Avustralya'da yetişen, yaprakları çay olarak kullanılan, defnegiller familyasından bir ağaç ...

Sassafras, (Almanca).
Sassafras (Latince Bois De Sassafras).
Defnegiller familyasından bir ağaçtır.
Avusturalya'da yetişen bu ağacın yaprakları  çay olarak kullanılır. Kabuklarından çıkarılan yağ güneşe karşı koruyucu olarak kullanılır. Aynı zamanda bazı yiyecekleri koruyucu özelliği vardır. Ağacın kabuklarını çiğneyince baş ağrısına ve üşütmeye, mukoza iltihaplanmasına karşı etkili olduğu söyleniyor. Köklerinden, lavantacılıkta kullanılan sagrol esansı elde edilir. Kurutularak toz haline getirilen yaprakları baharat olarak kullanılır.

Sassafras'ın dalları yeşil kabuğu gri-kahverengi olup çiçekleri yeşilimsi-sarı ve kümeler halinde büyür. Drupes denilen koyu mavi meyveleri vardır.

Kumanda etme hakkı, yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, sulta ...

Otorite, (Fr. autorité). 
Otorite (Farsça). 
Yetke, 
Sulta, 
Velayet.
Kumanda etme hakkı.
İtaat ettirme hakkı veya gücü, 
İtaat ettirme iktidarı. 
İdari veya siyasi iktidar. 
Siyasi veya idari güç. 
Yaptırma, yasak etme, emretme, 

Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse.
Muhakemeleri veya doktrini umumiyetle doğru olarak kabul edilen ve bir sahada derinleşmiş olan şahıs veya eser. 

Eski dilde zorunlu göç ...


Tehcir, (Arapça,  نقل) .
Hicret,
Sürme.

Zorunlu göç.
Göç ettirme,
Yurdundan çıkarma,
Göç etmesine sebep olma,
Hicret ettirme, 
Bir topluluğu yaşadığı yerden göç ettirme, 
Tehcir Arapça bir kelime olup hicret sözcüğünden türemektedir.

Tehcir; bir ülkede ya da bölgedeki insanların bir bölümünün ya da grubunun (az ya da çok) kendi arzıları dışında kanun otoritelerince sembolik veya siyasal sınırların ötesine, (ülke içinde ve dışında) hareketiyle ortaya çıkan durum, göç.

Göçler oluşum nedenlerine göre; Gönüllü ya da Zorunlu olabilir.
İnsanların içinde bulunduğu standartları yükseltme isteği, eğitim, sağlık, kariyer, iş bulma, kişisel özgürlük ve inançlar, arkadaş, aile, akraba ve aynı kültürdeki insanlarla birlikte olma isteği gönüllü göçleri oluşturur. 

Doğal afetler, savaşlar, sosyal hizmetler, temel ihtiyaçlar, işsizlik, dini, siyasi ve etnik baskılar, güvenlik ihtiyacı, baraj ve yol yapımında kamulaştırma etkisiyle zorunlu göçleri oluşturur. 


Ayrıca zamanına göre; mevsimlik (geçici) ve sürekli göçler  vardır. Yine mesafesine göre  İç göçler (kırdan kente, kırdan kıra, kentten kıra, kentten kente gibi)  ve Dış göçler (ülke dışına yapılan) olmak üzere adlandırılır.

Replikasyon ...

Eşlenme,
Replikasyon, (Fr. replication, duplication, İng. replication ).
Kopyalama,
Eşlenikleme, 
Kendini eşleme, sayısını katlama.
Üreme, 
Tekrar,
Klonlama, 

Replikasyon genetik materyelin tamamen kendi benzeri yeni bir molekül oluşturma işlemidir.
DNA ikileşmesi. 
Biyolojide Replikasyon, DNA veya RNA zincirinin kopyalanması veya yeniden üretilme süreci. 

Düşünmek, düşünüş ...

Tefekkür, (Arapça).

Düşünmek.
Düşünme, düşünüş.
Tefekkere kelimesinden türemiştir. Düşünmemek anlamındadır. 
Fikri harekete getirmek.  
Düşünme eylemi
Herhangi bir mesele hakkında düşünme, zihni yorma, derin düşünme ve işin şuuruna varma.

