"Avanak Avni", "Utanmaz Adam" gibi tiplerin de yaratıcısı olan ünlü karikatür sanatçımız ...

Oğuz Aral, 
(1936-2004).
Karikatür Sanatçısı,
Yazar, karikatürist, pandomimci ve çizgi film yapımcısı.
Dünya tarihinde en fazla satan 3. mizah dergisini kurmuş ve yayınlamıştır.

1936 yılında İstanbul'un Silivri ilçesinde doğdu. Davutpaşa Lisesinde okudu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi üçüncü sınıfından ayrıldı. 1950 yılından sonra çeşitli dergi ve gazetelerde karikatür çizmeye başladı. 


Avanak Avni tiplemesini yarattı. Hayk Mammer, Köstebek Hüsnü, Utanmaz Adam ve Vites Mahmut gibi tiplemeleriyle de biliniyordu. Oğuz Aral’ın karikatürleri ve Huysuz İhtiyar başlığı altında mizahi öyküleri, Hürriyet Gazetesinde yayınlanmıştır. Tiyatro, müzik ve sinema konularında çalışmaları olmuştur.


1970 yılında Gün Gazetesinde, Gırgır adında küçük bir köşede çizmeye başladı. Gırgır mizah dergisinin kurucusu ve yöneticisi oldu. Gırgır dergisinin tirajını 300 binin üzerine çıkarttı. Avrupa'nın üçüncü büyük mizah dergisi durumuna getirdi. 1972 yılında yayın hayatına başlayan Gırgır dergisi 1989 yılına kadar yayınlanmıştır. Daha sonra Avni dergisini çıkardı. 

26 Temmuz 2004 tarihinde Bodrum'da kalp krizi sonucu 68 yaşında vefat etti. Ölümünden sonra anısına 26 Temmuz 2005 tarihinde İstanbul Cihangir parkına heykeli dikildi. 

Ünlü Karikatür Tipleri:
Avanak Avni
Vites Mahmut, 
Utanmaz Adam
Mayk Hammer.   

Çıkarttığı Mizah Dergileri:
Gırgır, Avni.

Yarattığı Çizgi filmler:
Koca Yusuf (1966), Direkler Arası (1967), Bu Şehri İstanbul (1968), Ağustos Böceği ile Karınca (1971) adlı çizgi filmleri hazırladı.


Yönettiği Bazı Tiyatro Oyunları: 
Huysuz İhtiyar,
Keşanlı Ali Destanı.

Göz önünde bulunmama, yokluk ...

Gaybubet,
Arapça, 
غَيْبُوبَةٌ
İngilizce, Absence.
Yokluk,
Göz önünde bulunmama.
Bulunmayış, 
Gayıplık, Kayıplık.
Hazırda olmayıp başka yerde olma. 
Yok olma, 

Bulunmama durumu,  
Batmak , Baygınlık , 
Kayıp olmak, gaip olmak, 
Koma, bayılmak, kendinden geçmek, 
Saklanmak,

Uzun yıllar Milliyet gazetesinde çalışan Gazeteci, Ressam ve Karikatürist.

Bedri Koraman,
(1928-2015)
Gazeteci, Ressam ve Karikatürist.
 1928 yılında Samsun Bafra'da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde eğitim gördü.  1945 yılından itibaren İstanbul, Babıali' de ressam ve karikatürcü olarak çalışmaya başladı. Çocuk Alemi, 41 Buçuk, Tef ve Taş gibi mizah dergilerinde çizdi. 1951 yılında Deve ve Gölge adlı mizah dergilerini çıkardı.  


1954 yılından itibaren Milliyet gazetesinde çalışmaya başladı. 1970 yılında Abdi İpekçi' nin isteğiyle, gazetenin birinci sayfasında, renkli karikatürler çizmeye başladı. 1978 yılının Kasım ayında uğradığı bir silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu. 


Milliyet, Güneş ve Sabah gazetelerinde de çalışan sanatçı siyasi karikatürlerinin bir kısmını içeren Siyaset Arenası adlı bir eser yayınladı. Bedri Koraman, ülke içinde ve dışında bir çok ödül kazandı. Karikatürcüler Derneği Genel Başkanlığı yaptı. 2015 yılında Muğla Bodrum'da öldü. 

