Kaliteli bir kahve cinsi. ..

Robusta,
Arabika,
Brezilya, Guatemala ve Kenya' da yetiştirilen kahve ağacının yetişme süresi 3-5 yıl arasında değişir. Kahve ağacının meyvesine kahve kirazı denir. Kahve kirazı meyvesinin ( Coffee Cherry ) kabuğunun soyulmasıyla kahve elde edilir. Normal şartlarda, olgunlaşmış olan meyveler kırmızı renk alır ve iki kahve çekirdeğine sahip olurlar. 500 gr. kavrulmak üzere hazırlanan kahve elde için, tahminen 2 kg. kahve kirazına ihtiyaç vardır. 

Kalite olarak ikinci sırada olan robusta kahve cinsi daha asidik olup, sindirimi daha zordur. En kaliteli kahve arabikaya göre sert içimli olan ve fiyatıda daha ucuz olan bir kahve türüdür. İtalyan espresso kahvelerin de genelde robusto kahve çekirdekleri kullanılmaktadır.   

Düşük kaliteli olmayan bu kahve türünde sadece tadı acıdır. Yani içimleri açısından, Arabica daha hafif ve aromatik iken, Robusta daha acımsı ve daha az lezzetlidir.
Arabica, dünyada en yaygın kahve ağacıdır. Arabica, yetişmesi daha zor, parazitlere ve ısıya daha dayanıksızdır. Ancak elde edilen ürün daha kaliteli olduğu için yaygın olarak yetiştirilmektedir. Robusta daha nemli, sıcak bölgelerde de yetiştirilebilir ancak ürünü daha kalitesizdir. Aralarındaki en önemli fark ise Arabica çekirdekleri %1-2, Robusta çekirdekleri ise % 2-5 kafein içerirler.

Ters, huysuz, inatçı. ..

Yanaz,
Pahal, 
Aksi, ters.
Ters, huysuz, inatçı. 
Şımarık. 
Geveze. 
Cılız, hastalıklı.
İnatçı, aksi, huysuz, 
Kavgacı.

Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve bir kaç kişi tarafından çevrilen bocurgat. ..

Irgat,
(İng. windlass ).
Vinç, 
Bocurgat, 
Çıkrık,

Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat.
Kayık çekmekte kullanılan (T) harfini andıran ağaç ı.
Gemilerde demir zincirini toplamak için ve binalarda bazı ağır şeyleri kaldırmak için zincirlerle çevrilmiş, ufki bucurgat.

Diğer anlamları:
Irgat (Rumca). 
Tarım işçisi, Rençper.
Yapı işçisi.

Tarım veya inşaat işçisi. 
Gündelikçi,
Amele, işçi.

Judo ve karatedeki en üst derecelere verilen ad ...

Dan (Rank).
Rütbe, 
Kyu,

Dan ve Kyu rütbeleri kemer rengi veya kemer üzerinde çizgiler ile gösterilir.

Modern güzel sanatlar ve dövüş sanatlarında sıralama düzey belirleme için kullanılan Japon işareti olan bir sıralama sistemi vardır. Başlangıçta Edo döneminde bir Go okulunda icat edilmiştir. Bu sistem Kano Jigorō, judo kurucusu ve daha sonra diğer Doğu Asya ülkeleri tarafından dövüş sanatlarında kullanılmaya başlandı.  

Modern Japon savaş sanatlarında, dan rütbe sahipleri genellikle, siyah bir kemer takıyorlar. Daha yüksek rütbeli olanlar da kırmızı-beyaz ve kırmızı kemer giyebiliyorlar. Dan Karakteri adım veya dereceli anlamında Japon kullanılan ve yaygın bir derece ile eş tutulur. Çince karakter kökeni, "faz" anlamında kullanılır. Dan rütbesi sık olarak alt rütbe sisteminde Kyu Rütbesi, ile birlikte kullanılır.

Muş ilinde bir göl ...

