthorne
Diğer isimleri;
Aluç, Akdiken, 
Barut ağacı,  Beyaz diken, 
Ekşi muşmula, Erderan, 
Geyikdikeni, Geviş, Gırgat, Haziran, 
Kalp gülü, Kuş yemişi, Koca karı yemişi, 
Öküz göbeği, 
Panta,
Sürsülük, 
Yemişen, 


Yabani armut.
Armut(Pirus communis)
Frasça, Amrud, Emrud,
Trabzon'da Apid denir. 
Yaban armuduna Ahlat (Rumca) denir.

Anavatanı, Avrupa, Kuzey Amerika ve Kuzey Asya'dır. Ülkemizde dağlık,  kayalık ve taşlık alanlarda, akarsulara yakın yerlerde, ormanlık bölgelerde yetişir. Alıç, gülgiller familyasından olup meyveleri 6 ila 10 milimetre çapındadır. Ağaç uzunluğu ise 10 metreye kadar ulaşabilmekte ve 200 yıla kadar yaşayabilmektedir.

Halk arasında sakinleştirici, spazm giderici, idrar söktürücü ve kabızlığa karşı kullanılıyor. Doğu Anadolu’da meyvelerinin dekoksiyon şeklinde kaynatılıp süzülerek hazırlanan çayı veya meyveleri doğrudan yenerek sedatif ve antispazmodik etkisinden dolayı halk arasında kullanılır.

Kırgızistan'ın simge anıtlarından olan ipek yolu üzerindeki kule ...

Burana,
Burana Kulesi.
İpek Yolu üzerinde bulunan Burana Kalesi, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek'ten yaklaşık 85 km uzaklıktaki Tokmok şehrindedir. Burana kulesi ve etrafı bir açıkhava müzesidir. Karahanlı' ların başkenti olan Balasagun'dadır. Karahanlılar döneminde hem minare, hem de gözetleme kulesi görevi görmüştür.  

IX. yüzyıl sonlarında 45 m. olarak inşa edilmiş. Ancak kule, XV. yüzyıldaki bir depremde 25 m. düşmüş. Burana Kulesi, Tanrı Dağları ve Yeşil Çu Vadisinde geçmiş devirlerin en önemli ticaret yollarından İpek Yolu üzerindedir. Geometrik desenlerle mükemmel bir işçilik ürünü ve güzel süslemeler bulunuyor.

Burana Kulesi içindeki dolambaçlı merdiven, dik ve sargı tipinde olup ziyaretçilerin tepeye tırmanmalarını sağlıyor. Türbeler, kale temelleri ve mezar işaretleri dahil olmak üzere tüm alan müze olarak çalışmaktadır. Bölgede ve çevresinde bulunan eserlerin yanı sıra tarihi bilgiler içeren küçük bir bina da hizmet vermektedir.

İskandinav mitolojisinde bir tanrı ...

Thor,
İskandinav mitolojisinde Tanrılar;
Aesir (Tanrılar): 
Andhrimnir, Balder, Bor, Bragi, Buri, Dagr, Delling, Forseti, Heimdall, Hermod, Hod, Hoenir, Kvasir, Lodur, Loki, Modi ve Magni, Od, Odin, Rig, Thor, Tyr, Ull, Vali, Ve, Vidar, Vili
Asynjur (Tanrıçalar): 
Bil, Eir, Frigg, Gna, Hlin, Idunn, Jord, Lofn, Nanna, Nott, Saga, Sif, Sigyn, Sjofn, Snotra, Sol, Syn, Var, Vor, Trud, Hel

Vanir (Tanrılar ve Tanrıçalar) : 
Freyr, Freyja, Gullveig, Nerthus, Njord

Nornlar (Yazgılar):
 
Urd, Verdandi, Skuld
Valkürler
Brynhildr, Gondul, Gunnr, Hild, Hladgunnr, Rota, Skuld, Sigrdrifa, Sigru, Skogul, Svava, Trud

