Ağaç kavunu ...

Utruç,
Cutrus medica.
Ağaç kavunu.
Şadok-Shaddock, 
Pomelo,
Çin Greyfurdu.

Ağaç kavunu, sedef otugiller familyasından meyvesi yenen bir bitki türü. Meyve çayı yapımında kullanılan kalın ve sert kabuğu ile bilinir. Genelde bir süre saklandıktan sonra ya da hamur işlerinin içine katılarak tüketilir. 

Turunçgillerden olan ağaç kavunu soğuğa en dayanıklı olup, yavaş büyüyen, yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Ağacı üç yaşına gelince meyve vermeye başlar. Ağaç kavununun meyvesi tatlı ve ekşi olup en ağır turunçgil-rutaceae türüdür. Yaklaşık olarak 1-1.5 kilo olan meyvesi vardır. Meyvelerin kabuğu kalın, sert ve kokuludur. Meyveleri limondan büyük ve olgunlaştığında ağaç üzerinde kalmazlar, dökülürler.

Güney Avrupa ve Hindistan’da yetiştirilir. Ülkemizde ise Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgesinde yetişir.

Meyve kabukları çiğnenirse ağız kokusunu giderir, diş etlerine faydası olur. Safrayı yok eder.
Kabızlığı giderir, mide ve ciğerlerin hararetini keser.
Mide ve kalbi kuvvetlendirir, kalp çarpıntısını giderir.
Sıtmaya iyi gelir.
P vitamini etkisi gösterir, kılcal damarları kuvvetlendirir. 
Hindistan'da ağacı baston yapımında kullanılır.

Moğol mutfağına özgü, mantıya benzer bir yemek ...

Booz,
Buuz,
Moğol mantısı. 
Moğol mutfağına özgü, mantıya benzer bir yemek.
Mantı çok büyük ve içi çok etli. Ülkede et çok ucuz o yüzden genelde et daha çok tüketiliyor. Un ise aksine pahalı bir gıda maddesi. 
Tat olarak bizdeki mantıdan farkı yok. Mayasız hamurdan yapılıyor. 


Mantı hamuru 6-8 cm arası çapta yuvarlak açılıp içine malzeme konduktan sonra bohça gibi kapanıyor. Hamur içine olabildiği kadar çok et alacak şekilde ince açılıyor sonra ya haşlanıyor ya da buharda pişiriliyor. Her ahçının kendine has bohçalama tekniği var. Amaç buharda pişirilen etin suyu mantının içinde kalması. Mantının içinde tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon, yağlı et, soğan ve sarımsak var. 

Moğolların diğer meşhur yemekleri;
Moğol yemekleri ana hatlarıyla dört bileşenden oluşuyor: Et, un, patates ve süt ürünleri.
Banş,
Borst, (kurutulmuş et) 
Kuşur-Huşur (çiğbörek).
Booz, 
Bayntan çorbası (Bol etli tarhana çorbasına benzer). 
Khorhug (Parça etler soba üzerinde haşlanıyor).

"Tek Boynuzlu At", "İtalyan Kızı", "Kesik Bir Baş" gibi romanlarıyla tanınmış İngiliz kadın yazar ...

Iris Murdoch,
Jean Iris Murdoch, 
(1919 - 1999). 
İrlandalı yazar ve filozof. 

15 Temmuz 1919 yılında doğdu. Evin tek çocuğu olan Murdoch'ın annesi, İrlandalı babası İngilizdir. 1932 yılında Bristol şehrindeki Badmington College'i bitirdi. Oxford'daki Sommerville College' de klasik edebiyat okudu. Üniveriste yıllarında pek çok önemli şair ve entelektüelle tanıştı ve Franz Steiner ile uzun süreli bir aşk yaşadı.

1938 yılında Komünist Partisine girdi. 1940 yılından sonra Londra'ya yerleşti ve Ekonomi Bakanlığında çalıştı. II. Dünya savaşının sonlarında Birleşmiş Milletler'de çalıştı Avusturya ve Belçika mülteci kamplarında çalıştı. 

Cambridge'de Nevnham Üniversitesi'nde felsefe doktorasını bitirdi. 1948 yılında Oxford'da St. Anne College'da felsefe profesörü olarak görev aldı. 1956 yılında eleştirmen ve Oxford Üniversitesi İngilizce profesörü olan John Bayley ile evlendi. Çocukları olmadı. 1997 yılında alzheimer hastası oldu. Kendi kitaplarının adını dahi hatırlayamıyordu. Murdoch, 8 Şubat 1999 yılında Oxford'da alzheimer hastalığından dolayı öldü.

XX. yüzyılın en zeki ve üretken yazarlarından olup 26 roman, 5 oyun, 5 felsefe ve bir adet toplu şiirler kitabı vardır. 1978 yılında Booker Ödülü aldı. 


Romanlarından Bazıları;
Under the Net (Ağ) - 1954,
A Severed Head (Kesik Bir Baş),
Çan, The bell - 1958 
Kara Prens, The Black Prince - 1973 
Deniz Deniz, (The Sea, the sea) - 1978
Tek Boynuzlu At, 
İtalyan Kızı, 
The nice and the good - 1968
Melekler Zamanı,
Rüya Sakinleri,
Kesik bir Baş,
İkilem,
Kumdan Kale,
A Year of Birds (1978) - Şiirleri
Ateş ve Güneş,(Felsefe Çalışmaları)

Gıda zehirlenmelerine neden olan bir grup bakterinin adı....

Salmonella,
Gıda zehirlenmelerine neden olan bir grup bakterinin adıdır.  Tifo, para tifo ve gastro enterit etmeni, Gram negatif, fakültatif anaerob çubuk şeklinde bakteri.
Çok hızlı yayılan ve çoğalan Salmonella, hidrojen sülfür üretirler ve hareketlidirler.

Salmonella bakterisi kuşların, diğer hayvanların ve insanların bağırsak sistemlerinde yaşar.
İnsan ve sıcak kanlı hayvanlarda hastalık yapan çubuk şeklinde bir bakteri grubudur. Sıcak yaz aylarında insanlara genellikle hayvan dışkısı ile kirlenmiş, saflığı kalmamış gıdalar (kontamine) yenmesiyle bulaşır. Kümes hayvanları, kirlenmiş yumurta, pastörize edilmemiş süt veya meyve suyu, et, peynir, kontamine çiğ sebze ve meyve, baharat ve çerezler bulaşma kaynağıdır. Salmonella ısıya karşı duyarlı olup 75°C’ de ölür. 

