Arşının sekizde biri uzunluğundaki ölçü ...

Urup,
Arşının sekizde biri.
Bir şeyin dörtte biri, çeyrek.
Arşının sekizde biri uzunluğundaki ölçü.
Arşın, Eriş, ارش ,

1931 yılında, 1782 sayılı Kanun ile uluslararası birimler zorunlu hale getirildi.
Osmanlı döneminde kullanılan eski birimler 1 Ocak 1933 yılından itibaren kullanımdan kaldırıldı.

Arşın bir Osmanlı uzunluk birimidir. Arşın parmak ucundan omuza kadar uzunluğu ifade eder ve 75,8 cm. dir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında 75,80 cm'lik tarım mimari (zirai), 68 cm uzunluğundaki çarşı arşını vardı. Daha sonra ipekli fiyatlarının artması dolayısı ile fiyatı yükseltme yerine ölçü birimi kısaltılarak 65 cm'lik Fars kökenli endaze birimi kullanıldı.

Arşın, 12 karış, bir kolu açıp parmakla omuz arası, büyük bir adım bir arşındır.

ABD’nin ilk hidrojen bombasını patlattığı mercan ada ...


Enewetak
Enewetak mercan adası,
Eniewetok,
Eniwetok,
Enewetak Atoll,

31 Ekim 1952 tarihinde ABD’nin ilk hidrojen bombasını patlattığı Kuzey Pasifikteki mercan ada. Yıkıcı gücü Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombaların 100 katı büyüklüğünde olan ilk hidrojen bombası denemesi, Büyük Okyanus'undaki Eniwetok Mercan Adaları'nda yapıldı. Büyük Okyanus' ta yer alan, en yüksek yeri 5 m. olan 40 adet mercan adacığından meydana gelen takım adalardır. Bikini Mercan Adası'nın 305 km batısındadır.

1885 yılında Marshall Adaları'nda Alman kolonisi kurulmadan önce çok sayıda ticaret gemisi, bu adaya uğramıştır. 1914 yılında Japonya tarafından ele geçirildi. Bu adalar 1920 yılında Milletler Cemiyeti kararınca Japonya'ya bırakıldı. 

II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla beraber Şubat 1944 tarihinde ABD tarafından işgal edildi. Eniwetok adasının ele geçirilmesi kuzeybatıya doğru yapılması planlanan hava ve deniz saldırılarına destek olabilecek liman ve havaalanlarını ele geçirmek açısından önemliydi. Japonlarla muharebe Amerikalıların kesin zaferi ile sonuçlanırken adadaki Japon askerlerinden sadece 105 asker kurtulabildi. Savaş bitimine kadar donanma üssü olarak kullanılmıştır.

Soğuk savaş sırasında ABD'nin 1977–1980 yılları arasında Runit Adası'nda radyoaktif toprak ve döküntü biriktirmek için bir beton kubbe (Runit Dome) inşa edilmiştir. ABD’ye bağlı olarak bir çok askeri ve nükleer deneylerde kullanılmaktadır.

Asıl ismi Tatar Pidesi olan Bursa pidesi ...

Cantık,
Tatar Pidesi,
Bursa pidesi,
Bursa pizzası,
Bursa lahmacunu, 
Tatar Böreği,

Asıl ismi Tatar pidesi olan ve Bursa’da yapılan cantık, 
Özel mayalanmış 125 gram hamur içerisine 60 gram dana kıyması ve çeşitli baharatlar ve domates karışımı konularak yapılır. Odun ateşiyle yakılan kara fırınlarda 3 dakika pişirilen cantık servise sunuluyor.

Cantık, toplu yemeklerde, cenazelerde, düğünlerde, ağırlama ve yolculama gibi toplantılarda ayran ile ikram edilerek sunulmaktadır.

Malzemeler;
(8 kişilik),

2 su bardağı ılık su
1 çay bardağı süt
1 paket instant maya (10 gram)
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı (silme) tuz 
(isteğe bağlı azaltıp arttırılabilir)
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1 adet yumurta beyazı
5 su bardağı un
4 yemek kaşığı un ile hamur toparlanır.

