Kefal balığının yavrularına verilen ad ...

Gamit,
Ganbut,
Kefal balığının yavruları.
Kefalin küçüğü.
Kefalin yavrusudur. 
Levrek gibi balıkları avlamak amacıyla canlı yem olarak kullanılır.

Kefalgiller (Mugilidae). 
Tropikal ve ılıman bölgelerin deniz ve tatlı sularında yaşar. 
Vücudu iri pullarla örtülü, çift sırt yüzgeçli, otçul bir balıktır. Sırtı gri, karın tarafı gümüşi beyazdır. Uzunlukları 25-90 cm arasında değişir. Eti makbul olup avlanması güçtür. Kefal 15-16 yıl yaşar. 

Türkiyede sularımızda yaşayan türleri;
Has kefal-Gambot-Topan Kefal, Bıldırcın Kefali, Dudaklı kefal,  Altınbaş kefal-Sarı yanak-Sarı kulak, Topbaş kefal, Polatarina, İlirya - İnce dudak-Ceyran, Çulara kefali, Mezopotamya kefali, Mavraki. 

Kefal, çevik ve kurnaz bir balık olduğundan olta ve ağla yakalanması zordur. Genellikle serpme ve çöktürme ile avlanır. Japonya, Çin ve son yıllarda İsrail’de havuzlarda sazan balıklarıyla beraber kefal yetiştirilmektedir. Küçük kefal yavruları, denize dökülen nehir ağızlarında küçük bir ağ ile yakalanır. Koruyucu mukoza örtülerini zedelememek için elle dokunulmadan kovalarla, depo tanklarına aktarılırlar. Yavrular tanklardan havuzlara aktarılırken her iki ortamın sıcaklığına dikkat edilmelidir. Havuzlar zengin alg (yosun) ihtiva etmelidirler.

Gamit ayrıca zayıf kişiye denir.

Büyük okyanusa verilen başka bir ad ...

Pasifik,
Büyük okyanusa verilen başka bir ad.

Büyük Okyanus, diğer adıyla Pasifik Okyanusu,  Amerika, Asya ve Okyanusya kıtaları arasında bulunur. 
Yüzölçümü: Atlas ve Hint okyanuslarının toplamına yakın olup dünyadaki bütün karaların yüzölçümü toplamından daha büyük yani  179.7 milyon km² dir. En derin yeri: Mariana Çukuru'dur. (11.034 m.)

Diğer 5 okyanus şunlardır.

  1. Büyük Okyanus, Pasifik.
  2. Atlas Okyanusu, Atlantik.
  3. Hint Okyanusu.
  4. Arktik Okyanusu, Kuzey Buz Denizi.
  5. Güney Okyanusu, Antarktika Okyanusu.
Büyük okyanusa Pasifik ismini Portekizli denizci, Ferdinand Magellan vermiştir. Magellan, günler süren zorlu ve fırtınalı şartlar altında adını verdiği Macellan Boğazı'ndan geçip bu okyanusa açıldığında, fırtınaların dinmesinden ve kendisini sakin suların karşılamasından dolayı Portekizcede "sakin" anlamına gelen "Pasifico" kelimesinden yola çıkarak bu ismi vermiştir. Mikronezya, Melanezya, Polinezya takımadaları Büyük Okyanusun batı kesiminde bulunur. 

En az kötü olan çözümü kabul etme eylemi ...

Minimizasyon,
Minimization, minimisation
En az kötü olan çözümü kabul etme eylemi.
Simpleks yöntem.
Bir anlamda Ehvenişer, (ehven-i şerreyn).
Maliyet enazlaştırması.
Amaç fonksiyonunu en aza indirgeme (en azlama) çalışmasına minimizasyon denir.

Masrafları azaltmak amacı güdülen bir gider minimizasyonu nihai amaçta kar maksimizasyonudur. 
Bir firmanın belirli bir üretim miktarını olası en düşük maliyetle üretebilmek amacıyla girdi miktarını ayarlaması.
Minimizasyon, küçültme. Bir şeyi olabildiğince az miktarda veya dereceden veya konuma indirgeme eylemidir.

Osmanlılarda kentlerin güvenliğini sağlamakla görevli karakollara verilen ad ...

Kulluk,
Osmanlılarda kentlerin güvenliğini sağlamakla görevli karakollara verilen ad.
Kullukçu,
Osmanlı devletinde İstanbul' un güvenliğini sağlamakla görevli yeniçerilere verilen ad.
Eski Türkler'de kamu düzen ve güvenliği işleri Subaşılar tarafından belli yasalara uygun olarak yürütülürmüş. Osman Bey Karahisarı aldığı zaman, kentin yönetimini oğlu Orhan Beye vermiş ve onun yanına arkadaşı olan Gündüz Alp'i de Subaşı olarak tayin etmiştir. Subaşılar savaş zamanında ise yetiştirdikleri kıtalara komuta etmişlerdir. Kulluk denen bu karakollarda bulunan ve devriye görevi yapan Kullukçu, Karakullukçu neferleri devamlı surette kol gezerek önleyici zabıta hizmetlerini yerine getirirlerdi. Osmanlı Devletinde şehirlerde ve taşrada ve köylerde kullukçu veya karakullukçu denen bir baş karakullukçunun emrinde gece ve gündüz devriye görevi yapan zabıta kuvvetleriydi.
Kullukçular görev aldıkları bölgelerde kol gezerek şüpheli gördükleri kişileri, gece fenersiz gezenleri yakalayıp, amirlerinin huzuruna getirirlerdi. Fuhuş yapıldığı iddia edilen evlere baskın düzenlerdiler. Bölgelerinin emniyet ve asayişini sağlayarak, halkı koruduklarından dolayı kendilerine kullukçu, yasakçı hakkı verilirdi.

