Konya'nın Akşehir ilçesine özgü, taneleri yenen haşlanmış taze fasulye yemeği. ..

Sıyırtmaç, 
Konya'nın Akşehir ilçesine özgü, taneleri yenen haşlanmış taze fasulye yemeği. 

Malzemeler: 
- 1 kg Fasulye 
- Su 
- Tuz 
- İsteğe göre Sıvı Yağ 

Yapılışı: 
İçli fasulye ayıklanıp yıkandıktan sonra tencerede tuz ekilip su ile haşlanır. 


Pişen fasulyelerin süzgeçte suyu süzüldükten sonra sıcak olarak servis yapılır. İsteğe göre yağda hafif kavurarak da yapılabilir. 

Çift sürerken pulluğa yapışan çamur ve pislikleri sıyırmakta kullanılan baş tarafı üçgen biçiminde demir araç için de sıyırtmaç denir. 
Ayrıca, Bir çeşit ip bağlama biçimine de sıyırtmaç denir. 


I.Dünya savaşı sırasında Çanakkale, Filistin ve Suriye cephelerinde Osmanlı ordularını yöneten ünlü Alman komutan...

Otto Liman von Sanders,
(1855-1929)
Alman general ve Osmanlı mareşali olan asker.
1915 yılında, Çanakkale Savaşlarında Osmanlı kuvvetlerini yöneten Alman Deniz generali (amiral).

Babası Yahudi bir asilzadesi olan Otto Liman von Sanders, 17 Şubat 1855 yılında o zamanlarda Almanya'ya bağlı Pomeranya bölgesindekibugün Polonya’daki  Slupsk-Stolp şehrinde doğdu. Birinci Dünya Savaşı sona erip Mondros Mütarekesi imzalanınca Almanya’ya geri döndü. 22 Ağustos 1929 yılında, Münih şehrinde öldü.


1874 yılında Almanya'da Essen muhafız birliğinde subay olarak askerliğe başladı. 1911 yılında generalliğe yükseldi. I. Dünya Savaşı esnasında Osmanlı İmparatorluğu, ordusunun ıslahı için Almanya ’dan istenen kurulun başkanı olarak 14 Aralık 1913 yılında İstanbul’a geldi. 

Önce, Osmanlı I. Kolordu komutanı oldu. 1914 yılına kadar Osmanlı ordusunda bazı reform çalışmaları yaptı. Almanya ile yapılan anlaşma gereğince mareşallik rütbesine yükseltildi. 1915 yılının mart ayında Çanakkale’de V. Ordu komutanı oldu. Çanakkaledeki tüm idari yetkiyi eline alarak, yaklaşık dokuz ay süren bu savaşlarda komutanlık görevini sürdürdü. 

1917-1918 yıllarında ise bu kez Filistin Cephesinde Yıldırım Orduları Grubu komutanlığına getirildi. İngiliz generali Allenby’nin saldırılarına karşı koyamadı ve 1918 yılının eylül ayında Filistin Cephesi yarılınca kuvvetleri ile Halep’e şehrine kadar ricat etti.

Gaziantep yöresine özgü, pirinç ve pekmezle çorba biçiminde hazırlanan bir tür tatlı ...

Munu,
Muni,
Munu şorbası, 
Muni çorbası, 
Şirinli çorba, 
Pirinçle yapılan bir tür tatlı çorba. 
Gaziantep yöresine özgü, pirinç ve pekmezle çorba biçiminde hazırlanan bir tür tatlı.
Pekmez ve pirinç ile yapılır ve bu tatlı daha çok loğusalara yedirilir. 

Gaziantep’te iyi yemek yapanlara kerdiman, keyvanı derler. 

Munu, Muni, Şirinli Çorba. Aynı zamanda bu bir tatlıdır.;
Malzemeler;
2,5 su bardağı pirinç,
12 bardak su,
2 su bardağı şeker,
12 yemek kaşığı pekmez.
Dövülmüş ceviz yada fıstık.