Elf (Alfar)
Beyla, Byggvir, Dokkalfar, Svartalfar, Volund

Devler

Aegir, Angrboda, Baugi, Beli, Bergelmir, Bestla, Billing, Bolthorn, Byleist, Elli, Faárbauti, Fenja, Fjalar, Fornjot, Geirrod, Gerd, Gjalp ve Greip, Gilling, Grid, Gunnlod, Gymir, Hel, Hrym, Hraesvelgr, Hrod, Hrungnir, Hymir, Hyndla, Hyrrokkin, Jarnsaxa, Kari, Laufey, Loki, Mani, Menja, Modgunn, Mundilfari, Muspel, Mokkurkalfi, Narfi, Olvaldi, Ragnhild, Ran, Rind, Skadi, Snaer, Suttung, Surtr, Thokk, Tjazi, Trivaldi, Trudgelmir, Trymr, Utgardaloki, Vaftrudnir, Ymir.

Cüce
Alviss, Andvari, Berling, Brokkr, Durin, Dvalin, Eitri, Fafnir, Fjalar ve Galar, Gandalf, Hjuki, Hreidmar, Litr, Lofar, Nordri, Sudri, Austri ve Vestri, Nyi ve Nidi, Otr, Regin, Sindri 

İnsanlar
Adils, Agne, Ask, Aslaug, Bjorn Ironside, Bodvar Bjarki, Berserkers, Dag the Wise, Domalde, Draugr, Dyggve, Egil, Einherjar, Embla, Erik and Alrik, Fjölnir, Frodi, Glam, Grimhild, Gylfi, Haddingjar, Hagbard ve Signy, Haki, Halfdan, Halfdan the Old, Harald Hildetand, Hedin, Helgi Hundingsbane, Hjalmar, Hrolf Kraki, Hugleik, Hvitserk, Ingeborg, Ingjald, Jorund, Karl, Krimhild, Lif ve Lifthrasir, Marmennill, Nor, Ottar, Raum the Old, Roskva, Sigar, Siggeir, Sigmund, Signy, Sigurd, Sigurd Ring, Sinfjotli, Skagul Toste, Skirnir, Sveigder, Svipdag, Tjalfi, Vanlade, Volva, Yngvi ve Alf, Yrsa 

Canavarlar: 
Arvak and Alsvid, Audhumbla, Blodughofi, Eiktyrnir, Fenrisulfr, Garm, Geri ve Freki, Grani, Gullinbursti, Gullinkambi, Gulltopp, Hati, Heidrun, Hildisvini, Hofvarpnir, Hraesvelgr, Hrimfaxi, Hugin ve Munin, Jormungand, Lindorm, Managarmr, Nidhoggr, Ratatosk, Skinfaxi, Skoll, Sleipnir, Svadilfari, Saehrimnir, Tanngrisnir ve Tanngnjostr, Varulf, Vedrfolnir 

Mekanlar
Alfheim, Asgard, Barri, Bifrost, Bilskirnir, Breidablik, Elivagar, Eliudnir, Fensalir, Folkvangr, Gimle, Ginnungagap, Gjallar Köprüsü, Gjoll, Gladsheim, Glasir, Glitnir, Gnipahellir, Helgrindr, Helveg, Himinbjorg, Hindarfjall, Horgr, Kormt ve Ormt, Idavoll, Jotunheimr, Ironwood, Hlidskjalf, Midgard, Muspelheim, Myrkvidr, Nastrond, Niflheim, Noatun, Sessrumnir, Singasteinn, Slidr River, Sokkvabekkr, Trúdvangr, Trymheimr, Utgard, Valhalla, Vanaheim, Hvergelmir, Vigrid, Vimur, Vingolf, Ydalir, Yggdrasil

Artefaktlar
Andvarinaut, Brisingamen, Draupnir, Eldhrimnir, Gand, Gjallarhorn, Gleipnir, Gram, Grotte, Gungnir, Helskor, Megingjord, Mimir çeşmesi, Mistilteinn, Mjolnir, Naglfar, Odrerir, Reginnaglar, Hringhorni, Skidbladnir, Tyrfing, Urd çeşmesi Hlidskjalf.

Tapınma
Blot, Horgr, İnsan kurban etme, Seid, Sumbel, Uppsala tapınağı, Thor'un çekici, Volva, Yule. 

Avrasya'ya özgü papatyagiller familyasından devedikeni ailesinden dallanmayan çok yıllık, otsu bir bitki ...

