Antlaşma ...


Muahede 
(Arapça),
Visak.
Antlaşma
Anlaşma.
Alm. Völkerrechtlicher vertrag, Abkommen
Frn. Traité ,
İng. Treaty, pact, convention, Agreement.
Karşılıklı yeminleşme.
Pakt, 
Ahit,
Sözleşme.


Devletler arasında andlaşma.
Karşılıklı tahahhütleşme.
İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme.
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, pakt.
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. 

Politik alanda önemli sorunların çözümü için Barış, Dostluk, İşbirliği, İttifak konularında çeşitli antlaşmalar yapılabilir. Antlaşmaların muhtevası ve onayı her ülkede hukuk düzenine göre uygulanır.
Türkiye’de antlaşmalar ile ilgili müzareke,  milletlerarası ilişki, imza yetkisi gibi hususlar yasalarda ve anayasada belirlenmiştir. 


Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle yapılacak antlaşmaların onaylanması, TBMM’ de kabul edilir. 

Antlaşmalarda anafikir ve anlaşmanın niteliğini açıklayan dibace denilen giriş kısmı bulunur. Daha sonra anlaşmanın maddeleri ve ayrıntıları  açıklanır. Maddelerin açıklanmasından sonra yürürlüğe girişi, lisanı, nasıl saklanacağı v.s. s
on hükümler vardır. Ayrıca antlaşmalara ilave olarak Protokol lerle antlaşmanın içeriğine bağlı olarak başka hususlar açıklanabilir.
Türkiye için en önemli antlaşmalar; Sevr ve Lozan 

Suçlu ...

Mücrim, (Arapça مُجْرِم).
Suçlu.
İng. Guilty, Alm. missetäter, Frn. Coupable.

Cürüm (suç) kökünden türetilmiş bir kelimedir.
Cürüm ve kabahat işlemiş olan, suçlu. 
Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim,
Törelere, yasalara, ahlak kurallarına aykırı davranışta bulunmuş kişi,

Suçlu, günahkâr, günah işleyen, haddi aşan kimse.
Suç işlemiş, suçu olan (kimse). 
Cinayet işleyen, suç işleyen, 
Günahkar, suçlu, cinayetkar, cani, kafir, dinsiz. 
Kabahatli.
Sanık. 
Elde edilen kanıtlara göre, ceza türesi yönünden, hakkında kovuşturma yapılması gereken kişi, Suçlu, Mücrim.


Güfte-Beste Kemanî Sarkis Efendi
Seslendiren Şevval Sam;
kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime /
titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbâlime /
perde-i vuslat çekilmiş, korkarım ikbâlime /

Gölgesi düzlemsel bir yüzeye düşen basit bir çubuktan oluşmuş ilkel güneş saati ...


Gnomon, 

Yunancada gösterge anlamındadır.
Güneş saati mili,
Güneş saati ibresi, Sundial.
Güneş saati,
Güneş saati kadranı,
Bir çubuğun gölgesiyle zaman belirleyen basit saat. 
Yazıcı uç adı verilen ve gölgesi düzlemsel bir yüzeye düşen basit bir çubuktan oluşmuş ilkel güneş saati.
Güneşin durumunu öğrenmek için, gölgesi ölçülen dikili taş.

Gölgesi düzlemsel bir yüzeye düşen basit bir çubuktan oluşmuş ilkel güneş saati,
Matematik ve ilgili bilim dallarında kullanılır.

Filibe (Bulgarca Plovdiv)' de güneş saati.

Türk grafik sanatının kurucusu ve reklamcılığın ilk büyük ustası ... .

İhap Hulusi Görey 
(1898-1986).  
1898'de Mısır, Kahire şehrinde doğdu. Kahire' de İngiliz okullarında ilk ve orta okulu bitirdi. Arapça, Almanca, İngilizce ve Fransızca bilen İhap Hulusi, 1920 yılında Almanya' ya gitti. Münih'de Heimann Schule atölyesinde üç yıl resim eğitimi aldı. Kuntsgewerbe Schule'de  afiş eğitimi aldı. 
Akbaba'da Münif Fehim ve Ramiz'le birlikte çalıştı. Daha sonraları afiş çalışmalarına ağırlık verdi.  Suluboya çalışmaları ve modern hat sanatı ile ilgili çalışmalar da yapmıştır.          
1929'da İstanbul'da ilk atölyesini kurmuştur. Eski adıyla Tayyare Piyangosu, bugünkü Milli Piyango idaresinin çekiliş biletlerinin çizimlerini yapmıştır. Tekel İdaresi (Reci Dairesi) için 35 yıl ürünlerinin etiketi üzerine eserler vermiştir. Bu çalışmalardan  1930'lu yılların başından günümüze kadar hiç değişmeden gelen Kulüp Rakı etiketi hala kullanılmaktadır. 