Salmonalla ismini Amerikalı bir patolog olan Daniel Elmer Salmon’dan almıştır. Salmonella bakterilerinin çok türü, yaklaşık 2300 vardır. Salmonella insan ve hayvanların sindirim sistemimi florasında bulunabilen bir bakteridir. Bazı tipleri tamamen zararsızdır. Ancak bazı tipleri kanatlı hayvanlarda ve yumurtada bulunur.  

Salmonella bakterisi ile temas edildikten 12-72 saat sonra enfeksiyon, ishal, ateş, ve karın krampları başlar. Tüm yaş gruplarını etkiler. Hastalık genellikle 4 gün ile bir hafta sürer. Çoğu kişi tedavi olmadan iyileşir. Ama bazı kişilerde, Salmonella enfeksiyonu bağırsaklarda kan dolaşımına ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir ve antibiyotik tedavisi gecikirse ölüme neden olabilir. Yaşlılar, bebekler ve bağışıklık sistemi bozulmuş olan kişilerde hastalık daha ciddi seyreder.

Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk kadın başbakanı ...


Tansu Çiller,
Tansu Penbe Çiller,
(1946 - ....)
Prof. Dr. Tansu Çiller, 
Türk ekonomist, akademisyen, siyasetçi.
Türkiye Cumhuriyetinin 22.Başbakanı. 

1993–1996 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapmıştır. Tansu Çiller, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk kadın başbakanıdır. 
Özer Uçuran Çiller ile evli olup iki erkek çocuğu vardır. Çok iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmektedir. 

1946 yılında İstanbul'da doğmuştur. Robert Kolejinden mezun olup, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünü bitirmiştir. Tansu Çiller yüksek lisansını ABD' de New Hampshiɾe ve doktorasını Connecticut Üniversitesinde yapmıştır. Doktora sonrası Yale Üniversitesinde çalışmalarda bulunmuş. 1978 yılında doçent, 1983 yılında profesör olmuştur.  Boğaziçi Üniversitesinde ve diğer çeşitli üniversitelerde çalışmalar yapmış. 

1990 yılında Doğru Yol Partisinde siyasete atılmıştır. 1991 yılındaki seçimlerde İstanbul milletvekili seçilmiş. Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki koalisyon hükumetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev yapmıştır. Başbakan Süleyman Demirel'in Türkiye Cumhuriyetinin dokuzuncu cumhurbaşkanı seçilmesiyle boşalan DYP genel başkanlığına aday olmuş ve 13 Haziran 1993 tarihinde DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilerek Türkiye'nin ilk kadın başbakanı olmuştur.  

1996 yılında Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan 54. hükumette Dış işleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapmış. 3 Кasım 2002 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde Doğru Yol Partisinin seçim barajını aşamaması üzerine genel başkanlık görevinden istifa ederek, aktif politikayı bırakmıştır. Halen İstanbul'da yaşamaktadır.

Irak ve Şam İslam Devleti olarak bilinen Irak ve Suriye'de etkinlik gösteren silahlı bir grup ...

IŞİD,
Arapça, الدولة الإسلامية في العراق والشام 
Türkçe: IŞİD 
(Irak Şam İslam Devleti)
Arapça, DAEŞ, DEAŞ, DAİŞ,
Irak ve Şam İslam Devleti,
Irak ve Suriye'de etkinlik gösteren silahlı grup ve tanınmayan devlet. 

ILİD, İslam Devleti (İD) ya da Irak ve Levant İslam Devleti. 
ISIS, Islamic State of Iraq and Syria.
DAAŞ, Ad-Davla Al-Islāmiyya fi al-‘Irāq wa-sh-Shām.
DAİŞ, Ad-Davla Al-Islāmiyya fi al-‘Irāq wa-sh-Shām.
ISIL,  The Islamic State of Iraq and the Levant.
Levant kelimesi ile eski Suriye'nin içinde, Ürdün ve Lübnan'ı da kapsar.

IŞİD-DAİŞ, kullanıldığında bütün Suriye, Ürdün ve Lübnan'ı içine alır. 
Arapça Şam, Dımeşk demektir.

1999 yılında Cemaat el-Tevhid vel-Cihad- Jama'at-El-Tawhid wal-Cihad olarak kuruldu. 2003 yılında Irak istilasını müteakiben, ABD liderliğindeki güçlerle Irak'taki müttefiklerine karşı Irak ayaklanmasına katıldı.
Ekim 2004, Tanzim Kaidat el-Cihad fi Bilad el-Rafidayn-Irak El-Kaidesi- (AQI)
Ocak 2006, Mücahidin Şura Konseyi, Sünni isyancı gruplarla kuruldu.
Ekim 2006, Irak İslam Devleti, (ISI) Al Anbar, Nineveh, Kerkük ve diğer bölgeler
Nisan 2013, Irak ve Şam İslam Devleti, Irak İslam Devleti ve Levant olarak adını değiştirdi.
2014 yılında Ebu Bekir el-Bağdadi'nin sözcüsü Adnani'nin Hilafeti ilan etmesi ile ismi "İslam Devleti" olarak kaldı.

Grubun lideri, 1971 yılında Bağdat-Samarra 'da doğan İbrahim bin Avad bin İbrahim el Bedri el Radavi el Hüseyni el Samarrai' dir. Kısaca Ebu Bekir Bağdadi, Ebu Dua olarak da bilinir. Bağdat İslam Üniversitesi İlahiyat bölümünü bitirmiş ve İslam üzerine doktora yapmış. Bu yüzden Dr. İbrahim olarak da anılıyor. 29 Haziran 2014 yılında taraftarları tarafından Halife ilan edilen 43 aşındaki Ebu Bekir Bağdadi, Halife İbrahim olarak dünya çapındaki tüm Müslümanlar üzerinde dini otorite olduğunu iddia ediyor.

IŞİDDAEŞ, DEAŞ, DAİŞ grub Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avustralya, Kanada, İsrail, Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan tarafından terör örgütü olarak nitelendirilmiştir. 

Arkeolojide, yıkılmış bir yapının büyük bir bölümünün alan üzerindeki buluntularla ve ilk yapılışında uygulanan mimarlık yöntemleriyle yeniden yapılması ...

Anastilosis,
İng. anastylosis
Arkeolojik restorasyon. 
Rekonstürüksiyon.
Yıkılmış bir yapının büyük bir bölümünün alan üzerindeki buluntularla ve ilk yapılışında uygulanan mimarlık yöntemleriyle yeniden yapılması.
Tümüyle yıkılmış, yok olmuş ya da çok harap durumda olan bir anıtın veya sit eserin elde bulunan belgelere dayanılarak yeniden yapılması.      

Kazı sonucunda ortaya çıkarılan bir yapının, hiç bir yeni öge eklenmeksizin eski biçimiyle yeniden yapımı.
Yıkılan bir yapı veya anıtın orijinal mimari unsurları kullanarak en iyi şekilde restore edildiği bir rekonstrüksiyon tekniği için kullanılan arkeolojik bir terim.
Yunanca, anastellein, yeniden yükselmek anlamında olup, Arkeolojiye anastilosis olarak geçmiştir.

