İşçi sınıfı ile işverenleri kontrol altına alabilmek için partiye bağlı sendikalardan yararlanan ve adını, bu modelin uygulayıcısı olan Arjantinli devlet başkanından alan siyasal anlayış.

Peronizm,
İşçi sınıfı ile işverenleri kontrol altına alabilmek için partiye bağlı sendikalardan yararlanan ve adını, bu modelin uygulayıcısı olan Arjantinli devlet başkanından alan siyasal anlayış.

Peronizm terimi, juan peron adındaki bir subayın 1940'ların ortasında iktidarı ele geçirmesiyle ortaya çıkan ve arjantin işçi sınıfı hareketi içinde uzun süre etkili olan bir akım için kullanılmaktadır.


Peronizm,
İspanyolca: Peronismo, 
Arjantin'de 1946-1955 arasında ve 1973-1974'te devlet başkanlığı görevinde bulunan Juan Peron'un popülist ve milliyetçi politikalarına verilen ad. Bu politikayı savunanlara peronist denmektedir.

Juan Peron devlet başkanlığı döneminde kentlerdeki sanayi işçileri ve sendikaları yanı sıra alt ve orta sınıflar ile sanayicilerin de desteğini kazandı. 1955'te, General Aramburu önderliğindeki bir askeri darbeyle devrilerek sürgüne gönderilmesine karşın, Adaletçi Milliyetçi Hareket adı altında toplanan peronistler 1973'teki askeri yönetimin izin verdiği ilk genel seçimlerde büyük bir zafer kazandılar. Sürgünden dönerek başkanlığı üstlenen Peron'un kısa süre sonra ölmesi üzerine yerine karısı İsabel Peron geçti. Bu dönemde peronistlerin sağ ve sol kanatları arasında şiddetli çatışmalar baş gösterdi. Kirli Savaş döneminde pek çok peronist kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü. Peronistler 1983 başkanlık seçimlerinde başarılı olamadılarsa da 1989'da Peronistlerin adayı Carlos Menem başkanlığa seçildi.


Ege denizinin ilk çağlarda "Adalar Denizi" anlamındaki adı ...

Arşipel,
Archipelago,
Ege denizi,
Egeo Pelagos,
Adalar Denizi,
Frn. Mer Egee
Ege denizinin ilk çağlarda "Adalar Denizi" anlamındaki adı.
Ege denizinin ilk çağlarda "Eski Deniz" anlamındaki adı . Ege Denizi, Balkan ve Anadolu Yarımadaları arasında, Akdeniz'e bağlı bir denizdir. 


Marmara Denizi ve Karadeniz'den Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile ayrılan bu denizin kuzey sınırları karalarla çizilmiş olmakla birlikte, güney sınırlarını Yunanistan'a bağlı adalar olan Rodos ve Girit çizer. Ege Denizinin tüm kıyıları Türkiye ve Yunanistan ile çevrilidir. 

Yunanistan’ın Mora Yarımadası ile Marmaris kıyıları arasında uzanan adalarla Akdeniz’den ayrılır. Denizin hemen her yerinde büyüklü küçüklü adalar bulunduğundan, “Adalar Denizi” olarak da adlandırılır. Çok girintili çıkıntılı olan kıyılarda, birbirini izleyen sayısız yarımada, burun, koy, körfez bulunur.

“Erkek” anlamında eski sözcük...

Ner,
Farsça, Ner
Erkek, er.
Herif,

“Erkek” anlamında eski sözcük.
Erkek kişi anlamında eski bir sözcük.

Püseran, 
Erkek evlatlar anlamında eski sözcük.

Karışık renkli, Alacalı ...

Belekli.
Belek,
Karışık renkli, Alacalı.
Alacalı, siyah beyaz karışık renkli.

Halk dilinde Alacalı, karışık renkli. 

Belek kelimesinin diğer anlamları;
Belek Kundak, çocuk bezi. 
Beşiğe konulan yatak. 
Belik, Saç örgüsü. 
Çeyiz. 
Düğün hediyesi. 
Hediye, armağan.
Düğün evine verilen hediye.

Deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç ...

Felenk,
Deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.
Kayıkları suya çekmek için kullanılan ağaç kızaklar.

Felenk,
Filenk,
Felek,
Yunanca, phalangi.
Sütun, büyük taş, gemi vb. çok ağır şeylerin bir yerden bir yere kolaylıkla nakledilmelerini sağlamak için altlarına konan, üzerinden kaydırıldıkları kalın ve yuvarlak ağaç, bir nevi kızak.

