Alevi inancında, başkalarına dağıtılmak üzere pişirilen bir tür yağlı ekmek...

Niyaz,
Alevi inancında, başkalarına dağıtılmak üzere pişirilen bir tür yağlı ekmek.

Genellikle siyasi güç ve nüfuz kazanmak, yeni bir dünya düzeni kurmak için çalışan gerçek ve hayali çeşitli gruplara verilen bir isim ...

İlluminati,
Aydınlar,
Latince Illuminatus Aydın kelimesinin çoğuludur.
İlluminati,
Latince Illuminatus, Aydınlanmışlar anlamında olup,  gerçek ve hayali çeşitli gruplara verilen bir isimdir. 
İlluminati, Bavyeralı İlluminati.


1 Mayıs 1776 yılında kurulmuş bir topluluktur. Yukarı Bavyera bölgesinde, Ingolstadt kentindeki, Ingolstadt Üniversitesi kilise hukuku profesörlerinden biri olan filozof Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kuruldu.

Yeni Dünya Düzeni'ni sağlamak amacıyla hareket ettiği iddia edilen, hareketin faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir yapılanmadır. Karl Theodor’un Bavyera hükümdarı olmasıyla gizli örgütler ölüm cezasına çarptırıldı ve düzen sonlandırıldı.

Özgür düşünceyi temel edinmiş üyelerden oluşan topluluk masonluğu model aldı. İlluminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler. Üyeler her biri farklı derecelere sahip olmak üzere üç ana sınıfa ayrıldı. İlluminati grubu üyeleri Masonik locası üyeliklerini iptal etti. Grubun üyelerinin gizliliği ve faaliyetleri hakkındaki bilgiler halen esrarını korumaktadır. Seçkin bir otoriter elit çetenin üzerinde hakim olacağı yeni bir dünya düzeni kurmak için faaliyetlerini sürdürdüğü rivayet ediliyor.

Afganistan’da kız çocuklarının erkek gibi giydirilmesi geleneğine verilen ad...

Baça Poş,
Erkek kılığına sokulan Afgan kızlar.
Afganistan’da kız çocuklarının erkek gibi giydirilmesi geleneğine verilen ad. 
Baça Poş, erkek kılığındaki Afgan kızlara  deniyor. Başa Poş, Afganistan ve Pakistan'ın bazı bölgelerinde yaygın olarak görülen bir uygulama. 


Kelime anlamı olarak, kızların erkek kıyafetleri giymesini, saçlarını erkekler gibi kestirmesini ve görünüş ve tavır olarak erkek gibi olmasını ifade ediyor. Bu geleneğin temelleri, yüzyıl öncesine dayanıyor. Baça Poş, kadınların savaş zamanlarında kendilerini korumak ve cepheye katılmak için başvurdukları bir yöntem olarak ortaya çıkmış.

Erkeklerin hak ve özgürlük alanlarının kadınlara nazaran çok daha geniş olduğu Afganistan'da Baça Poş, okula gidip gelmek, spor yapmak, çalışmak ve aileye destek olmak gibi erkeklerin yapmakta özgür olduğu tüm faaliyetleri yapma özgürlüğüne sahip olan erkek kılığındaki kızları temsil ediyor.

Baça Poş olarak yaşamak, Afganistan'daki kadınların hayatta karşılaştıkları tüm zorluklardan soyutlanmak anlamına geliyor. Kadın olarak haklarını yaşayamadıkları için olumsuz sonuçları olmaktadır.



Bazı yiyecekler üzerinde bulunan ve hastalığa sebep olan çubuk şeklinde, aerobik, gram pozitif bakteri ...

Listeria,
İngilizce: listeria, 
Fransızca: listeria, 
Almanca: Listeria, 
Latin: Listeria
Listeriozis, 
Listeria Hastalığı, 
Listeria monocytogenes bakterisi.


Listeria bakterisi ile kontamine olmuş gıdaların yenmesi sonucunda ortaya çıkan ciddi bir enfeksiyondur.
Zincir oluşturabilen, dışkıda, bitkilerde ve hayvan yemlerinde bulunan, toprakla kontamine çiğ sebzeler veya kontamine süt ve peynirin alınmasıyla bağırsakta kolonize olabilen, çomak biçiminde, aerob, Gram pozitif bir bakteri cinsi. Gram pozitif, sporsuz, aerobik, isteğe bağlı anaerob, kısa zincirli kokobasil veya bazen filamentoz biçimli bakteri.

Listeria, sıklıkla toprak ve suda doğal olarak bulunan dayanıklı bir bakteridir. Hayvanlar hastalanmadan bakteriyi taşıyabilir ancak bu hayvanlardan elde edilen et ve süt ürünleri gibi gıdalar kontamine olabilir. Et işleme tesisi gibi bir ortamda aylar hatta yıllar boyunca yaşayabilir. Enfeksiyon insanlara kontamine olmuş gıdaların yenmesiyle bulaşır. Anneleri hamilelik esnasında kontamine gıdalar tüketmişse bebekler Listeriozisli doğabilir.

Genellikle toprak, su, bitki örtüsü, insan ve hayvan dışkısı, kanalizasyon, kümes hayvanları ve et işleme tesislerinden çıkan atık sularda meydana gelir. Et ve et ürünleri, süt ürünleri, taze ve dondurulmuş ürünler ve tüketime hazır ürünler de dahil olmak üzere çok çeşitli gıda türlerini kirletebilir. Bazen toplumda salgınlar şeklinde görülebilir.

Yuttuktan sonra bakteriler vücutta uzun süre hayatta kalabilir. Hastalığın başlangıcı, ortalama süre üç hafta olan bir ile yetmiş gün arasında olabilir. Semptomlar ateş, kas ağrıları ve mide bulantısı, kusma ve ishal gibi gastrointestinal sorunları içerir. Gebe kadınlarda enfeksiyon, düşük doğum, ölü doğum ve yenidoğan enfeksiyonlarına yol açabilir.

Listeria hastalığı, Birleşik Devletler’inde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Her yıl 1600 kişi enfekte olmakta ve bunların 260’ı ölmektedir. 

Japonya’nın eski adı...

Yamato,
Wakoku, 
Japonya, 
Japonya’nın eski adı.

