Şarap Fıçısı ...

Avendi,
Şarap Fıçısı.
Şarabın dinlenmeye bırakıldığı büyük tahta fıçı.
Şarabın dinlenmeye bırakıldığı yer mahzen'dir. 
Şarap mahzeni Kav, Şarabi, Humhane.

Antik çağda şarap toprak küplerde saklanırmış. M.Ö. III. yüzyılda fıçıyı ilk deneyen Keltler olmuş. Romalılar Fransa'ya gelince bu yöntemi benimsemişler. Binlerce yıl boyunca çam, kestane, gürgen, ceviz fıçılar denendi. Bazıları şarabın tadını bozdu. Ama meşenin şarabı zenginleştirici özelliği ancak XX. yüzyılda keşfedildi. 


Şarapılıkta, şarabı meşe fıçılarda dinlendirmek (yaşlandırmak) çok önemlidir. Bu konu çok önemlidir. Şarap konusunda Fransızların deneyimleri tercihe şayandır. Fransa’nın 104 yıllık ünlü fıçı fabrikalarından Ludon Medoc Bölgesi’nde bulunan Nadalie, fıçı üretiminde çivi ve yapıştırıcı kullanmıyor. Firma 1902 yılından beri şarap fıçısı üretmektedir. Fransız meşesi kullanıyor ve yılda 70 bin fıçı üretiyor. 

Fıçı yapımında meşe ağacı kullanılmasının bir çok nedeni vardır. 
Meşe; 
• Kırmızı şaraplarda tanenlerin ve dokusunun yumuşamasını sağlar. 
• Meşeye özgü tanenler şaraba geçerek, şarabın ömrünü uzatır. 
• Şarabın rengini koyulaştırır. 
• Şarabın, dinlenme sırasında nefes almasını sağlar.

Kırmızı üzümlerin kabuklarında, üzüm çekirdeklerinde ve saplarındaki tanenlerin benzeri meşede de vardır. Meşe fıçılar dokusu sert ve çok ince gözenekli yapısı sayesinde nefes alma özelliğine sahiptir. Bu sayede şarabın ideal oranda havayla temasını sağlar. Öyleki her meşe ağacından da fıçı olmaz. En kaliteli, Limousine meşesidir ama geniş gözenekli olduğu için şarap yıllardırmaya uygun değildir. Ouercus robur, Ouercus alba ve Sesilis türü meşelerden yapılan fıçılar şarapçılığın vazgeçilmez cinsleridir. Şarap meşe fıçısı ile olgunlaşmaya bırakıldığı zaman meşeden de şaraba farklı tadlar geçer. Şarabın bir bölümü buharlaşır. Buna meleklerin payı denir.

Meşe şarap fıçıları 5-6 yıl kullanımdan sonra nötralie olan bu fıçılar, viski, sherry, brendi üreticilerine satılıyor. Türkiye’de yasa gereği bu fıçılar yeniden kullanılamıyor. 

Erzincan'ın Kemah ilçesinde bir kale ...


Pekeriç,
Kemah,

Pekeriç Kalesi,
Pekeriç Kalesi (Çadırkaya, Tercan)

Erzincan’ın Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan Pekeriç kalesi, yaklaşık 100 m. yüksekliğinde doğal bir kayadan meydana gelmiştir. Kayaların oyulması ile odalar, merdivenler ve sarnıçlar yapılmıştır. Kaleye ait surlardan günümüze çok az kalıntı gelebilmiştir. 

Günümüze gelebilen kalıntılar kalenin tarihi hakkında aydınlatıcı bilgi veremediğinden ötürü tarihleme yapılamamaktadır.


Kemah Kalesi
Anadolu'nun en eski ve tabi kalelerinden birisidir. Hitit-Urartu döneminde çevresi surlarla çevrili sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Kalenin, iç içe iki yapısı vardır.






























Erzincan, Kemah İlçesinin Kemah Boğazına bakan kayalık bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Bu kaleye ulaşımı son derece güçtür. Kaleye Ani, Brana, Gamahha ve Berberi Zemin Kalesi isimleri verilmiştir. Kalede Arşak krallarının ismi geçmesinden ötürü Hititler zamanında yapıldığı sanılmaktadır. 

Kemah Kalesi, Orta Çağdan kalmıştır. Yörenin XI.yüzyılda Selçuklulardan Mengücek Bey tarafından ele geçirilmesi ile birlikte Kemah kalesi de selçukluların eline geçmiştir. Kalenin en ilginç yönü güneye bakan yönündeki üç katlı demirden yapılmış kapısıdır.  Ayrıca yontma kesme taşlardan yapılmış Kral Kızı Kulesi de üzerinde durulacak bir eserdir.