Farabi'nin Batı dillerindeki adı ...

Avennasar,
Alfarablus,
Alpharabius,
Farabi,
Farsça: الفارابي, 
Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzluğ el-Farabi et-Türki.
(872, Farab, bugünki adı Otrar - 950/951, Şam), 
Ünlü Türk filozofu ve bilgini.


Alpharabius 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı.

Başlıca eserleri: 

El-Medinetül Fazıla (Erdemli Toplum), 
El-Maard el-Akl (Akim Anlamlan), 
El-İhsa-ül-Ulûm (Bilimlerin Sayımı), 
Füsus-ül-Hikem (Hikmetlerin Özleri).

Foştina, Osmanlı Devletinde, Tuna’da işleyen gemilerden alınan su vergisi ...

Foştina,
Osmanlı Devletinde, Tuna’da işleyen gemilerden alınan su vergisi.
Eskiden Tuna nehrinden istifade edenlerden alınan su resmi.

“Simyacı”, “Elif”, “Veronika Ölmek İstiyor” gibi romanlarıyla tanınmış Brezilyalı yazar...

Paulo Coelho,
“Simyacı”, “Elif”, “Veronika Ölmek İstiyor” gibi romanlarıyla tanınmış Brezilyalı yazar.
Paulo Coelho, 24 Ağustos 1947 yılında Rio de Janerio, Brezilya'da doğdu. Gençlik yıllarında hippi olan Paulo Coelho önce şarkı sözleri yazdı. Bir süre gazetecilik yaptı. 1986 yılında Hıristiyanların Batı Avrupa'dan başlayıp İspanya'nın Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı. Bu deneyimini Hac adlı kitabında anlattı.  

Simyacı romanı Coelho'yu tüm dünyada tanınan bir yazar haline getirdi. Bu kitap 42 ülkede yayınlandı, 26 dile çevrildi.  Kitaplarından çok kazanan Coelho, ülkesinde Paulo Coelho Enstitüsü'nü kurdu. Bu kurum, Brezilya'daki yaşlılar ve yoksul çocuklara yardım ediyor.  

UNESCO'nun Kültürlerarası Diyaloglar Programı'nda danışmanlık yapıyor. Halen Brezilya'nın ikinci büyük kenti Rio de Janeiro'da yaşıyor.  Gabriel Garcia Marquez'den sonra en çok okunan Latin Amerikalı yazar. 

Türkçe'ye Çevrilen Eserleri;
Roman,
Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım (1995) 
Hac (1997) 
Simyacı (1998) 
Beşinci Dağ (1998) 
Veronika Ölmek İstiyor (2000) 
Şeytan ve Genç Kadın (2001) 
Işığın Savaşçısının El Kitabı (2003) 
On Bir Dakika (2004) 
Zahir (2005) 
Portobello Cadısı,
Elif,
Kazanan Yalnızdır,
Brida 
Akra'da Bulunan Elyazması

Mandola, Lavta ailesinden, gövdesi armut biçiminde küçük telli çalgı ...

Mandola,
Mandolin,
Tenor mandolin, 
Alto mandola, 
Alto mandolin, 
Mandoliola, 
Liola,
Lavta ailesinden, gövdesi armut biçiminde küçük telli çalgı.


Mandolin lut ailesinden ikişer ikişer aynı değerde dört çift telli (toplam 8 telli), ses düzeni kemanınkine eşit olan, şişkin karınlı, kısa saplı bir çalgı türüdür. 
18. ve 19. yüzyıllarda ilk Napoli'de çift telli olarak geliştirilmiş bir enstrümandır.

Mandola İtalyan halk müziğinde yaygın olarak kullanılır. İrlanda geleneksel müziklerinde mandola eşliğinde oyun oynanır. 

Mandolin, uta benzeyen telli çalgıdır. Mızrapla çalındığı zaman iyi ses verir. Modern mandolinlerde genelde pena kullanılmaktadır. Mızrap ile çalınabilmesi mandolini ut ve gitardan ayırır. Dört çift teli olan mandolinin ses düzeni kemandaki gibidir.

İspanya'ya özgü canlı tempolu bir dans ...

Pasodoble,
Flamenko,
Pasodoble İspanya kökenlidir.
Güney İspanya'nın Endülüs bölgesine özgü ama bu bölgeyle sınırlı kalmamış bir müzik ve dans türüdür. XIV. yy. sonunda  ortaya çıkmış. 



