Balda ve birçok meyvede bulunan şeker ...

Levüloz,
Fruktoz,
Meyve şekeri,  
İng. fructose, laevulose, fruit sugar. 
Balda ve birçok meyvede bulunan bir tür şeker, meyve şekeri, levüloz, fruktoz.




Fruktoz, Früktoz.
İng. fructose,
Fr. lévulose, 
İng. levulose ,
Latince fructus, meyve.
Meyve şekeri, C6H12O6.
Sükroz, glukoz ve fruktozun bir araya gelmesiyle meydana gelen bir disakkarittir. Fruktoz, birçok besin maddesinde bulunan altı karbonlu bir monosakkarittir. Fruktoz sık sık sağlık sorunlarına yol açabildiği iddia edilen bir şekerdir. İnsan karaciğeri devamlı olarak fruktozu yağa çevirir. Bundan dolayı metabolik sendrom oluşur. 

Levüloz, Fr. lévulose .
Latince,  laevus, sol. 
Meyve şekeri; C6H12O6. 
Levüloz, tatlı meyvelerde ve balda bulunan, renksiz, iğne biçimi örütleri olan bir karbonhidrat. Fruktoz'un en sık izomeri levüloz, birçok besin maddesinde bulunan altı karbonlu bir monosakkarittir. 

Fruktoz, genellikle meyvelerde bulunan ve yapısında altı karbon atomu içeren, beyaz katı görünümlü, bir çeşit şeker molekülüdür. Suda çok kolay çözülen fruktoz, ağaç meyveleri, kavun, karpuz gibi meyveler, dut ve benzeri meyveler, bazı köklü sebzeler ve balda bulunur. Çay, sükroz (çay şekeri) içerir. Mısır şurubu, glukoz ve fruktoz karıştırılarak elde edilir.

Osmanlı mutfağına özgü kuzu etiyle yapılan bir yemek ...


Mutancana,
Toprak kapta pişirilmiş anlamına gelen XV-XVI. yüzyıl, şekerli, meyveli bir Saray Yemeğidir.

Osmanlı mutfağına özgü kuzu etiyle yapılan bir yemektir. 

Mutancana, 
14 Haziran 1469 yılında II. Mehmed' in yemekleri arasında görüldüğü gibi, XVI. yüzyıl saray menülerinde bir kış yemeği olarak menüde yer almıştır.



Malzemeler:
1,5 kg but kısmından az yağlı kuzu kuşbaşı
1 kase arpacık soğan
2 yemek yaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı bal
10 adet kuru kayısı
10 adet mürdüm eriği kurusu
Badem.

Yapılışı:
Orta ocak ateşine büyük boy tencere konularak yağ konulmadan önce ısıtılır ki yağ yanmasın. İçerisine 2 yemek kaşığı tereyağı eklenerek eritilir. Ardından 1,5 kg az yağlı kuzu kuşbaşı eti tencereye koyarak kavrulur. 1 kase badem sıcak suya konularak kabuklarının yumuşaması sağlanır. 10 adet kuru kayısı ve 10 adet mürdüm eriği küçük küçük doğranır. 1 kase arpacık soğanlar soyulup temizlendikten sonra bütün halde bırakılır. Etin kendi suyunda daha iyi pişmesi için tencerenin kapağı kapatılır ve kavrulmaya devam edilir. Ortalama 5 dakika sonra suyunun kalınlaşması için 1 yemek kaşığı un eklenerek harmanlanır ve 1 kase arpacık soğan eklenerek 30 dakika kadar pişirilir. Ardından mürdüm eriği, kayısı, 1 yemek kaşığı bal eklenerek 10 dakika kadar daha pişirilir. 1 avuç kabuğu soyulmuş badem orta ocak ateşinde ki küçük boy tavada kavrulur. Kavrulan bademlerde yemeğimize eklenerek servis tabağına alınır. Yemeğin yapılış süreci ortalama 45 dakika olup 6 kişilik servis edilebilir.

Osmanlı mutfağına özgü yemekler;
Mutancana - Kuzu eti, arpacık soğan, kırmızı üzüm, bal ve badem.
Nırbaç - Kuzu eti, kişniş, tarçın, zencefil, damla sakızı
Ayva Kalyası - Nohut, kuzu eti, havuç, ceviz, pekmez, ve ayva yemeği
Kabaklı Burani - Kuzu eti (But), kişniş, tarçın, soğan, balkabağı, kimyon
Soğanlı Kabuni - Kuzu eti, kimyon,tarçın,soğan,tereyağ, pirinç, nohut.
Çeşidiye, (Terkibi Çeşidiyye),
Lalanga,
Fırında bıldırcın dolması,
Mahmudiye,
Sefire,
Muzhir kebabı,
Gendüme,
Osmanlı kebabı,
Erikli yahni,
Merserem,  Osmanlı mutfağına özgü, koyun etiyle yapılan bir yemek.

Derinliğin bittiği yer …

Dip,
Derinliğin bittiği yer.
Taban,
Fr. Base,
İng. deep

Filet, Derinliği aynı olan sığ su alanı.
Sığ, Derinliği az.

