Uçan kuşların en irisi olan bir tür akbaba ...


Kondor,
Tepeli akbabaya “kondor” da denir. Andrean kondoru (Vultur gryphus) ve Kaliforniya kondoru (Gymnogyps californianus) 7.500 metreden daha yükseklere çıkabilirler. Kanat açıklıkları 3 metre kadar olup vücut ağırlıkları 10 kg kadardır. İyi bir hedef olduğu için avcılar tarafından kolaylıkla avlanır. Bu bakımdan nesli hayli azaltılmıştır. Yediği leşlerden saatlerce ayrılmaz. 


O kadar çok yer ki, havalanması için koşması gerekir. Leş hayvanı olmalarına rağmen bazan kuzu ve süt danalarına da saldırdıkları olur.

Akbabalar, 
Gündüz yırtıcıları (Falconiformes) takımının Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) familyasını ve Atmacagiller (Accipitridae) familyasına ait Eski Dünya akbabaları (Aegypiinae) alt familyasını oluşturan ve iri, leş yiyen kuşların ortak adıdır. Akbaba terimi belirli bir taksonomik grubu karşılamaz.

Akbabaların başları kel kursakları büyüktür. Yürümeye ve leşleri tutup kaldırmaya uyum sağlamış olan ayakları iri ama güçsüz, tırnaklarıysa yassıdır. Gagaları genellikle eti ve deriyi koparabilecek kadar güçlü ve kalındır. Görme duyusu bütün türlerde, duyma duyusu ise hindi akbabasında gelişmiştir. Tekeşli bir üreme özelliği gösterirler. Özellikleri, 60-116 cm uzunlukta. İki kanat ucu arası 2,5 m, ağırlığı 7 kg’dır. Ömrü: 100-118 sene. Esaret hayatında 30 yıl kadar yaşar. Akbabaların hepsi leş yiyici ve yağmacıdır. En yükseklerde uçan kara kuşlarıdır. 7000 metreden daha yükseklere çıkanları vardır. En önemli özellikleri yuva yapmamalarıdır. Yumurtalarını dağ ve kuru ağaç zirvelerindeki kovuklara bırakırlar. 1-2 yumurta yumurtlarlar. Akbabalar Avustralya ve Okyanus Adaları dışında bütün ılıman ve tropik bölgelere dağılmıştır.

Çoğunun besin seçme alışkanlığı olmadığından genellikle leş, çöp, ve ara sırada canlı hayvan gibi ne bulurlarsa yerler. Yalnızca bazı türleri kaplumbağa kuzu gibi savunmasız hayvanlara saldırır.

Akbabalar uzun ve geniş kanatları üstünde zarif bir biçimde dönerek saatlerce havada kalabilirler. İçlerinde biri ölü ya da can çekişen bir hayvan bulduğunda öbürleri de kilometrelerce uzaktan uçarak gelir. Besini paylaşırken gövdesi daha büyük ve gagası daha güçlü olana öncelik tanıyan topluluk düzenine sıkı sıkıya bağlı kalırlar. Akbabalar genellikle kümeler halinde tünedikleri ve yuva yaptıkları sarp kayaların ve yüksek ağaçların tepesinde ya da yerde yaşayabilirler. Dişisi bir ya da iki yumurta yumurtlar ve 7-8 hafta boyunca kuluçkaya yatar. Eskidünya akbabalarının avlarını kolayca yakalamaya elverişli kartalınkine benzer kıvrık pençeleri vardır.

Akbaba çeşitleri;
Mısır Akbabası,
Hindi akbaba, Kara Akbaba, Kızıl akbaba, Rahip akbaba, Tepeli akbaba(Kondor), Leş Akbabası, Kral akbaba, Amerika Kara akbabası.












Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/
http://www.turkcebilgi.com/

Açık boz renk...

Verka, (Verâki),
Açık boz renk.
Yabani güvercin, Üveyik.
Arapçada erkek ismi olarak da kullanılır.

Konya' nın Cihanbeyli ilçesinin eski adı ...


İnevi,
Esbikeşan,
Cihanbeyli,

Cihanbeyli, Türkiye'nin Konya ilinde ilçe. Cihanbeyli'nin ilk adı Esbikeşandır. Daha sonraları "İnevi" adını almış ve uzun yıllar İnevi adını taşımıştır. Esbikeşan İlçesi ilçelikten bucaklığa, bucaklıktan ilçeliğe çok kez yer değiştirmiştir. 1866 yılında Kulu Köyü Esb Keşan adı ile ilçe olmuş Cihanbeyli ve Şerefli koçhisar Kulu Köyüne bağlanmıştır. Ancak Cihanbeyli ve Koçhisar'ın Aşair beyleri Kulu'ya bağlanmak istememişler ve Ankara'ya baskı yapmışlardır. Bunun üzerine Kulu'nun ilçe teşkilatı lağv edilmiş ve cihanbeyli, Koçhisar Kulu'dan ayrılmıştır. Kulu'da Konya'nın Sille Bucağına bağlanmıştır. 

