Bitki bilim ...

Botanik, 
Fr. botanique.
İng. botany.
Biyolojinin bitkileri inceleyen bir alt dalı.
Botanik veya bitki bilimi, bitkileri inceleyen bilim dalına denir.

Nebatat. 
Arapça Nebatat, bitkiler - bitki bilimi.
Phytology. 
Yunanca phyton: bitki; logos: bilim demektir. 
Bitki bilimi için Phytology denir.


Botanik, Bitki bilimi.
Bitkileri inceleyen bilim kolu, 

Bitkileri inceleyen biyoloji ilmi. 
Dendroloji, ağaçları inceler.
Fitopatoloji, bitki hastalıklarını inceler.
Paleobotanik,(fitopaleontoloji), Jeolojik çağlarda yaşamış ve nesilleri ortadan kalkmış bitkilerin kalıntılarını, yani bitkisel fosilleri, sistematik ve yayılışları bakımından inceler.
Farmasötik botanik, Tıbbi bitkileri belirli sistematik gruplar altında tanıtan, bunlardan elde edilen ilaç ham maddeleri (drog) ile tedavide kullanılma yerlerini kısa olarak anlatan bir bilim dalıdır.
Morfogenez, bitkilerin gelişmesini inceler.
Agrostoloji, otsu bitkilerle ve özellikle bu bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili botanik dalı.

Dişin çiğneme yüzeyini meydana getiren en sert dış katman olan diş minesini oluşturan hücreler. ..


Ameloblast, 
(İng. ameloblast, ameloblastus). 
Diş minesi oluşumu sırasında organik maddeleri salgılayan, olgunlaşma sırasında ise emme ya da nakletme görevini üstlenen epitel hücreleri.












Dişlerin mine içeriğini salgılayan uzun, prizmatik, çok sayıda mitokondriyon, iyi gelişmiş Golgi organı ve granüllü endoplazma retikulumunu içeren koruyucu işlevli hücre, enameloblastus.  Ameloblastlar dişin çiğneme yüzeyini meydana getiren en sert dış katman olan diş minesini oluşturan hücrelerdir.

Ameloblastlar, insan vücudundaki en sert madde olan diş minesini oluşturmak için daha sonra mineralize olacak olan mine proteimleri enomelin ve amelogenini salgılayan hücrelerdir.

Diş minesi (Latince: Substantia adamantinea, İnqilizce: Enamel)
Vücudun en sert ve en yoğun mineralleşmiş maddesidir. 
Ameloblastlar;  Enamel(İnq), Mine, Dentin, Odontoblastlar.

Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde ...


Antikor, (Fr. anticorps, İng. antibody).
Antikor (Farsça).
Muzad-ı cisim (Osmanlıca).
Bağışan,
Yunanca anti: karşı; corp: vücut,

Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde  
Hastalığa sebep olan etkenleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı protein yapılı madde.
Vücuda giren hastalık mikroplarını zararsız kılmak için organizmanın bir kanun-u İlahî ile çıkardığı madde.
Vücuda giren her hangi bir yabancı maddeye karşı vücudun meydana getirdiği savunma maddeleridir. 

Antikorlar, bir antijen uyarısına yanıt olarak, hazırlanmış olan proteinlerdir.
 
Özel bir antijene cevap olarak B lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. 

İmmunoglobulinler (IgG, IgM, IgA, IgD ve IgE tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları. 

Vücut, virüs ve bakteri gibi yabancı bir istilacı ile karşılaştığında, immün(bağışıklık) sistem, derhal hücresel veya antikor savunucuları vasıtasıyla; yabancı maddeyi etkisiz hale getirmek için bir yol aramaya başlar.

Erkek ya da dişi üreme hücresi ...

Gamet, (Fr. gamète, İng. gamet ),
Erkek veya dişi üreme hücresi.
Eşey hücresi .
Eşeylikgözesi.
Cinsiyet hücresi.
Dişi ve erkek cinsiyet hücreleri olan ovum ve spermatozoa.
Hayvanlarda sperma hayvancığıyla yumurtacık birer gamettir.

Döllenme olayında karşı cinsten bir gametle birle­şerek yeni bir birey ya da Zigot mey­dana getirebilen eşeyli üreme hücresidir. Spermatozoit erkeklerdeki gametin adıdır. Er­keklerde testislerde (erbezlerinde) ve ka­dınlarda yumurtalıklarda oluşan hücrelere gamet denir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