Latin harfli ilk Alfabe kitabının kapağını çizmiştir. Ziraat Bankası, İş Bankası, Yapı ve Kredi, Garanti, Sümerbank, Emlak Kredi, Türk Ticaret Bankası, Maliye Bakanlığının tahvilleri, Türk Hava Kurumu, Kızılay, Yeşilay, Tariş, Zirai Donatım Kurumu ve birçok özel kuruluşa bir çok eser vermiştir. Beykoz Kunduraları, Köy Halk Kıraatı tanıtım afişi gibi Cumhuriyet tarihinin afiş ve grafik tasarımlarını yapmıştır. Kodak ve Bayer'in afiş ve etiketleri, Devlet Demir Yolları ve şehir hatları vapurlarına ait ilanları, ünlü İngiliz viskisi John Haigh'ın, İtalyanların Cinzano ve Fernet Branca'sının afiş ve etiketlerini yapmıştır.
İhap Hulusi Görey, 27 Mart 1986'da İstanbul'da Poyrazlı Köşk olarak bilinen evinin bulunduğu Kınalıada' da hayata gözlerini yumdu.

Avustralyalı bir eczacı tarafından bulunan ve içerisinde Omega 7 bulunan bir fındık veya ceviz çeşidi ...


Macadamia,
Makademya,  
Makademya Fındığı,
Makademya Cevizi.
Macadamia nut, 
Bush Nut,
Queensland Nut, 
Maroochi Nut, 
Queen of nuts,
Bauple Nut.


Avustralyalı eczacı John Macadamia'nın bulduğu bir fındık, ceviz çeşidi olup bildiğimiz fındıktan iki kat daha büyüktür. Yumuşak ve yağlı bir kuruyemiştir. John Macadamia ve botanist Ferdinand von Mueller ile birlikte tanımlamış ve adını koymuşlar.


Avustralya, Hawaii, Yeni Zelanda, Brezilya, Kosta Rika, Güney Afrika,  İsrail, Kenya, Bolivya gibi ülkelerde daha çok ziraatı yapılan Macadamia ağacı her zaman yeşil (yaprak dökmeyen), yüzyıllık ağaçlardan olup cinsine göre 2-12 m arası boylanabilir. Yaprakları eliptik, mızrak şeklinde dikensi kenarlıdır. Çiçekleri salkım şeklinde beyaz,  pembe veya mor renkte olabilir. Ceviz veya fındık denilen meyveleri iki çekirdekli, sert odunsu ve top şeklindedir. Olgunlaşan Macadamia fındığı (cevizi) yere düşer. Ürün ağaçtan yere düştükten sonra haftada bir yerden toplanır. Ağacın dalları sallanarak ürünün yere düşmesi sağlanır. Ürün yerde fazla bekletilirse kalitesi düşer. Olgunlaşmamış Macadamia cevizleri toplanmamalıdır. Toplanan cevizin yeşil kabuğu hemen temizlenerek atılmalıdır. Süs ağacı olarak da yetiştirilir. Üretimi aşılama ile olmaktadır.

Macadamia yağı yaklaşık dörtte bir oranında biyolojik etkiye sahip olan palmitoleic asit - Omega 7 içerdiğinden ve yüksek antioksidan özelliği bakımından cilt bakımı ve kozmetik sektöründe kullanılır. İnsanlarda yaşlanmaya karşı Omega 7 Kolestrolü düşürdüğü biliniyor. Yağ olarak cilt nemlendirici özelliği vardır. Makademya alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Cildin ihtiyacı olan deri yağı için önemli olan palmitoleic asit içermesi nedeniyle yaşlanmaya karşı krem olarak kullanılır.  Macadamia yağında fosfor, protein, karbonhidrat, diet lifi ve kalsiyum, potasyum, sodyum, selenyum, demir bulunmaktadır.

Polonya' da seremonilerde evlilik öncesi geleneksel dansların başlangıcında Macadamia tohumlarının kerametine inanılır.

Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak ..

