Herkesçe bilinen, tanınan ...

Maruf, (Arapça),
Herkesçe bilinen, tanınan, belli, sanlı.
Dinî bakımdan uygun görülen, beğenilen, buyrulan.
Herkesçe bilinen, tanınmış, belli. 
Ünlü.
Bilinen, tanınmış. 
Belli, meşhur.
Şeriatın makbul kıldığı veya emrettiği.
Adl, ihsan, cud, tatlı dil, iyi muamele.

"Yedi Samuray" , "Dersu Uzala" , "Ran" gibi filmleriyle tanınmış Japon sinema yönetmeni ...

Akira Kurosava, 
 (23 Mart 1910 Tokyo - 6 Eylül 1998 Tokyo ) 
Japon yönetmen, film yapımcısı ve senaryo yazarı.
Kurosawa, ilk filmi Sugata Sanjiro'yu (Büyük Judo Efsanesi) 1943 yılında yönetti. Ardından çevirdiği Içiban Utsukuşiku (En Güzel), Tora No O Wo Fumu Otokotaçi (Kaplanın Kuyruğuna Basanlar), Vaga Seişun Ni Kuinaş (Gençliğime Hayıflanmıyorum), Yoidore Tenshi (Sarhoş Melek), Nora İnu (Kuduz Köpek), Shubun (Skandal) gibi filmlerle Japonya'nın en önemli film yönetmeni konumuna geldi.


Venedik Film Festivali'nde en iyi film ödülünü alan Rashomon(Raşomon) filmi ile kendisini Batı dünyasına tanıttı. (Bir haydutun ormanda bir samurayı öldürüp karısına tecavüz etmesi sonrası, haydutun, samurayın, tecavüze uğrayan kadının ve tüm bunları izleyen oduncunun olayı farklı açılardan anlattıkları film, gerçeğin görece bir kavram olması üzerine etkileyici bir yapımdı.)

Ayrıca, Dostoyevski uyarlaması Hakuçi (Budala), İkiru (Yaşamak), Shichinin no samurai (Yedi Samuray), Şekspir uyarlaması Kumonosu Jô (Kanlı Taht), Gorki uyarlaması Donzoko (Ayaktakımı Arasında), Kakuşi Toride No San Akunin (Saklı Kale), Yojimbo (Koruyucu), Akahige (Kızıl Sakal) adlı filmleri yönetti.

1960' ların sonunda Tora Tora Tora adlı filmle Hollywood' a giden yönetmen, filmi yarım bırakarak ülkesine döndü. 1970' lerin ortalarında Rusya' ya giden Kurosawa, Rus bir subayla Moğol bir avcı arasında yüzyılın başında geçen bir dostluk öyküsünü anlatan Dersu Uzala filmini çevirdi. Film 1976 yılında en iyi yabancı film Oskar'ını aldı .

Yönetmenin son dönem çalışmaları olarak Kagemusha (Gölge Savaşçı), yine bir Shakespeare uyarlaması olan Ran, Yume (Düşler), Hachi-Gatsu No Kyôshikyoku (Ağustosta Rapsodi) sayılabilir. Bu filmlerden Ran dört dalda Oskar ödülü almıştır.

Akira Kurosawa'nın Türkçe'ye çevrilmiş, Kurbağa Yağı Satıcısı adlı bir kitabı bulunur.

Geri zekalı ...

Embesil, (Fr. imbécile, İng. imbecile),
Zeka geriliğinin bir türüdür.  
Budala, aptal, ahmak.
Geri zekalı.
Pek akılsız, sersem, şaşkın. 
Anlayışsız.
Moron,
İdiot.

Zeka geriliği yetersizliğin derecesine göre idiot, embesil ve moron şeklinde sınıflandırılmıştır.

Moron
IQ’sü 51-70 arasında olanların genel adı. 1910’da Henry Goddard tarafından adlandırıldı. Sözcük Yunanca Moros sözcüğünden gelmektedir. Moros; donuk, cansız anlamındadır. Çok çalışırlarsa akademik başarı anlamında yavaş da olsa bir ilerleme söz konusudur. Özellikle gelişmemiş ülkelerde zamanla normal zekalı kişilerden ayırt edilemeyecek pozisyonlara gelebilirler.