Derinlik, 
İng. depth,
Frn. profondeur

Arapça, Umk, عمق
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı.
En duyarlı nokta.
Amaka, 
Amakat, 
Maakat, 
Kaaret, 
Jerfi, Jersa, 
Gıyabe.


ABD, Kaliforniya'da kurulmuş dünyaca tanınan dev arama motoru ...

Google,
Kuruluş yeri ve tarihi: 4 Eylül 1998, 
Menlo Park, Kaliforniya, ABD
Hisse senedi adı: GOOG (NASDAQ) 
CEO: Larry Page
Kurucular: Larry Page, Sergey Brin.
Mountain View, Kaliforniya, CA, ABD
 

Google, 4 Eylül1998 yılında bir garajda Stanford öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin tarafından kurulmuştur. “Google Guys” olarak adlandırılan kurucular, google' un doğum gününü 27 Eylül’de kutluyor. Dev arama motoru Google' un en önemli dönüm noktalarından biri de 19 Ağustos 2004 tarihinde halka arzıdır. Larry Page ile Sergey Brin tarafından kurulan Google'ı birçok kişi sadece arama motoru hizmetiyle tanıyor. Ancak başka hizmetleri de vardır. Mail hizmeti, gmail, reklam ağları, Adsense ve Adwords, dünyanın en büyük video sitesi Youtube, harita hizmeti Google Maps ve Blogger-Blogspot gibi hizmetlerdir.

Google'ın kuruluşundan bu yana misyonunun "dünyadaki bilgiyi organize etmek ve bunu evrensel olarak erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmek" olduğunu belirtiliyor.

Alexa, internette en çok ziyaret edilen web sitesi olarak “google.com”u listelemektedir. Youtube, Blogger, Orkut gibi Google’a ait diğer siteler ile çok sayıda uluslararası google.co.in, google.co.uk gibi google sitesi de en çok ziyeret edilen siteler arasında yer almaktadır. 

Ekonomide durgunlukla enflasyonun bir arada yaşanması durumu ...

Stagflasyon,
Frn. Stagnation, stagflation 
İng. Stagflation
Durgun şişkinlik. 
Ekonomide durgunlukla enflasyonun bir arada yaşanması durumu. Stagflasyon, resesyon ile enflasyonun aynı anda görüldüğü durumdur. Ekonomide durgunluk ortamında yaşanan enflasyon, diğer bir deyişle işsizlikle enflasyonun birlikte yükselmesi.
Fransızca “durgunluk” anlamına gelen “stagnation” ile “şişkinlik” anlamına gelen “inflation” sözcüklerinden oluşturulmuş bir sözcüktür. 

Stagflasyonda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir. 
Klasik İktisat teorisinde, enflasyon ve işsizlik oranı arasında ters orantı vardır. Paradoksal bir durum olarak biri düşerken diğeri yükselir. Ancak stagflasyon ortamında her ikisi de yükselmektedir. 

Gelişmekte olan ülkelerde, kronikleşmiş bir düşük istihdam görülür. Dolayısıyla bu ülkeler, tam istihdamda olmasalar bile, sonuç itibarıyla tam istihdam koşullarında bir ekonomi gibidirler, talep artışı, enflasyonist bir etki yaratır. Stagflasyon ortamında, ülke ekonomisi, hem gelişmekte olan ekonominin, hem de gelişmiş ekonominin tepkilerini vermektedir.

Afganistan'daki Taliban yönetimine karşı mücadelesiyle efsaneleşen, Penşir Aslanı olarak tanınan komutan ...

Ahmet Şah Mesut, 
Ahmad Shah Massoud, 
(02.09.1953 Bazarak, Afghanistan - 09.09.2001 Takhar Bölgesi, Afghanistan)
Lion of Panjshir,
Panjshir Aslanı,
Penşir Aslanı,
(شیر پنجشیر),
Ahmed Şah Mesud Afgan siyasi ve askeri lider.
XX. yüzyılın en büyük gerilla liderlerinden biri olarak tanımlanmıştır.
Burhaneddin Rabbani hükümetinde Savunma Bakanı olarak görev yaptı.
Afganistan, Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin emriyle "Ulusal Kahraman" ilan edilmiştir. Öldürüldüğü gün  "Massoud Day" olarak anılmakta olup, ulusal tatil ilan edilmiştir.

Kabil'in kuzeyindeki Penşir Vadisi'nde doğmuş. Babası asker olup, Kral Zahir Şah’ın ordusunda albay olarak görev yapıyordu. Çocukluğu Kabil’de geçti. Kabil'De İstiklal, Fransız Lisesini bitirdi. Kabil Politeknik Okulu’nda mimarlık okudu. Okulu bitiremedi. 1970 yılında İslami harekete katıldı. 1973 yılında İslami hareketin ileri gelenleri arasına katıldı. 1974 yılında diğer liderler gibi Kral Davud rejiminin baskıları sonucu Pakistan’a gitti ve 1975 yılında ülkesine geri döndü. 

