Eski Mısır' ın en değerli içkisi olan ve kırmızı üzümden yapılan bir tür likör...

Şede,
Eski Mısırın en değerli içkisi olan ve kırmızı üzümden yapılan likör.

Mısırın  firavunlarından Tutankamon' un  mezarında yapılan araştırmalarda kuru şarap izleri incelenmiş ve kırmızı şarap olduğu analizlerle belirlenmiştir. Arkeologların Mısırın en değerli içkisi Şede adı verilen likör, kırmızı üzümden  yapıldığı analizlerle tespit edilmiştir. Buluntularda Kral Tutankamon zamanında Mısır' da şarap şişelerinde ürünün adı, asma yetiştiricisinin adının belirtildiği  bulunmuştur. Ancak üzümün rengi belirtilmemiştir. Eski Mısır' da üst tabaka şarap içtiği halkın şarabı sadece festival ve özel günlerde tükettiğine dair kayıtlar  bulunmuştur. Şarap özel törenlerde Tanrılara sunulmuştur. Kralların da yaşadıkları süre içinde yedikleri benzer gıda ve şarap çömlekleri ile beraber gömüldüğü arkeolojik buluntular ile belirlenmiştir.

Ayrıca, Eski Mısır' da Firavun Tutan kamon zamanında zengin Mısırlılar 'Kemi' adını verdikleri palmiye şarabı ve bir çok kokulu bitkiyle hazırlanan likörleri içermişler.

Kekeme ya da dilsiz kimse...

Tat,
Kekemelik, Rekaket,
Disfemi,
Dilsiz.
Kekeme, dilsiz,
Az konuşan. 

Gizli tutulan şey, sır ...

Raz, 
(Farsça, Osmanlıca, راز).
Gizli sır, saklı şey.
Gizli tutulan,
Sır, gizli tutulan şey.
Raz, sır, gizlilik,
Esrar, 
Gizli sır, saklı şey.
Mimar.
Marangozların işini tanzim eden.

Rtz-ı derin, riz-1 dil = Gizli, kalbde saklı sır. 
Keşf-i rlz = Sırrı açıklama, öğrenme. 
Raz-ı nitıân = Gizil sır.

Firdevsi-i Rumi' nin cin çağırma, fal, tılsım konularını ele alan gizli bilimlere ilişkin yapıtı ...

Davetname,
Firdevsi-i Rmi'nin asıl adı, Hızır veya Şerafeddin Musa'dır, mahlas olarak kullandığı Firdevsî-i Rumi ile ün yapmış ve tanınmıştır. Çoğu tarih ve edebiyat üzerine olan 40 civarında eseri vardır.
 
Uzun Firdevsi'nin (Firdevsi-i Rumi) cin çağırma, fal, tılsım konularını ele alan gizli bilimlere ilişkin yapıtı (1481). Yazar sekiz bölümlük kitabın girişinde, Şemsi maarif üssağir, Mushafı kevâkib, Dakayıkı hakayık gibi arapça, farsça kaynaklardan yararlandığını belirtir Kendisi tarafından çizilen, konuları açıklayıcı resim ve şekiller minyatürden çok, halk resmi özelliğini taşır.

Eskiler, öteki dünya ile temasa yaradığına ve bilim olduğuna inandıkları faaliyetlere havas ilmi adını vermişlerdir. Kütüphanelerimizde çok sayıda elyazması havas kitabı vardır ama bu kitapların birçoğu okuyucuya asla çıkartılmaz ve kasalarda yahut dolaplarda kilit altında tutulurlar. Yasak kitaplardan ikisi; Buni Risalesi ve Davetname. 

İlk kitap vefk adı verilen tılsımlarla cinlere hükmetmenin yollarını, diğeri ise yine cinler vasıtasıyla arzu edilen her işin yaptırılma usullerini anlatıyor.


Buni Risalesi,
İstanbul’daki bir elyazması kitaplığında saklanan eser, 1225 yılında ölen Cezayirli büyü álimi Ebu’l-Abbas Ahmed bin Ali bin Yusuf el-Kureşi el-Buni’ye ait. Sihir, büyü, muska, cin, yani ‘havas’ bahislerinde İslam dünyasının gelmiş geçmiş en önemli uzmanlarından olan Buni, 1208 sayfalık eserinde bu konularla ilgili bütün temel bilgileri veriyor.


Cin çağırma konusunda kaleme alınmış eserlerin başında, 15. yüzyılda yaşamış Uzun Firdevsi adındaki bir cin alimine ait olan ‘Dávetnáme’ isimli kitap gelir. 

Eserin elyazması tek nüshası, bugün İstanbul’daki bir kütüphanede muhafaza altında. Kitapta, Urumhamatahayil adlı, insanı aşık etmeye yarayan bir cinden söz edilir.