Yaponiya,
Japan,
日本, 
Nihon,
Nippon,
Zeppen, 

Japonya için Japonca kelime olan 日本, hon, Nihon veya Nippon olarak telaffuz edilir. Kelimenin tam manası;  güneşin kökeni anlamına gelir. Japonya için, Nihon'u kabul etmeden önce, Yamato ve Wakoku gibi diğer terimler kullanıldı. 

Çiçek dürbünü...

Kaleydoskop,

Kaleidoscope,
Çiçek dürbünü.
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.

Gözümüze tutup çevirdikçe ön bölümünde bulunan renkli cam parçaları serbest hareket eder.  Renkli cam parçalarının görüntüleri iç yüzeyi ayna olan bu prizmada yansıtılır. 


Görüntü çiçek biçiminde sonsuz çeşitlilikte, büyüleyici geometrik şekiller gösteren bir boru, çiçek dürbünü. 
Çiçek dürbünü veya kaleydoskop, içine bakıldığında renkli desenler görülen bir aygıttır. Bu desenler, ışığın yansımasıyla elde edilir. Dürbün hareket ettirildikçe sürekli değişir.  

İskoç Sir David Brewster tarafından 1816 yılında ışığın polarizasyonundan yaralanılarak icat edilmiştir. 1817 yılında patenti alınmıştır. 

Dürbünün içerisi siyah veya koyu renk boyalı olup içinde 60 derecelik eğimle birbirine bitişik üç aynadan ibarettir. İçinde renkli cam parçaları, tüyler, pullar, ince boncuk gibi malzemeler vardır. Dürbünün bir ucundan bakıldığında şekil değiştiren çokgenler, çoğunlukla bir daha aynı olmayacak görüntüler görülür. 

Yüceltme...

Süblimasyon,
Yüceltme.
İngilizce: sublimation, 
Fransızca: sublimation
Psikolojide yüceltme.
Yüceltmek işi, 
Yükseltme.

İlkel nitelikteki eğilim ve isteklerin doğal amaçlarından çevrilerek toplumca beğenilen anlıksal, toplumsal ve benzeri etkenliklere dönüştürülmesi.
İlkel nitelikte eğilim ve isteklerden doğan çatışma ve kaygıların, toplumsal nitelik kazanması, yararlı etkinliklere dönüştürüldüğü, normal dışı özellik taşımayan savunma düzeneği. 
Bir içtepiyi ilkel erek ya da amacından, üstün toplumsal değerler taşıyan erek ya da amaçlara yöneltme. 
Ruhsal çözümlemede çocuksu cinsel amaçları toplumsal bakımdan benimsenen etkinliklere yöneltme çabası. 

Hace, Efendi, ağa, sahip, öğreten, öğretmen, hoca ...

Hace,
Efendi, ağa, sahip, öğreten, öğretmen, hoca.
Farsça hace, (ﺧﻮﺍﺟﻪ)
Efendi, sahip, reis.
Dini hizmetlerde görevli kimse, hoca, molla.
Muallim, öğretmen, hoca, müderris.
Vezir veya yüksek rütbeli devlet adamı.
Tüccar.

Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, fauna.

Direy,
Mecmua-i hayvanat,
Fauna,
İngilizce: fauna, 
Fransızca: faune, 
Almanca: Faun, 
Latin: fauna
Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, fauna. 
Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. 

Şanlıurfa'da börülce, yeşil soğan, maydanoz, nane, isot, turp, limon, tuz ve baharat ile hazırlanan dürüme verilen ad ...

Lolaz,

Lolaz dürümünün hem ekonomik hem de mütevazı bir lezzet .
Şanlıurfa'lıların lolaz olarak adlandırdığı ana malzemesi börülce olan dürüm.
Şanlıurfa'da börülce, yeşil soğan, maydanoz, nane, isot, turp, limon, tuz ve baharat ile hazırlanan dürüme verilen ad.


Şanlıurfa'lıların Lolaz olarak nitelendirdiği ana malzemesi börülce olan dürüme, yeşil soğan, maydanoz, nane, isot (biber), turp, limon, tuz ve baharat katılıyor. Her mevsim tercih edilen dürüm, hazırlanışı, hazmı kolaylaştıran özelliği ve tüketiminin çabukluğu dolayısıyla iştah açıyor. Okul önlerinde sokak satıcıları tarafından hazırlanarak satılan dürüm besleyici ve doyurucu bir yemek. Kentin sokaklarında kahvaltıdan akşam yemeğine kadar her öğünde Lolaz dürümü yemek mümkün. Hazırlanışı çok kolay ve hızlı. 

Yemek, yiyeni gün boyu tok da tutuyor. Özellikle çalışanlar için pratik ve ucuz bir lezzet. Şanlıurfa'da lolaz deniyor. Başka şehirlerde börülce deniyor.

Güç, kuvvet, derman, takat ...

Mecal,
Arapça mecalü (ﻣﺠﺎﻝ)
Arapça gezip dolaşmak anlamına gelen cevelan kelimesinden türetilmiştir. 
Mecal, gezip dolaşacak yer analamından 
Güç, kuvvet, derman, takat,
İktidar.

Eski dilde, İmkan, fırsat.

İtalya'ya özgü kiraz likörü ...

Maraskino,
Maraschino,
İtalya'ya özgü kiraz likörü.
Rubis: İtalya'da üretilen bir kiraz likörüdür.

Kiraz Likörü,
Dalmaçya kıyılarının bazı kısımlarında yabani olarak yetişen Tapiwa kiraz ağacının (Marasca) küçük, hafif ekşi meyvesi liköre eşsiz aromasını verir. 


Maraschino  759 yılında Venedikli bir tüccar olan Francesco Drioli, o zamanlar Venedik'in bir parçası olan Hırvatistan'ın Zadar kentinde endüstriyel ölçekte maraschino üretimi yapılmaya başlanmış ve halen devam etmektedir. Kiraz likörü 18. yüzyılın ikinci yarısından 1943 yılına kadar Salghetti-Drioli bilgileriyle, yedi kuşaktan fazla girişimcinin gelişimi ile Zadar kentinde devam ediyor. 


Koku, rayiha ...

