İngiltere’de Londra’nın 142 km güneybatısında büyük taşlardan oluşan, 5000 yıllık gizemli bir yapı ...

Stonehenge,
İngiltere'nin güneyinde büyük taşlardan oluşan bir yapıt.
Stonehenge, İngiltere'de bir tarih öncesi anıtıdır. 
Orta Çağ’da inşa edilen dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul ediliyor.
İngiltere'de, Amesbury'nin iki mil batısındaki Wiltshire'dadır. 

Yüzyıllar boyunca, tarihçiler ve arkeologlar, Stonehenge’i pek çok gizem ile ilişkilendirerek üzerine kafa yordular.  Stonehenge, dairesel alana yerleştirilmiş, 100’den fazla taşın dizilimi ile yapılmıştır. Dünyanın en çok tanınan arkeolojik eserlerinden biridir ve  bugün bu taşların sadece 20 kadarı ayaktadır. 

Uzmanlara göre Stonehenge, temel olarak cenaze törenleri için kullanılıyordu. 

Her biri 13 metre yüksekliğinde, 7 metre genişliğinde ve 25 ton ağırlığında duran bir taştan oluşan bir halka taşından oluşur. Mavi taşlar (bluestones) olarak adlandırılır. Bu taşların Galler’in batısından, yaklaşık 225 km uzaklıktan getirildiğine inanılıyor.

Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad ...

Kibitzer,
Eng. Kibitzer,
Bazen kibbitzer olarak da yazılabiliyor.
Kelime yidişçe kökenlidir.
Başkalarının işine burnunu sokan kimse.
Briçsatranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad

Gözlemci, izleyici.
Seyirci, Görüş, Görgü tanığı, 

Bir işin başında durup boş yorum yapan, tavsiye verenler için kullanılır. 

Oyun oynarken akıl veren, açık büfede yemek seçerken gereksiz yorum yapan insanlar  için kullanılır.

Zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilen kaplumbağa ...

Adwaitya,
D. yaklaşık 1750 - Ö. 22 Mart 2006,
Aldabra cinsi bir kaplumbağa.
Hindistan'ın Kalküta şehrinde bir hayvanat bahçesinde yaşamıştır. Alipore hayvanat bahçesinin evraklarına göre, Adwaitya 1750 yılında doğmuş. 1875 yılında Seyşellerden Hindistan'a getirilmiştir. Sanskritçe çift olmayan  anlamına gelen Adwaita adı 2005 yılında verilmiştir.


250 kg ağırlığındaki kablumbağa kabuğunda,öldürücü bir enfeksiyona yol açan bir çatlak nedeniyle 2006 yılında ölmüştür. Adwaitya 256 yıllık yaşı ile zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilmiştir.



Galapagos adalarında yaşayan 175 yaşında ölen 180 kg ağırlığındaki bir başka dev kaplumbağa Harriet, ise (D. tahminen 1830),  23 Haziran 2006 tarihindeki ölümüne kadar esaret altındaki en yaşlı hayvan olarak bilindi.

Güney Atlantik Okyanusunda, bir İngiliz Denizaşırı Bölgesi olan St. Helena Adası‘nda yaşayan 182 yaşındaki dev kaplumbağa Jonathan, ise bugün Dünyada yaşayan en yaşlı hayvan olarak biliniyor. 1882 yılında Adwaitya gibi Seyşeller’den adaya getirilmiş. Kayıtlara göre, Jonathan adaya diğer üç kaplumbağayla birlikte geldiğinde 50 yaşlarında getirilmiş ve katarak olmasına rağmen yıl 2019 halen yaşıyor.

Belli bir işe gücü yetmeyen, aciz ...

Eksin,
Ekzin,
Belli bir işe gücü yetmeyen, aciz.
İhtiyar.
Yaşlılık ya da şiddetli bir hastalık nedeniyle bunamış (kimse).
Emekli, mütekaid. Arapça,  متقاعد 
Arapça, tekaüd,  تقاعد .

Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad ...

Safsaf,
Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad.

