Toygiller familyasından yabantavuğu da denilen bir kuş ...

Mezgeldek, (İng. Little bustard).
Yabanördeği,
Yabantavuğu
Küçük toykuşu,
Yabani ördek cinslerinden bir kuştur.
Toygiller (Otidae) familyasından ağaçlık, otluk alanlarda ve tarlalarda yaşayan renkli tavuk büyüklüğünde bilimsel adı, tetrax tetrax bir kuş türüdür. Doğada bitki tohumları, küçük böceklerle beslenir. Üreme esnasında dişisi 4 yumurta yumurtlar. Üremeleri ve soyunun korunması güçlükle olan bu hayvanın boyu yayılma alanları şöyledir. İstanbul, Kocaeli, Adapazarı, Düzce, Bartın, Alaçam, Bafra, Çarşamba, Ladik ve Terme düzlüklerinde, bütün ekim alanlarında toy, mezgeldek, sülün ve yerli bıldırcınlar gibi yaşarlar. Son zamanlarda Tuzgölü çevresinde ve egede de görüldüğü bildirilmiştir. Bu kuş türü artık görülmeyen ve korunması gereken bir av hayvanı olup avı yasaklanmıştır. Ülkemizde 20 çift var olduğu söyleniyor ve avlanması yasak bir kuş türüdür.

Maddenin temel yapı taşı ...

Kuvark,  (İng. quark).
Kovark, 
Kuark,
Maddenin temel yapı taşıdır. 
Maddenin temel bileşenlerindendir.
Proton ve nötronların temel yapı taşı olan farklı spinli elemanter parçacıklardır.
Maddenin bu temel yapı taşları birleşerek hadronları oluşturur. Bunlar atomun çekirdeğini oluşturan proton ve nötron olarak bilinir. 

 
Eskiden atomları oluşturan en küçük parçacıkların protonlar ve nötronlar olarak biliyorduk. Şimdi yeni zamanda, atomun içindeki bu parçacıkları oluşturan onlardan çok daha küçük parçacıklardan oluşan yapı taşlarının olduğu biliniyor. Bunların boyutlandırılması yandaki şekilde gösterilmiştir. Bilgi için bu küçüklük protonu oluşturan kuvarkların boyutu 10-18 (0,000000000000000001) metredir dersek gerisini varın siz düşünün. 

Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire diye adlandırılan merkezi İsviçre'nin Meyrin kentinde bulunan, CERN' de bu kuvarklardan esinlenerek bir deney yapılmaktadır.

Tüm dünyanın ilgisini çeken ve maddenin temel yapı taşlarından biri olan kuvarklardan birisi olan araştırmacı Higgs parçacığının yapısı ve davranışları üzerinedir. Atomu parçaladılar Japonya mahvoldu. Eğer bu parçacığı parçalarlar sa ne olacak göreceğiz. Hayırlısı inşallah.

Kimyada basit şekerlere verilen ortak ad ...

Oz,
Oz, Monosakkarit ya da basit şekerlerdir.
Glukoz, Yunanca glukus tatlı anlamına gelir.
Formülü: C6H12O6

Şeker, besinlerin içinde karbonhidrat olarak bulunur ve hücreler onu bir enerji kaynağı gibi kullanır. Glikoz ya da glükoz adıyla bilinen monosakkaritler, fotosentezin bir ürünüdür.

Polihidroksilli alkollerin aldehid veya ketonlu türevleri monosakkaritler olarak tanımlanır. Kristalli ve renksiz bir katı yapıya sahip olan bu moleküller suda çözünen ve içindeki karbon sayısına göre ve bu sayının Latince adının sonuna "oz" son eki getirilerek isimlendirilir.

Karbonhidratlarda aldehid grubu barındırıyorsa Aldoz, keton grubu barındırıyorsa ketoz denir. Gıda sanayisinde patates, pirinç, mısır, buğday v.b. tarım ürünü nişasta kaynağı olarak kullanılır.

Endonezya'da halen faaliyette olan bir yanardağ ...


