Devletler arası savaşa ara verme amacıyla yapılan anlaşma ...

Mütareke,
Arapça, هدنة
Ateşkes,
Bırakışma,
Anlaşma,
Mütareke,
Savaşan iki tarafın karşılıklı istekleri sonucu, çarpışmalara belli bir süre ara verilmesidir.
Mütareke siyasi ve askeri bir anlaşma olup barış öncesi bir devredir. 
Devletler arası savaşa ara verme amacıyla yapılan anlaşma.
Bir meseleyi hal için bir şeyi terk etmek.
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.



Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi.
Karşılıklı olarak terkleşmede bulunma.
Silahları bırakma, Mücadelenin karşılıklı olarak bırakılıp ateşin kesilmesi.
Savaşlarda çatışmaları sona erdiren silah bırakma, nihai ateşkes antlaşmasıdır. Bırakışma metnine mütarekename denir.

Ateşkes, kısa süreli olup kapsamlı hükümleri bulunmaz. Süresi bitince çarpışmalar tekrar başlar. Ya da her an bu anlaşma bozulabilir. Mesela, Bayram ve Noel gibi özel günlerde savaş içinde belli bir müddet için alınan karardır. Mütareke, karşılıklı olarak anlaşmak, kuvvet ve silah bırakmak. Görüldüğü gibi mütareke ve ateşkes farklı şeylerdir.

Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte ...

Kadınbudu köfte,
Malzemeler:
2 yemek kaşığı ayçiçek yağı 
400 gram orta yağlı kıyma 
1 adet yumurta 
1 adet kuru soğan 
2 diş sarımsak 
1 çay bardağı haşlanmış pirinç 
1 çay kaşığı tuz 
1/2 çay kaşığı karabiber 
1/2 çay kaşığı kimyon 

Köfteleri kızartmak için, 1 su bardağı ayçiçek yağı, 1 çay bardağı un ve 1 adet yumurta 

Bir tavada ayçiçek yağını kızdırın. Çok küçük parçalar halinde doğranmış kuru soğan ve sarımsakları renk alana kadar kavurun. Kavrulan soğanlara kıymanın yarısını ekleyin ve suyunu çekene kadar kavurun. Tuz, karabiber ve kimyonu ekleyin. Kavrulmuş kıymayı soğuması için bir karıştırma kabında bekletin. Bir fincan pirinç haşlayın. Çok haşlarsanız yoğurma esnasında parçalanabilir. Arta kalan pirinç pilavını da kadınbudu köfte yapımında kullanabilirsiniz. Bazı yörelerde bulgur da kullanılır. Ama esas pirinçli olur. Karıştırma kabındaki soğuyan harca kalan kıymanın diğer çiğ yarısını ekleyin. Harcın içine yumurta, süzülmüş ve haşlanmış pirinci ekleyin ve yoğurun. Benim favorim harca biraz da maydanoz ilave ederek ayrı bir lezzet katınız. En az 2 saat kendini çekmesi ve dinlenmesi için buzdolabında bekletin. Köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar kopartın ve avuç içinizde bastırarak yassı ve oval köfteler hazırlayın. Köfte adını aldığı gibi kadın budu şeklindedir. Ayçiçek yağını derin kızartma tenceresinde kızdırın. Yumurtayı çırpın, unu düz bir servis tabağına alın. Köfteleri sırasıyla, una ve çırpılmış yumurtaya buladıktan sonra kızgın yağda ters yüz ederek kızartın. Başka bir yapım metodunda ise un ile galeta unu karıştırılarak da kullanılabilir. (yarım çay bardağı galeta unu). Daha sonra yumurtaya daldırılarak kızartılır. Fazla yağını bırakması için kağıt havlu serili bir servis tabağına alınız. Köfteler biraz beklettikten sonra ılık olarak servis edin. Yanında dilimlenmiş domates, maydanoz ve kızarmış patates ile servis yapınız. Afiyet olsun.

