Victor Jara, Diktatör Pinochet döneminde tutuklanarak gitar çalmaması için elleri kesilen, sonra da kurşuna dizilen Şilili müzisyen ve şair ...

Victor Jara,
Víctor Lidio Jara Martínez,
D. 28.09.1932 - Ö. 16.09.1973
Chillán Viejo, Bío-Bío bölgesi.
Şilili şarkıcı, müzisyen, tiyatro yönetmeni ve profesör.
Şili kültür ve müziğinde son derece önemli etkileri olmuş bir sanatçıdır. 

Diktatör Pinochet döneminde tutuklanarak gitar çalmaması için elleri kesilen, sonra da kurşuna dizilen Şilili müzisyen ve şair. Hayatı ve müziği ile ülkesi için kaynak olmuş. 

Diktatör Pinochet döneminde gitar çalmasın diye elleri kırılmış ve kesilmiş. Bu durum da bile Allende'nin seçim şarkısı olan Venceremos (Kazanacağız) şarkısını söylemiş. Şili Ulusal Stadyumu' nda kurşuna dizilerek öldürülmüş ve cesedi bir mezarlığa atılmış. Üç gün sonra bulunan cesedinde 44 kurşun deliği tespit edilmiş. Allah rahmet eylesin.

16.09.2003 yılında öldürüldüğü Şili Ulusal Stadyumu'nun ismi otuz yıl sonra Estadio Víctor Jara olarak değiştirilmiştir. 

Skanda, Hinduizm'in savaş tanrısı ...

Skanda,
Hinduizm'in savaş tanrısı.

Doko, Japon Buda inanışında mistik ve büyü törenlerinde kullanılan nesne ...

Doko,
Japon Buda inanışında mistik ve büyü törenlerinde kullanılan nesne.

Hebenneka, Zeki ve becerikli olmadığı halde kendini öyle sanan kimse ...

Hebenneka,
Eski dilde, Hebenneka,
Arapça Hebenneka, (ﻫﺒﻨﻘﻪ) 
Zeki ve becerikli olmadığı halde kendini öyle sanan kimse.
Araplar’da ahmaklığıyle şöhret bulmuş Hebenneka’nın adından esinlenerek türetilmiş kelimedir.
Kendini akıllı sanan kimse, ahmak, idraksiz.

Hebenneka, Ahmaklığı darb-ı mesel olmuş bir kimsedir.
Zeki ve becerikli olmadığı halde kendini öyle sanan arap.

Ahmaklığı ile tanınmış bir adam.

Zenginliği ile ünlü mutsuz Lidya Kralı ...


Karun,
Croesus,
Krezüs,
Kriːsəs,
Grekçe, Κροῖσος, Kroisos.
Kroisos, 
Lidya Kralı.
MÖ 560-546 yılları arasında tahtta kalmıştır.


İslam kaynaklarında Karun adı ile zenginliğiyle bilinen Lidya kralıdır.
Croesus zenginliği ile ünlü bir kral.
Kroesus, Arap, Yahudi ve Pers medeniyetlerinde Karun şeklinde anılmaktadır.

Ünlü tarihçi Herodot'a göre, zenginliği ile ünlü 14 yıl boyunca hüküm sürmüş. 

Kral Krezüs zamanında Lidya, ticaret ve altın madenciliği ile çok zenginleşti. Batı Anadolu'daki Yunan şehir devletlerini istila ederek ve doğudaki seferleriyle devletinin sınırlarını şimdiki Kızılırmak sınırına kadar genişletti. Pers Kralı Sirus onu takip etti ve Lidya´yı Pers topraklarına kattı.

Karun antik ve ortadoğu halkları arasında "Karun kadar zengin" vb. birçok halk deyimine ve efsaneye konu olmuş. Adı zenginlik ile sinonim olarak kullanılmıştır. 

Tarihçi Taberi efsane ve deyimlerde bahsedilen kişinin Musa zamanında yaşayan farklı bir kişi (Koreh) olduğuna inanmış.

Artvin yöresinde, dağlarda yetişen, naneye benzer bir bitki...


Nişoş,
Yabani nane,
Muuri minta bot.

Dağlarda yetişen, naneye benzer bir bitki.
Artvin yöresinde, dağlarda yetişen, naneye benzer bir bitki.
Nişoşlu yoğurt çorbası, Artvin yöresinde, dağlarda yetişen, naneye benzer ve nişoş adı verilen bir bitki ile yapılır. 