Akdoğan,
Hamurpet (Akdogan), 
Küçük Hamurpet (Seki),
Gaz (Kaz)
Haçlı (Bulanık) Kazan,  

Hamurpet (Akdoğan) Gölü
Büyük Hamurpet:
Varto ilçesinin  kuzeybatısında Hamurpet dağlarının batısında yer alır. Muş'un önemli göllerinden olan Akdoğan (Hamurpet) Gölü, hamurpet dağının üzerindedir. Muş' un Varto ilçesine 25 km. uzaklıktadır. 2149 Rakımda ve 21 metre derinliğindedir. Yüzölçümü 1088 km2’dır. Gölün her tarafı dik kayalarla çevrilidir. Derinliği küçük göle nazaran aha az olduğundan yeşil renktedir. Kaynak ve kar suları ile beslenir. Kış aylarında donar, su seviyesi tüm yıl boyunca pek değişmez. Gölde bol miktarda aynalısazan balığı ile Ördek, kaz, turna ve kunduz da bulunmaktadır. Gölün bulunduğu alan volkanik özellikler taşımaktadır. Fazla olan suyu yakınından geçen İskender çayına boşaltır. 

Gölde sazan ve alabalık yaşamaktadır. Göl çevresinde ise ördek, kunduz ve turna gibi av hayvanları yaşamaktadır.

Küçük Hamurpet (Seki) gölü;
Küçük Hamurpet Büyük Hamurpet gölünün yaklaşık 300 m kadar güneyinde ve 2173 rakımda küçük dairesel bir yapısı vardır. Gölün alanı 149 km2 dir. 47 metre derinlikte olduğundan mavi bir görünüme sahiptir. Dipten Büyük Hamurpet’e akıntısı bulunmaktadır.

Muş ili sınırları içinde kalan diğer göller:   
 
Haçlı (Bulanık) - Kazan Gölü
İlin güneydoğusunda Bulanık ilçesinin güneyindedir. Göl adını güneyindeki Haçlı Köyünden almıştır. Göl Bulanık adını ise suyun genellikle bulanık oluşundan almıştır. Bir lav seti gölüdür. Haçlı gölü de kuzeyindeki Kızkopan volkanının yükselmesi ile oluşmuştur. Yüzölçümü 10 km2 kadardır. Gölde derinlik 7 m. aşmaz. 
 
Haçlı Gölü güneybatıdan akan Şeyhtokum Deresi ile birkaç kaynaktan beslenir. Gölün su düzeyi bütün yıl boyunca hemen, hemen aynı kalır. Kışın donduğunda göl sathında yürünebilmektedir. Gölde alabalık ve aynalısazan bulunmaktadır.

Gaz (Kaz) Gölü
Malazgirt ilçesine bağlı Aktuzla Bucağının yakınlarındaki bu göl Karstik bir göldür. Gölün suyu tuzlu ve acıdır. Derinliği azdır. Kenarları sazlıktır. 
 
Bu nedenle ilkbaharda burası göçmen kuşların akınına uğrar. Kaz, ördek, su tavuğu en çok rastlanılan hayvan türleridir.




















Kaynak: http://www.musilozelidaresi.gov.tr/

Bir aygıtın ya da bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim ...


Şema, (Fr. schéma, İng. schema).

Bir aletin, bir aracın veya bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim. 

Bir edebiyat eserinin, bir tasarının planı.

Kavramlar ya da değişkenler arasındaki önemli ve temel ilişkileri belirten biçimsel bir örnek.

Kale, hisar ...

Kirman,
Hisar, 
Kale (Arapça Galeğet).
Kermen, Germen,
İstihkam
Kale, germen, hisar.
Müstahkem mevki,

Bir şehri de içine almak üzere, daire şeklinde de tahkim edilmiş bir bölge.

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen.

Diğer anlamlarında ise;
Elde yün eğirmeye yarayan araç.
Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni.
Elde yün eğrilen alet. (Kirman-kirmen-girmen-eğirmen). 
Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen.
Topaç. 
Yün, iplik eğirmeye yarayan araç.
İran'da bir eyalet ve bu eyaletin bugünkü merkezi. 

İnce talaş ...


Reze,
İnce talaş, 

Marangozhanelerde ahşap, tahta işleri ile çalışılırken testere, bıçkı veya hızar ile kesip biçilen tahtalardan bu işlem esnasında dökülen ince parçacıklardır. Genel anlamıyla talaş olarak bilinir. Ancak ince, toz partiküller halinde olanına reze denir.  Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntıların ince olan kısmına yani talaşın incesine reze denir. İnce Talaş, Kaba Talaş, Orta Boy Talaş olmak üzere kısımlara ayrılır. Bunlardan ince talaşa reze denmektedir.

Reze, Arapça Rezze,
Kapı menteşesi anlamında da kullanılmaktadır.

Dağ nanesine verilen ad ...