Bozulmaya başlamış yiyecek ...

Kaksık,
Bozulmaya başlamış yiyecek.
Acımaya, ekşimeye yüz tutmuş, yağ, peynir.
Çillenmek, küflenmeye, bozulmaya başlamak.
Kaksımak, 
Acımak, kokmak, bozulmak (yiyecekler için). 
Çürümek, küflenmek, ekşimek.

Öleceği kesinlikle bilinen bir hastanın, acısını dindirmek için doktor tarafından öldürülmesi ...

Ötanazi,
Fr. euthanasie.
İng. euthanasia,
Uyutma.
Ölme hakkı.
Acısız ölüm,

Ötanazi, ıstırapsız tabi ölüm, iyi ölüm, tatlı ve acısız ölüm, kolay rahat ölüm gibi kelime karşılıklarını ifade etmektedir.  Tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda, canlıyı ağrı ve acı vermeden öldürme, uyutma.

Öleceği kesinlikle bilinen bir hastanın, acısını dindirmek için doktor tarafından öldürülmesi.
Yaşamından umut kesilen, öleceği kesinlikle bilinen bir hastanın, acısını bir an önce dindirmek amacıyla ve hastanın isteği üzerine, yaşamına bir hekimce son verilmesi biçiminde gerçekleşen ölüm.
Ötanazi, tedavisi mümkün olmayan kronik hastalıklarda, hayattan umudunu kesmiş hastanın ağrısız bir metotla ölümüne izin verilmesi ve  tıbbi yardımı keserek ölüme terk edilmesi olayıdır. Özetleyecek olursak, ölüm hakkı da diyebiliriz. 

Ötanazi çeşitleri şöyledir;
Aktif Ötanazi; 
Aktif ötenazi, hastanın bedenine yüksek dozda maddenin verilmesiyle hastanın ölümünün gerçekleşmesidir. 
Pasif Ötanazi: 
Pasif ötenazi hastanın tedavisinin kesilmesi sonucu yaşamının sona erdirilmesidir. 
Dolaylı Ötenazi: 
Dolaylı ötenazi ise, kişinin acılarının dindirilmesi hastanın hayatına son vermek amacında olunmamasına rağmen yapılmasına dolaylı ötenazi adı verilir. 

İstemli(İradi-Volenter-Gönüllü) Ötanazi;
İstemli ötenazi, hastanın ötenazi talebini bizzat kendisinin açıkça dile getirmesi halinde uygulanır. Bilinci yerinde olan bir hastanın kendi arzusu üzerine ötenaziye olanak sağlanmasıdır. 
İstemsiz(İradi olmayan) Ötenazi;
İstemsiz ötenazi ise hastanın iradesi dışında, hasta tarafından dile getirilemeyen, genelde hastanın bilincinin kapalı ve komada olduğu zamanlarda hasta yakınları yada doktor tarafından karar verilerek uygulanır.  

Kazai Ötanazi;
Ötenazinin bir mahkeme kararının gerçekleşmesi durumuna  göre uygulanmasına kazai ötenazi denir.
Medikal Ötenazi: 
Ötanazinin bir doktor tarafından gerçekleşmesi durumuna ise medikal ötenazi adı verilir.  

Ötenazi işlemleri, yasalar ile de düzenlenmiştir. Ülkemizde ve pek çok ülkede aktif ötenazi kesinlikle yasaktır. Yasal olarak suçtur ancak bazı ülkelerde ötanazi faili cezaya çarptırılmaz. Ötenaziden bahsedebilmek için yaşayan bir insan, yani beyin ölümü gerçekleşmemiş bir kişi gerekir. Beyin ölümü gerçekleşen kişi tıbben ve hukuken ölüdür. Dolayısıyla bitkisel hayat sürecinde ötenazi mümkün iken beyin ölümü gerçekleşen kişi için ötenazi söz konusu olamaz. Ölüm ve ölmek istemeye karşı, hemen hemen bütün dinlerde Tanrı yasakladığı için adil ve uygun bir ölümün ötenaziden daha iyi olduğu vurgulanır. 

Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletinde yasaldır. Aktif ötanazi Türkiye'de yasal değildir. Yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, hastaya ötanazi uygulayan fail (hekim), tasarlayarak (taammüden) adam öldürme hükümlerine göre yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu) hapis cezasıyla cezalandırılır. 