Buke,
Koku,
(Almanca, Dutt),
(Fr. bouquet)
(İng. bouquet)
(Arapça, ﺭﺍﻳﺤﻪ)
Rayiha.
Arapça raiha.
Koku, güzel koku.

Aroma,
Bu, Buy, Buke,
İbar, İyis, İg, İtir,
Luura,
Dem,
Neşve, Nükhet,
Odel,
Parfüm,
Rayiha,
Yid, Yiy,

Yunanistan’a özgü bir tür konyak ...

Metaksas,
Metaxa,
Farklı yaşlardaki üzüm alkolleri ve Samos’un yıllanmış Misket şaraplarına gül ve diğer doğal aromalar eklenerek yapılmış. Her yıl fıçılardan yüzde 1-2 oranında buharlaşan kaba alkolün (ki buna meleklerin payı deniyor) fıçılarda kalan brendiyi daha da güzelleştirmesine atfen Meleklerin armağanı anlamında Metaxa adı verilmiş. Alkol derecesi; 41 derecedir.
Maun renginde. Kuru meyvelerin (kuru erik, narenciye) bukelerinin ardından karanfil, tarçın ve vanilya gibi tatlı baharat ve eski ahşap nüansları hissediliyor. 
Damakta güçlü ama zarif, yoğun ve kaygan. 


Baharat, tütün, kuru meyve ve ağaç bukeleri-kokuları damağa egemen oluyor. Kompleks ve uzun kalıcılıkta. Birçok konyaktan daha iyi bir meditasyon içkisi. Asla buz konmamalı, balon ya da lale kadehte yudumlanmalı.


Hindistan’a özgü, tefe benzer vurmalı bir çalgı ..

Kanjira, 
Kanjira, Hindistan'nın güney bölgelerinde kullanılan tef ailesinden vurmalı bir çalgıdır. Ağaçtan yapılmıştır. Bir kasnağa on adet ikişerli on zil takımı, sıra halinde takılmıştır. Ağaçtan yapılan bu kasnak 10-15 cm. çapında olup üzerine yılan ve kertenkele derisi geçirilmiştir. 


Kanjira yaklaşık 1880 yılından bu tarafa kullanılmaktadır.1930 yılından sonra Hint klasik müziğinde kullanılmaya başlanmıştır. 

Hindistan'da diğer vurmali çalgılar; 
Zarb, 
Tabla, (Arap davulundan türemiştir.) 
Tzuzumi, 
Kanjira, 

Perküsyon olarak da bilinen vurmalı çalgılar, müzikte ritim yapısı kurulmak için kullanılır. Ritim, eski Yunanca’da akış anlamına gelmektedir. Vurmalı çalgılar ezgiye dayalı değildir. Müziğin ritmine dayalı bir enstrüman olup tef, bongo, konga, bendir, tipani, Pakhwaj örnek gösterilebilir. 

Tabla(Dayan, Dagga, Bayan);
Sufi Aziz Ameer Khusrau’nun eski bir perküsyon enstrümanı olan Pakhwaj davulunu ikiye bölerek tabla adlı vurmalı çalgıyı geliştirdiğine inanılır. Tabla parmak uçları ile ve avuçları açık tutarak çalınır. 

Hint müziğinde önemli yeri olan iki başlı davul şeklindeki Pakhwaj, Mridang antik bir enstrümandır. Dhrupad şarkıcılarına eşlik ettiği ortaçağ döneminde çok popülerdi. Bu günkü isminin Moğol döneminde kullanılan bir çeşit davul olan Awaj'dan türemiştir. Vurmalı çalgılar (perküsyon aletleri) üzerine elle, başka bir cisimle vurularak, çalkalayarak , sürtülerek veya ovularak ses elde edilir.

Konya' nın antik çağlardaki adı ...

İkonion,
İcconium (Konya) ,
Konya’nın antik dönemlerdeki adı.
Konya' nın antik çağlardaki adı.

Konya, İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti. Bu nedenle şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. 


Hıristiyanlar Konya'ya, İsa’nın tasviri anlamına gelen ikonyum adını verdiler. 
Abbasiler burayı alınca adını Kuniye olarak değiştirdiler. 
Türkler ise bu ismi Konya olarak değiştirdi.

Bizans kaynaklarında Konya'nın diğer isimler şöyledir:
Conium, Conia, Cogne, Cogna,
Konien, Konia
Stancona,
Ycconium, 

Sağır ve dilsiz kimse. ..

Ahraz,
Sağır ve dilsiz kimse.

Arapça aḫres,
Arapça (ﺍﺧﺮﺱ) 
Arapça ḫares, dilsiz olmak demektir. Buradan aḫres, türetilmiştir. 
Halk ağzında dilsiz kimseler için ahras ve ahraz şeklinde de kullanılır.
Bazı bölgelerde sağır anlamına da gelir.
Halk ağzında Dilsiz (kimse).  
Halk ağzında Sağır ve dilsiz (kimse).

İsli kandil. ..

Tis,
İsli kandil.
Niksar, Tokat yöresinde halk dilinde isli kandile tis denir.


Çeragek,
Küçük kandil.

Necefe,
Büyük askı kandil.


Kehkeşan, Samanyolu ...

Kehkeşan,

Samanyolu,
İngilizce: Milky Way, 
Fransızca: Voie lactée, 
Almanca: Milchstrasse
Aklık,
Mecerre,
Gökyolu,


Hacıyolu,
Hacılar yolu,
Samanuğrusu,
Yıldız topluluğu,  
Berrak gecelerde gökyüzünde bir yol gibi boydan boya uzanan, milyarlarca yıldızdan meydana gelen yıldız topluluğu, samanuğrusu, hacılar yolu, kehkeşan, gökyolu.

Gökkubbeyi bir büyük daire boyunca saran, milyonlarca yıldız ve gaz bulutundan oluşmuş donuk ışıklı kuşak. 
Evrende bu kuşak sarmal yapılı mercimek biçiminde bir uzay adasıdır. 
Güneş bu ada içinde sarmalın kollarından biri üzerinde bulunur. 
Karanlık gecelerde, gökkubbede belli yönde uzanarak donuk, ak ışıklı bir kuşak oluşturan bir tür takımyıldız. 
Güneş dizgesinin de içinde bulunduğu gökada (galaksi).

