"Dağ Lalesi" de denilen ve mor renkli çiçekler açan otsu bir bitki ...

Anemon,
Dağ lalesi,
Manisa lalesi,
Tulipa,
Tulipa orphanidea (Manisa lalesi) 
Familyası, Liliaceae (Zambakgiller)

Trakya, Marmara ve Ege Bölgelerinin dağları ile Toros dağlarının batı yarısında, ormanlık alanlar, çalılıklar ve makiliklerde 0-1700 m. arasındaki yüksekliklerde yetişen bir çok yıllık otsu ve soğanlı bir bitkidir. 


Mart ve Mayıs  aylarında çiçeklenme dönemi olan bitkinin 25 cm.’ye kadar boylanabilen, bu lale türünün ince, kanallı ve şerit şeklinde yaprakları vardır. Her soğan 1-4 çiçeklidir. Çiçek boyu 50 mm olup, 6 taç yapraklıdır. Genellikle taç yaprağının zemininde siyah bir leke vardır. Çiçek taç yaprağı turuncu-kırmızı renklere sahiptir.

Van yöresinde yetişen ve maydanoza benzeyen hoş kokulu bir ot ...

Zeytirun,
Van yöresinde yetişen ve maydanoza benzeyen hoş kokulu bir ot.
Zeytirun Vanlıların kullandığı kekik benzeri bir bitki.
Bu bitkinin kurutulmuşu Aktarlarda satılmaktadır. Zeytirun, Van'da acem köftesi yapımında kullanılır.

Yöresel tatlardan Acem Köftesinin yapılışı:
Malzemeler: 
1 kg yağsız kıyma, 
10 adet  yumurta 
1 su bardağı nohut 
½  çay bardağı pirinç
½  çay  bardağı kırmızı mercimek
½ çay bardağı ince bulgur 
5 adet yeşil biber 
3  adet domates 


2 adet soğan 
2 yemek kaşığı reyhan 
2 yemek kaşığı zeytirun 
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı pul biber 

1 tatlı kaşığı karabiber 

Yarım çay bardağı pirinç ve kırmızı mercimek karıştırılıp yıkanır ve süzülür. Süzülen malzemeler yoğurma kabına alınır. Yarım çay bardağı ince bulgur bu malzeme karışımına eklenir. Reyhan, Zeytirun, Karabiber, Pul biber 1 kilo yağsız kıymaya serpilir. Küçük küçük doğranmış 1  adet soğan da ilave edilir. Tüm malzemeler birbiriyle özleşene kadar köfte iyice  yoğrulur. Yumurtalar haşlanır. Yumurtalar soyulur ve köfte harcıyla kaplanır. Kalan köfte  harcından da ceviz ya da misket büyüklüğünde toplar yapılır. Burada yumurta yerine küçük patates kullanılabilir. Patatesler köfte büyüklüğünde yani bebek patatesi denen türden olmalıdır. Köftelerin pişeceği tencerede 1  adet yemeklik doğranmış soğan sıvı yağ ile kavrulur. Diriliğini kaybeden  soğanlara halka halka kesilen yeşil biberler eklenir. 1 yemek kaşığı salça ve  küp küp doğranan domatesler ilave edilir. Diriliğini kaybedene kadar sotelenir.  Su dökülüp kaynatılır ve köfteler tek tek atılır. Yumurta yerine patates kullanılırsa soyulur, yıkanır ve tencereye atılır. Köftelerin ardından akşamdan ıslatılmış nohut da ilave edilip pişirilir. Acem Köftesi servise  hazırdır.

Boş ...

Tehi,
Boş,
Farsça, boş.
Avare kalmak hali. 
Eli boş.

Farsça, Anlamsız, yararsız. 
Farsça, tehi ( تهی )
Anlamsız, yararsız.
Boş. 

Itlak, Bırakma, salıverme ...

Itlak,
Tesrih,
Osmanlı Döneminde.

Arapça, ıtlak [ اطلاق ] 
Bırakma, salma.
Bırakma, salıverme.