Çingenelerin, arapların, yahudilerin ve toplum dışı bırakılmış Hristiyanların toplumun dış çevresinde kaynaşması sonucu meydana gelmiş bir dans. 

Her ne kadar flamenko Endülüs bölgesine özgü olsa da sadece bu bölgeye veya İspanya'ya ait değildir. Pasodoble dansı, kökeni İspanya'ya dayanan Fransız dansı, temiz ve canlı hareketler gerektiren bir dans türüdür. Anlamı iki adım olan ve boğa güreşçilerinin hareketlerinden oluşur.  Pasadoble dansı, yavaş ve sakin hareketlerden ziyade daha çok canlılık gerektiren bir dans türü olmasının yanı sıra Latin danslarının en son öğrenilen dans türüdür. İki kişi ile hızlı hareketler yapılarak oynanan Pasodoble dansı, genellikle Latin müzikleri eşliğinde yapılmaktadır. 

Pasodoble latin daslarının içinde Afrika kültüründen gelmeyen tek danstır. Pasodoble İspanya kökenlidir.

Şo, Japon müziğine özgü, bambu kamışlarından yapılmış nefesli bir çalgı ...

Şo,
Japon müziğine özgü, bambu kamışlarından yapılmış nefesli bir çalgı.
Japon müziğine özgü, 17 bambu kamışından yapılan nefesli bir çalgı.

İri bir deniz salyangozu ...

Rapana 
Rapana Venosa,
İri bir deniz salyangozu.
Sümüklüböcek, 
Koklukoza, 
Bazrakı 
Kahliz, 


Kırtaç, 
Arabamcı, 
Elbiz, 
Fişkele, 
Lokora,
Bazrakı,

Bir tür deniz salyangozu, Triton
Deniz salyangozu, Winkle
Küçük bir tür deniz salyangozu, Periwinkle
Tropikal deniz salyangozu, Cowrie, Cowry

Uruguay Pesosunun kısa yazılışı, ISO kodu ...

UYU,
Uruguay Pesosu ,
ISO kodu: UYU
Uruguay'da Avrupalı yerleşimcilerin göç etmesinden bu yana kullanılan para birimi Uruguay Pesosudur. 
Günümüzde kullanılan peso,  1993 yılında kabul edilmiş. Alt birimi centésimos'dur.  Uruguay'da, 1896 yılında altın standartlarını kabul etmiştir. Bu olumlu görünüm I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etti. II. Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik zorluklar, ülkede enflasyonu artırdı. 

Bademden yapılan şerbet...

Somata,
Bademden yapılan şerbet.
Acıbadem şerbeti.
Girit içeceği.
Kendine özgü aroması ve lezzeti ile hem sıcak hem de soğuk tüketilebiliyor. Bu nedenle, her mevsim tercih edebileceğiniz bir şerbet. Ege Bölgesi'nde kış ve yaz kullanılır. 


Malzemeler;
15 adet acı badem 
30 adet tatlı badem 
6 çorba kaşığı tozşeker 
2 su bardağı su 
Üzeri için isteğe bağlı tarçın  

Yapılışı; 
Bademleri ayrı kaplarda, sıcak suda yumuşayana kadar bekletin. 
Kabuklarını soyup iyice kurulayın ve havanda dövün. (Bademleri havanda döverken 3 - 4 parça damla sakızı da eklerseniz daha lezzetli olur.) Tencereye aldığınız bademlere toz şeker ve 1.5 su bardağı ekleyip kısık ateşte karıştırarak kaynatın.  Şerbetiniz süt rengini alınca altını kapatıp bir şişeye doldurun ve buzdolabına kaldırın. Sıcak olarak tüketmek isterseniz buzdolabında soğuyan şerbetinize yarım bardak daha su ekleyip cezvede kaynatın. Üzerini tarçınla süsleyin. 

Suçlama, suçlu görme ...

İtham,
Töhmet,
Suçlama, suçlu görme.
Arapça, itham (ﺍﺗﻬﺎﻡ) 
Arapça zan, şüphe anlamındaki vehm kelimesinden  türetilmiş. 
Suçlama, suç ve kabahat yükleme,

İthamkar (ﺍﺗﻬﺎﻣﻜﺎﺭ) 
Farsça, İtham edici, suçlayıcı.

Genellikle üstü kapalı pazar yeri ..