Hücum, saldırı ...

Atak,
Fr. attaque,
Akın,
Hücum,
Saldırı,
Cüretkar,
Hücum, atılma, hamle. 
Düşünmeden hemen ileri atılan, atılgan, cüretli, cüretkar.

Arapça atak, (ﻋﺘﺎﻕ) 
Kölelikten kurtulma.

Dinlence ...

Tatil,
Arapça, tatil, (ﺗﻌﻄﻴﻞ), 
Arapça, işsiz kalmak anlamındaki atalet kelimesinden türetilmiştir.
Dinlence,
Dinlendiren, huzur veren şey.
Dinlenme.
Rahat,
Faaliyetine ara verme, durdurma,
Kanuna göre çalışmaya ara verilen süre
Dinlenmek ve eğlenmek maksadıyle çalışılmadan geçirilen süre.

Abis, Okyanusların en derin kesimine verilen ad ...

Abis,

Fransızca abysse,
Latince, Yunanca abysse,
Okyanusların en derin kesimine verilen ad.
Okyanusların en derin yerine verilen ad.
Denizlerdeki dokuzbin metreyi geçen derinlikler.
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
Okyanusların güneş ışığının erişemediği çok derin kısımları.

Abis kelimesinin diğer anlamları;
Asık suratlı, ekşi yüzlü kimse.  
Arslan.  
Alaycı, saygısız.  

Kahramanmaraş ilinde bir yayla ...

Uludaz,
Kahramanmaraş’ın güneyindedir.
Uludaz yaylası şehir merkezine 65 km. uzaklıktadır. Uludaz Tepesi (2.259 m.), bulutlarla kaplıdır. Zirvesinde sürü halinde uğur böcekleri ile doğa turizmi açısından dikkatleri üzerine çekmektedir. 

Zirvede bulunan uğur böceği türü, halk arasında gelin böceği, uğur böceği veya  uç uç böceği olarak bilinen Coccinellidae familyasındandır. Yörede en çok bilinen yedi noktalı uğur böceği olan Coccinella septempunctata'dır.  

Mevsimsel olarak göç eden uğur böcekleri çok hareketlidir. Kışın metabolizmalarını dondurup kış uykusuna yatan uğur böcekleri yaz aylarında yeniden uyanarak bölgeye canlı ve renkli bir görüntü kazandırmaktadır. 

Uğur böcekleri, yazın yaprakların arasında uçuşan ve tarım zararlısı olarak bilinen yaprak bitleri, beyaz sinek ve trips ile beslenir.  Taş altında, gevşek bir ağaç kabuğunun altında, kuytu yerlerde 50-100 uğur böceğine rastlanabilmektedir.

Kahramanmaraş’ın ünlü yaylaları;
Başkonuş, Bertiz, Binboğa,
Çalıbalma, Çevirme,
Karagöl, Kazma, Kozludere
Gonan, 
Üçkaya, 
Yedikuyu, 
Yavşan, Yenicekale. 

Yukarıdaki bu yaylalar temiz havası ve soğuk suları ile ünlüdür. Piknik, doğa yürüyüşü, dağcılık ve kampçılık gibi aktiviteler için uygundur.

Beyaz üzüm pekmezine un katılarak hazırlanan geleneksel atıştırmalık ...

Köftür,
Anadolu jelibonu.
Beyaz üzüm pekmezine un katılarak hazırlanan geleneksel atıştırmalık. Nevşehir ve Kırşehir başta olmak üzere bağcılığın geliştiği birçok bölgede yaygın bir şekerleme türüdür. Doğal ve herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan yetiştirilen üzümden  elde edilen üzüm suyu (şıra) kaynatılır. Kaynayan şıraya yavaş yavaş ve eşit miktarlarda un dökülür. 


Şıra kaynatılması ile pekmezleşir. Un ile de koyulaşarak kazandaki ürün köftür haline gelir.

Kısmen pelteye de benzeyen bu tatlı, kazanda kaynarken, alınarak bakır tepsi, ahşap yayvan tabaklara dökülür. Serin, güneş görmeyen bir alanda soğumaya bırakılır. Dinlenerek soğuyan köftür, donup kalıplaşır. Kalıplaşan köftür, dinlenme işleminin ardından keskin bir bıçak yardımı ile bir lokmalık kare şeklinde kesilir. Kesim işlemi ile köftürlerin zeminlerinin halen yaş veya nemli olduğu görülür. Kesilen köftürler, temiz bir bezin üzerine aralıklı ve üst üste gelmeyecek şekilde dizilir. Güneş veya ışık altında kurutulmaya bırakılır. Kurutulan köftürler, ağızları kapanacak şekilde kaplara konularak toprak altında veya serin bir alanda bekletilir. Bu bekletme işlemi sırasında köftür şekerlenir. Şekerlenen köftür, ürünün tam anlamıyla olduğunu ve sağlıklı olarak tüketilebileceğini gösterir.

Anadolu jelibonu olarak da bilinen köftür, servis edilir. Afiyet olsun. 

Faydaları;
Antioksidan özelliğiolan bu ürün enerji kaynağıdır. Vücutta kan dengesini sağlar. Kilo almak isteyenler için uygun değildir. Protein ve yağ deposudur. Çocukların gelişiminde faydalıdır. Dengesiz beslenmeyi önler. Gebelikte bebeğin gelişimine ve anne sütünün artmasını sağlar. Afrodizyak etkisi vardır. Kanser, sinir hastalıkları, parkinson ve alzheimer gibi hastalıkları önler. 

Saka kuşuna verilen bir başka ad ...

Kadirne,

Saka kuşu,
Carduelis carduelis,
Halk arasında elmacık kuşu denir.
Saka kuşuna verilen bir başka ad.
İspinozgiller familyasındandır.
Kafeste beslenebilen bir kuş türüdür. Özellikle ötüşüyle ilgi çekmektedir. Görünüm itibariyle serçeyi andıran saka kuşu, tüylerinin deseni ve renkleri ile de ilgi görmektedir.  Saka kuşu ortalama 13 cm. boylarında bir kuştur. 