Börülce salatası ...

Sallama,

Börülce salatası,

Malzemeler: 
Yarım kilo taze börülce, 
1 veya 2 limon, (Limon veya koruk suyu)
5-6 diş sarımsak, 
1 çay bardağı sızma zeytin yağı, 
Tuz,   

Yapılışı: 
Börülceler özenle ayıklanır. Taze olmayan kart börülcelerin içleri çıkarılır. Tencerede az tuzlu suda haşlanır. 
Haşlanan börülceler ne çok ne de az pişkin olmamalıdır. Pişme zamanı önemli. Servis tabağına alınır. Ayıklanan sarımsaklar döveç içinde dövülür. Sarımsakların üzerine limon suyu, zeytinyağı karıştırılarak dökülerek servis edilir..

Ama sallama Balıkesir usulü yapılacak ise ki daha güzel; üzerine küçük küçük doğranmış iki domates ve bir tutam doğranmış maydanoz ile yarım bardak sirke karıştırılarak ilave edilir.

İpek kozasının dışından alınan en kaliteli ipek ..

Flatör,
Örgü,
İpek kozasının dışından alınan en kaliteli ipek.
Kozalar sıcak su içine bırakılır. Sıcak su ipliği kozaya ve birbirine yapışan “serisin” maddesini yumuşatıp eritir. Uçu eğri süpürge gibi araçlar vurularak kozaların uçlarının açılmasını ve takılmasını sağlar. Bu uçlara kamçı başı denir. Uçlar kopartılıp sonra birleştirilerek istenilen kalınlıkta iplik elde edilir. 
İpek iplik eldesi kozadan ipek çekimi ile başlar. İki veya daha fazla ipliğin katlanarak birbirine bükülmesiyle elde edilen ipliğe filatör iplik denir. 

Farklı yapıda ipliklerden oluşan çok katlı ipliktir. Önce flamentlerin bir araya getirilip onları doğal serisinleriyle bağlayarak kozalardan çıkrığa sarma işlemidir. Çekilen elyaf bükülerek değişik kalınlık, kat ve bükümlerde iplik hâline getirilir. Hatalı koza, ipek çekimine elverişli olmayan ve bağlı olduğu türü göstermeyen kozadır. Bu kozalar ipek çekimi (filatür) sırasında kopma sayısının artmasına, ipek veriminin düşmesine, iş gücü ve zaman kaybına neden olduğundan istenmeyen kozalardır. Bu kozalar ezik, lekeli, ölü krizalitli, küçük, kükürtlü, küflü, formollü (formaldehitli), delik, ince gömlekli, şekilsiz, kaba (satenli), çifte kozalar askı hatalı kozalardır. 


Flatör iplik üretiminde amaç:
İpliğin mukavemetini arttırmak. Daha düzgün iplik elde etmek. Muhtelif cins ve renkteki iplikleri birlikte bükerek istenilen nitelik ve görünümde iplik elde etmek.
Tek kat iplikleri muhtelif gerginlik altında bulundurarak fantezi iplik oluşturmak. İpeğin çekilmesi işlemini yapan makineye flatür denir. Bu makinada liflere büküm de verilerek çile haline getirilir.

1281 yılında Japonya'yı işgale hazırlanan Moğol donanmasını dağıtan tayfuna verilen ad...

Kamikaze,
Moğolların Japon imparatorluğunu işgal için başladıkları Japonya seferi esnasında Moğol donanmasının yaklaşık dörtte üçü bu çok şiddetli kamikaze denen fırtınada batmıştır. 



Kubilay Han tarafından Japonya'ya karşı düzenlenen 1274 seferi olmak üzere iki askeri sefer ve savaşı kapsar. 

İşgal girişiminin başarısız olması tarihsel açıdan büyük önem taşır. Başarısızlık sonucunda Moğol İmparatorluğunun yayılmasının doğal sınırları belirlenmiş ve Japon ulusal tarihi de derinden etkilenmiştir. Japonlar adalarını başarıyla savunurlar ancak Moğol donanmasının yaklaşık yüzde yetmiş beşinin çok şiddetli fırtınada batmasının da istilanın başarısız olmasında payı büyüktür. İşgal çok sayıda esere kaynaklık edecek ve Japon edebiyatında ilahi rüzgar anlamına gelen kamikaze kelimesinin ilk olarak bu dönemde kullanıldığı görülecektir. Ayrıca Japonya'nın II. Dünya Savaşı sonrası ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edilmesi sayılmazsa adanın yıkıcı bir işgal tehlikesiyle yüz yüze kaldığı tek durumdur.

İpek iplikle dokunmuş ince, şeffaf kumaş ...

Şifon
İpek iplikle dokunmuş ince, şeffaf kumaş. 
Tek katlı ince ipek ipliklerle dokunan ince şeffaf kumaş.
En şık kıyafetlerin en kaliteli ve en sağlıklı malzemesi ipek kumaşlardır. Yumuşak ve çok hafif bir kumaş çeşididir. İpek kumaşlar, günlük kıyafetler için genelde pek tercih edilmez.  



Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlayan yelken ...

Trinketa,
Trinket,
Trinketa yelkeni,
İtalyanca, trinchetto,
İngilizce, Foresail
Ön yelken,
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken.

Rüzgar gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümüne yelken denir. Yelkenli gemilerde bulunan bazı yelkenlerin adları şunlardır;

Bocurum, Filika ve kotralarda ve bazı küçük teknelerin kıç aynalığı üzerinde bulunan direğe çekilen yamuk dörtgen şeklindeki yelken.
Randa, Gemilerde mizana direğinin gerisindeki yelken.
Velena, Yelkenli gemilerde iki direk arasına gerilen üçgen yelken.
Mayistra, Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken.
Trinket, Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken.

Seren, Yelkenli gemilerde yelken açmak, işaret kaldırmak için kullanılan direğe yatay bağlanmış göndere verilen ad.

Foa, Üç direkli yelkenlilerde mizana direğinin en altta bulunan serenine denir.

Borinata, Denizcilikte, Tirinket yelkenini açıp gergin tutmakta kullanılan borinaya verilen ad. Yani Trinket yelkeninin borinasına Borinata denir. Pruva direğinin en alttaki yatay sereninin halatıdır. 

Yelkenli tipleri;
Ketch, Gulet, Tırhandil, Yelkenli, Motorlu Yat 

Gelişigüzel, sıradan ...