Kale eski kayserlerden biri tarafından yaptırılmıştır. Sonra Uzun Hasan’ın eline geçmiş ve Timur muhasarasına uğramış. Sonra 1.Selim şehzadeliği sırasında bu kaleyi fethedip içine asker koymuştur. Sonraları Şah İsmail isyan ederek bu kaleyi ele geçirmiş. Sonra Sultan Selim tahta geçince ilkönce Acem’e savaş açmış. Anadolu içinden gelip Kemah kalesini kuşatmış ve fethetmiştir. 

Polonya’nın Poznan şehrinde bir parkta bulunan, ürküten heykel topluluğu ...

Nierozpoznani,
Nierozpoznani, Tanınmayan anlamındadır.
Poznan, Polanya.

Polonya’nın Poznan şehrinde bir parkın ortasında başsız, kolsuz ürküten bir heykel topluluğu  yer alıyor. Polonyalı Usta sanatçı Magdalena Abakanowicz tarafından 2002 yılında dikilmiş. Poznan şehrinin 750. kuruluş yıl dönümü kutlamasında sanatçı tarafından tüm Polonya halkına armağan edilmiş 112 insan bedeni heykeli.

Sembolik olarak şehrin nereden geldiğini ve nereye gittiğini ifade ediyor. Başsız, kolsuz, kırmızı ve paslı demir yarım gövdelerden oluşuyor. Sanatçı, en büyük kamusal sanat eseri olan bu eseriyle belli bir korku duygusuyla yüzleştiğini ifade ediyor. Parkta yeşil alanın ortasında 112 tane kafasız, kolsuz ve büyük bacaklara sahip demir gövde olarak sergileniyor. Bu devasa büyüklükteki torsosların, her birinin bacakları farklı yöne adım atacak şekilde durmaktadır. Poznan şehrini ele geçirmek üzere harekete geçecekmiş gibi bir görünmekteler.

Tanınmayan anlamına gelen Nierozpoznani kelimesi ile adlandırılmış olan bu heykel topluluğu, sıcak yaz aylarında piknikçilerin davetsiz misafiri oluyor. Halk tarafından popüler bir piknik noktası olan bu parka tedirgin bir atmosfer katmaktadır. Sakin park içerisinde ürpertici bir korku filmi sahnesi gibi sergilenmektedir. Sabah saatlerinde parkta, sis bulutları arasında görünen devasa büyüklükteki torsos parçaları, korku filmlerini andıran bir görüntü oluşturuyor.



Süpürge otu, funda ...

Erika, 
(Erica). 
Funda, 
Funda çiceği,
Süpürge otu,
Süpürge Çalısı,
Çalı görünüşünde bir bitkidir. 

Funda, 
Fundagiller (Ericaceae) familyasından Erica cinsinden 500’e yakın türü bulunan çiçekli bitkilerin ortak adıdır. Çiçekleri  küçük bir çana benzer. 



İşlenmemiş topraklarda yetiştirmek kolaydır. Erika kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılır. Çalı görünüşünde bir bitki olup, funda, erika (erica) isimleriyle de bilinir. Yaz ve kış yeşil kalabilen bodur çalı  olan bir bitkidir. Trakya, Marmara ile Anadolu’nun hemen bütün sahil bölgelerinde yetişir. 

Gök funda (Erica cinerea) adlı türü, evcil hayvanlar için altlık olarak kullanılır. Bitki 1-3 m, boyunda, beyaz renkli güzel kokulu çiçekleri olan bir bitkidir. Erica scoporia isimli özel bir tür olan funda, yeşilimsi çiçeklidir. Bu türün boyu 2-3 m.  olup, süpürge yapımında kullanılır. Erikeların bazı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır. Bitki ericolin isimli bir glikozit maddesi ihtiva eder. Odun rengi kırmızı olup, çok güzel cila tutar.

Cezayir’de yetişen bir türü vardır ki köklerinden dünyaca meşhur Bruyere pipoları yapılır. Dalları çalı süpürgesi yapımında ve yakacak olarak kullanılır. 

Kazakistan'ın Başkenti ...

