Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü ...

Evlek, (Rumca).
Halk dilinde, Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri.
Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü. 
Küçük arazi parçası.

Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri. 
Bahçelerde sebze vb. şeyleri dikmek için ayrılan parçalardan herbiri.
Bahçe ve tarlalarda açılan su yolu. 
Suyun toprağı oyduğu yer. 

Öküzlerin bir seferde sürebileceği tarla parçası.
Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. 
Eskiden Osmalı döneminde, On liralık kâğıt para.
On kiloluk tahıl ölçüsü.

Eskiden Türkiye'de ve Sırbistan'da kullanılan Türk bir alan birimidir.
1 dönüm = 4 evlek
1 evlek = 400 arşın kare 
1 evlek = 229,667963 m²
1 evlek = ¼ dönüm = 302 m²

Eski Alan Ölçüleri;
Dönüm, evlek, cerip, hat, nokta, arşın, endaze, urup, kirah


Hint mitolojisinde tanrısal yılan ...

Nasuki,
Kutsal yılan,
Hint mitolojisinde tanrısal yılan.
Hindu mitolojisinde, yarı insan yarı yılan biçimindeki tanrısal varlık.
Yılan bir sürü yerde karşımıza farklı isimlerle çıkar:
Adder, Amarus,
Djedhi,
Ejderha, Ejder,
Levites, 
 
Naga, Nagual, Nacaal, Nahaş,
Nasuki (Kutsal yılan),
Quetzlcoatl (Kukulkan),
Serpent, Snake,
Şahmeran,
Typoon,

Mısır firavunları Kobrayı başlarında taşırdı. Tevrat’taki Nahaş kelimesi hem yılan, hem sırları bilen anlamına gelirdi. Sümer’de Tanrı Enki’nin sembolü yılandır. Tufanda Utnapiştim’i uyandırıp uyaran yılandır. Zeus ve Maia’nın oğlu ve habercisi Hermes, yılan dolalı bir asa ile düşmanını yenmiştir. 
 
Güney Amerika’daki kadim Meksika, Aztek, Toltek, Maya uygarlıklarının gökten gelen tanrıları yılandır.

Eski Türk inanışlarında Ejderha; kutsal, göksel ve iyi bir varlıktır.

Hindistan’da insiye bilgelere ve kâhinlere, ‘akıllı yılanlar’ anlamına gelen ‘Nagalar’ denirdi. Alnın tam ortasına sembolün konması, yılan gibi akıllı olmak için iç psişik melekelerin kullanılmasını ifade ederdi. Mister Okulu’nun sadece en yüksek inisiyelerine yılan başlığı takma izni veriliyordu. Başını kaldırmış yılan, aşağıdan yükselen kundalini, Yılan Ateşi’ni sembolize ederdi. Kundalinin yükselmesi ve üçüncü göz’ün açılmasıyla kişi büyük bilgeliğe ve spiritüel yaratıcı güce ulaşır; her şeyin sonsuzluğu bilinir olurdu.
Hint yazmalarında ve efsanelerinde Naga ırkı, yeraltında yaşayan ve yüzeyde insanlarla irtibata geçen bir yılansı ırktır. Bu yılanların kimilerinin insana dönüştüğü yazar. Hint yazmalarında bunlardan başka Sarpa denen bir başka yılansı ırktan daha söz edilir. Ayrıca Hint okyanusu civarında ve sonradan denizin dibine batmış bir ülkede var olduğu söylenen bir yılan krallığının bahsi geçer.

Hastanın göğsünde palpasyonla alınan patolojik titreşim...

Tril, (Lat. thrill),
Titreşim, 
Hastanın göğsünde palpasyonla alınan patolojik titreşim.
Atardamarların bazılarında duyulan titreme.

Palpasyonla kalp hızı ve ritmi, kalp tepe atımının yeri, nabızların varlığı ve özelliği ile tril muayene edilir. Kalp hızı bebeklerde 120-140/dk.dır. Bebekler ağlarken kalp hızı 170’e kadar çıkabilir.

