İskambilde karo işaretine, rengine verilen başka bir ad...


Dineri, (Rumca). 
İskambil kâğıtlarındaki işaretlerden karo.
Karo, (Fr. carreau). 
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı.
Orya, 
Briç oyununda genellikle karo olarak anlamında kullanılır. 

Oyun kartlarının bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa'sına dayandığı bilinir. O tarihlerde, Fransa'da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.

Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce'de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen 'knave' kelimesi kullanılırken, günümüzde 'jack' ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de 'kız' denilerek oğlana layık görülmüştür.
Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar 'maça' şeklini mızrağa benzeterek 'pique' adını vermişlerdir. İngilizce'de ise aynı anlamdaki 'spades' kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de 'kupa' klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona 'coeur', ingilizler ise 'heart' adını vermişlerdir.

'Karo' için Fransızca'da kare anlamındaki 'carreau' kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki 'diamond'u tercih etmişlerdir. Bizim 'sinek' dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki 'trefle' kelimesini kullanırlarken, İngilizler 'club' (kulüp) ismini kullanmışlardır.

İşte bu nedenle briç oyuncuları maçaya 'pik', kupaya 'kör', sineke de 'trefli' derler, zaten aslına uygun olan karoyu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,










Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/


İskambilde maça işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Pik, (Rumca).
Maça, sembolü \spadesuit,
Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi, pik (III).

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,

İskambilde kupa işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Kör,
Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de 'kupa' klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona 'coeur', ingilizler ise 'heart' adını vermişlerdir.

Briç oyuncuları maçaya 'pik', kupaya 'kör', sineke de 'trefli' derler, zaten aslına uygun olan karoyu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.


Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf).

Alıntı;
"Seks yaparken briç düşündüğüm çok oldu ama briç oynarken seksi hiç düşünmedim."
Ömer Şerif, Mısır'lı aktör ve briççi.


İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,













Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/

İskambilde sinek işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Trefl, (Frn. trèfle, İng. Trefle)
Yonca, üçlü yonca şekli,
İskambilde ispati, sinek. İspati, (Rumca). 
İskambil kâğıdında sinek.
Sinek, iskambil kağıtlarındaki dört seriden birisidir. İspati de denir, işareti yonca yaprağına benzer. Briçteki adı trefldir.
Yunanca spation, küçük kılıç, spathi'den türemiştir. Üzerinde siyah renkte üç yapraklı yonca motifi bulunan iskambil kâğıdı. Sinek.
Briçte trell ya da trefli de denir.


İskambil, (Fr. briscambille);
Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste. 
Bu kart destesiyle oynanan oyun.
Briç oyununda genellikle trefl ile sinek anlamı kullanılır.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,


Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,









Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/



 

İskambilde koz...

Atu, (Fransızca atout).
Koz; darbe.

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  

Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,









Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/



 

İnce kabuklu, tatlı ve kırmızı renkli bir kiraz cinsi ...

Alyanak,
İnce kabuklu, tatlı ve kırmızı renkli bir kiraz cinsi .

Kiraz (Prunus avium), Rumca. 
Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kırmızı veya beyaz renkte, etli, sulu, tek çekirdekli meyvesidir.

Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. A.B.D, Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. 

Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin  altındadır. Gülgiller (Rosaceae) familyasından olan kiraz, Giresun, Güney Kafkasya, Hazar Denizi ve Kuzeydoğu Anadolu'da doğal olarak bulunan meyve ağacı.

Türkiyede en kaliteli kirazlar Torosların kuzey yamaçlarında,Göksu Nehrinin kaynağında yer alan Korualan Kasabasında yetişir. Gezlevi Kirazı olarak namlanmıştır. Kiraz yetiştiriciliği ve üretimi olarak Afyonkarahisar ili Sultandağı ve Çay ilçeleri Konya Ereğli yöreside çok meşhurdur. Bu kaliteli kirazın yetişme sebebi ise Sultandağları ve akşehir ve eber göllerin Özel iklim koşulları oluşturmasıdır.

Meyvesi taze olarak yenir. Hoşaf, reçel ve konservesi yapılır. Kiraz kabuğu kabız ve ateş düşürücü, çiçekleri göğüs yumuşatıcı, yaprakları ise müshil olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Giresun ilinde 'kiraz kavurma' adıyla yemeği yapılmaktadır.