Sinaburg,
Sinaburg Yanardağı,

Endonezya'da 400 yıl önce faaliyet göstrmiş olan Sinabung yanardağı 2013 yılında uyanarak faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu günlerde lav ve kül püskürtüyor. Çevresinde bulunan ahali evlerini ve çevreyi terk etmek zorunda kalmışlardır. Yanardağın bulunduğu binlerce hektar (11 bin) tarım alanı yok oldu. Endoneya'nın Kuzey Sumatra eyaletinde bulunan yanardağ  2460 metre yüksekliktedir. Yanardağ çevresinde yaşayan yaklaşık 30 bin kişi zor durumda kalmışlardır. Yöneticiler bu durum karşısında çaresiz kalmışlardır. 

Endonezya'da halen aktif olarak faaliyetini sürdüren 130 yanardağ bulunmaktadır. Dünyada bu konuda birinci sırada bulunmaktadır. Muhtelif zamanlarda sık sık volkan patlamaları, püskürmeler ve lavlarla uğraşmaktadır. Endonezyada 78, Japonyada 49 (Bir çoğu büyük şehirlerde) ve Birleşik Devletlerde 37 yanardağ halen faaliyettedir. 

Endonezya' da halen faaliyette olan yanardağlardan bazıları;
Krakatoa (Rakata),  Tambora(Sumbawa), Kelut(Doğu Java),  Vurlali Yanardağı (Banda), Semeru ya da Mahameru yanardağı(Java adasında), Merapi yanardağı(Gunung Merapi), Yogyakarta-Java), Maluku adaları.

Volkanik kökenli, kazan şeklinde çok büyük çöküntü, çukur ...

Kaldera,
Kaldera, Latince kazan anlamına gelir.
Çanak, 
Kazan, 
Çöküntü, 
Çukur.

Kaldera, volkanik kökenli, kazan şeklinde çok büyük çöküntü. Bu çöküntülerin içi su dolduğunda kaldera gölü oluşur. Kaldera ve krater birbirinden farklı jeomorfolojik birimlerdir. Bir kalderanın zemininde yeniden bir volkan konisi oluşabilir.
 

Dünyanın iç tabakalarında bulunan, yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkla erimiş haldeki kayaların, yeryuvarlağının yüzeyinden püskürerek dışarı çıktığı coğrafi yer şekillerine Yanardağ ya da Volkan denir. Volkanların püskürmesi sonucunda oluşan çukurluklara patlama çukuru veya maar adı verilir. Volkanik şekillerin biçimi, volkanlardan çıkan maddelerin özelliğine ve volkanik faaliyetlerin süresine bağlı olarak değişir. Magmanın yeryüzüne püskürme şekilleri farklı olabilir. Volkanlar bilinen konik tip dışında çanak şeklinde de olabilir. Fuji, Kilimanjaro, Krakatoa gibi volkanlar konik şeklindedir. Bu tür volkanlar magmayı dışarıya simetrik yığın oluşturarak atarlar. Konik oluşu bu nedendir ve çok hızlı oluşurlar. Meksika Paricutin'de bir çiftçinin arazisinde 1943 yılında küçük bir yerden dumanlar yükselir. Bu dumanlar bir hafta içinde bir 150 m. lik bir koni oluşturur. Hatta iki sene içinde koninin yüksekliği 450 m. genişliği 800 metreyi geçmiş. Birde butip konik yapının dışında  kazan şeklinde oluşan volkanlar vardır. En güzel örneğini 70 km. çapında ve 13 km. kalınlığında bir magma haznesi olan AB'deki Yellowstone Milli Parkını oluşturan volkandır. İşte bir dağ oluşumuna meydan vermeden püskürünce arkasında geniş bir çanak biçiminde bir çukur bırakan volkanlardır.