Yarpız, Yarpuz, (mentha pulegium).
Yarpuz, (Fr. Origan, marjolaine, İng. Punnyroyal).
Filiskin (Rumca).
Dağ nanesi,
Pülüskün,
Yabannanesi.
Yabani nane.
Kır nanesi,
Majoran,
Çay kenarlarında biten kokulu bir bitki.
Ballıbabagillerden bir bitki. Leylak rengi-pembe taçyapraklı Çiçekleri halka halka, kısa saplı nane türünden, tüylü, güzel kokulu bir bitkidir.

Eskiden Romalılar, Yunanlılar tarafından yemeklerde kullanılmıştır. Eski Yunanlılar bu bitkiyi şaraplarında tatlandırıcı olarak kullanmışlardır. Şifalı otlar içinde sayılır. Bayılma, gaz, gut, safra ve hepatit hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Bitki suyun kaynama noktası altında demlenerek çay olarak kullanılır.

Antalya yöresinde çorbası yapılır.

Yarpızlı Çorba
Malzemeler: Darı(mısır), yarpız (dağ nanesi), yoğurt, tuz.
Yapılışı: Tencerede kaynayan suyun içine yarma dökülüp pişirilir. İçine kıyılmış yarpız atılır. Biraz daha piştikten sonra ya da ayranlı olarak yenilir.

Antalya yöresine özgü, daha çok pekmezle yapılan ve "çivirdik" de denilen bir tatlı ...

Kirkitle,
Çivirdik,

Susam ve pekmezin uyumuyla, sadece bir kere denemeniz gereken güzel bir tat. Kışın çok soğuk günlerde yapılan bir tatlı çeşididir.
Kavrulmuş susamın, pekmez, bal veya şeker ile kaynatılması ile yapılan, soğuyunca kırılarak yenen bir yiyecek.

Bal, şeker veya en çok da pekmez ile yapılır. Kavrulmuş susam, ısıtılıp kaynayan pekmez içine atılıp karıştırılır. Bir kap içine dökülür, pencerenin dışına konularak soğumaya bırakılır. Soğuyunca iyice sertleşen kirkitle(çivirdik) kırılarak yenilir.
 

Antalya Mutfağına has çorbalar, börekler, yemekler ve tatlılar;
 
Tarhana Çorbası
Malzemeler: 1 su Bardağı Tarhana, 8 su bardağı normal su veya et suyu, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 su bardağı yeşil mercimek, 1 baş Sarımsak, 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ½ adet Limon, 2 tatlı kaşığı tuz.

Yapılışı: Ezilmiş ve suda erimiş tarhanayı tencereye koyunuz. Üzerine azar azar 8 bardak suyu ve salçayı koyup karıştırınız. Orta ateşte su kaynayıncaya kadar karıştırınız. Kaynayan çorbaya haşlanmış yeşil mercimek ile nohutları, tereyağını, limon suyunu, tuzu katınız. Yaklaşık 10 dakika karıştırarak kaynatmadan sonra kavrulmuş sarımsak dilimlerini ekleyip, ocağın altını kapatınız.

Kekikli Çorba (Yayla Çorbası)
Malzemeler: Süt, bulgur, nohut, kekik, yoğurt ve sarımsak.

Yapılışı: Tencereye nohut, bulgur, süt ve kekik konup pişene kadar kaynatılır. Tuz, sarımsak ve yoğurt konularak, terbiye yapılır.

Göce Çorbası (Alaçorba) Malzemeler: Fasulye, nohut, bulgur, börülce, mercimek, yağ, tuz, salça, biber.

Yapılışı: Tüm malzemeler önce az bir suda bir taşım haşlanır ve sonra tekrar su, yağ, tuz, salça ve biber ilave edilerek yumuşayana kadar kaynatılır.

Yarpızlı Çorba
Malzemeler: Darı(mısır), yarpız (dağ nanesi), yoğurt, tuz.

Yapılışı: Tencerede kaynayan suyun içine yarma dökülüp pişirilir. Içine kıyılmış yarpız atılır. Biraz daha piştikten sonra ya da ayranlı olarak yenilir.

Yarma Tarhana Çorbası
Yapılışı: İyice ayıklanan beyaz buğday bulgur büyüklüğünde değirmende çekilir. Yarma adı verilen kırılmış buğday yağı alınmış ayran ile kazanda pişirilir. Kıvama gelince indirilip parça parça bez üzerine konularak güneşte kurutulur ve bez torbalarda saklanır. Tarhana Kışın çok soğuk günlerde bir gün önceden ıslatılmış fasulye, nohut ile birlikte içi su dolu bir tencereye konularak iyice pişirilir. Üzerine kavrulmuş tereyağına kırmızı acı biber ilavesiyle servis yapılarak yenir. Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez yemeğidir.