Kıymalı Harç İçin:
300 gram kıyma
2 adet kuru soğan (küp küp doğranmış)
1 adet kapya biber (küçük küpler halinde doğranmış)
6 adet ince doğranmış yeşil köy biberi,
2 adet domates (küp, küp doğranmış)
1/4 demet maydanoz (ince kıyılmış)
1 tatlı kaşığı karabiber, 
1/2 yemek kaşığı kuru kekik, 
1 çay kaşığı kimyon, 
1 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı;
Bir kapta maya, toz şeker, ılık su ve sütü karıştırın. Karışımın üzerini kapatıp mayanın aktifleşmesi için 5 dakika bekletin. Daha sonra, üzerine yumurta akını, sıvı yağı ve tuzu ilave edip karıştırın. Bir yumurtanın akını hamura koyun ve sarısını hamurun kenarları için saklayınız.

Ayrı bir geniş kaba unu ortası havuz olacak şekilde açın. Sıvı karışımı üzerine ekleyin ve yoğurun. Homojen bir karışım haline gelen hamurun üzerini streç ile veya kalın bir bez ile kapatın. Hamurun mayalanması için 45 dakika bekletin.

Kıymalı harcın tüm malzemelerini (kıyma, soğan, biber, domates, maydanoz, karabiber, kekik, kimyon ve tereyağ) bir kapta karıştırın.

Mayalanan hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler hazırlayın. Bu bezeleri hamur tahtası veya tezgah üzerine un serperek yuvarlayın. Pişirme kağıdı serili fırın tepsisine birbirlerine yapışmayacak uzaklıkta dizin.

Elinizi yağlayın ve her bezeyi kenarları yüksek kalacak şekilde, parmaklarınızla pide gibi açın. Kıymalı harcı hamurların ortasına koyun ve dağıtın. Ayırdığınız yumurtanın sarısını bir fırça yardımıyla hamurun kenarlarına sürün. Önceden ısıtılmış 200 °C fırında 20 dakika pişirin. Piştikten sonra 10 dakika dinlendirin ve servis edin.

Afiyet olsun.

Macar devriminin önderi olan komünist politikacı ...

Bela Kun,
Bela Kohn,
D. 20 Şubat 1886, Cehu Silvaniei, Erdel (Transilvanya)
Ö. 30 Kasım 1939, Ukrayna- Sovyetler Birliği),
Macar komünist politikacı.
Macar devriminin önderi.

Yahudi kökenli bir köy katibinin oğluydu. Gerçek adı Bela Kohn olup 1906 yılında soyadını Macarca biçimi olan Kun şeklinde değiştirdi. Klausenburg Üniversitesi' nde eğitim gördü. 1914 yılında Budapeşte'ye gitti. 
Sosyalist bir gazete yayınlamaya başladı. I. Dünya Savaşı sırasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ordusunda görev yaptı. 1916yılında Ruslar tarafından esir alındı. 

Esirliği sırasında bulunduğu Rusya'da Bolşevikler'in taraftarı oldu. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra serbest kaldı. 1918 Aralık ayında oradaki komünist devrime katılmak üzere Macaristan'a gitti. Macaristan’da tutuklandı, ancak savaşı izleyen işçi ayaklanmaları sonrasında 21 Mart 1919 yılında serbest bırakıldı. Macar Sovyet Devrimi'ne katıldı ve sosyalist ve komünistlerden oluşan hükümette yönetici görevi aldı.

Bu hükümet bankaları, büyük tarım ve sanayi işletmelerini devletleştirdiğini duyurdu. Devrimi Slovakya'ya yayma çabasındaki Macar Kızıl Ordusu'nun İtilaf Devletleri tarafından durdurulması ve sonrasında Çek ve Rumen birliklerinin müdahalesi sonucu devrim yenildi ve Kun'un yönetimindeki hükümet 1 Ağustos 1919 tarihinde düştü.

Kun önce Avusturya'ya, sonra da Sovyetler Birliği'ne kaçtı. Orada Komintern çalışmalarında aktif görevler aldı. 1921 yılında Almanya'daki başarısız Mart Ayaklanmalarına katıldı. 1928 yılında tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı. Sovyetler Birliği'ne döndükten sonra Troçkist olmakla suçlandı. 1937 yılında SSCB mahkemelerinde, sosyalizme karşı komplo girişimi içerisinde bulunduğu gerekçesiyle yargılanan Bela Kun, 30 kasım 1939 tarihinde Ukrayna’da hapiste iken kurşuna dizilerek öldürüldü.

Bask dili ...