Yeryüzündeki Yanardağlardan bazıları;
Etna (Sicilya, İtalya) - Krakatoa (Rakata, Endonezya) - Ağrı Dağı (Ağrı-Türkiye) - Hekla (İzlanda) - Vezüv Yanardağı (Napoli Koyu, İtalya) - Kilauea (Havai) - Tambora, Kelut (Endonezya) - Erebus Dağı (Ross Adası, Antarktika) - Mauna Loa, Mauna Kea (Havai, ABD) - Mount Fuji (Honshu, Japonya) - St. Helens Dağı, (ABD) - Pelée (Martinik, Batı Hint Adaları) - Mount Shasta (California, ABD) - Llaima, Chaiten (Şili) - Mayon Yanardağı (Filipinler) - Nyiragongo yanardağı (Demokratik Kongo) - Whakaari volkanı (Yeni Zelande) -  Nevado del Ruiz, (Kolombiya) -  Unzen, Sakurajima (Japonya) - Popocatépetl, El Popo, Don Goyo (Meksika) -  Whakaari volkanı, (Yeni Zelanda) - Avachinsky-Koryaksky, Bezmianny, Sheveluch (Rusya) - Teide (Tenerife İspanya) - Ulawun (Papua Yeni Gine) - Santorini (Yunanistan) - Santa Maria (Guatemala).

Kuzey Suriye' de antik bir kent ...

Ugarit, 
Ras Şamra, 
(Ras Shamra).
Suriye kıyısında ünlü bir antik kent, 
Kuzey Suriye' de antik bir kent,

Ugarit kenti günümüzde Ras Şamra olarak bilinir. Lazkiye kentinin 10 kilometre kuzeyinde bulunan Ras Şamra höyüğü 1929 yılında bir rastlantı sonucu sahilden 1 km. içeride keşfedilmiştir. 
Batı Suriye'de bulunan Ugarit Antik kenti İ.Ö. 1450 - 1195 yılları arasında bir ticaret kenti idi. Ancak bir  depremle yerle bir olmuştur. 

Ras Şamra Höyüğü 1929 yılında bir rastlantı sonucu bulunmuş. 

Ras Şamra antik kentindeki kazılar sonucunda şehrin mahallelerine, surlarına ait kalıntılar, kral sarayı, tapınakları ve tabletleri bulunmuştur. 

Ugarit Antik Kentinin, ilk alfabeyi kullanan krallık olduğu kanıtlanmış.

Çivi yazısının, alfabenin ilk şekillerinden olduğu yapılan kazılarda görülmüştür. M.Ö. 1450 yıllarında, Ugarit krallığı, Dicle ve Fırat nehirlerinin yakınında olması, ticaret ve zenginliği ile doğunun Paris’ i olmuştur.

Angola' nın para birimi ...

Kwanzas,
Kuanzo,
Angola Kwanzası.
Esküdo,
Kimbundu,
Kwei,

 














Angola, 

Afrika’nın güneybatısında yer alır. Angola Cumhuriyeti, kuzeyde Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve doğuda Zambiya ve güneyinde Namibya ile sınırı vardır. Güney Afrika ülkesi olan Angolada yakın zamanda 2013 Kasım ayı içinde islam dini yasaklanarak tüm ibadet yerleri, camiler ve ilişikili yerler yıkılmaya başlandığı duyuruldu. Angola nüfusunun yüzde 95’ini Protestan Hristiyanlar oluşturuyor.

Başkenti Luanda olan ülkenin para birimi, Angola Kvanzası olan üniter bir devlettir. Başkanlık sistemi ile idare edilmekte ve resmi dili Portekizcedir. 1482 yılında Portekizli denizci Diego Cão tarafından keşfedilmiştir. Angola adını ülkede yaşayan kralın adı olan Ngola olan Ndongo Bantu adlı krallıktan kaynaklanmaktadır. Uzun yıllar Brezilya ve Portekiz'in kolonisi olarak kalmıştır.  

Görülen alemin ötesi ...

Mavera, (Arapça  ماورا ).
Öte, ötesinde.
Ahiret, öbür dünya.

Eski dilde, öte. 
Gaip,
Görülen alemin ötesi.
Bir şeyin arkadan gelen bölümü. 
Bir şeyin ötesinde bulunan.
Bir şeyin gerisinde, arkasında veya ötesinde bulunanlar. 