Domates Cilvesi

Bir tencereye soğan, domates, patlıcan, biber doğranır yağ, pirinç ve tuz ilave edilerek kavrulur. Ateşten indirilmesine yakın sarımsak, nane, fesleğen konur. Sıcak olarak servis yapılır.

Burani
Zeytinyağlı ıspanak yemeği. Limon ve yoğurt ile soğuk yenir.

Testi Kebabı(Kaynama)
Testinin içinde çok az suyla pişen ettir. Haşlanmış keçi eti içersine pirinç koyularak da yenilir. Diğer adı kaynamadır.

Alafaşı
Doğal otlardan yapılan bir yemek türüdür. Ilibada, ebegümeci veya buna benzer tarla bitkileri toplanır, yıkanıp temizlenerek ince ince kıyılır. Daha önceden hazırlanmış bulgur veya pirinç, zeytinyağı, kırmızıbiber, domates veya salçası, kıyılmış soğan ve tuz ile kavrularak üzerine su eklenir ve pişirilir.

Borana
Haşlanmış yumurtalar sarımsaklı yoğurda doğranır. Üzerine yağ, toz biber ısıtılarak dökülür.

Softalar Aşı
Bolca doğranan kuru soğan yağda iyice kavrulur, su ilave edilerek kaynatılır, içine ufalanmış yufka ekmeği bulunan tabağın üzerine kavrulmuş soğanlı su dökülür. Sonra da üzerine limon sıkılarak sıcak sıcak yenilir. Tencerede kaynayan su içerisine yumurta kırılarak da yenilmektedir.

İlibada (Labada) Aşı
Kışın kırlardan toplanan labada otu bulgur ve yağ ilavesiyle birlikte kavrulur. Pilav haline gelince ateşten indirilerek sıcak sıcak yenilir.

Piyaz
Malzemeler: Çandır fasulye (500 gr) Sos: Tahin (1 kahve fincanı), sarımsak (ezilmiş 5-6 diş), zeytinyağı (2 kahve fincanı), limon suyu (1 adet), sirke (1 kahve fincanı), tuz ( 1 tatlı kaşığı), su (2 çay bardağı),
Üst Malzemeler: Haşlanmış yumurta (4 adet), domates (3 adet), yeşilbiber (6 adet), kuru soğan (4 adet), maydanoz (1/2 demet), kırmızı pul biber, karabiber ve tuz.

Yapılışı: Haşlanmış fasulyeleri yayvan servis tabağına koyunuz, üzerine yukarıda belirtilen sos malzemelerini karıştırarak dökünüz. Salatayı, kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri haşlanmış ve dörde bölünmüş yumurtaları ayıklanmış ve yıkanıp ince kıyılmış yeşilliği ve baharatları ekleyerek süsleyiniz.

Hibeş
Malzemeler: 1 su bardağı tahin, 3 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı acı kırmızıbiber, 1 çay kaşığı tuz, 2 limonun suyu, 1/2 su bardağı su.

Yapılışı: Tahin dövülmüş sarımsak, kimyon, acı kırmızıbiber ve tuz ile karıştırılır. Limonsuyu azar azar eklenip iyice yedirilir. Boza kıvamına gelene kadar su ilave edilir. Tabaklara servis yapıldıktan sonra zeytinyağında hafif kızartılmış acı biber ilave edilir. Meze olarak yenir.

Su Böreği
Bir kilo un ve 12 yumurta su katmadan yoğrulur. Yufka açılır.Kızgın suda haşlanır. Haşlanan yufkalar tepsiye serilir. Soğan, maydanoz, nane, keş (çökelek), kıyma yağla kavrulur, yufkaların arasına serilir. Ocakta üzerine sıvıyağ gezdirilerek kızarıncaya kadar pişirilir.

Tepsi böreği
Maydanoz, ıspanak, soğan gibi sebzeler ince ince doğranır. Keş (çökelek) tuz, nane, biber ile karıştırılır. Yağlanmış tepsiye iki kat yufka içine hazırlanan içten konularak bir yufka daha serilir. Bu işlem bir kez daha tekrar edilerek pişirilir.

Kapama
Yufka kalınca açılır, arasına çökelek, maydanoz, serilerek birbiri üzerine kapatılır. Saç üzerinde pişirilir, pekmez veya balla yenir.

Bastarya (Babacana)
Mısır unu ile yapılan ıspanaklı börek.

