Osmanlı mutfağında süzme yoğurt ve pazı ile hazırlanarak soğuk yenen bir yemek ...

Mastabe,
Malzemeler;
Pazı, 
Süzme yoğurt, 
Çörek otu, 
Kavrulmamış badem (suda haşlanarak kabukları alınmış), 
Zeytinyağı,


Süzme yoğurt'a, Katık, Mastabe denir.

Süzme yoğurt ve tuz iyice karıştırılır. Katık üzerine pazı yıkandıktan sonra küçük parçalar halinde doğranır. Süzme yoğurt ve pazı üzerine çörek otu ve bademler ilave edilir. Üzerine zeytinyağı gezdirilerek afiyetle yenir. Soğuk hazırlanan ve yenen bir yemektir.

Diyarbakır ve Bitlis gibi illerde gendime ya da mastaba aşı denen lapa yemeği vardır.

Güzellik, göz alıcılık, parlaklık...

Revnak,
Güzellik, göz alıcılık, parlaklık.
Osmanlı döneminde, zinet, parlaklık. 
Göz alıcılık, güzellik. 
Safa, taravet.

Napolyon’un ünlü atının adı...

Marengo,
 (1793-1831),
Napolyon’un ünlü atının adı.
Fransa'nın Napolyonun ünlü savaş atıydı. Adını binicisini güvenli bir şekilde taşıdığı Marengo Savaşı'ndan alır. 
Marengo, 1799 yılında altı yaşında bir tay olarak Mısır'dan Fransa'ya ithal edildi. Gri Arap atı olup ünlü El Naseri Stud harasında yetiştirilmiş. Küçük olmasına rağmen, güvenilir, istikrarlı ve cesur bir hayvandı.

Solunum yetmezliğini ortadan kaldırmak için yapılan işleme verilen ad...

Entübe,

Solunumun ve solunum yolunun güvenliğinin bozulması, riskinin oluşması durumunda solunum yolunun korunması ve solunum yetmezliğini ortadan kaldırmak gidermek için yapılan bir işlemdir. Hastanın suni solunumu için özel aparatlar ya da laringoskopi aracılığı ile solunum yoluna ağız veya burundan özel bir tüp yerleştirilmesi işlemine Entübasyon denir.


Normal seyirde kendi kendine yeterli solunum yapamama yani yeterli nefesi alamama durumu olarak da tanımlanan solunum yetmezliği hastaları solunum cihazına bağlayabilmek için ağızdan nefes borusuna ulaşan bir boru takmak gerekir. Bu boru takma işlemine "entübasyon" denir.

Hasta aldığı ilaçlar yüzünden normal solunumunu devam ettiremediği için suni solunum sağlamak adına uygulanan entübe işlemi sonrası vakaya entübe hasta adı verilmektedir. 

Hastanın solunum yetmezliğine sebep olan durumun tamamen ortadan kalkması ya da hafiflemesi ve kendi başına yeterli miktarda nefesi alır hale gelmesi halinde entübasyon işlemi sonlandırılabilir. Bu işleme ise tıp adı ile "ekstübasyon" adı verilmektedir. 

Karayollarının kenarında, yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm ...

Şarampol, 
Macarca sorompó 
Tatarca, kanau,
Rusça, küvet.
Kara yollarının kenarında, yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm.
Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. 
Kara yollarında yolun iki tarafında bulunan ve genellikle derin bir hendekle biten yamaçlardan her biri.


Kale, palanka vb. askeri yerlerin etrafında, çakılmış kazıklara sarılan dikenli tellerden meydana getirilmiş siper, set, engel.

Virüse ait, virüslerin neden olduğu durum...

Viral,
İngilizce, viral
Fransızca, virale, 
Almanca, viral, 
Latin: virus, zehir.
Virüse ait, virüs sebebiyle. 
Virüsle ilgili olan. 
Virüsün oluşturduğu, neden olduğu, virüsten kaynaklanan. 
Virüse ait, virüslerin neden olduğu.

Virüs,
Fransızca virus
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit.


Ayrıca bilişim sistemlerinde, veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılıma da virüs denir.

Spoiler, Bir film, kitap, müzik veya video oyunu hiç fark etmeksizin sizin o üründen alacağınız hazzı etkileyecek şekilde ipucu veya bilgi paylaşımında bulunmak ...

Spoiler,
İng. Spoiler,
Frn. divulgacher,
Alm. Spoiler,
Bir eserin konusu veya detayları hakkında bilgi veren.


Eser okunmadan, dinlenmeden veya izlenmeden önce öğrenilmesi durumunda alıcının eser ile ilgili düşüncelerini veya alacağı hazzı etkileyebilecek açıklama veya ipucu.
Bir şeyin değerini veya miktarını azaltan ya da tamamen yok eden anlamında yakın dönemde Türkçeye yerleşmiş İngilizce kökenli bir sözcük.

Bir eserin izleyici, okuyucu, dinleyici tarafından eğlenceli bulunması, erken öğrenilen detaylar ve eleştiriler ile çoğu zaman zorlaşır. 

Bir sinema filminde senaryodaki dönüm noktalarının ya da şaşırtıcı sonun henüz izlenmeden öğrenilmesi, seyircinin filmden alacağı potansiyel zevki büyük oranda azaltır. Bu yüzden bu tip yazıların başına, eseri henüz görmemiş olan insanların yanlışlıkla okuyup öğrenmesini engellemek amacıyla spoiler uyarı ibareleri konulur.