Afganistan'daki Taliban yönetimine karşı mücadelesiyle efsaneleşen Ahmed Şah Mesud, 1979-1989 yıllarındaki Sovyet işgali sırasında Penşir Vadisinde mücadele etti ve adını duyurdu. Ülkenin kuzey doğusunda adı 'Penşir Aslanı'na çıktı. Sovyetler'in çekilmesinin ardından, Şah Mesud, daha sonra Burhaneddin Rabbani hükümetinde Savunma Bakanlığı yaptı. 1996 yılında Taliban hareketi başkenti ele geçirdiğinde Şah Mesud, devrik lider Rabbani ve Afgan ordusunun geri kalanını yanına alıp dağlara çekildi.

Tacik kökenli olan Şah Mesud, Özbek ve Hazara azınlıkların desteğiyle muhalefeti örgütledi. Taliban'ın liderliğindeki milislere karşı savaştı. Eski düşmanı Rusya ile Talibana karşı ittifak yaptı. Ama Taliban'ın ilerleyişini durduramadı. 

El Kaide ve Pakistan'ın Hizmet İçi İstihbarat Teşkilatı'nın (ISI) 9 Eylül 2001 tarihinde bir intihar saldırısında, suikast sonucu öldürüldü. İki gün sonra Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül saldırıları gerçekleşti. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Afganistan'ı işgal etti ve Massoud'un güçleriyle ittifak kurdu ve 2001 yılının Aralık ayında savaşı kazandılar. Taliban iktidardan kaldırdı.

Gürcistan'ın güneyinde, Kura Nehri'nin sol kıyısında, Erusheti Dağı'nın yamaçlarından bir mağara manastır ...

Vardzia
Gürcüce,  ვარძია,
Gürcistan'ın güneyinde, Aspindza'dan 30 km uzaklıktaki Erusheti Dağındadır. Vardzia manastırı, Kura nehrinin sol kıyısında yer alır. Bu mağara manastırda  halen beş keşiş yaşar. Halen her sabah, manastırın çanını çalarlar.

XII. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan bu manastır mağaraları beş yüz metrelik uçurum boyunca inşaa edilmiştir. 

Dormition Kilisesi, duvar resimleri ile süslenmiştir. Vardzia-Khertvisi bölgesi, Unesco, Dünya Miras listesinde yer alır. 


Rivayete göre Dormition Kilisesi'nde Tamar'a, Giorgi ile avlanırken mağaralarda kaybolmuş. Onları arayan amcası tarafından çağrıldığında, "Ben buradayım, amcam" (Gürcüce: აქ ვარ ძია) "ac var dzia" diye cevap verir. Böylece bu mağara manastırının adı Vardzia denir.

Sovyetler Birliği döneminde yapılan kazılarda, Vardzia bölgesinin Tunç Çağı'nda yaşandığı ve Trialeti kültürünün erişimini gösterdiği kanıtlanmıştır.

Kura Nehri boyunca en azından M.Ö. V. yüzyıldan beri bilinir. Gürcü Hıristiyanlık  tarihinde kaya kesme mimarisi M.S. VI. yüzyılda Zedazeni ve Garedzhi'de uygulanmış. Vanis Kvabebi, Cholta ve Margastani'de aynı olmuş.

Gürcistan'ın Tarihi olarak bilinen kronetlerin toplanması, Tamar'a manastırı Üst ve Zeda Vardzia'dan transfer etmeden önce, kampanyalarında ilahi yardım aldıktan sonra Vardzia Bakiresi'nin simgesi olan bir kiliseyi inşa etmek anlamına gelir.  Gürcistan Tarihi, Vardzia' nın 1290 yılında, Moğol istilasından kurtarıldığını ve Büyük İskender'in duvarı olarak kabul edilmiştir. Vardzia Gospel'deki yakın tarihli bir notta, Osmanlıların 1578 yılında gelişinden sonra keşişler bu manastırdan ayrılmışlar.

Ana alt alan, deniz seviyesinden yüzonüç yüz metreden daha yüksek bir rakımda, uçurumun merkezi tüföz breş tabakasından oyulmuştur. Dormition Kilisesi tarafından doğu ve batı kısmına ayrılmıştır. 

Kompleksin doğu kısmında, sekiz katlı, altı şapel, Tamar Odası, bir toplantı odası ve eczane,  resepsiyon odası ve yirmi beş şarap mahzeni olmak üzere toplam 242 oda, yetmiş dokuz ayrı mağara yapılmıştır.

Zemine gömülü 185 şarap fıçısı, bağcılık, manastır ekonomisine ayrı bir önem verir. Çan kulesinin ötesindeki kompleks, bir mezarlığa gider. Basamaklarla on dokuz kata yükselir.

Latin Amerika'da serbest seçimle iktidara gelen ilk Marksist devlet başkanı ve Şilili devlet adamı ...

Allende,
Salvador Allende Gossens,
D. 26 Haziran 1908, Valparaiso, Şili 
Ö. 11 Eylül 1973, Santiago, Şili, 

Şilili devlet adamı, (4 Kasım 1970 - 11 Eylül 1973)
29. Şili Devlet Başkanı,
Şili Senatosu Başkanı, 
Şili Sosyalist Partisi başkanı.