Saka kuşunun renklerine bakıldığında ana renkler göze çarpmaktadır. Gözünün arkasında kırmızılık, boynunda esmer bant deseni bulunur. Kanatların altında gövdeye uzanan sarı geniş bant vardır. Sırtı kahverengi, kuyruk sokumu beyazımsıdır. Saka kuşunun yaşam alanı Avrupa, Türkiye, İran, Orta Asya'nın batısı, Fas, Cezayir, İngiltere'nin güneyi, Rusya'nın Karadeniz'e bakan taraflarıdır. 

Saka Kuşunun Ülkemizdeki Çeşitli adları ;
Bülbül,
Cembercik,
Çembercik, Çembelcik,
Dalagan kuşu, Dalgan kuşu, Dennura, Dikenci,  Dikencik, Diken kuşu, 
Elmacık kuşu.
Gayduli, Gengel, Gelinkuşu
Hanımcık, Hatuncuk, Husmenaga, 
Isırgan mitçiği,
Kadınka,  Kardinal,  Ketifeli, Kutan, Kotan, Kadirne,
Rum Güzeli, 
Saka
Telli,  Tellice, Tiyaspiyon 
 
Saka Kuşunun Türleri;
Kömürcü sakası,
Ak gerdan Saka,
Kasım sakası,
Keneset,
Mart Sakası.

Adı bilinmeyen ya da söylenmek istenmeyen bir kimseyi ya da bir şeyi belirtmekte kullanılan söz ...

Eks,
Zımbırtı,
Zamazingo, 
Zamkinos
Adı bilinmeyen ya da söylenmek istenmeyen bir kimseyi ya da bir şeyi belirtmekte kullanılan söz.

Razakı, İri ve uzun taneli bir üzüm cinsi ...

Razakı,

İri ve uzun taneli bir üzüm cinsi.

Üzüm, asmagiller familyasının Vitis cinsinden sarılgan bitkilerdir. Yeryüzünde kültürü yapılan en eski meyve türlerinden birisidir. 
Razakı, üzümü drenajı iyi toprakları sever. Ağır killi toraklar bağcılık için uygun değildir. Daha çok sıcak ve kurak bölgelerde allüviyal toprakları sever. Çok verimli topraklar kaliteli üzüm elde etmek için elverişli değildir. Bu açıdan orta derecede verimli topraklar tercih edilmelidir. 


Razaki üzümü çok yaygın sofralık ve kurutmalık çeşitlerimizdendir. Uzun oval şekilli (beyzi) sarı yeşil, 1-3 çekirdekli, az sulu-tatlı, kabuk kalın veya orta kalındır. Marmara da Eylül ün ilk haftası içinde olgunlaşır.

Ülkemizde en çok Denizli, Aydın ve İzmir yörelerinde, dünyada ise Yunanistan, Filistin ve Mısır gibi ülkelerde yetiştirilir.

Sofralık Üzüm Çeşitleri;
Alphonse Lavallée, Red Globe, Italia, Cardinal, Michele Paliere, Royal, Autumn King, Victoria (Viktorya), Prima Lova, Early Sweet, Ata Sarısı, Çavuş, Horoz Karası, Yalova İncisi, Hamburg Misketi, Müşküle(
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, iri ve uzun taneli bir üzüm cinsi), Razakı, Trakya İlkeren, Crimson Seedless, Superior Seedless (Süper Çekirdeksiz), Sultani Çekirdeksiz.

Şaraplık ve Şıralık Üzüm Çeşitleri;
Cabernet Sauvignon, Merlot, Kalecik Karası, Öküz Gözü, Narince, Chardonnay.

Nohudi, Kirli ya da donuk sarı renk ...

Nohudi,
Kirli ya da donuk sarı renk.
Nohut rengi,
Bu renkte olan.  

Türkçede, Arapça aitlik eki (+i) ile türetilmiş 47 renk adı tespit edilmiştir.
Nohudi, (Farsça),


Kirli veya donuk sarı renk. 
Kirli veya donuk sarı renk, nohudi. 

Bazı renkler, adlarını, çivit rengi, gülkurusu, gümüş rengi, barudi, zeytuni, nohudi vb. örneklerde olduğu gibi, nesne veya bitki adlarından alır. Ancak bu renk adları,  dilde kullanılan, tutunmuş, adını veren nesne veya bitki düşünülmeden hatırlanan, tanınaölçünlün renklerdir. 

Binab, Manevi görüş, dalış ...

Binab,
Arapça, Binab (
 بیناب )
Manevi görüş, dalış.
Gören,
Görücü.
Binaber,
Göz.

Doğruluğu tartışılmaz önerme ...

Belit,
Fransızca axiome.
İngilizce: axiom, 
Almanca: Axiom, 
Aksiyom,
Temel önerme, 
Mütearife,
Ön kanıt.
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.
Aksiyom, kendinin ne olduğunu ispat gereksiz olan besbelli bir şeydir.

Modistra, Kadın terzi ...

Modistra,
İtalyanca, Modistra.
Kadın Terzi.
Bayan Terzi.
Modistra'nın dikiş makinası da singer olmalı.

Çökelti ...

Rüsup,
Rüsub,
Arapça,  (ﺭﺳﻮﺏ)
Çökelti,
Tortu,
Duran bir sıvının dibinde meydana gelen birikinti, tortu, çökelti.

Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan aygıt ...

Parakete,

İtalyanca, barchetta.
İngilizce: log chip
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan aygıt.
Geminin hızını ölçmek için denize atılarak kullanılan alet. 


Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç.
Gemi hızını ve aldığı yolun miktarını gösteren cihaz. 
Teknenin saatteki hızını knot birimi ile ölçmeye yarayan cihaz.
Gemi teknesinden elle veya sabit bir delikten sarkıtılan cihaz, parakete, tekne altındaki akan suyun hızına bağlı olarak çalışır.   

Parakete kelimesinin diğer anlamı;
Uzun ve çok iğneli balık oltası parakete.
Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası.

Büyük ırmak ...

Şat,
Çay,
Büyük ırmak.
Büyük nehir.
Şat, Arapça, (ﺷﻂّ)
Arapça Şaṭṭ, 
Şat, 
Fransızca chatte.

Şat,
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne.
Sığ sularda yük taşımakta kullanılan altı düz bir çeşit saç tekne.

