Azınlık ...

Ekalliyet, (Arapça,  Osmanlıca).

Akalliyet,
Arapça daha az, çok az anlamındaki akall sözcüğünden türetilmiştir.
Ekalliyet (İng.minority Fr.minorité). 
Azınlık,
Azlık, 
Azınlıkta kalma.
Bir hükümetin tebaiyyeti altında yaşayan, yabancı din ve milliyete mensub olup, ekseriyeti teşkil etmeyen halk. 
Bir toplulukta herhangi bir nitelik bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, ekalliyet, Çoğunluk karşıtı. 
Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. 

Azınlık (Ekalliyet): 
Yaşadıkları toplum içerisinde nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan gruptan, din, dil, ulus, huviyet, etnik köken gibi özellikleriyle farklı olan kesim anlamını ifade etmekte olup böyle kullanılmıştır.

Osmanlı dönemindeki belgelerde ermeniler, rumlar, vs.den ekalliyet olarak bahsedimiştir.

Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli ..

Kavas, (Arapça).
Kelime anlamı haberci, muhafız, yürüyen, dolaşan anlamındadır.
Emir Çavuşu. 
Elçilik yada konsolosluk hademesi,
Bahçıvan, 
Kapıcı. 
Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli.
Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli veya koruma görevlisi. 
Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi.
İç güvenlik ve asayişi sağlamak üzere daha çok elçiliklerde görevlendirilen silâhlı muhafız.

Elçilik, konsolosluk, patrikhane, otel, banka gibi kurumlarda kendine has bir üniformayla görev yapan silahlı koruma görevlisi ve hizmetlilere verilen ad.
Eskiden fabrikalarda, kapılardaki güvenlik görevlisi olarak çalışan işçilere verilen ad.
TBMM. Genel kurul salonunda milletvekillerine evrak, belge,doküman vs. götürüp getirmekle görevli sağır kişilere denir.

Osmanlılarda vezirlerin maiyetindeki görevli silahlı kişilere ve mahkemedeki mübaşirlere verilen ad.
Yabancı elçilik ya da konsolosluk koruma görevlisi. 
Eskiden Osmanlılarda devlet adamlarını ve kurumları koruma görevlilerine genel olarak kavas denirdi. Ancak 1908 yılında kaldırılmıştır.

Kavas kelimesinin diğer anlamları;
Kavas kelimesi esasen Arapça kökenlidir.
(Kavs) Oklu asker, 
(Kavvas) Ok yapan, okçu.  
Buğday ölçülen şinik.
Aptal, budala.
Kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılan bir cins karabiber.

Yatılı ..

Leyli, (Arapça).

Geceleyin kalan. 
Yatılı. 
Geceye ait,
Geceye özgü.
Geceye mensub.

Leyla, 
Gece. 

Çok karanlık gece.
Saçları gece gibi simsiyah olan kadın. 
Arabi ayların son gecesi.

Yanlış ve yersiz düşünce, kuruntu, tasalanma ..

Evham, (Arapça).
Evham (İng. apprehension).
Kuruntu, (Fr. Scrupule),
İşkil,
Vesvese, 
Tasalanma,
Temelsiz sanı.
Yanlış ve yersiz düşünce, evham.
Kuruntular,

Üzüntü. 
Vehimler. 
Kuruntular. 
Olmayan bir şeyi olur zannı ile meraklanma.
Zarar ihtimali çok az olan bir şeyden meraklanma ve üzülme.
Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese. 
 
Anksiyete,
Başka bir kavram olan Anksiyete ise hayatımızda beynimizi kemiren olumsuz bir düşünce olarak bilinir. Halk arasında vesveseli, evhamlı dediğimiz kaygı, bunaltı ya da sıkıntı olarak bilinen anksiyetedir. Yani psikolojik bir rahatsızlıktır. 

Herkes tarafından zaman zaman yaşanan korkuya benzer bir duygudur. Eski Yunandan günümüze kadar gelen bu duygu evhamdır.  Bir ruhsal bozukluktur. Ancak genetik değildir.  

Evham bir çok bedensel belirti, duygu ve düşünceye evham durumudur. 

Bir insanın bir olay ya da durum hakkında aşırı kaygı, endişe,evham, huzursuzca bir beklenti içinde olması bu rahatsızlığın belirtileridir.  Bu rahatsızlıklar ilaç tedavisi ve beklentilerin, düşünüş biçiminin değiştirmesi gibi psikoterapi uygulanması ile tedavi edilebilir.


Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş ..

Müstafi, 
(Arapça, مصطفى).
Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş.
Bir işten isteği ile çekilen, istifa eden.
Suçunun bağışlanıp afvedilmesini isteyen.
İstifa etmiş, işinden çekilmiş.
İstifa eden; ayrılan; 
Suçundan bağışlanmasını isteyen.
Tekaüt, 
 

ABD' nin Song First Lady, Jazz First Lady takma adları bilinen ünlü caz vokalisti...


Ella Jane Fitzgerald, 
(25 Nisan 1917 - 15 Haziran 1996)
ABD'li caz vokalisti.
Song First Lady, Jazz First Lady takma adlarını kullanmıştır.