İdiot
Yunanca' dan gelme bir kelime olup başlangıçtaki anlamı “özel yeteneklerden yoksun kişi”dir. Latincede ise sıradan kişi anlamındadır. Geç Latincede “eğitilmemiş insan” demektir. 19. Yüzyılda kelime psikolojik bir terim oldu ve zeka seviyesi 0-25 arasında olan ve özbakımını hiçbir şekilde sağlayamayan kişileri tanımladı. Şiir yazabilmeleri söz konusu değildir.


Yanardağ kütlelerinde bulunan mineral bir madde ...

Ojit, Ca(Mg,Fe,Al)Si2O6
Kayaç, mineral topluluklara verilen ad. Çeşitli mineralleri veya taş parçacıklarının veya tek bir mineralin çok sayıda birikmesinden meydana gelir. 
Granit ve Bazalt çeşitli minerallerdeki kumtaşı, değişik kum tanelerinden, mermer ve kuvarsit tek bir mineralden oluşmuş kayaçlardır.

Ojit; CaMgSi2O6 
Sertlik=6 
Yoğunluk= 3.3-3.5 gr/cm3

Bileşimindeki Al ve Fe' de bulunabilir. Monoklinal sistemde kristalleşir. Yan saydam, genellikle opak; koyu yeşil veya kahverengi, çoğunlukla siyahtır. Üfleçte eriyerek siyah ve çoğunca manyetik cam halini alır.

Ojit siyenit,
Bayağı Ojit,
Bazaltik ojit,
Fassait,
Diallaj,
Ejiirin,
Jadeit,
Diopsid,
Enstatit,
Bronzit,
Hipersten,

Kekeme ...

Kekeç,
Kekeme,
Fr. Bègue ,
Kekeme,
Dilsiz,
Keke,
Kekeç,
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan,

Tat, Kekeme ya da dilsiz kimse.
Kekemelik, Rekaket,
Disfemi,
Dilsiz.
Kekeme, dilsiz,
Az konuşan.

Bir çeşit körüklü ve küçük fayton arabası ...

Kaleska, 
(Rusça).
Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası.

Fayton,
Kupa,
Talika, 
Kinto, 
Katip odası, 
Lando,
Brik,
Kaleş,
Körüklü açık araba.

Fayton, körüklü, dört tekerlekli, atlı binek arabası. Kısacası at arabası diyebiliriz. Körüklü, dört tekerleği olan bir atlı arabadır.

Fayton kelime olarak Fransızca'dır. Fayton, Phaeton (faeton) körüklü, açık binek arabası anlamını taşır. Fayton dört tekerlekli; ön tekerlekleri küçük, arka tekerlekleri büyük, tek oklu ve çift at koşulu bir araçtır. Halk arasın da fayton adı ile bilinir. Otomobillerin olmadığı zamanlarda memleketimizde binek için kullanılan bir araba tipi idi. Sokaklarda ve küçük şehir ve kasabalarda bugün de binek vasıtası olarak kullanılmaktadır.


Yunan mutfağına özgü sakatat çorbası ...


Magiritsa,(Mağiriça okunuyor).
Mageiritsa çorbası.
Sakatat Çorbası,

Yunan mutfağına özgü sakatat çorbası.
Yunan mutfağına özgü, kuzu sakatatından yapılan bir geleneksel bir çorba.

Malzemeler;

•  250 gram küçük doğranmış. kuzu eti
•  1 çay bardağı pirinç.
•  250 gram kup doğranmış, kuzu ciğeri
•  2 demet ince kıyılmış, taze soğan
•  1 demet ince kıyılmış, dereotu
•  2-3 diş sarımsak
•  1 demet ince kıyılmış, nane
• Tuz, karabiber
 
Yapılışı:

Tencereye eti ve ciğeri koyun. Rengi dönene kadar soteleyin. 4-5 bardak su  ilave edin. 