Astana,
Başkent, Kazakistan.
Resmi olarak Astana 10 Aralık 1997 yılında Kazakistan'ın başkenti ilan edilmiştir. Kentin başkent olarak uluslararası düzeyde duyurusu 10 Haziran 1998 yılında yapıldı. Her yıl Kazakistan'da 6 Temmuz başkent günü olarak kutlanır.

Kazakistan’ın Önemli Şehirleri;
Aktobe
Aktav
Çimkent
Almatı.


Kazakistan başkentleri;
Astana,
1997 - 2018 Kazakistan Cumhuriyeti,

Alma-Ata,
1991 - 1997 Kazakistan Cumhuriyeti.
1936 - 1991 Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, 
1929 - 1936 Kazak Özerk Cumhuriyeti, 

Ak-Meşet, (Kızılorda)
1920 - 1925 Kazak Özerk Cumhuriyeti,

Alaş-Kala, (Semipalatinsk)
1916 - 1920 Kazakistan, (Alaş Orda Devleti), 

Orenburg,
1920 Kırgız Özerk Cumhuriyeti , Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti.

Kazakistan’ın Eyaletleri;
Akmola
Aktöbe
Almati
Atırav
Jambıl
Karagandı
Kızılorda
Kostanay
Mangistav
Pavlodar

İstanbul Beykoz’da Anadolu kavağı sırtlarında, Boğaza bakan sarp kayalık tepede bir kale ...



Yoros,
Yoros Kalesi,
Genoese Kalesi,
Boğaz ve Karadeniz kesiştiği yerde, Yuşa Tepesinin kuzeyinde,  bir Bizans kalesidir. 
İstanbul Beykoz’da Anadolu kavağı sırtlarında inşaa edilmiş harap bir kaledir. Yoros kalesi stratejik öneme sahip, Karadeniz ile Boğazın kesiştiği noktaya yakın en dar bölgesindedir. Boğazın karşısında Rumeli Kavağı vardır. 

Yoros Kalesi, Bizans İmparatorluğu boyunca aralıklı olarak işgal edilmiş. İmparatorluğun düşüşü sırasında Palaiologos hanedanının altında Yoros Kalesi, sağlamlaştırılmış. 

Bizanslılar, Cenevizliler ve Osmanlılar bu stratejik kale için savaşmışlar. İlk kez 1305 yılında Osmanlı kuvvetleri tarafından fethedilmiş. Kısa bir süre sonra Bizanslılar tarafından geri alınmış.  1391 yılında Osmanlı kaleyi geri almış. Günümüzde bu kale harap durumda olup  kullanılmamaktadır. 

Arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan tam 661 eser kalenin deposundan çalınmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı 3 yıl sonra, 2018 yılında bu soygunu ancak farkediyor. Soygun için üç yıl boyunca soruşturma da başlatmamış sadece bakanlık resmi internet sitesinden eserlerin fotoğraflarını paylaşarak koleksiyonerleri satın almamaları için uyarmış. 

Yoros Kalesi ve Anadolu Kavağı köyü İstanbul'dan günlük geziler için popüler bir yer olarak biliniyor. Arkeolojik kazılar nedeniyle soyguncular hariç, ziyaretçiler kaleye giremiyor. Yunan yazıtları, Bizans'ın düşüşüne kadar giden Palealogus ailesinin sembolü, bir çok tarihi eser ile birlikte korunaklı deposunda muhafaza edilmiş taki 3 yıl önceki farkedilmeyen soyguna kadar. 

Sitenin askeri önemi abartılamaz. Gerçekte, Yoros Kalesi'ni çevreleyen alanın büyük bir kısmı, günümüzde ziyaretçilere kapalı olup Türk ordusunun elindedir.


Bir şeyden korkmak, ürkmek, çekinmek, yılmak ...

Ocumak,
Korkmak,
Ürkmek,
Çekinmek,
Tahaşi,
Yılmak,
Bir şeyden korkmak, ürkmek, çekinmek. 
Bir şeyden soğumak.
Yılmak
Tiksinmek. 
Çaresiz kalmak. 
Ellenen yara acımak, zonklamak.
Korkmak, çekinmek, ürkmek.

Işık akısı birimi ...

Lümen,
Lümen (lm).
Fr. lumen,
İng. lumen.
Işık akısı birimi.
Işık akışı ölçüsü

Işık şiddeti 1 mum (kandela) olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının birim hacim açısı (1 steradyan) içine yayımladığı ışık akısı. Birimi lümendir.

Uluslararası 1 mum yeğinliğinde bir ışık kaynağının, birim katı açı (uzay açısı) içinden saldığı ışık akısı birimi. 