Söğüt,
Thebasion,
Sebasiyon,
İtea,

Bilecik ilinin bir ilçesidir. 
Osmanlı Beyliği'nin ilk başkenti.
1231 yılında Thebasion olarak bilinir.

Söğüt İlçesi, Eski Türk kaynaklarında kasabanın adı Söğütçük olarak geçer.

1230 yılında, Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat I, Celaleddin Harizmşah’a karşı Yassıçeme savaşında kendisine yardım eden Ertuğrul Beye, Söğüt’ü yurtluk olarak verdi. Daha sonra Ertuğrul Beyin oğlu Osman Bey, Osmanlı devletinin temelini burada attı. Babası Ertuğrul Beyin türbesi Söğüt’tedir. 

İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan, pis ...

Mundar,
Farsça, Murdar. 
Pis. Kirli. 
Mülevves. 
Bulaşık, bulaştırılmış.
Temiz olmayan.
Arapça mundar, ملوث
Kirli.
İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan.
Cenabet,
Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse). 
Dini kurallara uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan).

Halk dilinde, murdar.
Pis, sevimsiz.
Bir şeyi ziyan etmek, bozmak,

Bazı yörelerde, mındar da denir. Eti yenmez, mısmıl olmayan hayvan demektir.
Murdar getmek deyimi, eti yenilen hayvanların kesimden önce öldüğünü ifade ediyor.

Azerice iğrenç,

Mısmıl, 
Halk dilinde, Musmul,
Arapça, mısmıl, طاهر 
Beğenilen yada iyi yapılması istenen anlamındadır. 
Eti yenilebilen, murdar olmayan (hayvan). 
Murdar olmayan. 
Makbul, helal.

Svaziland’ın para birimi...


Lilangeni,  
Svaziland Lilangenisi, SZL  Svaziland para birimidir.  
Svaziland lilangenisi kodu SZL.  Svaziland lilangenisi sembolü; L  Svaziland Lilangenisi, 100 cents birimine bölünür. 


Svaziland,
eSwatini,
Esvatini Krallığı,
Swati: Umbuso weSwatini, İngilizce: Kingdom of Eswatini
Svaziland Krallığı.

Afrika kıtasının güneyinde yer alan ve denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Mozambik ve Güney Afrika ile sınırı vardır. 

Ülke ve halkı, adını 19. yüzyılda hüküm süren Kral II. Mswati'den almaktadır. Birleşik Krallık'tan 6 Eylül 1968 yılında bağımsızlığını elde etmiş. Ancak 19 Nisan 2018 yılında Kral III. Mswati, ülkenin adını eSwatini Krallığı olarak değiştirdi. Kral bu kararın özellikle ülkesinin yurt dışında Switzerland (İsviçre) olarak telafuz edilmesi ve bu ülke ile karıştırılması olduğunu açıklamış ve bu yüzden Svazilerin yurdu anlamına gelen ve son birkaç yıldır yaptığı konuşmalarda kullandığı eSwatini ismini ülkenin yeni ismi olarak belirlemiştir. Svaziland'da birçok kişi insan anlamında, Ngwane ismini kullanmaktadır.

Svaziland, mutlak monarşi ile yönetilmektedir. Svaziland'da kabile reisleri tarafından yönetilen 40 ilçeden oluşuyor. Afrika kıtasının en küçük ülkelerinden biridir.  

Başkenti, Mbabane. 
İdari başkent, Lobamba. 
Önemli şehirleri; 
Mbabane, Lobamba, Manzini, Hhohho, Mbabane, 
Lubombo, Manzini, Shiselweni, Nhlangano.

İngilizce ve Swati dili resmi dil olarak kullanılır.
Para birimi olarak Lilangeni ve Güney Afrika randı kullanılır.
Svaziland ile Türkiye arasında saat farkı bulunmamaktadır.

Afrika müziğine özgü, bir tür ksilofon ...

Balafon,
Perküsyon,
Marimba,
Afrika müziğine özgü, bir tür ksilofon.
Ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon.
Amadinda, 
African Xylophone,
Akadinda,
Balafon,
Embaire - Entaara
,

Balafon,
Melodik melodileri çalabilen ve genellikle 16 ila 27 tuşa sahip ksilofon veya vurmalı idiophone türü. 

