Felsefede, dünyayı daha akılcı bir biçimde ve sonsuz bir ideale göre düzenleyen ikincil bir tanrı ...

Demiurgos,
Demiurge,
Eflatun felsefesine göre, evrenin yaratıcısı olan güç, Tanrı.
Kimi felsefelere göre, asıl Tanrı’dan başka bir yaratıcı, ikinci tanrı.
Felsefede, dünyayı daha akılcı bir biçimde ve sonsuz bir ideale göre düzenleyen ikincil bir tanrı .
Platon’un Timaios diyaloğunda, dünyanın yaratıcısı. 
Yun. zanaatçı.



Felsefede dünyayı daha akılcı bir biçimde ve sonsuz bir ideale göre düzenleyen ikincil tanrı.  Dünya’yı oluşturan ilaha eski Yunan tradisyonunda verilen addır. Kelimenin kökeni insanlar anlamındaki demos sözcüğü ile iş anlamındaki ergon sözcüğünden türetilmiştir.

Platoncular ve Gnostikler’ce kullanılan anlamına göre, Demiurgos, insanlar için imal eden, şekil veren, mimar anlamındadır. Demiurgos’un belirgin özelliği bir şeyi yoktan var etmiyor. Yani yaratmıyor. Ama yaratılmış olanı düzenleyerek yeni yeni şeyler meydana getiriyor. 


Platon, eseri Timaeus‘da Demiurgos’u hayırsever olarak anlatır. Demiurgos kaotik ve belirsiz dünyayı oluşturduğu için asla mükemmel olamamaktadır.

Bahçıvan tulumuna benzer, askılı bir pantolon ...

Salopet.
Bahçıvan tulumu.
Bahçevan pantolunu, 
Askılı pantalon, 
Bahçıvanların giydiği tuluma Salopet denir.

Bahçıvan tulumuna benzer askılı bir pantolon. Salopetlerin çıkış noktası bahçıvan tulumları, 1970 yıllarında denim, kot kumaşından yapılıyordu. 1990'lı yıllarda farklı model ve kumaş seçenekleriyle moda oldu. Salopetlerin esası askılı, tulum ve kot kumaştan yapılandır. 

Çin'in Yan'an şehrinde Fengjiaying köyüne özgü fırtına dansı ...

Ansai,
Çin'in Yan'an ( 延安) şehrinde Fengjiaying köyündeki köylüler, geleneksel ansai dansı. 

Köye özgü 3 bin yıllık halk dansı. 
Kasırga dansı olarak biliniyor. 
Loess platosu üzerinde yaşayan köylülerin gösterişsiz ve vahşi hayatlarını dansları ile anlatıyor.

"Gösterişli, Fiyakalı" anlamında argo sözcük ...

Afili,
Gösterişli,
(Arapça, مبهرج )
Fiyakalı,
Çalımlı,
Afili, argoda gösterişli, çalımlı, fiyakalı 
Argo sözcük.

AFİLLİ DELİKANLILAR

Yaş, ağaç türü kombinasyonu, büyüme ya da kuruluş şekli, bunların hepsi veya bir kısmı ile kendisini çevresinden açık olarak ayıran ve en az bir hektar büyüklükte olan orman parçası ...

Meşcere,
(Arapça, meşcere,  مشجرة ),
Ağaç yetişen yer, belli özelliklere sahip orman birimi.
Yaş, ağaç türü kombinasyonu, büyüme ya da kuruluş şekli, bunların hepsi veya bir kısmı ile kendisini çevresinden açık olarak ayıran ve en az bir hektar büyüklükte olan orman parçasıdır. 
Botanik ile ilgilidir. 



Meşcere kelime kökeni, Arapça maşcarat kelimesinden türemiştir. Arapça şacarat, ağaç sözcüğünün şeceresi (Ağaç, Kütük) demek yani ağacın yeri ve zamanıdır. Ağaç yetişen yer, belli özelliklere sahip orman birimidir. Küme, 3-5 ağacın bulunduğu alana küme denir. Kümenin büyüklüğü 50-100 m2 dir. Büyüklüğü yarım hektar ile 1 hektar arasında olan meşcere parçalarına küçük meşcere denir. 