Serratula,
(Asteraceae, Papatyagiller).
Serratula cinsi oldukça kozmopolit bir familya olan Asteraceae familyasında yer alır.
Serratula, Avrasya'ya özgü papatya ailesindeni devedikeni kabilesinden bir bitki cinsidir.
Plumeless saw-wort, bu cinsteki bitkilerin ortak adıdır. 
Geleneksel olarak tanımlandığı şekliyle Serratula, minimum iki gruptur. Biri, Centaureinae alt grubu içinde bazaldır. Diğeri Klasea cinsindendir.  Serratula türleri dallanmayan çok yıllık, otsu bitkilerdendir. Çiçekler beyaz, sarı, mavi mor renklerde olabilir. Akenler obovoidtir.

İşe yaramaz, işlemez duruma gelmiş şey ...

Amelimanda,
Ameşimanda,
Avara,
Azat,
Ahda,
Yararsız,
Faydasız,
Aylak,
Cıfır,
Battal,
Melez,
Kaçırga,
Tortu,
İşe yaramaz, işlemez duruma gelmiş şey.
Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı.

Batı Toroslar’da, Muğla’nın Köyceğiz ilçesi sınırlarında yer alan bir dağ ...

Sandras Dağı, 
(2295 m).
Toros Dağları’nın batı ucunda Köyceğiz Gölü’nün hemen kuzeyindedir. Doğu ve güneydoğuda Dalaman Çayı, güneybatıda Namnam Çayı, kuzeyde Beyağaç ve güneyde Köyceğiz ilçe merkezleri ile sınırlanır. En yüksek noktası Çiçekbaba Tepesidir. Yerleşim birimleri dağın güney yamaçlarında yoğundur. 


Orman ve makiliklerle kaplıdır. Ardıç, kızılçam, karaçam ağaçlarından oluşan ormanlar ile sığla  ormanları vardır. Sığla ormanları, daha ziyade dalaman çayı ve etrafındaki sulak düzlüklerdedir. Dağın yüksek kesimlerini alpin bitki örtüsü kaplar. Sandras dağının bir bölümü de Denizli ilinin sınırlarına giriyor. Zirveye adını veren Çiçek Baba olarak bilinen erenin yattığı rivayet ediliyor.

Sandras Dağı’da Köyceğiz’e bağlı Ağla (Yayla) köyü sakinlerinin rivayetine göre İran'nın Horasan ilinden 72 eren, ellerindeki asaları Anadolu’ya, Balkanlar’a, Ortadoğu’ya fırlatır. Asalar farklı dağların zirvelerine düşer. Erenlerin beşinin asası bu yöredeki dağların zirvelerine düşer. Bu zirveler; Atkuyruksallamaz, Şimşir, Ölemez, Aygır ve Sandras  dağının zirveleridir. Bu erenlerden Çiçek Baba, Sandras’ın zirvesinde asasına bulur ve bu dağın tepesinde yaşar. 

İşe yaramaz duruma gelmiş ...

Müzmahal,
Arapça müzmahal,
İşe yaramaz duruma gelmiş. (Anamur İçel yöresinde) 
Halk dilinde,  müzmahal, Yitme, yok olma.

Bir kumaş çeşidi ...

Kaşkorse,

Ön ve arka yüzü aynı görünümlü, enine yüksek kabiliyetine sahip, ribanadan farklı olarak boyuna daha geniş çizgileri olan örme kumaşlardır. Genellikle bayan üst giyiminde kullanılır. Örgü karakteri olarak ribana ile aynıdır. Farkı iğne çıkartılarak boyuna çizgiler belirginleştirilip kalınlaştırılır. 
Lycra ile esnekliği ve geri toplama özelliği geliştirilir.