İç Anadolu Bölgesi’nde Konya İline bağlı bir ilçe olan Cihanbeyli, kuzeyinde Ankara ve Kulu, güneyinde Konya Merkez ilçesi, doğusunda Tuzla Gölü ile Niğde, batısında da Yunak ve Sarayönü ilçeleri ile çevrilidir. Cihanbeyli, Konya ilinin 100 km. kuzeyinde, Tuz Gölü’nün batısında yer almaktadır. Ayrıca Türkiye'nin yüzölçümü bakmından en büyük ilçesidir.

İlçe toprakları Cihanbeyli Platosu üzerinde yer alır. Bu plato, kuzeyde Haymana ile güneyde de Obruk platoları arasında, bir çöküntü alanıdır. Denizden 1.000 m. yükseklikte olan platonun üzerinde yer yer tepecikler bulunmaktadır. Bunların başlıcaları Nuras Dağı tepesi (1.566 m.), Kırklar Tepesi (1.736 m.), Kandil Tepe (1.363 m.), Kırkarşın Tepe (1.321 m.), Bağtepe (1.043 m.) ve Çayırtepe’dir (1.357 m.). Bu plato doğuda Tuz Gölü’ne doğru alçalmaktadır. Neojen döneminde oluşmuş tortullar üzerindedir. Yer yer çakıllı, kumlu, killi tortullar ve tuzlu yapıların olmasına rağmen kalkerli bir oluşumdur. Plato üzerinde yaz aylarında kuruyan küçük akarsular bulunmaktadır. Cihanbeyli’deki bir başka düzlük alan da kuzey-güney doğrultusundaki Altıntekin Ovası’dır.

Cihanbeyli Ovası’nın bir bölümünü sulayan İnsuyu Deresi ilçenin başlıca akarsuyudur. Büyük bir bölümü ilçe toprakları içerisinde kalan Tuz Gölü’nün yanı sıra Tersakan, Bolluk, Musalar, Süt, Acı, Adil ve Köpek gölleri de ilçe sınırları içerisindedir. 

Cihanbeyli' de tarihi eser olarak; Çorca Höyüğü, Akçaşar Köyü yakınlarındaki Bizans kalıntıları günümüze kadar gelen tarihi eserlerdir.

"Hüsnüyusuf" da denilen yerli bir armut cinsi ...

Hüsnüyusuf,
Akça armut,


Orjini Anadolu olup, ince kabuklu, sarı, etli ve sulu bir tür armut cinsidir. İstanbul Akçası, Dikenli Akça, İstanbul Armudu gibi türleri vardır. Ağaçları kuvvetli büyür ve yarı dik gelişir.

Meyvesi küçük, kısa boyunlu, alt kısmına doğru geniştir. Kabuğu yeşil, yeme olumunda yeşilimsi sarı renkte ve incedir. Meyve eti beyaz, az kumlu, orta derecede sulu, az tatlı olup orta – iyi kalitede bir armut cinsidir.
 
Temmuzun başında toplanır. Toplanan ürün bir hafta on gün saklanabilir. Biraz geç meyveye yatar. Ayva anacı ile iyi uyuşur.
  
Ayrıca;

Hüsnüyusuf (Dianthus barbatus) bir çiçek adıdır. Bu çiçek Avrupa' dan çıkmıştır. Şair karanfili de denir. Katmerli, katmersiz çeşitleri vardır. Çiçekleri toplu halde açılır. Görünüşü pek güzeldir. Yarım metre kadar boylanırlar. Memleketimizde çok ekilir. Tohumla yetiştirilir. Haziranda ekilen tohumlar şaşırtma yapıldıktan sonra yerlerine ekilir. Hüsnüyusuf tohumları mayıs ayında , iyi işlenmiş, gübreli toprağa serpilir.


Güneşli veya yarı gölge yerlerde yetişebilir. Hafif kireçli toprağı sever fakat şart değildir.

Çıkan fideler yaz boyunca sulanır ve otları temizlenir.

Sonbaharda şaşırtılarak asıl yerlerine 25-30 cm. aralıklarla ekilir. Fideler ertesi yıl ilkbahar ve yaz aylarında çiçeklenir. Hüsnüyusuf çoğu zaman dökülen tohumlarından kendiliğinden yetişir ve bahçenin kalıcı bitkilerinden oluşur.


Saban, pulluk ya da traktör toprakta açtığı iz ...

Akos,
Çizi,
Akoz,
Abara,
Telem.
Pulluğun açtığı iz.

Pulluğun toprakta bıraktığı ize, Telem denir.
Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgiye akos denir.



Çift demirinin açtığı çizgi, saban izi.
Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.  

Saban demirinin toprakta bıraktığı iz,  

Artvin' in Ardanuç ilçesinde ünlü bir yayla...

Bilbilan yaylası,
Artvin ili Ardanuç ilçesinde yer alan Bilbilan yaylasına, Ardanuç ilçesinden doğuya 51 km. stabilize yolla veya Şavşat-Ardahan üzerinden ulaşmak mümkündür. Yol ve su hariç altyapı hizmetleri bulunmayan yaylada her hafta cumartesi günleri pazar kurulmaktadır. Kurulan bu pazarda hayvanlarını satanlar, gıda ve ihtiyaç maddeleri satın almakta ve canlı hayvan borsası ve panayırı andıran görünümler oluşturmaktadır. 