Yeşillik, sebze ...

Bakl,
Sebze,
Yeşillik,
Farsça ضر
Çiğ yenen sebzeler.
Tere ve sebzevatın her birisi.
Bükül kelimesinden,
Tere,
Arapça, Sebzevat, sebze demektir.
Sebzeler, zerzevat.
Yeşil bitkiler,
Yeşil nebatlar. (Farsça)
Sebzeler.

Mısır'da, Süveyş Kanalı ağzında ve Portsait yakınlarında bir iskele ...

Dimyat,
Damietta,
Arapça: ‎ مدينة دمياط, 
Medinat Dimyat,
Mısır'da bir Akdeniz limanı, 

Nil deltasında Kahire'nin 300 km kuzeyindedir. Osmanlı imparatorluğu devrinde Mısır eyaletine bağlı vilayet. Eskiden, Osmanlı zamanında Mısır' ın meşhur pirinçleri, buradan Türkiye gelirmiş.
Süveyş Kanalı ağzında ve Portsait yakınlarında bir iskele olup İskenderiye'ye açılan bir kapıdır.

"Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak" ile kastedilen bu şehirdir.




Saçları ağarmış, ihtiyar kimse ...

Zal,
أشيب
İhtiyar kimse,
Saçları ağarmış.

Dantel ya da nakış ipliği yumağı ...

Kuka, 
(Rumca).


Dantel ya da nakış ipliği yumağı.
Oya ipliği,
İplik yumağı,

Yumağa benzeyen nesnelerle oynanan bir çocuk oyununa da kuka adı verilir.

Orta Amerikada, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan su yolu ...

Panama,
Panama Kanalı, 

Orta Amerika'nın en güney ülkesi Panamadadır. Panama kanalı Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan su yoludur. Bu Kanal Güney Amerika ve Kuzey Amerika'yı birbirinden ayırır. Kanal 77 km uzunluğunda olup 15 Ağustos 1914 tarihinde ABD tarafından tamamlanarak hizmete açılmıştır. Kanal yolculuğu 9 saat sürmektedir.  Panama Kanalından bir yılda yaklaşık 14.000 gemi geçmektedir. 200 milyon tondan fazla yük taşınmaktadır.

Kanalın yapımı sırasında, bölgede görülen sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan dolayı büyük miktarda çalışan ölmüştür. İlaveten büyük toprak kaymaları olmuştur. Kanalın inşaatı esnasında yaklaşık 27.500 çalışan ölmüştür. 

Panama Kanalı deniz seviyesinden 28 metre yüksekliktedir. Sıvıların kaldırma kuvveti kullanılarak gemiler kanal içinde yavaş yavaş yükseltilir ve aynı metotla diğer tarafa indirilir. Panama Kanalının inşaatına Fransızlar tarafından 1 Ocak 1881 tarihinde başlandı. Teknik, sağlık ve finansal sorunlar nedeniyle Fransız şirketi 1889 yılında battı. Bu olay Panama skandalı olarak bilinir.

Mühendislik Harikası Panama Kanalı ve Çalışma Mantığı

26 Haziran 2016 tarihinde Panama Kanalı genişletilerek yeniden işletmeye alınmıştır.

Muş yöresine özgü pekmezle yapılan bir tür helva ...

Teter,
Muş yöresine özgü pekmezle yapılan bir tür helva .

Malzemeler: 
- Esmer köy ekmeği, Pınağun
- 2 su bardağı pekmez, 
- 1 su bardağı sıcak su, 
- 2 yemek kaşığı tereyağı, 
- 1/2 su bardağı ince çekilmiş fındık içi, 
- 3 yemek kaşığı kaymak




Yapılışı:
Esmer köy ekmeğini, büyüklüklerine göre üç ya da dört eşit parçaya bölün ve ısıya dayanıklı bir fırın kabına dizin. 2 su bardağı pekmezi, 1 su bardağı sıcak suyu ve 2 yemek kaşığı tereyağını sırasıyla geniş tabanlı bir tencereye aktarın. Tereyağı eriyene kadar orta ateşte kaynatın. Kaynattığınız pekmezi, fırın kabına yerleştirdiğimiz ekmek dilimlerinin üzerine gezdirin. Servis etmeden önce 1/2 su bardağı ince çekilmiş fındık içini serpiştirin. Servis tabağına aldığınız ekmek dilimleri üzerini kaymak ile süsleyerek servis edin. Afiyet olsun. 