Tefekkür,  Farsça Kretmek, Düşünmek. 
Yani fikir üretmek, ataleti atıp parlak fikirli olmak, aydınlık fikirler vermek demektir.

Bununla ilgili olarak aşağıdaki Hadis gayet güzel anlamını ve önemini açıklamaktadır.
Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten hayırlıdır.

Eski dilde kurtulmuş, affedilmiş ..

Vareste, 
(Farsça).

Kurtulmuş,
Uzak, 
Affedilmiş. 
Halas bulmuş, kurtulmuş.
Rahat, serbest.

Eski dilde kurtulmuş.
Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan.

Eski dilde şehitler ...

Şüheda,(Arapça).
Şehitler,
Şahidler,
Meşhude. 
Şahid olan. 
Allah yolunda canını feda eden müslüman. 
Hak için hayatını feda ederek ölen. 
Allah'ın rızasına eren. 

Dünyada ilk kez Sibirya'da kendi kendini apandist ameliyatı yapan Rus doktoru ...



Leonid Rogozov,
Dr. Leonid Rogozov, 
Rus doktoru.

Dünyada eşi görülmedik bir ameliyat yaparak tıp tarihihe girdi. 
Bu inanılmaz hikaye 1961 yılında meydana geldi. Bir araştırma için Sibirya’da bulunan doktorda halsizlik, bulantı, kırıklık belirtileri başladı. Ardından midesinin üst tarafında şiddetli bir ağrı ile birlikte vücut sıcaklığı 37.5 derecenin üstüne çıktı.

Bütün bu belirtilerin apandistten kaynaklandığını anlayan Doktor, kritik bir karar verdi. Araştırma ekibinde kendinden başka doktor olmayınca iş kendisine düştü. Ya kendi kendini ameliyat edecek ya da apandist patlamasıyla can verecekti. 

Son derece olumsuz şartlar içinde karşısına ayna koyan doktor, önce ağrıyan yere lokal anestezi yaptı. Ardından yanında bulunan aletlerle kendini kesen Leonid Rogozov, ayna yardımı ve el yordamıyla tam iki saat süren başarılı bir öperasyon gerçekleştirdi. İki saat içerisinde apandistini alan ve kendini diken doktor bu inanılmaz ameliyatla tıp tarihine geçti.

Eski dilde kökten ayrılan kısımlar, esastan olmayan meseleler ...

Füruat, 
(Eski dilde, Arapça).
Kökten ayrılan kısımlar. 

Fürular. 
Füruat, Dallar, budaklar, şubeler, ikinci derecede önemli olan şeyler demektir.
Birinci derecede önemli olmayan. 
Esastan olmayıp geniş bilgide ortaya çıkan meseleler.
Eften, Püften konular.
Saadete gelmeyecek konular,
Tesettür füruattır. 

Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesinde çok büyük katkısı olan Amerikalı kadın bilgisayar bilimcisi mühendis ...

Grace Hopper, 
(1906-1992).
Prof. Grace Hopper,
Tümamiral Grace Hopper. 
Bilgisayarları konuşturan kadın.

Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesinde çok büyük katkısı olan Amerikalı kadın bilgisayar bilimcisi mühendis. 20’inci yüzyılın ünlü bilgisayar mühendisi Grace Hopper 1906 yılında ABD, New York' ta doğdu. Yale Üniversitesi'nde Matematik ve Fizik eğitimi gördü ve üniversitenin 233 yıllık tarihinde matematik alanında doktora yapan ilk kadın oldu. 

1941 yılında profesör oldu. New York Üniversitesi profesörü Vincent Foster Hopper ile 1930 yılında evlenen Grace Hopper, boşandıkları 1945 yılına kadar eşinin soyadını taşıdı. 