Faş etmek, 
(Farsça),
İfşa etmek, 
(Arapça أَفْشَأَ).
İfşa etmek; açıklamak, sırları açıklamak.
Faş etmek: gizli olanı ortaya dökmek, ifşa. 

Herkese duyurmak, yaymak, ifşa etmek.
Meydana çıkmış. 
İfşaat, Duyurmak.
Aşikar etmek.
Yayılmış.
Anlaşılmış olan.

Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek.
Belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak.
Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma.

Faşetmek. Meydana çıkarmak. 
Gizli bir şeyi herkese duyurmak.
Açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek.
Sırrı faş etmek, yaymak, dağıtmak,
Yaymak, dağıtmak, faş etmek, aşikar etmek, gıybet etmek.
 

Gizli bir şeyi ortaya dökmek, açığa vurmak, yaymak.
İfşa etmek; 
Açıklamak, sırları açıklamak açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek.

Azınlık ...

Ekalliyet, (Arapça,  Osmanlıca).

Akalliyet,
Arapça daha az, çok az anlamındaki akall sözcüğünden türetilmiştir.
Ekalliyet (İng.minority Fr.minorité). 
Azınlık,
Azlık, 
Azınlıkta kalma.
Bir hükümetin tebaiyyeti altında yaşayan, yabancı din ve milliyete mensub olup, ekseriyeti teşkil etmeyen halk. 
Bir toplulukta herhangi bir nitelik bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, ekalliyet, Çoğunluk karşıtı. 
Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. 

Azınlık (Ekalliyet): 
Yaşadıkları toplum içerisinde nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan gruptan, din, dil, ulus, huviyet, etnik köken gibi özellikleriyle farklı olan kesim anlamını ifade etmekte olup böyle kullanılmıştır.

Osmanlı dönemindeki belgelerde ermeniler, rumlar, vs.den ekalliyet olarak bahsedimiştir.

Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli ..

Kavas, (Arapça).
Kelime anlamı haberci, muhafız, yürüyen, dolaşan anlamındadır.
Emir Çavuşu. 
Elçilik yada konsolosluk hademesi,
Bahçıvan, 
Kapıcı. 
Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli.
Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli veya koruma görevlisi. 
Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi.
İç güvenlik ve asayişi sağlamak üzere daha çok elçiliklerde görevlendirilen silâhlı muhafız.

Elçilik, konsolosluk, patrikhane, otel, banka gibi kurumlarda kendine has bir üniformayla görev yapan silahlı koruma görevlisi ve hizmetlilere verilen ad.
Eskiden fabrikalarda, kapılardaki güvenlik görevlisi olarak çalışan işçilere verilen ad.
TBMM. Genel kurul salonunda milletvekillerine evrak, belge,doküman vs. götürüp getirmekle görevli sağır kişilere denir.

Osmanlılarda vezirlerin maiyetindeki görevli silahlı kişilere ve mahkemedeki mübaşirlere verilen ad.
Yabancı elçilik ya da konsolosluk koruma görevlisi. 
Eskiden Osmanlılarda devlet adamlarını ve kurumları koruma görevlilerine genel olarak kavas denirdi. Ancak 1908 yılında kaldırılmıştır.

Kavas kelimesinin diğer anlamları;
Kavas kelimesi esasen Arapça kökenlidir.
(Kavs) Oklu asker, 
(Kavvas) Ok yapan, okçu.  
Buğday ölçülen şinik.
Aptal, budala.
Kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılan bir cins karabiber.

Yatılı ..

Leyli, (Arapça).

Geceleyin kalan. 
Yatılı. 
Geceye ait,
Geceye özgü.
Geceye mensub.

Leyla, 
Gece. 

Çok karanlık gece.
Saçları gece gibi simsiyah olan kadın. 
Arabi ayların son gecesi.

Yanlış ve yersiz düşünce, kuruntu, tasalanma ..

Evham, (Arapça).
Evham (İng. apprehension).
Kuruntu, (Fr. Scrupule),
İşkil,
Vesvese, 
Tasalanma,
Temelsiz sanı.
Yanlış ve yersiz düşünce, evham.
Kuruntular,

Üzüntü. 
Vehimler. 
Kuruntular. 
Olmayan bir şeyi olur zannı ile meraklanma.
Zarar ihtimali çok az olan bir şeyden meraklanma ve üzülme.
Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese. 
 