Lalettayin,
Arapça, أي المطلوب, 'ay almatlub.
Gelişigüzel, 
Sıradan,
Rastgele,
Ayırd etmeksizin.
Belirlenmemiş,
Ayırd etmeksizin.
Önemsiz, değersiz,özensiz, 
Alelade, 
Tayin edilmemiş, belirsiz,

Hayvanlara yapılan otopsi ...

Nekropsi,
Hayvanlara yapılan otopsi.
Ölüm sonrası muayene,
Postmortem muayene, 

Nekropsi (patoloji), hayvanlara yapılan otopsiye verilen ad. 
Otopsi, ölüm nedenini bulmak amacıyla, kadavranın iç organ ve boşluklarının dikkatle kesilmesi, açılması ve incelenmesidir.

Nekropsi, hayvanın ölümünden hemen sonra otoliz olayı (kendi kendini sindirme olayı) başlamadan yapılmalıdır. Aksi halde hücrelerin kendi kendini öldürmesi ile bozulma başlar. Eğer bozulma başlamış ise mikroskobik tanı, yani Putrefekasyonda hata yapılmasına neden olur. Nekropsi yapılacak yer hayvan barınaklarına veya gömüleceği yere yakın, temiz ve aydınlık olmalıdır. Kullanılacak kıyafet ve ekipman uygun olmalı ve mutlaka dezenfaktan bulundurulmalıdır. Operasyondan sonra kadavra gömülür ve üzerine kireç dökülür veya krematoryumda yakılarak imha edilir. Nekropside kullanılan malzemelerin dezenfeksiyonu yapılmalıdır. Benmari veya otoklavda steril hale getirilmelidir. Eldiven önlük ve çizme yıkanarak dezenfekte edilmelidir.

Ölmüş birinin anısına yazılan yazı ...

Nekroloji,
Fransızca, nécrologie, 
Nekroz bilimi, 
Ölmüş birinin anısına yazılan yazı.
Ölmüş kişilerin iyi özelliklerinin anıldığı, biyografi türüdür.



Herhangi bir alanda tanınmış bir kişinin, ölümünün hemen ardından arkadaşları tarafından yazılan yazılara denir. Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin erdemlerinin çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslubuyla anlatıldığı yazılar nekroz bilimi kapsamındadır. Bu yazılar bir anlamda öleni çok seven birisi tarafından yakılan ağıt veya duygusal açıklamalardır.


Örnek olarak Yahya Kemal'in ölümü nedeniyle Vehbi Cem Aşkun tarafından İstanbul Aşığını Kaybetti yazısı, 5 Kasım 1958 tarihli Dünya gazetesinde yayınlanmıştır.

Nekroloji biyografinin bir çeşididir. Kendi alanlarında söz sahibi olan bilim adamı, siyaset adamı, edebiyatçı, sporcu ve benzeri kişilerin hayatlarını, ortaya koydukları eserleri, insanlık adına neler yaptıklarını, hayatlarının önemli başarılarını ve dönüm noktalarını bütünüyle anlatan yazı ve kitaplara biyografi, (yaşam öyküsü) denir. Arap edebiyatında ise biyografiye tabakat denir. Divan edebiyatında biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere, tezkire denir. Eski edebiyatımızda ise biyografiye, Tercüme-i Hal (Hal Tercümesi) denirdi.

Biyografi Türleri;
Evrensel biyografi, 
Ulusal biyografi, 
Bölgesel biyografi, 
Mesleki biyografi, 
Dönem biyografisi,
Portre,
Monografi,
Bilimsel biyografi,
Nekroloji,
Otobiyografik roman,
Biyografik roman.
Anı,

Artvin yöresine özgü, asma yaprağı ve etle yapılan bir yemek ...

Nepürşen,
Artvin yöresine özgü, asma yaprağı ve etle yapılan bir yemek.

Çevrede yetişen fasulye, lahana, soğan, bakla gibi sebzelerden belli yemekler yapılır. Diğer kır ve bahçelerde kendiliğinden yetişen dağ pancarı, kuşekmeği, kazayağı,  ebegümeci,  kavurma, gımı, semizotu,  gibi bitkilerden yapılan sebze yemekleri de olup, taze asma yaprağı kurutularak yapılan nepürşen ve taze fasulyenin kurutulup kabulları ile etli ve ekşili olarak yapılan puçuko halk arasında yemeklerin en meşhurudur. 

Hamur işlerinden katmer, erişte, hıngal, çerbağaz, bişi, lokum ve börekler yer almaktadır.

Köy evlerinde kışlık kavurma yapılarak uzun süreli olması için saklarlar ve taze etlerle ağaç şişlerle döner başta olmak üzere çeşitli kızartmalar yapılır. Tatlılardan başlıcaları ise hasuta, kaysefe, zurbiyet, ballı lokumdur.

Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş güdümlü balonlara verilen ad ...

Zeplin,
Zeppelin (Almanca) 
İng. aerostat, airship, dirigible.
Hava gemisi. 
Çoğunlukla hidrojen veya helyumla şişirilmiş, hava taşıtı olarak kullanılan, güdümlü çok büyük balon. Balona benzer, motorlu hava taşıtıdır. İçinde hafif gaz bulunduran, itme gücüyle çalışan yönlendirilebilir hava aracıdır. Zeplin, Havada istenilen tarafa götürülebilen bir balondur.
Adını, Alman yapımcısı, mucit ve uçak üreticisi Ferdinand Adolf August Heinrich Graf von Zeppelin'den alır. 


Zeplinlerin, yassı oval biçiminde metalden yapılmış balon bölümüne, hidrojen ya da helyum gazı doldurulur. Bu zeplinin havada asılı kalmasını sağlar. Zepline bağlı olan motor ya da motorlar da zeplinin hareket etmesine yardımcı olur. Zeplini balondan ayıran en büyük özellik tahrik ve dümen sistemidir. Zeplinler, I. Dünya Savaşında silah olarak kullanılmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Paris ve Londra zeplinlerle bombalandı.


19.06.1910 yılında Almanya'da Deutschland adlı ilk Zeplin balonu, ilk havalanışını başarıyla gerçekleştirdi. Graf Zeplin ve 1936 yılında yerine geçen Hindenburg (adını Almanya Cumhurbaşkanı Mareşal Paul von Hindenburg' dan alan), uzun yıllar yük ve yolcu taşımada kullanıldı. 

LZ 129 Hindenburg Alman zeplini, bugüne kadar yapılmış olan en büyük hava taşıtıdır. 

Hizmetinin ikinci yılında iniş sırasında yanarak yok olmuştur. Zeplinin yanarak düşüşünün statik elektrikten kaynaklandığı kanaatine varıldı.