Kaynak, http://www.flickr.com

Pancar...


Çükündür, 
(Çukundur).
Pezik,
Pancar, Şalgam. 
Pancar yaprağı.
Pazı, Kırmızı pancar. 
Şalgam.
Ispanakgillerden, vitamince zengin bir bitki (Beta vulgaris). 
Bu bitkinin şeker elde edilen kalın ve etli kökü.
Karalahana. 
İnce, uzun yapraklı, yenilen bir çeşit ot, yemlik.

Ispanakgiller familyasından, kazık köklü, iki yıllık otsu bir bitkidir. Birinci yıl sadece rozet yaprakları vardır ve çiçek açamaz. İkinci yıl boyu 50-20 cm bulan uzun boylu bir bitki olur ve tepedeki çiçekleri salkım şeklinde topluca birarada ve yeşil renklidir. 

Köklerinin küçük bir bölümü dışarıdan görünür. Dışı sarımsı beyaz, içi beyaz renkte, silindir şeklinde başlar ve koni şeklini alır.  

Bitkinin yaprakları yemeklerde; kök ve sapları turşuda, salata, çorba, dolma ve tatlılarda yer alır. Anayurdunun Anadolu ve Kafkasya olduğu düşünülür. Bugün ülkemizde 1.5 milyon tonu aşkın şeker, şeker pancarından üretilir.

Kırmızı pancarın yaprakları kahverengimsi kızıl renkte, kökleri genellikle küre şeklinde, şeker pancarına göre küçük, dışı grimsi kırmızı içi ise kan kırmızısıdır.

Anavatanı Türkiye, Suriye, Flistin ve Mısır olduğu daha sonra buradan dünyanın diğer ülkelerine yayıldığı tahmin edilmektedir. Şeker pancarının kökleri sonbaharda sökülerek çıkarıldıktan sonra temizlenir ve şeker fabrikalarına gönderilir. Evlerde de bu pancarın köze atma ya da fırına sürme şeklinde tatlısı yapılmaktadır. Yaprağı da yeni çıkmaya başlandığında yenmektedir. Kırmızı pancar köklerinin yemeği, salatası yapılır veya suyu çıkarılır.

Şeker pancarının bileşiminde Sakaroz, betain vardır. Bileşiminde kalsiyum, magnezyum, demir, iyot, fosfor, potasyum, sodyum gibi mineraller, B grubu, C, E, P vitaminleri, şeker, betayin, asit, yağ, protein, karbonhidrat, yağ bulunan pancar çok eskiden bu yana bir besin maddesi olarak kullanılmaktadır.

Kırmızı pancar, Karaciğerin muntazam çalışmasını sağlar, idrar söktürür.
Kansızlığı giderir.
Şeker hastalığı ve vereme karşı korur.
Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir.
Sinirleri yatıştırır.
Vücudu kuvvetlendirir.

"Canavarotu" da denilen ve ayçiçeği, tütün, baklagiller gibi bitkilere musallat olan otsu bir bitki ...


Veremotu,
Canavarotu,
Orobanş (Orobanchaceae),

Oroban chaceae familyasına ait obligat çiçekli parazit bir bitkidir. Yaygın olarak görüldüğü Akdeniz ülkelerinde birçok üretim alanı bu parazit bitkiyle bulaşıktır. Kalifomia, Batı Avustralya ve Küba gibi benzer iklime sahip ülkelerde de yaygındır. Bazı türler Sudan gibi, kurak ve yarı kurak ülkelerde, bazı türler ise İsveç'in kuzey kıyılannda görülmüştür.

Orobanche cinsine ait 100'ün üzerinde tür bulunmaktadır. Ancak bunlardan birkaç tanesi kültür bitkilerine zarar verir. Bu parazit bitki Asteraceae, Fabaceae, Solanaceae, Apiaceae ve Cucurbitceae Familyası üyelerinde önemli kayıplara neden olur.

Birçok bölgede orobanşın verdiği zarar, o bölgedeki üretim metotlara bağlı olarak değişir. Bazı durumlarda tarladaki tüm ürün zarar örebilir.

Orobanşın biyolojisine ve konukçuya özelleşmesine bağlı olarak özel kontrol yöntemleri geliştirmek gerekir. Ne yazık ki bugüne kadar etkili bir yöntem bulunamamıştır. Kontrol yöntemlerini geliştirebilmek için parazitin biyolojisi ile ilgili daha fazla bilgiye ihtiyaç vardır.
Orobanche türlerinin birçoğu tek yıllıktır ve tohum ile ürerler. Bu cinse ait türlerde konukçu-parazit ilişkileri büyük ölçüde doğa koşulları ile ilişkilidir. Bu ilişkiler çevre şartları ve üretici şartlanna bağlı olarak değişir. Toprak şartları ve predatörlerin varlığı ise ikincil faktörlerdir.