Kanı sulandırıp, temizleyen kiraz, karaciğer ve safrayı temizliyor, böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı oluyor, kabızlığı gideriyor, hazmı kolaylaştırıyor...

Kiraz çeşitleri;
Alyanak,
Bing,
Early Burlat, 
Karagevrek, Karabodur, Kuş kirazı,
Lambert,
Majeste, Merton Late,   
Napolyon, Noble,
Starksgold Beyaz Kiraz, Stella,
Türk kirazı Ziraat 0900,
Vista,




Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepet ...

Çitinek, 
Saz, kamış veya ince dallardan örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kapa sepet (Farsça seped) denir. Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepete ise Çitinek denir.

Kıbrıs adası' nın eski adlarından biri ...

Alasia,
Alaşiya,
Alasiya,

Kıbrıs adasının bilinen en eski adı Alasia’dır. Kıbrıs’ a Mısır firavunları, Asurlular, Persler hakim olmuş yunanlılar ticari üsler kurmuşlardır. M.Ö. 4. yy ‘da Persler den Makedonyalı İskender ‘e sonra da Roma hakimiyetine geçen Kıbrıs 395 yılında Doğu Roma ( Byzans)’ nın payına düşmüştür. Yedinci asırda İslam Emevi Halifesi Muaviye, Adayı ele geçirmiş olmasına rağmen Bzanslılar geri almayı başarmıştır.


III.Haçlı Seferinde İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard Byzans Valisini Ada’dan kovarak Fransız Lusignan hanedanını yönetime getirdi.(1191 ). Böylece Katolik yönetim kurulmuş oldu. Bu dönemde Kıbrıs Mısır Türk Memluklu Sultanlığına bağlandı.(1250-1517) 15.yy’ da Venedikliler Adayı işgal ederek sömürgeleştirdiler.

Yavuz Sultan Selim ‘in 1517’de Mısır ‘ı alarak Doğu Akdeniz ‘i ele geçirmesiyle Kıbrıs; İstanbul-Mısır yolunun güvenliğini tehliaaae düşüren bir konuma geldi. Venedikliler Osmanlılara vergi ödeyeceklerini bildirmelerine rağmen Kıbrısta üslenen korsanlar Türk gemilerine saldırmaktaydılar. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ‘ nın karşı çıkmasına rağmen , Padişah II.Selim, Şeyülislam Ebusuud Efendi, Piyale Paşa ve Lala Mustafa Paşa Ada ‘nın fethine karar verdiler. 1571 de Lala Mustafa Paşa komutasındaki donanma Kıbrıs’ı ele geçirdi. Anadolu’dan binlerce Türkmen Kıbrıs’a yerleştirildi. Venediklilerin Ortadoks Rum halka yaptıkları kötü muameleye ve mezhep baskısına son verildi. Kıbrıs Osmanlı devletinin bir İli (Sancak) durumuna getirildi.

Osmanlı devleti ile Rusya arasında savaş çıkması üzerine 1878 ‘de İngiltere Osmanlılardan yana tavır koyacağını ileri sürerek. Hukuken Osmanlılara kalmak kaydıyla Ada ‘nın kendisine verilmesini istedi. Anlaşmaya göre Kıbrıs Osmanlı devletinin hukuki bir parçası olacak, İstanbul’ a vergisini ödeyecek fakat İngiltere tarafından yönetilecekti. Bunun sonunda İngiltere Berlin antlaşması’ nda Türkiye yi destekleyecekti. Ruslar işgal ettikleri Kars ve Artvin’i Türkiye ye geri verdikleri zaman Kıbrıs’ın yönetimi yeniden Osmanlılara bırakılacaktı. Ancak 1914 yılında Osmanlı Devleti İngiltere’ye karşı Almanya ile birlikte savaşa girince İngiltere Osmanlılarla yaptığı antlaşmayı tanımadığını ileri sürerek Kıbrıs ‘ı sömürgeleri arasına kattı. İngilizler Kıbrıs’taki Türk vakıf arazisine ve gayri menkullerine el koyarak Türkleri yoksullaştırma ve Ada dan göç etmeye zorladı. Bunun sonucu Türklerin mülkiyetindeki topraklar azalmış oldu. 1878 sonrası on binlerce Türk, Kıbrıs tan ayrılarak Türkiye ve İngiltere’ye göç edince Ada daki Türkler azınlığa düşmüş oldular. Kurtuluş Savaşı sonrası yapılan Lozan antlaşmasında Kıbrıs konusu gündeme getirilmemiştir.