Kaynayınca ateşi kısın. 15 dakika pişirin. Nane, taze soğan, dereotu ve sarımsağı ilave edin. 5 dakika daha pişirin. 
Tuz ve karabiber katın. 

Afiyet Olsun.
Servis yapın.





























Kaynak: http://www.kadinhali.com/magiritsa-corbasi/

Samsun yöresinde, büyükbaş hayvanların güçlerinin yarıştırıldığı ve hayvanseverlerin karşı çıktığı geleneksel şenlik. ..


Öndül,
Öndül Şenlikleri,
Samsun yöresinde, büyükbaş hayvanların güçlerinin yarıştırıldığı ve hayvanseverlerin karşı çıktığı geleneksel şenlik. 

Yörede nam salmış sığır ve öküzlerinin kuvvetlerinin yarıştırıldığı şenliğe verilen ad.
Samsun'da geleneksel olarak düzenlenen, manda ve öküz gibi büyükbaş hayvanların güçlerinin yarıştırıldığı şenlik.

Samsun' da  "Öndül Şenlikleri" denilen bir şenlik düzenlenir. Genellikle yılda birkez düzenlenen bu şenliklerde, yörede nam salmış sığır ve manda öküzlerinin kuvvetlerini denemek amacıyla "öndül" yarışması yapılır. Öndül Yarışması genellikle yılda bir kez düzenleniyor. Etkinlikte yörede nam salmış sığır ve öküzlerinin kuvvetleri denenirken, düz bir arazide düzenlenen yarışmada her hayvan sahibinin 15 dakikalık süre içinde aldığı yol ölçülüyor. Yere sürten kazıkların çakılı olduğu kağnıların çekilmesi esasına dayanan ve iki kategoride yapılan yarışmada birinci olan manda sahibine dana, tay veya sığır verilirken, öküz sahibine ise koyun hediye ediliyor.



































Kaynak:http://www.karalahana.com/

Toprağı ve bitkileri korumak için toprağın üzerini samanla örtme işlemi ...

Malalama,
Toprağı ve bitkileri korumak için toprağın üzerini samanla örtme işlemi.
Malalama, Toprağı ve bitkileri korumak için toprağın üzerini samanla örtme işlemi. 

Malç, Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.

İç politikaya ilişkin bir sorunda halkın oyuna başvurulması ...

Plebisit, (Fr. plébiscite).
Referandum, (Fr. référendum). 
Halk oylaması.
Bir kimse veya bir sorun için halkın olumlu veya olumsuz kanaatinin belirlenmesi amacıyla yapılan oylama.
İç politikaya ilişkin bir sorunda halkın oyuna başvurulması. 

Plebisit bir şekilde güven oylaması manasını ihtiva ettiği için, günümüzde pek sık kullanılmamaktadır.
Plebs, Eski Roma'da, imtiyazlı sınıfın dışında kalan kalabalık halk sınıfına verilen isimdir. Plebs meclislerinin aldığı karar anlamında olan Latince plebiscitum sözünden gelir. 
Plebisit genelde yasama organlarının biri tarafından halkın oylamasına sunulan bir sorudur. Plebisit bir şekilde güven oylaması manasını ihtiva ettiği için, günümzde pek sık kullanılmamaktadır.

Bir kişi veya önemli bir siyasi meselede halkın oyuna başvurma, bir hü­kümdar veya bir hükümet seçme; bağımsız­lık veya başka bir devlet tarafından ilhak edilme yönünde bir tercihte bulunma veya Önemli milli bir siyasi konu hakkında karar verme gibi hayati konularda irade beyanın­da bulunulması için bir ülkede veya belirli bir bölgede yaşayan bütün ahalinin görüşü­ne müracaat etme şeklinde tarif edilebilir.
Uygulamada plebisitin anlamı ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Örneğin İs­viçre'de referandum ve plebisit kavranılan aynı anlamda kullanılmakta iken, Fransa'da daha çok halkın belli kişiler hakkındaki eği­limini belirlemek için yapılan genel oyla­malar anlamında kullanılmaktadır.