Bir kimsenin, toplumun amaç, ilke ve ülküsünü özetleyen, rehber olan, yol gösteren, özdeyiş, slogan anlamında bir sözcük ...

Motto,
İt. motto,
Bir kimsenin, bir toplumun amaç, ilke ve ülküsünü özetleyen, rehber olan, yol gösteren slogan, özdeyiş demektir.
Özdeyiş, Slogan

Çarpıcı söz, 
Sav-söz, 
Şiar,
Düstur, vecize.
Parola, 
Simge söz,
Yazıt.
Arma,
Rumuz, Remiz, 
Belgi söz,

Motto, parola, özlü söz, vecize, slogan anlamındadır. İngilizce motto "düstur, slogan" sözcüğünden alıntıdır. Kelimenin kökeni İtalyanca olup Sav, söz, parola, slogan anlamındadır. Bu sözcük Latince muttum "anlamsız söz, lakırdı" sözcüğünden evrilmiştir.

Afrika'da bir ülke ...

Afrikadaki ülkeler;

Angola, Başkenti : Luanda
Batı SahraBaşkenti : Laâyoune / El Aaiún
Benin, Başkenti : Porto-Novo
Botsvana, Başkenti : Gaborone
Burkina Faso, Başkenti: Ouagadougou
Burundi, Başkenti : Bujumbura
Cezayir,‎ Başkenti : Algiers
Cibuti‎, Başkenti : Cibuti
Çad‎, Başkenti : N Djamena
Demokratik Kongo Cumhuriyeti‎ (Zaire)Başkenti: Brazaville
Ekvator Ginesi‎, Başkenti : Malabo
Eritre‎Başkenti : Asmara
Etiyopya,‎ Başkenti : Addis Ababa
Fas‎, Başkenti : Rabat

Fildişi Sahili‎, (Cote d’İvoire) Başkenti : Yamoussoukro
Gabon‎, Başkenti : Libreville
Gambiya (Gabia), Başkenti : Banjul
Gana, Başkenti : Accra
GineBaşkenti : Conakry
Gine Bissau‎, Gine-Bissau,
Güney Afrika, Başkenti : Pretoria
Güney Sudan, Başkenti: Cuba
Kape Verde, Cape Verde (Yeşilburun Adaları), Başkenti : Praia
Kamerun‎, Başkenti : Yaunde
Kenya‎, Başkenti : Nairobi
Komoralar‎, Başkenti: Moroni
Kongo‎(Zaire)Başkenti: Brazaville
Lesothe, Başkenti : Maseru
Liberya‎, Başkenti : Monrovia
Libya‎Başkenti : Tripoli
Madagaskar‎, Başkenti : Antananarivo
Malavi, Başkenti : Lilongwe
Mali‎, Başkenti : Bamako
Mauritius‎, Başkenti : Port Louis
Mısır, Başkenti : Kahire
Moritanya, Başkenti : Nouakchott
MozambikBaşkenti : Maputo
Namibia, Başkenti : Windhoek
Nijer‎, Başkenti : Niamey
Nijerya‎, Başkenti : Abuja
Orta Afrika Cumhuriyeti, Başkenti: Bangui
Reunion,Başkenti : Saint-Denis
Ruanda, Başkenti : Kigali
Saint Helena, (Ascension ve Tristan da Cunha‎) Başkenti: Jamestown
São Tomé- Saq Tome ve Príncipe‎, Başkenti : São Tomé
Senegal, Başkenti : Dakar
Seyşeller, Başkenti : Victoria
Sierra Leone, Başkenti : Freetown
Somali‎, Başkenti : Mogadişu
Sudan, Başkenti : Hartum
Svaziland, Başkenti : Mbabane
TanzanyaBaşkenti : Dodoma
Togo‎, Başkenti : Lomé
Traskei, Başkenti: Umtata
Tunus‎, Başkenti : Tunus
Uganda‎Başkenti : Kampala
Yeşil Burun Adaları‎ (Cape Verde),
Zaire (Demokratik Kongo Cumhuriyeti‎)
Zambia, Zambiya, Başkenti : Lusaka
ZimbabweBaşkenti : Harare

Fransız okyanus bilimci, deniz subayı ve sinema yönetmeni ...