Euskara,
Bask dili.
Euskara Baskça, 
Baskların konuştuğu İzole dil. 
Baskçanın diğer isimleri;
Euskera, Euskara, 
Eskara, 
Uskera, 
Uskara, Üskara.

Bu dilin dünyada konuşulan başka hiçbir dille yakından akraba olmayan çok eski bir dil olduğu düşünülür. Kafkas dilleri ile akraba olan bir dil. Abhazların dili ile örtüştüğü söyleniyor. İspanya ve Fransa'da 700.000 kadar kişi bu dili konuşuyor. 

Eskiden İber yarımadasında (İspanya ve Fransa) ve Gaskonya-Akitanya bölgesinde (Güneybatı Fransa), konuşulmaktaymış.

Baskça Bazı Kelimeler
Evet, Bai
Hayır, Ez
Merhaba, Kaixo
Teşekkürler, Eskerrik asko, 

Bask lehçeleri şunlardır:
Vizcaya lehçesi
Guipuzcoa lehçesi
Labortanca
Navarra lehçesi 
Suletince

Karadeniz ile Azak Denizi'ni birleştiren deniz geçidi, boğaz ...

Kerç,
Kerch,
Kerç Boğazı,
Rusça: Керченский пролив,
Ukraynaca: Керченська протока,
Kırım Tatarcası: Keriç boğazı
Kerç boğazı, Karadeniz ile Azak Denizi'ni birleştiren deniz geçidi, boğaz.

Kırım'ın en önemli liman olan Kerç şehri, adını eski adıyla Cimmerian Bosporus olarak adlandırılan boğaza verir. 

Boğazın Krasnodar Krai tarafında Tuzla Adası ile çevrili Taman Koyu ve 2003 yılında Rus yapımı 3,8 kilometre uzunluğundaki baraj bulunmaktadır. Karadeniz'e açılan kapı olarak bilinen Kerç Boğazı üzerine inşaa edilen köprü ise 2018 yılının Mayıs ayında tamamlanmıştı.


1783 yılında Kırım Hanlığı lağvedildi. Topraklarının Rusya'ya ilhak edilmesi sonucu, tamamıyla Rus denetimine girdi. Sovyetler döneminde, bir oblast olan Kırım, 1954 yılında Ukrayna'ya verildi. 1991 yılı sonunda Sovyetler'in dağılması üzerine, Kerç Boğazının batı yakası Ukrayna, doğu yakası da Rusya Federasyonu sınırları içinde kaldı.

Kırım, 16 Mart 2014 tarihinde yapılan referandum sonucuna dayanarak Rusya tarafından ilhak edilmişti. Esasen Kırım'da 1944 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği lideri Stalin tarafından Tatarlar anayurtları olan Kırım'dan sürgün edilmiş, yerlerine Ukraynalı ve Rus nüfus yerleştirilmişti.

Azak Denizi ve Kerç Boğazı 2003 tarihli bir anlaşma ile Ukrayna ve Rusya'nın ortak karasuları olarak belirlenmiştir. Moskova'nın Kırım'ı ilhak etmesiyle boğazın ve iç denizin giriş ve çıkış kontrolü tamamen Rusya'nın eline geçmiş oldu. 

"Mezbaha 5", "Şampiyonların Kahvaltısı", "Hapishane Kuşu" gibi romanlarıyla tanınmış ABD'li yazar ...

Kurt Vonnegut,
Kurt Vonnegut Jr.
(11 Kasım 1922 - 11 Nisan 2007) 
ABD'li yazar.

Yazarın 50 yılı aşkın kariyerinde, 14 roman, üç kısa hikaye koleksiyonu, beş oyun ve beş kurgu olmayan eser yayımladı. Onun en karanlık ve en çok satan romanı Mezbaha-5 (1969)  Slaughterhouse-Five ile ünlüdür.

Indianapolis, Indiana'da doğdu.  Alman asıllı, sanatçı bir ailenin oğluydu, şanslıydı. Cornell Üniversitesi'nde okudu. 1943 yılında Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'na katıldı. Eğitimini, Carnegie Mellon ve Tennessee  University Makine mühendisliğini bitirdi. II. Dünya Savaşı esnasında Avrupa' da savaştı.  


Bulge Muharebesi sırasında Almanlar'a esir düştü. Dresden hapishanesinin mezbahanesinin et dolabında saklanarak şehrin Müttefik bombalanmasını atlattı. Bu bombalama esnasında yaklaşık 120.000 kişi öldü (Atom bombası atıldığında bu kadar kişi ölmemişti).