Zeplinler, eni yolcu uçaklarının geliştirilmesi ve büyük kazalar nedeniyle 1949 yılının sonlarında üretimden kaldırıldı.  Günümüzde sadece ABD’de reklam amaçlı olarak kısıtlı sayıda üretilmektedirler. Bu amaçla 2006 yılında Palm Dubai'nin reklamı için yapılmış Dubai’nin Ruhu isimli zeplin dünyanın en büyük zeplinidir.

Artvin yöresel yemekleri ...

Garşo (Ekmek aşı),
Hinkal,
Harşo,
Puçuko-Puçiko,
Çimur,
Gaviçi (Gaşil,Papa),
Gemdimalı, Süt Çorbası, 
Motrella,
Lapurçen,
Lenger kebabı,
Sinor,
Çinçar (ısırgan otu) Çorbası.
Çarğala (pazı) yemeği,

Zurbiyet,
Şoti Baklava,
Hasuta,
Çaşur,
Çergabaz,
Nağiço, 
Sığen, 
Kaygana,
Çılbır (Sarmısaklı), 
Dügmeç,
Kuymak, 
Kalaç aşı,
Kağ (Meyve kurusu).
Çadi, Mısır Ekmeği,
Pileki,
(Nişoşlu) Yoğurt Çorbası,
Boran,
Ağoz,
Pampara,
Nepürşen, (Artvin yöresine özgü,  taze asma yaprağı kurutularak, asma yaprağı ve etle yapılan bir yemek).

Artvin ve çevresinde yetişen fasulye, lahana, soğan, bakla gibi sebzelerden belli yemekler yapılır. Diğer kır ve bahçelerde kendiliğinden yetişen dağ pancarı, kuşekmeği, kazayağı, gımı, kavurma, semizotu, ebegümeci gibi bitkilerden çok lezzetli yöreye sebze yemekleri yapılır. Kış öncesi yaylalarda yapılan kavurma da genelde yemeklerde kullanılır. Bölgenin doğal yapısından dolayı çok eski bir yarı göçerlik geleneği olan yaylacılık nedeniyle hayvansal besin de önemli bir yer tutmaktadır. Balık yalnızca taze değil, değişik biçimlerde işlenerek kışın da tüketilir.


Yemeklerin Açıklamaları;

Hinkal,
Mayalı hamur mantı kıvamında yarım avuç içi büyüklüğünde puf böreğine benzer şekilde açılır ve içine az yağlı kavurma konur, mantı gibi pişirilir. Yoğurtsuz ve üzerine yağ dökülmeden yenir.

Kete,
Fırın , kuzine sobası veya tandırda arasına ceviz ve un karışımı katılarak pişirilen ekmek.
Çimur,
Yeni pişmiş mısır ekmeği tere yağ ile karıştırılır ve bulamaç şekline gelene dek kaşık veya elle yoğrulduktan sonra ayran veya çay ile afiyetle yenir.


Garşo (Ekmek aşı),
Bayat ekmek üzerine tercihe göre tere yağlı sos dökülür.Sos, sadece tere yağlı olabileceği gibi, mevsimine ve tercihe göre domates ve soğanlı ay da yoğurtlu da olabilir.
  
Su Böreği,
Ülkemizin diğer yörelerinde de yapılan su böreği Artvin'de de yapılır. tere yağı ve içine konan Çiçil, Çeçil, Civil Peynir (uzayan) peynirle yapılması yöreye özgüdür.

Gaviçi (Gaşil,Papa),
Mısır veya buğday unu sıcak papa şeklinde pişirilir, ortası açılarak eritilmiş tere yağ veya ayran konur. Kaşıkla alınan papa tere yağ veya yarana bandırırlarak yenir.


Kada,
Az yoğurtla açılan hamur için tercihe göre kavrulmuş un, öğütülmüş fındık ya da ceviz konarak burma şeklinde tepsiye halkalar halinde dizilir.Üzerine yoğurt sürülerek fırında pişirilir.
 

Fırın ekmeği,
Özellikle esmer buğday unu ile tuğla örülü fırınlarda odun ateşinde pişirilen son zamanlarda yaygın Trabzon ekmeği büyüklüğünde lezzetli ekmektir.Bayatlamaya dayanıklı olması açısından tercih edilir.


Tandır Ekmeği; 

Ağırlıklı sahil ilçeleri dışındaki yerlerde, esmer buğday unu ile tuğla örülü yer altı tandır fırınlarda çalı ateşi ile pişirilen lezzetli bir ekmek türüdür.Kısa sürede bayatlaması nedeni ile anlık ihityaçlarda kullanılır.
 

Mısır Ekmeği (Çadi),
Mısır unu ile pileki veya kuzine sobada pişirilir. Hemen her öğünde sofraların baş tacıdır. 


Kerk,
Artvin Şavşat yöresinde mısır ekmeği için kerk sözcüğü kullanılmaktadır.

Pileki Ekmeği,
Kilden yapılmış tepsi büyüklüğünde iki plaka içinde buğday veya genellikle mısır unundan yapılan bir ekmek türüdür. Pileki ekmeği, halen bulunmakla birlikte gelişen teknoloji ile birlikte maalesef kaybolmaya yüz tutmaktadır.


Pilek kebabıPileki
Pileki, içinde ekmek pişirilen çamurdan yapılmış ekipmana denir. Pilekinin içine, topraktan yapılmış sini veya alüminyum sini konulur. Dövülen et, soğan ve biberle birlikte pişirilir.

Lavaş Ekmeği
Fırın, pileki veya tandırda ekmek pişirmeden önce ince hamurdan yapılmış pide karın kısa sürede pişirilir ve taze tere yağı ile yenir.


Hamsili Ekmek
Ağırlıklı sahil ilçelerinde, içine pırasa, salça, vb sebze konarak fırında pişirilir.


Artvin Pidesi
Özellikle yuvarlak veya kayık şeklinde,üzeri açık veya kapalı içine tercihe göre peynir, kavurma, kıyma, yumurta konularak veya sade (yağlı) taş fırında tere yağla pişirilir.
 

Katmer;
İçine kavrulmuş un, kırılmış ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.
 

Erişte;
İnce ince kıyılmış yufka fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır. Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra tere yağda döndürülerek servis yapılır.Tercihe göre üzerine toz şeker dökülerek de yenir.


Sinor;
İnce boru şeklinde kıvrılarak bir 4-5 cm eninde kesilen yufkalar fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır. Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra bir kat yoğurt sürülür ve tere yağ ile servis yapılır. Tercihe göre, bir süre fırında pişirilir.
 

Kaymaklı Börek;
İçine kaymak konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.

Lokum;
Mayalı hamur ekmek kıvamında çorba hacminde top eklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.