Kaptan Cousteau,
Jacques-Yves Cousteau,
(1910 - 1997), 
Fransız okyanus bilimci.
Fransız okyanus uzmanı, deniz subayı ve sinema yönetmeni. 

Kaptan Cousteau 11 Haziran 1910 yılında Fransa'da Saint-André-de-Cubzac'da doğdu. 1937 ve 1991 yılların iki evlilik yapmıştır. Philippe, Jean-Michel, Pierre-Yves, Diane ve  Jacques  beş çocuk sahibi olmuştur. Jacques-Yves Cousteau 25 Haziran 1997 yılında Paris'te vefat etti.

II.Dünya savaşı yıllarında 1943 yılında Émile Gagnan ile birlikte modern otonom dalgıç giysisi olan dalgıçların uzun süre su altında kalmasını sağlayan bir soluma cihazını, Scuba (self-contained underwater breathing apparatus)  icat etti. 

Okyanuslarda yaşamla ilgili çok sayıda muhteşem film ve televizyon dizileri çekti. 1949 yılında ordudan ayrılıp Fransız Oşinografik Seferleri'ni kurdu. Ünlü gemisi Calypso'yu satın alıp dünyanın en ilgi çekici denizlerini ve ırmaklarını gezdi. Bu gezileri sırasında birçok filme imza attı. Louis Malle ile 1956  yılında çektiği Le Monde du silence-Sessiz Dünya filmi Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülüne layık görüldü.1979 yılında, Calypso ile Portekiz'e doğru bir sefer esnasında büyük oğlu Philippe bir kaza sonucu hayatını kaybetti.

İsviçreli bilim adamı Auguste Piccard ile birlikte büyük derinliklere inebilen “batiskaf” adındaki yüzer sualtı aracı üzerinde çalıştı ve geliştirdi. Bu türden sualtı istasyonlarında uzun süre yaşayan insanların uyum sorunları ile ilgili araştırmalar yaptı.

Cousteau, 1950 yılında Calypso adlı araştırma gemisiyle sualtında televizyon kullanımına ilişkin yeni bir yöntem buldu. Cousteau’nun bu çalışmaları sualtı fotoğrafçılığının gelişmesine öncülük etti.

Eserleri; 
Okyanus Dünyası, 
Sessiz Dünya,

İran' da tarihi bir kent ...

Rey,
Kum,
Meşhed, 
(Osmanlı döneminde).



Başkent, Tahran.
Abadan,
Horasan, 
İsfahan, 
Kandovan, Kashan, 
Kerman, Kiş adası.
Nişabur,
Pasargard, 
Persepolis,
Samen, 
Sari,
Şiraz, 
Tebriz, 
Urumiye, Uşnu,
Yalta, 
Yezd,

İran (Farsça: ایران ), 
Resmi adı İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران )  
Jomhuri-ye Eslāmi-ye Irān.
Güneybatı Asya'da ülke. Güneyde Basra Körfezi ve Umman Körfezi, kuzeyde ise Hazar Denizi ile çevrilidir.
İran "ostan" adı verilen 31 eyalete, idari bölgeye ayrılır. Şehirlere şehristan adı verilir.

İran para birimi Riyal, ancak günlük yaşamda daha çok Tümen kullanılıyor. Bazen Riyal’in Humeyni olarak adlandırıldığı da oluyor. 
10 riyal = 1 Tümen
1$ = 1.2 Tümen

Rusya' daki Kalmukya Özerk Cumhuriyeti' nin başkenti ...

Elista,
Stepnoy,(Eski adı).
Kalmıkça: Элст, Rusça: Элиста, 

Rusya' daki Kalmukya Özerk Cumhuriyeti' nin başkenti. Rusya Federasyonu'na bağlı Kalmık Cumhuriyeti'nin başkenti. Rusya Federasyonu'na bağlı Kalmukya Özerk Cumhuriyeti' nin başkenti olan Elista, bölgenin en önemli yerleşim merkezlerinden biridir. 

Astrahan'ın batısında ve Rostov'un güney doğusunda yer almaktadır.  Şehir, 1944-1957 tarihleri arasında 'Stepnoy' olarak anılıyordu. 