Hal,
Arapça, خال
Fr. halle,
Sebze ve meyve hali.
Üstü kapalı pazar yeri.
Genellikle üstü kapalı pazar yeri.

Hal, Arapça, .(ﺧﻠﻊ)
Hükümdarı,Tahttan indirme .

Küçük Hindistan cevizi.
Yapıp bitirme, indirme.
Vücudda hususan yüzde görünen siyah benek, ben.
Durum, vaziyet. 
Görünüş. 
Tavır. 
Suret. 
Keyfiyet.
Cezbe.
Dert, keder, elem.
Mecal. 
Kuvvet.

Hal kelimesinin diğer anlamları;
Durum, görünüş, nitelik, şimdi, takat.
Hal, durum. 
Şimdiki durum, şimdiki zaman. 
Arapça, Dayı. 
Farsça, Ben. 

Farsça, Benek. 

Kolera hastalığına yol açan mikrop ...

Eltor,
Kolera mikrobu.
Kolera hastalığına yol açan mikrop.
Çok bulaşıcı, salgın yapan, öldürücü bir hastalıktır.


Kolera; İlk olarak Hindistan’da ortaya çıkan kolera bakterisi, Alman bakteriyolog Robert Koch tarafından Mısır'daki bir salgın sırasında 1883 yılında keşfedilmiş. 

Hastalık, ishal ve kusma ile kendini gösteren, bağırsak enfeksiyonlarına yol açar. Kolera, akut epidemik bir enfeksiyon hastalığıdır. Vibrio kolera (V. kolera) bakterisinden kaynaklanır. Sulu ishal, aşırı sıvı ve elektrolit kaybına neden olan şiddetli dehidratasyon ile karakterizedir.

Kolera bakterileri, insan vücuduna çoğu zaman insan atıklarıyla kirlenmiş yiyecek veya suyla girer. Kirlenmiş su kaynakları ile çok az temizlenmiş sebzeler, başka bir enfeksiyon kaynağıdır. Ayrıca çiğ veya tamamen pişirilmemiş istiridye veya yengeç gibi deniz mahsullerini tüketmek bir başka nedendir.

İguaçu, Güney Amerika'da tanınmış bir şelale ...

İguaçu,
İguaçi,
İguazi,
Güney Amerika'da tanınmış bir şelale.
Dünyanın en büyük şelalerinden biri olarak kabul edilen Igazu Şelalesi Arjantin ve Brezilya sınırında bulunuyor.
Igazu şelalesi dağınık bir yapıya sahip olduğundan daha geniş bir alana sahiptir.



Angel Şelalesi,
Kaieteur Şelalesi,
Yumbilla Şelalesi,
Cuquenan Şelaleleri,

Güney Amerika'da bulunan dünyanın en büyük şelaleleri;
Venezuela'daki Angel Şelaleleri;
En önemli özelliği, en üst noktasından aşağı kesintisiz olarak akması ve dünyanın en yüksek şelalesi olması.

Dünyanın en büyük su perdesine sahip olan Victoria Şelalesidir.

Kuru Ağaç ...


Kasar,
Kafil,
Calaz,
Kuru Ağaç,

Haşebe,
Kalın kuru ağaç.

Yatay ...

Ufki,
Arapça, (ﺍﻓﻘﻰ)
Arapça, ufḳ ve nispet eki -і ile ufḳі kelimesi türetilmiştir.
Ufka paralel olan, yatay.
İngilizce: horizontal, 
Fransızca: horizontal, 
Almanca: horizontal
Yere paralel olan.
Yatay, Ufki.
Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem.
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.
Bir düzlem olarak düşünüldüğünde, yeryüzüne koşut olan ya da çekül doğrusuna dik olan düzlemde bulunan.  

Güney Amerika'da yaşayan bir maymun ...

Titi,
Aotes, 
Ateles,
Kapuçin, 
Koate, Koata, 
Marmoset,
Tamarin, 
Uvakari, 
Uakari,
Güney Amerika'da yaşayan bir maymun .

Maymunlar, Primatlar takımından olan memeli bir hayvan türüdür. Maymunlar zeki ve sosyal hayvanlardır. Ağaçlara kolayca tırmanabilirler ve ağaçların üzerlerinde gezinebilirler. Her maymunun çok kısa olsa bile bir kuyruğu vardır. Berberi şebeği maymun türünde kuyruk yoktur. Maymunların birçok farklı türü vardır. 