Hemen herkesin aklına ilk gelen maveraünnehir kelimesi gelir. Burada nehrin ötesi anlamında kullanılmıştır. Esasen Amu Derya (Ceyhun) ile Siri Derya (Seyhun) nehirleri arasında kalan tarihi bölgeye denir.

Kabartma bir figür oluşturucak biçimde yontulmuş değerli taş ...

Kame, (Fr. camée).
Üst üste iki katmandan oluşan değişik renklerde olan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli bir taş,
Kabartma bir figür oluşturacak biçimde yontulmuş değerli taş.

Ayakkabıların altına çakılan demir ...

Nalça, 
Nalçe (Arapça, Farsça) ( نعلچه ).
Kabara,

Ayakkabıların altına çakılan demir.
Yarımay biçiminde ayakkabı ökçe demiri.
Yemeni, çizme gibi ayakkabılara vurulan hafif demir parçaları.
Küçük nal.
Nal.
Ayakkabı tabanının eskimesini önlemek amacıyla, bu kısma çakılan iri başlı özel çivi.  
Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bilinen en büyük göktaşı kraterinin bulunduğu şehir ...


Manson,
ABD kenti Manson , Iowa .
Manson Şehri yıllarca Dünyanın yumuşak su başkenti olarak bilinir.  
Manson Şehri, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bilinen en büyük göktaşı kraterinin üzerine inşa edilmiştir. Yaklaşık 74 milyon yıl önce bir göktaşı yeryüzüne çakıldı. Bu çarpma esnasında çapı 32 km. olan bir krater oluşturdu. Krater bugün görünmez. 

Meteor etkisi önemli ölçüde bölgenin coğrafyasını Manson krateri ile değiştirmiştir.  

Kretase döneminin sonuna yakın zamanda merkezi Iowa olan, Manson kenti sığ deniz kenarında olan şehire, 160 milyon km. öteden ses hızının 200 katı bir hızla 2,4 km. çapında 10 milyar ton ağırlığında bir taş kütlesi gökyüzünden yer küreye gelip çarpınca olan olmuş. Şimdi şehir 4,8 km. derinliğinde 32 km. çapında bir çukura dönüşmüştür. Sonrada bu açılan kraterin üzerine buzul katmanları doldurmuş ve tepsi gibi düz bir yapıyya dönüşmüştür. 

İlk olarak 1912 yılında su bulmak amacıyla açılan bir su sondajı esnasında fark edilmiştir. Kuyudan çıkan su yumuşak olup olması gereken özellikleri içermemektedir. Bu farklılığından dolayı keşfedilen bu durum 1953 yılına kadar incelenmedi. Bu tarihten sonra bir inceleme başlatılmış. Bu kentte 90 metre kalınlığında buzul kütlesi altında bulunan  35 km genişliğinde bir kraterin varlığı çok geç farkedildi. Başlangıçta bu kraterin bir volkanik patlama sonrasında oluştuğu ve yapısının buna uygun olduğu gibi düşünülüyordu. Sadece 1960' lı yıllarda, araştırmacılar tarafından incelenmiş ve Manson kraterinin yaşı bilinmediği gerçeği görülmüştür. 

Amerikan Jeoloji Mühendisleri birliği ile Araştırma kurumları işbirliği ile araştırmalar yapılmıştır. Araştırmacılar 66 milyon yıl öncesine ait olduğu bildirilmiştir. Muhtemelen dinozorların yok olmasına bağlı olarak ifade edilmiştir. 





















Kaynaklar;
Bill Bryson-Hemen herşeyin kısa tarihi
wikipedia Ansiklopedisi.




Harp gemilerinden asker naklinde kullanılan en büyük filika ...

İşkampaviya, (İtalyanca).
İşkampiya (İngilizce Launch, service craft). 
İşkampaviye.
İşkampavya. 
Denizcilik terimidir.
Harp gemisinin en büyük sandalı. 
Harp gemilerinde personel taşımakta kullanılan motorlu büyük filika.
Harp gemilerinden asker naklinde kullanılan en büyük filika. 
Savaş gemisinin en büyük sandalı. 
Savaş gemisi filikası.
Sahil muhafaza botu. 