Elista'nın tanıtımı ; Elista


Kalmukya’nın devlet başkanlığını yapmış olan Kirsan Ilyumzhinov Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) başkanlığı da yapmıştır. Şehirde bir "Satranç Olimpiyatları Köyü" kurulmuştur. Bu kapsamda 1998 yılında Uluslararası Satranç Olimpiyatları Elista'da yapılmıştır.


Kalmukya veya Kalmıkya 

Kalmukça: Хальмг Таңһч, 
Rusça: Респу́блика Калмы́кия, 
Kalmukya 4 Kasım 1920 yılında, Sovyetler Birliği içinde özerk bir bölge olarak ilan edilir. 1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra, Rusya'ya bağlı özerk bir cumhuriyet olarak kalmıştır. 

En dikkat çeken özelliği Avrupa sınırları içinde Budizm'in en yaygın din olduğu bölge olmasıdır. Kalmukya, Rusya'nın güneyindedir. Volga Nehri ile Çeçenistan, Dağıstan ve Stavropol bölgesi arasında yer alır. Kalmukya Hazar Denizi kıyısında yer alır. Ülkenin 1989 yılı verilerine göre nüfusu 323 bin ve yüzölçümü 75 bin 900 kilometrekaredir. Ülkenin adı, buraya yerleşen Moğol kökenli bir topluluk olan ve ülke nüfusunun büyük bölümünü oluşturan Kalmuklardan gelmektedir. Kendilerini Oyrat diye isimlendiren Kalmuklar, Çungarlar ve Öletler diye de anılmaktadır.  

Kalmukya için çok güzel bir müzik dinleyiniz. Şarkı

Güney Avrupa' da yaygın olan ve ısırması iltihaplara yol açan iri bir örümcek ...

Tarantula,
Taranten (İtalyanca), 
Theraphosidae.

Akdeniz bölgesinde yaygın olarak görülen bir örümcek tipidir. Genel olarak Kuzey ve Güney Amerika'da yaşayan, iri ve vücudu kıllarla kaplı örümceğimsi  bir familyadır. Yaklaşık 900 türü vardır. Bu türlerinin hepsi zehirlidir. Tarantular birbirlerini daima tehdit ya da yem olarak görürler. Yuvalarına yakın geçen diğer böcekleri ve örümcekleri avlayarak beslenirler. 

Toprak içerisinde veya yerde duran malzemelerin altında yuva yaparlar. Toplamda 8 bacağı vardır. Boyları 2-10 cm arasında değişir. Bacak boylarının 25 cm'ye kadar olduğu cinsleri de vardır. Afrika, Asya ve Amerika dışında dünyanın bir çok egzotik iklime sahip ülkelerinde yaşamlarını sürdürürler. Tarantulaların dişileri daha büyüktür. Erkeklerin vücutları dişiye göre daha sıska ve uzun bacaklıdır. Dişileri doğada 30 yıla kadar yaşadığı biliniyor. Dişi, çiftleşme esnasında erkeği öldürebilir. Bu nedenle erkek  5-10 yıl ömürlüdür. Tarantula ısırığı sanki arı sokması gibi veya şiddetli ağrılar şeklinde olabilir. Bazen de hiç bir şey hissedilmez. Isırma yerinde anında soğukluk ve uyuşukluk oluşur. Bu durum yavaş yavaş bütün vücuda yayılır.

Tarantulaların doğadaki en büyük düşmanı yaban arısı, peptis'tir. Dev yaban arısı diğer hayvanların aksine yuva yapmak, kuluçkaya yatmak gibi işlerle uğraşmaz. Üreyebilmesi için bir tarantula bulması ve yumurtasını o Tarantulanın içine bırakması gereklidir. Bu yüzdende toprak altında yaşayan Taratulaları bulabilmek için gün boyu toprak üzerinde tarantulanın kokusunu aradığı olur.   

Tarantulalar çok sayı da göze sahip olmalarına rağmen bu yetenekleri körelmiştir. Yaklaşık 30 cm'den sonrasını net şekilde algılayamazlar. Bu nedenle vücutlarındaki kıllar aynı zamanda sensör görevi görmektedir, rüzgar, titreşim gibi etkenleri esas alarak avlarını yerini tespit ederler.                   