Maymunlar genelde uzun ve sık ağaçların olduğu yerleri tercih ederler. Farklı primat aileleri meyve, yaprak, böcekler, çiçekler, küçük memeliler, sürüngenler, amfibiler, yengeçlerle beslenirler. Maymunlar orman, bozkır, çöl ve dağlarda yaşayabilirler. Avustralya ve Yeni Gine dışında, yağmur ormanlarında bulunurlar.  

MAYMUN CİNSLERİ


Tevarüt, Divan edebiyatında iki şairin birbirinden habersiz aynı dizeleri, beyitleri söylemesi ...

Tevarüt,
Divan edebiyatında iki şairin birbirinden habersiz aynı dizeleri, beyitleri söylemesi.

Arapça, tevarud, (ﺗﻮﺍﺭﺩ)
Arapça vurud, gelmek'ten türetilmiştir. 
İki şairin birbirinden haberdar olmadan aynı beyit veya mısraı söylemesi.

Koyut, Tanıtlanamayan ama doğruluğundan da kuşku duyulmayan önerme...

Koyut,
Ön doğru,
Postulat, 
İng. postulate, 
Frn.postulat, 
Alm. Postulat
Tanıtlanamayan ama doğruluğundan da kuşku duyulmayan önerme.
Matematik ve mantıkta ön doğru olarak kabul edilendir.
Kanıtsız olarak doğruluğu varsayılan önerme, belit.
Mantıksal olmayan ilksav.
Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek.

İlksav,
Belit, 
Aksiyom,
Mütearife,
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.

Kabuğundan siyah boya elde edilen bir orman ağacı...

Işığan,
(Aquifoliaceae),
Çoban püskülü,
Işılgan,
Işığan,
Kazmaç,

Kuzey Anadolu' da doğada kendiliğinden yetişen, bir süs bitkisidir.  Aquifoliales takımındandır. Monotipiktir. 


Kabuğundan siyah boya elde edilen bir orman ağacı.
Işığan ağacı kışın yapraklarını dökmeyen, 3 metre boyunda, yaprakları sivri dikenli, beyaz çiçekli, meyvesi parlak kırmızı renkli bir çalı türüdür.Yaprağı taflan yaprağına benzeyen, kabuğundan siyah boya yapılan ve ormanlarda yetişen, yabani  bir ağaçtır. Çiçek ve meyve vermeyen, yapraklarının kenarı dikenli olan defneye benzeyen ve daha çok mezarlıklarda yetişen bir çeşit çalıdır.

Türkiye'de çobanpüskülü (Ilex aquifolium) ile ışığan (Ilex colchica) türleri bilinir.



Anadolu' da doğada kendiliğinden yetişen, süs bitkisi ve çeşitli rahatsızlıkların tedavisi amaçlı kullanılan çoban püskülü, ışılgan, ışığan, kazmac-kazmaç olarakta adlandırılan bitki fidan olarak da yetiştirilerek üretilebiliyor. Sindirim Sistemi rahatsızlıklarında Müshil olarak kullanılmaktadır. İdrar söktürücü özelliğiolan bitkinin Kas, Kemik ve Eklemlerde spazm çözücü olarak kullanılmaktadır.

Saçma sapan söz ...

Yave,
Farsça, Yave, (ﻳﺎﻭﻩ).
Absürd, Absürt,
Malayani .
Herze,
Gayrimakul.
Zırva,
Sedrebeki,
Saçma sapan söz. 
Anlamsız boş lakırdı
Vahi.

Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça..

Roba,
İtalyanca roba,
Giyecek, giysi.
Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça.

Gerekli, lüzumlu ...

Becit,
Vacip, 
Mukteza, 
Zaruri,
Gerekli, lüzumlu.
Lüzumlu, gerekli, önemli, acele.

Becit, 

Becid  
Arapça,  ﺑﺠﺪ
Türk ve halk ağzı. 
Ciddi, önemli.

Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Akdeniz’de, Napolyon’un sürgüne gönderildiği ada...

Elbe,
Elba,
Latince, Ilva,
İtalyanca, Isola d'Elba
Akdeniz’de, Napolyon’un sürgüne gönderildiği ada. Napolyon Bonapart'ın sürgüne gönderildiği ada olarak ünlenmiştir.



İtalya'nın, Toskana eyaletine bağlı bir adadır. Sahil şehri olan Piombino'nun 20 km  açığındadır. Fransa'ya bağlı Korsika Adası 35 km batıda bulunmaktadır. Toskana bölgesinin en büyük adasıdır. İtalya'nın ise Sicilya ve Sardinya'dan sonra 3. büyük adasıdır.  

