Türkiye' deki Rumlarla değiştirilerek Yunanistan' dan getirilen Türklere verilen ad...

Mübadil, (Arapça).
Başkasının yerine getirilmiş, mübadele edilmiş. 
Lozan Antlaşması'na göre, İstanbul dışında oturan Rumlarla değiştirilmek üzere Batı Trakya dışındaki Yunanistan'dan getirilen Türkler.
Mübâdele olunmuş. 
Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş.

Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş. 

Mübadele, (Eski dilde) 
Değişim.
Değişme. 
Bir şeyin başka bir şeyle değiştirilmesi. 
Trampa.

Yerinde olduğu gibi bırakma...

İpka, (Arapça).
Yerinde, önceki durumunda bırakma.
Sınıfta bırakma.

Savaşta ölen yeniçerilerin erkek çocuklarına verilen ad...

Nanhar,
Kantara,
Savaşta ölen yeniçerilerin erkek çocuklarına verilen ad. 
Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad.
Savaşta ölen yeniçerilerin erkek çocukları olarak tanımlanabilir.
Yeniçeri, Hristiyan tebandan devşirilmiş askerdir.

Una su katılarak yapılan bir tür çorba...

Umaç,
Bir yemek çeşidi.
Una su katılarak yapılan bulamaç, çorba. 
Yağ, un, tuz karışımından yapılan çörek. 
Nohut büyüklüğünde yapılan hamur topağı. 
Yufkanın ufalanarak yağda kızartılmasından oluşan bir yemek.

Malzemeler;
1 Su Bardağı Un,
5 Su Bardağı Su, Ayrıca yarım su bardağı su, yoğurmak için kullanılır.
1 yumurta ve nane,
Bir tatlı kaşığı salça,

Yapılışı;
Tencereye yağı koyup üzerine 5 su bardağı suyu ilave ediniz. Kaynatılır. Diğer tarafta 1 bardak unun içine yarım çay bardağı suyu ilave edip elimizle unu ufalayarak, unlu bir karışım ve irili ufaklıklı hamur elde edilir. Başka bir kapta 1 yumurta biraz tuz ve un koyup hamur elde edilir. Bu hamurlar  nohut büyüklüğünde ufalanarak yağda kızartılır. Kaynamakta olan suya bu hamur partikülleri  ve bekletilen unlu hamurlar yavaş yavaş ilave edilerek karıştırılır. Nohut büyüklüğündeki hamurlar pişene kadar kaynatılır. Üzerine kırmızı biber ve naneli yağ gezdirilerek afiyetle yenir.

Alçak gönüllülük...

Tevazu,
Alçak gönüllülük.
Kibirsizlik. 
Gösterişsizlik,
Mahviyet hali. 
İnsanın kendisini açık yüreklilikle değerlendirip, yargılayarak, kendi yeteneklerinin olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koyması eylemine tevazu denir.

Küfran-ı nimet
İnsanda büyüklüğün mikyası, küçüklüktür, yani, tevazudur. 
Küçüklüğün mizânı büyüklüktür, yani, tekebbürdür.

Zonguldak yöresine özgü bir halk oyunu...


Amani,
Safranbolu düğünlerinin çengi oyunlarındandır.
Safranbolu, Zonguldak yöresine özgü bir halk oyunu.