Şubat 1975 yılında “Kuzey Kıbrıs Türk Federe Devleti”ni, 15 Kasım 1983 yılında da “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ni ilan etmiştir.  Kıbrıs Yunanistan’ın kurulduğu 1830 yılından 1974 yılına kadar yayılmacı emellerinin sona erdiği bir nokta olarak tarihteki yerini almıştır.

Ankara yemekleri ...



Ankara Kalesi kentin sembolüdür. Ankara’nın bekçiliğini yapan kalenin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Kalenin bulunduğu tepe yanındaki Hatip Çayı – Bent deresinden 110 m. yüksektedir. Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır.

Ankara mutfağına eskiden Aşhane-Ayşene denir. Bu mutfaklarda yemekler tandır ve ocaklarda pişirilir ve yere serilen sofralarda yenir. Kiler, ocak ve tandır bu amaçla kullanılır. Bu yöreye ait yemekler aşağıda sıralanmıştır.

Çorbalar;
Aş Çorbası (Ayaş), Miyane Çorbası , Dutmaç , Tarhana Çorbası (Ankara), Keşkek Çorbası, Toyga-Toyka Çorbası, Sütlü çorba.

Toyga çorbası tarifi
Malzemeler:
1/3 su bardağı nohut
 1/2 bardak dövme
5 bardak su
3 çorba kaşığı un
1,5 bardak yoğurt
4 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı nane, tuz,

Hazırlanışı: 
Nohut ve dövme 2 bardak su ile bir gün önceden ıslatılır. Kalan su ilave edilip basınçlı tencerede yumuşayıncaya kadar yaklaşık 1 saat pişirilir.
Un başka bir kapta yoğurtla ezilip içine pişme suyundan birkaç kaşık konularak ılıtılır. Yoğurtlu karışım tencereye azar azar eklenirken, çorba sürekli karıştırılır. Tuz ilavesi ile 10 dakika pişirilir. Yağ tavada eritilip nane eklenir, birkaç kez çevrilip ocaktan alınır ve çorbanın üzerine gezdirilir.

Et Yemekleri;
Ankara tavası, Alabörtme (Sorgun-Güdül), Calla (Ortabereket-Ayaş), Çoban Kavurması , İlişkik (Demirtaş), İrişkik (Sirkeli-Çubuk-Ayaş), İrişilik (Ayaş), Kapama, Orman Kebabı, Patlıcanlı Et, Sızgıç, Siyel-Siğer(Göveç9, Siyer, Micirim köftesi, Tiritli köfte, Domates salatası-Çırga.

Ankara Tava
Malzemeler: 
5 kg koyun eti (kol tarafından)
4 diş sarımsak
9 su bardağı su
10 adet tane karabiber
1 orta boy soğan
4 çorba kaşığı tereyağı
4,5 su bardağı pirinç
1 çorba kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber.

Hazırlanışı:  
Pirinci ayıkladıktan sonra beyaz suyu gidene kadar iyice yıkanır. Tuzlu sıcak suda yarim saat bekletilip, süzülür. Et 8 eşit parçaya bölünür. Bir tencereye koyulup, soyulup ikiye bölünen soğanlar, soyulmuş bütün sarımsaklar, tane karabiberler ve 9 su bardağı su ilave edilip kaynatılır. Kaynamaya başladığında üzerinde oluşan köpükler bir kaşıkla alınır, ağzı kapatılarak kısık ateşte et yumuşayana kadar haşlanır. Etin suyu süzülüp, ayrı bir kaba alınır. Derin bir fırın kabına ıslatılmış pirinç yayılır. Bir tencerede tereyağı ve zeytinyağı kızdırılır. 6 su bardağı et suyu, karabiber ve tuz eklenip kaynatılır. Sıcak et suyu pirincin üzerine dökülür. Haşlanmış etler pirincin üzerine yerleştirilir. 160 derece işitilmiş fırında pilav suyunu çekip, etler kızarana kadar yaklaşık 45-50 dakika pişirilir. Servis yapılmadan önce, etler üzerinden alınıp, pilav karıştırılır. Pilav servis tabağına koyulup, etler üzerine dizildikten sonra servis yapılır.

Pilavlar;
Bici (Güdül), Bulgur pilavı, Oğmaç aşı (Beypazarı), Pıt pıt pilavı.