Bir bayağı mumun ya da erimiş platinin birim yüzeyinden bir saniyede uzaya yayılan ışınım erkesi.



Eskiden 30W, 60W, 80 W, 100W ampul, olarak sorduğumuz aydınlatma değeri vardı. Lümen değerleriyle ilgilenmiyorduk. Ancak LED teknolojisi gelişmekte, birim güç başına daha fazla ışık vermektedir. Piyasada farklı güçte, farklı lümen değerine sahip ürünler var. Başka bir ifade ile bir markaya ait 10W LED lamba, diğer marka 8W LED lambasından daha az ışık verebilir. Bu nedenle güç yerine ya da güç ile birlikte lümen değerini de belirtmek gerekli olmuştur.

Bir ışık kaynağının lümen değerini ölçmek, özel ekipmanlarla yapılır. Işık akısının ölçümü için integrating sphere (entegre küre) ya da bir dizi sensör ile ölçülür. Gonyofotometre cihazı ile ölçümler yapılır. Üretici firma tarafından lümen değerini ürün üzerinde belirtir.

Plaket ...

Onurluk,
Plaket,
Fr. plaquette,
İng. plate,

Metal, ağaç, cam gibi türlü biçimlerde yapılan, duvara veya herhangi bir yere çakılan küçük, alçak kabartma levha.
Bir başarıyı veya durumu ödüllendirmek amacıyla verilen türlü biçimlerde levha, plaket.

Ot ile beslenen hayvanlarda özellikle sığır, koyun ve beygirlerde ortaya çıkan ve insanlara da geçebilen bir hastalık …

Şarbon
Anthrax, Antraks,
Alm. Milzband, Anthra,
Fr. Charbon,
İng. Plenic fever, Anthrax
Arapça, الجمرة الخبيثة
Şarbun,
Karayanık, Kara çıban.
Yanıkara, Gece yanığı,
Paçavracı hastalığı, 
Talagu,
Çoban çıbanı.


Halk dilinde dalak, dalak büyümesi, iç ağrısı, karabohça,  kara kabarcık-karbonkül-habis çıban, çabuk öldüren ağu da denilir. Şirpençe (Aslan pençesi), vücutta ve daha ziyade sırtta çıkan çok tehlikeli bir çıban şarbondur.

Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık.

Ot ile beslenen hayvanlarda özellikle sığır, koyun ve beygirlerde ortaya çıkan ve insanlara da geçebilen bir hastalık.

Tüm hayvan türlerinde görülen, insanlara da bulaşabilen, Bacillus anthracis veya bu bakterinin sporları tarafından oluşturulan, septisemi ve ani ölümlerle, vücut deliklerinden koyu katran görünümünde kan sızması, kanın pıhtılaşma yetersizliği ve dalağın aşırı derecede büyümesiyle belirgin bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen ölümcül bir hastalıktır.

Hayvanla meşgul köylülerde, veterinerlerde, dericilerde, patologlarda meslek hastalığı şeklinde görülür.  Ölen hayvanların insanlar tarafından veya merada bırakılarak yırtıcı kuşlar ve hayvanlar tarafından parçalanması ve kuşlar, yağmur ve sel sularıyla uzaklara, diğer meralara ve topraklara nakledilmesi buralara bulaşmasına sebep olur. Kan emici sinekler de hastalığı yayabilirler. Basil, insanlarda deriden girerse, ortası siyah, çevresi cerahatli karakabarcık adı verilen çıbanı (karbunkel) meydana getirir. Ölümden 2-3 saat sonra deri siyah bir renk alır.

Derinin bazı bölgelerinde boyun, göğüs, göz kapaklarında, ağız içi ve dilde meydana gelir. Mikrobun girdiği yerde hafif ve ağrısız bir kızarıklık görülür. Mikrop, ağızda çoğalırsa kısa sürede boğaza ilerler ve öldürür.
Şarbon, özellikle sığır, koyun, keçi, deve gibi ot yiyen hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalıktır. Antraks olarak da bilinen şarbon hastalığı ülkemizde çoban çıbanı ve karakabarcık gibi isimlerle anılmaktadır.
Şarbon hastalığı mikrobun vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 2-7 gün sonra ortaya çıkar. Kan koyu renktedir ve pıhtılaşmaz, hava ile temasta zamanla rengi kızarır ve pıhtılaşma kabiliyeti kazanır.