Doğu Anadolu’nun güzide bir şehri olan Muş, çavuş dağı eteklerinde, düz bir plato üzerine kurulmuştur. İbranice sulak, verimli ve otlak anlamına gelen “Muşa” kelimesinden Muş adı verilmiş. Şehrin tarihi yerleri; Malazgirt, Muş Kalesi ve Parkı, Arak Manastırı, Ulu Cami, Murat Paşa Köprüsüdür. 

Bu şehirde halk geçimini hayvancılık ve yer yer tarım ile sağlıyor. Muş lalesi ve üzümü ile ünlüdür. Muş'ta, siyah, beyaz ve mor çeşitleri olan üzüm bağları vardır. Siyah Vakkas, Sinciri, Kasper, Beyaz Üzüm, Öküz Gözü, Güz Üzümü gibi çeşitli üzümlerin yetiştirildiği Monogok, İncebel ve Mehmetcan bağları ile ünlüdür. 

Kış aylarının uzun olması bu yörenin her şeyini etkilediği gibi yemeklerini de etkilemiştir. Muş’ta sebzeler yaz ayında alınır ve kurutulur. Kışın yemek olarak tüketilir.

Muş yemekleri;

Kırçikli Kelem Dolması, 
Yağlı et bir miktar bulgurla karıştırılarak iyice yoğrulur. Suda haşlanmış lahana(kelem) yaprakları ufak parçalara ayrılır. Bu parçaların içine hazırlanmış iç konularak kapatılır. Sıkılarak tencereye doldurulur. Her sırada bir daha önce hazırlanan domates, biber, soğan, maydanoz gibi sebzeler de küçük küçük doğranarak sıraların arasına doldurulur. Tencere dolunca su ile pişirilir. Üzerine yağ dökülerek yenir.

Kırçik, 
Salatalık kabukları yazdan kurutulur. Suda temizce yıkandıktan sonra tavaya bırakılarak yağda kavrulur. İçerisine soğan, biber konur.  Üzerine işkene serpilir. (Yoğurt su ile karıştırılarak içerisine yağ ve sarımsak ekilmesidir). Karıştırılarak yenir.

Pırvaz, 
Kelem (lahana) yaprakları iyice temizlenir aralarına biber, sarımsak serpilirek çömleklere doldurulur ve kışa saklanır.

Muş Köftesi 
Buğday, kızıl iyice dövülür veya çekilir. İnce çekilmiş bulgurlar, bir-iki yumurta kırılarak iyice yoğrulur. Sonra küçük küçük kesilerek yuvarlak yapılır. İçi oyulur. Daha önce hazırlanan köfte içi, köftenin içine doldurularak yuvarlak yuvarlak yapılarak tencereye konur. Köfte için soğan küçük küçük doğranır içine nar daneleri veya suda haşlanmış pirinç doldurulur, karıştırılır sonra yağda kavrulur üzerine biber dökülerek köftenin içine konur. Suda haşlanır. Tabaklara dizilerek üzerine yağ dökülür. Her evde mutlaka her hafta bir kere yapılır. Bunun için hafta direği denir.

Mırtöge, Mırtoğe, 
Un yağla iyice karıştırılır, üzerine bir kaç tane yumurta kırılır ve karıştırılarak iyice piştikten sonra yenir.


Pınağun, 
Evde yapılan ekmek.

Cavbelek, 
Bulgur unu suda iyice pişirilir, kurut (kurutulmuş yoğurt) veya sade yoğurt ayran yapılarak üzerine dökülür, sarımsakla soğan da küçük küçük doğranarak karıştırılır. İyice piştikten sonra kaplara konularak yenir.