Köfteler;
Kadınbudu köfte, Mücirim köftesi, Yumurtalı köfte, Tohma , Tiritli köfte.

Dolmalar;
Efelek Dolması, Mantı, Şirden dolması-Bumbar, Yalancı dolma , Yaprak dolması (Beypazarı)

Börekler-Çörekler;
Altüst böreği, Ay böreği, Bohça böreği, Entekke böreği, Gömme (Beypazarı), Poğaça (Nallıhan), Hamman-Homman (Akdoğan-Kızılcahamam), Kaha-Kana (Kalecik), Kolböreği, Papaç (Keskin), Pazar böreği, Tandır Böreği, Yalkı (Kozalan-Beypazarı).
Ebesüt (Beypazarı)-Un,Süt ve cevizle yapılan pohaça.

Yemekler;
Cancıran (Büyükafşar-Ankara), Bici aşı ( Beypazarı), Bahçe kebabı, Cılbır (Gürdül), Çırpma, Göçel-Göçe (Beypazarı), Göter (Ankara), Kalle (Gürcü köyü-Kızılcahamam), Kapuska (Kalecik), Keşkek, Domates salçası (Kalecik), Keşkek yemeği (Nallıhan), Köremez ( Karahoca, K.Haymana/Üçem K.Bala), Mıhlama (Kızılcahamam), Omaç (Kılıçlar K.Ankara), Papara (Ankara), Saz (Başköy-Ankara), Tamtak İridi (Ankara), Topaç (Bala).

Hamur İşi Yemekler;
Bazlama, Cızlama, Gözleme, Nevzime , Öllüğün Körü , Su böreği.

Tatlılar-Kompostolar-Hoşaflar;
Ayva Boranası, Bırtlak (Güdül), Datlaş (Ayaş), Ekir (Şereflikoçhisar), Fıslak, Höşmerim, Kabak Tatlısı (Arkatça K. Nallıhan), Karga beyni, Kar helvası, Kaygana, Köyler (Şabanözü-Polatlı), Omaç Helva (Bahşılı Keskin), Perçem (Beypazarı), Saraylı, Tiltil Helvası, Tuhafiye, Zerdali boranası, Zerdali Hoşafı.

Ekmekler;
Bazlamacın (Beypazarı), Bezetleme (Kızılcahamam), Bezdirme (Ankara),
Çerpit (Bala), Gizleme(Kızılcahamam),  Ebem Ekmeği (Ankara), Göbü (Kalecik-Çiflik Köyü), Kabalı (Bala), Kartalaç (Haymana-Beypazarı), Kömbe (Ankara), Kete (Ankara), Saçkıran (Karahoca K.-Haymana), Şerit (Beypazarı), Şaplak (Haymana), Şebit (Güdül), Şipleme (Polatlı), Yarımca (Beypazarı).

Midenin iç yüzünde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanması ...

 Gastrit,
Midenin iç yüzünde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Erişkinlerde ileri yaşlarda olmak üzere tüm toplumda sık görülen bir rahatsızlıktır. Çoğunlukla kronik (müzmin) gastrit görülür.
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. 

Ülsere göre daha yüzeysel bir hasar vardır. Fakat daha derinlere geçebilir ve ülser oluşturacak şekilde aşındırma yapabilir. Gastrit, çoğunlukla bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşur.Toplumda sık rastlanan bir mide rahatsızlığıdır. Belirti vermeden de görülebilen bir hastalık olduğundan yaklaşık her iki yetişkinden birinde gastrit vardır.
Şimdiye kadar bilinenler en önemli faktörlerin arasında, kronik H. pylori enfeksiyonu dikkat çekmektedir. Beslenme alışkanlığı, gastrit oluşumunda önemli bir faktördür. Kötü beslenme, alkol kullanımı, doğrudan mide yüzeyini tahriş ederek gastrite neden olabilir. Sigara kullanmak, mide üzerinde etkili olan siniri uyararak asit salgısını arttırır, fazla asit gastrite sebep olur. Gastrite sebep olan önemli faktörlerden biri de strestir, stresli kişilerde asit fazla salgılanır. Gastrite yakalanma riski artar. Bazı ilaçlar mideyi tahrip edebilir. Ayrıca böbrek ve karaciğer yetmezliği, solunum güçlüğü gibi rahatsızlıklar sonucu gastrit gelişebilir.
Gastrit aniden oluşan, akut ve sürekli kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Kronik gastrit, genelde çok az belirti verir ya da belirti vermeden seyreder. Uzun süren mide iltihabı vardır. Karnın üst tarafında ağrı, mide bulantısı, kusma meydana gelebilir. Geğirti, iştah azalması, şişkinlik görülebilir.
 
