Halk dilinde ağaçkakana verilen ad ...


Taktakı,
Tahtakı,
Alakakan,
Alakabak, Alatakaç,
Dakdelen, Takdelen,
Alatakalak,
Ağaçdelen,
Tahtadelen,
Bodovan,
Çamaçakan,
Tahtalağan,
Dedelek,
Dakdaka, Kakacan,
Gudukdera(Trabzon yöresinde).

Ağaçkakan, (Picus).
Ağaçkakangiller (picidae) familyasından uzun gagalı 9-50 cm. boyunda ürkek bir kuştur. Ağaç gövdelerine rahatlıkla tırmanabilen tenha orman, park ve bahçelerde yaşar. Ağaçlardaki ağaç kurtları ile beslenirler. Okyanuslardaki bazı adalar, Avustralya ve Kutuplar hariç heryerde yaşabilen ağaçkakanlar genelde kozalaklı ağaçların ormanlarında yaşar ve karınca, böcek, kurtçuk, tırtıl ve benzerleri ile beslenirler. Ağaçkakanlar gagalarıyla ağaçları delerek kendilerine yuva ve besin depoları yaparlar. Ormandaki çürümüş kütüklerin kabuklarını parçalayarak besinini çıkarırlar. Ağaç oyuklarına yumurtlar ve yavrularını orada beslerler. Besinlerini yine ağaç kabukları veya gövdelerinde açtığı deliklerde saklarlar. En önemli besinlerden biri de meşe palamududur. Kışlık yiyecek olarak meşe palamudunu açtığı deliklerde saklar.






Kaynak foto; http://www.fotokritik.com/

Hastalığa sebep olan mikrop ya da virüs ...

Patojen, (Fr. pathogène, İng. pathogen).
Hastalık oluşturan.
Hastalık yapan herhangi bir madde, mikrop, virüs kısaca mikroorganizma.
Yunanca ızdırap anlamına gelen pathos kelimesi ile doğuran anlamına gelen genes kelimesinden türmiştir. 
Gıda mikrobiyolojisinde bir düzine bakteri türü ile mikotoksijenik küfler patojen olarak kabul edilen mikroorganizmalardır.

Patojen maddeler; 
Virüs, bakteri, mikrop, mantar, protozoa, parazit, protein gibidir.

Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus...

Münhasır, 
Arapça, منحصر
Dönük, yönelik.

Arapça yalnız bir şeye mahsus kılmak anlamındaki hasr kelimesinden üretilmiştir.
Belli bir sınır içinde olup harice tecavüz etmeyen, inhisar eden, her yanı çevrili. 
Yalnız bir kimseye veya bir şeye mahsus olan.
Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus.
Bir çember içine almak.
Sınırlanmış,
Sınırlı.

Bilinmeyen bir şeyin anlaşılmasına yarayan ip ucu, aslı ispat edilmemiş hüküm ...

Karine, (Arapça).
İng. presumption, Frn. présomption.
İşaret,
İpucu,
Belirti,
Bilinmeyen bir şeyin anlaşılmasına yarayan ip ucu. 
Aksi ispat edilinceye kadar doğru kabul edilen şey.
Anlaşılması zor olan hususun hak ve hakikatına dair cüzi delil olan şey. 
Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum.
Bilinen bir olaydan bilinmeyen bir olayın, sonucun çıkartılmasıdır.
Farziyyat, Farziyye,
Bazılarına göre kabul edilir sayılan. 
Mevhum ve itibariî olan. 
Aslı isbat edilmemiş hüküm.
Bir hukuk terimi olarak Karine şu doktrinle açıklanır.;
Masumiyet karinesi örneğinde olduğu gibi suçsuzluk ilkesi, suç kesinleşmediği sürece kimse suçlu değildir. 


Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden er kişi, muhabbet tellalı ...