Karanlık meşe ve Yalnızçam dağları ile kaplı ve Ardahan ile sınır olan Bilbilan yaylası yöre insanının yaylacılık geleneğini sürdürdüğü yaylalardandır.


Yayla, (plato);
Yüksek yerlerdeki derin akarsu vadileriyle yarılmış yüksekte kalan düz arazi şeklidir. Yükseklikleri beş yüz metreden birkaç bin metreye kadar çıkabilir. Örneğin Türkiye'deki Erzurum-Kars yaylasının yüksekliği 2000 metre civarında (1800 m) olmasına rağmen Orta Asya'da bulunan Pamir Yaylasının yüksekliği 4000 m civarındadır. Ülkemizde yaylaları ile meşhur Artvin ilidir.  Artvin yaylaları; Artvin topraklarının yarısı yaylalarla kaplıdır. 

Arsiyan, Amaneskit Yaylası,
Ballı, Bilbilan, Bülbülan, Beyazsu yaylası, Barhal Naznara yaylası,
Cindağı yaylaları,
Çamlıca, Çamlık,  
Düzenli, Dikme,
Mersivan Yaylası,
Hanlıköy,
Irmaklar, 
İnekli, İmerhevcan yaylası,
Kapik, Kireçli, Keşoğlu, Kurudere, Kocakarılı, Kafkasör, Karagöl, Karçal, Keşoğlu,
Lori,
Meşeli, Meydancık,  Mısırlı,  Mağara, Maçahel yaylaları,
Modut (Yusufeli),

Oba,
Sahara Yaylası,
Taşköprü, Taşkınlık yaylası,
Velat  yaylaları,
Yoncalı yaylası, Yusufeli, Yığılı,

Kafkasör Yaylası,
Artvin'in güney-batısındaki yaylaya 10 km. asfalt yolla ulaşılmaktadır. 1. 250 m. yükseklikteki yayla görülmeye değer güzelliktedir. Alt yapı hizmeti götürülmüş olan yaylada belediye tarafından yaptırılan 10 adet 80 yatak kapasiteli bungalovlar bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayının son haftasında düzenlenen ve 3 gün süren boğa güreşleri etkinlikleri, yöre halkı tarafından yoğun ilgi görmekte, festival havasında geçmektedir. Yaylada Cıskaro, Yalnızhasan ve Acısu diye adlandırılan şifalı sular bulunmaktadır. 
 
Arsiyan Yaylası,
Kuzeyinde ve batısında Gürcistan sınırı, güneyinde Ilıca Köyü, güney doğusunda Pınarlı Köyü, Cindağı, doğusunda ise Posof (Kol Köyü) bulunur. Şavşat Arsiyan arasında ki yol düzenli çalışmaktadır. Arsiyan yaylası otuyla, suyuyla, balığıyla diğer yaylalardan farklıdır. 

Ayrıca tuz kayaları kömür madeni ve irili ufaklı çok çermik vardır. Yaylaların büyük nimeti turfanda meyveleri kekre, mozi, mesğal, jol da bol bulunur. 

Ayrıca gezilerde toplanan güzel kokulu Negolara (sarı cennet çiçekleri) lezzetli ve faydalı çorbası olan pancarının da ayrı bir bolluğu vardır. 

Arsiyan efsane gölleriyle ve eski yerleşimleriyle de ünlüdür. Göller Bölgesinde Postanın Gölü diye adlandırılan bir göl vardır. Hemen yanında Posta Karakolu diye ifade edilen bir yer vardır. 

Karagöl yaylası-Şavşat,
Artvin' in Şavşat ilçesinin kuzey doğusunda 8-10 hektar büyüklükteki Karagöl'e 30 km. toprak yolla, özel veya kiralanacak araçlarla ulaşılabilir. Karagöl'de elektrik, çeşme, WC, Orman Bölge Müdürlüğü'nün dinlenme binası ve telsizi hizmet vermektedir. Şavşat ve civarında Borçka Karagöl'de de olduğu gibi yaban hayvanları yaşamaktadır

Karagöl yaylası-Borçka,
Artvin ili Borçka ilçesinde bulunan yaylaya,  İlk 7 kilometresi asfalt olan Borçka-Camili yolunun 27 kilometresinden doğuya ayrılan toprak yoldan 20 km. giderek Karagöl'e ulaşılır.
Göl çevresi ormanlarda, vaşak, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu, yırtıcı kuşlar gibi hayvanlar bulunur. Gölde alabalık avlamak mümkündür. Henüz bütün altyapı sorunları giderilmemiştir. Göl çevresinde WC, piknik masaları, çeşme ve Orman İşletmesi' nin bir misafirhanesi bulunmaktadır.

Karçal Yaylası,
Artvin ili Yusufeli ilçesinde bulunan yaylalar Köyü, Yusufeli ilçesinin 53 km. batısındadır. Yusufeli - Sarıgöl beldesi arası 20 kilometrelik stabilize yolda ticari araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Sarıgöl - Yaylalar köyü arası 33 km. olup, toprak yoldan özel ya da kiralanabilir araçlarla Yaylalar köyüne gidilebilir. Yaylalar köyü - Dilberdüzü kamp yeri arası 10 km. patika yoldan yürüyerek gidilebilir. 3. 200 m. yükseklikteki Yaylalar köyü çeşme, elektrik, sağlık ocağı gibi altyapıya sahiptir. Köyde bakkal, kır kahvesi, lokanta, fırın ve kasap bulunmaktadır.