Standart Pamuklu Kumaşlar;
Basma, Baskı, 
Blucin, Kot, Denim.
Branda Bezi,
Çarşaflık, 
Damask, Diril, Diyagonal,
Etamin,
Gabardin, Gaz Bezi, Gömleklik,
İki Yüzlü Masa örtüsü,
Kaput Bezi (Amerikan bezi), Krep,
Mermerşahi, 
Müslin,
Pazen, Patiska, Pijamalik, Poplin, Pamuklu Elbiseler, Pamuklu Jorjet,
Opal, Organze, Otoman,
Saten,
Şantuk,
Tülbent,
Vual, 

Kamgarn Kumaşlar;
Alpaka, 
Astragan,
Kamgarn Saksoni, 
Kaşmir,
Tartan, 

Tropikal (Yazlık Beyazağı) Kumaşlar;
Dubldra,
Filafil, Flanel (Kamgarn), Fresko,
Gabardin (Kamgarn),
Krep (Kamgarn),
Lastikotin,
Panama,
Serj, 
Şali,

Strayhgarn Kumaşlar;
Battaniyeler, 
Bleyzer (Blazer),
Çuha,
Flanel,
Kaşe,
Keçeler,
Melton,
Saksoni (Saxony),
Şayak, Şevyot(İng. cheviot), 
Tüvid (Tvid),
Yünlü Battaniye,
 
Viskondan yapılmış kumaşlar;
Gömlelik (viskon),
Krep (Viskon),
Trençkotluk,
Viskon Elbiselik,

Diğer Kumaşlar;
Akrilik,
Elastan, Embroderi,
Fular,
İpek Muslin, 
İpek Şantuk, İpek Emprime, İpek Jorjet,
Jakarlı,
Koton,
Likra,
Mikrofiber,
Naylon,
Opak,
Pamuk(Gossypium hirsitum), Polyamid,(Naylon), Polyester,
Rayon Krep,
Sari, Saten (İpek Saten),
Şifon,
Tafta,
Viskos,

Dokuma Kumaş Çeşitleri;

Alpaka, Atlas,
Basma, Branda bezi, BlueJean, Bleyzer,
Çuha,
Divitin, Diril
Etamin,
Fresko,
Gabardin, Güderi
Hareli, 
Kadife, Kaputbezi (Amerikan bezi), Kassandra, Kaşe, Kaşmir
Lastikotin,
Mermerşahi,
Organze,
Patiska, Pazen, Poplin, 
Saksoni,(Saxony), 
Saten (ipek)
Şantuk, Şayak, Şifon, 
Tafta, Tartan, Tergal, Tülbent,
Vual,
Yoryo Şifon

Örme Kumaş Çeşitleri;
Çelikli İnterlok,
DoubleFace,
File Kumaş,
Havlu Kumaş,
İnterlok, İki İplik,
Jakarlı İnterlok,  Jakarlı Süprem, Jakarlı Ribana
Kapitone, Kaşkorse, Krep Örgü Kumaş,
Ottoman,
Pike (Pique), 
Polar,
Rayon Krep Kumaş, Ribana, Ringel,
Selanik, 
Süprem, (İngilizce Jersey) 
Üç İplik,
Vanize,

Nonwoven Kumaş Çeşitleri;
Kağıt Kumaşlar
Keçeler,
Telalar.

Muğla ilinde ünlü bir antik kent...

Kaunos,
Antik Çağ’da ticari açıdan önemli bir liman kenti olan Kaunos, zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetmiştir. Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl’ imiş. O zaman deniz Kaunos’un akropolüne kadar gelmekteydi. Tarihin babası Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkıydı. 


Ancak halk kendilerini Giritli sayıyorlardı. Kaunos kentini ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan’dan da görülebilen Lykia tipi kaya mezarları ise MÖ 4. yy’da yapılmış. Roma Dönemi’nde de kullanılmış. 

Muğla ilinde ünlü antik kentler;
Amos,
Euromos, (Muğla’nın Milas ilçesinde ünlü bir antik kent).
Herakleia (Latmos), 
İasos, (Milas antik Kenti, Kıyıkışlacık).
Karia, 
Kaunos,
Kedrai, (Sedir adası) 
Lagina, 
Labranda, (Milas’ın takriben 14 km kuzeyinde, Kargacık köyü yaylasında yer alır.)
Myndos (Mindos) 
Mylasa.
Pedasa 
Stratonikeia, (Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan, Karya ve Roma dönemine ait antik yerleşim)
Syangela
Telmissus,
Termera,
Theangela 
Tlos, (Muğla ilinde antik bir Likya kenti)
Uranium.



Spinal Musküler Atrofi denen nadir görülen bir kas hastalığı ...