Hazüt (Hez) Dolması, 
Yağlı et iyice çekilir. Pirinçle karıştırılarak iyice yoğrulur. Kelem (Lahana) suda iyice suda haşlandıktan sonra ufak ufak parçalara bölünür.  Pirinçle karıştırılmış etin üzerine sonradan sımak-sumak ekilir. Lahanaların içine konularak sıkım sıkım yapılır. Çömleklere (Toprak Tencere) konularak haşlanır. Tabaklara dizilir üzerine yağ dökülerek yenir.

Kavurma,
Keşkek, Nohut ve den suda iyice haşlanır, bir tencereye konur. Başka bir tencerede hazırlanan ve pişirilen et bunun üzerine konur. Soğan, biber gibi maddeler de ufak ufak doğranarak üzerine ekilir. Bolca yağ karıştırılarak kaynatılır. Kaynatıldıktan sonra tabaklara doldurulur. 
Çorti Aşı, 
Kelem yapraklan küçük küçük doğranır. Küçük, küçük doğranan soğan ve reyhan gibi bitkilerde  (karasa) büyük küplere doldurulur. İçine bolca su konur. Hazırlanan ekşi hamur içine atılır. Üzeri iyi kapatılarak kışa saklanır. Kışın kemikli et (hayvanın sırt kısmından) den (dövme) ile pişirilir. Üzerine tereyağı dağlanarak dökülür.


Uçkun, 
İlkbaharda dağlarda çıkar.  


Kenger, 
İlkbaharda dağlarda yetişir. Suda haşlanarak yendiği gibi yumurtalısı da yapılır.

Sıpidak, 
Bir pancar türüdür. Suda haşlanır üzerine yoğurt koyularak yenir. Yumurtalı da yapılır.



Jağ, 

Dağlarda yetişen bir bitkidir. Yazın toplanır. Turşu gibi tenekelerde veya başka kaplarda tutulur. Kışın tavaya biraz yağ dökülerek içinde pişirilir, üzerine bir kaç tane yumurta kırılırak unla karıştırılır, iyice piştikten sonra yenir.

Herse, 
Kemiklerinden ayıklanmış et güzelce suda haşlanır. Başka bir kapda den (suda haşlanarak hazır­lanmış buğday) sıcak suda iyice kaynatılır.  Etler kaynayan denin üzerine dökülür. Sonra etle den iyice karıştırılır.  Daha sonra üzerine bolca yağ dökülerek sahanlara konularak yenir.


Helimaşı, 
Haşlanmış nohut ve kemikleri ayıklanmış etle yapılan mercimek ve soğanla pişirilen bir yemek.

Kak, 
Her türlü meyve ufak ufak kesilerek güneşte kurutulan meyve.
Gülük, İlkbaharda dağlarda yetişen bir pancardır. Suda haşlanarak yenir. Yumurta ve pirinç ile pişirilerek yemeği de yapılır.

Teter Helvası, 
Bir tencerede pekmez ve su birlikte bir taşım kaynatıldıktan sonra altı söndürülür. Pekmezli şerbet sıcakken içine sana yağı ilave edilir ve karıştırılarak yağ eritildikten sonra bir kenarda bekletilir. Derin ve geniş bir servis tabağının içine, ekmekler ikiye ya da dörde bölünerek yerleştirilir. Sıcak pekmez şerbeti ekmeklerin üzerine dökülür.Hindistan cevizi serpilir. Pekmezli ekmek ılık olarak ikram edilir.

Teter Helvası-MUŞ

Argoda geceleri ev ve işyerlerini soyma ...

Tufa.
Argoda geceleri ev ve işyerlerini soyma .
Argoda soyma.
Argoda silahlı hırsızlığa verilen ad.
Argoda hırsızlığa arak'da denir.

Kayaç katmanlarının yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan yer yüzü şekli ...

Dom,
Kubbe veya kümbet yapı. 
Kayaç katmanlarının yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan yer yüzü şekli.
Kayaç katmanlarının kırılmadan yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan elips biçimli yapı. Belirli bir yönde uzanmadan ve en yüksek noktasından bütün yönlere, dışa doğru yayılan bir kemer, yukaç (antiklinal) türüdür. 