Ordan burdan;
Kadınbudu köfteye benzer şekilde Türk mutfağında çok ilginç yemek adları vardır. Genelde tatlı isimleri olunca biraz cinsel çağrışımlıdır. Bir şehrin organize sanayi bölgesinde bir esnaf lokantası vardı. Bu Lokantanın adı Erkek Lokantası ama tüm yemek adları kadına dair isimlerdi. Bu nedenle Türk mutfağı lezzet ve benzetme zenginidir. Çinlilerin dediği gibi, bir yemek ismi ne kadar tuhaf olursa o kadar lezzetlidir.

Ağzıaçık (Urfa), Ali nazik, Analı kızlı, Arap dudağı, Arabbaşı çorbası, Ak baldır, 
Ayşe kadın fasulye,  Abdigör Köftesi, Acur oturtması, Avukma (Aydın),
Ahöze sızbalı, (Eskişehir) yumurta, yeşil erik, taze soğan ile yemek.
Babagannuş,  Bicibici, Boncuk Ayşe, Bubuş (dut), Batırık çorbası, Bozbaşı, 
Billur kebabı, Bacaklı çorbası (Tokat), Banak (Isparta).
Cacıklı arap, Cıvıklı, Cici papa, Cıbıl dolma,
Çaput aşı, Çaraçura, Çarşaflı tost, Çükündür (Şeker pancarı),  Çüklüce,
Derdimi alan (Isparta), Dul avrat çorbası, Dilberdudağı, 
Eliböğründe (Maraş), Eniştelokumu (Rize), Eşkeli (Van), Etli bamya, Ezogelin çorba,
Frik pilavı, Fışfış meyve tatlısı (Gümüşhane),
Gavurdağı salatası,  Gerdan çorbası, Gilgirikli köfte, Göbek dolması, Genç kız rüyası, 
Hanım göbeği, Horoz taşağı fasulye, Höşmerim, Hünkar Beğendi, 
İmam bayıldı, İmamın sarığı,
Kaçamak, Kadınbudu köfte, Karnıyarık, Kadıboğan, Kalbura bastı, Kaygana, Kaymaçino, 
Kedi batmaz (Bolu), Kerhane tatlısı (Halka tatlısı), 
Kesme ibik çorbası (Amasya), Keşkül,  Kısır,
Kocakarı gerdanı, Kol böreği, Köpoğlu, Kulak çorbası (Aydın),
Kuyruğu sulu (börek), Kuskus, Kurşun geçmez köftesi (Malatya), Kuymak,
Leyla, Leylek giliği (Tokat),
Mamalika, Mafiş tatlısı (Balıkesir), 
Otur Fatma tatlısı (Kocaeli), Oturtma, Orospu mantısı,  Oğmaç (Bolu).
Ölününkörü, 
Papaz yahnisi,  Papaz mancası (Tekirdağ), Pırtımpırt (Kayseri), Paçanga böreği,
Pisik taşağı, Perişka (Çankırı), Pesküden (Sivas),
Prenses tatlısı, Pumpum çorbası (Bartın), Potturma (Niğde),
Püşürük çorbası (Artvin),
Sandal sefası, Sarığı burma, Sakala çarpan çorbası (Afyon), Sembüsek (Hatay),
Sütlü nuriye,  Sulu kaçamak (Kırklareli), Sultan dudağı, 
Şakşuka, Şevketi bostan (İzmir), Şıllık tatlısı, Şiveydiz, Şırdan, 
Talaş kebabı, Tosunum (Kütahya), Taşküllüğü, 
Tavşan üflemesi, Tavuk göğsü, Tirit, Topalak,
Unutma beni,
Vezir parmağı, 
Yanıyarma, Yalancı dolma, Yengen, 
Zümküfül, Zülbiye(Kars).

ABD dönüşünde, 'La Burgogne' adlı geminin Atlas Okyanusunda batması sonucu yaşamını yitiren ünlü pehlivan ...

Koca Yusuf,
(1856-1898)
Pehlivan.
Lakapları;
Karalarlı Yusuf (Doğduğu köy), 
Şumnulu Yusuf,
Büyük Yusuf,
Korkunç Türk (Terrible Türk),
Koca Yusuf (1900 yılından sonra).