ABD Newport News, Virjinya eyaletinde doğdu.  Kaliforniya, Los Angeles, Beverly Hills ' da şeker hastalığından ölmüş.
Billie Holiday, Sarah Vaughan ve Carmen McRae ile ABD' de ünlü dört caz sanatçısından biridir. Kusursuz yorumu, doğaçlama ve üç oktav aralığını aşan sesiyle tanınır. 57 yıllık sanat hayatında 13 Grammy Ödülü almıştır. Ayrıca ABD başkanı Ronald Reagan' dan Ulusal Sanat Madalyası ve George H. W. Bush' tan Özgürlük Madalyası almıştır.  
Apollo Tiyatrosunda sahne almış. Çeşitli turnelere çıkmış. Love and Kisses ile ünlenmeye başlamış. A-Tisket, A-Tasket eseriyle  tanınmış. 1941 yılında solo ve Norman Granz'la caz konserleri ile devam etmiş. Dizzy Gillespie Orkestrası ile çalışmış ve aynı dönemde Scat tekniğini geliştirerek ününü arttırmıştır. Gershwin bestelerini piyanist Ellis Larkins ile birlikte seslendirmiş.

200'den fazla eseri seslendirmiştir. Çeşitli bestecilerin eserlerini seslendirdiği 8 şarkı kitabı vardır. 
Fitzgerald, muhteşem sesi ile tamamen yüksek tempolu şarkıları ile birçok ünlü  müzisyenle; Trompetçi Roy Eldridge,  Dizzy Gillespie, gitarist Herb Ells, piyanist Tommy Flanagan, Oscar Peterson, Lou Levy, Paul Smith, Jimmy Rowles ve Ellis Larkins canlı performanslar sergilemiştir.

Decca, MGM, Atlantic, Capitol gibi müzik firmaları ile çalışmış ve son  1989 yılında son eserini yapmıştır. Fitzgerald, 1991 yılında son konserini vermiştir.

15 Haziran 1996 yılında Amerikada Kaliforniya, Los Angeles, ünlü sanatçıların semti Beverly Hills'de şeker hastalığından ölmüştür.


Eserleri;



Great American Songbook.
 1956- Ella Fitzgerald Sings the Cole Porter Songbook
 1956-Ella Fitzgerald Sings the Rodgers & Hart Songbook
 1957-Ella Fitzgerald Sings the Duke Ellington Songbook

 1958-Ella Fitzgerald Sings the Irving Berlin Songbook
 1959-Ella Fitzgerald Sings the George and Ira Gershwin Songbook
 1961-Ella Fitzgerald Sings the Harold Arlen Songbook
 1963-Ella Fitzgerald Sings the Jerome Kern Songbook
 1964-Ella Fitzgerald Sings the Johnny Mercer Songbook

Son, işin sonu ...

Encam, 
(Farsça, انجام).
Osmanlıca, 
Son, işin sonu.
Gelecek.
Son, 
Nihayet,
Netice.
Akibet ve netice anlamak,
Fikir ve işin sonu
Menzil, Boy,
Had, sınır,

Encam-ı kar, İşin neticesi, amelin sonu.

Ekilecek toprağın sulandırılması, tavlandırılması ...

Gönen,
Ekilecek toprağın sulandırılması, tavlandırılması. 
Nem, rutubet, yaşlık (toprak için).
Ekilecek toprağın sulandırılması. 
Nem, rutubet. 
Nemli (toprak).

Gönen kelimesinin diğer anlamları ise; Yavrum, kuzum anlamında sevgi belirtir. Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitkiye de verilen addır.

Toplanma, toplantı ...

İçtima, 
(Arapça).
İçtima (İng. assembly).
Askerlerin silahlı ve donatılmış olarak toplanmaları. 
Kavuşum.
Derlenmek,
Toplanma, toplantı.
Bir araya gelme.
Askeri birlikteki tüm er, erbaş, astsubay ve subayların toplanarak komutanın emir ve görüşlerine hazır durumda beklemesi olayıdır

Sevecen, şefkatli, acıyan ..

Müşfik, (Arapça).
Müşfik (Frn. affectueux).
Sevecen, şefkatli, 
Şefkatle seven. 
Acıyan, merhametli.
Acıyıcı,
İlgi gösteren,
Yardımda bulunan,


Yaptığı bir işe bir kimseyi ortak etme...

Teşrik, 
(Arapça, تشریك).
Yaptığı bir işe bir kimseyi ortak etme.
Ortak etme,
Ortak etmek, Ortak yapma.
İştirak ettirme, iştirak etmek.
Katma, katılma, ortak etme.


Teşriki mesai, 
Eski dilde işbirliği demektir.
Elbirliği, Ortak çalışma.
Bir işi beraber yapmak.
Beraber çalışmak, işbirliği yapmak.
Çalışmaların birleştirilmesi.
Argoda cinsel ilişkiye girmek anlamındadır.

Benzer bir kelime de Müsteşrik,
Doğu (Şark) memleketlerini, din, dil ve tarihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı, bilim adamı.