Plebisitin, bir toprak parçasının veya bir bölgenin hangi devlete tabi olacağının ve orada yaşayan nüfusun geleceğinin ne ola­cağını belirlenmesiyle ilgili oylamalar şek­linde ifade edilen anlamı, içeriği biraz de­ğişmiş olarak günümüzde de geçerli olma­ya devam etmektedir. Nitekim, uluslararası politika literatüründe ve diplomatik çevre­lerde sık sık çeşitli anlaşmazlık konusu olan bölgelerde yaşayan insanların kendi gele­ceklerini kendilerinin belirleyebilmc  haklarından söz edilmekte­dir.

Kalınbağırsağı anüs yolula su fışkırtarak yıkamaya ve bu iş için kullanılan aygıta verilen ad ...

Lavman, (Fr. lavement, İng. enema, lavement ).
Radyolojik araştırma için kalın bağırsağı anüs yoluyla özel ilaçlı su fışkırtarak boşaltma. 
Bu iş için kullanılan alet ve sıvı.
Tanı veya tedavi amaçlı kalın bağırsağın son bölümüne sıvı veya yarı sıvı madde verilerek boşaltılması. 
Rektum yoluyla kullanılmak üzere hazırlanan ilaç biçimi, enema

Tıp dilinde kötü huylu tümöre verilen ad ...

Malin, (İng. malignant).
Habis,
Kötücül,
Kanser, kötü huylu tümörleri ifade eder.
Kötücül, hastalık veya ur.
Alçak tabiatlı. 
Kötü. 
Pis. 
Tıp dilinde kötü huylu tümöre verilen ad. 

Tohumları zehirli olan, Hindistan kökenli bir ağaç ...

Kargabüken, (Stryhnos nux-vomice).
Kargagözü, 
Baykuşgözü,
Tohumları zehirli olan, Hindistan kökenli bir ağaç.
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri talkım durumunda olan, meyvesi zehirli bir ağaç.
Bu ağacın striknin elde edilen tohumu. Striknin ağacı (İng. Strychnine tree) ya da Nux vomica olarak da bilinen kargabükenin kabuğunda da brusin gibi başka zehirli bileşikler bulunur.

Kargabüken, Uzakdoğu ve Hindistan'da ayrıca Kuzey Avustralya' da kendi kendine yabanî olarak yetişmekte ve ilaç elde etmek üzere yetiştirilen 10 metre kadar yüksekliğinde sarımsı beyaz çiçekli, küçük portakal şeklinde meyveleri olan bir ağaçtır. Kargabükenin portakala benzeyen üzümsü meyvelerinin olgun tohumları kullanılır. Tohumlar tam olarak olgunlaştıktan sonra meyveler toplanarak güneşte kurutulur. Ardından her bir meyvenin etli kısmına gömülmüş en fazla 5 tane bulunan tohumlar meyveden çıkarılır ve bir müddet daha kurumaya bırakılmak suretiyle ilaç maddesi elde edilmiş olur. Kullanılacağı zaman toz haline getirilir.

Kargabüken tohumlarında albümin ve şahmi yağdan başka, striknin, brusin, vomisin isimli alkaloidler, igasur asidi, son olarak da loganin glikozidi vardır. En önemli etkisi yeterli dozlarda reflexleri arttırarak kasılmalara sebep olmasıdır. Son derece zehirli olduğundan çok dikkatli kullanılmalıdır. 

Beyine etki ile solunumu uyarır, kalbi yavaşlatır ve tansiyonu düşürür. Renk ayırma yeteneğini arttırır. Acı olması sebebiyle iştah açıcıdır. Ayrıca kuvvet verici ve afrodizyak yani cinsel istek ve gücü arttırıcı olduğu bilinmektedir. 