Nişoşlu yoğurt çorbası olarak anılır. 
Nişoş denilen bu aromalı bitki ile yapılan tereyağlı yoğurt çorbası bu yöreye özgüdür. 

Özellikle Artvin'in iç kesimlerinde yayla, mezra ve dağ köylerinde çok yaygındır.

Bazı yerlerde yarpuz otu olarak da bilinir.

YARPUZ OTU

Ballıbabagillerden naneye benzer ve kır nanesi de denilen araomalı bir bitki...

Yarpuz otu,
Mentha pulegium.
Ballıbabagillerdendir.

Yarpuz otu'nun diğer yöresel adları;
Yarpuz otu, 
Filisk, 
Kır nanesi, 
Majoran, 
Pülüskün, 
Narpuz. 


Ciğer nanesi, 

Yabani nane, 

Mentha adlı aromayı barındırdığından, Mentha pulegium denir ve böyle adlandırılır.
Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden yabani nane türünden güzel kokulu bir bitkidir.

Çoğunlukla ciğer nanesi olarak bahsedilen bu bitki soğuk algınlıklarının tedavisinde nefes yoluyla akciğere çekilen ilaç olarak kullanılır. Ancak yabani nanede bulunan uçucu yağlar çok fazla olduğu için insan ve hayvanlar için zehirli olmaktadır. Bu nedenle kullanmadan önce mutlaka uzmanından yardım alarak kullanılmalıdır. 

Artvin yöresinde yabani naneye nişoş denir. Nişoş denilen bu mentha aromalı bitki ile yapılan tereyağlı yoğurt çorbası bu yöreye özgüdür. 

Ariyet, sel veya benzeri doğal afetlerle bozulmuş arazilerin yeniden ıslah edilmesi ve tarıma kazandırılması...

Rekültivasyon,
Yeniden yetiştirmek.
Doğa Onarımı, 
Doğa onarımı, Rekültivasyon, reklamasyon, restorasyon, rehabilitasyon ve revejetasyon gibi farklı kavram ve iş tanımlarından oluşur. Bir alana verimlilik, ekolojik, ekonomik ve estetik değerlerinin tekrar kazandırılmasını amaçlayan çalışmaların bütünüdür.

Sel veya benzeri doğal afetlerle bozulmuş arazilerin yeniden ıslah edilmesi ve tarıma için hazırlanarak kazandırılmasına rekültivasyon denir. 

Reklamasyon, aynı zamanda çevre ile ilgili işletme sonrası arazinin sağlamlaştırılmasını, kapsar. Bu yüzden reklamasyon, erozyon ve sedimentasyon kontrolü olarak da ele alınabilir.

Tekrar ( yeniden) bitkilendirme (revegetation):
Arazi tekrar doldurulduktan sonra veya döküm sahaları tekrar düzenlenip bitkilendirme işlemine hazır hale getirildikten sonra başlayan ve arazide planlanmış bitki örtüsünün oluşturulması için gerekli tüm çalışmaları (tohumlama, gübreleme, fidanların dikimi, sulama, izleme vb.) içeren çalışmaların tümüdür.

Restorasyon (restoration): 
Minerallerin çıkarılmasından sonra arazinin yeniden kabul edilebilir çevresel şartlarının oluşturulmasına dek geçen zamanda yapılan karmaşık işlerin tamamıdır. Arazi restore edildikten sonra ya eski kullanıma dönülür veya bazı fazladan iyileştirme çalışmaları yapılarak daha yeni ve iyi bir kullanıma sunulur.

Sonraki muamele (after treatment): 
Mineralin üretiminden sonra arazinin yeniden doldurularak konturlama çalışmalarıyla en üst toprağın serilmesi ve tohumlama ile iyileştirilerek daha sonraki kullanım için uygun şartların oluşturulmasıdır.

Reklamasyon:
Rehabilitasyonu ve restorasyonu içine alır. Reklamasyonun amacı araziyi istenilen duruma geri getirmektir. Burada istenilen durumun çok iyi tanımlanması gerekir. İstenilen durum bazen arazinin orijinal haline geri getirilmesi olabilir veya arazide yeni bir kullanım şekli istenebilir. Türkçede reklamasyona rekültivasyon denir.

Hipertrofi, Bir organın aşırı gelişmesi...