Arapça, tesrih, (ﺗﺴﺮﻳﺢ) 
Serbest bırakma kelimesi olan arapça serḥ kelimesinden türetilmiştir. 
Serbest bırakmak.
Salıverme,
Bırakma.
Boşama.


Karahindiba bitkisine verilen bir başka ad ...

Arslandişi,
Aslandişi,
(dandelion) 
Karakavuk,
Güneğik, Güneyik,
Karahindiba bitkisine verilen bir başka ad.

Halk arasında bilinen diğer isimleri; 
Çıtlık, Cırtlık,
Arslandişi,  
Radika, 


Katagan, 
Saçratku,
Gelingöbeği, 
Keklikotu,
Acıgıcı, 
Acıgünek, 

Karahindiba (Taraxacum officinale), 
Hindiba, Arapça kökenli bir kelimedir. Papatyagiller (Asteraceae) familyasından yaygın bir bitki. Bileşikgiller familyasındandır. Gövdesiz bir bitkidir. Karahindiba nisan ve mayıs aylarında yetişen, yeşil yapraklı, sarı çiçekli, kömeç biçiminde bir bitkidir. Yaprakları uzun, rozet şeklinde direkt kökten çıkarak çevresine yayılır. uzun ve diş diş, çiçekleri sarı, meyvesi en ufak bir rüzgarla sürüklenen kapçıklar halindedir.  Kökü tıpta tonik olarak ve kahveye katılarak kullanılan, çok yıllık, yaygın otsu bir bitkidir.

Yoz beğeni, zevksizlik...

Kiç,
Kitch,
Yoz beğeni, 
Zevksizlik.

Palamut balığının küçüğü..

Gaco, 
Palamut vanozu,
Palamut vonozu, 
(5-15cm),
Palamut balığının küçüğüne verilen ad.
Palamut,

Bonito, 
Bone jack (USA), 
Palamida (Yun), 
Pelamide (Alm., Rom.)  
Sarda sarda,
Atlantik palamutu (Sarda sarda) 

Palamut 
(Sarda sarda), 
Genellikle sıcak ve ılık denizlerde, hem açıkta hem de kıyı bölgelerinde yaşayan kemikli balık türüdür. Atlantik Okyanusu'nun, Akdeniz'in ve Karadeniz'in önemli bir ticari ve av balığıdır. Ülkemizde, Marmara Denizi ve Karadeniz’de rastlanan palamut balığı ülkemizde oldukça sevilen ve bolca yenilen bir balık türüdür. Sürüler halinde yaşayan ve göç eden palamut balıkları ılık ve sıcak deniz balıklarıdır.

Vücudu uzunca, hafifçe yanlardan basık, füze şeklindedir. Kafası ve ağzı oldukça büyük, gözleri iridir. Keskin dişlere saplıdır. Renk, sırtta mavimsi, yanlara doğru gidildikçe karında gümüşi beyaza dönüşür. Başına kadar siyaha yakın koyu renkte bir şerit bulunur. Mevsimlik göçleri büyük sürüler oluşturarak yaparlar. Balık pulsuz ve eti siyahtır.

Protein ve D vitaminini bünyesinde en çok barındıran palamut A vitamini, folik asit, demir, potasyum, fosfor ve Omega 3 yağ asidi de içerir. Kolesterole iyi gelmesi nedeniyle tercih edilen bir balıktır. 

Palamut balığı boylarına göre isimlendirilir:
Palamut vanozu, gaco (5-15cm), 
Çingene palamutu (15-25cm) Kiloda 3- 5 adet
Palamut (25-35cm) Kiloda 1-2 adet
Kestane palamutu (45-45cm) Tanesi 1,5-2 kilo
Zindandelen (45-55cm) Tanesi 2-2,5 kilo
Torik (55-65cm) Tanesi 2,5-4 kilo
Sivri (65-70cm) Tanesi 4-5 kilo
Altıparmak (70-75cm) Tanesi 5,5-7 kilo, 
Peçuta - Piçuta (75+cm) Tanesi 7 kilodan fazla.
Palamut başığının uzunluğu 90 cm’e kadar varır.

Sakarya iline özgü, püre haline getirilmiş barbunya fasülyesiyle yapılan yemek ...