Pezevenk, 
Kadın satıcısı, simsar.
Fahişe çalıştıran, pazarlayan kişi.
Aracı, iş bilen kimse.
Para karşılığında cinsel ilişkiye aracılık eden kimse.
Ermenice pozavak-bozavak, 
Farsça pejvend, pajavend.
Pezevenk,  (İng. pimp, ponce).
Muhabbet Tellalı (İng. Procurer).
Pezevenk (Frn.maquereau, proxénète, souteneur). 

Genellikle kötü bir kadınla, bir erkeğin ilişki kurmalarına aracılık eden ve onların birleşmesinden kendine maddi çıkar sağlayan kimse, muhabbet tellalı.
Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden kimse,

Pezevenk kelimesi Farsçadaki pejavend (kapı tokmağı, sürgü) kelimesinden türemiştir.
Geniş bir anlamda kapı arkasında bekleyen, kadın ticareti yapan kişiler için kullanılmaya başlanmış. Bu konudaki bir başka açıklama da pezevenk kelimesinin Ermenice pozavak sözcüğünden geldiğidir. Poz kelimesi fahişe, avak kelimesi ise bey, sahip anlamı ile kullanılmasından kaynaklanmıştır.

Sonuçta kelime nereden gelirse gelsin Pezevenk, pezevenktir. İşlev olarak aynı anlamdadır. 
Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden anlamında kullanılan sövgü sözüdür. Kısaca kadın satmak!  

Öz Türkçede pezevenge aşağıdaki isimler de verilmiştir.;
Kadın satıcısı, Kadın simsarı, Kavat,
 
Godoş, Gavad,
Muhabbet tellalı,
Dasnik, Dümbük,
Astik, Teres,

Eski dilde sığınmak, korunmak ..

Tahassun, (Arapça).
Bir kaleye kapanmak. 
Korunmak. İstihkama çekilmek. 
Korunmak için bir yere çekilme, sığınma.
Tahkim edilmiş bir yere sığınmak.
Bir müstahkem yere kapanmak , 
Tabya , tahassun.

Sizleri kötülüklerden, kaza ve belalardan korumak için okuyabileceğiniz  bir dua olup çok dehşetlidir. 

Tahassun Duası;

Bismillahirrahmanirrahim.
Tahassantü bi zil mülkü vel melekût. Ve aksamtü zil ıizzeti vel ceberût. Ve tevekkeltü alel hayyil kayyümüllezi lâ yenamü ve lâ yemût. Dehaltü fî hıfzillah Dehaltü fî emânillah Dehaltü fî hızillah. bihakkı  humiytü bi la havle ve la kuvvete illabillahil aliyyil azıymi tevekkeltü alâ rabbî ve rabbiküm mâ min dâbbetin illa hüve ahizum binasıyetiha inne rabbî alâ sıratim müstekıym. Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin zil hulukil azıym. Ve alâ âlihi ve sahbihi bi adedi ıilmillahil azıym. Velhamdü lillahi rabbil alemiyn. 

Her zaman olduğu gibi duayı okuyup korunma beklemek yanlış olur. Riyazetli olmakta fayda vardır.

Eski dilde kardeşlik, dostluk, arkadaşlık ...

Uhuvvet, 
(Arapça, اخوت).

Kardeşlik, dostluk, 
Kardeş olma durumudur.
Arkadaşlık. 
Yakın dost,
Din kardeşliği. 

Samimi dostluk.
Birlik, beraberlik. 
Dava ve hizmet arkadaşlığı,
Uhuvvet kelimesinin anlamı ahi, ihvan gibi kelimelerle aynı kökten gelmektedir ve anlamı kardeşlik demektir. Uhuvvet Arapça dil kuralları açısından incelendiğinde kardeş olma kurumu anlamında olup durumsal değil kurumsal bir kardeşlik demektir.

Sevgi, sevme, sohbet ...

Muhabbet, (Arapça).
Sevgi,
Dostça konuşma, 
Yarenlik.
Sevgi, sevme.
Sohbet. 
Ruhun, kendisinden lezzet duyduğu şeye meyletmesi.

Geleneksel bir Kırım Tatar böreği ...