Girit'e özgü, hızlı tempolu bir halk dansı...


Pentozali,
Meleviziotiko.
Pentozali Horon,
Crete Greece Kemençe

Pentozali bir Girit savaş dansıdır. Pentozali kelime anlamı olarak beş adım demektir. Bu dansta Girit kemençesi kullanılır. Dans müziği tempoludur. Önceleri tempo yavaş olup ilerleyen safhalarda gittikçe hızlanır. Pentozali halk dansında beş adım seri olarak bir senkronizasyon içinde atılır. Orkestrada kemençe, keman, ud, gitar gibi enstrümanlar vardır. Halay gibi kalabalık oynanmaz. Dans 8-10 kişi ile oynanır. 





Oynayan kişilerden grubun(halay) başındaki kişi hoplayıp zıplayarak eliyle ayaklarına vurur. Grubun başındaki kişi yaptığı çeşitli figürlerden sonra halayın sonuna geçer. Bu şekildeki herkes kendisine özgü performansını sergiler. Halayın başındaki kişiye tekrar gelindiğinde oyun biter. Muziğin temposuna uygun olarak sergilenen bu oyunu izleyenler havaya ateş açarak  kutlama yaparlar. 

Antik Yunan'da dans, şarkı ve müzik tiyatronun ayrılmaz parçası olmuş. Sirtaki dünyanın pek çok yerinde en önemli, hatta ulusal Yunan dansı olarak bilinir. Yunanlar'ın ulusal dansı, Sirtaki'ye oldukça benzeyen Sirto da çok yaygındır. 

Belli başlı Yunan dansları; 
Andikristos, Argos(Sirtaki), 
Beratis,
Çamikos, Çakonikos(Tsanikos), 
Fisuri,
Gayda(Gaida), 
Hasapikos,
Kastrinos, Karaguna
Levendikos,
Pidichtos, Pentozalis,
Rodu (Rodos), 
Sirtaki, Siganos, Sirtos, 
Sousta, Susta, Sirtos Koftos, Sirtos Thrakis.
Tapeinos, Talimia,
Zonaradikos,
Zagorisios, 

Pentozali - Horon Crete Greece Kemençe


Hastalık, dert ...

İğ,
Arapça, مرض 
Farsça, derd,
Hastalık,
Dert,
Maraz,
İllet,
Bela,
Üzüntü,

Ege Bölgesi' ne özgü, et suyu ve unla yapılan bir çorba ...

Laduri,
Laduriz,
Giritli Çorbası.
Ege yöresine özgü,et suyu ve unla yapılan bir çorba,
Ege Bölgesi' ne özgü, et suyu ve unla yapılan bir çorba,

Ege Bölgesi'ne özgü bilinen lezzetler;
Boyoz, Kumru, Gevrek (Simit), İzmir Köfte,  Keşkek, Arapsaçı Kavurması, Deniz Börülcesi,  Çökertme Kebabı, Turp Otu Salatası, Kuru Börülce, Gerdan Tatlısı, Pazı Sarma, Şambali, Zeytinyağlı Enginar, Laduriz (Giritli Çorbası);


Malzemeler: 
Bir su bardağı un, Tuz, Bir dilim peynir, Bir limon, 
Yarım çay bardağı zeytinyağı, bir yemek kaşığı tereyağı, 
Bir litre et suyu. Kemikli et haşlanır. Haşlama suyu süzülerek bir kavanozda buzdolabında saklanır. Çorba ve yemek yapımında ihtiyaç halinde bu et suyu kullanılır.

Yapılışı; 
Et suyu bir tencerede kaynatılır. Bir tepsiye bir su bardağı un konulur. Üstüne iki üç yemek kaşığı suyu azar azar eklenir. Sonra unu, ovalayarak karıştırın. Tane tane küçük hamur parçaları oluşur. Hamurun yarısını tavaya koyduğumuz yağa koyup nar gibi kızartalım. Kaynayan suya hamurlarımızı koyalım. Bir limonu sıkalım. 15 dakika kadar kaynasın. Sonra kavrulan hamuru da ilave edelim. Peyniri rendeleyelim. Rendelenmş peynirin yarısı çorbayı kapatmaya yakın üzerine koyalım. Diğer yarısını ise çorbayı servis yaparken üzerine konarak sıcak sıcak servis yapılır.