Hipertrofi,
Fransızca hypertrophie,
İngilizce: hypertrophy,
Almanca: Hypertrophie,
Bir organ dokusunun anormal gelişmesi,
İrileşme hipertrofi.

Hipertropi, Yunanca hyper, üstünde anlamında ve yine trophe, besin anlamındadır. 
Besin çokluğu yüzünden hücre hacmindeki artış, bir organın aşırı büyümesi, gelişmesi dolayısıyla olan büyüme fazlalığıdır.
Genellikle bir uyarana fizyolojik cevap olarak hücre, doku veya organ boyutunda artış.

Dokuyu oluşturan hücrelerin sayıca değil de hacimce artış göstermesi, doku veya organın hücrelerin hacimce artışına bağlı olarak aşırı büyümesidir. Doku veya organın hücrelerin hacim artmasına bağlı olarak aşırı büyümesidir. Kısaca bir organın aşırı gelişmesine hipertrofi deniyor. Bunun tersi ise atrofi'dir.
Bir organ ya da dokunun hücrelerinin hacim olarak büyümesi hipertrofi demektir.

Kas kaybı, atrofi.
Kasların geliştirilmesi, hipertrofi.

İnsula, Eski Roma kentlerinde büyük çoğunluğun yaşadığı konutlara bölünmüş kira evlerine verilen ad...

İnsula,
Eski Roma kentlerinde büyük çoğunluğun yaşadığı konutlara bölünmüş kira evlerine verilen ad...

Çok katlı apartman tipi konutlara Antik Roma zamanında insula denmiş ve kullanılmış. Çoğul olarak insulae diye yazıldığı biliniyor. İnsula kelimesinin türetildiği kelime Latincedendir. İnsula ada anlamındadır.

Eski Roma'da özel konuta ise Domus deniyormuş. Domus, küçük evler veya çok büyük saraylar gibi konutlardan oluşur. Domus'un tersine Eski Roma kentlerinde birçok ailenin barındığı kiralık ev bloklarından oluşan ve tek bir ailenin yaşayabileceği evlere de insula denirmiş. Apartman'ın ve kiralık ev kavramının temeli burada atılmış. Bu toplu konutların ortasındaki açıklığa atrium denirmiş. Diğer bir bölüm ise peristildi.

Puanter, Kısa tüylü bir av köpeği cinsi.

Puanter,
Brak,
Kısa tüylü bir av köpeği cinsi.

İletki, Açı ölçmeye ya da çizmeye yarayan araç...

İletki,
Açı ölçmeye ya da çizmeye yarayan araç.

Ekabe, Tropikal Afrika’da yetişen bir ağaç...

Ekabe,
Okan,
Azobe.

Tropikal Afrika’da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan bir ağaç.
Limbali,

Sapelli,   
Fildişi kıyısında Abudikro adı verilen çok büyük bir ağaç.

Yetişkin, Evlenme çağına gelmiş genç kızlar için kullanılan sözcük...

Yetişkin,
Evlenme çağına gelmiş genç kızlar için kullanılan sözcük.

Bered, Fırtınalı havalarda yağan dolu...

Bered,
Fırtınalı havalarda yağan dolu.

Solocu, Birçok klasik bale topluluğunda, bale hiyerarşisinin en yüksek sırası... Koşmaları ve atışmalarıyla tanınmış, 19. yüzyıl halk ozanı.

Solocu,
Solist,
Birçok klasik bale topluluğunda, bale hiyerarşisinin en yüksek sırası.

Otokar, Toplu ya da turistik geziler için yapılmış büyük otobüs...

Otokar,
Toplu ya da turistik geziler için yapılmış büyük otobüs.

Doğu Karadeniz yöresinde yetişen ormangülü...

Komar,
Kara ağu,
Sarı ağu,
Orman gülü,
Zifin,
Zelenika,
Rhododendron ponticum,

Doğu Karadeniz yöresinde yetişen ormangülü.
Doğu Karadeniz' de yetişen ve "kara ağu" da denen orman gülü. Karadeniz dağlarında yetişen, yapraklarını kışın döken, ilkbaharda açan sarı-turuncu açelya türünden bir bitki.


Daimi yeşil orman güllerinin doğal türüdür.
Bilinen yöresel isimleri;
Komar,
Kaful (Vakfıkebir -Trabzon),
Ağu,
Kara ağu (Giresun),
Zelenika (Demirköy-Kırklareli).