Yaylalar köyü, Kaçkar dağına tırmanmak için ara konaklama merkezi konumunda olup, tırmanıştan önce köyden yeme içme malzemeleri satın alınabilir, yük taşıma için katır kiralanabilir. 3. 328 m. yükseklikteki Dilberdüzü, Kaçkar dağları zirvesine en yakın kamp yeridir. Bol soğuk suyu bulunan Dilberdüzü' nde altyapı bulunmamaktadır. Dilberdüzü' nden itibaren 3. 932 m. rakımlı Kaçkar dağlarına rehbersiz çıkmak tehlikelidir. 

Bölgede vaşak, ayı, yaban keçisi, kurt, çakal, tilki gibi yaban hayvanları mevcuttur. Yaylalar Köyü yolu üzerinde Altıparmak köyünde, Altıparmak (Barhal) kilisesi ziyaret edilebilir. Köyde ipek halıları  dokunmaktadır.

Yaylaların büyük nimeti turfanda meyveleri kekre, mozi, mesğal, jol da bol bulunur. Ayrıca gezilerde toplanan güzel kokulu Negolara (sarı cennet çiçekleri) lezzetli ve faydalı çorbası olan pancarının da ayrı bir bolluğu vardır. 


Sahara Yaylası,
Artvin, Şavşat  ilçesine 15 km. uzaklıkta olup Şavşat-Ardahan karayolu üzerindedir. Sahara Karagöl Milli Parkı sınırları içinde bulunmaktadır. Bu yayladaki Kocabey Kışla Evlerinin kendine özgü ahşap mimari özellikleri bulunmaktadır.
Bu yörede her yıl Temmuz ayının 4’ncü haftasında Sahara Pancarcı Festivali düzenlenmektedir. Sahara’da Karavan Turizmine uygun alanlar bulunmaktadır.


Beyazsu Yaylası,
Artvin, Kaçkar Dağları´nın 2200-2400 metre arası yükseklikte bulunan bir yayladır. İsmini yayladaki bir kaya içerisinden çıkan suyun aşağı dökülmesiyle oluşan beyaz su köpüklerinden almıştır. Camili (Maçahel) yöresinin yüksek yaylalarından biridir. Zira bulunduğu yerde ormanların yerini meralar almaktadır. Kaçkar Dağları´nın zirvesinde bulunan Yıldız krater gölüne bu yayladan yürüyüşler yapılmaktadır.

Artvin Yaylaları

Deriyle kaplı bir çeşit Eskimo Kayığı ...

Umiak,
Umiak, umialak, umiaq, umiac, oomiac, oomiak,

Ahşap çerçeveye gerilen deriden yapılam açık Eskimo sandalı.
Ren geyiği derisinden yapılmış Eskimo kayığı. 
Eskimoların daha çok kadınlarca yük taşımak ve yolculuk yapmak için kullandıkları ve deri kayık tekniğiyle yapılan, boyu dokuz eni bir buçuk metre olan kayıklarının adı. 

Deri ile kaplı Eskimo kayığı ve ya Deriyle kaplı bir çeşit Eskimo kayığı ve ya Ren geyiği derisinden yapılmış Eskimo kayığı olarak tanımlana bilir.

Fok balığı derilerinden dikilerek yapılan ve taşıma işlerinde kullanılan Eskimo kayığı

Eskimo insanları, hem Yupik ve Inuit tarafından kullanılan botun bir tipidir. Başlangıçta Siberia'dan Greenland'a kadar kıyılarda kullanılırdı. Thule'de geleneksel olarak mevsimlik avlanma bölgelerinde kullanılmıştır.  Genellikle umiağı,  kadınlar kürekler ile sevk ederek kullanılır. 

Ondört dizeden oluşan bir Batı şiiri türü ...

Sone, (Fr. sonnet). 
İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, on dört dizeli bir Batı şiir türü.
Başta iki dörtlü ve sonra iki üçlüden ibaret ondört dizeli bir Batı koşuk şekli.
Klasik Avrupa yazınında bir koşuk biçimi. 
Bize de geçen sonelerin uyak düzeni şöyledir: Dörder dizelik iki, üçer dizelik iki olmak üzere dört bağlamlı 14 dizelidir. Uyak düzeni: abba abba ccd ede ya da abba abba ccd eed.

İki ayrı dilin komik bir etki yaratacak biçimde karıştırılmasıyla yazılan Latin kökenli şiir türü ...

Makaronik, (Fr. macaronique). 
Mülemma, (Eski dilde,  Arapça).
Latince sözcük ya da ekler katılarak yazılan alaylı (koşuk türü).
İki ayrı dilin komik bir etki yaratacak biçimde karıştırılmasıyla yazılan Latin kökenli şiir türü.
İki ya da daha fazla dilin karıştırılmasıyla yazılmış mısra veya bölümlerden oluşan şiir türü. Bulaşmış, sıvanmış.
Karışık dilde söylenmiş manzume.