Kabak Tatlısı
Malzemeler: 1,5 kg balkabağı, toz şeker (3 su bardağı), tahin (1 çay bardağı, ceviz içi (1 çay bardağı)

Hazırlanışı: Dilimlenmiş balkabağını tencereye koyulup üzerine şeker gezdirilerek 24 saat bekletilir. Sonra ateşe konup kaynayınca altı kısılarak kaynamaya bırakılır. Suyunu çekmeye yakın altı kapatılır. Soğumuş kabakları servis tabağına aktarılıp üzerine tahin gezdirilir, dövülmüş ceviz ile süslenir.

Kıvrım (Sarıburma) Un içine sıvıyağ, yumurta ve süt katılarak kulakmemesi yumuşaklığında yoğrulur. Biraz nişasta ilavesi ile senitte yufka şeklinde açılır. Bütün yüzeyine ceviz, susam, fıstık, badem, toz tarçın ve toz şeker karışımı ekilerek oklavaya sarılır. Iki ucundan ortaya doğru itilerek kırışık bir durumda ortaya toplanır. Sonra oklavadan sıyrılarak bir tepsiye içten dışa doğru dizilir. Üstüne eritilmiş bol tereyağı ilavesi ile mümkünse kor haline gelmiş közde, bir saçın altında veya fırında kızarana kadar pişirilir. Sıcakken üzerine önceden hazırlanan soğuk şerbet dökülüp dinlendirildikten sonra ikram edilir.

Pelize Önce şekerli su kaynatılır. Ayrı bir kapta suyla karış­tırılmış nişasta kaynayan suya karıştırılarak ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilip ocaktan indirilir. Üstüne eritilmiş tereyağı dökülür.

Kirkitle (Çivirdik)
Kışın çok soğuk günlerde yapılan bir tatlı çeşididir. Bal, şeker veya en çok da pekmez ile yapılır. Kavrulmuş susam, ısıtılıp kaynayan pekmez içine atılıp karıştırılır. Bir kap içine dökülür, pencerenin dışına konularak soğumaya bırakılır. Soğuyunca iyice sertleşen kirkitle kırılarak yenilir.

Bestel (Pestil-Incir Reçeli)
Taşağıl Kasabası'nın ve yakın köylerinin en meşhur yiyeceklerindendir. Maya ya da Amat yemişi olarak adlandırılan incir çeşitleri tam olgunken toplanıp kurutulurlar. Kurutulmuş incirler üst üste getirilip küçük deste yapılıp keskin bir bıçak ile ince ince doğranır ve kaynamakta olan şerbetin içerisine atılır. Büyük ağaç bir kepçe ile hafif ateşte sık sık karıştırılarak pişirilir. Sonra içerisine kavrulmuş susam, yerfıstığı, ceviz ve karanfil konulur. Yeterli kıvama gelince ateşten indirilir. Soğuyan bestel içi sırlı toprak testilere doldurularak saklanır. Yaz ve kış günlerinde yufka ekmeği arasına konularak yenilir. Yörede içi bestel dolu olan dürüme (Bestelli tomaç) denir. Zamanımızda incir ağaçlan azaldığı için yapımı azalmaktadır.

Kölle
Buğday, kuru fasulye, kuru nohut, kuru bakla, kuru mısır, kaynatılır. Kırmızıbiber, karabiber, tuz eklenir. Üzerine dövülmüş ceviz ve badem, nar ekşisi, limon suyu ve isteğe göre pulbiber, karabiber gibi baharatlar eklenerek yenir. Kölle özel anma günlerine özgü bir yemektir. (Diş köllesi, sünnet köllesi, düğün köllesi)

Keşkek
Iyi kalite buğday iyice temizlenir. Islatılan buğday dibekte kabuğu çıkana kadar, taneler ezilmeden dövülür. Sonra rüzgârda savrularak kabukların tanelerden ayrılması sağlanır. Taneler yel önünde savrularak veya su ile iyice yıkanarak kabuklardan arındırılır. Bol su ile hafif ateşte pişirilir, özleşince ateşten indirilir, sıcak sıcak servis tabağına konulunca üzerine, eritilmiş, kavrulmuş ve içine tercihe göre acı kırmızıbiber konulmuş tereyağı dökülür, yanında et yemeği ile servis yapmak adettir. Keşkek yemeği Antalya merkez ve ilçe ve köylerinde, düğünlerde, mevlitlerde, özel gün yemeklerinin demirbaşıdır.