Eski dilde Demir ...

Ahen,
Farsça demir, آهن
Hadid, (Osmanlıca)
Demir, 
(Simgesi Fe). 
İng. iron, 
Fr. Fer,
Atom numarası 26, 
Atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 , 


Mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya elverişli, 1510 °C' de eriyen bir element. Bazı minerallerde, hemen hemen her çeşit toprakta ve mineralli sularda bulunur. Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metaldir. Esas işlevi oksijenin hemoglobin içinde dokulara ve hücresel oksidasyon mekanizmalarına taşınmasıdır. Demir, yer kabuğunda büyük miktarlarda bulunur. 

Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Demir metali, demir cevherlerinden elde edilir ve doğada nadiren elementel halde bulunur. Demir, küçük iğnelerden dev yapılara kadar, binlerce işlenmiş ürünün ana maddesidir. Kükürt ve oksijen gibi metallerle kolayca birleşir. Başka herhangi bir metalden çok daha büyük miktarlarda, alaşımlarda kullanılır. En yararlı ve ucuz metallerden biri olan çelik, demire küçük bir miktar karbon katılmasıyla elde edilir. Mika, formülü FeO(OH) olan bir demir hidroksittir. Hematit (Fe2O3), Magnetit (Fe3O4), Siderit, (FeCO3), Prit (demir disülfür, FeS2), Limonit filizi, dünya demir üretiminde oldukça önemli bir yüzde oluşturur. 

Karbon, Çelikte başlıca sertleştirici etkisi olan elementtir. Mangan,Çeliğin dayanımını geliştirici bir alaşım elementidir. Silisyum, Çelik dökümlerde fiziksel dayanımı ve özgül ağırlığı arttırır. Fosfor, genel olarak çelikte zararlı olarak bilinir. Kükürt, çeliği kırılgan yapar ve haddelenmesini güçleştirir. Krom, çeliğin dayanım özelliğini arttıran fakat buna karşılık, esnekliğini çok az bir dereceye kadar negatif yönde etkileyen bir alaşım elementidir. Krom, çeliğin sıcağa dayanımını arttırır. Nikel, çeliğin dayanımını silisyum ve mangana kıyasla daha az arttırır. Molibden, çeliğin çekme dayanımını özellikle ısıya dayanımıyle kaynak edilme özelliğini arttırır. Vanadyum, çok düşük miktarda kullanıldığında çeliğin sıcağa dayanımını arttırır. Volfram, çeliğin dayanımını arttıran bir alaşım elementidir. 

1815 yılında Napolyon'un uğradığı son ve kesin yenilgi ...

Waterloo,
Waterloo Muharebesi,
Waterloo Savaşı, (Battle of Waterloo).

Fransa'nın ağır yenilgisi daha doğrusu Napolyon'nun sonu ve Fransız ordusunun imhası ile sonuçlanan bu savaş, Belçika'nın Brüksel şehrinin 12 km. uzağındaki kasabanın 2 km yakınında, Waterloo'da  gerçekleşmiştir. Fransa İmparatoru, Napolyon Bonapart'ın yaptığı son savaş olarak tarihe geçer. 18 Haziran 1815 tarihinde Fransa ordusu ile İngiltere-Prusya ittifak güçleri arasında yapılmıştır. Prusyalılara Gebhard von Blücher,  İngilizlere Dük Wellington, komuta etmiştir. Napolyon, bu savaşta üstün görünürken süvari birliklerinin yanlış bir manevrayla savaş İngilizlerin üstünlüğüne dönüşmüştür. Prusyalıların da yetişmesi Fransızların yenilgisine neden olmuş ve Fransız ordusu bozguna uğramıştır. Böylece Fransa İmparatorluğunun sonu olmuş ve Napolyon Bonapart, Britanya kuvvetlerine teslim olmuş. İngiltere’ye götürülen Napolyon, Atlantik okyanusundaki  Saint Helena adasına sürülmüş ve bu adada 1821 yılında ölmüştür.