Ormangülleri, (Rhododendron);
Fundalar ailesindendir. Her zaman yeşil ya da kışın yaprağını döken çalı veya küçük ağaçlardır. Kara ağu ve komar  gibi yöresel adlar verilen mor çiçekli orman gülünün odunsu yapıda kalın dalları, vardır. Odun olarak da kullanılır. Kimi yörelerde sarı ağu ya da zifin de denilir. Sarı çiçekli orman gülü çiçeklerinin zehirleyici özelliği vardır.

Köylüler özellikle yağmurdan sonra hayvanların bu çiçeğin altındaki otlara yaklaşmasına engel olurlar.

Hamak, İki ağaç ya da iki direk arasına asılan ağ yatak...

Hamak,
İki ağaç ya da iki direk arasına asılan ağ yatak.

İneb, Eski dilde üzüm...

İneb,
Eski dilde üzüm.

Rant, Bir mal ya da paranın, emek verilmeden sağladığı gelir...

Rant,
Bir mal ya da paranın, emek verilmeden sağladığı gelir.

Eski Roma evlerinde, üzeri kısmen açık orta mekan...

Atrium,
Parvi,
Antik Roma evlerinin ortasında yer alan iç avlu.
Eski Roma evlerinde, üzeri kısmen açık orta mekan.
Eski Roma evlerinin ortasında ya da Hıristiyan bazilikalarının girişindeki mekan.
Atriumlarda ayrıca Ev Tanrıları olan Lar'ların sunakları da yer almıştır.
Atriumun çevresinde veya önünde yer alan sütun dizilerine de cavaedium denilir.
Antik Roma evlerinin ortasında yer alan iç avlu.
Üstü, ortasında compluvium denilen bir açıklık bulunan bir çatı ile örtülüydü. Çevresinde odalar ve odaların önünde revaklar bulunurdu.

Etrüsklerde görülen ve Romalıların da on­lardan alarak tatbik ettikleri bu avluya önceleri atria denirdi. Romalılar atrium ismini vermişlerdir. Atriumun ortasında yağ­mur sularının toplandığı impluvium denilen bir havuz var.


Hıristiyan bazilikalarında girişin önünde yer alan etrafı sı­ra kemerler yada sütunlarla çevrili açık avlu. Parvi de denir.

Revü, Çeşitli dans ve oyunlardan oluşan, zengin görünümlü sahne gösterisi...

Revü,
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşan, zengin görünümlü sahne gösterisi.

Azak eğeri, eğir gibi adlar da verilen ve kökü hekimlikte kullanılan otsu bitki ...

Hazanbel,
Azak eğeri, 
Eğir,
Kökü hekimlikte kullanılan otsu bir bitki.

Tato, Argoda Hamam ...

Tato,
Argoda Hamam.

İhram, Kabe’ye girerken hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü...

İhram,
Kabe’ye girerken hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü.

Azot, Havada beşte dört oranında bulunan element...

Azot,
Havada beşte dört oranında bulunan element.

Jackfruit, Vatanı Hindistan olup 35 kg kadar büyüyebilen, dünyanın ağaçta yetişen en büyük meyvesi...

Jak,
Jackfruit,
Vatanı Hindistan olup 35 kg kadar büyüyebilen, dünyanın ağaçta yetişen en büyük meyvesi.

Sezü, Mantar katmanı çok gelişen bir tür meşe...

Sezü,
Mantar katmanı çok gelişen bir tür meşe.

Seme, Sersem, ahmak ...

Seme,
Sersem,
Ahmak,
Alık,
Lalak,
Sepelek,

Enzu, Mezopotamya halklarının ay tanrısı...

Enzu,
Mezopotamya halklarının ay tanrısı.

Ramora, Büyük balıkların göğsüne yapışık olarak yaşayan küçük balıklara verilen ad..

Remora,
Büyük balıkların göğsüne yapışık olarak yaşayan küçük balıklara verilen ad..

İsale, Suyu, işleme ve dağıtım tesislerine iletme..

İsale,
Suyu, işleme ve dağıtım tesislerine iletme.

Tremolit, İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan doğal silikat...

Tremolit,
Fransızca trémolite.
İng. Tremolite,
İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan doğal silikat.
Yüksek sıcaklıklarda diopside dönüştüğü için metamorfik derecenin bir göstergesidir. 

Tremolit, kalsiyum ve magnezyum yönünden zengindir.

DNA, Kalıtımın maddi temeli olan ve kromozomları oluşturan maddenin kısa yazılışı...