Akut gastritte, midede yanma, basınç ve ağrı görülür. Hasta, aç karnına ağrının arttığını belirtebilir. Bulantı ve kusma, kronik gastritte olduğu gibi akut gastritte de vardır. İlaç ve alkol, mide yüzeyinde yaraya neden olur. Bu yaraların kanaması sonucu, mide asidi kanla karışabilir ve kusarken koyu renk bir kan gelir. Yine akut gastritin ağırlaştığı durumlarda dışkı siyahlaşır.Gastrit WHO Dunya sağlık Örgütüne göre beslenme bozukluğuna bağlı olarak oluşan fakat tedavı edılebılır bir hastalıktır.
Belirtileri : 
Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
 

Filmlerde kendine tutulan erkekleri mahveden, güzel ve acımasız kadın tipi ...


Vamp, (Fr. vamp). 
Erkekleri peşinde koşturan, tavır ve kıyafetiyle bakışları üzerinde toplayan kadın.
Erkeklerin cinsel yönden çekici buldukları kadın tipidir. Yüz hatları keskin çizgilere sahip olması, iri ve çekik gözler ve dolgun dudaklar vamp bir görüntü için gerekli özelliklerdir. 
Erkek peşinde koşan kadın, serüvene düşkün kadın. 
Türk sinemasının ünlü vamp kadınları;
Lale Belkis, (1938 İstanbul) 
Tiyatro, sinema oyuncusu, pop müzik şarkıcısı, manken. Gerçek adı Belkıs Durmaz'dır.
Leyla Sayar, (1939 İstanbul) 
Bir süre Ankara Devlet Tiyatrosu ve Amerikan Kız Koleji’nde okudu.
“Plaj Güzeli” seçilince okul yaşamı sona erdi.
Suzan Avcı (1935 Bursa).  
Türk sinemasının 'femme fetale 'ı...(baştan çıkaran,kötü yola iten, ölümcül kadın) Annesi Kırım Tatarı, babası ise Kazan Tatarı olan göçmen bir ailenin kızıdır.
Sevda NUR (1944, İstanbul)
1960'lı yıllarda dansözlük yaparken siyah saçları ve çok güzel gözleriyle dikkat çekerek keşfedildi. Yan rollerde gözüken Nur, o dönemin aranan 'vamp kadın' oyuncularındandı.
Serpil Örümcer, (1952). 1968-1978 yılları arasında sinemanın vamp kadını "Bayan Bacak" lakaplı sanatçı.
Gülbin Eray, (1936 İstanbul).
Gerçek adı Güngör Eraybar'dır. Kadıköy Kız Sanat Enstitüsü'nü bitirdi.
Aysel Tanju, (1939 - 2003). İzmit'te doğdu. Sinemanın dansöz oyuncularındandı.
1960' ların dansöz oyuncuları; 
Leyla Sayar, Nilüfer Aydan, Özcan Tekgül, İnci Birol, Birsen Ayda, Sedef Türkay, Zennube, Muzaffer Nebioğlu 
Birkaçı dışındaki tüm filmlerinde dişiliğini, fettanlığını kullanıp 'esas oğlan'ı sevdiği kızdan ayıran 'vamp kadın'ı oynamıştır.
 

İncir ağaçlarında döllenmeyi sağlayan sinek ...


İlek, (Lat.Lonchaea aristella).
İlek sineği, (Böcbil). 
İncir sineği,
Blastophaga cinsinden mazı yaban arılarına verilen genel ad. (incirlerin döllenmesini sağlayan bu arıların boyu, 2-3 mm'dir. Dişileri kanatlı, erkekleri kanatsızdır. Mazıyabanarısıgiller familyası.) -2. Gene incirlerin döllenmesinde rol oynayan sinek. (Lon-chaca aristella; Holometopa ya da Acaly-ptera öbeği.)

İlek incirlerinden başka, sofralık incirleri de kurtlandırarak onların değerini düşüren kısa boynuzlu sinek türü.
İncir ağaçlarının yemişlerinden çiçek tozlarını taşıyan, kısa iğneli bir çeşit arıcık. 