Orabanche tohumları bitki dünyasının en küçük tohumlarıdır. Çiçek açma zamanı da tohum büyüklüğünü etkiler. Küçük tohumlar çiçeğin uç kısımlarında bulunur. Tohumların yüzeyi kalınlaşmış karakteristik bir tabaka ile kaplanmıştır ve bu durum tohumun rüzgar ve su ile yayılmasını kolaylaştırır. Nişasta ve yağ içeren endosperm tabaka ise kotiledonsuz bir embriyo ile çevrilidir. Tohumlar çok sayıda üretilir, her kapsülde 500-5000 tane tohum bulunur. Bazen bir bitkide 100'den fazla kapsül bulunabilir. O. Crenata türüne ait bazı büyük bitkiler birkaç yüz bin tohum retebilir. O. Ramosa gibi türlerde ise her bitki 5.000-20.000 arasında tohum üretmektedir. 

Tohumlar toprakta 10 yıldan fazla bir süre canlı kalabilmektedir.

Parazit bitkinin gelişimi, konukçu bitkiden su, mineral madde ve organik maddeler alınabildiği sürece devam eder. Toprak altındaki sürgünleri karbonhidrat depolar, bu yüzden bitki besin elementleri hızla tükenir. Parazit bitkinin topraktaki varlığı, konukçu bitkinin gelişimim önemli oranda etkiler. Bu dönemde orobanş sürgünlerinin gelişimi çok hızlıdır, bu nedenle konukçu köklerinin karbonhidrat kaybı hızla artar.
Enfekteli konukçu bitkideki zarar verim kaybı şeklinde ortaya çıkar. Bazı bitkilerde(tütün, ayçiçeği,domates, havuç, patlıcan ve lahana gibi) kalite kaybıda görülebilir.
Orobanşa karşı mücadelede solarizasyon ve fümigasyon tarla düzeyinde faydalı metodlardır.















Kaynak; http://www.agaclar.net/

Arjantin Şehirleri;

Arjantin' de 23 il ve bir özerk kent bulunur.     


Buenos Aires (Başkent).
Catamarca,  Chaco,  Chubut,  Cordoba,  Corrientes,
Entre Rios, 
Formosa, 
Jujuy, 
La Pampa,  La Rioja, 
Mendoza,   Misiones,  
Neuquen, 


Rio Negro,  Rosario,
Salta,  San Juan,
San Luis,
Santa Cruz,
Santa Fe,
Santiago del Estero,  
Tierra del Fuego,  
Antartica e Islas del Atlantico Sur, 
Tucuman,

Gurbette yaşayan kimse, garip...

Elgin,
Garip,
Yabancı, 
Gurbette yaşayan, garip.
Garip, âciz, miskin, sefil.

Çiçek tozu...

Polen, (Fr. pollen, İng. pollen ).
Çiçek tozu.
Yunanca mikros: küçük; sporos: tohum, 

Tohumlu bitkilerde üreme organı olan stamenlerde mayoz bölünme ile meydana gelen erkek üreme hücreleri; çiçek tozu. Mikrospor.





















Kaynak; http://www.turkcebilgi.com

Fide ya da fidan dikilen yer...

Arık,
Tava,
Fide veya fidan dikilen yer.
Fidan dikilen yer.

Yol ve tarla kenarlarına açılan hendek. Ark,
Su yolu,
Dere, çay.
Su kanalı, harık ve ark da denir.
Zaif, cılız, Zayıf, cılız, kuru, sıska
Cılız, sıska. 
Küçük ya da hasta olduğu için sürüye katılmayan hayvan.
Haset, kıskançlık.
Dert, hastalık.
Taşınması kolay eşya, göçten önce gönderilen yük. 
Saman taşımak için yapılmış bir çeşit küfe, sepet.
Kağnı arabasının kolları.

İnce ve uzun ekmek cinsi ...


Baget,
İnce ve uzun ekmek cinsi,
Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

Malzemeler:

4 su bardağı beyaz un
1,5 su bardağı ılık süt, 125 ml ılık su.
30 gr oda sıcaklığında küçük doğranmış tereyağ
1 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 silme yemek kaşığı kuru maya


Yapılışı:
Eğer ekmek makinanız varsa bu malzemelerle hamur mayalama düğmesinde hamurunuzu mayalayın. Yoksa unu büyükçe bir kaba alın. Ortasını havuz gibi açın. Ortasına kuru maya ve şekeri koyun. Ilık sütü ekleyin. 10 dakika o şekilde mayanın erimesini bekleyin. 10 dakika sonra yağı ve tuzu ekleyip yoğurmaya başlayın. Kulak memesi yumşaklığında bir hamur elde edin. Mayalanması için üstünü örtün. 1-2 saat bekleyin. Hamur iki katına çıkmalı. Hamura parmağınızla dokunduğunuzda hafif esnek olmalıdır.