Geşivute,
Geşiğın,
Ezme Fasulye,
Fasulye Ezmesi. 

Sakarya iline özgü, püre haline getirilmiş barbunya fasülyesiyle yapılan yemek.
Bir Çerkez yemeğidir. Geşivute ya da Geşiğın denir.

Malzemeler:
2 su bardağı barbunya fasulye,
6 su bardağı sıcak su,
1 orta boy kuru soğan,
2 yemek kaşığı sıvıyağ 
3 yemek kaşığı tereyağı 
1 tatlı kaşığı domates salçası 
1 tatlı kaşığı biber salçası 
Yeteri kadar tuz 
4 diş sarımsak 
1 adet kırmızı acı biber 
1 yemek kaşığı kişniş 
1/2 tatlı kaşığı karabiber 
1/2 tatlı kaşığı kırmızı toz biber  

Yapılışı,
Kuru barbunya fasulyesini yıkayıp, bir ge­ce suda bekletin. Ertesi gün, haşlayın ve süzün. Soğanı, ince kıyınız. Kıyılan soğanı sıvıyağda kavurun. İçine biber ve domates salçalarını koyun ve karıştırın. Karışımı fasulyenin içine koyarak tuz, dövülmüş sarımsak ve 6 su bardağı sıcak su ilave ediniz. Suyu kendiniz ayarlayınız. 

Fasulyeler, kaynarken tahta kaşıkla ezerek püre haline getirin. İçine bir adet acı biber atın. Ateşten indirileceğine yakın çekilmiş kişniş ve karabirberi atın. Üzerine toz biber ilave edilmiş kızgın yağ gezdirin. Ezme fasulyeniz, yani Geşivute ya da Geşiğın servise hazırdır.
Afiyet olsun.

Helikopter kazasında hayatını kaybeden, Amerikalı NBA oyuncusu, Los Angeles Lakers'ın formasını giymiş emekli profesyonel basketbolcu ...


Kobe Bean Bryant,
(1978-2020) 
Black Mamba,  
NBA tarihinin en önemli basketbolcularından olup Los Angeles Lakers'ın formasını giymiş Amerikalı emekli profesyonel basketbolcu. 

Daha 17 yaşındayken, Magic Johnson, Kareem Abdul Jabbar, James Worthy, Wilt Chamberlain gibi efsane isimlerin formasını giydiği Lakers'a katılmıştı. 20 yıllık kariyerinin ardındansa forması o efsanelerle birlikte Staples Center'ın tavanına asılmış ve emekli edilmişti.  


Kobe Bean Bryant, 23 Ağustos 1978 yılında doğdu. Bryant liseden mezun olduktan sonra üniversiteye gitmeden direkt NBA'ye Lakers'a adımını atmış ve tüm kariyerini bu kulüpte sürdürmüştür. 

Lisede iken Wilt Chamberlain'in 4 yıllık toplam sayı rekorunu kırarak, 1996 yılında NBA Seçmeleri'nde Lakers'da başlamış. Spor tutkunu bir ailenin çocuğu olan Bryant'ın babası Joe de 1970-1980 yıllarında NBA'de oynamış. Baba Joe ve anne Pamela, bir Japon yemeği olan Kobe bifteğini çok sevdikleri için oğullarına bu ismi vermişler.

1983 yılında Kobe, daha 5 yaşındayken babası İtalya'da Rieti takımında oynamaya başlamış. 1990 yılına kadar İtalya'da kalmışlar. Anadili gibi  İtalyanca öğrenmiş.  Avrupa basketbol kültürünü tanımış.   

Kobe Bryant NBA All Star organizasyonunda 1998-2013 yılları arasında üst üste 15 kez seçilerek bu alanda rekor kırmıştır. 2016 yılında emekli olduğunda NBA tarihinin en skorer üçüncü oyuncusu unvanını kazanmıştı. 

Bryant 34 yaşında, NBA tarihinde 30.000 sayı barajını aşmayı başaran en genç oyuncu olmuştur.  NBA tarihinde bir maçta 100 sayı atan Philadelphia 76ers'in efsane pivotu Wilt Chamberlain'den sonra 2005-2006 normal sezonunda Toronto Raptors'a karşı attığı 81 sayı ile bu alanda 2. sıradadır.  13 Nisan 2016 yılında son maçına çıkarak emekli oldu. 