Bu etkileri sebebiyle iştah açıcı, kilo aldırıcı olarak, alkolizm ve sebep olduğu bazı hastalıklara karşı ayrıca idrar kaçırma şikayetinde kullanılabilir. Yine sinirsel mide kramplarında ağrıya olan duyarlılığı azaltarak fayda sağlar. Söz konusu etkiler için günde 3 kez 3-5 miligram dozunda kullanılır. Ancak zehirli olduğundan kesinlikle hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Striknin isimli çok zehirli maddesi sebebiyle bazı zararlı hayvanların yok edilmesi için yiyeceklerine karıştırılır. Zehirlenme belirtileri kusma ve kasılmalardır. İnsanda 75 mg. öldürücü miktardır. Karga, Fare ve sokak köpekleri vs. isten­meyen hayvanları bununla öldürürler!












































Kaynak; Beşikçi Baharatları.
http://www.besikci.com/

Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma ...

İlga,
İlga etmek,
(varlığını) ortadan kaldırmak. 
Eskiden hukukta hükümsüz bırakmak, bir şeyin varlığını ortadan kaldırmak.
Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma.
Kaldırmak. 
Hükümsüz bırakmak. 
Lağvetmek. 
Batıl eylemek.
Hükümden düşürme; geçersizleştirme.

Kaldırım, yaya yolu...

Rasaf,
(Osmanlıca),
Kaldırım. 
Kaldırım taşları.
Kaldırım, yaya yolu.
Taş döşenerek yapılan yol için kullanılır.

Yahudi takvim yılının başlangıcında kutlanan bayram ...

Roş Aşana, (Rosh hashana),
Yahudilikte dinsel yılbaşı törenleri,
Yahudi takvim yılının başlangıcında kutlanan bayram,
Yahudi yılının başlangıcı,
Roş Aşana (İbranice: Roş haŞana; Roş=Baş, Şana=Yıl) 
Musevi takvimine göre yılbaşıdır ve dünyanın her yerindeki Museviler tarafından bayram olarak törenlerle kutlanır.Roş Aşana son derece ciddi bir kutlamadır. Kefaret günü olan Yom Kippur’a değin geçen 10 pişmanlık gününün başlangıç gününü temsil eder. Bu gün Tanrı’nın geçen tüm yıl boyunca her bir Yahudinin, günlük hayatlarının her gününde neler yaptığını tarttığı günlerin başlangıcıdır.

İki gün süren bayram boyunca ailece yemek yeme ve ballı elma veya elma reçeli yeme adetleri vardır. Havra (sinagog)' da bayramın ikinci sabahı senenin iyi geçmesini dilemenin sembolü olarak koç boynuzundan yapılan Şofar isimli çalgı çalınır. Roş Aşana' nın kutlandığı gün boyunca Yahudilerin haftalık tatil günü olan Şabbat günü yani cumartesi günü olan yasaklar geçerlidir. Bu bayram günü ile birlikte ‘Atseret Yeme Hateşuva’ denilen on günlük nedamet ve ibadet günleri başlar. Tişri ayının ilk günü -Yılbaşı- Roş Aşana olarak anılır. 

Roş Aşana bayramının başka isimleri aşağıda gösterilmiştir. Kelime anlamı olarak "Yıl Başı" anlamına gelen Roş Aşana, farklı isimlerle de anılır:

1. Roş Aşana; En yaygın olarak kullanılan, insanoğlunun yaratıldığı gün, yaradılışın başı, yılın başı anlamında kullanılan Roş Aşana'dır.


2. Şabaton: Yedinci ayın ilk gününde kutlanan bir dinlenme günü olduğu için bu şekilde adlandırılır.

3. Zihron Terua: Şofar sesi ile anılma günü.

4. Yom Terua: Şofar çalınma günü. Kutsal Tapınak-Bet Amigdaş zamanında 'Ulu Günler' Roş Aşana ve Kipur'un yaklaştığını hatırlatıp Tanrı'ya dönmeye çağıran şofar sesini anımsatır.

5. Yom Ha-Din: Yargı günü. Bu günde herkes, Tanrı'nın önünden tek tek geçerek yıl içindeki davranışları için değerlendirilip yargılanır.