SMA,
Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastalığı.
Nadir görülen bir kas hastalığı.
Spinal Musküler Atrofi (SMA), omurilikte bulunan motor sinir hücrelerinin kaybından ötürü ortaya çıkan, kas kaybına ve kas zayıflığına sebep olan bir hastalık. 


SMA gen bozukluğundan kaynaklanan, ölümcül olabilen bir hastalık. SMA hastalığı, 2016 yılına kadar tedavisi yapılamayan hastalıklar arasında yer alıyordu. 2016 yılında ise marka adı Spinraza olan nusinersen adlı ilacın piyasaya çıkması ile bu durum değişti.

Bugün halen dünya çapında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylı SMA tedavisi için kullanılan toplamda üç ilaç var. Bunlar, Spinraza, Zolgensma, Risdiplam. 

Zolgensma adlı ilaç ile uygulanan gen tedavisi, tek sefer uygulanıyor. Bu ilaç ile hastalarda iyi çalışmayan ya da bulunmayan SMN1 geni, çalışan bir versiyonuyla değiştiriliyor.

Risdiplam, SMA hastalığı için üretilen ilk ve tek ağızdan alınan ilaç olma özelliğini taşıyor. 

Türkiye'de Spinraza adlı ilaç ile uygulanan tedavi, bir hayat boyu sürmesi gerektiği için aileler çocuklarının Zolgensma adlı ilaç ile tek seferde alacakları gen tedavisini tercih edebiliyor.

Ancak bu ilaç sadece ABD ve Avrupa'da uygulandığı için 2 milyon doları bulan bu tedavinin masraflarını karşılayabilmek için aileler bağış kampanyaları düzenliyor. 

ABD'de bu gen tedavisi iki yaşına kadar olan çocuklarda uygulanırken Avrupa'da 21 kg. altındaki çocuklar kabul ediliyor.

Fransız mutfağında en sık kullanılan baharatlar arasında yer alan bir ot ...

Tarhun,
(Artemisia dracunculus, Tarragon, Estragon)
Terhon,
Tarhın, 
Terhun.
Ejder otu,
Pelin otu,
Şerit yapraklı pelin.
Halk arasında Dargun olarak bilinir.
Tarhun baharat olarak kullanılan bir bitkidir. 


Baharat olarak fransız yemeklerinde çok sık kullanılır. Kökeni ve Anayurdu Sibirya'dır. Avrasya'ya buradan yayılmıştır. Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu Sibirya'dır. Türklerin Orta Asyadan göçleriyle İran ve Anadoluya getirilmiş. Ankara, Erzurum, Gaziantep, Bayburt ve Şanlıurfa’da yetiştirilen ve yaygın olarak kullanılan bir bitkidir.

Fransız mutfağında en sık kullanılan baharatlarındandır. Sulu tavuk yemekleri, yumurtalı yemekler, lazanya ve balık buğulama ve yemeklerinde çok kullanılır. Taze tarhun otunun dalları sirke şişesine koyularak lezzet arttırılabilir. Tarhun aynı zamanda Azerbaycan, Rusya, Ermenistan, Gürcistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerde gazlı içecek üretimi alanında da kullanılıyor.

Tarhun otu, Avrupa’da Bitkilerin Kralı olarak tanınır.
İran’da garnitürde ve turşularda kullanılır.
Slovenya’da rulo bir pasta içinde kullanılır.
Macaristan’da tavuk çorbasında kullanılır.

Tarih yanılgısı ...

Anakronizm,
Fransızca, anachronisme.
İngilizce, anachronism.
Tarih yanılgısı.
Çağa uymama.
Olay tarihinde yanılma, 
Çağ dışı, zamana uymayan.
Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunma. 
Bir olayın tarihi ve çağı üzerinde yanılma, tarih ve çağları birbirine karıştırma.

Işıkla ilgili, ışığa ait ...

Fotik,
İngilizce, photic.
Işıkla ilgili,
Işığa ait.
Bazı renkler ile seslerin birleşimi. 

Işık sayesinde hapşırmaya fotik hapşırma denir.
Fotizm, hayvanların güneş ışığında kalmaları sonucu oluşan hastalık.

Fotik,
Domuz yavrusu, (Tokat yöresi).