XII. yüzyıldan beri Afrika'da kullanılan bu ekipman ilk Mali'de ortaya çıktı.

Yayın balığına verilen bir başka ad ...

Eten,
Gelebicin,
Galyanos,
Gılyanus,
Yılanus, 
Çılpık, 
Kelebek, 
Atbalığı,
Su aygırı.
Karabalık,
Ağzıbüyük,
Bıyıklı,


Şaput, (Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığına Şaput denir.)



Yabancı kaynaklarda;
Wells,  Wels catfish,
Catfish, European catfish, Danube catfish,
Som isimleri ile bilinir.

Yayın balığı;
Pulsuz, büyük ağızlı ırmak balığıdır.  Vücut yapıları uzun ve az kısa, genelde yuvarlakça, silindirik ve kalın yapılıdırlar. Büyük yassı ve geniş başlı, geniş ağızlı, pulsuz, pütürsüz ve yumuşak bir deriye sahip, kulakları ile yüzme kesesi arasında çifte kemik zinciri bulunan, bir kemikli balıktır. Üst çenesinde dört kısa, alt çenesinde 4 uzun bıyık vardır. 

Gözleri birbirinden uzak ve küçüktür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak, sırt yüzgeci küçüktür. Derin suları sever, ağır hareket eder. Kemikli balıkların en büyüğüdür. Türkiye'de Kızılırmak, Yeşilırmak, Meriç, Menderes, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle, Sakarya nehirlerinde ve daha küçük sularda bulunur ayrıca derin doğal göller ve baraj göllerinde de vardır.

Vücutları genel olarak pulsuz ve bazılarında pula benzeyen kemiğimsi sert plakalar bulunur. Bıyık yayınların en belirgin özelliklerinden biridir. Ağızda sıralar halinde dizilmiş ince pek çok diş bulunur. Beslenme alışkanlıkları türe göre farklılık gösterir. Bazı türleri bitkisel gıdalar, bazıları ise canlı balıklarla beslenir. Genel olarak dip balıklarıdırlar ve su dibinde yaşar.

Yayın balığının , ülkemizde Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis) ve mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus) olmak üzere iki türü bulunur.


Yasa tarafından hüküm belirtilmemiş bir konuda, daha önceki bir mahkeme kararının esas alınması ...

İçtihat,
İçtihad,
İctihad.
Arapça, içtihat, اجتهاد
Kanaat,
Yasada veya örf ve adet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. 
Eskidilde içtihat, görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.

Kudret ve kuvvetini tam kullanarak çalışmak. 
Gayret etmek. 
Çalışmak.
Anlayış.
Kanaat.
Çabalama,
Görüş bildirme.


Bir yön tarifinin yatay bileşeni ...

Azimut,
Arapça, yön demektir.
Arapça,  السمت‏‎
Arapça, azimut, as-samt, yön demek.
İng. Azimuth,
Yön açısı,
Semt açısı.
Azimut bir yön tarifinin yatay bileşenidir.


Azimut, Ufuk açısı olarak da bilinir.
Azimut kavramı gündelik kullanımda daha çok ufki pusula yönü anlamında kullanılır.
Azimut, küresel koordinat sisteminde açısal bir ölçümdür. 
Ufuk çevresinde saat yönüne doğru ölçülür.
Azimut, Astronomi ve jeodezi biliminde kuzeyden doğuya doğru, yerölçümde güneyden batıya doğru ölçülür. Genellikle açı derecesi cinsinden belirtilir. 

Astronomide yıldızın bulunduğu göksel meridyenin ufuk düzleminde kestiği noktanın Kuzey kutup noktası ile yaptığı açıdır.

Çamaşır leğeni ...

Teşt,
Çamaşır leğeni.
Teşt, Farsça, اختبار
Tekne, teşin, leğen, kap.  
Farsça, Taşt 
Halk dilinde, Çamaşır leğeni, 
Teşt, Leğen.
Büyük leğen.
Çamaşır yıkama leğeni


Farsça taşt, leğen.     
Büyük çamaşır leğeni,
Hamur leğeni,
Güğüm, leğen, helke.