Anksiyete,
Başka bir kavram olan Anksiyete ise hayatımızda beynimizi kemiren olumsuz bir düşünce olarak bilinir. Halk arasında vesveseli, evhamlı dediğimiz kaygı, bunaltı ya da sıkıntı olarak bilinen anksiyetedir. Yani psikolojik bir rahatsızlıktır. 

Herkes tarafından zaman zaman yaşanan korkuya benzer bir duygudur. Eski Yunandan günümüze kadar gelen bu duygu evhamdır.  Bir ruhsal bozukluktur. Ancak genetik değildir.  

Evham bir çok bedensel belirti, duygu ve düşünceye evham durumudur. 

Bir insanın bir olay ya da durum hakkında aşırı kaygı, endişe,evham, huzursuzca bir beklenti içinde olması bu rahatsızlığın belirtileridir.  Bu rahatsızlıklar ilaç tedavisi ve beklentilerin, düşünüş biçiminin değiştirmesi gibi psikoterapi uygulanması ile tedavi edilebilir.


Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş ..

Müstafi, 
(Arapça, مصطفى).
Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş.
Bir işten isteği ile çekilen, istifa eden.
Suçunun bağışlanıp afvedilmesini isteyen.
İstifa etmiş, işinden çekilmiş.
İstifa eden; ayrılan; 
Suçundan bağışlanmasını isteyen.
Tekaüt, 
 

ABD' nin Song First Lady, Jazz First Lady takma adları bilinen ünlü caz vokalisti...


Ella Jane Fitzgerald, 
(25 Nisan 1917 - 15 Haziran 1996)
ABD'li caz vokalisti.
Song First Lady, Jazz First Lady takma adlarını kullanmıştır.


ABD Newport News, Virjinya eyaletinde doğdu.  Kaliforniya, Los Angeles, Beverly Hills ' da şeker hastalığından ölmüş.
Billie Holiday, Sarah Vaughan ve Carmen McRae ile ABD' de ünlü dört caz sanatçısından biridir. Kusursuz yorumu, doğaçlama ve üç oktav aralığını aşan sesiyle tanınır. 57 yıllık sanat hayatında 13 Grammy Ödülü almıştır. Ayrıca ABD başkanı Ronald Reagan' dan Ulusal Sanat Madalyası ve George H. W. Bush' tan Özgürlük Madalyası almıştır.  
Apollo Tiyatrosunda sahne almış. Çeşitli turnelere çıkmış. Love and Kisses ile ünlenmeye başlamış. A-Tisket, A-Tasket eseriyle  tanınmış. 1941 yılında solo ve Norman Granz'la caz konserleri ile devam etmiş. Dizzy Gillespie Orkestrası ile çalışmış ve aynı dönemde Scat tekniğini geliştirerek ününü arttırmıştır. Gershwin bestelerini piyanist Ellis Larkins ile birlikte seslendirmiş.

200'den fazla eseri seslendirmiştir. Çeşitli bestecilerin eserlerini seslendirdiği 8 şarkı kitabı vardır. 
Fitzgerald, muhteşem sesi ile tamamen yüksek tempolu şarkıları ile birçok ünlü  müzisyenle; Trompetçi Roy Eldridge,  Dizzy Gillespie, gitarist Herb Ells, piyanist Tommy Flanagan, Oscar Peterson, Lou Levy, Paul Smith, Jimmy Rowles ve Ellis Larkins canlı performanslar sergilemiştir.

Decca, MGM, Atlantic, Capitol gibi müzik firmaları ile çalışmış ve son  1989 yılında son eserini yapmıştır. Fitzgerald, 1991 yılında son konserini vermiştir.

15 Haziran 1996 yılında Amerikada Kaliforniya, Los Angeles, ünlü sanatçıların semti Beverly Hills'de şeker hastalığından ölmüştür.


Eserleri;



Great American Songbook.
 1956- Ella Fitzgerald Sings the Cole Porter Songbook
 1956-Ella Fitzgerald Sings the Rodgers & Hart Songbook
 1957-Ella Fitzgerald Sings the Duke Ellington Songbook

 1958-Ella Fitzgerald Sings the Irving Berlin Songbook
 1959-Ella Fitzgerald Sings the George and Ira Gershwin Songbook
 1961-Ella Fitzgerald Sings the Harold Arlen Songbook
 1963-Ella Fitzgerald Sings the Jerome Kern Songbook
 1964-Ella Fitzgerald Sings the Johnny Mercer Songbook

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!