Herhangi bir antijene karşı vücutta bağışıklık oluşturmak için yapılan tedavi...

İmmünoterapi,
İngilizce, immunotherapy.
Herhangi bir antijene karşı vücutta bağışıklık oluşturmak için yapılan tedavi.
Bağışıklık sistemini harekete geçirerek, vücudun antijeni kendi kendine yenmesini sağlamayı hedefleyen tedavi yöntemi.

İmmünoterapi, kanser tedavisinde yeni kullanılmaya başlanan bir tedavi yöntemidir.
 Uzun yıllardır kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerine ilave olarak immünoterapi adı verilen ilaçlarla kanser hastalığı artık daha uzun süreli kontrol altına alınmaya başlanmış. İmmünoterapi ile kişinin bağışıklık sistemi aktive hale getiriliyor. Kişinin kendi bağışıklık sistemi hücrelerinin kanser hücreleri ile daha etkili savaşması sağlanıyor. Kanser hastalığında yeni bir tedavi yöntemi olan İmmünoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik akıllı tedavilere göre çok daha az yan etki gösterir. İmmünoterapi, bağışıklık hücrelerinde bir hafıza oluşturarak, daha iyi, uzun süreli ve kalıcı sonuçlar oluşmasını sağlar.

Cisimleştirme. ..

Tecsim,
Arapça tecsim, (ﺗﺠﺴﻴﻢ), 
Vücut verme, 
Cisim durumuna getirme.
Arapça, cesamet kelimesi; büyük, iri olmak anlamındadır. Buradan türetilmiş olup, vücut verme, cisim durumuna getirme anlamındadır.
Cisimleştirme.

Bir söz veya davranışa bilinen anlamından başka bir anlam verme, başka bir mana ile yorumlama ...

Tevil,
Bir söz veya davranışa bilinen anlamından başka bir anlam verme, başka bir mana ile yorumlama.
Görünür anlam dışında bir başka anlamda kabul etme.
Arapça tevil, (ﺗﺄﻭﻳﻞ) . 
Arapça, tevil sözcüğü, geri dönmek anlamındaki evl kelimesinden türetilmiş. 
Bir söz veya davranışa bilinen anlamından başka bir anlam verme, başka bir mana ile yorumlama.
Kuran-ı Kerim’i ve diğer kutsal metinleri farklı bir görüşle yorumlama.
Eski dilde, Durum, biçim.

Bir konu hakkında birinin düşüncesini sorma, danışma, fikir alma ...

Meşveret,
Arapça meşveret, (ﻣﺸﻮﺭﺕ)
Arapça, meşveret, 
Bir konu hakkında tecrübeli kimselere, o konuyle ilgili olanlara danışma.
Fikir alma, müşavere etme.
Fikir alış verişinde bulunmak için yapılan toplantı.
Meşveret etmek, Fikir alış verişinde bulunmak, danışmak.
Eski dilde, Bir konu hakkında birinin düşüncesini sorma, danışma.
İki veya daha fazla kişinin birbiriyle fikir alışverişinde bulunması.

Kars-Arpaçay yöresinde, meşveret sözcüğü müşavere, danışma anlamında kullanılmaktadır.

Batı Afrika ülkelerinde kahin ya da büyücülere verilen ad ...

Babalavo,
Babalao,
Babalawo,
Babaalawo,
Latin Amerika'da Babalao.
Batı Afrika ülkelerinde kahin ya da büyücülere verilen ad.
Yoruba dilinde kelimenin tam anlamıyla gizemlerin babası anlamına gelir. 


Bir Babalawa' nın kadın meslektaşı, Iyalawo veya İyanifa olarak bilinir.
Bazıları, Yoruba halkının kralları ve üst düzey şefleri adına kehanet hizmetleri de yapmaktadır. Araba ve Oluwo Ifa gibi şeflik unvanlarının sahipleri olan bu figürler, çeşitli Yoruba geleneksel devletlerinin tanınmış aristokrasilerinin üyeleridir.
İnsanlar manevi istişareler için Dafa olarak bilinen Babalawos'u ziyaret edebilirler. Bir bütün olarak dini sistem, UNESCO tarafından İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirasının Başyapıtı olarak kabul edilmiştir.

Yönder ...