DNA,
Deoksiribo Nükleik Asit,
Kalıtımın maddi temeli olan ve kromozomları oluşturan maddenin kısa yazılışı.

Sayonara, Başrolünü Marlon Brando’nun oynadığı bir film...

Sayonara,
Başrolünü Marlon Brando’nun oynadığı bir film.

Modem, Bilgisayarlar arasında iletişimi telefon hattı yardımıyla sağlayan aygıt.

Modem,
Bilgisayarlar arasında iletişimi telefon hattı yardımıyla sağlayan aygıt.

Şano, Tiyatroda sahne...

Şano,
Tiyatroda sahne.

İmamet, Birkaç Müslüman bir arada toplu namaz kılmak istediklerinde, içlerinden birinin öne geçerek namaz kılanlara önderlik etmesi..

İmamet,
Birkaç Müslüman bir arada toplu namaz kılmak istediklerinde, içlerinden birinin öne geçerek namaz kılanlara önderlik etmesi..

Teyemmüm, Su bulunmayan yerde su niyetiyle toprak, kum gibi şeylerle abdest alma...

Teyemmüm,
Tayammum,
Abdest alma,
Arapça teyemmüm,
Arapça, (ﺗﻴﻤّﻢ)
Arapça teymіm “kastetmek”ten teyemmum kelimesi üretilmiştir.
Suyun bulunmadığı veya kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda toprak, kum vb. ile kolları ve yüzü meshetmek suretiyle abdest alma.

Eşlek, Ekvator ...

Eşlek,
İstiva hattı,
Ekvator,
Fransızca équateur,
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı,
Ekvator'un çevresi kırk milyon metredir.

Kail, İnanmış, aklı yatmış olan...

Kail,
Mutmain,
İnanmış,
Aklı yatmış olan.

Manej, At eğitimine ve bu eğitimin yapıldığı yere verilen ad. ..

Manej,
At eğitimine ve bu eğitimin yapıldığı yere verilen ad.

Alaim, İzler, nişanlar ...

Alaim,
Arapça, ﻋﻼﺋﻢ
Arapça, alāmet kelimesinin çoğul şekli alāim.
Alametler, nişanlar, izler,

Leblebici Horhor, Dikran Çuhacıyan’ın, sinemaya da aktarılmış üç perdelik opereti...

Leblebici Horhor,
Dikran Çuhacıyan’ın, sinemaya da aktarılmış üç perdelik opereti.

Sinoloji, Çin dili ve edebiyatını konu alan filoloji dalı...

Sinoloji,
Çin dili ve edebiyatını konu alan filoloji dalı.

Elara, Yunan mitolojisinde, Zeus’tan gebe kalıp Tityos adlı devi doğuran kız...

Elara,
Yunan mitolojisinde, Zeus’tan gebe kalıp Tityos adlı devi doğuran kız.

Üroloji, İdrar yolları hastalıklarını konu alan tıp dalı...

Üroloji,
İdrar yolları hastalıklarını konu alan tıp dalı.

Otodafe, Katolik inancıyla ters düşen insan ve kitapların engizisyon tarafından törenle yakılmasına verilen ad.

Otodafe,
Autodafe, 
İman hareketi,
Katolik inancıyla ters düşen insan ve kitapların engizisyon tarafından törenle yakılmasına verilen ad.
Katolik inancıyla ters düşen kitap ve insanların engizisyon tarafından törenle yakılmasına otodafe, denir. 

İman hareketi, anlamına gelen ve batı dillerinin tamamına yerleşmiş bu kelimenin aslı Portekizcedir. Portekiz engizisyonu XVI. yüzyılda kitap yakarak otodafe uygulamasına başlayarak kötü bir şöhret oluşturmuş. Günümüzde ise bu namından dolayı Portekiz'de dünyanın en güzel kütüphane ve kitapçılarına sahiptir. Günümüzde, Lizbon'da Coimbra Üniversitesi’nin kütüphanesi ve dünyanın faal en eski kitapçısı, 290 yıllık Bertrand Kitabevi Porto şehrindedir.

Engizisyon,
Latince: inquisitio, soruşturma, 
Katolik Kilisesi'ne bağlı bir mahkeme sistemine Engizisyon deniyor.

Mordillo, Birçok ülkenin gazete ve dergilerinde yayımlanan karikatürleriyle uluslararası bir üne sahip olan ve geçenlerde 87 yaşındayken ölen Arjantinli karikatür sanatçısı...