"Egzama" da denen deri hastalığı ...

Mayasıl,
Egzama, 
Eczema,
Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama.
Mayasıl diye bilinen egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. 


Tıp dilinde; 
Erythema pernio denir. 
Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. 
Vücudun hemen hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler.

Egzama deride kızarıklık ve kaşıntıya neden olan, sulu kabarcıkları olan tehlikeli olmayan ancak kötü görünüşlü ve rahatsız edici iltihaplı bir hastalıktır. Egzama hastalığı mayasıl olarakta bilinir ve pek çok bitki egzama tedavisinde kullanılmaktadır.

Zamanından daha geç doğan kuzu ya da oğlak...

Emlik,
Zamanından daha geç doğan kuzu ya da oğlak.
Mevsimsiz doğan kuzu. 
Zamanından sonra kuzulayan koyun. 
Süt emmekte olan insan ya da hayvan yavrusu.

Körpe kuzu ve oğlak. 
Yeni doğmuş koyun yavrusu. 
Anası ölmüş kuzu. 
Keçilerin doğurdukları ilk yavru. 
Yazın doğmuş koyun yavrusu. 


İyi yetişmesi için analarından süt alınmayan koyun ve keçi yavruları. 
Özel bir şekilde beslenen koyun ya da keçi. 
Yoksul bir ailenin geçimine yarayan sağmal hayvan.

Halk dilinde, emme döneminde olan çocuk için de emlik tabiri kullanılır.


Akıl hastanelerindeki hademelere verilen ad ...

Güllabici,
Akıl hastanelerindeki hademelere verilen ad.
İngilizce, Konuşma Diliyle flatterer, coaxer.
Deli güllabicisi.
Akıl hastanelerindeki gardiyan.
Zorla deli gömleği giydirmekle yükümlü adam.
Psikopoz, Akıl hastalıklarıyla ilgili hekimlik koluna denir.


Akliye, Akıl hastalıkları, akliye kelimesiyle genellenmiştir.
Akıl hastanelerine, Tımarhane denir.
Farsça, Timarhane,  تيمارخانه ,  akıl hastanesidir.

Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar.

Eskiden, akıl hastahanelerindeki gardiyanlar. Bu gardiyanlara Güllabici denir. Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da aynı anlama gelen mecazi anlamda güllabici denilirdi.

Akıl hastanelerindeki hademe, güllabici, 
Akıl hastanesi hademesi.

Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen verilen ad ...

Cuhhal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır. 
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez. 
Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe ermemiş, Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. 

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler. 

Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي  / موحدون دروز 
İbranice: דרוזי
Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet'in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz'dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün'de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder: 

Yeşil: 
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl' dır. Allah’ın iradesini temsil eder.  

Kırmızı: 
Nefs'dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.  

Sarı: 
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz'dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.  

Mavi: As-Sabik'tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.  

Beyaz: 
Al-Tali'dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere verilen ad ...

Ukkal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır. 
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez. 
Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe yalnızca belirli bir dinsel eğitimi tamamlamış olan seçkin kişilerce ulaşılır. 

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler. 

Dürzîlikte Ukkal'in uygulamakta olduğu dokuz dereceli bir hiyerarşik yapılanma bulunmaktadır. İnisiyasyonun ilk yılında deneme süresini tamamlayan aday asıl üyeliğe kabul edilebilir. Çıraklık devresini tamamlayan Dürzi’nin ancak ikinci yılda inancının simgesi olan beyaz sarık takmasına izin verilir ve mezhebin tüm gizem törenlerine katılmaya hak kazanır.

Çoğunluğu oluşturan diğerleri Dürzi inançlarının yalnızca sınırlı bir bölümünü bilirler ve bunlara da cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي  / موحدون دروز 
İbranice: דרוזי
Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet'in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz'dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün'de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder: 

Yeşil: 
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl' dır. Allah’ın iradesini temsil eder.  