"Kon-Tiki" ve "Ra" yolculukları ile tanınan, Norveçli antropolog, kâşif ve maceraperest ...

Thor Heyerdahl  ,
Thor Heyerdahl (1914-2002).

Antropolog, Kaşif, Maceraperest.
Son Viking,

1947 yılında Kon-Tiki ve 1969 yılında Ra adlı bilimsel amaçlı okyanus seferlerini dü­zenlemiş ve yöneten kaşif ve antropolog.
"Kon-Tiki" ve "Ra" yolculukları ile tanınan, Norveçli antropolog, kâşif ve maceraperest.



Thor Heyerdahl, 6 Ekim 1914 yılında Norveç' in Larvik kentinde doğdu. Babası bir müze müdürü olan ailesinin tek çocuğudur. Norveç Oslo Üniversitesinde zooloji okudu ve bu bölümü bitirdi. Pasifikte bulunan, Fatu Hiva, Marquesan takımadalarında yaşamak için 1936 yılında gitti. Burada zoolojiden ziyade antropolojiye merak sardı. 

1947 yılında  Kon - Tiki adını verdiği, balsa ağacından yaptığı bir sal ile  Peru kıyılarından yola çıkarak beş arkadaşı ile beraber dünyaca ünlü yolculuğunu yaptı. 6600 km. seyahat sonunda Polinezya kıyılarına ulaştı. 1953 yılında, Galapagos Adaları'na bir arkeolojik sefer yaptı. İki yıl sonra da Paskalya Adasına gitti. Daha sonraki yıllarda, Peru ve Kanarya Adalarına gitti.Daha sonra 1969 yılında Ra adını verdiği ve papirüsten yapılmış bir tekneyle Fas'tan Güney Amerika kıyılarına ulaşmak istedi. Anca başaramadı. Ama ikinci seferinde başardı. 


Ünlü kaşif ve yetenekli bir hikayeci olan Thor Heyerdahl, 2002 yılında öldü. Ünlü seyahatini Kon-Tiki adlı eserinde yayımladı. Uluslararası bir hit olan eseri 65 dile çevrildi. 1951 yılında Akademi Ödülü kazandı.

Latin Amerika'da, Guatemala’da bulunan dünyanın en aktif yanardağı ...

Fuego,
Fuego püskürmesi, 
Volcan de Fuego, 
Ateş Yanması,

Dünyanın en aktif yanardağlarından birisi olan Fuego yanardağı, Guatemala Şehri'nden 44 kilometre uzaklıktadır. 
1524 yılından beri sık aralıklarla patlaması olan bir stratovolkan. 
1974 yılında büyük bir patlama ile bölgenin tarım alanlarını ve yakındaki kentleri kül altında bırakmıştır. En şiddetli patlama 2002 yılında olmuş. 2012 yılında ise patladığında 33.000 insan tahliye edilmiş. Volkanın etrafında bir milyon insan nüfusu olduğu biliniyor.

04 Haziran 2018 tarihinde püskürdü ve ilk tespitlere göre 70 kişi ölmüş yüzlerce kişi yaralanmıştır. Yanardağdan havaya, kaya, kara duman ve kül püskürdüğü gözlendi. Guatemala City’deki La Aurora Havalaanı kül yağmuru nedeniyle kapatıldı. Bir lav nehrinin El Rodeo köyünü vurduğunu, evleri yok edip içindeki insanları yaktığını duyurdu.

Guatemala hükümeti, yanardağ patlamasından toplam 1,7 milyon kişinin etkilendiğini duyurdu. Yetkililer halka kül yağmuru nedeniyle maske takmaları çağrısında bulundu. Bir yetkili de, rüzgarın yönü nedeniyle volkanik küllerin başkente düştüğünü belirtti. Guatemala Ordusu'nun da yardım faaliyetlerine katıldığı duyuruldu.

Fuego Volkanı ! ..

Habeş İmparatorunun unvanı ...