Bişi;
Mayalı hamur ekmek kıvamında iki avuç içi büyüklüğünde ince yuvarlak pide şeklinde özellikle halis zeytinyağında kızartılır; bal, pekmez veya yoğurda banarak afiyetle yenir.

Ev Makarnası (Mantı),
Mayalı hamur muska veya eksem şeklinde içine kıyma konmadan makarna gibi pişirilir. Üzerine yoğurtsuz ve tere yağ dökülerek afiyetle yenir.

Cevizli/Fındıklı Börek,
İçine öğütülmüş ceviz veya fındık konarak taze yufka ile yapılan bir börek türüdür.

Çorbalar;
(Nişoşlu) Yoğurt Çorbası, 
Nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tere yağlı yoğurt çorbasıdır ve özellikle Artvin'in iç kesimlerinde yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
 
(Beyaz) Lahana Çorbası,
Beyaz lahana ince ince doğranarak yoğurt ve çok az un ile yapılan bulamaça su katılarak nane benzeri ve dağlarda yetişen "nişoş" aromalı bitkinin kullanılarak yapılan tere yağlı yoğurt çorbasıdır. Özellikle Artvin'in iç kesimlerinde ; yayla, mezra ve dağ köylerinde yaygındır.
 
(Gemdimalı) Süt Çorbası, 
Gendima (haşlanıp güneşte kurutulmuş buğday tanesi) ile su yerine süt katılarak yapılır.Bir tür, bol sütlü şekersiz (tercihe göre tuz katılabilir) sıcak sütlaç tadını andırır. Özellikle reyhan ve nane katılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.

Ağoz,(Avuz),
İneğin doğumundan sonraki ilk sütüne denir. Ağoz’a yumurta kırılıp, tuz ve şeker katılıp karıştırılarak yenir. Ağuz katılarak kek de yapılır.
 

Kesme (Mantılı Süt Yemeği) 
Kesme (parça halinde içi boş mantı) su yerine süt katılarak yapılan bir tür çorbadır.
 
(Siyah) Mercimek Çorbası
İçine erişte biçiminde kesilmiş ev mantısı katılarak siyah mercimek ile yapılır.Üzerine tercihe göre sirke dökülerek servis yapılan bu çorba, Artvin'in iç kesimlerinde yaygındır.
 
Çinçar (ısırgan otu) Çorbası
Çinçar (ısırgan otu) ile yapıla daha çok sahil ve sahile yakın yerlerde yaygındır.
 
Şalgam çorbası,
Şalgam (pancar) otu, un, yoğurt ve/veya taze kaymak bulamaçı ile yapılan bu çorba türü daha çok dağ köylerinde yaygındır.
 
Yemekler;
Motrella,
İpsiz taze fasulye çok az su ile (yağsız) pişirilir.İçine kuru veya taze soğan,öğütülmüş ceviz veya fındık konarak iyice karıştırılarak servis yapılır.Özellikle mısır ekmeği doğranarak sıcak veya taze yenir.Daha çok sahil ve sahile yakın kısımlarda yenir.
 
Lapurçen,
Bahar aylarında toplanan taze asma (üzüm) yaprağı güneşte kurutulur.İçine salça konulmadan özellikle zeytinyağı ile parça et veya kemikli etle birlikte doğranmış soğan ile pişirilir.

Puçuko, Puçiko,
İpsiz taze fasulye güneşte kurutur. Etli ve ekşili olarak yapılır. Özellikle kış aylarında, içine çok az bulgur veya gendime ve salça konarak pişirilir. Tavada salça ve soğanla kavrulan yağ (anuğ) katılır.  Lora sarımsak doğranıp sos yapılarak üzerine dökülüp servis yapılır. Tercihe göre üzerine sirke dökülerek yenir.


Pampara,
İlkbaharda kırlarda yetişen, sütlü bir çeşit ot ile yapılan yemek. 

Kara lahana,
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir.Kara lahana, ıspanak büyüklüğünde kesilerek suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra içine mısır kırığı (ğırğıl), tercihe göre taze ekşi erik (veya marmeladı), taze mısır taneleri, acı sivri biber ve domates konularak iyice pişirilir. Üzerine eritilmiş tere yağ konarak servis yapılır.İçine taze pişmiş mısır ekmeği doğranarak afiyetle yenir.

Murebbe,
Bir çeşit erik yemeği. Erikler ezilir çekirdekleri ayıklanır. Etiyle birlikte pişer. 

Koruh,
Kızılcıklar pişirilip, süzülür. Kalan suyu katı bir hal alıncaya kadar kaynatılır. Kızılcık, kiren marmeladı olarak da bilinir. Suyla açılarak yemeklerin yanında yenir. Dağda toplanan pancar veya tarlalarda toplanan yemeklik bitkilerden kurutularak çeşitli yemekler yapılır.

Çinçar (ısırgan otu) yemeği,
Özellikle bahar aylarında taze ısırgan otu ıspanak gibi pişirilir.

Kabaklı Taze Fasulye,

Taze fasulye bol bal kabağı katılarak çok az tuz ve şeker ile pişirilir.
 

(Bulgurlu) Taze Fasulye,
Taze fasulye, içine çok az bulgur pişirilir.
 
(Kinzili) Taze Fasulye,
Taze fasulye, yörede salata vb yemeklerde kullanılan ve sevilen bir otsu bitki olan (maydonaza benzer) kinzi katılarak pişirilir.

Kara Lahana Sarması,
Yıl boyunca tüm ilçelerde vazgeçilmez geleneksel bir yemektir. Kara lahana yaprakları suda iyice pişirilir.Suyu süzüldükten sonra özellikle kıymalı içle sarılır.Mısır ekmeği ile afiyetle yenir.

Taze fasulye kızartması,
Taze fasulye özellikle biber, soğan ve patates ile az zeytin yağında buğulanarak kızartılır.


Çarğala (pazı) yemeği,
Yörede bilinen adı ile pazı, ıspanak gibi sulu veya yumurtalı özellikler zeytinyağda pişirilir.

Kabaklı Pilav
Malzemeler:
2 dilim bal kabağı,
2 su bardağı pirinç,
2 yemek kaşığı tereyağı,
1 tatlı kaşığı tuz,

Yemeğin Tarifi;
Pirinci ılık tuzlu suda 1 saat bekletin. Kabağı temizleyip, yıkayın ve küp şeklinde doğrayıp tencereye koyun. 2 bardak su ekleyip, kısık ateşte 15 dakika pişirin.
Tereyağını eritin. Suyu süzülmüş pirinci koyup kısık ateşte 10 dakika karıştırarak kavurun. Üstüne haşlanmış kabak, 3 bardak sıcak su ve tuz koyun. Pilav suyunu çekene kadar pişirin. Ocağın altını kapatıp, pilavı havalandırın. 10 dakika dinlendirip servis yapın.
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış bal kabağı birer sıra tencereye konur ve karıştırılmadan az ateşte pişirilir.Tercihen tere yağı kullanılır.