Kırmızı: 
Nefs'dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.  

Sarı: 
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz'dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.  

Mavi: As-Sabik'tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.  

Beyaz: 
Al-Tali'dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Kurutulmuş dolmalık biber ya da patlıcan ...

Kofik,
Kurutulmuş dolmalık biber ya da patlıcan.

Kofik Dolma, 
Kurutulmuş Biber Patlıcan.
İçi oyularak kurutulmuş patlıcan, biber gibi kışlık yiyecekler.

Kurutulmuş biber dolması.
Kurutulmuş patlıcan, biber vb. sebze.
İçerisi oyulmuş patlıcan ya da biber kurusu.










Kofik kelimesinin diğer anlamları;
Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık.
Kadınların başlarına süs olarak taktıkları taç.
İçi boş, kuru.




Mercek ...

Adese,
Mercek.
Arapça, adese, عدسه
Lens,
Yaklaştırıcı,
Farsça, Pertavsız.
Pertevsuz, 
Büyüteç,
Eski dilde, pertavsız,


Fr. Cristallin  
Fr. Lentille  
İng. lens, crystalline lens, 

Mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. 

Optik ile ilgili olup, içinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens. 

Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı, Lens. 
Güneşe karşı tutulduğu zaman, ışıkları bir noktaya toplayan ve bu suretle ışığın değdiği yeri yakan mercek.


Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. 

Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. Koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. 

İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek.

Işığı geçiren, bir veya iki tarafı kavis halinde cam veya geçirgen madde. İng. lentil, lens 

Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.


Tibet'in Başkenti ...


Lhasa,
Tibet'in Başkenti Lhasa'dır.

Tibet dilinde, Lhasa, Tanrılar Yeri anlamındadır. Lhasa, 1960 yılında bir şehir olarak kuruldu.
Kentin merkezi, VII. yüzyıl ortalarında inşa edilmiş. Tibet'in en kutsal yeri olarak kabul edilen dört katlı Tsuglagkhang veya Jokhang tapınağı yerleşmiştir. 
Tibetli Budistler Lhasa'yı kutsal bir toprak olarak görüyorlar. 


Lhasa, XVII. yüzyıl ortalarından beri Tibet'in dini ve idari başkentidir. Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı ve Norbulingka Sarayları gibi kültürel açıdan önemli Tibet Budist bölgelerini içerir. Lhasa, ülkenin tarihi ve kültürel şehirlerinden biri olarak belirlendi. Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı ve Norbuglingka Dünya mirası listesindedir.

Himalayalar vadisinde bulunan, Tibet'teki Brahmaputra Nehri'nin bir kolu olan Lhasa Nehri'nin kuzey kıyısında yer almaktadır. Lhasa, dünyanın en yüksek şehirlerinden biridir. 3.700 metre yükseklikte Kırmızı Dağ'ın tepesine yükselen kırmızı-beyaz Potala Sarayı, bir zamanlar Dalai Lama'nın kış evi olarak hizmet etmiş. Dalai Lama’nın yaşam alanlarının yanı sıra duvar resimleri, şapeller ve mezarlar vardır.

Kentin ekonomisi, 1951 yılından önce Çin, Hindistan, Nepal ve Butan'dan gelen tarihi ticaret yollarına dayalı ticarete dayanıyordu. El sanatları dışında (halıcılık), tek sanayi bir mühimmat fabrikası ve bir nane fabrikasıdır.

Lhasa, Sichuan ve Qinghai eyaletlerinin belli başlı şehirleri ve Sincan'ın Uygur Özerk Bölgesi ile karayoluyla bağlantılıdır. Ayrıca Qinghai eyaletinde Lhasa ve Golmud şehirlerini birbirine bağlayan 2006 yılında açılmış bir  demiryolu hattı vardır.

Tibet,
Orta Asya’da bulunan Tibet, ortalama 4.900 metrelik yükseltisiyle "Dünyanın Çatısı" diye tanınıyor. Kuzeyinde  Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Qinghai, doğusunda Sichuan, güneyinde Hindistan, Nepal ve Bhutan vardır.