NBA tarihinin en önemli basketbolcularından birisi olarak gösterilmektedir.  NBA efsanesi Kobe Bryant, 26.01.2020 tarihinde 41 yaşında bir helicopter kazası sonucunda hayatını kaybetti. Helikopterde bulunan Kobe'nin 13 yaşındaki kızı Gianna Bryant da hayata veda etti.

Göl kıyısında kazıklar üzerine kurulmuş tarih öncesi yerleşmelere verilen ad...

Terramare,
Terramara,
Terremare,

Göl kıyısında kazıklar üzerine kurulmuş tarih öncesi yerleşmelere verilen ad.


Romalılar yol ve köprü inşa etmekle ün salmış. Taş kaldırımlı sağlam yollar inşa etmişler. Bu yollar dağlık bölgelerde 1,5 metre, düzlüklerde ise 6-7 metre genişlikte yollar olduğudur. Kuzey İtalya'daki turba bataklıkları ve eski göl sahalarını araştırılırken kuzeydeki kazık konutlarına benzer yerler tespit edilmiş. Bu yerleşimlerin tarih öncesi olduğunu Pellegrino Strobel ve asistanı Luigi Pigorini olmuş. Bu kazık konutların daha kuzeydeki Roma halkına ait olduğu teorisini ortaya atmış. 

Yerleşmeler Terramare, yerel farklılıklara rağmen tipik formda olup her yerleşim yamuk şeklinde ve sokaklar dörtgen şeklinde düzenlenmiştir. Köy tamamen kuru arazide olmasına rağmen bazı evler kazık üzerine inşa edilmiştir. Şu anda bu kazıklar için bir açıklama bulunmamaktadır. Bütün, iç kısımda payandalarla güçlendirilmiş ve akan su ile sağlanan geniş bir hendekle çevrelenmiş bir toprak hendek ile korunmaktadır. Orta Bronz Çağda yapılmış.


Dalyan, Deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde ağ ve kazıklarla oluşturulan, balık avlama yeri.

Terramara, ayrıca gübreli toprak anlamındadır.






1986 yılında Kamerun’da etrafta yaydığı zehirli gazlarla 1500 kişinin ölümüne neden olan krater gölü ...

Nyos,
Nios,
Nyos gölü,
1986 yılında Kamerun’da etrafta yaydığı zehirli gazlarla 1500 kişinin ölümüne neden olan krater gölü. Nyos Gölü, Kamerun'un Kuzeybatı Bölgesinde bir krater gölüdür. 
Kamerun'un başkenti Yaounde'nin 315 km kuzeybatısındadır. 


Nyos, Kamerun'da Oku volkanik ovasında aktif olmayan bir volkanın yan tarafında bulunan derin bir göldür. Kamerun'da bulunan Nyos gölü dünyanın en tehlikeli göllerinden birisidir. 

Nyos gölün altından geçen magma göle karbondioksit sızdırıyor. Göl karbondioksit doldukça dengesizleşmeye başlıyor. İyice doygunlaştıktan sonra herhangi bir yer sarsıntısı veya tetikleyici etken gölün tüm karbondioksiti havaya salmasına neden oluyor.  

1986 yılında yoğun yağışların tetiklediği yer kayması sonucunda göl 100.000 tonun üzerinde CO2 salınımı yapmıştır. Bu salınım 23 km ilerideki bir köyü uykusunda yakalamış ve 1500 kişi yer yüzeyine yayılan gazdan zehirlenerek ölmüştür.

Gölet...

Büvet,
Büget,
Gölet,
Bent, set, 
Baraj,
Şelalelerin döküldüğü yerlerde oluşan göl.
Akarsu yataklarında suyun biriktiği çukur yer. 
Suyu biriktirmek için yapılan set, büğet.