Yapılışı;
Pirinç suda açılıncaya kadar haşlanır. Haşlanınca şeker yavaş yavaş karıştırılarak ilave edilir. Daha sonra pekmez konup bir iki taşım kaynatılır. Koyulaştıktan sonra ocaktan alınır. 
Üzeri fıstık ya da ceviz içi ile süslenerek servis yapılır.

Gaziantep yöresinde yapılan lezzetli bir çorba, Beyran çorbası, sabah kahvaltıda yenir.;
Malzemeler,
1 kg kuzu incik
2 çay bardağı pirinç,
5-6 su bardağı su
1 yemek kaşığı tereyağı
2 tatlı kaşığı biber salçası
2 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
8 diş sarımsak
Tuz ve Karabiber.

Yapılışı;
Düdüklü tencerede kuzu eti ve kabukları soyulmuş bütün sarımsaklar ile su beraber haşlayınız. Haşladığınız eti çorba için didikleyin. Haşladığınız etin suyunu ve yıkadığınız pirinci ekleyip haşlayın. Üzerine tereyağı, salça, pul biber, tuz ve karabiberi ilave edip 2-3 dakika kaynatın. Etleri ilave edip 1-2 dakika kaynattıktan sonra ocaktan alın. Sıcak servis yapın.

Gaziantep yöresine özgü diğer yemek isimleri;
Çirli Yahni, Soğan yerine kayısı kurusu konularak yapılır. 
İrmik helvasına verilen ad, memiye (arapça mamuniye) helvesi denir.
Mıhşı, mihşi, Gaziantep yöresinde dolmaya verilen ad.
Mıkla, mıhlama, Kıyma ve soğanla pişirilen yağda yumurta.
Şeyhülmuhşi, Gaziantep, Kilis ve Hatay yöresine özgü, taze acur, patlıcan yada kabak ve kıymayla yapılan bir yemek. 
Mugaşşer (Muhasser, mukaşşer, mukasser), Gaziantep yöresinde kabukları soyulmuş ve ikiye bölünmüş nohuta verilen ad. 
Hasbir, Gaziantep yöresinde yemeklerde kullanılan safran'a verilen ad.
Tarhın, Yemeklerde çokça kullanılan bir nane türüne verilen ad. 

Sosyolojide boy...

Klan, 
Fr. clan, İng. clan.
Boy,
Fratri,
En küçük bir toplum.
İlkellerde küçük cemiyet,
Basit yapılı toplum,
Aralarında kan bağı bulunan ailelerin oluşturduğu toplum.
Sosyolojide boy.



Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik. 

İlkel toplumlar (klan, boy), üretmesini bilmeyen, doğada hazır bulduklarını tüketen göçebe toplumlar klan, klanların birleşmesinden oluşan boylar (fratri) ilkel toplumları oluşturur. 

Antik Roma'da gens (çoğul gentes) klan, kast, ya da ortak bir atadan geldiklerine inanılan ve aynı adı (nomen) paylaşan bir aile topluluğunu tanımlamak için kullanılırdı. Romalı şahıs isimlerinde bulunan ikinci ad kişinin ait olduğu gensi ifade ederdi. Terim aynı zamanda klan sistemi içerisinde yer alan aileleri tanımlamak için de kullanılmıştır. Gensler, Romalıların ataları kabul edilen Remus ve Remulus'un bır kurt tarafından emzirilmesi sonucunda ortaya çıkmışlardır. 
Cemiyet, 
İş bölümünün geliştiği, akılcılığın egemen olduğu, daha çok organik dayanışmanın görüldüğü toplumdur. Irk, etnik köken, sosyo ekonomik statü ve kültürce farklılaşmış topluluklardır. Cemiyetler kişisel olmayan, soğuk, rasyonel ve özgür ilişkiler üzerine kuruludur. Sanayi ve ticaret işletmeleri, baskı grupları, şehirler gibi örnekler.

Cemaat, 
Kan bağlılığının, benzerliğin, geleneklerin bulunduğu, iş bölümünün görülmediği insan topluluğudur. Zaman içerisinde yavaş yavaş meydana gelen, bireyleri arasında duygu ve düşünce birliği olan insan topluluğudur. Irk, etnik köken ve kültür bakımından farklılaşmış kişilerden meydana gelirler. Cemaat üyeleri arasında sıcak, samimi, yürekten, duygusal ilişkiler vardır. Aile, akrabalık, klan gibi kana bağlı; komşuluğa dayanan köy gibi yere bağlı, düşünce ve duygu benzerliğine dayalı topluluklar cemaate örnek verilebilir.



Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu gaz ...


Asetilen,
Acetylene,
Asetilen (etin), 

Asetilen gazı, renksiz, sarımsak kokulu, şiddetli yanıcı, havadan hafif , zehirli etkisi olmayan fakat havanın oksijenini azaltarak boğucu etki yaratabilecek bir gazdır. Bir tür hidrokarbon' dur. Üçlü bağ taşır ve formülü C2H2 şeklindedir. 

Brethelot tarafından total sentez yöntemiyle elde edildi. Asetilen sanayide karpitin su ile reaksiyonu sonucunda elde edilir. Asetilen yanma esnasında çıkardığı yüksek ısıdan dolayı endüstride çok yaygın olarak kullanılır. Asetilen tüpleri için 50ºC çok tehlikeli bir sıcaklıktır.

Kaynama noktası: -84 °C
IUPAC numarası: Ethyne
Molar kütle: 26,04 g/mol
Yoğunluk: 1,1 kg/m³
Sınıflandırma: Alkin 

Sonunda yumuşayıp açılarak yara halini alan enfeksiyon kökenli deri kabartısı ...

Gom,
Sonunda yumuşayıp açılarak yara halini alan enfeksiyon kökenli deri kabartısı.
Sonunda yumuşayıp açılarak yara halini alan enfeksiyon kökenli, yumru biçiminde deri kabartısı.
Gom, boyutları daha büyük, ülserleşen nodüllere denir. 
Gomlar, patojen mikroorganizmaların dokular üzerine etkisi ile oluşturduğu reaksiyon sonucu ortaya çıkarlar. 

Gomlar, yumuşamaya ve ülserleşmeye başlayıp deri yüzeyine açılmaya yönelen hipodermik nodozitlerdir. İyileşirlerse de yerlerinde nedbe izi kalır. Gomlar oluşum dönemi yumuşama dönemi, ülserleşme dönemi ve iyileşme dönemi olmak üzere dört dönem geçirirler. Gomlar iskelet sistemi de dahil olmak üzere vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

Deri, vücudun en büyük organı olup, vücudun sıvı dengesi, dokunma, seks ve sosyal iletişimi fonksiyonlarını yapar. Deri üç tabakadan oluşur, Epidermis (Ektoderm), Dermis (Mezoderm), Subkutan doku (Hipodermis). 

Hastalarda sinir hasarına bağlı olarak menenjit, şiddetli ağrılar, felç ve ölüm gelişebilir. 
Sifilis, lepra, tüberküloz ve bazı mantar hastalıkları gomlarla seyrederler. 


Sfilisin bu döneminde kılcal damarların hasarına bağlı olarak gom adı verilen yumuşak şişliklerin oluşması da tipiktir. Gomlar, dokudaki inflamasyona bağlı "granuloma" yani reaksiyonel şişliklerdir.

Deri hastalıkları;
Deri hastalıkları, deri dokusunda oluşturdukları özel patolojik değişikliklerle belirginleşir.
Makul,
Eritem,
Purpura
Diskromi,
Papül,
Vezikül
Bül,
Püstül, 
Tüberkül,
Nodozite,
Gom,
Vejetasyon,
Gangren,
Keratoz,
Skuam (Pul),
Skleroz
Atropi, 
Ülkerasyon,
Krut,

Yunanistan'da simit'in adı ...

Kuluri,
Yunanca, (κουλούρι), koulouri.
Simit'in Yunanistan'daki adı Kuluri'dir.
Ermenice, (բոկեղ) Simit, gevrek, Bokegh.

Simit, Gevrek, 
Susamla kaplı yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye ve Yunanistan için yaygın olarak tüketilir. Yunanistan'da simit'e kuluri adı verilir. 

Kültürlere göre değişkenlik gösterse de simidin her zaman gevrek olması tercih edilir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