Pirinç ve yoğurtla yapılan bir tür yayla çorbası ...

Ecevit,
Ecevit çorbası,
Ecevit Köyü,
Pirinç ve yoğurtla yapılan bir tür yayla çorbası.
Kastamonu yöresine özgü bir çorba.

Kastamonu İnebolu yolunda Küre'ye bağlı yol kenarında şirin bir köydür. Bilindiği üzere Ecevit (Küre) Hanı da bu köydedir. Çorbanın ismi de bu yöreden gelmektedir.  

Malzemeler;
400-500 gr. süzme yoğurt
1 çorba kaşığı un, 1 yumurta
2 çay bardağı Tosya pirinci ( kırık pirinç varsa daha lezzetli olur)
Bir kase didiklenmiş tavuk eti, 1 litre tavuk suyu,
1 çorba kaşığı tereyağı, 1 tatlı kaşığı nane, 1 tatlı kaşığı pul biber, 1 çay kaşığı tuz
2 su bardağı su,


Hazırlanışı,
Yumurta ve unu bir kapta blenderdan geçirin. Pirinci sebzelerle haşlanmış (patates, soğan, havuç, maydanoz ve dereotu) tavuk suyuna 2 bardak su koyup pişirin. Kıvamı koyu gelirse 1 su bardağı sıcak su ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Pirinçli tavuk suyundan 1 bardak alıp yoğurtlu karışıma ekleyip karıştırın (yoğurt kesilmesin diye) sonra yoğurtlu karışımı çorbaya yavaş yavaş döküp kaynayana kadar karıştırın. Üzerine eritilmiş tereyağında nane ve isterseniz pul biber yakın. Tuzu en son ekleyin.

Kastamonu (Eski adı Tumana)  ili zengin bir mutfağa sahiptir.  Kastamonu Karadeniz'de kirlenmemiş, betonlaşmamış 135 km. kıyı bandıyla deniz, kum ve güneş arayanlara da hitab etmektedir. Bu kıyı bandında çok sayıda doğal kumsal ve bunların ardından yoğun bir orman örtüsü bulunmaktadır. Çatalzeytin'deki Ginolu ile Cide'deki Giderus koyları Karadeniz'in en güzel koylarıdır. 

"Yalı Çapkını" da denilen bir kuş ...

Emircik,
Yalı Çapkını,
İskele kuşu,
Bahri,
Yalıcı,
Mavi Çapkın,
Deniz kırlangıcı,

Arapça, قِرِليٌّ
İng. kingfisher.
Kookaburra,(Avustralya yalıçapkını),

Yalı çapkınıgiller (Alcedinidae), gök kuzgunu(Coraciiformes) familyasından bir kuş ailesidir. Dünyada farklı türleriyle görülür. Afrika’dan Avustralya’ya kadar her bölgede, ılıman ve tropikal iklimlerde, göl ve deniz kenarları gibi sulak alanlarda yaşarlar. Başları büyük, boyunları kısa, gagaları uzundur. Kuyrukları kısa, kanatları yuvarlak ve bacakları kısadır. Genellikle sırtları mavimtrak yeşil renkte, karınları ise pas rengindedir. Bu kuşların belirgin bir ses tonu vardır. Uzaktan duyulabilen çok tiz ve çığlık şeklindedir. Erkeklerinin tüyleri daha parlak ve gösterişlidir. Boyu ortalama olarak 17 santimetre uzunluğa, kanat açıklığı 25 santimetreye, ağırlığı ise 40 kilograma ulaşabilir. Nehir ve sulak yerlerin kenarlarında, toprağa kazdıkları yuvalarda yaşarlar. Yalı çapkını yuvaları birbirinden uzaktır.  Dişi yalı çapkınları, ortalama 7 yumurta yumurtlar. Balık ve böcekleri yerler. 

Balıklarla beslenen yalı çapkını, iskele kuşu, emircik kuşu, deniz kırlangıcı olarak da bilinir. Yalı çapkını iyi bir balık avcısı kuşudur. Berrak sulardaki balıklar için suya 90km.hıza ulaşan bir hızda dalıp avını yakalayabilir. Avlanırken bir dalın üzerinde beklememez. Uzun bir süre havada asılı kalabiliyor. Avını havadan gözler ve sonra hızla suya dalarak yakalar çıkarır. Beslenmeleri için gerekli zamanlarda, suların donduğu kış aylarında, akarsu ağızlarına, tuzlu bataklıklara ve kayalık kıyılara göç ederler.