Girit Göçmen Mutfağı
Yöre Mutfağında baskın unsurlardan biri de kentimize 1924'de mübadele ile gelen Girit Göçmenlerince bilinen tariflerdir. Doğadan çok iyi yararlanan, ağırlıkla bitkisel kökenli beslenmeye dayanan bu mutfağa daha sonra "Akdeniz Tipi Beslenme Tarzı" adı verilmiş ve modern tıbbın önerdiği sağlıklı beslenmenin formülü olmuştur. Aşağıda bu mutfaktan örnekler verilecektir.

Şilofta (Loğusa Çorbası)
Daha çok loğusa kadınlara yapılan bir çorbadır. Mayasız hamur yoğrulup oklava ile açılır ve erişte gibi kesilir. Bu ince parçalar tencerede kaynayan suya atılıp haşlanır ve çorba kıvamına gelince içine şeker atılıp üstüne tarçınlı kızgın yağ dökülür. En üste dövülmüş ceviz ve badem serpilip sunulur. Loğusa kadının sütünü arttırdığına inanılır.

Askolibrus - Kenger (Şevket Bostanı - Şevket-i Bostan - Akkız)
Dikenli bir ottur. Ayıklanmadan önceki haline 'Aladiken' de denir. Yaprakları sıyrılıp kökleri kesildikten sonra elde edilen bitkinin beyaz dalları ahtapot bacaklarını andırır. Dikenleri ayıklanıp yıkanır, uçları yarım parmak uzunluğunda doğranıp kök kısmı da ikiye veya dörde bölünür. Tencerede zeytinyağı dökülüp arzuya göre soğanlı veya soğansız olarak yağda çevrilir. Ister beyaz, istenirse domatesli ve/veya etli pişirilir. Etli tarifte; Zeytinyağında tavuk eti ve soğan kavrulur. Doğranmış Askolibruslar ve su eklenerek beyaz olarak pişirilir. Pişmeye yakın istenirse bir kasede 1-1.5 kaşık un ve 1 limon suyu karıştırılarak terbiye yapılıp biraz daha pişirilir. Haşlanıp salatası da yapılır. Haşlama suyu da içilirse şifalı olduğuna inanılır.

Vruvez (Turp Otu, Hardal)
3 çeşidi vardır. Tatlısı (Qlikovruvez), (Rapanovruvez) az hardallısı ve daha acısıdır ve en acısı da (Prikovruvez)'dir. Haşlanarak salatası yapılır. Ilk iki çeşide limon konabilir ama Prikovruvez'e sadece zeytinyağı konur. Istenirse haşlandıktan sonra süzülüp az yağda çevrilir. Başka bir kapta bol yumurta (1 kg. ota 6 yumurta) çırpılıp üstüne eklenir, kısık ateşte çevire çevire pişirilir. Sonra kapakla ters yüz edilip bu sırada biraz yağ eklenir. Turp otu çiçeklenmeden çıkan filizleri daha lezzetli olur. Tazeleri böyle pişirilirken turp otu kartlaşıp göbeklenmiş haline 'Aştates veya Astaşa' denir ve ya haşlanıp salata yapılarak veya yumurta ile yemeği yapılarak yenir.

Rapanovruvez iç bakla (bakla giliği) ile kaynatılarak salata da yapılır. Önce bakla konur kaynayan suya ve biraz kaynatılır. Sonra güzelce yıkanmış turp otları içine atılıp yumuşayana kadar biraz daha kaynatılır. Limon ve yağ ilavesiyle servis yapılır. Iki türün kökleri yenir ancak Prikovruvez'in kökü yenmez.

Marasa (Malatura, Rezene, Arapsaçı)
Dereotuna benzer kokulu bir ottur. Beyaz köklerinden ayıklanıp yıkandıktan sonra işaret parmağı uzunluğunda doğranır. Soğanla isteğe göre beyaz, domatesli veya etli pişirilebilir. Pişmeye yakın biraz un ve limon ile yapılan terbiye eklenip iki taşım daha kaynatılır. Askolibrus (Şevketi bostan) denen dikenli ot ile birlikte de pişer. Onda Marasa daha sert olduğu için önce konup biraz pişirilir ve aynı terbiye bu türlü yemeğe de yapılır. Marasa kuru fasulye ile de pişirilebilir.

Çulama
Girit Göçmenlerinin önceleri yılın başında bolluk ve bereket dileğiyle yaptıkları bir yiyecek olup, sonraları bütün yıl, özel günlerde yapılmaya başlanmıştır.