Mayalanmış hamuru un yardımıyla üç eşit parçaya bölün. Baget şekli verin. Tepsiye dizin. Üstüne keskin bir bıçakla üç kesik atın. Derin kesikler olsun. 20 dakika mayalanmasını bekleyin. Üstüne su sürün, susam serpin. 180 derece önceden ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirin. Süre sonunda koyu renkli kabuğa sahip olan bagetler, fırının kapağı açık şekilde 30 dakika bekletilir. Hazır olan bagetler dilimlenir ve servise alınır.Afiyet olsun.







Işık kaynağının 1 saniyede çevresine yaydığı ışık enerjisi...

Akı, (İng. flux).
Seyelân (Osmanlıca), 
Birim zamanda, birim yüzeye dik düşen ısı ya da ışık niceliği.
Birim yüzeyden birim zamanda geçen (giren ve çıkan) madde ya da ışınım niceliği.
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
Bir alan içinde bulunan bir yüzeyin yüzey yönleci ile alan yönlecinin, sayıl çarpımı.

İnce ve düzgün dokunmuş pamuklu kumaş ...

Opal,
İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.
Pamuktan dokunmuş gayet ince ve düzgün bir kumaştır. 

Opal genel olarak havsız durumdadır.İnce ve oldukça seyrek bir şekilde dokunması bunu diğer kumaşlardan ayırır. Yumuşaktır.
 Vücudu tahriş etmediklerinden bebek çamaşırları yapmaya çok elverişlidir.

Renkli, boyalı, parlak ...

Rengin, (Farsça).
Renkli, parlak renkli. 
Güzel, hoş. 
Süslü.

Edirne yöresine özgü, dövülmüş susam ve cevize çeşitli baharatlar katılarak yapılan bir yiyecek ...

Poy,
Tohumları kırmızı bibere benzeyen bir bitki,
Çemen otu,

Edirne yöresine özgü özel bir çeşit baharat karışımı .

Edirne yöresine özgü, dövülmüş susam ve cevize çeşitli baharatlar katılarak yapılan bir yiyecek, 

Tohumları kırmızıbibere benzeyen, 10-50 santimetre yüksekliğinde, karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki (Trigonella joenumgraecum).

Tohumları kırmızı bibere benzeyen ve karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki.
Çemen otu,
Baklagiller familyasındandır. Anayurdu Güney Avrupa ve Akdeniz havzası olan çok yıllık otsu bitkidir. Yarım metreye kadar boylanabilen çemenotu ülkemizde yabani olarak yetiştiği gibi Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kültürü de yapılmaktadır. Gövdesi açık yeşil renkli, yuvarlak kesitli, ince tüylü ve dallara ayrılan yapıdadır. Bitki uzunlamasına ve kimi zaman da yere yatarak gelişir. Kenarları ince dişli ve oval biçimli üç yaprakçıktan oluşan yaprakları da açık yeşil renklidir. Sarımsı beyaz çiçekleri yaz ortasında açar. Bu çiçekler olgunlaşınca her biri 10-20 adet sarı-kahverengi minik tohum taşıyan tohum zarfına dönüşür. Bol güneşli yerleri; suyu iyi akıntılı, bitek ve alkalik toprakları seven çemenotu, tohumlarıyla çoğaltılır. Bazı ülkelerde baharat olarak kullanılan bu tohumların bizdeki başlıca kullanım alanı pastırma imalatıdır. Burada tohumlar ezilip pastırmanın üzerine sıvanan keskin kokulu “çemen” adlı macunun içine ana madde olarak katılır. Bazı yerlerde çemenotunun yaprakları salatalara eklenip çiğ olarak yendiği gibi, haşlanarak sebze olarak da tüketilir. 

Çok keskin kokulu olan çemenotu tohumları, % 30′a varan oranda yapışkan bitki sıvısı ile uçucu ve sabit yağlar; trigonellin, kolin ve kumarin adlı maddeleri içerir. 