Büğet, (büğdek, böğet, büğet su) 
Su bendi, akar çayda suyun biriktiği çukur yer. 
Su birikintisi, gölcük, bataklık  büğet,
Suyun önüne çekilen set, bent.  
Irmağın en derin yeri.  

İngilizce: barrage, dam, 
Fransızca: barrage 
Bir akarsuyu tutmak, boşuna akmasını önleyip, sulama, elektrik üretimi vb. amaçlarla kullanılmak için yapılan engel.


Büvet, 
Fransızca buvette.
İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe.
Hafif yiyecekler satılan küçük dükkan.

Çağrı kağıdı, davetiye ..

Okuntu,
Çağrılık,
Davetiye,
Davetname,
Çağrı kağıdı, davetiye.

Arapça, davet, davetiye, (ﺩﻋﻮﺗﻴّﻪ) 
Bir kimseyi bir toplantıya çağırmak için gönderilen kağıt, toplantının yerini ve zamanını bildiren ve girişte gösterilen basılı kart, davetname.

Bir kimseye belirtilen zamanda mahkemeye gelmesini bildirmek üzere yazılan resmi yazı.

Sümer mitolojisinde gök tanrısı...

Anu,
An,
Sümer mitolojisinde gök tanrısı.

Sümer mitolojisinin en önemlilerinden Gılgamış Destanı'nda da adları geçen tanrılardan başlıcaları şunlardır: 

Anu veya An: 
Gök tanrısı, önceleri baş tanrıyken sonra yerini hava tanrısı Enlil almıştır. 

Enlil: 
Hava tanrısı, tanrıların babası, tapınağı Ekur Nippur kentindeydi. 

Enki: 
Bilgelik tanrısı.

Döküntülü ve ağrılı zona hastalığının halk arasındaki adı ...

Gece Yanığı,
Zona,
Fransızca zona,
İngilizce, herpes zoster , 
Latince Zona,
Döküntülü ve ağrılı zona hastalığının halk arasındaki adı.
Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerin dökülmesiyle beliren, mikroplu bir hastalık.

Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık.
Erişkinlerde ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde Varicella zoster virüsünün etkin duruma gelmesi ile ortaya çıkan ve tek bir duyu gangliyonunun etkilendiği bölgeyle sınırlı lezyonlar oluşturması ile belirgin hastalık.

Zona kelimesi, İngilizcede bölge, kısım, kuşak, kemer anlamında da kullanılmaktadır.

Erzurum'un meşhur oltu taşına halk arasında verilen ad...

Siyah Altın,
Oltu Taşı,
Kara kehribar, 
Oksidiyon taşı,
Erzurum'un meşhur oltu taşına halk arasında verilen ad.


Erzurum’a bağlı Oltu ilçesinde çıkartılmaktadır. Anadolu’da kara kehribar olarak adlandırılmaktadır. 

Oltu taşı,
Kara kehribar, 
İngilizce: Jet, 
Fransızca: jais, jayet, 
Almanca: Gagat, Jett 
Mineralojide, çeşitli süs eşyalarının yapımında kullanılan kara kehribar, oksidiyon taşı, kara kehribar. 
Görünüşte, koyu kara renkte kömürleşmiş ağaç. Koyu siyah renkli, mat yapılı, yapısında karbon bulunan siyah renkli, parlak, yoğun ve homojen yapılı bir tür linyit olarak tanımlanır. Sertlik derecesi 3 olarak biliniyor. Kolayca işlenebilir. Boncuk, küpe, tespih, ağızlık, pipo ve küçük hediyelik eşya yapımında kullanılılıyor. Tebeşir Dönemi (Kretase) döneminde yaşamış reçineli ağaçların fosilleşmiş (kömürleşmiş) bir biçimidir.  

Türkmenistan’da yaşayan bir Türk boyu...

Emreli,
Emreli veya İmreli,
Yemreli,
Türkmenistan’da yaşayan bir Türk boyu. 