Yapılışı: Un, su ve tuzla kulakmemesi yumuşaklığında bir hamur yoğrulur. Içine isteğe göre süt, yumurta da konabilir. Bu hamurdan alınan bezeler açılıp saçta pişirilir. Bir yanda yağlı, büyük bir tavuk haşlanır. Diğer yanda ıslanan pirinç yağda ince kıyılmış soğanla çevrilir. Içine haşlanıp didilmiş tavuk eti, tavuk ciğeri, ince doğranmış havuç, dövülmüş ceviz içi, kabuğu soyulmuş badem, dolmalık çam fıstığı, kuşüzümü, tarçın, pirinç, tuz ve karabiber eklenir ve tavuk suyu katılarak iç pilav hazırlanır. Pilav demlendikten sonra tepsiye aralarına tavuk suyu gezdirilip 3-4 kat yufka serilir ve bu işlem araya iç pilav döşenerek 2-3 kez tekrarlanır. En üstteki kata da iç konur, üstüne de tavuk suyu veya arzuya göre süt gezdirilip fırında pişirilir. Çulama hazır yufka ile de yapılabilmektedir.

Papulena Fava
Bilindiği gibi fava bakladan yapılmaktadır. Giritliler bu bilinen usulde de fava yapmaktadırlar ancak onlar asıl fava bitkisi olan bezelye büyüklüğünde ve şeklinde ancak rengi ondan daha açık papules bitkisini kullanırlar.

Yapılışı: Önce taşı olur diye ayıklanıp yıkanır ve suyu iki kez değiştirilmek suretiyle kaynatılıp asıl suyu konur. Sonra soyulup üstten bir bıçak izi yapılan bir baş soğan favanın piştiği tencerenin ortasına yerleştirilir. Hafif ateşte fava mercimek çorbası gibi yumuşayana dek kaynatılır ve tabağa alınır. Yanında sardalya, ekşili marul veya radika salatası ile yenmesi önerilmektedir.
Bitki tazeyken yeşil yaprakları biraz tuzla ovulup, zeytinyağı ve limonla salatası da yapılır.

Pol(z)araça (Küçük Ayaklar)
Oğlak ayakları küllü kaynar suya yatırılıp etli yeri kalacak şekilde derinin üstündeki tüyleri temizlenir. Diğer yanda bağırsakları, önce dışı ve çöple ters çevrilip içi bol suyla yıkanır. Yıkadıktan sonra bu kez turunç yaprakları ile ovularak temizlenir ve bu işlem güzel de koku verir. Oğlak ayağındaki iki tırnağın arasına bağırsağın ucu sıkıştırılarak dolanır ve ilmek atılarak düdüklü tencereye yerleştirilir. Bir de oğlağın işkembesi temizlenip yemeklik doğranarak buna ilave edilir. Bir büyük soğan, kabuğu soyulup tüm olarak biraz sıcak su ve kokuyu alması amacıyla birkaç tane karabiber ilavesiyle bu yemeğe eklenip haşlanır. Eğer arttıysa kalın bağırsak ve işkembenin yağı Giritlice (K)Nisari (Elek) denen şekilde sıkı sıkı sarılarak tencereye ilave edilir. Diğer bir tencereye yarım ay şeklinde kalınca kuru soğan doğranır içine az zeytinyağı konup kavrulur. Tencerede haşlanan oğlak ayakları ve işkembe biraz salça ilavesi ile kavrulan soğana eklenip üstüne doğranmış bol domates döşenerek kısık ateşte pişirilir. Bu yahniden başka oğlak ayaklarının paçası da yapılır.

Okka Kabağı (Girit Kabağı)
Parmak şeklinde ve büyüklüğündedir.

Yapılışı: Kabuğu soyulmadan ( sadece baş tarafları kesilip ) ikiye ayırmadan ortadan bıçakla kesilir. Bıçağın son bulduğu yerden itibaren bu kez ters yönde kesilir. Bir tabağa hazırlanan dilim peynir, domates dilimleri ve sarımsak dişleri sıra ile kabağın içine döşenerek tuzlanır ve özenle tepsiye dizilir. Başka bir kâseye zeytinyağı, tuz ve kırmızıbiber konup iyice çırpılarak hazırlanan sos kabağın üstüne gezdirilir. Arada bir azaldıkça su ilavesi yapılarak fırında iyice kızartılır.