Gemiyi kızaktan suya indirmek,(İng. Launch) .
İşkampaviya sandal büyüklüğünde, ancak sandaldan daha geniş ve yüksektir. Karaya asker sevkiyat işinde kullanılmış. Ayrıca gemiye erzak ve levazım nakliyesinde hatta su naklinde bile kullanılırmış. Eskiden bazı durumlarda donanmaya su alınması işinde işkampaviya su ile doldurulur, diğer bir filika eşliğinde geminin bordasına götürülerek içindeki su geminin tulumbasıyla alınırmış.

Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası ...

Kıstak, (Fr. isthme, İng. isthmus).
Berzah, (Arapça  برزخ .)
Dil, kara uzantısı.
Boğaz,
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası. 
Denizlerde bir birinden ayrılmış iki büyük kara parçasını birleştiren ya da bir yarımadayı anakaraya bağlayan dar kara şeridi.
İki dağ ve tepe arasındaki dar geçit, boğaz.
Yarımadanın karaya bağlandığı yer.
 Örnek olarak Panama kıstağı, Kuzey Amerikayı Güney Amerikaya bağlar.

Kıstak için diğer bir başka anlam olarak aşağıdakileri de sayabiliriz.
Dini inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.
İki alemin arası, dünya ile ahiret arası.
Kabir.
Perde.
Cehennem. 
Sorun, dert.
Sıkıntılı yer.
İki yer arasındaki geçit.
Mani'a, engel,
Sırat köprüsü. 
Ölen insanların ruhları kıyamete kadar berzah aleminde bulunurlar. 
Berzah büyük ve manevi bir alemdir. 
Kıyamet kopunca Allah bütün ruhları haşir meydanında cesetleri ile diriltip toplayacaktır.

Küçük vapur, çatana ...


İstimbot, (İng. steamboat).
Çatana, 
Küçük vapur.
Filika büyüklüğünde, buharla-islimle işleyen deniz teknesi.
Buharlı gemi.
İstimbot kelimesi İngilizce steamboat (buharlı gemi) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.

Geminin hareket enerjisini su buharı gücünden alan deniz taşıtı olup özellikle askeri amaçla kullanılmış gemilere istimbot denmiştir. Ancak daha sonraları ihtiyaca binaen küçük buharlı gemilere de istimbot denmiştir. Küçük vapur, buharlı gemi anlamında olan ve Türkçeye Fransızca buhar anlamındaki vapeur kelimesinden geçen vapur kelimesi ile özdeşleşmiştir. Çünkü Türkçede vapur sözcüğü akaryakıt ile çalışan ve kısa mesafe seferi yapan tüm yolcu ve araba gemileri içinde aynı anlamda kullanılmıştır.



Kuş kanadının büyük tüyü. ..

Telek,
Yelek, (ing. quill).
Halk ağzı ile kuş kanadının büyük tüyüne yelek denir.
Teleke,
Kuş kanadının büyük tüyü, 
Yelek, telek, teleke; 
Kuyruk teleği.  
İçi boş olan tüy sapı.
Tüy kalem.
İri ve sert tüy.
Kuş kanadının büyük tüyü, telek.

Kuşlarda tüyler keratin diye bilinen proteinden oluşmuştur. Bu tüylerin yapısında merkezi bir eksen etrafında bayrak kısımından oluşur. Kuşların tüyleri eksen ve bayrak kısımlarının form şekline göre kanat ve kuyruk kısmında bulunan telekler, soğuktan koruyan hav tüyleri ve uçmayı sağlayan örtü tüyleri olmak üzere üç çeşittir. Bunlardan telekler kuşların büyük ve uzun tüyleri olup halk dilinde yelek denir. Telek olarak isimlendiren bu büyük tüyler dik durur. Çeşitli renklerde olan bu büyük tüyler, yelekler-telekler kuş vücudunun belli bölgelerinden çıkar ve uçma, kuyruk ve örtü telekleri olmak üzere üç gruptur. Kuş tüyleri son derece hafif ve sağlamdır. Hani boşa demezler kuş tüyü kadar hafif tabirini. Gerçekten çok hafiftir. Bu hafif ve kuvvetli tüylerle kolayca uçabilmektedirler. Ayrıca kuşlar kendi ürettikleri yağı tüylerine sürerek yumuşak ve su geçirimsiz olmasını temin ederler. Hava belli bir hıza ulaşabilmektedirler. Mesela kayıtlarda kartalların avlarının üzerine pike yaparken 200 km/saat  hıza erişebildiği bilinmektedir.