Çarpıcı renkleri olan bu kuşların bir çok türü vardır. Ülkemizde Alaca yalıçapkını (Ceryle rudis), İzmir Yalı Çapkını(Halcyon smyrnensis) gibi türü bulunan bu kuşlar, Gediz ve İzmir-Bakırçay Deltası, Muğla (Güllük), Bodrum, Mersin, Osmaniye (Kırmıtlı), Ankara Mogan ve Eymir göllerinde yaşamaktadır. Türkiye'de Yalıçapkını, İzmir yalıçapkını, Alaca yalıçapkını hepsinin bir arada görüldüğü yer,  Osmaniye Kastabala Vadisi Önemli Doğa Alanında bulunan Kırmıtlı Kuş cennetidir. Eskiden İstanbul boğazındaki yalıların bulunduğu bölgelerde  görülürmüş. Rivayet odur ki yalılardaki genç kızları havada asılı kalarak gözlediği, bu nedenle de genç kızlar tarafından yalı çapkını olarak isimlendirildiği söylenir.

Unutmayınız yalı çapkınının avlandığı su tertemizdir.


Düz kenarlı şapka...



Kanotiye,

Düz kenarlı şapka.
Fr. Canotier,
İng. Boater.

Bolivar,
Geniş kenarlı silindir şapka.
Sombrero, 
Sombrero ismini; İspanyolca gölge manasına gelen "Sombra" dan alır.


Şapka (Rusça);
Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık.


Şapkaya Kasket de denir. 
Fransızcadan dilimize geçen Kasket (Fr. casquette), Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık anlamındadır. 

Eskiden Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlıklara da Fes adı verilir. Bu başlık, Fas kentinde yapılmış olup buradan yayılan, kırmızı renkte keçeden bir başlık olup Osmanlı döneminde ve halen bazıları tarafından kullanılıyor.

Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan kısıma da şapka denir.

Afrika kıtasında bulunan Rodezya'nın yeni adı ...

Zimbabwe,
Rodezya.
1979 yılında Rodezya'nın adı Zimbabwe olarak değiştirildi.
Rodezya (İngilizce: Rhodesia),
1970 yılından sonra resmi adı, Rodezya Cumhuriyeti olup, 1965 yılından 1978 yılına kadar Afrika'nın güneyinde var olmuş eski devlet.

Zimbabve-Rodezya ya da resmi adı ile Zimbabve-Rodezya Cumhuriyeti,
Afrika kıtasında 1979 yılında kısa bir süre bağımsız olan,  bağımsızlığı hiç bir dvlet tarafından kabul edilmeyen devlet. Ülke her ne kadar bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, resmi olarak Güney Rodezya olarak Birleşik Krallık'a bağlı bir sömürge bölgesi olarak kabul edilmiştir.

İngiliz asıllı olan Cecil Rhodes, 1880 yılında elmas aramak için Güney Afrika'ya gider ve De Beers madencilik şirketini kurar. Bu şirket günümüz elmas piyasasına hala büyük ölçüde hakimdir. İngiltere tarafından Cape Town sömürgesine başkan seçilir ve bugün üzerinde Zimbabve (güney Rodezya), Malavi (kuzey Rodezya) ve Zambiya'nın bulunduğu topraklara kendi ismini verir. Rhodesia (Rodezya)



1964-1979 yılları arasında Rodezya İç Savaşı veya Zimbabve Kurtuluş Savaşı gerçekleşti. Savaş Ian Smith önderliğindeki Rodezya hükümeti ile Robert Mugabe önderliğindeki Zimbabve Afrika Ulusal Birliği ve Joshua Nkomo önderliğindeki Zimbabve Afrika Halk Birliği kuvvetleri arasında olmuş ve  1979 yılında Londra'da Lancaster House Antlaşması imzalanarak barış sağlanmıştır.

12 Aralık 1979 ile 17 Nisan 1980 yılları arasında yeniden Birleşik Krallık kolonisi olmuş.  Birleşik Krallık ve İngiliz Milletler Topluluğunun denetimi altında yeni seçimler yapıldı. ZANU düzenlenen seçimi kazandı ve Mugabe 18 Nisan 1980 tarihinde ülkenin uluslararası alanda tanınan ilk başbakanı oldu. Ülke 18 Nisan 1980 tarihinde Zimbabve olarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

Hakkari'nin eski adı ...