1856 yılında Şumen ya da Şumnu' da, Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Silistre eyaleti, Deliorman bölgesinde, doğdu. Dünyaca ünlü ve efsanevi Türk güreşçidir. Ülkemizde, güreş Koca Yusuf ile birlikte anılır. Halk arasında güçlü ve kuvvetli insanlar için de Koca Yusuf gibi benzetme yapılır. Sırtı yere gelmeyen pehlivan 1898 yılında ABD dönüşünde, La Burgogne (Bourgogne) adlı geminin Atlas Okyanusunda batması sonucu yaşamını yitirir.

Koca Yusuf dönemin ünlü pehlivanlarından Kel İsmail Pehlivanın yanında çırak olarak ufak yaşta güreşe başladı. Uzun süre Kırkpınar başpehlivanlığını elinde bulunduran Kel Aliço ile güreşti. Adalı Halil'i iki kez peş peşe yendi. Osmanlı döneminde pek çok güreş yaptı.

1897 yılında Avrupa'ya Fransa ve İngiltere'ye gitti. Paris'te minder güreşinin kurallarını öğrendi. Bu dönemde güreştiği ve döneminin önemli sporcuları olan Olsen, Pons, Fournier ve Sebes gibi isimlerin tamamını yendi. Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden davet aldı ve oraya gitti. Orada da yaptığı bütün güreşleri kazandı. Ünlü Jenkins ve Amerika Şampiyonu unvanını taşıyan Robert de vardır.


Dönüş için 1898 yılında Fransız bandıralı, La Bourgogne transatlantiği ile yola çıktı. Gemide 721 yolcu vardı. Gemi ve yolcuları, New York limanından, Hollanda’nın Le Havre limanına hareket eder. Gemi 4 Temmuz sabahı New York'un kuzeydoğusundaki Sable Adası'nın 60 mil açıklarında İrlanda bandıralı Crmartyshire şilebiyle çarpışıp batar. Koca Yusuf ve gemideki tüm yolcular ve mürettebat boğularak ölmüştür.  Koca Yusuf'un cesedi Atlantik Okyanusunda kaybolmuştur.

Üzeri çikolatayla kaplanan donmuş krema ...

Eskimo,
Buz Dondurma.
Çikolatalı donmuş krema.
Üzeri çikolatayla kaplanan donmuş krema .

Eskimo dondurması ya da akutak veya akutuk.
Eskiden sinemalarda hepimizin bildiği Alaska, frigo, buz dondurma satılırdı. Dikdortgen prizma şeklinde aluminyum folyoya sarılı çikolatalı dondurma vardı. Alaska Buzz diye bağırılarak satılan dondurma mı? çikolata mı? bir sinema klasiğidir.










Gözle görülmeyen altın parçacıklarının yakma ya da elektroliz yoluyla geri kazanılması işlemine verilen ad...

Ramat,

Gözle görülmeyen altın parçacıklarının yakma ya da elektroliz yoluyla geri kazanılması işlemine verilen ad. 

Türkiye'nin dört bir yanındaki atölyelerde altın ve gümüşü işleyen maharetli ellerin kullandığı fırçada, toz bezinde, çöpte, havada, suda biriken altın ve gümüş tozları ramatçılar tarafından çeşitli işlemlerden geçirilerek geri dönüştürülür. 


Kuyumcu atölyelerinde altın, gümüş gibi değerli madenlerin işlenmesi esnasında kopan parçacıklar ortama dağılır. Bunların bir kısmı yere düşerek toza, su gibi başka maddelere karışır, bir kısmı da elbiseye, vücuda yapışır, bir kısmı da makinede kalır. Bu tür değerli maden bulunan toz, çökelti gibi artıklar ramat olarak adlandırılır. Ramatın bir takım işlemlerden geçirilerek arıtılması ve içindeki altın, gümüş gibi değerli madenlerin geri kazanılması işine ramatçılık denir.

Ramatçılıkta geri dönüşüm teknikleri;
Kal Yöntemi (Kurşunla Eritme),
Kimyasal Yöntem (Aqua Regia),
Wohlwill Elektrolitik Yöntemi,
Siyanür Yöntemi,
Eritme Yöntemi,
Civa Yöntemi(Amalgam),
Miller Yöntemi.

İki üç yaşlarında enenmiş erkek keçi ...

Seyis,
İki üç yaşlarında enenmiş erkek keçi.