Savaştan sonra Vonnegut, Jane Marie Cox ile evlendi ve üç çocuğu oldu. Bu arada kanserden ölen kardeşi ve tren kazasında ölen onun kocasının üç oğlu ve kızını da evlat edindi. İki kez evlendi. Toplam yedi çocuklu bir aile babası oldu. 


Çocuklarına hep tek bir tavsiyede bulunmuş. Hiçbir şartta katliamlara ve savaşlara dahil olmayın. Bu savaşlar için silah üreten şirketlerde çalışmayın. Hepimiz öyle ya da böyle düzenin içinde yaşamak zorundayız. Ama bizden farklı oldukları için insanları öldürmek zorunda değiliz. İnanmadığınız hiçbir partiye oy vermeyin, cinayetlerin ortağı olmayın. 


Eserleri;
Romanları,
Player Piano - Otomatik Piyano (1952)
The Sirens of Titan - Titanın Sirenleri (1959)
Mother Night - Anne gece (1961)
Cat's Cradle - Kedi beşiği(1963)
God Bless You, Mr. Rosewater - Tanrı seni korusun Bay Rosewater (1965)
Slaughterhouse-Five - Mezbaha 5 (1969)
Breakfast of Champions - Şampiyonların Kahvaltısı (1973)
Slapstick (1976)
Jailbird - Hapishane kuşu (1979)
Deadeye Dick (1982)
Galápagos (1985)
Bluebeard - Mavisakal (1987)
Hocus Pocus (1990)
Timequake - Zaman Çizelgesi (1997)
Hi ho (Zed, 1995),

Kısa Kurgu Romanları;
Canary in a Cat House - Bir kedi evinde Kanarya (1961)
Welcome to the Monkey House Maymun Evine Hoş Geldiniz (1968)
Happy Birthday, Wanda June - Doğum günün kutlu olsun, Wanda June(1970)
Between Time and Timbuktu (1972)
Sun Moon Star (1980)
Bagombo Snuff Box - Bagombo'nın Enfiye Kutusu(1997)
God Bless You, Dr. Kevorkian -Tanrı sizi korusun, Dr. Kevorkian (1999)
Armageddon in Retrospect -Retrospect'te mahşer (2008) 

Kısa hikayeler;

Look at the Birdie - Birdie'ye bakın(2009) 
While Mortals Sleep -Mortallar Uykudayken (2011)
We Are What We Pretend to Be - Biz Olduğumuzu Yapıyoruz (2012)
Sucker's Portfolio - Sucker'in Portföyü(2013)
Complete Stories -Komple Hikayeler (2017)

Mafya adamlarının hesaplaşmalarında kullandıkları kesik namlulu av tüfeği ...

Lupara,
İng. sawn-off shotgun
Kısa namlulu tüfek.
Kısa namlulu çifte.
Mafya adamlarının hesaplaşmalarında kullandıkları kesik namlulu av tüfeği.
İtalyan gazetesi lupara bianca (beyaz lupara) kelimesinden gelir.


Lupara, açık-kapalı tipte kesilmiş av tüfeğini ifade eden bir İtalyan kelimesidir.
Lupara kelimesi kurt için anlamına gelir ve kurt avcılığında geleneksel kullanımını yansıtır. Lupara kelimesi, Mario Puzo'nun en çok satan romanı The Godfather-Baba  romanı ve filmi ile Sicilya'daki mafya tarafından yoğun olarak kullanıldığını göstermiştir. 

Kesilmiş bir av tüfeği, namlusu kesilmiş av tüfeği, kısa namlulu av tüfeği olarak bilinir.
Sicilya'da egemen olan İtalyan organize suç örgütü La Cosa Nostra'yı ifade eder.

Tanzanya'da bulunan yeryüzündeki en büyük yaban hayatına sahip Afrika'nın ünlü ulusal parkı ...


























Serengeti,
Serengeti National Park, Tanzania.
Serengeti Ulusal Parkı, Tanzanya.