Eski hat sanatına yeni bir anlayış ve yorum getiren, aynı zamanda Anıtkabir' deki yazıları da yazan hattat ve cilt sanatcısı...

Emin Barin,
(1913-1987)
Hattat, cilt sanatçısı, öğretmen, koleksiyoncu
Eski hat sanatına yeni bir anlayış ve yorum getiren Türk hattat ve cilt sanatçısı.

Babası gibi hattat ve cilt sanatçısı olan Prof. Emin Barın 02 Haziran 1913 yılında Bolu'da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Bolu'da bitirmiş. 1932 yılında İstanbul Muallim Mektebini, 1936 yılında da Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Resim-İş bölümünü bitirmiş. 1937 yılında hat ve cilt alanında uzmanlık yapmak için Almanya’ya gitmiş. Almanya'da Olimpiyat kitabı ile Hamburg Kitap sergisinde birincilik ödülünü kazanmış. 1939 yılında Leipzig Kitapçılık ve Sanat Akademisinde kitap ciltçiliği konusunda dersler almış. 1943 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde bir hat ve cilt sergisi açmış. 

1969 yılında Lizbon’da su baskınından zarar gören bazı Türk-İslam yapıtlarının restorasyonunda çalışmış. 1984 yılında "Ya Rahim" adlı yapıtıyla Türkiye İş Bankasının süsleme büyük ödülünü kazanmıştır.

Latin alfabesiyle Anıtkabir’in yazılarının da bu­lunduğu birçok yazıt yazmıştır. 1965 yılından sonra ünlü hat sanatçısı Kamil Akdik ve Necmeddin Okyay gibi hattatlığa dönmüştür. Kufi, celi divanı yazıları üzerine çalışmıştır. Sanatçının Emin Barın Hat Eserleri üç ayrı kitapta yayınlanmıştır. 29 Aralık 1987 yılında İstanbul'da ölmüştür.

Angor, Ruhsal ya da bedensel bunaltı...

Angor,
Ruhsal Bunaltı.
Ruhsal ya da bedensel bunaltı.
Angor,
Anjin,

Tıp dilinde, Anjin. 
Genellikle çarpıntı ve baskıyla, göbek üst kısmında beliren ağrılı daralmaya eşlik eden büyük anksiyeteya angor denir. Bununla ilgili olan Angor Animi ise ölüm korkusu ile de karışan derin sıkıntı ve ürküntü haline denir. Başlıca koroner hastalığı olan hastalarda görülen, ölümün güçlü olarak algılanması belirtisidir.


Bunaltı korkuya benzeyen bir duygudur. Kişi bunu sanki kötü bir haber alacakmış gibi bir felaket olacakmış gibi nedeni belli olmayan bir sıkıntı, bir kaygı, bir endişe duygusu olarak algılar ve tanımlar. Bunaltı, yani Anksiyete (İng. anxiety) Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluktur. Ruhsal gerginliğin dışa vurmasına AjitasyonRuhsal ve bedensel çöküntü, isteksizlik ise Depresyon olarak bilinir. Kişinin haleti ruhiye'si ise ruhsal durumudur. 

Nevroz denilen ruhsal kaynaklı sinir hastalığı anksiyete yaşayan kişilerde en sık görülen ruhsal rahatsızlıklardır. Ruhsal çöküntü (depresyon) tedavisinde kullanılan bir ilaç Nialamit.

Eskiden Rusya' da kullanılan, dört tekerlekli köylü arabası ..

Tarantas,
тапантас 
Eskiden Rusya'da kullanılmış köylü at arabası.
Eskiden Rusya' da kullanılan, dört tekerlekli köylü arabası.

Bir zamanlar Rusya’da kullanılan, dış yüzeyi hasırdan, dört tekerlekli, açık, bir nevi gezinti arabası.

İng. droshky, üstü açık, dört tekerlekli Rus At Arabası.
At arabası, atlar tarafından çekilen, insan veya mal naklinde kullanılan tekerlekli araç.

Rusçada Troyka, üç atın çektiği araba anlamında demektir. Ruslara özel bir taşıt olarak Troyka (Troika), Rusya’nın sembolüdür. Harika bir ulaşım aracı olması yanında bir ülke ile özdeşleşmiştir. Devrim ve Maksim Gorki demektir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