Deri Şarbonu:
Şarbon sporlarının deriden girdiği yerde, ilk önce böcek ısırığına benzer biçimde kabarık, kaşıntılı bir şişlik oluşur. Bu şişlik 1-2 gün içinde içi su dolu kabarcığa dönüşür ve daha sonra da ağrısız, 1-3 santimetre genişliğinde, ortasında karakteristik siyah renkte ölü dokunun yer aldığı bir yara meydana gelir. Bundan ötürü deri şarbonu kara kabarcık olarak da adlandırılır. Çoban çıbanı ismiyle de anılan deri şarbonunda ayrıca, yaranın bulunduğu bölgedeki lenf bezlerinde şişmeler görülebilir. Deri şarbonunda ayrıca yaranın bulunduğu lenf bezlerinde şişmeler görülebilir. Tedavi edilmeyen deri şarbonu ölümle sonuçlanabilir.

Bağırsak şarbonu:
Şarbonlu hayvan etini yiyen insanlarda görülür. Bulantı kusma, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerle başlar bunu karın ağrısı, kanlı kusma ve kanlı ishal izler. Kan zehirlenmesiyle ölüm meydana gelebilir.

Akciğer şarbonu:
Sporlu toz ve kılların solunması ile olur. Soğuk algınlığına benzeyen belirtilerle başlar. Yüksek ateş ve titremeler görülür. Birkaç gün sonra ağır solunum güçlüğü ve şok gelişir. Hastalık genel olarak ölümle sonuçlanır

Şarbon’dan korunmak için neler yapılmalıdır;

  • Korunma için öncelikle hayvan hastalığı ortadan kaldırılmalıdır
  • Şarbonlu olduğundan şüphelenilen veya şarbondan ölen hayvanlar asla kesilmemeli ve yüzülmemelidir.
  • Şarbondan ölen hayvanlar mümkünse yakılarak imha edilmeli veya iki metre derinliğinde çukurlar açılarak üzerine sönmemiş kireç dökülüp gömülmelidir.
  • Hasta hayvanların bulundukları yerler ve taşındıkları nakil vasıtaları temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
  • Hasta hayvanların temas ettiği yem maddeleri, altlıklar ve gübre gibi bulaşık materyaller yakılarak imha edilmelidir.
  • Hastalık şüphesiyle yetkili birimler tarafından konulan müşahade ve karantina süresi sona ermeden hayvanlar kesilmemeli ve etleri tüketilmemelidir.
  • Şarbon’dan ölen insan ve hayvanlara otopsi-nekropsi yapılmaz, sonuçları felaket olur.

Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general ve cunta hükümeti başkanı ...

Pinochet,
Augusto José Ramón Pinochet Ugarte,
(D. 25 Kasım 1915, Valparaíso – Ö. 10 Aralık 2006, Santiago),
1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general.
1973 yılından 1998 yılına kadar Şili ordusunun başkomutanı ve cunta hükümeti başkanı.
11 Eylül 1973 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) destekli bir askeri darbeyle sosyalist Salvador Allende'nin Unidad Popular hükümetini devirmiş ve iktidara gelmiştir.

1915 yılında Valparaiso'da dünyaya geldi. Baba tarafı XVIII. yüzyılda Şili'ye göç etmiş bir Fransızdır. Annesi Avelina Ugarte Martinez ise Bask asıllıdır. 1936 yılında Santiago'daki askeri akademiyi bitirdi. 1970 yılında tümgeneral oldu.

Pinochet'nin bulunduğu dört kişilik cunta 11 Eylül 1973 yılında Başkan Allende'yi devirdi. Allende darbe sırasında askerlerin başkanlık sarayına düzenledikleri saldırı sırasında yaşamını kaybetti.

Yönetimi ele geçiren cunta bütün siyasi partilerin etkinliği durdurdu. Sosyalist muhalefete karşı acımasız ve kanlı bir kıyım gerçekleştirdi. Bu arada muhalefete uyuladığı sert baskı uygulamaları uluslararası kamuoyunda yoğun tepkilere yol açtı.