Okka kabağı etli de pişirilir. Bunun için kabaklar zeytinyağında kızartılıp et haşlanır. Et altta, kabaklar üstte olacak şekilde fırın tepsisine döşenir, en üste kabukları soyulup doğranmış domates ile karıştırılmış biraz salça ve kırmızıbiber karışımı dökülüp en üste tuz ve karabiber ekilir ve fırında veya tencerede pişirilir.

Bir başka tarifte; kabağın birkaç yeri bıçakla delinerek içine sarımsak dişleri sokulur. Bir tencerede zeytinyağında kavrulan soğana doğranmış domates, eklenerek üstüne kabaklar dizilir. Üstüne de beyaz peynir ufalanarak pişirilir.

Yahnera (Karışık ot yemeği)
Kçunades (gelincik), Sarikaça (katırtırnağı), Astates, Asgadates (iğnelik, hanımın iğnesi), deve kengeri ve başka kenger çeşitleri vb. otlarla etli veya etsiz yapılabilir. Etlisinde tencerede önce kuşbaşı et sonra soğan kavrulduktan sonra isteğe göre salça konur veya beyaz olacak şekilde temizlenip doğranmış otlar katılıp kısık ateşte solana kadar pişirilir.Indirmeye yakın önce bir kaşık un ve limon suyu ile terbiye dökülerek bir taşım daha kaynatılarak altı söndürülür.



Kaynak: http://www.goturkey.com/

Osmanlılarda savaşlarda kullanılan köpeklere verilen ad...


Sekson,
Samson,

Sekson eski yunancada savaş köpeği anlamına gelmektedir.
Osmanlılarda savaşlarda kullanılan köpeklere verilen ad.
Yeniçeri ocağının, savaşta kullanılan köpekleri yetiştirmek ve yönetmekle görevli sınıfı.
Yeniçeri ocağının, savaşta kullanılan köpekleri yetiştirmek ve yönetmekle görevli 17. ortasına, Samsuncu ortası denir.

Seksoncubaşı Ağa. 

Samsoncu başı Ağa da denilirdi ve 71. Cemaat Ortasının Çorbacısıdır. Sekson veya Samson, seferde ordugan muhafazasında kullanılar gayet iri ve sarp köpeklerin adıdır ve bu ortanın vazifesi ise bunların beslenmesi ve terbiyesi idi. Merkezleri Tophane sırtlarında idi.

Samson, Sekson, Eskiden savaşta ve avda kullanılmak üzere yetiştirilen çok iri köpek. Yeniçeri ocağı geleneklerine göre Padişahın sekson denilen av köpeklerinin bakımı ve eğitimiyle görevli kişilere seksoncubaşı(samsoncubaşı) denirdi. Köpekler Tophane' deki bir yaylakta eğitilirler ve zaman zaman padişah huzurunda av talimi yaptırırlardı. Seksoncubaşı dış göreve çıktığı zaman 50.000 akçeden az olmayan zeamet alırlardı. Samsoncubaşı yeniçeri ocağının yüksek rütbeli subaylarından sayılırlar ve Zağarcıbaşından sonra Turnacıbaşından önce gelirlerdi. Görevde yükselenler zağarcıbaşı olurdu.




Çankırı yöresinde bir oyun havasına verilen ad ...


Topal koşma,
Çankırı bölgesinde bir oyun havasına verilen ad.
Çankırı yöresinde bir oyun havasına verilen ad.
Çankırı'da bir raks havasına da topal koşma derler.


Sana öğreteyim (Topal Koşma)

Sana öğreteyim de dağdan aşmayı
Bir sen söyle bir ben topal koşmayı

Dağdan dağa aşmayınan yol olmaz
Altın yere düşmeyinen pul olmaz

Bir yiğit de bir dilberi severse
Bir gececik olmayınan dul olmaz


Yiğidin başına gelmedik olmaz
İş başa gelince çekilir böyle

Ben de bildim bahtım olmadığını
Dahi çilelerim dolmadığını

Ellerin beğenip almadığını
Getirdin başına dert ettin felek

Aşık Mümin Meydani - Kastamonu


Çankırının Halk oyunları;
Çift basma, Hora-Horo. 
Alaylar oyunu, Cilt ayak, Çift  basma,
Topal koşma, Üç ayak

Alay -Halay,
Çankırı Zeybeği,
Hacer oyunu, Helisa oyunu,
Kasap, Kaşık oyunu, Kürdün kızı,
Sepetçioğlu Zeybeği ,
Şikirdim,
Topal koşma,
Üç ayak - Halay.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