Tril, şiddetli üfürümlerde oluşan titreşimin elle hissedilmesidir.
Tril, el ayasının distal kısmı ve parmakların alt yüzü prekordiyuma iyice yapıştırılarak araştırılır.

Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği...

Tını, (İng. timber, quality).
Tınnet,
Tınnet (tını-tınlama/renk)
Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. İnsan sesini belirginleştiren nitelik. Yüksekliği, yeğinliği aynı olan sesleri birbirinden ayıran nitelik. Bir çalgının tonu.
Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği.
Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir cismin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet.
Bir sesin, kendisini oluşturan çalgıdan ya da araçtan aldığı ve öbürlerinden ayırt ettiren özellik.
Söyleniş biçimi, vurgusu,tını, ton, nitelik sözlerinin eş anlamlı olarak kullanılır.

Karşılığı ödenmemiş bir poliçeden dolayı, hak sahibince sorumlu kişilerden birine çekilen yeni poliçe ...

Retret, 
(İngilizce Redraft),
Kelime anlamı yeniden poliçe keşide edilmesi anlamındadır.
Elindeki poliçeyi tahsil edemeyen muhatabın senet bedeline masraf ve faizleri de ekleyerek borçlulardan birine çektiği ikinci poliçeye verilen addır. 

Türk Ticaret Kanunu' nun 641. maddesi - Müracaat hakkı olan herkes, poliçede aksine şart bulunmadıkça kendisinden önce gelen borçlulardan biri üzerine çekeceği ve bu kimsenin ikametgahında görüldüğü anda ödenmesi şart olan ve "Retret" denilen yeni bir poliçe vasıtasiyle rücuda bulunabilir. 

Türk Ticaret Kanunu' nun 641. maddesinde düzenlenen retret kavramı açısından zamanaşımı söz konusu değildir. Zamanaşımı ile ilgili genel hükümlerde retret' e dair bir bilgi yok.. Retret çeklerde uygulanamamakta ancak bonolarda uygulanabilirliği mevcuttur.

Retret, 637 ve 638 inci maddelerde gösterilen paralardan başka tellallık ücretini ve retretin damga resmini ihtiva eder.  
Retretin içindeki para : Retret;
.- Poliçenin ödenmemiş olan bedeli ve şart kılınmışsa işlemiş faizini,
- Vadenin girişinden başlayan % 10 gecikme veya temerrüt faizini;
- Yapılan tüm masrafları,
- Poliçe bedelinin kanuni komisyon ücretlerini,
- Tellallık ücretini,
- Retretin damga vergisini,
- Poliçenin iştirası dolayısıyla tutulan iskonto bedelini, içine alır. 

Retret, hamil tarafından çekilirse, poliçe bedeli poliçenin ödeneceği yerden önceki borçlunun ikamet yeri bulunan yer üzerine çekilen ve görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçenin yürürlükte olan fiyatına göre belirlenir.

Madde 637 - Hamil müracaat yoliyle:
1. Poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve eğer şart kılınmışsa işlemiş faizi;
2. Vadenin gelmesinden itibaren işliyecek yüzde on hesabiyle faizi;
3. Protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbarnamelerinin masraflariyle diğer masrafları;
4. Poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komüsyon ücretini;
istiyebilir.
Eğer müracaat hakkı vadenin hulülünden önce kullanılırsa poliçe bedelinden bir iskonto yapılır. Bu iskonto müracaat tarihinde hamilin ikametgahında cari olan resmi iskonto haddi üzerinden hesap edilir.
 
Madde 638 - Poliçe bedelini ödemiş olan kimse kendisinden önce gelen borçlulardan:
1. Ödemiş olduğu meblağın tamamını;
2. Ödeme tarihinden itibaren bu meblağın yüzde on hesabiyle faizini;
3. Yaptığı masrafları;
4. Poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komüsyon ücretini; istiyebilir.

Retret hamil tarafından keşide edilirse poliçe bedeli poliçenin ödeneceği yerden önceki borçlunun ikametgahı bulunan yer üzerine keşide edilen ve görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçenin cari fiyatına göre tayin olunur. Retret bir ciranta tarafından keşide edilirse poliçe bedeli, retreti keşide eden kimsenin ikametgahından önceki borçlunun ikametgahı olan yer üzerine keşide edilen ve görüldüğünde ödenmesi şart bulunan bir poliçenin cari fiyatına göre tayin olunur. 
 