Latin Amerika'da 1970 yılında iktidardaki Eduardo Frei Montalva yerine, seçimle iktidara gelen ilk Marksist devlet başkanıdır.

İstanbul, Ataşehir'de Mustafa Kemal Atatürk ile yan yana bir heykeli vardır.

Salvador Allende göreve başladıktan üç yıl sonra bir askeri darbe ile devrildi ve darbe esnasında intihar etti. 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general Pinochet iktidara geldi.

Valparaiso'da varlıklı bir ailenin oğlu olan Allende, liseyi bitirdikten sonra Tıp eğitimi gördü. Solcu politik gruplarda çalıştı. Öğrenci lideri oldu. Diktatör Carlos İbanez'e karşı mücadele etti. Tutuklandı ve 1932 yılında tıp diplomasını aldı. Bir yıl sonra arkadaşlarıyla Komünist Parti'nin Marksist alternatifi olarak Partido Socialista (Sosyalist Parti)'yi kurdu.

1937 yılında milletvekili oldu. Allende, devletin çeşitli sağlık kurumlarında çalıştı. Valparaiso Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. Hükümet başkanı Pedro Aguirre Cerda, Allende'yi 1939 yılında Sağlık Bakanlığı'na atadı. 1943 yılında Sosyalist Parti Genel Sekreterliği'ne seçildi. 

4 eylül 1970 tarihinde Sosyalistler, Komünistler, Liberaller ve Hristiyan Demokratlardan ayrılmış olanların birleşmesiyle kurduğu Unidad Popular'ın (Halk Birliği) adayı oldu. 1952, 1958, 1964 yıllarında seçimlere katıldı, kazanamadı. 1970 yılında dördüncü girişiminde, Senato Başkanı olan Allende mutlak çoğunluğu (oyların % 36,3'ü) alarak Başkan oldu. 

Öncelikle, ABD'lerine ait olan bakır madenlerini ve birinci derecede yabancı işletmeleri devletleştirdi. 1970 Kasım'ında Küba ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması, ABD ile ayrıca bir sürtüşme nedeni oldu.

ABD'nin desteğiyle 1973 yılında bir askeri darbe yapıldı. Bu darbe esnasında Başkanlık Sarayı'na yapılan saldırılar sırasında teslim olması çağrısı yapıldı. Fakat Allende askerlere teslim olmayı reddetti ve intihar etti. Resmi duyuruda otomatik tüfek ile intihar ettiğini ilan edildi. Fidel Castro'nun Allende'ye hediye ettiği, K-47 marka silahla ölü bulundu. Darbe sonunda Pinochet anayasayı geçersiz kılarak askeri bir diktatörlük kurdu.

1973 Ağustos'unun sonunda Allende tarafından silahlı kuvvetlerin başkomutanlığına getirilen General Augusto Pinochet ülkenin karışık durumundan yararlanarak 11 Eylül 1973 tarihinde bir darbe girişiminde bulundu. Bunu yaparken CIA'in yoğun desteğini gördü. 
Latin Amerika devletlerinde serbest seçimlerle iktidara gelen Marksist bir devlet başkanına yapılan tek antikomünist darbedir.

Pinochet,

Silifke'de bir yayla ...

Gökbelen,
Silifke'de bir yayla,























Mersin Silifke İlçesinde bir yayla.
Balandız,
Gökbelen,
Uzuncaburç,
Kırobası,

Mersin Silifke ilçesinde Ayaş mevkiin'de antik birkent, Olba.
Mersin Silifke ilçesinde Ayaş mevkiinin antik birkent'in Kuzey'inde yer alan ve Halk arasında  "Kanlı Divane"olarak adlandırılan Örenyeri, Kanytellis.

ABD'nin Alaska eyaletinde, patlayan bir yanardağ ...

Bogoslof,
Bogoslof Yanardağı,
Redoubt,
Augustine,
Augustine Volkanı,

Alaska Yanardağ Gözlemevi, 2017 yılının Aralık ayında eyaletin güneybatısındaki Bogoslof Yanardağı'nın hava trafiğini etkileyecek şekilde kül püskürttüğünü açıkladı. Bölgeden geçen bir uçağın pilotu yanardağın püskürttüğü küllerin 9 bin 750 metreyi bulduğunu kaydetti.


Yanardağın püskürttüğü kül, özellikle Kuzey Amerika ve Asya arasında sefer yapan uçakların motorlarına büyük hasar veriyor.

"Hastalık, Dert" anlamında eski bir sözcük ...

Da,
Hastalık, 
İng. disease,
Çor,
Ağrı,
Hastegi,  Farsça خستگی ,
Dert, Acı, Farsça درد ,
Toga,
Morbus,
Sayrılık,
Maraza,
Maraz, 
Arapça, hastalık, مرض .
Rahatsızlık,
Esen değil,
Halk dilinde İllet, Kem.
Arapça illet,  علت ,
Sıkıntı, acı, dert,
Mihnet (محنت ).

Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu.

Ruh sağlığının bozulması durumu. 

Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. 