Şat kelimesinin çoğulu, 
Şutut, 
Şiyah,
Şiyat, 
Büyük nehir.  

Koyun.  
Vahşi sığır.  


İnternet'te istenmeyen elektronik postalara verilen ad ...

Spam,

İstenmeyen posta,
Spam, mailin en basit tanımı sizin isteğiniz olmadan size gönderilen reklam içerikli maillerdir.
İnternet'te istenmeyen elektronik postalara verilen ad.


Spam, almayı talep etmediğimiz, istemediğimiz bir mesajın tarafımıza zorla gönderilmesidir. Ticari reklam amacıyla, ticari olmayan başka bir amaç için veya herhangi bir yasak amaç için çok sayıda alıcıya istenmeyen bir ileti (posta) göndermek için mesajlaşma sistemlerinin kullanılmasıdır.

Genellikle ticari firmalar tarafından gönderilen bu mesajlar, mail kutumuzun istemediğimiz, ilgilenmediğimiz mesajlarla dolup taşar. Spam mesajları, cep telefonlarımızada gönderiliyor. Ancak cep telefonu mesajları ücretli olduğundan tercih edilmiyor.


Spam maillerin veya mesajların tek tehlikesi dolandırılmak değil. Bu maillerle birlikte gelen ek dosyalar bilgisayarınız için büyük riskler barındırıyor. Ekindeki dosyayı açmanız sabit diskinize virüs bulaşmasına neden olabiliyor. Bilgisayarınızı bir anti-virüs programı ile koruyun. Eğer böyle bir programınız yoksa, tanımadığınız kişilerden gelen mailleri açmayın. Eğer maili açtıysanız, bu kişilere cevap yazmayın. Sizden istenilen bilgileri paylaşmayın.

Nazım Hikmet'in "Cici Berber", "Karım Beni Aldatırsa", "Aysel Bataklı Damın Kızı" gibi film senoryalarında kullandığı takma ad ...

Mümtaz Osman,
Nazım Hikmet'in "Cici Berber", "Karım Beni Aldatırsa", "Aysel Bataklı Damın Kızı" gibi film senoryalarında kullandığı takma ad.

Nazım Hikmet'in kullandığı diğer takma adlar;
Mümtaz Osman, 
Ercüment Er, 
Kenan Orkan,
İhsan Koza.

Nazım Hikmet Ran
D. 15 Ocak 1902, Salonica - Ö. 3 Haziran 1963, Moskova
Nazım Hikmet senaryolarında kendi adını çok az kullandı. Mümtaz Osman, Ercüment Er, Kenan Orkan gibi takma adları kullandığı gibi İhsan Koza’nın adı ile de senaryolar yazdı.
İpek Film ve Muhsin Ertuğrul, Nazım Hikmet’e senaryo yazdırmayı devam ettirirler. 
1939 yılında Tosun Paşa, 1940 yılında Şehvet Kurbanı, 1941 yılında Kahveci Güzeli ve 1942 yılında Kıskanç filmlerinde de Nazım Hikmet, takma isimlerle senaryoları yazmıştır.

Nazım Hikmet'in babası 1932 yılına kadar Süreyya Sineması’nın işletme müdürlüğünü yapar. Muhsin Ertuğrul’la dostluğu onu sinemayla bağlar. Nazım’dan 10 yaş büyük olan Muhsin Ertuğrul sinema eğitimi için Moskova’ya gider. Orada Nazım’ın sağladığı ilişkilerle, önemli Rus sinemacılarla tanışır ve çok iyi ağırlanır. Bakü’de Tamilla ve Moskova’da Spartaküs filmlerini çeker. Muhsin Ertuğrul daha sonra Türkiye’ye döner ve İpek Film’de çalışmaya başlar. Bu arada Nazım Hikmet de ülkeye dönmüştür. Nazım Hikmet, 1938 yılında tutuklanır.
1950 affı ile hapisten çıkar ama başka cezalar onu beklediği için 1951 yılında ülkeyi terk eder. Ve ülkesine bir daha dönemez. Nazım Hikmet 3 Haziran 1963’te Moskova’da, ülkesine olan özlemle ölür.

Nazım Hikmet 20 filmin senaryosunu yazmış, 5 filmin yönetmenliğini yapmıştır. 
Bunlar;
Cici Berber - 1933 / Nazım Hikmet Ran, Muhsin Ertuğrul
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

İstanbul Senfonisi - 1934
Bursa Senfonisi - 1934
Düğün Gecesi / Kanlı Nigar - 1933

Doğan Çavuş - 1938 / Yönetmen - Münir Hayri Egeli
Yolcu - 1994 / Yönetmen - Başar Sabuncu
Kızılırmak Karakoyun - 1993 / Yönetmen - Şahin Gök
Bir Aşk Masalı (Lyubov Moya, Pechal Moya)  - 1978 / Yönetmen - Ejder İbrahimov 
Ferhat ile Şirin / My Love, My Sorrow 
Tosun Paşa - 1976 / (Yönetmen - Kartal Tibet)
Kızılırmak KaraKoyun - 1967 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Maitre Galip - 1962 (Yönetmen - Maurice Pialat)
Bir Mahallede İki Delikanlı (Dvoe iz Odnogo Kvartala) - 1957 (Yönetmen - Ejder İbrahimov
Ferhat ile Şirin (Legenda za Lyubovta) - 1957 (Yönetmen - Václav Krska)
Legenda o Lásce - 1957 (Yönetmen - Václav Krska)
Balıkçı Güzeli - 1952 / Nazım Hikmet Ran, İhsan İpekçi (Yönetmen - Baha Gelenbevi)
Üçüncü Selim'in Gözdesi - 1950 / Nazım Hikmet Ran, İhsan İpekçi (Yönetmen - Vedat Ar)
İstiklal Madalyası - 1948 (Yönetmen - Ferdi Tayfur)

Kızılırmak KaraKoyun - 1946 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Ercüment Er
Kıskanç - 1942 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Kahveci Güzeli - 1941  (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Şehvet Kurbanı - 1940 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Bir Kavuk Devrildi - 1939 / Nazım Hikmet Ran, Muhsin Ertuğrul, Necdet Mahfi Ayral
(Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)

Tosun Paşa - 1939 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Güneşe Doğru - 1937 (Yönetmen - Nazım Hikmet Ran)

Aysel Bataklı Damın Kızı - 1935 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Leblebici Horhor Ağa - 1934 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul) 
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Milyon Avcıları - 1934 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)

Düğün Gecesi / Kanlı Nigar - 1933 (Yönetmen - Nazım Hikmet Ran)

Fena Yol (O Kakos Dhromos) - 1933 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Karım Beni Aldatırsa - 1933 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Söz Bir Allah Bir - 1933 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Naşit Dolandırıcı - 1933 (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)
Kullandığı Takma İsim - Mümtaz Osman

Bir Millet Uyanıyor - 1932 Yönetmen Yardımcısı, (Yönetmen - Muhsin Ertuğrul)

Eski dilde, takma ad ...