İsveç İşçi sendikası' nın simgesi ...


LO,
Stockholm
1,5 milyon işçinin üyesi olduğu İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu, LO.
İsveç' cesi Landsorganisationen i Sverige.
Swedish Trade Union Confederation.
1898´de kurulmuştur. Genel Başkan, Karl-Petter Thorwaldsson,

LO – İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu 105 53 Stockholm
Sverige
Tel: +46 (0) 8-796 25 00
Email:
mailbox@lo.se
www.lo.se

LO’ya üye olan sendika federasyonları:
İsveç İnşaat İşçileri Federasyonu
İsveç Elektrikçiler Federasyonu
İsveç Bina Bakımı İşçileri Federasyonu
GS, İsveç Orman, Kereste ve Grafik İşçileri Örgütü
Ticaret Sektörü Çalışanları Federasyonu
Otel ve Restoran İşçileri Örgütü
Endüstri İşçileri Sendikası, Metall
İsveç Belediye İşçileri Federasyonu
İsveç Gıda İşçileri Federasyonu
İsveç Boya İşçileri Federasyonu
İsveç Kağıt Endüstrisi İşçileri Federasyonu
Seko – Hizmet ve İletişim Sektörü İşçileri Örgütü
İsveç Nakliyat İşçileri Federasyonu



Müzikte, iki yanaşık notayı hızlı ve almaşık bir biçimde yineleyerek ortaya konan süsleme ...

Tril, Trille (Fr.)
Tr (İt ) Tril' in kısaltması.
Bir sesin bir alt yada üst notası ile süratle yinelenmesi.
İki yanaşık notayı hızlı ve almaşık bir biçimde yineleyerek ortaya konan vokal ya da enstrümantal ses, süs.
Müzikte, iki yanaşık notayı hızlı ve almaşık bir biçimde yineleyerek ortaya konan süsleme .

Ormanlara büyük zarar veren bir böcek ...


Kese böceği, 
Çam Kese Böceği,
Thaumetopoea pityocampa.

Çam ağaçları üzerindeki beyaz pamuksu tırtıl keseleriyle kendini belli eden Çam Kese böcekleri, aslında bir kelebek türüdür ve bu kelebeklerin tırtılları ülkemizdeki orman zararlısı böcekler açısından önemli bir yer işgal etmektedirler. Üst üste birkaç yıl bu zararlının tahribatına uğrayan ağaçlarda boy büyümesi gerilemekte ve hacim kaybı olmaktadır... 

Çamkese böceğinin tahribatı kış aylarında, yani ağacın gelişme dönemi dışında olduğu için herhangi bir ölüm söz konusu değildir. Ancak yoğun ve arka arkaya birkaç sene devam eden tahribat ağacı zayıf düşürerek kabuk böcekleri ve diğer sekonder zararlıların gelmesine zemin hazırlamış olur. 

Bu böcekler başta Kızılçam (Pinus brutia) olmak üzere Karaçam (Pinus nigra), Sarıçam (Pinus silvestris), Pinus maritima, Pinus halepensis, Fıstık Çamı (Pinus pinea), Lübnan Sediri (Cedrus libani) bazen de Juniperus excelsa'larda tahribat yapmaktadır. Böcek yoğunluğu az olduğu zaman genellikle orman açıklıklarının kenar şeridinde veya münferit ağaçlarda görülür. Fakat yoğunluk arttıkça arız olduğu ağaç adedi çoğaldığı gibi her ağaçta görülen kese adedi de çoğalır. Çamkese böceği kitle üremesi yaptığında ibrelerin tamamını yok ederek ağacı çıplak hale getirir. Tırtıllar keselerini genellikle tepe sürgünlerine yakın dallara veya tepe sürgününün bulunduğu dal çatallarına yapar. İlk 3 gömlek değişimine kadar devamlı sürgün değiştiren zararlı kışlık kesesini ördükten sonra bir daha kese değiştirmez ve onu barınak olarak sonuna kadar kullanır. Zararını bu keseden çıkıp dolaşarak yapar ve aynı keseye döner.