Necaşi,
Negashi,

Najashi,
(ንጉሥ)
Amharca, nigss
İng. Negus,
Habeş İmparatoru.
Necaşi, Habeşce Kral, Hükümdar anlamına gelir.
Etiyopya (Habeşistan) imparatorlarının sanı.
Etiyopya dilinde bir kraliyet unvanıdır. 

1890 öncesi Eritre'deki Medri Bahri krallığının Bahri Negus (Denizlerin Efendisi) ve 1974 öncesi Etiyopya'daki Negus denilen bir hükümdarı belirtir. Negus İslami gelenekte An-Najashi (Negashi) olarak anılır.

Negus, saltanat anlamına gelir. Negus daha sonra İncil ve diğer din kitaplarında kral veya imparator kelimelerini tercüme etmek için kullanılmış. Daha sonra bu kelime valilere verilen onursal bir sıfattır.

Hor görülen, aşağılanan ...

Zelil,
Arapça, , ذلیل
İng. servile,
Hor görülen, aşağılanan.
Hor görülen, aşağı tutulan, aşağılanan.
Düşkün, 
Zavallı,
Eski dilde zelil, 
Hor görülen, aşağı tutulan, aşağılanan.

Derin soğukları inceleyen bilim dalı ...

Kriyoloji,
İng. cryology, 
Frn. cryologie.
Eski Yunanca buz anlamına gelen krýos,  sözcüğünden türetilmiştir.

Kriyoloji, kar, buz ve donmuşŸ toprak bilimidir.

Derin soğukları inceleyen bilim dalı.
Derin soğuk bilimi.
Buz bilimi.


Bu bilimle uğraşan bazı bilim adamları, örneğin Avusturya'da Kriyoloji uzmanı Philip Rhoades yönetiminde bir tim ölüleri gelecekte dirilmek üzere dondurup saklıyorlar. Bu iş için büyük bedeller ödeyerek  müşteri olan ölüler de var. 

Bu işlem için damarlardaki kan çekilip yerine koruyucu kimyasal bir sıvı, enjekte edilerek,  metal sandıklarda çok düşük sıcaklıkta, sıvı nitrojen  (-153 °C ) içerisinde ileride kullanılmak üzere saklanıyor. Ya tutarsa ...

Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe ...

Ravza,
Ravza (Arapça, روضه ). 

Bahçe.
Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe.
Sulu yer, bahçe, bostan.
Çimenlik yer.
Temiz Bahçe.
Cennet bahçesi,
Sulak çayır,

Çin, Pekin'de 1989 yılında öğrencilerin, aydınların ve işçilerin önderliğinde gerçekleşen büyük gösterinin yapıldığı meydan ...

Tiananmen,
Tiananmen Meydanı,
1989 Tiananmen Meydanı Olayları.
Çin'de 4 Haziran Vakası ya da Altı-Dört olarak anılan olaylar.

Çin Halk Cumhuriyeti'nde (ÇHC) 1989 yılının 15 Nisan'ı ve 4 Haziran'ı arasında olaylar meydana gelir. 


Öğrencilerin, aydınların ve işçilerin önderliğinde gerçekleşen gösterilerin odak noktası Pekin Tiananmen Meydanıdır. 

20 Mayıs 1989 tarihinde sıkıyönetim ilan edilir. 3 Haziran'ı 4 Haziran'a bağlayan gece tanklar ve piyade birlikleri gösterileri bastırmak, protestocuları dağıtmak üzere  Tiananmen Meydanına gönderilir. Protestolar esnasında pek çok sivil yaşamını yitirdi. Ölü sayısı, Çinli öğrenci örgütlerine ve Çin Kızılhaç kayıtlarına göre 2000-3000 arasındaydı. 



Hükümet protestocuları baskı altına almak amacıyla geniş çaplı tutuklamalar yaptı. Yabancı basın yasaklandı. ÇHC basınında olaylar hakkındaki yayınlar denetim altına alındı. Protestolarla ilgisi olan parti üyeleri tasfiye edildi. 

Tiananmen Meydanı'ndaki gösterilerin şiddetle bastırılması uygulaması, uluslararası kamuoyunda yaygın bir şekilde kınandı.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