Keçi, boynuzlugiller familyasının sığırlar alt familyasından Capra cinsini oluşturan memelilere genelde verilen ad. Keçinin kürküne post denir. Sarp yamaçlara rahat tırmanırlar. Ağaçların en uç bölgesindeki taze yaprakları yerler. Patika ve uçurumların kenarlarında dolaşırlar.

Binlerce yıl öncesi koyun, keçi, domuz, at ve sığır evcilleştirilmiş ve dünyanın kaderini değiştirmiştir. Koyun ve sığır daha çok Mezopotamya’da, domuz hem Mezopotamya hem Çin’de, keçi ilk olarak Akdenizde yetiştirilmiş. Akdeniz bitki örtüsü maki de bu nedenle oluşmuştur. Keçiler bu bölgede bulunan bitkilerin tepe tomurcuklarını yedikleri için ağaçlar bodur, çalı formunda kalmış.

Keçilerin yavrusuna oğlak, erkeğine teke denir. Süt keçilerin beslenmesinde;

  • Teke katımı ya da çiftleşme dönemi,
  • Gebeliğin son 1-1,5 ayı,
  • Oğlaklamayla başlayan süt döneminin ilk iki ayıdır.


Bu üç dönem çok önemlidir. Bu dönemlerde süt keçilerine verilecek yemlerin miktar ve niteliği, verimliliği etkiler. Keçi sütünün ve peynirinin yeri diğerlerinden farklıdır. 

İğne, raptiye gibi sivri uçlu şeylerden korkma ..

Enetofobi,
İğne korkusu.
İğne, raptiye gibi sivri uçlu şeylerden korkma.
İğne, raptiye gibi sivri uçlu şeylerden aşırı derecede korkma.
Aşı ya da iğne olmaktan korkma fobisine de tripanofobi denir.
Tripanofobi: Aşı ya da iğne olmaktan korkma. 
Enetofobi: İğne korkusu. 


Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi hali. Fobi kelimesi, Yunanca Phobos-Dehşet Tanrısı kelimesinden gelir.

http://www.bulmacabil.com/2012/07/siyah-renkten-korkma.html

Fobiler-Alfabetik olarak

A

  • ablütofobi: yıkanmaktan korkma
  • aerodromofobi: Uçak korkusu
  • agirofobi: caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma
  • agorafobi: açık yer ya da kalabalık korkusu
  • amorofobi: aşık olma korkusu
  • ailurofobi: kedilerden korkma
  • akluofobi: karanlıktan korkma
  • akrofobi: yüksek yerlerden korkma
  • akustikofobi: belirli seslerden kokrma
  • algofobi: acı çekmekten korkmak
  • amaksofobi: araba (ya da taşıt)korkusu
  • amatofobi: toz korkusu
  • amnezifobi:Hafızasını kaybetmekten korkma
  • amofobi:Sivri cisim korkusu
  • androfobi: adamlardan korkma
  • anemofobi: fırtına, rüzgar korkusu
  • antlofobi: sel korkusu
  • antropofobi: insanlardan korkma
  • apifobi: arılardan korkma
  • arakibutirofobi: yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan korku
  • araknofobi: örümceklerden korkma
  • aritmofobi: sayılardan korkma
  • asimetrifobi: simetrik olmayan şeylerden korkma
  • astenofobi: güçsüz olmaktan korkma
  • astrafobi: şimşek korkusu
  • astrofobi: gökyüzü ve yıldızlardan korkma
  • ataksofobi: düzensizlikten korkma
  • atelofobi: mükemmel ol(a)mamaktan korkma
  • aviofobi: uçuş korkusu

B

  • ballistofobi: silahtan ya da mermilerden korkma
  • batofobi: derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
  • batrakofobi: kurbağa, semender gibi çiftyaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma
  • basilofobi: mikrop kapmaktan duyulan aşırı korku
  • belonefobi: iğnelerden korkma
  • bibliyofobi: kitaplardan korkma
  • bromidrosifobi: vücut, ten kokusundan korkma
  • brontofobi: gökgürültüsünden korkma

D

  • datafobi: veriden korkma
  • dentofobi: dişçiden korkma
  • dermatopatofobi: deri hastalıklarından korkma
  • dekatriaparaskevifobi: ayın 13'ünün Cuma gününe gelmesi korkusu