Tutmaç çorbası, Tutmaç çorbası
Ahıska bölgesinde aynı çorba yapılmaktadır. Mayasız hamur sert kıvamlı olarak yoğrulur. Kalınca yufka açılır. Bu yufka ikiye katlanarak, üç parmak eninde parçalara ayrılır. Bu parçalarda dört köşe küçük kareler halinde kesilir. Kaynamakta olan suya dökülür. Pişince ateşten alınır. Soğuk suyla açılmış lor katılır. Ayrı bir tavada kızartılan sarı yağın-tereyağın içine bir avuç kadar kare kesilmiş hamurlar atılarak kızartılır. 

Kalaç aşı,
Kalaç Türkleri, Çoruh nehrinin aşağılarında, Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat kesiminde yaşamışlar ve bu bölgeye adını vermişlerdir. Bayat ekmekler derin bir kaba doğranır. Soğan ve yağ tavada kavrulur. Üzerine suyla açılmış lor konur. Biraz kaynatılır. Ekmeklerin üzerine dökülerek servis yapılır. 

Lenger kebabı,
Soyulmuş patatesler doğranır. Bir tepsiye daha doğrusu lenger denilen kaba dökülür. Parça et ve soğan ve tereyağıyla birlikte fırına sürülür. 

Malzemeler,
1 kg iri parça dana veya kuzu eti 
2 adet büyük boy soğan
4-5 adet orta boy patates 
1 yemek kaşığı domates salçası 
1 çay kaşığı pul biber 
1 çay kaşığı karabiber 
Sıvı yağ Tuz  

Yapılışı, 
Etler bir gece önceden satır yardımıyla, satır kıyması çekilir gibi çekilir, ancak etler iri parçalar halinde olmalıdır. Soğanlar yarım ay şeklinde doğranır ve üzerine biraz tuz eklenerek suyunu salana kadar ovulur. Etler ve soğanlar bu aşamada birleştirilir, karabiberi eklenir ve güzelce karıştırılır, üzeri kapatılarak buz dolabında dinlendirilir. Ertesi gün; etler pişirileceği fırın kabına alınır, soyulan patatesler yarım ay şeklinde doğranır, etlerin üzerine alınır. Sıvı yağ, pul biber ve gerekirse tuz eklenir, salça biraz suyla açılarak üzerine gezdirilir, tüm malzemeler karıştırılır, üzeri alüminyum folyo ile kapatılır. Hazırlanan lenger kebabı önceden ısıtılan yüksek derecedeki fırında pişirilir. Pişen yemek biraz dinlendikten sonra sıcak sıcak servis edilir.

Papa,
Mısır unu kaynamakta olan suya yavaş yavaş verilerek karıştırılır. Tuz ilave edilir. Hamur kıvamına gelince ateşten alınarak bir tepsiye dökülür. Ortasında yuvarlak bir şukur açılır. Bu çukura eritilmiş sarı yağ dökülür. Hamurdan alınan parçalar yağa batırılarak yenir. Yanında ayranda içilir. 

Ham domates yemeği,
Olmamış domateslerin çekirdekleri çıkarılır. Yağ ve soğanın içine dökülür. Bulgur ve tuz katılarak pişirilir.

Şalgam (Pancar) Yemeği,
Şalgam (pancar) patates yemeği gibi çok az pirinç ve salça ile pişirilir.

Turşu Kavurma,
Özellikle fasulye turşusu ince ince doğranarak soğan (ve pırasa) ile çok az yağ ile buğulanarak kavrulur.Taze pişmiş mısır ekmeği ile afiyetle yenir.

Hamsili Pilav,

Pirinç ve önceden ayıklanmış salamura veya taze hamsi ile birer sıra tepsiye dizilerek fırında pişirilir.

Turşulu Pilav,
Pilavlık pirinç ve ince doğranmış özellikle fasulye turşusu az ateşte pişirilir.Tercihen tere yağı kullanılır.

Hamsi Buğulama,
Kuru soğan ve limon halkalar halinde tepsiye bir sıra dizilir, üzerine ayıklanmış hamsi sıralanır.Üzerine tercihe göre sulandırılmış salça ve bir miktar sıvı yağ eklenir. Az ateşte fırında pişmeye yakın üzerine maydanoz serpilir.

Salamura Hamsi,

Özellikle sahil kesiminde hamsi sezon dışı kullanılmak üzere salamura olarak saklanır.İhtiyaç duyuldukça kullanılır.

Cağ Döneri, Yatık-Döner, Meşhur Yusufeli Çağ Kebabı,

Özellikle iç kesimlerde az yağlı koyun veya dana eti, oğlak eti dilimler halinde şişe takılarak köz üzerinde yatık bir şekilde yavaşça pişirilir. Pişen kısımlar cağ adı verilen küçük şişlere geçirilerek yenir. Tercihen, et parçaları arasına soğan, domates veya taze biber konur. Karabiber ve tuz etin terbiyesinde vazgeçilmezdir.

edilmiş soğanımız baharatlarımızı (reyhan,kırmızı pul biber) ve dilimlenmiş domatesimiz ile bir güzel karıştırılır yoğrulur tuzlanır ondan sonra şişe dizilir ve yatay bir şekilde ateşe verilir kebabımız afiyetle cağlara kesilerek servise sunulur.

Fırında Kabak,
Kabak soyulup ufak parçalar halinde doğranır. Bir tepsiye dökülür. Soğan,yağ ve ceviz dökülerek fırına sürülür. 

Harşo, 
Kızartılmış soğanın üzerine domates konularak yapılır. Biber patlıcanda ilave edile bilir.

Kuymak,
Eriyen ve uzayan (çiçil) peynir tercihe göre beyaz un veya mısır unu, çok az su ve tere yağ/sıvıyağ ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişirilir. Pişmenin en iyi işareti kuymağın kusması yani yağını salıvermesidir. Tüm öğünlerde baş tacıdır. Pratik ve kolay bulunurluğu bakımından her zaman tercih edilir.

Kaymağın Kuymağı,
Taze kaymak tercihe göre beyaz un veya mısır unu ile beğendi kıvamına gelene dek tavada karıştırılarak pişiriliir. Pişmenin en iyi işaretei kuymağım "kusması" yani yağını salıvermesidir.Daha çok kaymağın bol olduğu yayla ve mezralarda yaygındır.

Mıhlama,
Uzayan(civil) peynir eritilmiş tere yağda bir müddet pişirildikten sonra üzerine çırpılmış yumurta ilave edilerek ekmek banabilecek kıvama geldiğinde özellikler mısır ekmeği ile afiyetle yenir.