Öksürüğü hafifletir, göğsü yumuşatır ve balgamı söktürür. 
Bronşiti ve boğaz ağrılarını hafifletir, rahatlama sağlar. Acı oluşu nedeniyle sindirim sistemini uyarır, sindirim işlemini kolaylaştırır. 
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. 
Diyarenin iyileştirilmesinde yararlı olur. 
Bedeni güçlendirici bir toniktir. Özellikle nekahat halindeki hastalara iyi gelir. 
Afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkisi vardır. 
Emzikli (süt veren) annelerde süt gelişini artırır. 
Kadınların regl dönemini rahat atlatmalarına yardımcı olur. 
Çemenotu ayrıca çıban ve yaraların iyileştirilmesinde de etkili olur. Bunun için tohumlan ezilip toz haline getirilir. Biraz suyla karıştırılıp yara lapası hazırlanır. Bu lapa yara ve çıbanlara dıştan uygulanır. 

Çay Hazırlama : Çemenotunun tohumları sonbaharda olgunlaştıkları zaman toplanır. 1,5 tatlı kasığı tohum bir bardak sıcak suya konulup 10 dakika süreyle ağır ağır kaynatılır. Böylece elde edilen dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir.























Kaynak;
http://www.timeturk.com/tr/

Doğaüstü varlıklarla iletişim kurmaya yaradığı iddia edilen bir metafizik gerecin adı. ..

Ouija,
Doğaüstü varlıklarla iletişim kurmaya yaradığı iddia edilen bir metafizik gerecin adı.

E.C.Reiche' nin geliştirdiği tahtanın "Ouija" olarak adlandırma nedeninin, Fransızca ve Almanca "evet" anlamına gelen oui ve ja kelimelerinin birleşiminden geldiğine her zaman inanıldı. Ancak durum bu şekilde değildi. O, bu şekilde adlandırdı, çünkü Ouija kelimesi aslında Mısır' da şans demekti. Bu ismi tahtada iletişim kurduğu bir ruhtan aldığını açıkladıktan sonra isim bu şekilde kaldı.

Ouija, üzerinde bir dilin tüm harflerinin yazılı olduğu bir düzlemden, harflerin ve işaretlerin belirtilmesini sağlayan saat benzeri sarkaçlı döner bir cisimden oluşur (ek olarak rakamlar, evet, hayır, hoşçakal vb. sözcükler de bulunur). Sadece harfler, rakamlar ve sarkaçtan oluşan materyallerden ibaret Ouija'lar da vardır.

Ouija'nın geçmişi hakkında birçok söylenti vardır. Ancak bu iddaların pek çoğunu destekleyen kanıtlar bulunmamıştır. Bilinen en eski Ouija tablaları i.s. 1200 ve 540 yıllarına dayanırlar.

Günümüzde kullanılan Ouija, M. Planchette adlı bir Fransız ruhbilimcisi tarafından 1853'te tasarlandı. Satışına ise 1886 yılında başladı.
http://tr.wikipedia.org

Doğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak yalnızca eylemlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendiren öğreti ...

Pragmatizm, (Fr. pragmatisme).
Yararcılık.
Faydacılık.

Felsefede Faydacılık ya da Pragmatizm hem iyinin teorisi hem de doğrunun teorisidir. İyinin teorisi olarak faydacılık refahçıdır (welfarist). İyi en fazla faydayı sağlayandır ve burada fayda zevk, tatmin veya bir nesnel değerler listesine göre tanımlanır. Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir (consequentialist). Doğru hareket en yüksek faydayı verendir.
Buna göre eğer bir olgu ya da görüş pratikte uygulanabiliyorsa ve başarı veriyorsa o şey mekanizmaları tartışılmaksızın doğru kabul edilmelidir, tersi durumda da yolunda gitmeyen şey araştırılmaksızın çöpe atılmalıdır. Ampirizm ile yakın alakası olan bu felsefi akımı teorik düşüncenin tam tersi olarak nitelemek yanlış olmayacaktır.

Faydacılık ilk olarak 18. yüzyıl İngiltere'sinde Jeremy Bentham ve diğerleri tarafından öne sürülmüştür. Fakat Epikür (Aipikuros) gibi antik Yunan filozoflarına kadar geri gidilebilir. İlk kez ortaya atıldığında iyi en fazla insana en fazla mutluluğu getiren şey olarak tanımlanmıştı. Ancak daha sonra Bentham iki farklı ve birbiri ile çelişme potansiyeli olan kavram içerdiğinden birinci kısmı atıp sadece “en büyük mutluluk prensibi” demiştir.

Hem Bentham'ın hem de Epikür'ün formulasyonu hedonistik nedenselliğin farklı tipleri olarak düşünülebilir çünkü hareketlerin doğruluğunu sebep oldukları mutluluğa göre ölçüyorlardı ve mutluluğu zevkle tanımlıyorlardı. Ancak Bentham'ın formulasyonu ferdi olmayan bir hedonizmdi. Epikür'ün kişiyi en mutlu eden şeyi yapmasını tavsiye etmesine karşılık Bentham herkesi en mutlu yapacak şeyi yapmayı uygun görüyordu.