Adada, Livorno'ya bağlı olmak üzere 8 adet yerel yönetim bulunuyor. Bunlar; Portoferraio, Campo nell'Elba, Capoliveri, Marciana, Marciana Marina, Porto Azzuro, Rio Marina ve Rio nell'Elba'dır.  Adanın kıyı şeridinin toplam uzunluğu 147 km, en yüksek dağ 1,018 m. ile Monte Capanne'dir. 

Antik yıllarda ada demir madeni ile öne çıkmıştı. Madenler ilk önce Etrüskler tarafından daha sonra, M.S. 480 yılında Romalılar tarafından işletildi. 
Napolyon Bonapart'ın sürgüne gönderildiği ada olarak ünlenmiştir.

Varlığın yapısına karışmış olan...

İçkin,
Mündemiç,
Varlığın yapısına karışmış olan.
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç.  
Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç.  
Deney içinde kalan, deneyi aşmayan.  
Dünya içinde, dünyada olan.

Fırında pişirilen bir cins tuzlu turta...

Kiş,
Fırında pişirilen bir cins tuzlu turta. Meksika fasulyeli, sebzeli, soğanlı, birkaç çeşit peynirli, jambonlu veya aklınıza, damak tadınıza uyan ne kadar çeşit varsa bunlarla yapabilirsiniz.
Yapılışı;
Malzemeler;
Hamuru için,
1/3 su bardağı taze fesleğen,
1 adet orta diş sarımsak
1 su bardağı + çeyrek su bardağı un
Yarım çay kaşığı tuz
115 gr soğuk tereyağ (küp küp kesilmiş)
1-2 yemek kaşığı buz gibi soğuk su

İç harcı için:
200 gr ince dilimler halinde kesilmiş kaşar peyniri
15 adet ortadan ikiye kesilmiş kiraz domates
Tuz Karabiber 1 yemek kaşığı zeytinyağ

İlk olarak tart hamurunu hazırlayın.
Fesleğen yaprakları ve sarımsağı bir mutfak robotuna veya rondoya koyup iyice kıyılmasını sağlayın. (Ben mutfak robotu kullanmadığım için ince ince kıyarım.) Üzerine un, tuz ekleyip Tereyağını da ekleyin ve robotu yeniden çalıştırın. (iyice karıştırın) Eğer kırıntılı bir hamur elde ederseniz, birkaç kaşık soğuk su ekleyip rondoyu yeniden çalıştırabilirsiniz. Hamuru düz bir zemine alıp top haline getirin ve streç filmle sarıp, buzdolabında en az 1 saat bekletin. Sonra, hamuru buzdolabından çıkartıp, hafif unlanmış bir zemine alın ve bir merdane yardımıyla, 25-26 cm çapında kalıba göre açın. Açılmış olan hamuru, dikkatlice tart kalıbına yerleştirin ve fazla gelen kenarlarını bir bıçak yardımıyla alın.

Fırını önceden 180 derecede ısıtın. Tart hamurunun üzerine önce ince dilimlenmiş kaşar peynirlerini, sonra da ortadan ikiye kesilmiş kiraz domatesleri yerleştirin. Üzerine tuz ve karabiber serpin. Zeytinyağı gezdirin. Hazırladığınız turtayı önceden ısıtılmış fırında, tart hamuru altın sarısı renk alana dek, 40-45 dakika pişirin. Tartı fırından aldıktan sonra 5 dakika bekletip sıcak veya ılık şekilde dilimleyerek afiyetle yenilmek üzere servis edin.

Turta,
Meyveli bir pasta olarak geçmektedir. Üzerinin genellikle kafes şeklinde hamurla süslendiği, arasında meyvenin olduğu, en alt tabakasında ise ince bir hamurun bulunduğu bir pastadır.

Tart,
İçi dolgulu bir pasta çeşididir. Üzeri de tamamen açıktır. Turta ile arasındaki fark birinin üzerinin kapalı diğerinin ise açık olmasıdır.

Tartölet,
Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük versiyonudur. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir ve hazırlanıp servis edilir.

Pay,
Üzerinde ince bir hamur veya yufka bulunan yine ince tart veya turta kalıbında yapılan fakat genellikle tuzlu olan bir yemektir. Tatlı olanları da vardır fakat genellikle tuzlu yapılır.