İlek inciri denen yabanî incirlerde yaşayan bu sinek, incirin gözünden girer, yumurtlama iğnesini dişi çiçek­lerin dişicik borusuna sokarak yumurtalarını çiçeğin yumurtalığına bırakır. Ancak lop incirde dişicik borusu oldukça uzundur. İlek sineği iğnesini bunun yumurtalığına kadar sokamayınca bırakıp ilek inciri aramağa koyulur; böyle böyle birçok inciri dolaşır, girip çıkarken üzerine bulaşan çiçek tozlarını lop incirin dişicik tepesine bırakmış olur.
İlek sineği Türkiye’de yaşar. Amerikalılar üretmek için ilek sineğini Kaliforniya’ya götürdüler, ama aldıkları sonuç pek başarılı olmadı.

Sembolizm akımına öncülük eden şairlere verilen ...

Dekadan, (Fr. décadent),
XIX yüzyıl sonlarında Fransa'da doğalcılığa karşı çıkan ve simgecilik akımına öncülük etmiş olan sanatçılara verilen ad.
Düşkünleşmiş anlamına gelen Fransızca bir kelime. 
On günlük eşek yavrusuna da dekadan denir. 

19. yüzyıl sonlarında Fransa 'da natüralistlere karşı ortaya çıkan sembolizm akımına öncülük eden sanatçılara, edebiyatı soysuzlaştırdıkları ima edilerek verilen isim. Akım o zamana kadar gelen edebiyat geleneklerini yıkma yoluna giderek, toplumsal ve sanatsal düzenin dışına çıkmayı planlamıştır. İmgeye karşı aşırı neredeyse hastalık derecesindeki duyarlılığa sahip dekadanlar, daha önce görülmemiş imgeler yaratarak bu imgeleri karşılayacak sözcükler oluşturmuşlardır. 

Dekadanlar daha öncelerde olduğu gibi başkalarına tepki olarak çıkmıştır. Toplumda çok çabuk yayılmıştır en önemlisi bambaşka ilkeler ortaya atmışlardır ve bu öncülüğü yazarlar devam ettirmişlerdir.

Dekanlık meselesi, edebiyat tarihimizin Servet-i Fünun Dönemi olarak adlandırılan, zaman olarak çok kısa, fakat edebi verim bakımından zengin bir devresinde yaşanmış bir tartışmadır. Türk edebiyatını biraz 'ölçüsüz' sayılabilecek bir şekilde Batılaştırmak isteyen bir grup genç şair ve yazarın, yine Batılaşma yönündeki Tanzimat yazarlarının bir temsilci olan Ahmet Mithat Efendi tarafından eleştirilmesi ile başlayan ve devrin diğer birçok şair ve yazarının da katılmasıyla genişleyen bu tartışma yaklaşık dört yıl boyunca devam etmiştir. Türk edebiyatında dekadan ifadesi Ahmet Mithat Efendi tarafından Servet-i Fünun sanatçıları için kullanılmıştır.












Kaynakça; TDK ve http://www.turkceciler.com

Bahçe aralarındaki geniş yol ...

İrme,
Bahçe aralarındaki geniş yol.

Bir şeyden çok sıkılmak anlamında argo bir sözcük ...

Daral gelmek,
Sıkılmak, bunalmak, kurtulmak istemek, kasmak ama becerememek.

Bir şeyden çok usanmak anlamında argo bir sözcük ...

Gına gelmek    
Usanmak, bıkmak.

Dilimize de çevrilen "Ağaca Tüneyen Baron", "Sandık Müşahidi", "Varolmayan Şövalye" gibi romanlarıyla tanınmış yazar...

Italo Calvino, (1923-1985).

15 Ekim 1923'te Küba'nın Santiago de las Vegas kentinde doğdu. 19 Eylül 1985'te, geçirdiği beyin kanaması sonucu İtalya'da Siena'da yaşamını yitirdi. Genç yaşta Küba'dan İtalya'ya göç etti. Kurmaca yazarlığının yanı sıra, İtalya Komünist Parti üyeliği, Einaudi Yayınevi'ndeki göreviyle tanındı. Gazetelerle çeşitli dergilerde yazılar yazdı. 

II. Dünya Savaşı sonrası İtalyan kültürünün en önemli adlarından biri oldu. Birçok edebiyat ödülü kazandı. 1960 yılında yayınlanan I Nostri Antenati (Atalarımız) adlı kitabında yer alan fantastik öyküleriyle uluslararası bir üne ulaştı.