John Stuart Mill "Utilitarianism" isminde ünlü (ve kısa) bir kitap yazmıştır. Mill bir faydacı olmasına rağmen bütün zevklerin aynı değerde olmadığını ileri sürmüştür. “Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir. Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.

İlk faydacıların çoğu mutluluğun felisifik hesap (felisific calculus) ile sayısal olarak ölçülebilip karşılaştırılabileceğine inanıyorlardı ama pratikte bu hiçbir zaman yapılamadı. Değişik insanların mutluluğunun kıyaslanmasının sadece pratikte değil prensipte de mümkün olmayacağı ileri sürülmüştür. Faydacılığın savunucuları bu problemin iki kötü seçenek arasında karar vermek zorunda kalan herkesin karşılaşabileceği bir problem olduğunu söyleyerek karşılık vermişlerdir. Bir milyar insanın ölmesiyle bir kişinin ölmesinin aynı derecede kötü olduğunu söyleyemiyorsanız bu problemi utilitaryanizmi red etmek için kullanamazsınız demişlerdir.

Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir. Örneğin kişi kendi çocuğunun hayatı ile iki yabancının hayatını kurtarmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında kendi çocuğunu kurtarmayı seçecektir. Ama faydacılar iki yabancıyı kurtarmanın gelecekte daha fazla potansiyel mutluluğa sebebiyet vereceğinden tersini tercih etmeyi destekleyeceklerdir.

















http://tr.wikipedia.org/

İngiltere' den ayrılmaya taraftar olmayan Protestan Kuzey İrlandalılara verilen ad...

Loyalist,
İngiltere'den ayrılmaya taraftar olmayan Protestan kuzey İrlandalılara verilen ad.
Kuzey İrlanda Loyalist gruplarının, Özgürlük Savaşçıları (UFF), paramiliter örgütü olarak bilinir.

İngiltere ve İrlanda arasındaki resmi bağlantı, Anglo-Normanlar'ın 12.yüzyılda bu topraklara gelmesi ile kurulmuştur. İskoçyalı ve İngiliz göçmenlerin soyundan gelenler ise bu tarihin 16-17. yüzyıllar arasında olduğunu iddia etmektedir. Bugün, Kuzey İrlanda halkının %60'ı bu göçmenlerin soyundan gelen protestan, %40'ı ise Romen katoliği'dir.
 
19.yüzyılda, İrlanda için sınırlı özerklik baskıları kuzeydeki Protestanlar'ın direnişi ile karşılaşmıştır. 1916 yılındaki Easter Ayaklanması'ndan sonra, 1918 yılında yapılan Westminster Genel Seçimleri'nde, milliyetçiler (Ulster dışında) İrlandalı'lara ait koltukların neredeyse tamamını alarak Dublin'de kendi parlamentolarını kurmaya karar vermişlerdir.

Ulster'de toplanan sendikacılar, İngiltere'de kalma kararını almışlardır.1920 yılında, sendikacılar ve milliyetçiler arasındaki siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet, Dublin ve Belfast'da iki özerk parlamento kurmak için İrlanda Hükümeti yasasını çıkartmıştır. Yasa, Kuzey İrlanda'da uygulandı. Ancak, İrlanda Cumhuriyeti Ordusu (IRA)'nun tam bağımsızlık için mücadelesini sürdürdüğü güneyde dikkate alınmadı. Haziran 1921'de imzalanan anlaşmadan sonra Güney İrlanda'lılar ile sürdürülen müzakereler sonucunda Aralık 1921'de İngiltere-İrlanda anlaşması yapıldı, bu anlaşma neticesinde 1922 yılında Dominyon statüsünde İrlanda Bağımsız Devleti kuruldu. Kuzey İrlanda sınırı 1925 yılında teyit edildi ve 1949 yılında milletler topluluğundan ayrılarak cumhuriyet oldu.

Cehennemde bulunduğuna inanılan bir kuyu ya da derenin adı ...

Gayya, (Arapça),
Gayya kuyusu,
Karmaşık işlerin döndüğü yer veya çok çapraşık durum.
Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun veya derenin adı. 

Cehennem (Alm. Hölle, Fr. Enferr, İng. Hell). 
Ahirette kâfirlerin sonsuz, Müslümanlardan günahkar olanların da günahları kadar kalıp azab görecekleri yer. Allahü tealanın bütün peygamberleri, insanlara Cehennem azabını haber vermişler, inanmayanları bununla ikaz etmişlerdir. Bu dünyada, gönderilen peygamberlere inanmayanlara, emredilenleri yapmayanlara ceza olarak, Allahü teala tarafından Cehennem hazırlanmıştır. Cehennem sonsuzdur. 