Doğu Kilisesinde baş papaza verilen san ...

Eksarh,
Doğu Kilisesinde baş papaza verilen san.

Pop,
Doğu kilisesinin ayin usullerini benimsemiş papaz.

Papaz, 
Hristiyan din adamı, peder. Peder sözcüğü ise baba, anlamına gelir. Farsça kökenli peder sözcüğü de Türkçede zaman zaman papaz anlamında kullanılır. Papaz kelimesinin, kökü Yunanca büyük, ileri gelen manasındaki presbus'tan gelir.



Papaz bazı Hristiyan kiliselerinde piskopos ile diyakoz arasında yer alan din adamıdır. Temel görevleri sakramentleri idare etmektir.

Rahip sözcüğü Arapça kökenlidir. Türkçeye Rumca papas sözcüğünden geçmiştir. 
Hristiyanlarda genellikle manastırda yaşayan evlenmemiş papaz, keşiş, karabaş.
Türkçede rahip (kadınsa rahibe) sözcükleri de papaz anlamında kullanılır.  Rahip sözcüğü zaman zaman islam dışındaki dinlerdeki din adamları için de kullanılır. Rahip sözcüğü Arapça rahab (korku, hürmet) kökünden gelir.

Kardinal, 
Fr. cardinal, Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri.

Piskopos, Katoliklerde, bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi.

Keşiş, Ermeni Papazı.

Patrik, Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.

Papa, 
İt. Papa,
İng. Pope,

Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

Doğu kilisesinin ayin usullerini benimsemiş papaz ...

Pop,
Doğu kilisesinin ayin usullerini benimsemiş papaz.

Papaz, 
Hristiyan din adamı, peder. Peder sözcüğü ise baba, anlamına gelir. Farsça kökenli peder sözcüğü de Türkçede zaman zaman papaz anlamında kullanılır. Papaz kelimesinin, kökü Yunanca büyük, ileri gelen manasındaki presbus'tan gelir.

Papaz bazı Hristiyan kiliselerinde piskopos ile diyakoz arasında yer alan din adamıdır. Temel görevleri sakramentleri idare etmektir.


Rahip sözcüğü Arapça kökenlidir. Türkçeye Rumca papas sözcüğünden geçmiştir. 
Hristiyanlarda genellikle manastırda yaşayan evlenmemiş papaz, keşiş, karabaş.
Türkçede rahip (kadınsa rahibe) sözcükleri de papaz anlamında kullanılır.  Rahip sözcüğü zaman zaman islam dışındaki dinlerdeki din adamları için de kullanılır. Rahip sözcüğü Arapça rahab (korku, hürmet) kökünden gelir.

Kardinal, 
Fr. cardinal, Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri.

Piskopos, Katoliklerde, bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi.

Keşiş, Ermeni Papazı.

Patrik, Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.

Eksarh,
Doğu Kilisesinde baş papaza verilen san.

Papa, 
İt. Papa,
İng. Pope,

Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

Samsun'un Bafra ilçesinde Ramazan'ın 14'ünü 15'ine bağlayan akşamı düzenlenen eğlence ...

Sele Sepet,
Bafra'da fenere verilen ad.
Top Kandil,

Ramazan ayında iftardan sonra çocukların ev ev dolaşıp maniler söyleyerek ve bahşiş toplayarak yaptıkları tören. 

Ramazan sadece Müslümanlarla ilgili görünse de, Osmanlı’daki yerel gelenekler, kültürel etkileşimi kapsamında yapılan helesa yalesa törenine benzer. 



Samsun'un Bafra kazasında her ramazan, bir eğlence yapılır. Ramazan ayının 14'ünü 15'inbağlayan akşam akşamın en güzel eğlencesidir. Ellerinde taşıdıkları kandil, kağıt fenerlerin içinde mum yanarak ev ev dolaşıp maniler söyleyerek bahşiş ya da iftariyelik toplarlar. 

İşte bu gelenek çeşitli yörelere göre farklı isimlendirilir.
Helesa,
Sellime,
Sellime Çıkma.

Helesa,

Sele-sepet, kağıttan fenere verilen ad. Bafra yöresinde böyle biliniyor. Ramazanın 14'ünde Mahallenin çocukları sabahdan hazırlık yaparlar. Elbiselerini, kıyafetlerini, pabuçlarını ve en önemlisi fenerlerini önceden hazırlarlar. O güne mahsus hazırlığı yapanlar sadece çocuklar değildir. Çocukları karşılayacak olan büyükler de hazırlık yapar. Harçlık bozuk paralar, şekerler, kurabiyeler hazırlanır. O gün iftardan hemen sonra mahallenin çocukları  giyinir, süslenirler. Bildikleri veya ezberledikleri manileri söyleyerek dışarı çıkıp konu komşular ziyaret edilir. 

Tabi ki aşağıdaki mani okunarak diyerek tüm arkadaşlar davet edilir.;
Mahallede şenlik var,  
Bize geldi etraf dar,  
Sele-sepetleri alın,  
Çıkın yola ey çocuklar,


Hazırlanmış fenerleri alan (Sele-sepet) çocuklar, kapı kapı gezmeye başlarlar. Çaldıkları kapıda, 
"Sele-sepet, top kandil, 
Aç kapıyı ben geldim,  
Ayda yılda bir kere, 
Kapınıza hoş geldim." diyerek hediyelerini, bahşişlerini beklerler.