Akhunlar, Alkabölük,
Avarlar, Avşarlar (Afşarlar). 
Bayatlar, Bekelke,
Bulgarlar, Burkaz, 
Balkarlar, Buruncuklar,
Çandır, Çavdur, Çavuldurlar, Çepniler,  
Dodurga,
Ersarılar, 
Emreli (Yemreli), 
Göklen, 
Hatap, Hunlar, 
İgdir,  
Kaçarlar, Karabölük, Kayılar, Kınıklar, Kıpçaklar (Kumanlar). 
Macarlar,
Oğuzlar, Ogurlar, Otamış
Özbekler (Şeybaniler), 
Peçenekler,  
Salurlar, Salurlular.   
Tatarlar, Tekeler,
Utamış, Toğtamış
Uygurlar, Uzlar,  
Varsaklar,
Yakutlar, 
Yomutlar (Bayramşahlı,  Atabay, Cafarbay)
Yemreliler (Gumlu, Dağlı), Yomut, 
Yörükler, Yüeçiler.


Türkmenler, İslamiyeti kabul etmiş Oğuz boylarıdır. Oğuzlar 24 boydan oluşur. Başta Türkmenistan, Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere Afganistan, Balkanlar, Rusya, Irak, Suriye ve İran'da yaşıyor.

Basık, loş ve nemli yer...

İzbe,
Kuytu,
Basık, loş ve nemli yer.

Farsça Loş, nim muzlim, [ نيم مظلم ]
Az ışıklı, yeterince aydınlık olmayan.
Sessiz, tenha, ıssız.
Basık,
Gün ışığı ve rüzgar almayan.

Yansımayla oluşan görüntü ...

Yansı,
Refleks,
Akis,
İnikas,
Yansımayla oluşan görüntü.

İngilizce: reflex, 
Fransızca: réflexe, 
Almanca: Reflexe, 
Latince: reflectere (karşılık,refleks), 
Latince geri dönmek anlamında, reflectere.
Arapça, akis [ عکس ] yansıma, aksetme.

Işığın parlak bir yere çarparak yön değiştirmesi, kaynağına geri dönmesi, yansıması. Biyolojide tepke.

Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. 
Akis,
Fizikte ışığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikas.  

Ters yanıt.
Aksi, ters (kimse için). 
Koyun, keçi gibi hayvanlarda bulunan, kene cinsinden bir böcek.  

Bir uyartıya verilen cevap. 
Alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsu beyine iletmeksizin verilen cevap. 

Döl yatağı ...

Uterus,
Rahim,
Döl yatağı,
Latince uterus,
Dölyatağı, 
Hazne, 
Meşime,

Fransızca, utérus 
İngilizce, uterus

Pelvis boşluğunda yer alan, yapısı içten dışa doğru endometriyum, miyometriyum ve perimetriyumdan oluşan kadın genital organı.

Kadında mesane ile rektum arasında yer alan, fetüsün gebelik sırasında içinde geliştiği oyuk yapıda, kaslı organ. 

Arapça rahim, (ﺭﺣﻢ) 
Arapça raḥm,
Memelilerde yavrunun içinde oluştuğu ve doğuncaya kadar büyüyüp geliştiği ana karnındaki etten torba, döl yatağı.

CENİN

Hayvanların Dölyatağına, Kulunluk denir.


Titicaca gölünde üzerinde insanların yaşadığı yüzen adalardan biri ...

Uros,
Titicaca gölünde üzerinde insanların yaşadığı yüzen adalardan biri.

Titicaca Gölü üzerinde bulunan Uros Adası, dünyanın en ilginç yerlerinden biri. Ada kendisi kadar ilginç olan birde halka sahip. 

Peru tarafındaki Puno'da ise insan yapımı yüzen adalar meşhur. Yüzyıllar önce sazları ve köklerini birleştirip üzerlerinde yaşamaya başlayan yerlilerin asıl gayesi besine yani balığa daha yakın olmakmış, ama görünen o ki asıl gaye artık turizm olmuş çıkmış. 



Turist teknesi gelince eller kollar sallanıyor, hediyelik standları açılıyor, el kadar çocuklar İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca ve tabii ki İbranice şarkılar okuyup turist abi ve ablalarının sempatisini kazanıyor, böylelikle ekmek parası çıkarılıyor.