Tibet'in diğer önemli şehirleri;
Başkent Lhasa'dan başka ikinci büyük şehir Shigatse'dir. 
Lhasa, 
Shigatse, Sakya, 
Gyantse, Golmud 
Chamdo, (Qamdo)


Nagchu, Nyingchi, Nedong, 
Barkam, Gartse, 
Pelbar, 
Lhatse, 
Tingr, 
Kangding (Dartsedo) 
Jyekundo (Yushu), 
Machen, 

Eski dilde, bağlı, ilişkin, tabi, alakalı ...

Merbut,
İng. appurtenant 
Frn. attachée, attaché

Ait,
Tabi,
Bağlı
Rabtedilmiş. 
Mensub. 
Ekli. 
Ulaşmış, 
Bitişmiş, bitişik.

Müteallik, 
Eskiden. 
İlişkin, ilgili.
Alakalı. 
Bir yere bağlı, 
Bir şeye mensub.

Meyve toplamakta kullanılan ucu çengelli değnek ...

Kukari ,
Ucu çatallı değnek,
Ucu çengelli değnek.
Meyve toplamakta kullanılan ucu çengelli değnek (yay).
Kambur, eğri, iki büklüm.
Ağaçtan yapılmış bir tür çengel. 
Rize ilinin bazı yerlerinde kullanılır.

Ağaçtan yapılmış bu çengel, meyve toplamak için kullanılır. Sapı çok uzun değildir. Uzanılamayan dalı kukari denilen bu değnekle aşağıya çekerek meyveler toplanır.
Bu kukari denilen ağaçtan yapılan değnek, ağaçtan yapıldığı için eğri büğrüdür. Düzgün değildir. Ancak sapı eğri de olsa işlevini yapar. 

Bu eğriliğe istinaden burunları eğri olanlara da Karadeniz yöresinde kukari deyimi ile ifade edilir. 

Rize ve çevresinde "ucu çatallı değnek" anlamına gelen bir kelimedir.

Ocaktan öteberi çekmekte ya da tavana eşya asmakta kullanılan ucu baston gibi kıvrık değnek. 



Çamaşırın az kirli ve köpüklü son suyu...


Eprik,
Ebrik, 

Sabunlu su.
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. 
Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise.

Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ilk başta beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşma ...

Schengen,
Schengen Antlaşması,
Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ilk başta beş ülke arasında imzalanmış. Daha sonra üye ülke sayısı 26'ya çıkmıştır. Sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan bir antlaşmadır. (Şengen)

Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşmadır.

Yaklaşık olarak 4.312.099 km2' lik alanı kaplayan Schengen anlaşması ile oluşturulan Schengen bölgesi, 01.04.2019 itibariyle 26 Avrupa ülkesi için geçerlidir.

Schengen ülkeleri: 
Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, 

Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İzlanda, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Litvanya, Lihtenştayn, Letonya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

14 Haziran 1985 tarihinde beş Avrupa ülkesi arasında imzalanmıştır. Batı Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'dan oluşan üç Benelüks (Benelux) ülkesidir.  Benelüks, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'un coğrafî olarak birlikteliğini anlatan, politik ve resmi bir iş birliği temeline oturan birliktir.

19 Haziran 1990 yılında imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur. Anlaşmalar, Fransa, Almanya ve Lüksemburg sınırlarının kesiştiği yer olan Lüksemburg'un Schengen adlı kasabasında imzalanmıştır.

İkinci Schengen anlaşması Moselle Nehrinin ortasında Prenses Marie-Astrid isimli bir teknede imzalanmıştır. Anlaşma, ancak 26 Mart 1995 tarihinde devreye girmiş ve bu sürede Portekiz ve İspanya da anlaşmaya ortak olmuşlardır.

2008 yılında Monako, Norveç, İzlanda ve İsviçre bu anlaşmaya dahil olmuştur. Uzun mücadelelerden sonra Liechtenstein, 2011 yılı sonu itibarıyla Schengen bölgesine katılmıştır.