Serengeti, Mara ve Simiyu bölgelerinde Serengeti ekosisteminde bulunan Tanzanya milli parkı, 1 milyondan fazla beyaz sakallı antilop, 250.000 zebra, 2.500'den fazla aslan ve çok sayıda Nil timsahı ve bal porsuğu için yıllık göçüyle ünlüdür. Park Tanzanya'nın en eski milli parkıdır ve ülkenin turizm sektörünün amiral gemisi konumundadır. Serengeti ismi, Maasai dilinde arazinin sonsuza kadar sürdüğü yer anlamındadır. Serengeti Ulusal parkı, Manyara Gölü Ulusal Parkı, Tarangire Milli Parkı, Arusha Ulusal Parkı ve Ngorongoro Koruma Alanı Kuzey Safari bölgesindedir.

Avrupalı ​​ilk kaşif Avusturyalı Oscar Baumann'ın 1892 yılında bölgeyi ziyaret etmiş. Doğu Mara Bölgesi'nin açık ovalarında hayvanların otladığı 200 yıllık uçsuz ovalar olarak bilinen Serengeti'yi keşfetmiş.

Serengeti'ye ilk giren Amerikalı Stewart Edward White, 1913 yılında kuzey Serengeti'deki keşiflerde bulunmuş. 1920 yılında Serengeti, üç ay boyunca Seronera'nın çevresinde kamp kurmuş ve bu süre boyunca 50 aslan vurmuş. Aslanların avlanması, onları kıtlaştırdığı için, İngiliz sömürge yönetimi, 1921 yılında bölgede 800 dönümlük bir kısmı oyun alanı olarak belirlemiştir. Serengeti Ulusal Parkı'nın temeli böylece atılmış ve ulusal park 1952 yılında kurulmuş.

Tanzanya'daki Serengeti Ulusal Parkı  5.700 kilometrekarelik bir alan ile yeryüzündeki en büyük yaban hayatına ev sahipliği yapıyor. 
İklim, bitki örtüsü ve faunanın özellikleri son milyon yılda neredeyse hiç değişmemiştir. 
Afrika'nın en ünlü Serengeti Ulusal Parkıdır.
Doğal güzellik ve bilimsel değeri ile eşsiz bir şekilde dünyadaki en iyi bilinen yaban hayatı koruma alanıdır. Uçsuz bucaksız ovalar (Maasai'deki Serengeti) kıtadaki en zengin otlak alanlarıdır ve bu nedenle gezegendeki en büyük sürülere ve en yüksek yırtıcı hayvan konsantrasyonlarına ev sahipliği yapar. Parkta yaygın olarak aslan, topi, eland, hartebeest, buffalo, fil, caracal, serval, yarasa kulaklı tilki, hyrax, genet, hares, kirpi, aardvark, zürafa, çakal, firavun, timsah, monitör kertenkele, aardwolf, babunlar, vervet,  thompson ve çok sayıda çita, leopar, sırtlan ,impala, colobus maymunları ve 500'den fazla kuş türü gibi hayvanlar yaşar.

Serengeti, Masai ve Hadzabe gibi olağanüstü kabilelerle çevrili olan bu geniş alan, kültürel açıdan da büyüleyicidir. 

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde konuşulurken daha sonra yok olan, Süryanicenin bir lehçesi ...

ܡܠܚܬܝܐ
Mlahso,
Mlahsö,
Mlaḥsô,
Mlahsö.

Klasik Süryanice, ܡܠܚܬܝܐ
Süryanicenin bir lehçesi.
Süryanicenin bir lehçesi olan Mlahso, Diyarbakır'ın, Lice ilçesi civarında konuşulmuş ve sonra yok olmuş bir dil.
Mlaḥso köyü, Türkçe, Yünlüce, Kürtçe, Mela, 
Soyu tükenmiş bir Orta Neo-Aramice dilidir.

Süryanice (ܣܘܪܝܐ Suroyo/Suraya) modern Asurcanın batı lehçesidir. Günümüzde Süryanice de yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Süryani alfabesi 22 harften oluşur ve sağdan sola doğru yazılır. İbrani Alfabesi'nin tersine harfler bitiştirildiğinden bu harflerin başta, sonda ve ortada yazılışları farklıdır. 


Geleneksel olarak Doğu Türkiye'de ve daha sonra kuzeydoğu Suriye'de Jacobite Süryani-Süryaniler tarafından konuşuldu. Diyarbakır, Lice yakınlarında Tur Abdin dağından iki keşiş tarafından kurulmuş bir köyde, Anşa köyünde konuşulmuş. Kendi dillerinden başka birçok Mlaḥso konuşmacısı Türk, Arap, Ermeni, Kürtçe ve Zaza'ca kadar akıcıydı.