Kunduracıların, ayakkabıya yarık açmakta kullandıkları araç...

Haramaki,
Ayakkabının taban köselelerine yarık açmakta kullanılan kunduracı aleti.
Dikiş açmak için kullanılan ince tel araç.
Kunduracıların, ayakkabıya yarık açmakta kullandıkları araç,

Evde ya da odada saygıdeğer kişilerin oturduğu baş köşe...

Tör, (Eski dilde).
Başköşe.
Evde ya da odada saygıdeğer kişilerin oturduğu baş köşe.
Ön, orun, şeref yeri.
Evin veya odanın en önemli, en iyi yeri. 

Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri çok güçlü zehir ...

Kürar, (Fr. curare, İng. curare ).
Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir.
Bitkilerden elde edilen ve Afrika yerlileri tarafından oklara zehir olarak sürülen, alkaloit madde içeren ve sinir uçlarında impuls iletimini engelleyerek felçlere sebep olan bir nörotoksin.
Amazon yerlileri'nin borudan üfledikleri oklarının ucuna sürdükleri zehir.

Düzeltme, iyileştirme ...

Islah, (Arapça, Osmanlıca)
Düzeltme, iyileştirme.
İyileştirmek. 
Düzeltmek. 
Kusurları gidermek. 
Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.

Niteliği düşük mal...

Fason, (Fr. façon ).

Tapon,
Niteliği düşük, eski, elde kalmış: 
Bayağı (kimse).

Fason üretim veya kısaca Fason, biri diğerine göre ekonomik üstünlüğe sahip iki firma arasındaki ilişki sonucu, küçük firmanın büyük firma için anlaştıkları türde, miktarda ve kalitede süreli olacak şekilde üretim yapması ve bu üretimi anlaştıkları tarihte teslim etmesidir.

Yaradaki irini akıtmakta kullanılan bükülgen boru ...

Dren, (Fr. drain, Latince drain, İng. drain). 
Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp.
İltihaplı yaradan cerahati çekmek, bu işi yapmak için kullanılan tüp veya fitil.
Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil.
Ark.

İskambilde karo işaretine, rengine verilen başka bir ad...


Dineri, (Rumca). 
İskambil kâğıtlarındaki işaretlerden karo.
Karo, (Fr. carreau). 
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı.
Orya, 
Briç oyununda genellikle karo olarak anlamında kullanılır. 

Oyun kartlarının bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa'sına dayandığı bilinir. O tarihlerde, Fransa'da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.

Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce'de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen 'knave' kelimesi kullanılırken, günümüzde 'jack' ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de 'kız' denilerek oğlana layık görülmüştür.
Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar 'maça' şeklini mızrağa benzeterek 'pique' adını vermişlerdir. İngilizce'de ise aynı anlamdaki 'spades' kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de 'kupa' klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona 'coeur', ingilizler ise 'heart' adını vermişlerdir.

'Karo' için Fransızca'da kare anlamındaki 'carreau' kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki 'diamond'u tercih etmişlerdir. Bizim 'sinek' dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki 'trefle' kelimesini kullanırlarken, İngilizler 'club' (kulüp) ismini kullanmışlardır.

İşte bu nedenle briç oyuncuları maçaya 'pik', kupaya 'kör', sineke de 'trefli' derler, zaten aslına uygun olan karoyu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,










Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/


İskambilde maça işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Pik, (Rumca).
Maça, sembolü \spadesuit,
Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi, pik (III).

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,

İskambilde kupa işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Kör,
Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de 'kupa' klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona 'coeur', ingilizler ise 'heart' adını vermişlerdir.

Briç oyuncuları maçaya 'pik', kupaya 'kör', sineke de 'trefli' derler, zaten aslına uygun olan karoyu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.


Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf).

Alıntı;
"Seks yaparken briç düşündüğüm çok oldu ama briç oynarken seksi hiç düşünmedim."
Ömer Şerif, Mısır'lı aktör ve briççi.


İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,













Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/

İskambilde sinek işaretine, rengine verilen başka bir ad...

Trefl, (Frn. trèfle, İng. Trefle)
Yonca, üçlü yonca şekli,
İskambilde ispati, sinek. İspati, (Rumca). 
İskambil kâğıdında sinek.
Sinek, iskambil kağıtlarındaki dört seriden birisidir. İspati de denir, işareti yonca yaprağına benzer. Briçteki adı trefldir.
Yunanca spation, küçük kılıç, spathi'den türemiştir. Üzerinde siyah renkte üç yapraklı yonca motifi bulunan iskambil kâğıdı. Sinek.
Briçte trell ya da trefli de denir.


İskambil, (Fr. briscambille);
Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste. 
Bu kart destesiyle oynanan oyun.
Briç oyununda genellikle trefl ile sinek anlamı kullanılır.

İskambil oyunları, genellikle 52 kart içeren standart iskambil kâğıtları destesi veya onun türevleriyle oynanan oyunlardır. İskambil destesi üzerinde resim veya sayılar bulunan kartlar içerir.

Bu kartlar sinek (sembolü \clubsuit, trefl de denir), karo (sembolü \diamondsuit), kupa (sembolü \heartsuit, kör de denir), maça (sembolü \spadesuit, pik de denir) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.