Dünyada Allahü tealanın emir ve yasaklarını kabul etmeyenler, Cehennem’de sonsuz azab içinde kalacaklardır. Bunlara hiçbir surette kurtuluş ümidi yoktur. İman ile ölenlerden, günahları şefaat ve ihsan ile affedilmeyenler de Cehennem’e girecek, günahları kadar burada kaldıktan sonra çıkarılarak temiz bir halde Cennet’e sokulacaktır. Cehennem ve oradaki azabın nasıl olduğu bu dünyada herkes tarafından tam anlaşılamaz. Bu husus ancak ahirette tam olarak anlaşılacaktır. Cehennemde  günahkarların içine atılacağı kuyuya, gayya kuyusu denir.

Doğu Karadeniz yöresinde, içine peynir ya da yağ konulan ve "kurun" da denilen, çam ağacından yapılmış fıçı ...

Kadina, 
Kurun,
Fıçı, (Rumca).
Bir araya getirilerek çemberlerle tutturulmuş ensiz tahtalardan yapılan, yuvarlak, karnı şişkin ve altı üstü düz kap.
Doğu Karadeniz yöresine özgü, çam ağacından yapılan ve "kurun" da denilen fıçı. 

İskoçya' da ünlü bir mağara...

Fingal,
Doğada mağaralar, deniz sularının etkisi ile meydana gelenler olduğu gibi, arazinin yüksekte kalan kısımlarını delerek bunların altından geçmek sureti ile yataklarını değiştirmiş akarsuların etkisi ile meydana gelenlere de rastlanmaktadır. Bunların birincisine karakteristik bir örnek olarak İskoçya' daki Hebrides takım adalarında bulunan Fingal mağarası gösterilebilir. 


Bu mağara 20 m.  yükseklik ve 70 m. Uzunluktadır.  

Akarsuların açtığı dehliz ve mağaraların en güzel örnekleri ise Anadoludadır. Bu yer altı dehliz ve mağaralarından faydalanan ilk insanların, daha kullanışlı ve güvenli bir duruma getirtmek için bunları genişlettikleri, sağlamlaştırdıkları ve doğal dehliz bulunmayan yerlerde doğal yapılara benzetmek sureti ile küçük çapta bir takım dehlizler açtıkları söylenebilir.

Staffa'da, Sütunlar adanın büyük bir parçası üzerine oturmuş ve denizin sütunları aşırdığı yerde bulunan büyük mağara mitsel bir dev olan Fingal'ın Mağarasıdır. Fingal Mağarası birçok şiir ve romana konu olmuştur. Besteci felix Mendelessohn ünlü orkestra üvertürünü, 1829 yılında buraya yaptığı tekne gezintisinden esinlenerek oluşturmuştur.

İskoçya'nın batı kıyıları açığındaki Staffa Adası' nda yer alan Fingal Mağarası' nda bunun bir örneğine tanık olunabilir. Bu mağaranın dip tarafındaki küçük bir açıklıktan, girişin dış yanındaki dalga seslerinin yankılanmasıyla oluşan, org sesine benzer sesler gelir. Bu yankılar besteci Felix Mendelssohn' un Fingal Mağarası olarak da bilinen Hebridler Uverlürü' nü bestelemesinde esin kaynağı olmuştur. Gök gürültüsü de bir bileşik yankı örneğidir. Bu olayda bulutlar yansıtıcı engel işlevi görür ve ses dalgalarını başlatan tedirginliği, çakan şimşeğin ısısından kaynaklanan ani hava genleşmesi yaratır.

Meşhur Fingal Mağarası da bu mağaralardan biridir. İskoçya’ da bulunan bu mağaranın eski adı an Uaimh Binn , “Melodili Mağara” idi. Bu mağaradan gelen sesler öte dünyadan gelen sesler olarak yorumlanıyordu. İrlanda’ da da bu tür mağaraların olması , İrlanda bardlarının “Mağaralar” adı verilen bir öykü dizisi oluşturmasına da kaynaklık etmiştir. Ne yazık ki bu öykülerden günümüze sadece bazı parçalar ulaşabilmiştir.

Mardin yöresinde taze rezeneye verilen ad...


İbzor,
Rezene, 
Farsça Rezene, 
Osm. raziyane
İng. fennel,
Raziyaneç, 
Raziyane, 
Tatlı anason, 
Foeniculum vulgare, 
Fennel, 
Fenouil vulgaire,
Foeniculum vulgare.
 
Maydanozgillerden, 1-1,5 m. yüksekliğinde, sarı çiçekli, hoş kokulu çok yıllık bir bitki.



Yaprakları iplik biçiminde parçalı, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tatlandıcı olarak kullanılır. Hekimlikte gaz söktürücü olarak kullanılır. 