Zonguldak Halk oyunları;Aç Kapıyı(Safranbolu), 

Amani, 
Aman of (Çaycuma),
Alaydan Alaydan (Bartın),
Beyleraman, 

Bozaklı Oyun, Biriciksin(Çaycuma),

Çıtırdak, 
Çıtırdağ (Safranbolu),

Dıv dıv, 

Döktürü Muazzez (Çaycuma), 
Dirgine(Devrek), 

Dürüyemin güğümleri,
Entarisi Ala Benziyor(Kadın), 


Eğrice Meşe(Kdz. Ereğli),
Fafilfillo (Safranbolu),

Genç Osman (Safranbolu), 

Gınalı Keklik(Safranbolu Varyantı), 
Göbekleşme,



















Göbekleşme Oyunu;
Zonguldak çevresi oyunlarındandır. Kadınlar şenlikli günlerinde ve kendi meclislerinde tef eşliğiyle ikişer ikişer oynarlar. Çoğu irticali olan figürlerinden birinde çiftler çok zarif bir yanlamayla göbek göbeğe tokuşturup bir anlık kaykılışla geçtikleri ve bu tavır oyunun belirli seyrek yerlerinde tekrarlandığı için "göbek atmak" gibi müstehcen bir tarafı yoktur. Söğütlü Zeybeklerin omuz toslatma figüründeki kuvvet deneme tarzlı ayrı bir manası vardır. Genç kız ve gelinlerce de oynanması ayıp sayılmaz.



Helosa (Safranbolu) , 
Irgalama,
Kaşık Oyunu(Kadın), 
Köçek Oyunu(Davul-Köçek),
Köroğlu, 
Kol Bastı, 
Karşılama, 
Kale Kapısı, 
Kestaneci Köyü(Kdz. Ereğli), 
Kaptaşın Altı Bayır(Alaplı), 
Koştut (Safranbolu) 
Mavili, 
Meydan Oyunu(Davul-Köçek), 
Mızmız(Kadın) , 
Maça kızı(Çaycuma), 
Selamlama(Davul-Köçek), 
Sallama(Davul-Köçek), 


Sepetçioğlu(Safranbolu Varyantı), 
Sömsöm Yarim(Alaplı), 
Topal Osman(Devrek), 
Uzunlambaç, 
Varıp gelme, 
Yeşil İpek Bükene( Kadın),


Kaynak, http://www.zonguldakkulturturizm.gov.tr

Yumurtadan yeni çıkmış ve henüz ayakları oluşmamış yavru kurbağa...

İribaş, (İng. tadpole).
Kurbağa larvalarına verilen özel ad. 
Tetari.
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu.

Balıklar ve kurbağalarda, dış döllenme ve dış gelişme olur. Bunların yumurtadan çıkan yavruları (larva) suda yaşadığından, dış etkilere kara ortamındakilerden daha az açıktırlar.

Bazı canlılar dünyaya geldiklerinde ana canlıya benzerken bazıları da benzemezler. Ana canlıya benzemeyen canlılar gelişim dönemleri boyunca başkalaşım geçirerek ana canlıya benzer hale gelirler.

Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir.  Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan ergin hayvan oluncaya kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin hepsine birden başkalaşım denir.

Kurbağalar;
Larva döneminde suda solungaç solunumu, ergin dönemde karada deri ve akciğer solunumu yaparlar. Yumurta ile çoğalırlar.  Dış döllenme görülür. Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler. Kalpleri üç odacıklıdır. Kirli kan akciğerlerde temizlenir. Kalplerinde temiz ve kirli kataşırlar. Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır. Nemli bölgelerde yaşarlar. Suda, karada ve ağaçlarda. Avustralya ve çevre adaları hariç, bütün dünyaya yayılmışlardır. Soğukkanlı canlılardır.

Kurbağalar böcek, solucan ve sümüklü böcekleri severek yerler. Kurbağalar işitmede en duyarlı canlılardandır. İşitme duyuları görme duyularından çok daha hassastır. Dış kulakları bulunmaz. Ancak hareket eden avlarını fark ederler. İnce ve çıplak derilerinde müküs ve zehir bezleri vardır. Müküs yapışkan bir sıvıdır. Vücudu su kaybına karşı korur. Derilerindeki zehir tahriş edicidir.






























Kaynakça; 
http://tr.wikipedia.org/
http://mydonoz.net/

Çift direkli ve yelkenli bir tekne...