Spoiler, 
Spoiler yemek; 
Bir filmi izlemek için henüz fırsat bulamamışken biri bu filmin size sonunu söylerse spoiler yemiş olursunuz. Filmi izleme esnasında her ne kadar heyecanlanıp, duygulanırsanız duygulanın en nihayetinde filmin sonucunda neyin olacağı konusunda artık bir fikir sahibisinizdir. Dolayısıyla spoiler yemiş ve filmin ilk vereceği haz kaybolmuştur.

Spoiler yememek için artık internet sitelerinde açılır kapanır pencereler içerisine spoiler yerleştiriyor. Bu pencereleri eser öncesinde yok sayarsanız spoiler yeme şansınızı da en aza düşürmüş olursunuz.

Spoiler vermek;
Bir eser hakkında net ipucu veya detay verirseniz spoiler vermiş olursunuz. Bir film izlediniz ve bu filmi çok beğendiğiniz. Bu filmin içeriği hakkında derin bir detay sunmanız ve özellikle sonuna dair bir bilgi paylaşmanız durumunda spoiler verirsiniz. 


Zor şeylere dayanma gücü, ses çıkarmadan katlanma ...

Tahammül,
Katlanma,
Yüklenmek. 
Bir yükü üstüne almak. 
Sabretmek. 
Katlanmak. 
Kaldırmak.
Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. 
İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma.

Arapça, Tahammül, Tehammu,   (ﺗﺤﻤّﻞ) yüklenmek, taşımak anlamına gelen haml, kelimesinden türetilmiştir. Hamal da aynı şekildedir. 
Zor şeylere dayanma gücü, ses çıkarmadan katlanma.
(Bir yükü) Taşıma, yüklenme. 
Tahammül etmek: Ses çıkarmadan katlanmak, dayanmak.

İngiltere’nin ilk kadın başbakanı olan ve “Demir Lady” lakabıyla da tanınan siyasetçi ...


Margaret Thatcher,
Margaret Hilda Roberts,
(D. 1925 - Ö. 2013)
Demir Leydi,
Barones,
Başbakan.
Muhafazakar Parti Genel Başkanı.

Thatcher 13 Ekim 1925 tarihinde, İngiltere’nin Grantham kasabasında doğdu. İlk ve orta dereceği eğitimlerini başarıyla bitiren Thatcher, üniversite eğitimi için Oxford’a Somerville Koleji’nden mezun oldu.

1946 yılında, Oxford Üniversitesi Muhafazakarlar Derneği’ne başkan olarak seçildi. Margaret 1950 yılında Muhafazakar Parti’den seçimlere girdi. 1951 yılında ise, zengin bir iş adamı olan Denis Thatcher ile evlendi. 1959 yılında,  seçilerek Avam Kamarası’ ından meclise girdi. 
1974 yılında, Muhafazakar Parti başkanı Heat seçimi kaybetsinden 11 Şubat 1975 tarihinde yapılan seçimde Muhafazakar Parti’den başkan adayı oldu ve partinin genel başkanı oldu. 
1979 yılında yapılan genel seçimlerde, Callaghan Hükümeti’nin düşmesi üzerine Muhafazakar Parti’den başbakan oldu. Muhafazakar fakat liberal bir siyasi politika izledi.
22 Kasım 1990 tarihinde kendi isteği ile partisinden istifa etti. Siyasi yaşamının sona ermesinden sonra, Barones ünvanına layık görüldü ve Lordlar Kamarasına girdi. 

8 Nisan 2013 tarihinde Londra’da vefat etti.

Aldığı Ödüller:

  • Asil Garter Örgütü leydisi
  • Liyakat Madalyası
  • Majestelerinin Privy Konseyi üyesi
  • Kraliyet Derneği üyesi
  • Başkanlık Özgürlük Madalyası (ABD)
  • Cumhuriyetçi Senatoryal Özgürlük Madalyası (ABD)
  • Ronald Reagan Özgürlük Ödülü (ABD)

Devlet dairelerinde kullanılan büyük defter...

Evar,
(Farsça)
Devlet dairelerinde kullanılan büyük defter.
Hükümet dairelerine ait defterler, resmi defterler. 
(Farsça) İmaret. 

Kalamazo, 
Bankalarda kullanılan çok büyük boyutlu defter. İçine hareketli föy (yaprak) takılan ve bir anahtar düzeneği ile föy arasına göre ayarlanabilen bir tür klasöre, deftere Kalamazo denir.  Eskiden bankalarda, vergi dairelerinde ve pek çok resmi ve resmi olmayan işletmelerde, muhasebe hesaplarının tutulmasında yardımcı defter olarak kullanılırlardı. Bu defterler kolay kolay bir yere taşınamaz. Demirbaştır.

Tefessüh, Çürüme, bozulma, kokuşma. ..

Tefessüh,
Çürüme,bozulma,kokuşma.
Eski dilde, kişi, toplum vb. özelliğini, niteliğini yitirerek bozulma, kokuşmaya mecaz anlamda tefessüh denir.

Arapça, (ﺗﻔﺴّﺦ), Tefessuḫ, Bozmak, ifsat etmek anlamındaki fesḫ kelimesinden türetilmiş. 
Tefessuḫ, bozulma, çürüyüp dökülme, çürüyüp kokma.

Cozalak,

Cürümüş meyve.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