Müstear,
Takma,
Mahlas,
Arapça, Müstear, (ﻣﺴﺘﻌﺎﺭ).
Arapça, ödünç almak anlamındaki ariyet kelimesinden türetilmiş.
Eğreti olarak alınmış, takma.
Kendi malı olmayan, iğreti alınmış, emaneten alınmış olan (Osmanlı döneminde).
Kendini belli etmemek için kullanılan takma ad. 
Ariyet olarak alınan şey.
Takma ad veya mahlas.
Lakab,
İğreti olarak duruş.
Şairlerin şiirlerinde kullandıkları lakaplara halk dilinde verilen ad.
Eğreti olarak alınmış, takma.
Emanet alınan şey.
Geçici olarak alınmış, ödünç (şey), ariyet.
Geçici olarak gerçeğinin yerine konulan, gelip geçici, eğreti (şey), sahte.
Bir kimsenin tanınmamak için kendi adı yerine kullandığı takma isim, takma ad.

Müstear kelimesinin diğer anlamları;
Klasik Türk müziğinde bir makam.
Eskiden, eskiciler tarafindan bakım ve onarımı yapıldıktan sonra  satılan kullanılmış ayakkabılara verilen ad.





1979 Ekonomi Nobel Ödülü sahibi, Karayibler doğumlu, İngiliz ekonomist, iktisatçı ...

Arthur Lewis,
Sir Arthur Lewis,
İngiliz ekonomist, 
Müh. Sir William Arthur Lewis
D. 23 Ocak 1915 , Castries , St. Lucia , Britanya, Batı Hint Adaları  
Ö. 15 Haziran 1991 , Bridgetown , Barbados

Ekonomi Nobel Ödülü sahibi ( 1979  g.)
Karayibler doğumlu bir iktisatçı. 
Gelişmekte olan ülkelerin sorunlarına ilave olarak ekonomik kalkınma üzerine yenilikçi araştırmaları yapmış bir iktisatçı. Gelişme ekonomisi konusuna katkılarıyla ünlüdür.
London School of Economics'te okudu. Aynı yerde doktorasını aldı. Manchester ve Princeton Üniversitelerinde çalıştı. 
American Economic Association (1983) .  
Doğu Karayip Dolar banknotunun arka yüzüne  Sir Arthur Lewis'in portresi basılmış.

Tatbilir ...

Gurme,
Tatbilir,
Yiyecek ve içecek konusunda uzmanlık ölçüsünde bilgisi bulunan, tadına bakan ve lezzetini değerlendiren (kimse), gurme. 
Malzemesinden pişiriliş veya yapılış yöntemine kadar özenle hazırlanmış yiyecek veya içecekten anlayan (kimse), gurme.

İlk dunya kupasının adı ...

Rimet,
Jules Rimet, 
Jules Rimet Kupası, 
Dünya Kupası, dünya genelinde düzenlenen ve FIFA üyesi ülkelerin milli takımlarının katıldığı futbol turnuvasıdır.

FIFA Dünya Kupası'nı kazanan takıma verilen altın kupa. 
Turnuvanın başladığı 1930 yılından itibaren kazanan takıma geçici olarak Jules Rimet Kupası verilirken bu kupanın 1970 yılında daimi olarak Brezilya'ya verilmesi sonrasında yeni bir kupa tasarlandı. 
1974 yılından itibaren FIFA Dünya Kupası adıyla verilmeye başlandı.  


Abel Lafleur'un tasarladığı ve Zafer adını taşıyan ilk kupa 1946 yılında eski FIFA Başkanı Jules Rimet'nin adını aldı. Yunan tanrıçası Nike'nin som gümüşten yapılan altın kaplama bir tasvirini içeren bu kupa, lapis lazuliden imal edilen bir kaideye oturtulmuştu. 

Turnuvayı kazanan takımların geçici olarak elinde bulundurduğu kupa, organizasyonda üç şampiyonluğa ulaşan takıma daimi olarak verilecekti. Kupa, 1966 yılında İngiltere'de halka açık bir sergi sırasında çalındı. Ancak kısa zamanda bulundu. 1970 yılında turnuva tarihindeki üçüncü şampiyonluğunu elde eden Brezilya kupanın daimi sahibi oldu. 

Turnuvayı kazanan takımlara verilmek üzere Silvio Gazzaniga tarafından tasarlanan ikinci kupa, 1974 yılında tanıtıldı. 18 ayar altından imal edilen ve iki insan figürünü Dünya'yı tutarken tasvir eden bu tasarım, malahitten yapılan bir kaideye oturtulmuştu. 

Değiştirilen FIFA yönetmeliği sonrasında bu kupa hiçbir şampiyona kalıcı olarak verilmedi. 

Şarapları inceleyen bilim dalı ...

Önoloji,
Önologie,
Oneology,
Oenoloji,
Enoloji,
Şarapları inceleyen bilim dalı.
Şarapları ve şarap yapımını inceleyen dal.
Eski Yunanca'da oinos şarap anlamında olup bilimi için logy kelimesiyle tamamlanmıştır.

Bodrum ilçesinde "Tabiat Parkı" kapsamına alınmış bir koy ...

Usuluk,

Bodrum ilçesinde "Tabiat Parkı" kapsamına alınmış bir koy.
Usuluk Koyu Tabiat Parkı,
Muğla’nın Bodrum İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 14,30 hektar alanı kaplamaktadır. Usuluk Koyu Tabiat Parkına Muğla-Milas-Bodrum karayolunun 40. km’sinden ayrılan yol ile ulaşım sağlanmaktadır. 