Schengen bölgesine ve anlaşmasına dahil olması planlanmış Ülkeler;
Bulgaristan
Romanya
Kıbrıs Cumhuriyeti
Hırvatistan

Uşak’ın Banaz ilçesinde bir yayla ...

Üzeyir,
Üzeyir Yaylası,
Ahır Dağı,
Ahır Dağı yaylası.Üzeyir yaylası, Uşak'ın Banaz ilçesi, Kızılhisar Köyünde, Bulgaz Dağındadır.

Corum Yaylası,
Tepedelen yaylası,



Ahır Dağı yaylası,
Banaz ilçesinin Yenice, Balcıdamı, Düzkışla, Yazıtepededir.

Ahır dağı yaylasının zirvesinde toklu zirvesi bulunur. Dağ tamamen yeşil çam ormanları ile kaplıdır. İçerisinde şifalı sular bulundurur. Buradaki yaylanın içinde böbrek taşlarını düşüren şır şır diye adlandırılan bir çeşme ve en önemlisi bütün dertleri deva olan sülük gölü vardır. 

Banaz ilçesinde en yüksek tepesi 2312 m. olan Murat Dağı vardır. Murat Dağı’nın eteklerinde Banaz’a 23 km uzaklıkta, özellikle çam ağaçlarıyla kaplı yemyeşil serin bir yayla olan Tepedelen yaylası bulunur.

Uzunlamasına, uzunluğuna ...

Tulani,
Tulani, Tûlânî,
Arapça,  طولانى
Uzunluğuna.
Eski dilde, Tulani,  Uzunlamasına.

Arzani (enine kesit), Makta-ı tülani (boyuna kesit).
Arzani, Enine, Enlemesine, Genişliğine.
Osmanlı Döneminde Arapça enine, genişliğine anlamında, genişliğine olarak arzani denir.
Eski dilde, Arzani, Enine olan.

Enine, genişliğine olarak ...

Arzani,
Arzani (enine kesit), Makta-ı tülani (boyuna kesit).
Enine kesit, makta ı tülani (boyuna kesit) gibi biçimlerde kullanılır.
Osmanlı Dönemi, Enine, genişliğine olarak. 
Genişliğine olarak. 
Arapça genişliğine.

Tulani, Eskiden, Uzunlamasına.
Arapça, ‬uzunluğuna, 
Tulani, طولانی 

İnşaat işlerinde kullanılan metretul buradan yerleşmiştir.
Osmanlıca Arzani, Arzanî, Enine, genişliğine olarak.

Adana'nın bir ilçesi ...

Ceyhan,
Adana'nın bir ilçesi,
Adana'nın İlçeleri:
Aladağ
Ceyhan.
Çukurova.
Feke.
İmamoğlu.
Karaisalı
Karataş
Kozan.



Ceyhan;
Diğer aldığı isimler; 
Yarsuat, 
Hamidiye, 
Urfiye,

Adana ilinin ilçesidir. 

Akdeniz Bölgesi'ndedir. 
Adana'ya 47 km uzaklıktadır. 
Güneyinde Yumurtalık, Kuzeyinde Kozan, ilçeleri komşudur. İmamoğlu, Yüreğir ve Kadirli ilçeleri ile çevrilidir. Osmaniye ili ve Hatay'ın Erzin kazası ile komşudur.

Türkiye'yi Ortadoğu'ya bağlayan demiryolu hattı Haydarpaşa-Bağdat Demiryolu Ceyhan'dan geçer. Adana Havaalanı 50 km. uzaklıktadır. Yumurtalık ve İskenderun limanları deniz ulaşımı için yakındır. 

Yüzölçümü 1.424 km² olup, 509 km uzunluğundaki Ceyhan Nehri ilçenin kenarından geçer. Mercin Suyu, Karaçay, Handeresi, Çeperce Deresi ilçenin diğer akarsularıdır.

Tarihi ve ören yerleri;
Kurtkulağı Kervansarayı
Haydar Ağa Cami (Kurtkulağı)
Yılankale
Ulu Cami
Sirkeli Höyüğü
Muradiye Cami
Durhasandede Türbesi
Dumlu Kalesi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