E

  • eisoptrofobi: aynalardan korkma
  • ekuinofobi: Atlardan korkma
  • elektrofobi: elektrikten korkma
  • emetofobi: kusmaktan korkma
  • entomofobi: böceklerden korkma
  • endofobi: Giyecek korkusu
  • epistaksiyofobi: burun kanamasından korkma
  • eremofobi: yalnızlık korkusu
  • eritrofobi: yüz kızarmasından duyulan korku
  • erotofobi: cinsellik korkusu
  • emetofobi: Kusmaktan korkma korkusu.
    Kusmaktan korkma ilk bakışta fazla sorun yaratacak bir fobi gibi görünmüyor. Her insan kusmaktan tiksinir. Emetofobi olan insanlar kusmaktan korkuları ve iğrenme dereceleri daha fazladır.
  • Enetofobi: İğne korkusu. 

F

  • farmakofobi: ilaçlardan korkma
  • fazmofobi: hayaletlerden korkma
  • febrifobi: yüksek ateşten korkma
  • filemafobi: öpmekten ya da öpüşmekten korkma
  • filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
  • fibofobi: korkmaktan korkma
  • fitofobi: ışıktan korkma
  • Fobofobi: korkma korkusu

G

  • gametofobi: evlenmekten korkma
  • gefirofobi: köprülerden geçmekten korkma
  • gerontofobi: yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma
  • glossofobi: topluluk önünde konuşmaktan korkma
  • grafofobi: Yzaı yazmaktan duyulan korku

H

  • haptofobi: dokunulmaktan korkma
  • halitofobi: kişinin ağzının kokmasından duyduğu korku
  • harpaksofobi: hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma
  • helyofobi: güneş'ten korkma
  • hematofobi: kan korkusu
  • helyofobi: güneş'ten korkma
  • hidrofobi: sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma
  • herpetofobi: sürüngenlerden korkma
  • higrofobi: nemden ya da yağmurdan korkma
  • hipegiyafobi: sorumluluktan korkma
  • hipnofobi: uyumaktan korkma
  • hipofobi: atlardan korkma
  • homiklofobi: sisten korkma
  • homofobi: eşcinsellerden korkma

İ

  • ihtiyofobi: balıklardan korkma
  • islamofobi: islamdan ve müslümandan korkma

J

  • jinefobi: kadınlardan korkma

K

  • kainatetofobi:Yenilik korkusu
  • kakofobi: çirkinlikten, çirkin seylerden korkma
  • kakorafiyafobi: başarısız olma korkusu
  • kanserofobi: kanser olmaktan korkma
  • kardiyofobi: kalp hastalığından korkma
  • karnofobi: etten korkma
  • katagelofobi: dalga geçilmekten korkma
  • kemofobi: kimyasal maddelerden korkma
  • kenofobi:Karanlık korkusu
  • keymafobi: kıştan ve soğuktan korkma
  • kimofobi: dalgalardan korkma
  • kinofobi: köpeklerden korkma
  • kitinofobi:böcekten korkma
  • klimakofobi: merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma
  • klinofobi: yatağa girme korkusu
  • klostrofobi:kapalı yer korkusu Kapalı ve basık yerlerde duyulan korkudur. Asansör, basık tavanlı odalar, koridorlar, kapıları kapalı ve kalabalık otobüs, yeraltı çarşıları, metro, alt geçitler ve kilitli odalar onlar için korku verici yerlerdir. Hastanın temel korkusu bu sayılan yerlerde sıkışıp kalmak, nefes alamamak ve boğulmaktır. 
  • Kopofobi: Yorulup bitkin düşmekten duyulan aşırı korku.
  • koprofobi: dışkı korkusu
  • koulrofobi: palyaçolardan korkma
  • kremnofobi: yüksek yamaçlardan ya da uçurumlardan korkma
  • kriyofobi:buzdan ya da donmaktan korkma
  • kronomentrofobi: saatlerden korkma
  • ksantofobi: sarı renkten korkma
  • ksenofobi: yabancılardan korkma
  • ksilofobi: tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma

L

  • lalofobi: kekemelik korkusu
  • litikafobi: davalardan ve mahkemelerden korkma
  • logofobi: belirli kelimelerden, sözcüklerde korkma
  • lökofobi: beyaz renkten korkma