Keç,
Ketch.
Yelkenli tekne tipleri;
Keç, İki direkli,arka direği ön direğinden daha kısa yelkenli teknedir. Keç’te mizana direği yavl’a göre uzundur. 
Keç olarak da tanınan Aynakıç, arka tarafı düz olan tekne tipine verilen isimdir. 
Ön direk uzun, mizana direği dümen palasının önünde yer alır.


Yavl (Yawl) : 
İki direkli, arka direği ön direğinden daha kısa yelkenli teknedir. Yavl’da dümen mili arka direğin önünde yer alırken, keç’te arka direk dümen milinin önündedir.

Kat (Cat) Tekne,
Tek yelkenli, bumbası uzun tekne. Mesela optimist bir kat tekne türüdür.
Dingi,
Günümüzde daha çok yarış amaçlı kullanılır. 
Slup, (Şalopa-Sloop),
Tek direkli, bir ana ve bir ön yelkenli teknedir.
Kotra (Cutter),
Tek direkli, iki ön yelkenli tekne.
Uskuna,
Ön direğikısa, arka direği uzun iki direkli yelkenli tekne.

Yelken tipleri;
Dört Köşe:
Kabasorta armanın temel yelkenidir, yelken halatlarla bir serene bağlanır. Latin: Alt köşesi mümkün olduğunca aşağıda tutulan ve bu sayede direkteki bölümü yukarıda kalan, 3 yakalı yelkendir.
Praçıra:
Yelkeni taşıyan serenin, direğin önüne çekildiği yelken sistemidir.
Randa:
Yelkenin üst köşelerini bağlamak üzere direğe geçirilmiş giz denilen çubuğun üzerine açılmış yelken tipidir.
Açavela:
Direkte çapraz olarak uzanan açavela denen bir çubuk üzerine açılan yelkendir.
Bermuda:
Günümüzde yaygın olarak kullanılan ve alt kenarı (yakası) bir bumba üzerine açılan üçgen yelken türüdü

Yelken kısımları;
Direk, Gurçata, Matafiyon, Açavela Gönderi, Alt Yaka, Ön Yaka, Üst Yaka, Arka Yaka, Bağlantı Köşesi, Mandar Köşesi , Pik Köşesi, Iskota Köşesi, Dikiş, Çıta Cebi, Çıta, Sicil Numarası, Bumba Çekeri, Koç Boynuzu ya da Kıstırmaç, Bumba, Bumba Ayı

Mayasız hamurdan yapılmış ince sac ekmeği ...

Kayasa,
Mayasız hamurdan yapılmış ince saç ekmeği.
İyi mayalanmış, sert ve ince tandır ekmeğine de bazı yörelerde aynı isim verilmiştir.


Diğer Ekmek Çeşitleri;
Bazlama (Bazlamaç, Bezdirme, Bezirme).
Bezdirme (İzmir'de Bazlamaya verilen ad).
Çukmin (kurabiye biçiminde bir ekmek),
Darı Bazlama,
Ebeleme, (Ankara civarında), Ekşili ekmek (Sivas)
Fetil, (Sivas ve Elazığ yöresi)
Fodla, (Arapça),
Francala, (iyi nitelikli undan yapılan ince uzun ekmek).

Gartalaş, (Bursa, Bolu ve Eskişehir).
Gardalaç (Tokat- Eskişehir-Ankara) 
Gilik, (Ramazan ve Kurban Bayramı arefesinde yapılır).
Göbü, Zonguldak ve Çankırı’da bazlamaya denir.
Gömeç, (Cihanbeyli yöresi), Gübaye, (tandır ekmeği).
Güdül, (Samsun, Sivas, Amasya, Tokat civarında). 
Halka, (Niğde).

İşkefe (Tokat-Artova), 
Kakala (Artvin), Küçük Somun ekmeği (göbüt).
Kömeç, (Kömbe, Gömbe), (Trabzon ve Zonguldak)
Kömme (Balıkesir)
Lavaş (Lavaj Ekmeği),
Mayalı (Mayalı Sepe), Mısır Ekmeği,
Pezdirme, (Manisa’da bazlamaya verilen ad),
Pıt Pıt, (Çorum-Osmancık), Pobuc, (Sivas-Gemerek).