Değerbilir, iyilikbilir ..

Kadirşinas, (Eski dilde).
Kadir-şinas, (Farsça).
Değerbilir, iyilikbilir.
Kıymet ve değerden anlayan. 
Değerli kimseleri tanıyabilen.

Zorunluluk, gereklilik ...

Zaruret,(Arapça).
Zorunluluk,
Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik.
Gereklilik.
Çaresizlik. 
Muhtaçlık. 
Sıkıntı. 
Yoksulluk.

Çok damarlı iç salgı bezi, kalkanbezi...

Tiroit,
Kalkanbezi.
Gudde-i derakiye, (Osmanlıca).
Tiroit, (gud-desi).
Tiroit bezi, Schilddrüse(Alm.), Thyroid gland, (İng.), Thyroïde (Frn.). 
Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez.
Kalkan bezi, tiroit. 
Yunanca thyreos: kalkan; eidos: biçim anlamındadır.
Yutağın altında, boynun ön ve yanlarında bulunan, şekli kalkana benzeyen, vücudun büyüme ve gelişmesi için gerekli hormonları kana salgılayan bir iç salgı bezi.


Tiroit bezi, tiroit ya da kalkan bezi, yutağın altında, boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı iç salgı bezi.

Kelebek şeklinde olan tiroid bezi, endokrin bir bezdir. Boyun kısmında adem elması diye bilinen sert çıkıntı oluşturan kıkırdağın altında olup soluk borusu önünde bulunur. Bir kas kadar sert olan kalkan bezi olarak bilinen tiroid bezi sağ ve sol iki tiroid lobundan oluşmaktadır. Bu loblar isthmus adı verilen ince bir doku ile birbirine bağlanır. Ağırlığı 20-40 gr. kadar olan tiroid bezi elle muayene edilebilmektedir. Bazı durumlarda büyür ve normal ağırlığını aşar. Buna guatr denir.

Tiroid bezi besinlerle aldığımız iyodu kandan çekerek depolar. İyot yüksek miktarda deniz ürünlerinde, süt, yumurta, et ve az miktarda da sebzelerde ve meyvelerde bulunur. İyot tiroid hormonlarının yapısında bulunan önemli bir maddedir. Tiroid bezi, bir iç salgı bezi gibi etkinlik gösterir. Hipofizin salgıladığı uyarıcı tireotrop hormonunun etkisine bağlı olarak çalışır. Vücudumuzda bulunan tüm hücre ve dokunun fonksiyonlarını düzenleyen tiroid hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması sağlığımız için gerekir.
Tiroid bezinin gereğinden az çalışması (hipotiroidizm), iltihaplanmalar, kireçlenmeler, kolloid şişkinliği (guatr) gibi bozukluklar sonucu ortaya çıkar ve miksödem ve kreten hastalığına neden olabilir. Tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm) ise özek dokunun (parankiman) şişmesi sonucunda olur. Bu durumda Basedow, Plummer hastalıkları ortaya çıkar.

Pek çok mikroba karşı etkili bir cins antibiyotik...


Amikasin, (İng. amicacin).
Pek çok mikroba karşı etkili olan bir antibiyotik.  


Amikasin aminoglikozid grubu bir antibiyotiktir.
Protein sentezi inhibitörü aminoglikozid grubu antibiyotik. Asetillenme yoluyla üretilen yarı sentetik, geniş spektrumlu ve aminoglikozit yapısında olan bir antibiyotik.
 

Formülü,
100 mg flakon; 100 mg amikasine eşdeğer miktarda amikasin sülfat bulunur.

500 mg flakon; 500 mg amikasine eşdeğer miktarda amikasin sülfat bulunur.

Bakteriyel septisemi, yani yenidoğan sepsisi, ağır solunum yolu enfeksiyonları, kemik ve eklem, deri ve yumuşak doku enfeksiyonları, karın içi enfeksiyonları (peritonit), yanıklar ve ameliyat sonrası enfeksiyonlar, ağır ve komplikasyonlu idrar yolu enfeksiyonları için Amikozit enjektabl, Gram negatif enfeksiyon kuşkusu bulunan durumlarda başlangıç tedavisi olarak önerilir ve duyarlılık testinin sonuçları alınmadan tedaviye başlanır.
Amikasin antibiyotik, non-tüberküloz mikobakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve tüberküloz tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca ağır hastane kökenli enfeksiyonların tedavisinde, bakteriyel enfeksiyonların farklı türlerinin tedavisinde kullanılır.

Çıbanların ve yaraların tedavisinde kullanılan bir ağaç reçinesi. ..

Anzarot,
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla). 
Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi. 
Eskiden yara tedavisinde kullanılan bir reçine.
Eski Romalılar bu maddeyi apse, yara ve katarakt tedavisinde kullanmışlar.
Anzarot yağı denilen bir preparat olarak kullanılır.

Anzarot ağacı,
Bu reçineyi veren ve sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç.
Penaea sarcocolla.

Argoda Alkollü içeceklere verilen ad da Anzarot olarak bilinir.
Rakı ve benzeri alkollü içkilere de anzarot denir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