Her grup içersinde üzerinde 1 den 10'a kadar bir sayı olan birer kart ve ayrıca birer tane de üzeri resimli "vale" (bacak, jilet vs de denir), "kız" (dam da denir), "papaz" (rua da denir) kartı vardır. Üzerinde sayı olan kartlar "maça ikilisi, sinek yedilisi" gibi adlarla anılırken, üzerinde 1 sayısi olan kartlara "as" demek gelenektir.

İskambil oyunlarının sayısı ve çeşidi çok fazla olduğundan ana hatlarıyla bile kartların işlevlerinden bahsetmek mümkün değildir. Dahası birçok oyunda modifiye desteler kullanılır. Mesela Ellibir oyunu iki tane 52'lik desteyle oynanınırken, Altmışaltı oyunu standart destenin sadece As, papaz, kız, vale, 10'lu ve 9'lu kartları kullanarak oynanır.

Briç elli iki kartlık standart iskambil destesiyle oynanan bir iskambil oyunudur. Turnuva brici versiyonu, şansın etkisini en aza indirmesi ve zihni yetenekleri bilemesi nedeniyle diğer iskambil oyunlarından çok çoğunlukla Satranç'a benzetilir. Zekanın etkisi olduğu 2 iskambil oyunundan biridir.(diğeri blöf)

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  
Maça Kızı,
Ohel,


Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,









Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/



 

İskambilde koz...

Atu, (Fransızca atout).
Koz; darbe.

İskambil Oyunları;
Altmışaltı,  Anastra,  Americano, 
Batak,  Blöf,  Blackjack,  Bezik,  Bulum, Briç,
Dürt,  Dost kazığı ,
Ellibir,  Eşşek,  Esperansa,
Fanti,  Fitil,
Hoşgin (Nezere), 
İhale,  İskambil(Altıkol),
Kanasta,  Kastet,  Kılıç,  King,  Konçina,  Konken, Koyeye,  Kaptı Kaçtı,  

Maça Kızı,
Ohel,
Papaz Kaçtı , Piket,  Pinaki , Pis Yedili , Pişti,  Poker,  Prafa,   
Remi,
T-Rex,  Tık,  Toto, 
Uno, 
Üçbeşsekiz, 
Yanık,  Yirmibir,  Yükleme, Yüzbir,









Kaynakça; http://tr.wikipedia.org/



 

İnce kabuklu, tatlı ve kırmızı renkli bir kiraz cinsi ...

Alyanak,
İnce kabuklu, tatlı ve kırmızı renkli bir kiraz cinsi .

Kiraz (Prunus avium), Rumca. 
Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kırmızı veya beyaz renkte, etli, sulu, tek çekirdekli meyvesidir.

Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. A.B.D, Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. 

Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin  altındadır. Gülgiller (Rosaceae) familyasından olan kiraz, Giresun, Güney Kafkasya, Hazar Denizi ve Kuzeydoğu Anadolu'da doğal olarak bulunan meyve ağacı.

Türkiyede en kaliteli kirazlar Torosların kuzey yamaçlarında,Göksu Nehrinin kaynağında yer alan Korualan Kasabasında yetişir. Gezlevi Kirazı olarak namlanmıştır. Kiraz yetiştiriciliği ve üretimi olarak Afyonkarahisar ili Sultandağı ve Çay ilçeleri Konya Ereğli yöreside çok meşhurdur. Bu kaliteli kirazın yetişme sebebi ise Sultandağları ve akşehir ve eber göllerin Özel iklim koşulları oluşturmasıdır.

Meyvesi taze olarak yenir. Hoşaf, reçel ve konservesi yapılır. Kiraz kabuğu kabız ve ateş düşürücü, çiçekleri göğüs yumuşatıcı, yaprakları ise müshil olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Giresun ilinde 'kiraz kavurma' adıyla yemeği yapılmaktadır.

Kanı sulandırıp, temizleyen kiraz, karaciğer ve safrayı temizliyor, böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı oluyor, kabızlığı gideriyor, hazmı kolaylaştırıyor...

Kiraz çeşitleri;
Alyanak,
Bing,
Early Burlat, 
Karagevrek, Karabodur, Kuş kirazı,
Lambert,
Majeste, Merton Late,   
Napolyon, Noble,
Starksgold Beyaz Kiraz, Stella,
Türk kirazı Ziraat 0900,
Vista,




Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepet ...

Çitinek, 
Saz, kamış veya ince dallardan örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kapa sepet (Farsça seped) denir. Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepete ise Çitinek denir.

Kıbrıs adası' nın eski adlarından biri ...

Alasia,
Alaşiya,
Alasiya,

Kıbrıs adasının bilinen en eski adı Alasia’dır. Kıbrıs’ a Mısır firavunları, Asurlular, Persler hakim olmuş yunanlılar ticari üsler kurmuşlardır. M.Ö. 4. yy ‘da Persler den Makedonyalı İskender ‘e sonra da Roma hakimiyetine geçen Kıbrıs 395 yılında Doğu Roma ( Byzans)’ nın payına düşmüştür. Yedinci asırda İslam Emevi Halifesi Muaviye, Adayı ele geçirmiş olmasına rağmen Bzanslılar geri almayı başarmıştır.