Mordillo, 
Guillermo Mordillo, 
D. 4 Ağustos 1932 yılında Buenos Aires – Arjantin
Ö. 29 Haziran 2019 Palma de Mallorca, İspanya
Dünyaca ünlü Arjantinli karikatürist.
1980 yılında İspanya'ya gitti. Burada 18 yıl yaşadı ve İspanya’da International Association of Authors of Comics and Cartoons (CFIA) başkanı seçildi.
Dünyanın en önemli karikatür sanatçılarından birisi, Arjantinli çizer 86 yaşında, hayatını kaybetti. Geride bir çok komik, eğlenceli ve anlamlı karikatürler bıraktı. 

1948 yılında gazetecilik okulunda ilüstratör sertifikası aldı. Burone Bruch animasyon ekibinde çalıştı ve aynı zamanda çocuk hikaye kitaplarının çizimlerini yaptı. Yuvarlak hatlı karikatür çizgileriyle popüler oldu. Evli ve iki  çocuk babasıdır. Çizimleri birçok puzzle (yap-boz) da kullanılmış ve dünya çapında satılmıştır. 

Mordillo olarak bilinen Guillermo Mordillo (4 Ağustos 1932 - 29 Haziran 2019 [1]), Arjantinli bir çizgi film ve animasyon yaratıcısı. 1970 yılından sonra en çok yayın yapan çizgi romancılarından biriydi. 

Uluslararası birçok yarışmada da ödülleri;
1969 Gümüş Madalya esprili tasarımları V Uluslararası Bienali az Tolentino
1971 Loisirs Jeunes Ödülü , Paris
1971 Critici En Herba Ödülü , Bologna çocuk kitabı için, Korsan gemisi
1972 ilk Gümüş Madalya Esprili Tasarımların Uluslararası Festivali yılında Saraybosna
1973 Phenix de l’Mizah , Paris
1974 Arjantin Tasarımcıları Derneği Ödülü
1976 El Gaucho Ödülü, Köln
1976 Nakamori Ödülü, Tokyo çocuk kitabı için, Çılgın Kovboy
1977 Yılın En İyi Karikatürist Salon International de l’Mizah Montréal
1977 Palme d’Or 31. Uluslararası Fuarı az Bordighera
1983 Palme d’Or Bordighera 36. Uluslararası Fuarı
1985 Andersen Ödülü Sestri az Levante
1995 Altın Madalya 18. Uluslararası Fuarı, Tolentino Mizah

Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışmasında 1984, 1985 ve 2000 yıllarında jüri üyeliği yapmıştır.

Merdümgiriz, İnsan içine çıkmaktan hoşlanmayan ...

Merdümgiriz,
Mizantrop,
Eski dilde, Merdümgiriz, (ﻣﺮﺩﻡ ﮔﺮﻳﺰ)
Farsçada, merdum, insan anlamına gelir. Yine gurіz-girіz kelimesi de kaçan anlamındadır.
Merdum-gurіz, Merdümgiriz ise insanlardan kaçan, çekinen, insanlar arasına karışmaktan, onlarla birlikte olmaktan hoşlanmayan (kimse), mizantrop.

Merdümgiriz olma durumu, insanlardan uzak durma
Farsça merdumgirīz,
İnsan içine karışmaktan hoşlanmayan,
İnsanlardan kaçan (kimse), mizantrop.

Akarak, Çin’de yaşayan Uygur Türklerinin bir içkisi...

Akarak,
Çin’de yaşayan Uygur Türklerinin bir içkisi.

Sinofobi, Çin’den ve Çin mallarından korkma...

Sinofobi, 
Çin’den ve Çin mallarından korkma.

Şaolin, Çin’de 7. yüzyılda Moğol istilacılara karşı geliştirilen bir dövüş tekniği...

Şaolin, 
Çin’de 7. yüzyılda Moğol istilacılara karşı geliştirilen bir dövüş tekniği.
Çin’de VII. yüzyılda Moğol istilacılara karşı geliştirilen bir dövüş tekniği.

Çin dövüş sanatları;
Kung fu,
Pinyin,
Wushu,
Şaolin - Shaolinquan,

Çin'de yüzyıllar boyunca geliştirilen yüzlerce dövüş sanatı vardır. Bunlardan Şaolin dövüş tekniği, beş hayvan taklidini içerir. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