Uros kanı taşıyan yerliler, suyun dondurucu soğuğundan etkilenmez ve asla boğulmazlarmış. Uroslar`ın yerinde, bugün yüzen adalarda Aymara ve Keçhua yerlileri yaşasa da bugün onlara da hala “Uros” denmeye devam ediliyor.

Titicaca Gölü’nde yetişen ve Totora adı verilen bitkilerin kargılarını çapraz olarak bir araya getirerek büyük sazlıklar oluşturan Uroslar, bu adacıkların üzerinde basit kulübeler de inşa etmişler.

İçinden devamlı su akan boru ...

Maslak,
Eskidilde Maslak,
Arapça bir kelimedir. 
İçinden devamlı su akan boru, su borusu. 
Sürekli su akan boru. 
Boruları aşırı basınçtan korumak amacıyla su yolu üzerinde yapılan içi su dolu hazne. Suyun hazneye kıyasla çok yüksek kotlarda derlendiği su getirme sistemlerinde, boruları gereksiz yere büyük işletme basınçlarına göre tertiplememek için fazla basınç, serbest yüzey yaratan maslaklarla kırılır.

Su yolları üzerinde bulunan, içinde toplanan suyun ufak boru veya künklerle çeşitli yönlere dağıtıldığı küçük havuz.

Büyük yalak. 
Hayvan sulamak için yapılmış büyük taş yalak.
Çeşmeye gelen su yollarının arasındaki kumluk.

Maslak kelimesinin diğer anlamları:
Maraş yöresinde, güldürücü, şaşırtıcı, beklenmedik biçimde konuşan (kimse).
Gaziantep bölgesinde kasaplık hayvanların kesildiği yer. 
Şakacı, güldürücü.
İstanbul'da bir semt adı.

Gece ...

Tün,
Gece,
Şeb,
Farsça, şeb gece, [ شب ] 
Şeban, geceler, [ شبان ]
Arapça gece, leyl, leyle  [ ليل ] gece. 
Arapça leyli, yatılı [ ليلی ]  

Kiçe,
Kiç,
Geç vakit, akşam.
Eski dilde kіçe.

Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb.
Güneş battıktan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar süren karanlık zaman.

Farsça habcame, [ خواب جامه ].
Gecelik, Pijama. 

Araplarda düğün ziyafeti...

Urs,
Araplarda düğün ziyafeti.
Urs,
Urus,
Arapça, urs,  (ﻋﺮﺱ) 
Arapça urs, Düğün ziyafeti demektir.
Urus,  Düğün yemeği.


Paçagünü,paçalık,
Düğünün ertesi günündeki yemek.

Toy,
Arusi,
Velime,
Düğün ziyafeti,
Şenlik, şölen, ziyafet


Düğün, Sur,
Tozak, düğünlerde gelinin başına takılan, çeşitli renge boyanmış kuş tüyleri.


Eski dilde soysuzlaşmak, yozlaşmak ...

Tereddi,
İstihale,
Tereddi etmek.
Eski dilde, tereddi,
Arapça tereddi, تَرَدّ۪ي
Yozlaşma, istihale

Tereddi etmek,
Soysuzlaşmak, yozlaşmak.   
Gerilemek,
Aşağı düşmek.
Şal ve örtü örtünmek.

Tereddi,
Gerileme, soysuzlaşma.
Kötüleşme.

İstihale,
Arapça, istihale, استحاله .
Başkalaşım, değişim. 
Başkalaşma.
Biçim değiştirme.

Yapmak zorunda olunan bir işi yapmamak, gidilmesi gereken bir yere gitmemek...

Asmak,
Yapmak zorunda olunan bir işi yapmamak, gidilmesi gereken bir yere gitmemek.
Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek

Açmaz,
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu.  Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz.  
Açmaz, mecaz nalamında içinden zor çıkılır durum.

Üzüntü, kaygı, tasa...

Esef,
Arapça esef, (ﺍﺳﻒ)
Üzüntü, kaygı, tasa. 
Yerinme.
Üzülme, hayıflanma.

Olmaması, yapılmaması gereken veya kaybedilen bir şey için duyulan üzüntü, acınma, yerinme.