Çölemerik,
Hakkari,



Hakkari, eski ismi Çölemerik.
Kürtçe: Colemêrg, 
Süryanice: ܐܰܟ݁ܳܪܳܐ Aqqare, 
Türkiye'nin en güney doğusundaki ilimizidir.

Van gölünün güney kısmında ve bir bölümü de İran’a doğru uzanan yörelere yerleşmiş olan Hakkar kabilesinin isminden adını almıştır. Arap dili, coğrafyası ve tarihlerinde bölge adı Hakkariye'dir. Hakkarlar’ın Şehri anlamına gelmektedir. 

İlçeleri;
Merkez, Yüksekova,  Çukurca, Şemdinli, Beytüşşebap.

Türkiye'nin en sarp ve dağlık yörelerinden birisi olan Hakkari konumu ve coğrafi yapısı itibarıyla bir çok medeniyete ev sahipligi yapmıştır. Medler, Persler, Akadlar, Selevkoslar, Abbasiler, Selçuklular, Moğollar, Urartular, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlıların eğemenliği altına girmiştir. 

Hakkari 1514 yılında Çaldıran savaşından sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. 

Hakkari, ters lalesi ile ünlüdür. 
Zümrüt Kaplıcaları, Beytüşşebap İlçesi'ne 4 km uzaklıktaki Ilıcak Köyü'nde yer alır.


Dağlar;
Cilo Dağı, 
Kisara Dağı, (4.060 m), Suppa Durek Dağı, Köşedireği Dağı(3.700 m
Reşko (Gelyaşin ya da Uludoruk ) tepesi (4.135 m).
Mordağ,
Sat Dağı-İkiyaka Dağları (3.356 m), 
Gare Dağı .
Haravil Dağı, 
Karadağ, Çimen dağ, Beyaz dağ,
Samur dağları, Sümbül dağı.
Beridalo ve Yekboy dağları.
Gevaroki Dağı.

Göller;
Gelyana Gölü, Buzul oymaları ve setleşmeleri ile oluşan buzyalağı gölü.
Seyithan, 
Golaşin gölü,
Golan gölü.
Mendin Platosu,
Nürdüz Platosu,
Feraşin Platosu,
Gevar Platosu, Gevar platosunda zengin çayırlarla kaplı, geniş yaylalara Zoma adı verilir.

Akarsuları;
Botan,
Habur,
Zap,
Avarobaşin(Rubareşin)
Şemdinli,
Hacıbey, Hacıbey Vadisinin oluşturduğu havzaya, Gerdi adı verilir.

Kara çalan, iftira eden (kimse) ...

Müfteri,
Arapça, مفتری
‬İftiracı, 

Kara çalan, 
İng. slanderer, calumniator.
İftira eden (kimse).
Eski dilde, Karalamacı,
Karaçalıcı,
İftira eden. 
Başkasına suç isnad eden. 
Yapmadığı kötülüğü isnad eden.
Yalan isnatta bulunma.

Sanayileşmemiş bir toplumda, bir kabile içinde iki ya da daha çok sayıda klanın birleşmesinden oluşan grup ...

Fratri,
Phratry,
Sanayi öncesi toplumların çoğunda, toplumsal örgütlenme, erkek ya da kadın üzerinden belirlenen soy aracılığıyla akrabalık gruplarına dayanır. Fakat bu akrabalık grupları, bazı durumlarda  akrabalık ilkelerine dayanmayan daha büyük gruplar oluşur. Bunlar fratrilerdir.  Sanayileşmemiş bir toplumda, bir kabile içinde iki ya da daha çok sayıda klanın birleşmesinden oluşan grup.



Klan,
Klan sosyolojik gelişme ve evrimin ilk aşamasına takabül eder. Tamamiyle yalın ve tek parçalı toplum tipidir.Kabile, Grup, parti, zümre.
Klan, boy, kabile, oymak, grup, zümre.

Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik.

Sosyologlar bakış açılarına göre aileyi sınıflandırmışlardır. Toplumsal gelişmeye uygun olarak klan, fratri, kabile, site, imparatorluk ve ulus şeklinde aileyi altı kategoriye ayırır.

İstanbul'un boğaziçi girişinde, Altın Boynuz olarak da bilinen deniz girintisi ...

