Briç, satranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad ...

Kibitzer,
Eng. Kibitzer,
Bazen kibbitzer olarak da yazılabiliyor.
Kelime yidişçe kökenlidir.
Başkalarının işine burnunu sokan kimse.
Briçsatranç gibi oyunlarda, dışarıdan oyuna karışan seyircilere verilen ad

Gözlemci, izleyici.
Seyirci, Görüş, Görgü tanığı, 

Bir işin başında durup boş yorum yapan, tavsiye verenler için kullanılır. 

Oyun oynarken akıl veren, açık büfede yemek seçerken gereksiz yorum yapan insanlar  için kullanılır.

Zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilen kaplumbağa ...

Adwaitya,
D. yaklaşık 1750 - Ö. 22 Mart 2006,
Aldabra cinsi bir kaplumbağa.
Hindistan'ın Kalküta şehrinde bir hayvanat bahçesinde yaşamıştır. Alipore hayvanat bahçesinin evraklarına göre, Adwaitya 1750 yılında doğmuş. 1875 yılında Seyşellerden Hindistan'a getirilmiştir. Sanskritçe çift olmayan  anlamına gelen Adwaita adı 2005 yılında verilmiştir.


250 kg ağırlığındaki kablumbağa kabuğunda,öldürücü bir enfeksiyona yol açan bir çatlak nedeniyle 2006 yılında ölmüştür. Adwaitya 256 yıllık yaşı ile zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilmiştir.



Galapagos adalarında yaşayan 175 yaşında ölen 180 kg ağırlığındaki bir başka dev kaplumbağa Harriet, ise (D. tahminen 1830),  23 Haziran 2006 tarihindeki ölümüne kadar esaret altındaki en yaşlı hayvan olarak bilindi.

Güney Atlantik Okyanusunda, bir İngiliz Denizaşırı Bölgesi olan St. Helena Adası‘nda yaşayan 182 yaşındaki dev kaplumbağa Jonathan, ise bugün Dünyada yaşayan en yaşlı hayvan olarak biliniyor. 1882 yılında Adwaitya gibi Seyşeller’den adaya getirilmiş. Kayıtlara göre, Jonathan adaya diğer üç kaplumbağayla birlikte geldiğinde 50 yaşlarında getirilmiş ve katarak olmasına rağmen yıl 2019 halen yaşıyor.

Belli bir işe gücü yetmeyen, aciz ...

Eksin,
Ekzin,
Belli bir işe gücü yetmeyen, aciz.
İhtiyar.
Yaşlılık ya da şiddetli bir hastalık nedeniyle bunamış (kimse).
Emekli, mütekaid. Arapça,  متقاعد 
Arapça, tekaüd,  تقاعد .

Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad ...

Safsaf,
Osmanlıların ilk döneminde Söğüt ilçesine verilen ad.

Bid,
Söğüt'ün Bizans dönemindeki ismi Thebasion veya Sebasiyon' dur. Söğüt Beldet'us Safsaf şeklinde isimlendirilmiştir. Aynı şekilde Farsça kaynaklarda da Hıtta-i Bid şeklinde anılmıştır. Safsaf ve Bid kelimeleri söğüt ağacı anlamındadır. 

Osmanlıca kaynaklarda ve günümüzde bu kelimelerin Türkçe karşılığı olan Söğüdcük, Söğütçük, Söğütlü Saraycık, Söğüd ve Söğüt olarak bilinmektedir.

Söğüt,
Thebasion,
Sebasiyon,
İtea,

Bilecik ilinin bir ilçesidir. 
Osmanlı Beyliği'nin ilk başkenti.
1231 yılında Thebasion olarak bilinir.

Söğüt İlçesi, Eski Türk kaynaklarında kasabanın adı Söğütçük olarak geçer.

1230 yılında, Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat I, Celaleddin Harizmşah’a karşı Yassıçeme savaşında kendisine yardım eden Ertuğrul Beye, Söğüt’ü yurtluk olarak verdi. Daha sonra Ertuğrul Beyin oğlu Osman Bey, Osmanlı devletinin temelini burada attı. Babası Ertuğrul Beyin türbesi Söğüt’tedir. 

İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan, pis ...

Mundar,
Farsça, Murdar. 
Pis. Kirli. 
Mülevves. 
Bulaşık, bulaştırılmış.
Temiz olmayan.
Arapça mundar, ملوث
Kirli.
İslamiyetin gösterdiği kaidelere uygun olmıyarak kesilmiş hayvan.
Cenabet,
Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse). 
Dini kurallara uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan).

Halk dilinde, murdar.
Pis, sevimsiz.
Bir şeyi ziyan etmek, bozmak,

Bazı yörelerde, mındar da denir. Eti yenmez, mısmıl olmayan hayvan demektir.
Murdar getmek deyimi, eti yenilen hayvanların kesimden önce öldüğünü ifade ediyor.

Azerice iğrenç,

Mısmıl, 
Halk dilinde, Musmul,
Arapça, mısmıl, طاهر 
Beğenilen yada iyi yapılması istenen anlamındadır. 
Eti yenilebilen, murdar olmayan (hayvan). 
Murdar olmayan. 
Makbul, helal.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