Çamkese böceği Anadolu’nun güney, batı ve kuzey kısımları, batı ve orta Karadeniz bölgesinin güney kesimlerinde yayılış gösterir. Yoğunluk genellikle rakım yükseldikçe ve bakı kuzeye kaydıkça azalmaktadır.

Çamkese böceği ile mücadele yöntemleri kısaca mekaniksel, kimyasal ve bu ikisinin kombine edilmesi demek olan entegre mücadele ve ayrıca biyolojik mücadele olmak üzere gruplandırabiliriz.

1- Mekaniksel savaş: Keseleri ağaç üzerinden kesip toplayarak yakma, yumurta koçanlarını toplamak suretiyle yok etmek, krizalitlerini topraktan çıkarıp toplayarak yok etmek ve nihayet keseler içersine petrol dökmek suretiyle öldürmek şeklinde uygulanır.

2- Kimyasal savaş: Çamkese böceği ile mücadelede en uygun zaman tırtılların l. ve 2. stadlarda, çok küçük ve korumasız olduğu, parazit ve yırtıcıların ise henüz doğada bulunmadığı evrede yapılan ilaçlama kesin netice vermektedir. İlaçlama, yağışsız ,açık mümkünse çok hafif meltemli bir havada yapılmalıdır. Bunun için yerel meteorolojik durum iyi takip edilmelidir.

3- Biyolojik savaş: Bu yöntem, gerek yapay olarak üretilen gerekse doğada mevcut organizmaların korunması şekliyle çoğaltılan canlılardan yararlanarak, zararlı böceklerin populasyonunu azalt­mak ve onları zararsız halde baskı altında tutabilmek yöntemidir.

Polis tarafından aranan bir kimsenin, yüz hatlarının, tanıkların ifadelerine göre portre olarak çizilmesi yöntemi ...

İdentikit, 
İng. Identikit, 
Frn. portrait-robot,

Robot resim,

Polis tarafından aranan bir kimsenin, yüz hatlarının, tanıkların ifadelerine göre portre olarak çizilmesi yöntemi.

Polis tarafından aranan bir kimsenin, yüz hatlarının, görgü tanıklarının ifadelerine göre portre haline getirilmesi yöntemine verilen ad.

Bilgisayarlar sayesinde göz, kulak, burun, ağız, dudak, bıyık, saç vs.. gibi insan yüzünü oluşturan ne varsa her birini ayrı ayrı ince detaylarıyla seçip robot resim oluşturulmaktadır. Bunlarla ilgili bir çok program mevcut olup kullanılmaktadır. Böylece en ince detayına kadar aranan kişinin resmi yapılabilmektedir.

Azarlama, serzeniş ...

Levm,
Takaza,
Azarlama, 
Başa kakma.
İnce anlamlı, alaylı söz. 
Atışma, çekişme.
Gösteriş.
Telvim,

Sıkıntı, güçlük.
Çekiştirmek. 
Birisinin yüzüne karşı kötü söz söylemek. 
Zemmetmek. 
Paylamak. 
Başa kakmak.
Serzeniş,
Yakınma.

Paylama, Azarlama


Kimi Türk topluluklarında nevruza verilen ad ...

Çağan,
Nevruz, (Farsça).
Farsça: Nou ruz, Kürtçe: Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez.
M.Ö 3.yy’dan beri Türk topluluklarında, Yeni Kün, Yeni Gün, Çağan, Navrız, Ergenekon gibi isimlerle kutlana gelen Nevruz; birlik ve beraberliğin simgesi olmuştur. Nevruz’un İslamiyetten önce ortaya çıkması, özellikle Müslüman olmayan Türk toplulukları tarafından kutlanmaya başlamış olması, din ve mezhep ile ilgisinin olmadığını göstermektedir.
 