Peynir tavalama,
Uzayan(civil) peynir ve tercihe göre süzme yoğurt veya lor eritilmiş tere yağda bir müddet pişirilir.

Katık, 
Yöreye özgü peynir çeşitlerinden en özgün olanıdır. Yağdan arındırılmış, oldukça tuzlu ve bitter (acı) bir tadı olan peynir yapılır.
Dügmeç Kuymak,
Bayat ekmek terağda kavrularak (tercihe göre çok az peynir konabilir) genelde kahvaltıda yenir.

Çılbır (Sarmısaklı),
İçine çok az su konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine (tercihe göre sarımsaklı) eritilmiş tere yağ dökülerek afiyetle yenir.

Çılbır (Sütlü),
İçine çok az süt konan bir tavaya kişi başına bir adet olmak üzere pişirilen yumurta üzerine eritilmiş tere yağ dökülerek afiyetle yenir.

Kavurmalı Yumurta,
Kışlık olarak hazırlanan kavurma üzerine çırpılmış yumurta konarak tavada pişirirlir.

Sahanda Yumurta,
Bakır sahan (tabak) içine konan tere yağ içine köy yumurtası konup üzeri bir başka sahan ile örtülerek kendi halinde pişmeye bırakılır.

Kaygana Çılbır (Sarmısaklı), 
Yumurta tercihe göre sade veya sebzeli omlet şeklinde tavada pişirilir.

Sığen, 
Yeni doğum yapmış ineğin sütünden yapılan ve kendine özgü bir tadı olan yoğurt.

Nağiço,


Koyun kuyruğu kavurması soğuk olarak kahvaltıda katık olarak yenir. İlk önce kuyruk yağını zeytin büyüklüğünde kuşbaşı olarak doğranır. Kızgın sacın üzerine dökün, kuyruk yağı pembeleşince üzerine kuşbaşı etleri ekleyin, Etler pişinceye kadar kavurunuz. Etleri 1 dakika kadar kavurduktan sonra, tuz karabiber ve pul biberi atın. Sacın üzerine bir kapak örtün ve ocağı söndürün, Kapak sacın üzerinde 2 dakika durduktan sonra kavurma hazırdır.

Kavrulmuş Zeytin,
Yörede Çoruh şeridinde yetişen zeytinlerin en kalitelisi özellikle az ısıda fırında çok az kavrulur. Kendine özgü lezzeti ve kısa sürede tüketilmesi zorunluluğu ile az üretildiği için yörede çok makbuldür.

(Ceviz/Fındıklı) Cacık
Rendelenmiş salatalık ve öğütülmüş ceviz/fındık içine su katılmamış yoğurt ile karıştırılır.Üzerine tercihe göre nane veya yörede yetişen reyhan konarak servis yapılır.

Boran (pazı veya ıspanaklı yoğurt),
Suda haşlanmış ıspanak veya pazı yaprağı cacık şeklinde yenir.

Lorlu Pekmez,
Taze tuzsuz lor üzerine yöre pekmezi dökülerek tahinli pekmez kıvamında kahvaltılık olarak yenir.

Haşlanmış Mısır,
Karlı kış günlerinde yazdan haşlanarak kurutulmuş mısır taneleri suda pişirilerek kaşıkla eğlencelik olarak sıcak yenir.

Çaşur,
Kayalık ve yüksek alanlarda yetişen otsu bir bitki olan çaşur turşu şeklinde salamura olarak kahvaltıda veya diğer öğünlerde yenir.Yumurtalı ıspanak gibi de pişirilebilir.

Küme,
Diğer illerde sucuk olarak da bilinen üzüm veya dut şırası, fındık veya ceviz içi ile yörede yapılan kümenin kendine has bir lezzeti vardır.

Pestil,
Küme maltının bez üzerine yayılarak (özellikle ceviz ve fındık konmaksızın) kağıt kalındığında kurutulmuş şeklidir.

Kesme,
İçine ceviz veya fındık konmamış sade pestilin kalınca kesilip kurutulmuşudur.

Papa,
Pekmez veya koyu marmelat mısır unu veya beyaz un ile malt kıvamında ateşte pişirilir; tercihe göre sıcak veya soğutularak (üzerine fındık veya ceviz konarak) yenir.

Kağ (meyve kurusu),
Doğranarak güneşte kurutulmuş meyve özellikle uzun kış günlerinde çerez gibi yenir.

Çam sakızı,
Yöre ormanlarında yetişen köknar ağacı reçinesi sakız olarak çiğnenir..

Tatlılar;
Hasuta,
Pekmez veya şeker nişasta az su ile tere yağda malt kıvamında pişirilir, sıcak servis yapılır.Özellikle, bebek,çocuk ve hasta yemeği olarak bilinir.

Laz Böreği,
Köy yumurtası, tere yağ, süt ve şekerle yapılan karışım birkaç kat yufka arasına konarak fırında pişirilir. Pişmeye yakın üzerine karabiber taneleri serpilerek sıcak veya soğuk olarak afiyetle yenir.
 
Şoti Baklava,
Saçda kavularak kurutulmuş yufka aralarına öğütülmüş ceviz veya fındık konarak yapılır; pişirildikten sonra üzerine baklava ağdası dökülür.Ağda baklavanın içine sinmesinden sonra servis yapılır.

Kağ (kuru meyve) hoşafı,
Doğranarak güneşte kurutulmuş meyve ile yapılır.
 
Erişte tatlısı;
İnce ince kıyılmış yufka fırında kavrularak kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su gezdirildikten sonra içine şeker katılarak tere yağda döndürülerek servis yapılır.
 
Silor tatlısı,
İnce boru şeklinde sarılmış yufka birkaç santim genişliğinde kesilerek kurutulur ve yıl boyunca saklanır.Üzerine kaynar su ve tere yağ gezdirildikten içine şeker katılarak fırında pişirilir.
 
Kayısefe,
Doğranarak güneşte kurutulmuş meyve (özellikle kayısı ve erik kurusu) içine öğütülmüş ceviz veya fındık katılarak çok az su ve tere yağ ile tavada karıştırmadan pişirilir.Tatlı veya yemek şeklinde yenir.

Fırında Elma/Ayva;
Bütün elma veya ayva özellikle kış aylarında fırında pişirilir.

Zurbiyet; 
Kızdırılmış tere yağına bal, pekmez veya şeker ağdası ilave edilerek sıcak yenen tatlıdır. Tabağa konulan pekmezin üzerine eritilmiş tereyağı dökülür.
 
Elma Yemeği;
Dilimlenmiş elma çok az su şeker ve su ile pişirilir, üzerine öğütülmüş fındık veya ceviz dökülerek servis yapılır.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!