M

  • manyofobi: delirmekten korkma
  • mastigofobi: cezalandırılmaktan korkma
  • mekanofobi: makinelerden korkma
  • melanofobi: siyah renkten korkma
  • mikrobiyofobi: mikroplardan ve bakterilerden korkma
  • mizofobi: kirlilikten, pislikten, tozdan korkma
  • monofobi: yalnızlıktan korkma
  • musofobi: farelerden korkma

N

  • nekrofobi: cesetten korkma
  • nelofobi: camdan korkma 
  • neofobi: Yenilik korkusu 
  • niktofobi: geceden, karanlıktan korkma
  • nozokomefobi: hastanelerden korkma
  • nüdofobi: çıplaklıktan korkma
  • Negrofobi: Zencilerden korkma
  • Nomofobi: Cep telefonu eksikliğindendolayı korkma
  • nozofobi: Bir hastalık kapma, özellikle kanser ya da mikrobik hastalıklar gibi belirli türde hastalıklara yakalanma korkusu İle ortaya çıkan ruhsal hastalık durumu.

O

  • obesofobi: şişmanlamaktan, obezlikten korkma
  • odontofobi: Diş sorunlarından ve dişciden korkma
  • ofidiyofobi: yılanlardan korkma 
  • oklofobi: kalabalık korkusu 
  • okofobi: taşıt araçlarından korkma
  • orofobi:Yamaçtan iniş korkusu
  • orotofobi: Kızarmaktan korkma
  • osmofobi: belirli kokulardan korkma
  • otofobi:ıssız bir yerde kişinin tek başına olmaktan duyduğu korku
  • oykofobi: Telefon dinleme korkusu

P

  • pantofobi: her şeyden korkma
  • papirofobi: kâğıttan korkma
  • parafobi: Hafif korku
  • paraskavedekatriafobi: ayın onüçü ve cuma olan günden korkma
  • patofobi: hasta olmaktan korkma
  • payrofobi: Ateş korkusu
  • pedofobi: çocuklardan korkma
  • peladofobi: kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma
  • penyafobi: fakirlikten korkma
  • pirofobi: ateşten korkma
  • plakofobi: mezar taşlarından korkma
  • pogonofobi: sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma
  • politikofobi: politikacılardan korkma
  • porfirofobi: mor renkten korkma
  • potamofobi: ırmaklardan ya da su akıntılarından korkma
  • potofobi: alkollü içeceklerden korkma
  • pteronofobi: kuş tüyünden korkma
  • pupafobi: kuklalardan korkma

R

  • radyofobi: radyasyondan, x ışınlarından korkma.
  • ranidafobi: kurbağalardan korkma

S

  • scatofobi: Dışkıya bulaşma korkusu
  • scabiofobi:Uyuz olma korkusu
  • selenofobi: ay'dan korkma
  • siderofobi: yıldızlardan korkma 
  • Siderodromophobia: Tren , demiryolu veya tren yolculuğu fobisi.
  • simetrofobi: simetriden korkma
  • sitofobi: Yemek yemekten korkma
  • skiofobi: gölgelerden korkma
  • sosyofobi: toplumdan, genel olarak insanlardan korkma
  • soteriofobi: başkalarına muhtaç olmaktan korkma
  • stazofobi:Hiçbir doku bozukluğu olmadığı halde, sıkıntı verici bir kaygı sonucu ayakta durmakta güçlük çekme korkusu

T

  • tafefobi: diri diri gömülmekten korkma
  • takofobi: yüksek hızdan korkma
  • talassofobi: deniz ya da okyanus korkusu
  • tanatofobi: ölümden korkma
  • teknofobi: teknolojiden korkma
  • teratofobi: gebe kadının, şekilsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkması
  • termofobi: ısıdan korkma
  • testofobi: testlerden ya da sınavlardan korkma
  • tokofobi: gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma
  • tomofobi: ameliyat olmaktan korkma
  • toksifobi: zehir korkusu
  • topofobi: belirli yerlerden korkma
  • travmatofobi: yaralanmaktan korkma
  • tremofobi: titreme gelmesinden aşırı derecede korkma
  • trikinofobi: gıda zehirlenmesinden korkma
  • triskaidekafobi: 13 sayısından korkma
  • tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
  • trikopatofobi: saç hastalıklarından korkma