Osmanlıda kullanılan görevler ve isimleri;
Kulluk, Karakollar, 
Baş Karakullukçu, Kullukçuların Amiri,
Kullukçu veya Karakullukçu, Yasakçı, Zabıta Kuvvetleri,
Kulluk Neferi, Karakol Bekleyen Yeniçeri
Keçeli, Yeniçeri Neferi
Odabaşı, Yeniçeri Kışlası Amiri
Kulluk Bayrakdarı, Emniyet Amiri.
Cellat, İdam Hükümlerini İnfaza Memur
Cellat başı, Cellatların Amiri
Subaşı, Bir Şehrin İnzibat Amiri
Asesbaşı, Yeniçeri Ocağı İnzibat Amiri
Böcek Başı, Gizli Polis Amiri, 
Böcek, Gizli polis, ajan.

Şap hastalığına verilen bir başka ad ...

Tabak,
Dabak,
Şap hastalığına verilen bir başka ad,
Halk dilinde Şap hastalığı.
Şap, çift toynaklı hayvanlarda görülen viral bir hastalıktır.
Koyun, keçi ve sığırların, ağız, tırnak aralarında olan bir hastalık; şap hastalığı.

Halk arasında Tabak Hastalığı olarak tanınan şap, bütün çift tırnaklı hayvanlara kolayca bulaşabilen bir hastalıktır. Aft Humması, ayak-ağız hastalığı isimleri de kullanılmaktadır.

Sığırlar, domuzlar, koyunlar ve keçiler hastalığa çok çabuk yakalanırlar. Bunun yanı sıra hayvanat bahçesindeki bazı hayvanlarla doğal hayattaki kirpi, fare, ceylan gibi hayvanlar da bu hastalığa yakalana bilmektedir.

Virüs adı verilen çok küçük bir mikrop tarafından meydana getirilir. Çok bulaşıcı ve hızla yayılan bir hastalıktır. Hastalık her yıl dünyanın bir çok ülkesinde salgınlar yapmaktadır. Hastalığın etkeni olan virüsün 7 tipi ve bir çok alt tipi olduğundan hastalıkla mücadeleyi zorlaştırmaktadır.

Hayvanlarda bulaşma; direkt ve indirekt yolla olmaktadır. Direkt yolla bulaşmada sağlam hayvanların hasta hayvanlarla bir arada bulundurulması, indirekt yolla bulaşmada; bulaşık yem, su, altlık, çoban, bakıcılar ve nakil vasıtaları ile olmaktadır.

Virüs ilk olarak hayvanın boğaz bölgesine yerleşir, burada çoğalır. Ortalama 2-7 günlük bir kuluçka döneminden sonra kana karışır. Şap hastalığına karşı duyarlı organlar olan ağız mukozası, diş etleri, dil, ayaklar ve memede veziküllerin (İçi su dolu kesecikler) meydana gelmesi ile hastalığın belirtileri ortaya çıkar.

Hastalığa yakalanan hayvanların ağızdan ip gibi salya akar. Ateş 1-2 gün 40 dereceye çıkar. Hayvanların dil, diş etleri, dudaklarında görülen veziküller üç gün içerisinde patlar, yerinde erozyonlar (tahribat) şekillenir. Hastalık 15-20 gün içerisinde iyileşir. Hastalık insanlara da bulaşabilir. Ağız ve parmak aralarında küçük veziküller meydana gelir.

Şap, Tabak hastalığında koruyucu önlemler...
  • Bir yaşına kadar olanlara 4 ayda bir, bir yaşından sonra 6 ayda bir kombine aşılar yapılmalıdır. Aşılar soğuk zincir içerisinde taşınmalı ve kurallara uygun tatbik edilmeli
  • Yeni satın alınan hayvanlar en az 10 gün karantinaya alınmalı.
  • Ahırlara hayvan bakıcısından başkasının girmemesi, bakıcının ahırda özel elbise, çizme kullanması
  • Sağım öncesi ve sonrası malzemelerin mutlaka sıcak su ile yıkanması
  • Hastalıklı bölgelerden asla hayvan alınmamalı
  • Ölen hayvanların yakılarak yahut derin çukurlara gömülüp üzerine kireç dökülmeli, 

Dabak kelimesinin diğer anlamları;
Ham deriyi işleyen (kimse) anlamındadır.
Boynuzsuz keçi vb. hayvan.
Yaşlanmış ağaç. 
Dalları kesilmiş ağaç gövdesi.
Yemek tabağı.
Tabaka, yaprak.


Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