İçlerinde mum yanan fenerlerle rengarenk görüntü kaplar mahalleyi. Fener kağıttandır. Bizim grafon kağıt dediğimiz ince ve renklidir. İçinde mum yanarak kağıdın rengini ve dalgasını yansıtır etrafa. Tabi fener ve mum ve kağıt ve de  çocuk. Sonunda bir şekilde çocuk feneri yakar ve başlar maniyi söylemeye; 
"Sele-sepetim yandı,  
Şekeri içinde kaldı,  
Üzüntümü gören babam,  
Bana yenisini aldı."


Bafra'da bu geleneğin tarihi bilinmiyor. Neyi sembolize eder, ne zaman başlamıştır bu gelenek bilinmiyor. Bafra'ya has diye biliniyor. Ancak Sinop'ta da benzer bir adet var. Sinop yöresinde çok eskiden, yelkenli gemilerin, Karadeniz'de sığınacağı üç liman varmış. Bu limanlar, Sinop, Temmuz ve Ağustos olduğu söylenirmiş. Bu ifade de, belirtilen gerçek ise "Karadeniz sadece Temmuz ve Ağustos aylarında fırtınasız olur. Yılın diğer zamanlarında ise gemiler ancak Sinop limanında barınabilir." demekmiş.

Ramazan ayında iftardan sonra çocukların ev ev dolaşıp maniler söyleyerek ve bahşiş toplayarak yaptıkları tören...

Helesa,
Halesa Yalesa,
Sellime,
Ramazan ayında iftardan sonra çocukların ev ev dolaşıp maniler söyleyerek ve bahşiş toplayarak yaptıkları törene verilen ad.

Ramazan ayında iftardan sonra çocukların ev ev dolaşıp maniler söyleyerek ve bahşiş toplayarak yaptıkları tören. Ramazan sadece Müslümanlarla ilgili görünse de, Osmanlı’daki yerel gelenekler, kültürel etkileşimi de beraberinde getiriyordu. 

"Helesa yalesa" da bunlardan biri.

Kübera, tüccar ve esnaf, islam olsun, hıristiyan olsun, bütün ahbaplarına ramazanda büyük tepsi ile baklava, kandil geceleri şeker, çörek gönderirdi. Osmanlı’da farklı dinden olanların birbirlerinin bayramlarına, dini günlerine saygı göstermesi her zaman görülmüştür. 


Samsun'un Bafra ilçesinde de benzer kutlama yapılır. Adına "Sele-sepet", "Top Kandil"  dedikleri eğlenceleri vardır. Ramazan'ın 14'ünü 15'ine bağlayan akşamın en güzel eğlencesidir. Ellerinde taşıdıkları kğıt fenerlerin içinde mum yanarak ev ev dolaşıp maniler söyleyerek bahşiş ya da iftariyelik toplarlar.

Sele Sepet-Top Kandil





















Yıllar önce fırtınalardan kaçan gemicilerin Sinop limanına sığındığı ve yerli halktan maniler eşliğinde para toplaması olarak bilinen geleneğe verilen ad...

Helesa,
Sellime Çıkma.
Hırçın Karadeniz’in dalgalarından umudu, kurtuluşu simgeler. Sinop’ta her yıl geleneksel olarak düzenlenen şenlik. Sinop tersane mevkisinde düzenlenir. 

Hikaye şöyle;
Rivayete göre bir kış gecesi yelkenli bir gemi Sinop limanına sığınmış karadenizin hırçın fırtınalarından. Haftalarca burada mahsur kalmış. Kumanyaları tükenmiş. Açlık başlamış. Gemiciler uzun bir süre kimseden yiyecek bir şey isteyememişler. Kaptanın aklına bir fener alıp ev ev dolaşarak mani söyleyip yardım istemek gelmiş. Filikayla şehre çıkıp gece feneri de yakarak ev ev dolaşıp, mani söyleyerek yiyecek toplamışlar. İşte bu gelenek haline gelmiş. 

Helesa yürüyüşü çeşitli maniler söylenerek bu gelenek için hazırlanmış özel bir gemi maketi ile Sinop sokaklarında dolaşarak bahşiş-yardım parası toplanır.

Helesa,

Akya balığına verilen başka bir ad ...