1950'lerde fantezi ve alegoriye yöneldi. Yazdığı üç anlatı ününü pekiştirdi: İkiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye. Bilinç akışı yöntemiyle yazdığı ve evrenle insanların yaratılışını konu alan Kozmokomik Öyküler'den Marco Polo-Kubilay Han ilişkisi çerçevesinde arzu, bellek, yaşam, ölüm gibi temaları büyük bir incelik ve şiirsellikle işlediği "Görünmez Kentler"e; yazma ve okuma etkinliğini, okurun anlatı sanatıyla karmaşık ilişkisini ele aldığı "Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu"dan, İtalyan masallarını derlediği ve kendisi açısından bir tür anlatıda ekonomiklik alıştırması olan "Fiabe Italiane"ye (İtalyan Masalları) birçok yapıtı içeren yazarlık yaşamının son ürünü "Amerika Dersleri."

Türkçeye çevrilen eserleri;
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu (1990)
Palomar (1991)
İkiye Bölünen Vikont (1991)
Amerika Dersleri (1994)
Ağaca Tüneyen Baron (1995)
Jaguar Güneş Altında (1997)
Varolmayan Şövalye (1997)
Kesişen Yazgılar Şatosu (1997)
Gözlemci (1998),
Sandık Müşahidi,
Savaşa Giriş (1998)
Kozmomik Öyküler (1999)
Zor Sevdalar (1999)
Karga Sona Kaldı (2000)
Sıfır Zaman (2001)
Görünmez Kentler (2002)
Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler (2004).

Diğer eserleri;
Örümceklerin Yuvalandığı Patika,  
Emlak Vurgunu,   
Kirli Hava Bulutu,  
Arjantin Karıncası,  
Kesişen Yazgılar Şatosu, 
Paris’te Münzevi,

İçinde yağ yakılan toprak kandil ...


Pesüs,(Farsça).
İçinde yağ yakılan toprak kandil .

Maden külçelerinin eritilip arındırılması ...

Kal,
Eritme, (İng. melting ).
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi.
Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılan ısıtma işlemi. 
Eritilerek elde edilen.
Maden külçelerini ateşte eriterek arıtmak.

Daha çok konservesi yapılan bir bamya türü ...

Okra,
Bamya, (İng. gombo, gobbo, Fr. gombo).
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). 
Ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından, meyveleri müsilâj bakımından zengin, ülkemizde kültürü yapılan bir bitki.
Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

Bamya: Okra/Ocker/Bamia/Gombo/Bamias/Gumbo.
Mutedil iklimlerde yıllık, sıcak iklimlerde ise, bir kaç defa yetiştirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebzedir. Sebze olarak yemeği, salatası, turşusu ve daha birçok şeyi yapılan bir bitkidir. Balıkesir, Bornova, Amasya bamyası, Kınalı, Sultani bamya gibi çeşitleri vardır.

Ilık ülkeleri seven şifalı bitki, Afrika ve Asya’ dan bütün dünyaya yayılmıştır. Hindistan, Japonya ve Amerika’ nın güney eyaletlerinde sık sık tüketilmekle birlikte, Türkiye’ de ve genel olarak Akdeniz ülkelerinde de etli ya da etsiz yemekler şeklinde tüketilir. Yaş veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlidir. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır.

Ekşili Bamya Tarifi;

Malzemeler
•  1 kg bamya
•  1 büyük soğan
•  1 kahve fincanı zeytinyağı
•  2 büyük Domates
•  1 limonun suyu
•  2 Çorba kaşığı sirke
•  1 Çay bardağı nohut
•  1/2 su bardağı su
•  tuz, pul biber, karabiber

Hazırlanışı;
Soğanı rendeleyiniz. Bir tencerede zeytinyağında 2-3 dakikak kavurun. Domatesleri rendeleyip koyun. Üzerine yıkanmış temizlenmiş bamyaları koyun. (Bamyaların kök kısımları konik olarak temizlenmelidir.) Üzerine limon suyunu ve sirkeyi ekleyin. Tuz ve diğer baharatları ilave edin. Yarım bardak sıcak suyu üzerinde gezdirin ve pişirmeye başlayın. Bamyalar hafifçe sararınca haşlanmış nohutu ilave ederek pişirmeye devam ediniz. 15 dakika pişirerek alınız. Afiyetle yiyiniz.