Harvard Mark bilgisayarlarının ilk programlayıcılarından olup ilk programa dili olan COBOL' u geliştirdi. Bilgisayar dilinde "debugging" diye bilinen ve programı hatalardan temizleyen konseptinin de ilk kullanıcılarındandı. FORTRAN ve COBOL gibi programlama dillerinin standartlarını oluşturdu. ve Ulusal Standartlar Enstitütüsü tarafından kabul gördü.  1949 yılında Eckert-Mauchly bilgisayar şirketinde çalıştı. Bilgisayar dahisi Amerikan Donanmasında Tümamiralliğe kadar yükselerek uzun yıllar hizmet etti ve 1986 yılında emekli oldu. Bu üstün başarılı geçmişi Amerikan savaş gemisine USS Hopper (DDG-70) adının verilmesine neden olmuştur. 
Daha sonra Digital Equipment şirketinde çalışmaya başladı ve 1992 yılında 85 yaşında ölünceye kadar burada çalıştı.

Represyon ...

Engelleme,
Represyon (Frn. Répression, İng. repression).
Latince geri bastırmak anlamındaki repremere kelimesinden türetilerek Fransızca ve İngilizce repressio kelimesi olarak üretilmiştir.   
Bastırma, Geri-bastırma.
Baskılama,
Psikolojide savunma mekanizması olarak kabul edilen davranış biçimi.
Dürtüleri veya fikirleri kabul edilemez olarak kabul ettiğimiz bir tür psikolojik savunma mekanizmasıdır. 
Kabul edilemez fikir veya dürtülerin bilinçdışı unutulmasıyla karakterize savunma mekanizması.
Bilinç dışına itilen. 
Bastırılan, engellenen, 
Baskı altında tutulan.
Represyon, psikanalizde önemli bir yeri olan baskılama, ruh hastalıkları alanında da çok sık kullanılan bir kavramdır.

Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması.
Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. 
Protein üretiminde azalma.

 

İffetsiz, cilveli (kadın) ...

Alüfte, (Farsça).

Alışık, namus perdesi yırtık, 
İffetsiz kadın. 
Fahişe,  
Cilveli (Kadın).
İffetsiz, 
Oynak,

Muhabbet ve sevgiden deli gibi.
Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız)
Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan.  
Sürtük,

Benzer bir kelime aynı anlamı ifade edebilir. 
Ama kullanım yerine göre farklıdır.
Aşüfte(Farsça), 
Cefcaf,(Farsça).
Oynak,  Açık saçık kadın, Kokot,
Sürtük, 
Tahrik edici.
Hoppa kadın.
Orospu.

Ilgın ağacı ...

Ac,
Tarfa,
Ilgın ağacı, 
(Alm. Tamariske, Fr. Mirage ).
Tamarix tetrandra (Latince).
Tamarix Callical.
Katır Çiçeği,
Tamariske.
Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç (Tamarix).
Dere ve çay kıyılarında biten, sepet örmeye yarayan bir çeşit söğüt ağacı cinsi. 

Vadilerde ve dağ eteklerindeki suluk, nemli topraklarda doğal olarak yetişen bir ağaçtır. Görünüş olarak çam ağacını andırır. 

Ilgın Ağacı, pembe ve beyaz renkli çiçekler açar.  Peyzaj bitkisi olup bahçelerde süs ağacı olarak yetiştirilir. Bütün sene yeşil kalır. Kuru iklim bölgelerinde yetişir. Ağacın bulunduğu çevrede kolaylıkla üreyebilmektedir. Ağacın köklenme özelliği, su tutma özelliği nedeniyle bir çok faydalı amaç için özellikle tercih edilir. Yer altı su seviyesi yüksek yerlerde bulunan suyu yüzeye çekmekte kullanılır. . Bu özelliği nedeniyle  toprak erozyonuna karşı kullanılan bir süs bitkisidir. Ilgın Ağacının rüzgara dayanıklı oluşu, kurak ve tuzlu toraklarda kolay yetişmesi en önemli özelliliklerinden biridir.

Ağacın kabuk ve yaprakları sarılığa karşı tedavi amaçlı kullanılır. Frengi ve Cüzzam tedavisi için kökü kaynatılıp suyu içilir., frengide kuru ılgın ağacı kaynatılır, suyu içilir, Ağacın yaprakları ve dalları kaynatılıp buharı basura iyi gelir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