III.Haçlı Seferinde İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard Byzans Valisini Ada’dan kovarak Fransız Lusignan hanedanını yönetime getirdi.(1191 ). Böylece Katolik yönetim kurulmuş oldu. Bu dönemde Kıbrıs Mısır Türk Memluklu Sultanlığına bağlandı.(1250-1517) 15.yy’ da Venedikliler Adayı işgal ederek sömürgeleştirdiler.

Yavuz Sultan Selim ‘in 1517’de Mısır ‘ı alarak Doğu Akdeniz ‘i ele geçirmesiyle Kıbrıs; İstanbul-Mısır yolunun güvenliğini tehliaaae düşüren bir konuma geldi. Venedikliler Osmanlılara vergi ödeyeceklerini bildirmelerine rağmen Kıbrısta üslenen korsanlar Türk gemilerine saldırmaktaydılar. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ‘ nın karşı çıkmasına rağmen , Padişah II.Selim, Şeyülislam Ebusuud Efendi, Piyale Paşa ve Lala Mustafa Paşa Ada ‘nın fethine karar verdiler. 1571 de Lala Mustafa Paşa komutasındaki donanma Kıbrıs’ı ele geçirdi. Anadolu’dan binlerce Türkmen Kıbrıs’a yerleştirildi. Venediklilerin Ortadoks Rum halka yaptıkları kötü muameleye ve mezhep baskısına son verildi. Kıbrıs Osmanlı devletinin bir İli (Sancak) durumuna getirildi.

Osmanlı devleti ile Rusya arasında savaş çıkması üzerine 1878 ‘de İngiltere Osmanlılardan yana tavır koyacağını ileri sürerek. Hukuken Osmanlılara kalmak kaydıyla Ada ‘nın kendisine verilmesini istedi. Anlaşmaya göre Kıbrıs Osmanlı devletinin hukuki bir parçası olacak, İstanbul’ a vergisini ödeyecek fakat İngiltere tarafından yönetilecekti. Bunun sonunda İngiltere Berlin antlaşması’ nda Türkiye yi destekleyecekti. Ruslar işgal ettikleri Kars ve Artvin’i Türkiye ye geri verdikleri zaman Kıbrıs’ın yönetimi yeniden Osmanlılara bırakılacaktı. Ancak 1914 yılında Osmanlı Devleti İngiltere’ye karşı Almanya ile birlikte savaşa girince İngiltere Osmanlılarla yaptığı antlaşmayı tanımadığını ileri sürerek Kıbrıs ‘ı sömürgeleri arasına kattı. İngilizler Kıbrıs’taki Türk vakıf arazisine ve gayri menkullerine el koyarak Türkleri yoksullaştırma ve Ada dan göç etmeye zorladı. Bunun sonucu Türklerin mülkiyetindeki topraklar azalmış oldu. 1878 sonrası on binlerce Türk, Kıbrıs tan ayrılarak Türkiye ve İngiltere’ye göç edince Ada daki Türkler azınlığa düşmüş oldular. Kurtuluş Savaşı sonrası yapılan Lozan antlaşmasında Kıbrıs konusu gündeme getirilmemiştir.

Şubat 1975 yılında “Kuzey Kıbrıs Türk Federe Devleti”ni, 15 Kasım 1983 yılında da “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ni ilan etmiştir.  Kıbrıs Yunanistan’ın kurulduğu 1830 yılından 1974 yılına kadar yayılmacı emellerinin sona erdiği bir nokta olarak tarihteki yerini almıştır.

Ankara yemekleri ...



Ankara Kalesi kentin sembolüdür. Ankara’nın bekçiliğini yapan kalenin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Kalenin bulunduğu tepe yanındaki Hatip Çayı – Bent deresinden 110 m. yüksektedir. Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır.

Ankara mutfağına eskiden Aşhane-Ayşene denir. Bu mutfaklarda yemekler tandır ve ocaklarda pişirilir ve yere serilen sofralarda yenir. Kiler, ocak ve tandır bu amaçla kullanılır. Bu yöreye ait yemekler aşağıda sıralanmıştır.

Çorbalar;
Aş Çorbası (Ayaş), Miyane Çorbası , Dutmaç , Tarhana Çorbası (Ankara), Keşkek Çorbası, Toyga-Toyka Çorbası, Sütlü çorba.

Toyga çorbası tarifi
Malzemeler:
1/3 su bardağı nohut
 1/2 bardak dövme
5 bardak su
3 çorba kaşığı un
1,5 bardak yoğurt
4 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı nane, tuz,

Hazırlanışı: 
Nohut ve dövme 2 bardak su ile bir gün önceden ıslatılır. Kalan su ilave edilip basınçlı tencerede yumuşayıncaya kadar yaklaşık 1 saat pişirilir.
Un başka bir kapta yoğurtla ezilip içine pişme suyundan birkaç kaşık konularak ılıtılır. Yoğurtlu karışım tencereye azar azar eklenirken, çorba sürekli karıştırılır. Tuz ilavesi ile 10 dakika pişirilir. Yağ tavada eritilip nane eklenir, birkaç kez çevrilip ocaktan alınır ve çorbanın üzerine gezdirilir.