Bayram, şenlik, mutlu gün.
Kimi Türk topluluklarında nevruza verilen ad.
Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün. 
Eski bir İran takvimine göre, yılbaşı sayılan mart ayının 22. günü.
Yeni gün. 
İlkbahar. 
Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (Kuzu) burcuna girdiği 22 Marta rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz müsâvi olur. , takvim,
İranlıların yılbaşısıdır.
Eski İran takvimine göre yeni yılın ve baharın başlangıç günü. 
Güneşin Koç burcuna girdiği gün.
Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi. 
Nevruz otu.

Gelip geçici olma, ölümlülük ...

Fena,
Ölümlü olma durumu, fena. 
Göçüp gitme, ölümlülük.
(Beka'nın zıddı) Yokluk.
Yok olma.
Geçici dünya.
Geçip gitme.
Tas: Kendi varlığından geçmek.
Kötü.
Devamlı olmayan.
Çok kocamış olmak.
 
Fani,
Ölümlü, gelip geçici, kalımsız.
Gelip geçici olma, ölümlülük.
Muvakkat, kaybolan, gelip geçici, devamlı olmayan, misafir.

Yeşil yapraklı bitkiler, narenciye, tahıllar, baklagiller ve yumurta sarısı gibi çok çeşitli kaynaklarda bulunan, B grubundan vitamin ...


Folik Asit,

B Grubundan Vitaminler;
B1 Tiamin, Anevrin,
B2 Riboflavin,
B3 Nikotonik asit, Nikotinamin, Niasin, PP vitamini,
B5 Pantotenik asit,
B6 Pyridoxine, Pyridoxamin, Pyridoxal, Pyridoxalphospate,
B11 Folik asit, vitamin BC, Folat, Polisin,
B12 Siyanokobalamin, Kobalamin,


Yunan alfabesinde-abecesinde bir harf ...

Yunan Alfabesi;


Alfa,
Beta,
Gamma,
Delta,
Epsilon,
Zeta,
Eta,
T heta,
Iota (Lota),
Kappa,
Lambda,
Mü,
Nü,
Ksi (Xi),

Omikron,
Pi,
Ro (Rho),
Sigma,
Tav (Tau),
Upsilon, 
Fi (Chi),
Psi,
Omega,

Yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan, küçük bedenli bir ördek cinsi ...


Sütlabi, (Mergus albellus), (İng. Smew),
Aktarakdiş,
Görünüm olarak siyah-beyaz ve uçuşları sırasında bu renklerde görünebilen kuşlardır. Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, uzunluğu 38-44 cm arasında olan, beyaz renkli ve lekeli, Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika'da ormanlık ve su kenarlarında yaşar.  Kışın deniz, göl ve nehir kenarlarında yaşayan bu ördek, Marmara, Ege ve Trakya bölgelerinde kışlayan göçmen bir türdür. 

Dişiler ve genç erkekler daha fındık kabuğu renktedir. Gagaları, küçük testere şeklinde, tırtıklı ve kancalı, balıkları dalışta yakalayabilecek şekildedir.Avrupa ve Asya'nın kuzey kesimlerinde yaşarlar. Aaçların bulunduğu ortamlara ihtiyaç duyarlar. Balıktan zengin göl ve akarsuların çevrelerinde yerleşirler. Kışları Baltık Denizi, Karadeniz, Kuzey Almanya gibi ülkelere göç ederler.

Ördek, (İng. duck, Fr. canard ).
Badi,

Yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan ördek cinsleri;
Kirik, (Çamurcun).
Budan, 
Çimen, 
Behri,
Avyaban,
Aynak,
Boz Dalağan (Elmabaş),
Cılıbıt, Çakırkanat, 
Çamurcun(Kirik),
Eğrikoca,
Fiyu (Islıkçın),
Kamışcın, Karameke,Kaşıkgaga,
Kılkuyruk (Kıkırlık),
Karabaş patka,(Akgaga veya Deniz Dalağanı).
Macar ördeği,
Yeşilbaş ördek;
Sakarya,  
Suna,
Sütlabi,
Tarakdiş (Mergus merganser),
Yağmurcun, 
Yeşilbaş,
Patka,
Elmabaş patka, 
Tepeli patka,
Çıkrıkçın,
Boz ördek,




Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