Haliç,
Arapça Haliç,
مصب النهر
Masab alnahr,
İng. estuary,
Fr. estuaire.
Haliç (Estuar).
Altın Boynuz.
Bizanslılar zamanında Khrysokeras adı verilir.
Osmanlı devrinde Halic-i Konstantiniye olarak bilinmekte.
Denizin kara içine uzanan bölümü, koy, körfez.


Gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan, huni biçiminde, derin, az çok geniş ve uzun su bölümü.

İstanbul'un Avrupa yakasını kaplayan Çatalca Yarımadası'nın güneydoğu ucunda bulunan haliç,  Boğaziçi girişinde, tarihi yarımada ile Beyoğlu platolarını ayıran deniz girintisidir. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen yapının jeomorfolojik adıdır. Arapça haliç sözcüğü ile ifade edilmiş. İstanbul için taşıdığı önemden dolayı Osmanlılar döneminden bu yana haliç olarak adlandırılan bu özel isim, birçok semti kapsayan bir kent bölgesi adı olmuştur.

Dinamitin bulucusu olan İsveçli bilim adamı ...

Nobel,
Alfred Nobel 
D.T. 1833 Stocholm, İsveç  
Ö.T. 1896 San Remo, İtalya
İsveçli kimyager, mühendis.
Dinamit'in mucidi. 

Tarihe dinamitin mucidi olarak geçen Alfred Nobel, patlayıcılara olan düşkünlüğünü, madenci babasından almış. 

Babası Immanuel Nobel, 1937 yılında Saint Petersburg’a taşınır ve bir mayın fabrikası kurar. Babası, nakliye gemisinin batması sonucunda iflas eder. 

1863 yılında Stockholm'de az miktarda nitrogliserin yapmaya başladı. Uzun araştırmalar sonunda Alfred Nobel 1864 yılında, Dinamit barutunu buldu. Araştırmalarına devam eden A. Nobel 1877 yılında Balistit adını verdiği yeni bir çeşit barut, dumansız barut tasarladı. 

Nobel, Fransa'ya karşı kurulan bir ittifakta yer alan İtalya ile işbirliği yaptığı için aleyhine başlatılan kampanyalar sonucunda Paris'i terk etti. İtalya'daki San Remo'ya yerleşir ve çalışmalarına burada devam eder.

İtalya'nın San Remo şehrinde 1896 yılında beyin kanaması sonucu yaşama veda etti. 

Nobel ödülü,
(İsveççe: Nobelpriset), 
(Norveççe: Nobelprisen),

1896 yılında ölümünden sonra Stockholm'de açıklanan vasiyetinde Alfred Nobel tarafından kurulan derneğin verdiği, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşıyan prestijli bir ödüldür. Vasiyetinde, 33 milyon 200 bin kronunu her yıl insanlığa hizmette bulunanlara bu vakıf tarafından verilmesini istemişti. 

Fizik, kimya, tıp ya da fizyoloji, edebiyat ve barışa hizmet olmak üzere toplam beş dalda verilecekti. Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yaratır. 1900 yılında İsveç Hükümeti Nobel Vakfı'nı kurar. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından kişiler veya kuruluşlara ilk Nobel Ödülleri 1901 tarihinde verilmeye başlanır ve düzenli olarak verilmeye devam edilir. Daha sonra 1968 yılında, İsveç Sveriges Riksbank ile İsveç Merkez bankası, Alfred Nobel'in anısına bir ekonomi ödülü ihdas eder ve ilk kez 1969 yılında verilir.

Bazı ilginç noktalar;
Almanya Adolf Hitler hükumeti fizik, kimya, tıp ve edebiyat dallarında kazanılan ödüllerin alınmasına izin vermedi.
Sovyetler Birliği'nin baskısı doğrultusunda Boris Pasternak (edebiyat, 1958) ödülü reddetti. 
Jean-Paul Sartre hayatı boyunca, Nobel ödülü (edebiyat) ve tüm resmi ödülleri reddetmiştir. 
Lê Ðức Thọ ise o yıllarda Vietnam'ın içinde bulunduğu durum nedeniyle Barış  ödülünü almamıştır.
Nobel Barış Ödülünü altı defa almaya Uluslararası Kızıl Haç Komitesi hak kazanmıştır.
Nobel ödülü kazanan 826 kişiden 43'ü kadındır.  Marie Curie 1903 yılında fizik alanında ilk Nobel Ödülünü kazanan kadın olmuştur.
1940 ve 1942 yılları arasında II. Dünya Savaşı nedeniyle Nobel Ödülleri verilememiştir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