Leka,
Akya, Akya balığı.
Kuzu,
Çıplak,
Sarıkuyruk,
Akbalık,
Hanım balığı,
Alm. Lichia,
Frn. Amia,
İng. Leerfish,
İsp. Palomide,
Yunanca Litsa,

Ülkemizde en çok Akdeniz’de görülmektedir.  Akya balığı, yöresel olarak çıplak, kuzu balığı, leka, iskender balığı ve bazen de sarıkuyruk gibi isimlerle de anılır. Uskumrugillerden, ufak pullu, bir balık.Balığın vücudu elipse yakın yanlardan basıkdır. Sırtı mavi, yeşil-kahverengi, yanal çizginin altı parlak beyazdır. Vücuduna çok iyi işlemiş çok küçük pulları vardır. Bu pullar farkedilmez ve balık sanki pulsuzmuş gibi durur. Bu sebeble çıplak denilir. Bazen bu balığa pulszu balık da denir. Kafasında pul bulunmaz. Sırt yüzgeci çifttir ve yüzgeç sekiz dikenden oluşmuş. Bu yüzgeç ile ülkemizde diğer balıklardan ayırt edilir. Kuyruk yüzgeci çatal şeklindedir. Çok gelişmiş sırt ve anal yüzgeci ile akya su içinde çok hızlı hareket eden, sert manevralar yapabilen çevik bir balıktır. Genelde boyu 50-100 cm. dir. Ama gelişmiş olan büyükleri 180 cm. ve 10-60 kg. kadar olabilmektedir. Kafası ve ağzı büyük olup etleri yumuşaktır. Alt çene üste göre daha uzundur. Ağzında zımpara kağıdı gibi dişler vardır. Canavar balıklardan olup, çevresindeki balıkları yer. 

Akyanın belirgince görülen yanal çizgisi en farklı özelliklerindendir. Geçmişte çok avlanıldığı için türü tükenme tehlikesinde olduğundan korunması gerekmektedir. Su ürünleri avlanılabilir boy sınırını 40 cm olarak belirlemiştir. 

Şarap Fıçısı ...

Avendi,
Şarap Fıçısı.
Şarabın dinlenmeye bırakıldığı büyük tahta fıçı.
Şarabın dinlenmeye bırakıldığı yer mahzen'dir. 
Şarap mahzeni Kav, Şarabi, Humhane.

Antik çağda şarap toprak küplerde saklanırmış. M.Ö. III. yüzyılda fıçıyı ilk deneyen Keltler olmuş. Romalılar Fransa'ya gelince bu yöntemi benimsemişler. Binlerce yıl boyunca çam, kestane, gürgen, ceviz fıçılar denendi. Bazıları şarabın tadını bozdu. Ama meşenin şarabı zenginleştirici özelliği ancak XX. yüzyılda keşfedildi. 


Şarapılıkta, şarabı meşe fıçılarda dinlendirmek (yaşlandırmak) çok önemlidir. Bu konu çok önemlidir. Şarap konusunda Fransızların deneyimleri tercihe şayandır. Fransa’nın 104 yıllık ünlü fıçı fabrikalarından Ludon Medoc Bölgesi’nde bulunan Nadalie, fıçı üretiminde çivi ve yapıştırıcı kullanmıyor. Firma 1902 yılından beri şarap fıçısı üretmektedir. Fransız meşesi kullanıyor ve yılda 70 bin fıçı üretiyor. 

Fıçı yapımında meşe ağacı kullanılmasının bir çok nedeni vardır. 
Meşe; 
• Kırmızı şaraplarda tanenlerin ve dokusunun yumuşamasını sağlar. 
• Meşeye özgü tanenler şaraba geçerek, şarabın ömrünü uzatır. 
• Şarabın rengini koyulaştırır. 
• Şarabın, dinlenme sırasında nefes almasını sağlar.

Kırmızı üzümlerin kabuklarında, üzüm çekirdeklerinde ve saplarındaki tanenlerin benzeri meşede de vardır. Meşe fıçılar dokusu sert ve çok ince gözenekli yapısı sayesinde nefes alma özelliğine sahiptir. Bu sayede şarabın ideal oranda havayla temasını sağlar. Öyleki her meşe ağacından da fıçı olmaz. En kaliteli, Limousine meşesidir ama geniş gözenekli olduğu için şarap yıllardırmaya uygun değildir. Ouercus robur, Ouercus alba ve Sesilis türü meşelerden yapılan fıçılar şarapçılığın vazgeçilmez cinsleridir. Şarap meşe fıçısı ile olgunlaşmaya bırakıldığı zaman meşeden de şaraba farklı tadlar geçer. Şarabın bir bölümü buharlaşır. Buna meleklerin payı denir.

Meşe şarap fıçıları 5-6 yıl kullanımdan sonra nötralie olan bu fıçılar, viski, sherry, brendi üreticilerine satılıyor. Türkiye’de yasa gereği bu fıçılar yeniden kullanılamıyor. 

Erzincan'ın Kemah ilçesinde bir kale ...


Pekeriç,
Kemah,

Pekeriç Kalesi,
Pekeriç Kalesi (Çadırkaya, Tercan)

Erzincan’ın Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan Pekeriç kalesi, yaklaşık 100 m. yüksekliğinde doğal bir kayadan meydana gelmiştir. Kayaların oyulması ile odalar, merdivenler ve sarnıçlar yapılmıştır. Kaleye ait surlardan günümüze çok az kalıntı gelebilmiştir. 

Günümüze gelebilen kalıntılar kalenin tarihi hakkında aydınlatıcı bilgi veremediğinden ötürü tarihleme yapılamamaktadır.