Galetta,
Genellikle en çok tarta benzeyen bir tatlı türüdür. Yapımı neredeyse tart ile aynıdır. Hamurundaki farklılıklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak şekilde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizilir. Hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.

Kiş,
Üzeri açık bir şekilde fakat tamamen tuzlu olarak hazırlanan bir yemektir. Kişi yapmak için sebze veya et kullanılır. Tart ile aynı hamurdan yapıldığı gibi, kenarları da aynı şekilde yüksek olarak fırın kabına veya tart kalıbına yapıştırılır.

Suçlama, suçlu görme..


İtham,
Suçlama, suçlu görme.
Arapça, (ﺍﺗﻬﺎﻡ)  itham suçlama.
Arapça vehm kelimesi, zan, şüphe, töhmet anlamında olup itham olarak dilimize arapçadan girmiştir.
Suçlama, suç ve kabahat yükleme olarak kullanılmaktadır.
დადანაშაულება

Bir çeşit tef...

Tamburin,
Tambourine,   
Def,
Tef,
Def, ( دف ) Tef .   
Farsça'da Duf, 
Arapçada Defik adları ile bilinir.    
Bendir, 
Bender. 


Bir çeşit tef.   
Arbani,   
Daraban, 

Def, Türk Musikisinde bir usul vurma aletidir.
Def veya tef (Farsça ve Arapça: دف), yuvarlak bir tahta kasnağın bir veya iki yanına deriden bir örtü geçirilerek yapılan ve parmak vuruşlarıyla çalınan müzik aleti.

Bir çeşit açık davul olan tefin çeşitli şekillerine eski kavimlerde de rastlanır. Araplar'dan İspanya yoluyla Avrupa'ya geçmiş ve adına tambour de basque denmiştir. Orkestraya da girmiştir. Türk musikisinde, fasıl şefi olan ser hanendenin veya birkaç hanendenin elinde bulunur. Parmak vuruşlarıyla usul tutulur. Her vuruşta, kasnaktaki ince pirinçten 8 çift küçük zil daireye çarparak tınlar.

Dost arkadaş ...

Enis, 
Barışık, 
Bacanak,
Asaba,
Adeş, 
Apça,
Hadin,
Hempa, 
Refik,
Yaren, 
Yoldaş,
Dost, arkadaş.
Farsça dust,
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı.
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yaren, yoldaş.  Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

Tutulan yol, izlenen yöntem ...

Tarik,
Tutulan yol,
İzlenen yöntem,

Arapça, (ﻃﺮﻳﻖ), Yol.
Takip edilen yol, usul
Meslek
Vasıta, vesile, sebep.
Frasça, Karanlık demektir.

Yarı olgunlaşmış sebze ya da meyve ...

Alaçakır,
Yarı olgunlaşmış sebze ya da meyve.
Yarı olgunlaşmış (meyve için)
Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında)

Yarı aç, yarı tok 
İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su ,


Yeşile yakın bir renk. 
Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali.

Yarı pişmiş.

Çeyiz ...

Dürü,
Çeyiz,
Armağan.
Bohçalık
Halk ağzında Çeyiz.
Halk ağzı ile dürü, çeyizdir.
Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. 

Farsça düru, دورو

İkiyüzlü. 
Düğün hediyesi, bohçalık.

Kan pıhtısı ...

Aleka,
Arapça, Aleka,   علقه  
Alak,
Trombus,
Kan pıhtısı.

Aleka; Alekat
Yapışkan balçık, çamur.  
Kan pıhtısı.  
Uyuşmuş kan. 
Sülük. 
Kan pıhtısı. 
Arapça, Balçık.

Hasım olma durumu, düşmanlık ..

Husumet,
Arapça ḫuṣumet, (ﺧﺼﻮﻣﺖ) 
Hasım olma durumu.  
Düşmanlık.
Hasımlık, 
Adavet.

Dualar, yalvarmalar anlamında eski sözcük ...

Ediye,
Arapça, (ﺍﺩﻋﻴﻪ)
Arapça dua kelimesinin çoğul şekli ediye.
Dualar, yalvarmalar, niyazlar.

Fatiha
Ağan,
Tea,
İstinade, 
Arhış,
Algış,
Yakarı,
Dua, 
Yalvarma,
Niyaz.

Üç aylarda medrese öğrencilerinin köyleri dolaşarak imamlık edip para ve erzak toplamaları ...