Ü

  • ürofobi: idrardan, sidikten korkma

X

  • xenofobi: yabancılardan korkma

V

  • venereofobi: zührevî hastalıklardan korkma
  • venüstrafobi: güzel kadınlardan korkma
  • vermifobi: solucanlardan korkma

Z

  • zelofobi: kıskançlıktan korkma
  • zenofobi: yabancı düşmanlığı ve korkusu
  • zoofobi: hayvanlardan korkma

Almanya Federal Meclisi ...

Bundestag,
(Almanca: Deutscher Bundestag),
Alman Federal Meclisi.
Almanya Federal Meclisi, 
Federal Almanya Parlemantesona verilen ad.
Almanya'nın yasama organıdır. 
II. Dünya Savaşından sonra kurulan Batı Almanya Federal Cumhuriyeti'nin Parlamentosu Bonn şehrinde faaliyete geçmiş ve her iki Almanya'nın 1990 yılında tekrar birleşmesine kadar burada faaliyet göstermiştir.

Almanya, ya da resmi adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti parlamenter temsili demokrasisi olan bir cumhuriyet. Dört yılda bir milletvekillerin seçildiği genel seçim yapılır. Almanya'da halk doğrudan Başbakanı seçmez. Alman kimliği olan ve  18 yaşını dolduran herkes oy kullanma hakkına sahiptir. Her seçmenin 2 oy kullanma hakkı var. Birinci oy seçim bölgesindeki milletvekillini (Direktmandat) seçmek için kullanır. İkinci oy ise siyasi partilerin eyalet listelerine verilen oydur. Almanya’da seçim barajı yüzde 5 olup Meclis’teki sandalye sayıları bu ikinci oy oranına göre belirlenir. Bundestag'daki toplam sandalye sayısı 598 ve yasama dönemi toplam 4 yıldır. Barajı aşan her aday meclise girer. Başbakanı meclis seçer. Mecliste gizli bir seçim yapılarak seçilmiş milletvekillerinin  arasından Başbakan seçilir. Almanya’da ve Avusturya’da hükümet başkanı başbakan olup Şansölye denir. Şansölye, Roma İmparatorluğu mirası üzerinde kurulmuş çeşitli ülkelerde değişik zamanlarda değişik anlamlarda kullanılmış bir görev adıdır.

Adolf Hitler'in Almanya'nın başına geçişine kadar Almanya Parlamentosu'nun toplandığı yerin ismi Reichstag'dır. Bugün Almanya Parlamentosu yine aynı isimli binada, Berlin'de bulunmaktadır. Açıldığından beri hizmet veren Reichstag 1933 yılında Hollandalı bir komünist olan Marinus van der Lubbe'in gerçekleştirdiği bir kundaklama sonucu yanarak harap oldu. Bugünkü parlamento, Berlin'deki eski Reichstag binasının temelden onarımı yapılarak burada çalışmaktadır.

İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik ...

Taraz,
Tıraz,
Eng. Ravels. 
Alm. Taraz, die Ausfasserung

Rusça, Taraz, очески (PL)
Düz ve parlak kumaşların yüzeyinde oluşan tel tel iplik. 
(Kumaş için) Üzeri tel tel ipliklenmiş. 
(Saç için) Karışık, dolaşık, keçeleşmiş.
Tarazlamak, Tezgahtan çıkan kumaşın tarazlarını ayıklamak.
Raveled threads on the surface of a fabric.

Tarazlanmak, Derinin pütür pütür olması, saçın dağınık-karışık olması, tel tel kabarması. 
Kumaşın üzeri tel tel ipliklerle kaplanması, ipliklerin kabarması,.
Çatallaşmak.
İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik.
İpekten dokunmuş kumaşlara ipek, ipekli ya da harir denir.  
Taraz taraz, Çizgi çizgi, iz iz.
Tarazlı, Tarazı olan. 
Tarazsız, Tarazı olmayan. 
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan ham ipekle dokunmuş kumaşa verilen ad, Şantung.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!