Tabiat Parkı Muğla’ya 103 km.dir. Bodrum’a 8 km.dir. Milas’a ise 40 km. mesafededir.  
Usuluk Koyu Tabiat Parkı, sahip olduğu doğal kaynak değerleri ve bilhassa açık hava rekreasyonu yönünden zengin bir potansiyele sahiptir.

Arpa ve buğday karışımı tahıl ve bu tahılın unu ..

Kerdiğe,
Kerdige,
Arpa ile buğday karışımı.
Melez,
Melez; karışık; arpa, buğday, mısır vb. karıştırıp öğütmek suretiyle yapılan un.
Kerdige ekmek, unu karışık ekmek.


Cila ve verniklerde kullanılan bir reçine...

Gomalak,
Domarika,
(Fr. gomme-laque).
Şellak, (Schellack),
Shellac,
Goma Laca,
Lak,
Kopal,
Elemi,


Vernik yapımında kullanılan bir reçine.
Cila ve verniklerde kullanılan bir reçine.

Domarika, Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine. Vernik yapımında kullanılan bir çeşit reçine. Gomalak, diğer adıyla, Şellak. Sarı-kahverengi, ince pulcuklu yapıda olan doğal bir reçinedir.

Vernik yapımında kullanılan bir çeşit reçine ...

Domarika,
Gomalak,
(Fr. gomme-laque).
Şellak, (Schellack), Shellac,
Gomalak,
Domarika,
Goma Laca,
Lak,


Domarika, Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine. Vernik yapımında kullanılan bir çeşit reçine. Gomalak, diğer adıyla, Şellak. Sarı-kahverengi, ince pulcuklu yapıda olan doğal bir reçinedir.

Vernik Çeşitleri;
Gomlak (Gomlak cilası):
Anavatanı Hindistan olan doğal bir reçinedir. Bitkisel kaplamalar ve hayvansal yapıdadır.

Yağlı Vernik: 
Üretiminde kullanılan yağlar beziryağı, soya yağı ve balık yağı olup reçine olarak kolofonyum reçinesi, kopal reçinesi, bernstein reçinesi dammar reçinesidir. Eritici ve kurutucu sıvı olarak ta terebentin yağı, neft yağı ile sigatif kullanılır.

İspirtolu Vernik:
Doğal ve yapay reçinelerin ispirto ve benzeri sıvılarda eritilmesi ile elde edilir. Fiziksel kuruma yapar. Dış etkilere karşı sınırlı bir dayanımı vardır. Üretiminde genel olarak Gomlak türleri kullanılır.


Selülozik Vernik: 
Nitroselüloz, reçine ve yumuşatıcı gibi katman yapma özelliğine sahip gereçlerle inceltici ve eritici sıvılardan oluşan bir vernik çeşididir. Fiziksel kuruma yapar.
Dolgu verniği, Işıktan koruyucu astar verniği, Parlak vernik, Mat vernik gibi çeşitleri vardır.


Sentetik Vernik: 
Vinilklörür, polivinilklorürasetat ve polivinilasetat gibi sentetik gereçlerin uygun sıvılarda eritilmesi ile hazırlanır.

Asit sertleştiricili vernik:
Kimyasal yollarla üretilen üre, melamin ve fenol yapay reçinelerinin buharlaşıcı sıvılarla oluşturdukları sıvılardır.

Poliester Vernik:
İki elemanlı bir verniktir. Birinci elemanı doymamış poliester reçinesinin stirol adlı sıvıdaki eriyiği, ikinci elemanı ise sertleştirici adı verilen organik peroksittir. Mekanik ve kimyasal etkilere dayanıklı üstün özellikli bir vernik çeşididir.

Poliüretan Vernik:
Kimyasal tepkimeli iki elemanlı bir verniktir.

Kıdem, Bir görevde geçirilen süre ...

Kıdem,
İngilizce: seniority, precedence
Arapça Kidem, (ﻗﺪﻡ)
Eskilik, öncelik.
Eskiden kalmış olma, geçmişi uzun zamana dayanma, eskilik
Bir kimsenin bir işte, bir memuriyet veya rütbede çalışmış olduğu zaman, 
Beraber çalıştığı kimselere göre bir üstünlük teşkil eden hizmet süresi fazlalığı.
Bir görevde geçirilen süre.
Bir görevde rütbece eskilik.
Çalışanın bir işte çalıştığı süre. 
Bir işgörenin bir iş yerinde çalışma süresi.

Bursa-Cumalıkızık yöresinde kıdem kelimesi küçük çocuk anlamında da kullanılır. 

Siirt yöresine özgü bir tür kabak yemeği ...

Iriye,
Siirt yöresine özgü bir tür kabak yemeği.

Siirt’in Yöresel Yemekleri;
Büryan Kebabı 
Siirt Kitel (Köfte) 
Mihr Çorbası 
İsmeket Köfte 
Arap Dolması 
Perde Pilavı 
Zerfet 
Bumbar 
İmçerket 
Gebole 
Aside 
Pırtıke Çorbası 
Siirt Fıstığı

Şaka yollu söylenen azarlama sözü ...

Gidi,
Şaka yollu söylenen azarlama sözü.
Sitem, azarlama veya esef bildirme sözü olarak kullanılır.
Azarlama sözü.

Farsça gidi,
Halk dilinde, Ahlaksız, pezevenk.
Deyyus,

Temyiz, Mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol ...

Temyiz,
Arapça temyiz, (ﺗﻤﻴﻴﺰ)
İngilizce: cassation, 
Fransızca: cassation,
Ayırt etme,
Bir şeyi diğerinden seçip tarif etmek, ayırmak. 
 
Mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol.
Mahkemece verilen kararın kanun ve usul bakımından yüksek mahkemede yeniden incelenmesi yolu.
Temyiz mahkemesi, yargıtay.

Arapça ayırmak anlamındaki meyz sözcüğünden temyіz türetilmiş. 
Ayırma, ayrılma, seçme, seçilme.
İyiyi kötüden ayırmak,
Seçmek.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