Mentor, 
Fransızca mentor,
İngilizce mentor.
Rusça mentor Akıl hocası, danışman, müşavir. 
Yönder.


Danışmanlık, 
Akıl hocası,
Herhangi bir iş yerinde farklı görevlerde çalışarak deneyim kazanmış olan, danışan kişinin hedefine ulaşmasını sağlayacak yolu bulmasına yardımcı kimse.

Mentorluk, daha deneyimli veya daha bilgili bir kişinin daha az deneyimli veya daha az bilgili bir kişiye rehberlik etmesine yardımcı olduğu bir ilişkidir. Geniş deneyime sahip biri ile öğrenmek isteyen biri arasındaki ortaklıktır. Bu ortaklık öğrenme ve geliştirme üzerinedir.
Profesyonel ve kişisel gelişimi için kendine vakit ayırmaya istekli, geribildirim almaya açık, hedefleri doğrultusunda ilerlemek konusunda hazır ve bu konuda ona yol gösterecek bir rol modelden destek alan kişilere Menti ya da Danışan denir.   

Mentorluk, her zaman iletişimi içeren ve ilişkilere dayanan bir süreçtir. Mentorluk ilişkilerinin odak noktası mentilerin kariyer ya da kişisel gelişimidir.

Mentorluk, Yunanca bir kelime olup, Homer'ın Odyssey'deki Alcimus'un oğlu Mentor'dan geliyor. Bugün mentor, danışmanlık, denetim, konsültasyon, koçluk konularını içeren, yönder  olarak tanımlanıyor.


1905-1979 yılları arasında yaşayan, ölü doğa ve portreleriyle tanınan ressamımız ...

Ayetullah Sümer 
(1905 – 1979)
1905 yılında İzmir'de doğdu. Marsilya'da ticaret eğitimi gördüğü sırada ressam Theophile Berengier'den özel resim dersleri alarak resim sanatına geçmiştir. Aynı kentteki akademide resim öğrenimi gören sanatçı, Paris'te on yıllık fresk çalışmaları da yaptı. Türkiye'ye 1938 yılında döndü. Güzel Sanatlar Akademisi'ne öğretim üyesi olarak girmiş ve burada kurduğu fresk atölyesini 38 yıl yönetmiştir. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nden 1971 yılında emekli olan Ayetullah Sümer, ilk kişisel sergisini Paris'te açmıştır. Bu sergiyle gümüş madalya kazandı. Sanatçının, resim anlayışı doğalcı, yalın bir anlatım biçiminde olmuştur.


1932 yılında halkevleri tarafından Anadolu'ya gönderilen sanatçı, resimlerine Anadolu çizgilerini de yansıtmıştır. Ayrıca Atatürk ve İnönü’nün birçok tablosunu yapmıştır. 
Bir İstanbul Manzarası-1943,  Kitaplar Hayatın Masalı- 1951 ,  Bakır Kaplar-1955  gibi önemli eserleri  İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndedir.
1979 yılında vefat etmiştir.

Ressamlarımız (2020);
Adnan Çoker (1927 – )
Ayetullah Sümer (1905 – 1979)
Cevat Dereli (1900 – 1989)
Erol Akyavaş (1932 – 1999)
Eşref Üren (1897 – 1984)
Ferruh Başağa (1914 – 2010)
Fikret Otyam (1926 – 2015)
Hamit Görele (1903 – 1980) ; 
Hüseyin Avni Lifij (1886 – 1927)
Malik Aksel (1901 – 1987) ; Mümtaz Yener (1918 – 2007)
Naci Kalmukoğlu (Nicola Kalmikof) (1898 – 1951), ; 
Neşet Günal (1923 – 2002)
Orhan Peker (1927 – 1978)
Refik Epikman (1902 – 1974) ; 
Ruhi Arel (1880 – 1931)
Şevket Dağ (1876 – 1944) ; 
Şeref Akdik (1899 – 1972)
Turan Erol (1927 – )
Turgut Atalay (1918 – 2004)

Eski dilde Akciğer ...