Yapısına girdiği sözcüğe "uzak" anlamı katan yabancı bir önek ...

Tele,
Yunanca uzak, ırak anlamına gelen tele kelimesinden alınmıştır. Bu kelime olduğu gibi bir çok yabancı dilde aynı anlamda ön ek olarak kullanılmaktadır. Böylece bir çok kelime türetilmiştir. Bunlara örnek olarak şunları sıralayabiliriz. 
Telemetre, Telefon,Televizyon, Teleskop, Telegraf, Telefoto, Telekominikasyon gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

Ancak Türkçede ve eski dilde tele kelimesinin başka anlamlarıda vardır. Bu anlamlar kısaca şöyledir.;
Tela, Terziler kullanır. Gömlek yakalarına dik dursun diye konur. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş da aynı anlamda kullanılır.
Tuzak, hayvanlar için kurulan tuzak. 
İnce ip, iplik.
Hayvan ağılı anlamında da kullanılır.


Dinleme, izleme salonu ...


Oditoryum, 
İng. auditorium, 
Frn. auditorium, 
Alm. auditorium,
Dinleme/izleme salonu, 
İzleyici bölümü,
Konser salonu, 
Toplantı salonu, 
Konferans salonu,
Etkinlik merkezi.
Antik Romada halkın ozanları dinlemek üzere toplandığı yer, 
Konserlere, konferanslara elverişli dinleme salon.

Latince işitmek anlamındaki audire kelimesinden türetilmiştir. Auditorium konferans, konser ya da tiyatro gösterileri için düzenlenmiş büyük salon anlamındadır.
Konser veya tiyatro gösterilerinin yapılabileceği gibi düzenlenmiş büyük salon.
Üniversitelerdeki büyük derslikler.
Dinleme salonu,
Büyük konferans salonu.


Oditoryum, büyük salon. Bu salonun sahne kısmında sanatçı veya konuşmacıların bulunduğu bölüm vardır. Diğer bölümde ise sahneden sunulan ve duyurulan görüş, konuşma ve sözlerin dinlendiği ve izlendiği,  izleyici salonu vardır.  Bu bölümde localar, Balkonlar, galeriler olabilir. Yapının mimarisine bağlı olarak düzenlenmiştir. Genelde görüşü artırmak için sahne kısmına doğru eğimli ve basamaklı yapılmıştır. Ayrıca ses akustiği için de özel bir çalışma yapılır.  Salonun tavanlarında, yan duvarlarında gizli olarak yerleştirilmiş ses ve ışık düzenleri mevcuttur. Bu düzenekler sayesinde ses, ve ışık kontrol edilir. Ayrıca yangın, ısıtma, soğutma ve havalandırma için özel bir düzenleme yapılmıştır.  

Aşağıda ünlü öditoryumlardan örnekler sunulmuştur.;
Shatin Town Salonu Oditoryum (1987) / Taipo Civic Centre Oditoryumu (1985) / Tuen Mun Town Salonu Oditoryum (1987) /  Kursaal Sarayı (San Sebastian) /  Andrew W. Mellon Oditoryumu (ABD ’nin başkenti Washington DC , 1301 Constitution Avenue NW) / Enka Açıkhava Tiyatrosu  Enka Oditoryumu /  Oscar Niemeyer Kültür Merkezi-Cabo Branco İstasyonu / Ibirapuera Oditoryumu (Portekizce: Auditório Ibirapuera) , Brezilyalı mimar Oscar Niemeye'in eseri /  Toulada Oditoryumu,  Mimar Fransisco Mangado (2011) 

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!