Bitki ...

Vital,  (Lat. vital).
Canlı, hayati, yaşamsal, yaşamla ilgili.
Bitki,

Bitkisiz ...

Afital,  (İng. aphytal).
Bir su tabanındaki bitkisiz tabaka.
Bitkisiz.

Hastalık derecesine varan kitap tutkusu ...


Bibliyomani, 
İngilizce Bibliomania,
Hastalık derecesine varan kitap tutkusu.
Hastalık derecesine varan kitap sevgisi, kitap düşkünlüğü. 
Kitap deliliği . 
Kitap Bağımlılığı,
Kitap toplama, kitap edinme konusunda duyulan aşırı tutku. 

Kitap toplama ya da biriktirmenin sosyal ilişkilerin ve sağlığın zarar gördüğü bir noktaya kadar ilerlemesini içeren obsesif kompülsif bir bozukluktur.

Bibliyomani (bibliomania) terimi Manchester Kraliyet Hastanesinden Dr. John Ferriar tarafından yakıştırılmış ve günümüze kadar gelmiştir.

Zeytine benzer meyvesi sakız gibi çiğnenen bir palmiye türü...

Arek, 
Areka
Areka Palmiyesi,
Arek Palmiyesi 

Seylan Kaşusu, 
Betel Cevizi,  
Betel Palmiyesi.
Kaşu Arekası.
Areca catechu
Arekanuss, 
Arek Cevizi
Felfelek Cevizi

Palmiyegillerden, Palmengewaechse, Arecaeae (Palmae)
Arek cevizinden eldeedilen ekstre natürel ilaç yapımında kulanılır ve güneydoğu Asyada hazırlanan özel bir karışımı çiğnenir.

Palmiyegillerin altgrubu olan arekagillere dahil olan bitkinin takriben 50 türü mevcuttur ve bunlardan sadece kaşu Arekası kulanılır. Güneydoğu Asyalılar tarafından binlerce yıldırbetel biber yaprağı, arek cevizi ve sönmüş kireç karışımından eldeedilen madde çiğnenir ve çiğneyenlere esrarkeşlerde olduğu gibi kendinden geçer gibi haller olur. Günümüzde halla 100 milyon insanın bu şekilde Arek kulandıkları bilinmektedir. 

Vatanı Malezya olan bitki buradan Endonezya, Pakistan, Hindistan ve doğu Afrika ülkelerine kadar yayılmıştır. Boyu 10-25 metre boyunda uzunca silindir gibi bir gövde ve tepeden şemsiye gibi yanlara sarkan kanat yapraklara sahiptir. Kanat yaprakları uzunca bir sap üzerindedir ve kanat yaprakları 30-60 adet yeşil renkli, şerit şeklinde uzun yanyapraklardan oluşur.

Erkek çiçekleri üst kısımlarda güzel kokulu ve beyaz renkli dişi çiçekleri ise yaprakların alt kısmında üzüm salkımı gibi topluca biraradadır. Meyveleri önce beyaz sonra yeşil ve tam olğunlaşınca sarı ve nihayet esmer veya turunç bir renkte tavuk yumurtası büyüklüğündeki meyvelerin iç kısmında 2-3 cm çapında küre veya küremsi sert kabuklu çekirdekleri (cevizleri) vardır. Kulanılan kısmı bu cevizleridir.

Arek meyveleri olgunlaştıktan sonra kauçuk gibi olan kabukları soyulur ve ortaya çeviz büyüklüğünde esmer veya turuncu çok sert kabuklu cevizleri ortaya çıkar. Arek cevizleri ya kurutulduktan sonra toz haline getirilir veya doğal ilaç yapımında kulanılır.
 
Günümüzde başta at, inek ve köpek gibi hayvanlardaki tenya, solucan ve kurtlara karşı kulanılmaktadır. Güneydoğu Asya ülkelerinde 100 milyona yakın insan betel biber yaprağı (piper betle) içine sönmüş kireç, kaşu (tanın akasyasından ) ve arek ceviztozuyla karştırılarak eldeedilen madde saatlerce çiğnenir.

Bu çiğneme sırasında alkaloitlerden: Arecolinin daha az etkili olan arecaidine dönüşmesi ve ayrıca alınan droğun bir anda aniden değil saatlerce süren çiğneme ile yavaş yavaş alınması nedeniyle alkaloitler vücutta yoğunlaşmaz.

Arek ceviztozu veya ekstresinin yüksek oranda alınması zehirlenme ve hatta ölüme neden olabilir. Sürekli olarak ömürboyu arek ceviztozu karışımı çiğneyenlerin ağıziçi kanserine yakalanmaları mümkündür.




