Kemah Kalesi
Anadolu'nun en eski ve tabi kalelerinden birisidir. Hitit-Urartu döneminde çevresi surlarla çevrili sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Kalenin, iç içe iki yapısı vardır.






























Erzincan, Kemah İlçesinin Kemah Boğazına bakan kayalık bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Bu kaleye ulaşımı son derece güçtür. Kaleye Ani, Brana, Gamahha ve Berberi Zemin Kalesi isimleri verilmiştir. Kalede Arşak krallarının ismi geçmesinden ötürü Hititler zamanında yapıldığı sanılmaktadır. 

Kemah Kalesi, Orta Çağdan kalmıştır. Yörenin XI.yüzyılda Selçuklulardan Mengücek Bey tarafından ele geçirilmesi ile birlikte Kemah kalesi de selçukluların eline geçmiştir. Kalenin en ilginç yönü güneye bakan yönündeki üç katlı demirden yapılmış kapısıdır.  Ayrıca yontma kesme taşlardan yapılmış Kral Kızı Kulesi de üzerinde durulacak bir eserdir.

Kale eski kayserlerden biri tarafından yaptırılmıştır. Sonra Uzun Hasan’ın eline geçmiş ve Timur muhasarasına uğramış. Sonra 1.Selim şehzadeliği sırasında bu kaleyi fethedip içine asker koymuştur. Sonraları Şah İsmail isyan ederek bu kaleyi ele geçirmiş. Sonra Sultan Selim tahta geçince ilkönce Acem’e savaş açmış. Anadolu içinden gelip Kemah kalesini kuşatmış ve fethetmiştir. 

Polonya’nın Poznan şehrinde bir parkta bulunan, ürküten heykel topluluğu ...

Nierozpoznani,
Nierozpoznani, Tanınmayan anlamındadır.
Poznan, Polanya.

Polonya’nın Poznan şehrinde bir parkın ortasında başsız, kolsuz ürküten bir heykel topluluğu  yer alıyor. Polonyalı Usta sanatçı Magdalena Abakanowicz tarafından 2002 yılında dikilmiş. Poznan şehrinin 750. kuruluş yıl dönümü kutlamasında sanatçı tarafından tüm Polonya halkına armağan edilmiş 112 insan bedeni heykeli.

Sembolik olarak şehrin nereden geldiğini ve nereye gittiğini ifade ediyor. Başsız, kolsuz, kırmızı ve paslı demir yarım gövdelerden oluşuyor. Sanatçı, en büyük kamusal sanat eseri olan bu eseriyle belli bir korku duygusuyla yüzleştiğini ifade ediyor. Parkta yeşil alanın ortasında 112 tane kafasız, kolsuz ve büyük bacaklara sahip demir gövde olarak sergileniyor. Bu devasa büyüklükteki torsosların, her birinin bacakları farklı yöne adım atacak şekilde durmaktadır. Poznan şehrini ele geçirmek üzere harekete geçecekmiş gibi bir görünmekteler.

Tanınmayan anlamına gelen Nierozpoznani kelimesi ile adlandırılmış olan bu heykel topluluğu, sıcak yaz aylarında piknikçilerin davetsiz misafiri oluyor. Halk tarafından popüler bir piknik noktası olan bu parka tedirgin bir atmosfer katmaktadır. Sakin park içerisinde ürpertici bir korku filmi sahnesi gibi sergilenmektedir. Sabah saatlerinde parkta, sis bulutları arasında görünen devasa büyüklükteki torsos parçaları, korku filmlerini andıran bir görüntü oluşturuyor.



Süpürge otu, funda ...

Erika, 
(Erica). 
Funda, 
Funda çiceği,
Süpürge otu,
Süpürge Çalısı,
Çalı görünüşünde bir bitkidir. 

Funda, 
Fundagiller (Ericaceae) familyasından Erica cinsinden 500’e yakın türü bulunan çiçekli bitkilerin ortak adıdır. Çiçekleri  küçük bir çana benzer. 



İşlenmemiş topraklarda yetiştirmek kolaydır. Erika kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılır. Çalı görünüşünde bir bitki olup, funda, erika (erica) isimleriyle de bilinir. Yaz ve kış yeşil kalabilen bodur çalı  olan bir bitkidir. Trakya, Marmara ile Anadolu’nun hemen bütün sahil bölgelerinde yetişir. 

Gök funda (Erica cinerea) adlı türü, evcil hayvanlar için altlık olarak kullanılır. Bitki 1-3 m, boyunda, beyaz renkli güzel kokulu çiçekleri olan bir bitkidir. Erica scoporia isimli özel bir tür olan funda, yeşilimsi çiçeklidir. Bu türün boyu 2-3 m.  olup, süpürge yapımında kullanılır. Erikeların bazı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır. Bitki ericolin isimli bir glikozit maddesi ihtiva eder. Odun rengi kırmızı olup, çok güzel cila tutar.

Cezayir’de yetişen bir türü vardır ki köklerinden dünyaca meşhur Bruyere pipoları yapılır. Dalları çalı süpürgesi yapımında ve yakacak olarak kullanılır. 

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!