Çiğ börek,
Tatar Böreği,
Çibörek, 

Kırgız lisanında lezzetli anlamındadır.
Açılmış yufkaya kıyma, soğan ve çeşitli baharat karışımını koyup yağda kızartmayla yapılan geleneksel bir Kırım Tatar böreğidir.

Çiberek, 
Çuberek, 
Çiborek,
Şırbörek, 
Şuberek,


Malzemeler;
1 yumurta, 1 çorba kaşığı yoğurt,  2 çorba kaşığı sirke,  1 tatlı kaşığı tuz,  1 su bardağı ılık su,  0,5 kg. Un, 300 gr. yağsız kıyma 1 adet kuru soğan, Bir tatlı kaşığı tuz,  Karabiber, Sıvı ayçiçek yağı. Farklı bir lezzet katmak istenirse pul biber  ve ince kıyılmış maydanoz böreğin içine katılabilir.

Yapılışı;
Önce böreğin içini hazırlamak için kıyma bir kabın içerine konulur. Soğan rendelenerek eklenir. Tuz ve karabiber istenilirse pul biber ve maydanoz da ilave edilir. Harç elle yoğurulur. Yoğrulurken gerekli miktarda 1 çay bardağı kadar su ilave edilerek güzelce karıştırılır. Macun kıvamında bir harç elde edilerek iç hazırlanmış olur.

Hamuru yoğurmak için bir kabın içerisine un, tuz, yumurta, sirke, yoğurt eklenir. Ilık suyu yavaş yavaş ilave edilerek çok iyi yoğrulur. Burada kulak memesi kıvamından bahsetmeden geçmemek gerekir. Bu kıvamdaki hamur üzerine bir bez örtülerek 30 dakika dinlendirilir. Sonuçta hamura parmağınızla bastırınca bastırdığınız nokta eski haline geri dönmesi uygun kıvamdır.  Hamurdan mandalina  büyüklüğünde bezeler yapılır ve unlanır. Bezeler bir zemin üzerine un serpilerek, yufkadan birazca kalın kahvaltı tabağı büyüklüğünde oklava ile açılır. Açılan daire şeklindeki hamurun yarısına hazırlanan iç elle sürülür. Yarım daire şeklinde diğer kısım üzerine kapatılır. Kenarları elle bastırılarak kapatılır. Bu şekilde hazırlanan çiğ börekler önceden hazırlanan bir kağıt ya da bez üstünde biriktirilir. Daha sonra kızartma işine başlanır.

Bir tencereye ya da tavaya sıvı yağ konulur. Yağ iyice kızdırılır. Tava içerisine bir veya iki adet börek atılarak kızartılır. Böreğin altı üstü çevrilerek kızartılır.  Böreği sıcak servis edin. Çiğ börek ile en güzel ayran gider. Ama ben çayı öneririm. Afiyet olsun.

Torba biçiminde yorgan çarşafı ...

Nevresim,
Torba biçiminde yorgan çarşafı .
Çarşaf, 
Torba biçiminde dikilmiş.
Yorgana geçirilen kılıf.
Yorgana kaplanan bez örtü. Yorgan kılıfı.
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf. 


Genellikle takım olarak kullanılır. Yatak çarşafı yastık kılıfları ve yorgan kılıfı beraber bir uyum içinde.

Dölüt, cenin ...



Fetüs, (Lat. foetusİng. foetus, Frn. fìtus),
Cenin, (Arapça, Osmanlıca).
Dölüt, (Embriyo).
Gebeliğin 3-5 haftası arasındaki periyod içinde organlar oluşur ve buna embriyo denir. Embriyona 7-8 hafta sonra dölüt adı verilir. 
Cenin, Cenne kelimesinden türetilmiş olup, ana karnında harekete başlıyan çocuk anlamındadır.

Embriyonun, bütün organları belirdikten sonra aldığı ad.
Embriyonun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu.

Döl yatağı (uterus) içinde bulunan, embriyoya, yaklaşık 7 hafta sonra verilen isim. 
Gizli ve mestur, saklı olan şey.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