Esefnak, Arapça üzücü, [ اسفناک ] 

Esef etmek: 
Olmaması, yapılmaması gereken veya elden çıkan bir şey için üzülmek, acınmak, yerinmek, hayıflanmak, teessüf etmek.

Meslek ...

Ertik,
Meslek, iş.
Uğraş,
Medrece,
Meşgale,
Arapça meslek, (ﻣﺴﻠﻚ) 
Arapça suluk kelimesi yola veya bir yere girmek anlamındadır. Bu kelimeden meslek, yol kelimesi türetilmiş.

İngilizce, profession, vocation, occupation 
Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı, bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik.
Bir kimsenin geçimini sağlamak maksadıyle seçtiği sürekli iş veya iş dalı.

Belli bir eğitim ile kazanılan, sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş.

Kariyer,
Yol. Usul. Gidiş. 
Geçim için tutulan yol. 
Tutulan, benimsenen, tabi olunan yol.

Sistem. 
İş,
Öğreti.  
Hüner,
Dizge.  
Eski dilde Çığır
Okul, 
Ekol.
Tarik.
Mezheb. 
Maneviyatta tutulan yol.

Diyarbakır yöresinde, ayağına ip bağlanarak diğer keklikleri yakalamakta kullanılan kekliğe verilen ad...

Rıbat,
(Ribat),
Diyarbakır yöresinde, ayağına ip bağlanarak diğer keklikleri yakalamakta kullanılan kekliğe verilen ad.

Bağ, rabıta, ilgi. 
Sağlam bina. 
Ortaçağ İslam Aleminde derviş ve gazilerin barındığı büyük, müstahkem tekke. 
Anatomi'de Organları bağlayan bazı sinirler.

Çin’in, Vuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan virüs salgınının adı. ..

Korona, 
Corona, 
nCoV,
Vuhan virüsü, 
Korona virüsü, 
Çin’in Hubey eyaletine bağlı Vuhan şehrinde ortaya çıktı. 
Yeni tip koronavirüs salgını ölümlere neden oldu. 


Çin’in bir çok kentinde karantina uygulanarak giriş ve çıkışlar yasaklandı. 
Karantina altına alınan kentlerde toplu ulaşımın geçici olarak durduruldu.  Yeni tip koronavirüs solunum, hapşırma ve öksürme durumlarında hava yoluyla bulaşıyor.  Hastalığın ilk belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı, öksürük, nefes darlığı, solunumda zorluk ve ishal şeklinde ortaya çıkarken, ileri safhalarda zatürre ve böbrek yetmezliğine neden oluyor ve ölümle sonuçlanıyor.  

Corona virüsleri üst solunum yollarında enfeksiyona yol açabilen viral etkenlerden sadece bir tanesidir. Enfeksiyon pek çok bakımdan mevsimsel gripten ayırt edilemiyor. 

Evcil, yabani ve tarım hayvanlarında (kedi, yılan, yarasa ve deve gibi) hastalık yapabilen bir virüs topluluğudur. Hastalık daha çok hayvanlarda ortaya çıkar. Nadiren hayvanlardan insanlara, insanlardan da diğer insanlara geçiş gösteriyor. 

Tıpkı mevsimsel grip etkeni gibi yakın temas, öksürük ve aksırık gibi yollarla insanlar arasında yayılım gösterebilir. Çoğunlukla hafif orta derecede üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları ortaya çıkar. Ateş, baş-boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük gibi solunum yollarına ait belirtiler ön plandadır. Hastalık ayrıca bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi mide-bağırsak şikayetlerine de neden olabilir.  Hastalığın en önemli komplikasyonu zatürre ve solunum yetersizliğine yol açıyor olmasıdır. Ayrıca akut bronşit ortaya çıkabilir. Corona virüsü enfeksiyonu SARS'a (ciddi akut solunum yetersizliği sendromu) neden olabilir. Bu durumda hastanın yoğun bakımda tedavisi gerekir. 

SARS

Hastalığın herhangi bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Antibiyotikler hastalığa karşı etkisizdir. İstirahat, dengeli beslenmek ve evde kalmak hastalığın kısa sürede geçmesinde etkilidir. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