Kaynakça;
http://www.dogaltedavi.org/


Gübre, tezek ..

Kemre,

Tezek, Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır boku, tersi, dışkısıdır.

Gübre (Rumca), (Frn. Fumier).
İng. dung, Fr. angrais, engrais animal.

Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.

Toprağı bitekleştirmede çok kez zorunlu olarak kullanılan, örgensel ya da madensel kökenli her türlü özdek. bk. hayvansal gübre, kemre, kimyasal gübre.
Bitkilere gelişmesi için gerekli olan azot, fosfor, potasyum gibi öğeleri vermek üzere toprağa katılan yapay ya da doğal özdek.
Toprağın ıslah edilmesinde kullanılan, genellikle hayvansal orijinli organik artık. 
Hayvan dışkılarının bir süre bekletilerek yanması ve toprağa atılacak hâle gelmesi.

Küspe (Far. kusbe, Fr. tourteau).
Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.
Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı.

Çelik çomak oyununa ve bu oyunda kullanılan değneğe verilen ad ...


Met,
Çelikçomak oyunu.
Çelik çomak oyununa ve bu oyunda kullanılan değneğe verilen ad.
Çelik çomak oyununda kullanılan değnek parçası. 

Bu oyunda kullanılan, 10-15 santimetre uzunluğundaki değnek.
Çelik-çomak oyununda çelik.
Küçük değnek, çelik. Bu çeliğin iki ucu da bir tarafı pahlı yapılır ki buraya vurunca çelik havalanabilsin.

Çocukken oynadığımız, çomak adını verdiğimiz kalın ve uzun sopayla, çelik adını verdiğimiz  ince ve kısa sopaya vurarak, atarak sayı yaparaak oynadığımız bir sokak oyunudur.  En az iki kişi ile oynanır, takım halinde de oynanabilir.  

Düzgün bir yere değneğin ucunun rahatça girebileceği genişlikte ve derinlikte bir yarık açılır. Bu yarığın üzerine çelik yerleştirilir. Oyuna başlayan oyuncu değneğinin ucunu, çeliğin altındaki yarığa sokarak tüm gücü ile rakibinin yakalayamayacağı kadar uzağa fırlatır ve değneğini çeliğin pozisyonundaki gibi çukurun üzerine koyar. 

Bu sırada diğer oyuncu yaklaşık 15–20 metre karşısında yerini alır, çeliği yakalamaya çalışır. Çeliğe elindeki değnekle vurursa ya da yakalarsa oyun sırası kendisine geçer. 

Vurmaz ise çeliğin düştüğü yerden alıp, çeliğin fırlatıldığı çukurun üstüne rakibinin koyduğu değneğe doğru atarak ona temas ettirmeye çalışır. Eğer değneğe vurursa atış sırası yine kendine geçer. 

Vuramaz ise atışı yapan oyuncu değneğini alarak yerdeki çeliği sadece değneğin yardımı ile havalandırarak havada iken değnekle vurarak, uzağa atmaya çalışır, çünkü ne kadar uzağa atarsa o kadar çok sayı kazanacaktır. Aynı şekilde toplam üç kez vurur. Eğer rakip oyuncu çeliğin son ulaştığı yer ile fırlatıldığı çukur arasındaki mesafeye üç kez atlayarak ulaşabilir ise oyun sırası kendine geçer. Üç kez atlama sonucunda ulaşamayacaksa, diğer oyuncu çeliğin düştüğü yerden alarak adımlarını saymaya başlar, atış yapılan yere kadar sayar. Oyuncular hangi sayı üzerinde anlaşmışlar ise o sayıya ilk ulaşan kazanır.

Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek biçimde kullanma sanatı ...

Kinaye,   (Alegori),
Değinmece,
Bir söz sanatı terimi,

Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek biçimde kullanma sanatı.
Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz.
Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz.
Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatı.
Dolayısı ile dokunaklı söz. 
Maksadı dolayısı ile anlatan söz. 
Üstü örtülü dokunaklı söz. 
Açıktan olmayıp hakiki mânâyı başka ifâde ile dokunaklı konuşmak.


Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına kinaye denir. Övücü, ayıplayıcı, çirkini güzel gösteren, çok veya az vasıtalı, kabalığı hafifleten manalar yönünden kinaye çeşitleri vardır. Kinayenin lafzına Meknibih, delalet ettiği manaya da Meknianh denir.

Alegori, (Fr. allégorie).
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine. 
Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