Sac Ekmeği, (açık ekmek); Sac Arası Ekmeği, 
Sinçü (pideye benzer ekmek, Urfa yöresinde küncü),
Somun, 
Şebit, Sepit, Şipit (Tekirdağ-Malkara), 
Şipit (Denizli’de kalın yufka).

Tandır Ekmeği, 
(Tandır-Tinürü)
Tepsi Ekmeği(Niğde).
Tablama (Adıyaman-Trabzon-Malatya) 
Ter Ekmeği, 
Toraman (Ordu'da mısır ekmeğine denir)
Yuvarlak ekmek, (Isparta)
Yufka ekmeği, 

Lidyalıların kullandığı bir tür lir...

Paktis,
Lidyalıların kullandığı bir tür lir.
Lydialıların kullandığı bir tür lir.

İlkçağda kabaca bugünkü Gediz ve Küçük Menderes vadilerini kapsayan bölgeye Lydia adı verilmekte idi. Bu aynı zamanda Anadoluya özgü bir uygarlığa da adını vermektedir. Kökenleri konusunda kesin birşey söylenilemeyen Lidyalıların oturdukları yerlere MÖ 2. Bin yıldan önce geldikleri bilim adamlarının ortak görüşüdür. Hint-Avrupa kökenli oldukları düşünülmektedir. Sonraları Lidce konuşan bu halk kütlesinin MÖ 2000 ya da daha erken bir tarihte Hititlerden ayrıldığı sanılır.


Buna karşılık Lidyada hiç olmazsa Kalkolitik çağdan başlayarak yerli bir halk kitlesinin oturduğu kesindir.

Lidyalılar yerli halkla kaynaşmış gibidir. Herodotostan öğreniyoruz ki;Yunanlıların Lydia diye bildikleri ülkede eskiden ,Maionlar adında, Lidlerden farklı, ama onlara tümüyle yabancı olmayan başka bir halk yaşardı. Lidler, Maionları yenip topraklarını alınca onlar da ya denizi geçip batıya kaçtılar ya da kalıp yenenlere boyun eğdiler.

MÖ 7.yy.' ın ilk yarısı içinde birdenbire parlayan Lidya krallığı, Önasya dünyasının en ilginç kültürlerinden biridir. Bu krallık ne tam anlamıyla doğulu, ne de tam anlamıyla batılı devletlere benzer; her iki bloğun siyasal ve kültürel etkilerinden oluşmuş yeni bir Anadolu Krallığıdır.

Lidyalıların günlük yaşamda, akşam yemeği için kırmızılar giydiklerini ve fildişi ayaklı, mor döşemeli yataklarına önemle uzandıkları anlatılır. Güzel kokuları Lidyan denen kaplarda saklamaları güzellik merhemlerinin sürülmesi uzun saçarlını süs eşyaları kullanmaları toplantıya gidilirken mor giysiler, kokulu merhemlerin saçlara sürülmesi onlara büyük zevk vermesi bir yaşam tarzıydı. Lidya halkı oyunun her türlüsüne düşkündü. Kumar oyunları ve aşık kemiği ile oynana oyunlar başta gelirdi.

Görünüşe bakılırsa mimarlık açısından çok yoksul görüşleri olduğu bilinir. Yaşamları oldukça sıkıcı olması ve Lidyalılar bu oyunları yaşamalarına daha renkli bir hale getirmek amacıyla bulmuşlardır. Müzik konusunda pek açık olmayan belgelere sahibiz. Yalnız paktis denilen Lidya liri olduğu ve süvarileri savaş yürüyüşlerinde uyum sağlanması için flüt ile kaval kullandıkları belirtilir.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