Et Yemekleri;
Ankara tavası, Alabörtme (Sorgun-Güdül), Calla (Ortabereket-Ayaş), Çoban Kavurması , İlişkik (Demirtaş), İrişkik (Sirkeli-Çubuk-Ayaş), İrişilik (Ayaş), Kapama, Orman Kebabı, Patlıcanlı Et, Sızgıç, Siyel-Siğer(Göveç9, Siyer, Micirim köftesi, Tiritli köfte, Domates salatası-Çırga.

Ankara Tava
Malzemeler: 
5 kg koyun eti (kol tarafından)
4 diş sarımsak
9 su bardağı su
10 adet tane karabiber
1 orta boy soğan
4 çorba kaşığı tereyağı
4,5 su bardağı pirinç
1 çorba kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber.

Hazırlanışı:  
Pirinci ayıkladıktan sonra beyaz suyu gidene kadar iyice yıkanır. Tuzlu sıcak suda yarim saat bekletilip, süzülür. Et 8 eşit parçaya bölünür. Bir tencereye koyulup, soyulup ikiye bölünen soğanlar, soyulmuş bütün sarımsaklar, tane karabiberler ve 9 su bardağı su ilave edilip kaynatılır. Kaynamaya başladığında üzerinde oluşan köpükler bir kaşıkla alınır, ağzı kapatılarak kısık ateşte et yumuşayana kadar haşlanır. Etin suyu süzülüp, ayrı bir kaba alınır. Derin bir fırın kabına ıslatılmış pirinç yayılır. Bir tencerede tereyağı ve zeytinyağı kızdırılır. 6 su bardağı et suyu, karabiber ve tuz eklenip kaynatılır. Sıcak et suyu pirincin üzerine dökülür. Haşlanmış etler pirincin üzerine yerleştirilir. 160 derece işitilmiş fırında pilav suyunu çekip, etler kızarana kadar yaklaşık 45-50 dakika pişirilir. Servis yapılmadan önce, etler üzerinden alınıp, pilav karıştırılır. Pilav servis tabağına koyulup, etler üzerine dizildikten sonra servis yapılır.

Pilavlar;
Bici (Güdül), Bulgur pilavı, Oğmaç aşı (Beypazarı), Pıt pıt pilavı.

Köfteler;
Kadınbudu köfte, Mücirim köftesi, Yumurtalı köfte, Tohma , Tiritli köfte.

Dolmalar;
Efelek Dolması, Mantı, Şirden dolması-Bumbar, Yalancı dolma , Yaprak dolması (Beypazarı)

Börekler-Çörekler;
Altüst böreği, Ay böreği, Bohça böreği, Entekke böreği, Gömme (Beypazarı), Poğaça (Nallıhan), Hamman-Homman (Akdoğan-Kızılcahamam), Kaha-Kana (Kalecik), Kolböreği, Papaç (Keskin), Pazar böreği, Tandır Böreği, Yalkı (Kozalan-Beypazarı).
Ebesüt (Beypazarı)-Un,Süt ve cevizle yapılan pohaça.

Yemekler;
Cancıran (Büyükafşar-Ankara), Bici aşı ( Beypazarı), Bahçe kebabı, Cılbır (Gürdül), Çırpma, Göçel-Göçe (Beypazarı), Göter (Ankara), Kalle (Gürcü köyü-Kızılcahamam), Kapuska (Kalecik), Keşkek, Domates salçası (Kalecik), Keşkek yemeği (Nallıhan), Köremez ( Karahoca, K.Haymana/Üçem K.Bala), Mıhlama (Kızılcahamam), Omaç (Kılıçlar K.Ankara), Papara (Ankara), Saz (Başköy-Ankara), Tamtak İridi (Ankara), Topaç (Bala).

Hamur İşi Yemekler;
Bazlama, Cızlama, Gözleme, Nevzime , Öllüğün Körü , Su böreği.

Tatlılar-Kompostolar-Hoşaflar;
Ayva Boranası, Bırtlak (Güdül), Datlaş (Ayaş), Ekir (Şereflikoçhisar), Fıslak, Höşmerim, Kabak Tatlısı (Arkatça K. Nallıhan), Karga beyni, Kar helvası, Kaygana, Köyler (Şabanözü-Polatlı), Omaç Helva (Bahşılı Keskin), Perçem (Beypazarı), Saraylı, Tiltil Helvası, Tuhafiye, Zerdali boranası, Zerdali Hoşafı.

Ekmekler;
Bazlamacın (Beypazarı), Bezetleme (Kızılcahamam), Bezdirme (Ankara),
Çerpit (Bala), Gizleme(Kızılcahamam),  Ebem Ekmeği (Ankara), Göbü (Kalecik-Çiflik Köyü), Kabalı (Bala), Kartalaç (Haymana-Beypazarı), Kömbe (Ankara), Kete (Ankara), Saçkıran (Karahoca K.-Haymana), Şerit (Beypazarı), Şaplak (Haymana), Şebit (Güdül), Şipleme (Polatlı), Yarımca (Beypazarı).

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!