Turabdin Suresi ile yakından ilişkilidir, fakat ayrı bir dil olarak kabul edilmesi için yeterince farklıdır. Dilin sözdizimi, Turoyo'dan daha fazla Klasik Süryanice özelliklerini korumuştur. 

Dil, edebi Süryani adı Mlaḥthoyo'dur. Mlaḥso'nun ana dili konuşanları sadece Suryo veya Süryani olarak tanınırlar. 1970 yılına kadar bir avuç insan tarafından hala konuşuldu. 

Urfa merkezinde bulunan Süryanilerin 2. asırda Hristiyanlığı kabul etmeleriyle Süryani kültürü Yunan kültürüyle de harmanlanıp güçlü ve zengin bir edebiyat meydana geldi. 
En önemli eser, Kutsal Kitap'ın Peşitta adı verilen Süryanice çevirisidir.


Süryanicenin Lehçeleri;

Turoyo, Yakubi Süryanilerce konuşulan Çağdaş Batı Süryani lehçesidir. 
Mlahsö, Diyarbakır'da bu dili konuşabilen son kişi 1998 yılında öldüğünden kullanıcısı kalmamıştır. 
Surit, Hristiyanlarınca konuşulan çağdaş Doğu Süryani lehçesidir.
Yeni Doğu Keldanicesi (Kaldaya), Doğu Kilisesi'nden kopmuş katolik Asurlar (Keldaniler) tarafından kullanılan çağdaş Doğu Asurca lehçesidir. 
Hertvin, Siirt civarında 1.000 kadar kişi tarafından konuşulur. Surit’e yakın bir lehçedir.

Likya Uygarlığı’nın yerleşim yeri üzerine Fethiye'de kurulmuş bir Rum köyü.

Kayaköy,
Lebessos
Lebessus
Levissi.
Yunanca: Λειβίσσι
Kayaköy-Fethiye.
Hayalet şehir Kayaköy,
Rum köyü.
Likya Uygarlığı’nın yerleşim yeri üzerine Fethiye'de kurulmuş bir Rum köyü.

Kırık bir mübadele öyküsü.
Eskiden Lebessos ve Lebessus olarak bilinen ve daha sonra Livissi olarak bilinir. Kayaköy, günümüzde eski Lykia bölgesinde Türkiye'nin güneybatısındaki Fethiye'nin 8 km güneyindeki bir köydür.

XX.yy’a kadar 25 bin kişinin yaşadığı kocaman bir kent aslında.
Şimdi düşününce o zamanın şartları diyorsunuz belki ama ne bu evlerden çıkarılan Rumlar ne de yerlerine getirilen balkan göçmenleri Türkler doğdukları büyüdükleri yeri bırakmak istememişti o zamanlar.

Hem Anadolu Müslümanları hem de Rum Ortodoks Hıristiyanları, 1919-1922 yılları arasındaki Türk-Yunan savaşına kadar beraber uyum içinde yaşadılar. 6,500 Hıristiyan nüfusunun boşaltılmasıyla sonuçlanıncaya dek XIV. yüzyıldaki kökenlerinden bu yana uyum içinde yaşadılar. Rumlar bölgenin ilk ve en güçlü matbaasını kuruyor gazetesini çıkarıyor. Muacirler çiftçilikle uğraşıyor. Bir gece de gideceksiniz deniyor... Acı ve göz yaşı.

Yunanistan ve Türkiye arasındaki mubadele ile Türk Hıristiyan vatandaşları ile Yunanistan'ın Müslümanları değiştirildi. Kasaba halkı daha sonra 1923 yılında geri dönmekten alıkonuldu.

Maalesef giden Rumları Osmanlı diye dışlamışlar gelen Türkleri de Rum diye dışlamışlar. Önce Likyalılar sonra Rumlar ve son olarak da Türkler yerleşmiş. Ama kentin kaderi hep terkedilmek olmuş.

Şimdi bir müze köyü olarak korunmuş olan hayalet kasaba, yüzlerce taş evden oluşuyor. Ancak çoğunlukla küçük bir dağın üzerini kaplayan ve turistlerce ziyaret edilen  bu köy Yunan tarzı evler ve kiliseler ile kaplıdır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