Cer,
Arapça, (ﺟﺮّ)
Arapça cerr.
Teşmil. 
Para toplamak için dolaşmak.
Sürükleme, çekme
Kendine doğru çekme, celbetme
Medrese talebelerinin üç aylarda (recep, şaban, ramazan) köylerde imamlık ve vaizlik yaparak bir yıllık geçimlerini sağlayacak para ve erzakı toplamaları işi


Üç aylarda imamlık, vaizlik yaparak nafaka toplamak üzere köyleri dolaşmak
Üç aylarda medrese öğrencilerinin köyleri dolaşarak imamlık edip para ve erzak toplamaları.
İnşaat. 
Cer atölyesi, Lokomotif, vagon gibi demir yolu araçlarının yapımı ve bakımıyla ilgili servis

İnsan eti yeme anlayışı, yamyamlık...

Kanibalizm,
Yamyamlık,
İnsan eti yeme anlayışı, yamyamlık.

Dinsel ve büyüsel amaçla insan eti yeme geleneği, yamyamlık.

Kanibalizm,

Zararlılarla savaşta kullanılan öldürücülerin genel adı ...

Pestisit,
İng. pesticide.
Zararlılarla savaşta kullanılan öldürücülerin genel adı. Pestisit, kimyasal bir madde, virüs ya da bakteri gibi biyolojik bir ajan, anti mikrobik, dezenfektan ya da herhangi bir araç olabilir. 
Bitki ve hayvanları zararlılardan korumak için mücadele amacıyla kullanılan kimyasal ilaçlar, böcek zehri. 



Zararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlardır. Canlı veya cansız maddeler üzerinde yaşayan ve besin maddelerinin üretimi, hazırlanması, depolanması veya tüketilmesi sırasında onların besin değeri ve kalitelerini azaltarak veya bozulmalarına sebep olarak etkisini gösteren her türlü böcek, kemirici, yabani ot, mantar, parazit vb. canlılara verilen ortak ad.

Zararlı organizmalar, insanların besin kaynaklarına, mal varlıklarına zarar veren, hastalık yayan böcekler, bitki patojenleri, yabani otlar, yumuşakçalar, kuşlar, memeliler, balıklar, solucanlar ve mikroplar olabilir.  Son dönemlerde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, lösemi ve karaciğer kanserinin pestisit alımıyla doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir.


Her ne kadar pestisitlerin kullanılmasının bazı yararları olsa da, insanlar için zararlıdır. Kullanıldıkları canlıların yiyecek şeklinde insanlar tarafından kullanılmaları sonucunda insanlarda yaygın hastalıklara ve istenmeyen sıkıntılı durumlara sebep olurlar. Pestisitlerin kronik etkisine maruz kalan tarım işçilerinde birçok genetik hasarın yanı sıra karaciğer, böbrek ve kaslarda bozukluklar görülmüştür. 




Pestisitlerin Sınıflandırılması;
Etkiledikleri  canlı türlerine ve kullanım alanlarına göre

  • İnsektisitler:    Böcekleri öldürenler
  • Rodendisitler: Kemiricileri öldürenler
  • Fungusitler:    Mantarları öldürenler
  • Bakterisitler:   Bakterileri öldürenler
  • Mitisitler:        Keneleri öldürenler
  • Larvasitler:     Larvaları öldürenler
  • Nematositler: Solucanları öldürenler
  • Akarisitler:     Örümcekleri öldürenler
  • Mollusitler:    Salyangozları öldürenler
  • Herbisitler:     Yabancı otları öldürenler

Pestisit formülasyonları;
EC  (Emülsiyon Konsantre):
WP (Islanabilir toz) :
EW ( Suda yağ emülsiyonu): 
EW formülasyonları,
SC (Suspansiyon Konsantre)
CS (Kapsül Süspansiyon)
SE (Suspoemülsiyon)
ME (Mikro Emülsiyon)
WG (Suda dağılan Granül)
DT  (Suda dağılan Tablet)
SL (Solubl Likit)
OD (Oil Dispersiyon)

Halk sağlığı amacıyla kullanılacak bir pestisitin ideal nitelikleri şöyle sıralanabilir:
Hedef canlıya spesifik olarak toksik olmalıdır. İnsanlara zarar vermemelidir. Ucuz olmalıdır. Kolay uygulanabilmelidir. Yanıcı olmamalıdır. Korozif olmamalıdır. Patlayıcı olmamalıdır. Kolayca toksik olmayan maddelere dönüşebilmelidirBoyayıcı etkisi olmamalıdır. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