Cunta 1974 yılında anayasayı kaldırdı ve iktidara geçti. 1974 Haziran ayında cuntanın öteki üyelerini birer danışman konumuna indirerek bütün iktidarı kendi elinde topladı ve devlet başkanlığını üstlendi. Pinochet, Allende hükümetinin ekonomi politikalarına son vererek ekonomik alanda liberal bir çizgi izlemeye başladı. 1975 yılının ortalarından itibaren Pinochet, Chicago’lu çocuklar olarak bilinen ve Chicago Üniversitesi’nde Milton Friedman’ın fikirlerinin etkisi altında yetişmiş iktisatçıları danışman atadı ve onlarla çalıştı. Uluslararası rekabete ve serbest girişime ve hür teşebbüse dayalı yeni ekonomik politikaların uygulandığı bu dönemde, çalışanların yanı sıra orta sınıfın ve alt kesimin yaşam düzeyi hızla iyileşmeye başladı. Kişi başına düşen milli gelir süratle yükseldi. Ağır dış borç yükünden kurtulan Şili, Dünya Ekonomi Tarihi için örnek oluşturacak şekilde enflasyonu sıfıra yaklaştırdı. İşssizlik sorununu çok büyük ölçüde çözdü.

1980 yılında çıkarılan yeni anayasa, halk oylamasıyla onaylandı. 1981 yılında sekiz yıllık bir dönem için devlet başkanlığını üstlendi.

Pinochet dönemi çok sayıda insan hakları ihlalerinin yaşandığı bir dönem olarak kabul edilmesine karşın Pinochet taraftarlarına göre, Pinochet sayesinde ülkede büyük bir ekonomik kalkınma sağlanmıştır.

Pinochet gittikçe genişleyen protesto eylemleri ve 1984 yılında gerilla saldırılarının ardından sıkıyönetim ilan etti. 1986 yılının Eylül ayında bir suikast girişiminden ise yara almadan kurtuldu.

1987 yılında sıkıyönetimi kaldırarak siyasi partilerin kurulmasına izin verdi. 14 Aralık 1989 yılındaki, seçimleri 17 siyasi partinin oluşturduğu Demokratik İttifak'ın adayı Hıristiyan Demokrat Patricio Aylwin, kazandı. Pinochet, Genelkurmay başkanlığı görevini 1998 yılına kadar sürdürdü. Ayrıca anayasaya yeni bir madde ekleterek, kendisine hayat boyu senatör olma hakkını tanıdı.

1991 yılında Pinochet döneminde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla silahlı kuvvetler hakkında soruşturma açıldı. 1998 yılında bel fıtığı tedavisi için Londra'da iken tutuklandı. Londra'da ev hapsinde tutulduktan sonra 2000 yılının Mart ayında, Britanya İçişleri Bakanı Jack Straw'un Pinochet’nin sağlık durumu nedeniyle ülkesine dönmesine izin verildi ve Şili'ye döndü. 2000 yılında Şili eski diktatörü Augusto Pinochet'in dokunulmazlığı kaldırıldı.

Pinochet,10 Aralık 2006 tarihinde 91 yaşında kalp krizi geçirerek ölmüştür. Şili hükümeti, Pinochet için devlet töreni yapılmayacağını ve ulusal yas ilan etmeyeceğini açıkladı. Vasiyeti üzerine askeri bir törenle naaşı yakılarak ailesine teslim edildi. Ailesi, saldırı ihtimaline karşı mezar yaptırmadı.

Salvador Allende

Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş “en iyi eserim” dediği Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtı camii ...

Selimiye,
Selimiye Camii,

Edirne’de Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş camidir. Mimar Sinan 80 yaşında gerçekleştiirdiği bu eser için en iyi eserim demiştir. 
Cami 14 Mart 1575 yılında ibadete açılmıştır.

Mimar Sinan’ın ve Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından birisidir.  Mülkiyeti Sultan Selim Vakfındadır. Bu caminin yapıldığı alandan Sarıbayır veya Kavak Meydanı diye bahsedilir. 

Bir tepede yer alan Selimiye Camisinde 43,25 metre yüksekliğinde, 31,25 metre çapında, tek bir lebi ile örtülmüştür. Selimiye Camisinin kubbesi 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerine oturtulmuş. Kasnak, fil ayaklarına 6 metre genişliğinde kemerlerle bağlıdır. Sinan, bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar.

Selimiye camisi kubbesi ile ayrı bir ihtişam verir. Caminin mermer, çini ve hat işçilikleri de önemlidir. Yapının içi İznik çinileriyle süslüdür. Büyük kubbenin tam altındaki hünkar mahfili, 12 mermer sütunludur ve 2 metre yüksekliktedir. 

Rivayete göre, caminin inşa edileceği alan önceden bir lale bahçesidir. Bahçenin sahibi burayı satmak istememiş. En sonunda camiye bir lale motifi konulması şartıyla arsayı satmıştır. Mimar Sinan da lale motifini, ters olarak yapmıştır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