Türkiye'de, bamya, genellikle bir güveç olarak domates sosu ile pişirilir. Bu yemek genelde bol limon ve sirke ile hazırlanır. Çok yerde de yukarıdaki tarifte olduğu gibi ekişili bamya yemeği olarak bilinir. Bamya, kızartma, ızgara ve sote olarak da yapılabilir. Bu tarif çok basit ve yemek için uzun bir zaman almaz. Bu çalışma bir gece için mükemmel. İşte sizlere değişik bir lezzette Bamya sotesi;

Malzemeler;
Bir tutam Tuz
300-350 gr.Bamya 
1 küçük sarı soğan (dilimlenmiş),
2 yemek kaşığı zeytin yağı,
1 çay kaşığı karabiber ,
1 tatlı kaşığı kırmızı biber,


Hazırlanışı;
Bamyaları yıkayın ve süzün. Düz kesim yerine bir koni şeklinde bamya köklerini soyun. Eğer Bamyayı düz kafa keserseniz, bamya zamk gibi sünerek yapışır. 

Yüksek ısıda yapışmaz bir tavada zeytinyağını kızdırın. Bamyaları 5 dakika sürekli karıştırarak ekleyin. Doğranmış soğan, karabiber, kırmızı biber ve tuz ekleyin. Bamya ve diğerlerini gevrek kıvamdan biraz daha yumuşak olacak şekilde,  5-10 dakika daha kavurun. Sötelenmiş bu yemeği pirinç pilavı ile sıcak servis yapın.

Ekini biçilip kaldırılmış tarla ...

Kozan,
Ekini biçilip kaldırılmış tarla. 
Ekin biçildikten sonra kalan kökler.

Sağlıklı beslenme saplantısı...

Ortoreksi, (Orthorexia Nervosa).
‘‘Ortho’’ Yunanca'da 'doğru' ve 'normal' anlamına gelmektedir.  “orexia” ise ‘iştah’ anlamındadır. Yani Ortoreksi Nervosa doğru yemek yeme bozukluğu olarak açıklanabilir.

Takıntılı bir şekilde sağlıklı beslenmeye çalışan kişiler, yediklerini sağlıklı besinlerle sınırladıkları için psikolojik olarak sağlıkları bozuluyor. Sağlıklı yemek yeme takıntısı olarak tanımlanan Orthorexia Nervosa hastalığı bir tür yeme bozukluğu ancak anoreksi ve bulimia’dan farklıdır. Anoreksi ve Bulimia' lar yedikleri yiyeceklerin miktarına; ortoreksikler ise, yediklerinin kalitesine takıntılıdırlar.

Ortoreksi nervosa’da birey zamanın birçoğunu sağlıklı yiyecekler hakkında araştırma yaparak ya da düşünerek geçirir, sıklıkla ertesi gün ne yiyeceğini bir gün önceden belirler. Zaman geçtikçe ve obsesyon artıkça bireyin yiyebileceği yiyeceklerin listesi ciddi anlamda sınırlıdır ve azalır. Bu yüzden bu kişiler evin dışında yemek yemekte zorlanırlar ve zamanla kendilerini dışarıdaki hayattan soyutlayabilirler.

Yedikleri yemeğin lezzetini hiç düşünmezler, sadece yemeğin sağlık açısından iyi olması onlar için  yeterlidir. Sürekli yiyecekleri yemekleri 1-2 gün önceden planlarlar ve sürekli yanlarında sağlıklı besinler taşırlar. Sağlıklı beslenmeyenleri küçümserler. İnternet, kitap v.b yayınlardan sürekli beslenme konusunda bilgileri okurlar ve yeni yayınları takip ederler, besinlerin içeriğini ve kalorilerini çok iyi bilirler. Sohbetlerinin çoğu besinler ve diyet üzerinedir. Sürekli diyettedirler. Sürekli sağlıklı besinler yerler fakat yeteri kadar sağlıklı beslenemediklerini düşünürler. 

Günde birkaç defa, çok sık tartılırlar. Saatlerce besinlerin etiketlerini incelerler. Gıda katkı maddelerinin tüketmekten kaçınırlar, mümkün olan tüm besinleri evde yapmaya çalışırlar. Dışarıda yemek yemekten kaçınırlar. Bu tür davranışların daha ileriye gitmesi anoreksia nervosa, bulimia veya orthorexia nervosa gibi psikolojik hastalıklara sebep olabilmektedir.



Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