Türkiye’nin Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde yabani olarak yetişen bitki, Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirmek mümkündür. Türkiye’de yetişen Tatlı Rezene de ayrıca dünyanın en kaliteli türlerinden biridir.

Maydanozgiller (Umbelliferae) familyasına ait 1-2 m boyunda, sarı çiçekli, parçalı yapraklı, yaprakları yemeklere koku ve tat vermek için, meyveleri ise gaz giderici olarak kullanılan bir bitki.

Meyveleri, kökü, yaprakları iştah açıcı, gaz giderici, süt artırıcı ve yatıştırıcı olarak kullanılan maydanozgiller familyasından bir bitki, raziyane.

Maydadozgiller familyasından, baharlı meyvaları anason gibi kullanılan, otsu bir bitki.  Çokyıllık, yaprakları ipliksi şekilde parçalı,çiçekleri sarı,meyveleri 5-10 mm boyunda ve 3,5 mm kalınlığındadır. Tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tüm dünya genelinde çok yaygın olarak kullanılır ve hafif anasonumsu tadıyla bilinir. Doğal olarak Akdeniz bölgesinde yetişen rezene, Balkanlar, Macaristan, İtalya, Fransa, Almanya, Mısır, Hindistan ve Çin' de kültürü yapılan bir bitkidir. Ülkemizde Kuzey Anadolu bölgesinde yabani olarak yetişmektedir. Antikçağ'da halk arasında yılan sokmalarına karşı kullanılırdı.

Taze rezene (ibzor), Bitki kaynatılarak suyuna batırılan pamuk gözler üzerine konularak beş dakika bekletildiğinde göz ağrılarını giderip dinlendirmektedir.

İştah açıcıdır.
Mide ve bağırsak hastalıklarında rahatlatıcıdır.
Sindirime yardımcı olur.
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.
Emziren annelerde, sütü artırıcıdır.
Bronşitte ve öksürük nöbetlerinde rahatlatıcı etkisi vardır. 
Yensun, Mardin yöresinde Anason' a verilen ad...
Hilbe, Mardin yöresinde Çemen' e verilen ad ...
Irk il sus, Mardin yöresinde Meyan Kökü' ne verilen ad...
Gıbbeze, Mardin yöresinde Ebe Gümeci' ne verilen ad...
Terğuziye, Mardin yöresinde, Mardin Sakızı' na verilen ad...
Harmal, Mardin yöresinde Uzerlik' e verilen ad...
Gısbara, Mardin yöresinde Kişniş' e verilen ad...

Afganistan' ın kuzeydoğusunda dağlık bir bölge ...


Kafiristan,
Yeni adı, Nuristan, 
Kafiristandan Nuristan işinize gelirse !..

Afganistan’da, başkent Kabil’in kuzeydoğusunda, eski adıyla Kafiristan bölgesinde (yeni adıyla Nuristan bölgesinde), Hindikuş dağlarında bulunan Çitral’in üç vadisinde, denizden yaklaşık 3000 metre yükseklikte yaşıyorlar. Bu bölgeye Kafiristan denmesinin sebebi, Kalaş halkının animist inançlara sahip olması, tevhid inancına girmemiş olmalarıdır.

Kuzey Pakistan’daki Afganistan sınırında yaşayan kafirler, Tevhit inancına girmedikleri için ‘kafirler’ denilen ve Hindikuş dağlarındaki üç vadideki yaşam yerleri de ‘Kafiristan’ diye anılan Kalaşlar’ın, Büyük İskender’in soyundan olduğu söyleniyor ve "İskender’in kayıp soyu" adıyla da anılıyorlar. 

İçki, esrar, eşcinselliğin yaygın olması ve kadınların diledikleri zaman eş değiştirmesi nedeniyle, Afganistanlılar tarafından sapkın toplum ilan edilip “kafir” ismi verilen Kalaşlar, günümüzde yaklaşık 3 bin nüfusa sahipler. İlgi çekici ayrıntı ise olan ise halk tarafından Kâfiristan olarak anılan bölge isminin, Afganistan’ı 1880-1901 yılları arasında yöneten Abdurrahman Han tarafından 1895’de ‘Nuristan’ yani Işık Ülkesi olarak değiştirilmiştir.

 
Tarihten bu yana yakınlarındaki Müslümanlar köylerle sorunsuz yaşayan Kalaşların büyük bir bölümün zaman içinde Müslüman oldukları belirtiliyor.

Sapkınlıklarla dolu geleneklerine devam eden Kalaşar ise son zamanlarda baharın gelişini kutladıkları, "Josi Mela" adını verdiği festivaldeki eğlenceleriyle uluslar arası medyanın ilgilisini çekmeyi başarmış durumdalar.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