Rie,
Ree,
Akciğer,
Arapça, akciğer, rie, ree, (ﺭﺋﻪ) 
Farsça, akciğer, şüs ( شس ).
Pulmo,
Öyken.
(Halk dilinde)

İngilizce, lung, pulmo
Fransızca, Poumon, 
Almanca, Lunge.
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı.
Hava ile soluyan yüksek yapılı hayvanlarda çift halde bulunan solunum organı.
Sağ ve solda birer tane bulunan, atardamar ve toplardamarla kalbe bağlanan, solunum sisteminin en önemli organı, pulmo, öyken.


Zatürrie: Akciğer zarı iltihabı, zatürre (ذات الرئه).
Sillürrie: Akciğer veremi, ( سل الرئه )

Eski dilde Karaciğer ...

Şüş,
Kebed,
Karaciğer.
Farsça, Karaciğer, şüş ( شش ) . 
Arapça, karaciğer, kebed, ( کبد )
İngilizce, liver, 
Fransızca, foie, 
Almanca, Leber.
Yunanca, Hepar, 
Latince,  Jecur, Yekur.
Karın boşluğunun sağında ve ön tarafında yerleşmiş vücudun en büyük bezi. 
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Omurgalı hayvanlarda öd salgılayan ve glikojen depo eden bir organ. 

"Mahot" da denen bir Güney Amerika kerestesi ...

Manbarlak,
Mahot,
Manbarlak, kırmızı ya da siyah mahot’un eş anlamlısı.
Güney Amerika kerestesi.
Venezuella'da Manbarklak denilmektedir.

Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. ..

Suş,
İngilizce, strain.
Mikrobiyoloji, Suş.
Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. 


Bir tür veya varyete içerisindeki bazı özellikleri ile belirgin organizmalar grubu. Farklı suşlar arasında, ilaçlara, dış etkilere dayanıklılık vs. özellik değişiklikleri olabilir.

Aynı bakteri veya virus cinsine ait farklı antijenik özelliğe sahip olan, mutasyona uğramış alt gruplara verilen isim. Bu oluşumun nedeni tam bilinmeyen bazı değişimler olabilir. Ancak ortaya çıkan bu yeni sonuç normalden çok daha şiddetli hastalık oluşturma yeteneğine sahip olarak  ortaya çıkabilmektedir. Örnek, Covid 19 için yeni mutasyona uğramış suşları gösterebiliriz. 

Probiyotik mikroorganizmaların genetik olarak özelleşmiş alt türleri olarak ifade edilen suş için aşağıdaki örnek gösterilmektedir. 500.000 askerden oluşan bir ordu düşünün. Bu ordunun çok büyük bir bölümünün er ve erbaşlardan, çok az bölümünün de bordo bereli askerlerden, pilotlardan oluştuğunu hayal edelim. Savaş esnasında özel olarak görev icra edecek olan askerler özel eğitim görmüş bordo bereliler ve pilotlar olacaktır. İşte tür denilince akla asker, suş denilince akla bordo bereli asker gelmelidir. Suş ne demektir sorusunun cevabı iyice öğrenilmeden doğru bir probiyotik seçimi yapmak mümkün değildir. anti.com'dan alıntıdır.


Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir. ..

Ferforje,
Fransızca Fer forge.
İngilizce Wrought iron.
Dövme demir.
Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir.  Fransızca'da dövme demir anlamına gelmektedir. 


Ferforje, dökme demirden farklı olarak çok düşük karbon içeriğine sahip demir alaşımıdır. Ferforje, sert, sünek, dövülebilir, korozyona dayanıklı ve kolayca kaynak yapılabilir. Ferforje, demirin dövülerek işlenmiş süslü demirler ortaya çıkarma işine denilir. Genelde bahçe, pencere, balkon, merdiven korkulukları, banklar, çeşitli süs eşyaları, sandalye, masa ve kapı imalatlarında ve bir sanat yapıtında kullanılmaktadır.

Ferforje, ocakta çalışılan ve dövülerek işlenilen demirdir. Demir işçiliğiyle yapılan bir sanatın adıdır. Eski demir ustaları kömür ocağında kızdırdıkları demiri, örste çekiçle döverek şekil verirlerdi, zaman içerisinde işi dahada ilerleterek bunu bir sanata dönüştürmüşler. Demirin ateşle dövülmesinden ustalarından elinden ferforje sanatı doğmuştur.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