6. Yom Ha-Zikkaron: Hatırlama günü. Tanrı'nın tüm evrenin Mutlak Hakimi ve Kralı olduğunu her daim hatırlamak gerektiğini vurgular.

Yahudilik tarihinde Tişri ayı;
"İlk Yaratılan" 1 Tişri - Adem ve Havva yaratıldı.
"İlk Günah" : 1 Tişri - Yasak meyvanın yenmesiyle ilk günah işlendi.
"İlk Ceza-Tufan": 
Tişri - (M.Ö. 2105)
-Nuh'un üçüncü defa gönderdiği güvercin zeytin dalıyla geri döndü.
1 Tişri - (M.Ö 1677)
- İbrahim oğlu İshak'ı (İslam dinine göre İsmail'i) kurban etmeye götürdü. Ayrıca İbrahim'in karısı Sarah 127 yaşında öldü.
8 Tişri - (M.Ö. 826) - Süleyman Mabedi'nin inşasının bitişi 14 günlük bir festivalle kutlandı.
10 Tişri - (M.Ö. 1313) - Musa ikinci defa On Emir'i indirdi.

Futbolda kaleciyle savunma arasında görev yapan oyuncu ...

Libero (İt. libero),
Son adam.
Futbolda kaleciyle savunma arasında görev yapan oyuncu
Futbolda kaleci ile defans arasında yer alan ve süpürücü görevi yapan oyuncu.
Türkçe'de defans ile orta saha arasında oynayan oyuncular için de ön libero terimi kullanılmaktadır. Bu oyuncular çoğunlukla defansif özellikleri yüksek orta saha oyuncularından ya da topu oyuna sokabilen defans oyuncularından seçilir.

Balık yumurtasıyla yapılan bir tür meze...


Tarama,
Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze,
Sazan balığının havyarı.
Tarama, (İng. tarama),
Cyprinidae familyasından olan sazan balığının yumurtalıklarının temizlenmesi, koruyucu katkı maddeleri eklenmiş tuzla salamura edilmesi, yarım fıçılara bir kat tuz, bir kat yumurtalık yerleştirilerek bir hafta bekletilmesi, tuzlu ve kanlı sularının süzülmesinden sonra ikinci kez fıçıya, yukarıda belirtildiği biçimde istiflenerek salamura edilmesiyle elde edilen havyar, sazan havyarı.

Tarama yani balık yumurtası tarifi. Çoğu kişinin bilmediği mezeler arasındadır. Farklı bir lezzeti kapsayan bir çok et yemeklerinin yanında, balık yemeklerinin yanında güzel bir mezedir.

100 gram balık yumurtalarının varsa zarı çıkartılır ve çukur bir kaba konur. Tahta bir kaşık ile ara vermeden karıştırarak, yarım su bardağı zeytin yağı damla damla eklenip balık yumurtalarına yedirilir. Daha sonra 2 yemek kaşığı limon suyu da aynı şekilde eklenir ve bir yemek tabağına konup buz dolabında bir süre dinlendirildikten sonra servis edilir. 
Tarama mayonez kıvamına gelip beyazlaştığı ve içindeki tanecikler belirginleştiği zaman olmuş demektir. Üzerine bir limonun suyunu yine aynı yönde karıştırarak ilave edin. Eğer taramayı çoğaltmak isterseniz, ıslatılıp suyu iyice sıkılmış ekmek içi katılabilir. Değişik bir tat için dövülmüş bir diþş sarımsakla yarım çay kaşığı karabiber veya ince rendelenmiş küçük bir soğanla bir çay kaşığı kırmızı biber de yukarıdaki gibi taramaya karıştırılabilir. Karışım homojen bir hale geldikten sonra tabağa alıp etrafını zeytinlerle süsleyin.
Her halükarda lezzet damağınızda olacaktır. Rakısız gitmez. Sıcak balık yemeklerinin yanında soğuk servis yapın. Afiyet olsun.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