Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden loğusanın tutulduğu ateşli hastalık ...

Albastı,
Albasma,
Lohusa humması,
Ateşli bir lohusalık hastalığı, lohusa humması.
Kızıl hastalığı.
Albastı, (İng.Puerperium fever).
Mitolojide Albastı, Alvastı, Alpastı, Albasta (Sibirya'da) olarak da bilinir.

Kötü ruh, şeytan sözcükleri ile özdeşleşmiş verilen diğer isimler;
Abası, Albas, Albastı, Albıs, Albız, Alkarası, Alkarısı, Al, Almıs.

Yeni doğum yapmış kadına Lohusa denir. Halk dilinde Loğusa olarak telafuz edilir. Lohusa humması, albasma olarak bilinen bu hastalık temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden doğum yapan kadınlarda görülen ateşli bir hastalıktır. 

Eski Türk ve Altay mitolojilerinde Albıs, Alkarısı denen bir nevi kötü ruhun neden olduğu hastalıktır. Bir çeşit ruh hastalığı olup halk, lohusa kadınları bu kötü ruhların çarptığına inanır. Bu kötü ruhlar intihar etmiş insanların ruhlarıdır. Gözleri ters dönmüş ve havaya kalkık uzun saçlı olarak betimlenir. Albastı, temizliğine özen göstermeyen loğusaların tutulduğu ateşli bir hastalık olup loğusa humması olarak da bilinir. Albasma, albastı gibi adlarla bilinir. Bu ateşli hastalık mikrobik bir hastalıktır. Kırkı içindeki lohusa, hayal görüp sesler duyduğunu sanır. Ciltte bir takım kırmızı lekeler oluşur. Bundan dolayı Kızıl hastalığı da denir. 

Halk inanışına göre alkarısı ya da alanası denilen yaşlı bir cin, gece yalnız yatan loğusaya tebelleş olur. Loğusanın yattığı karyolaya kırmızı bir bezle kötü ruhu kovmak için bir muska yazılarak kırkı içindeki loğusayı korumaya ve kötü ruhu kovmaya çalışılır. Rivayet odur ki loğusa kadın yanlız bırakılmaz, başlarına iğne, çuvaldız sokarlar, kırmızı elbise giyer ki al basmasın.

XV.yüzyılda yaşayan ve Çağatay şiirinin kurucularından olan Türk şair ...

Sekkaki,
Sekkaki, 
Uygur Şairi.
Çağatay Türk Şairi.
Çağatay edebiyatının önde gelen şairidir. 

Sekkaki'nin, XIV.yüzyılın ikinci yarısı ile XV. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı biliniyor. 
Çağatay Türkçesi kullanan Türk şair. 

Özbek'lerin milli şairi ve Çağatay Türkçesini kullanan bir diğer ünlü Şair Ali Şir Nevai,  1441-1501 yılları arasında yaşamış ve Türkçe yazdığı şiirlerinde nevai, Farsça yazdığı şiirlerinde ise fani mahlasını kullanmıştır. 


Ali Şir Nevai'nin,  Sekkaki hakkında verdiği bilgilere göre Sekkaki Maveraünnehir' li olup, Semerkant’ta şöhret olmuştur. Semerkant şehrinde Halil Sultan ve Uluğ Beyin saraylarında şairlik yapmıştır. Sekkaki mutasavvıf olmayıp din dışı konularda şiirler ve gazeller yazdığı bilinmektedir. Kasidelerinde Çağatay dilini kullanmış ve Çağatay şiirinin kurucularındadır. Hem Türkçe hemde arap harfleri ile eserlerini yazmıştır.

Sakkakiv Tanlangan Asarlar, Taşkent 1958 yılında Taşkent Kol Yazmaları Kitabı Kiril harfleriyle basılmış ve orjinal tek nüshası British Museum'dadır.

Kıymayla pişirilmiş sebze yemeği...

Bastı,
Kıymayla pişirilmiş sebze yemeği.
Kıymayla yapılan bir tür sebze yemeğine Oturtma adı verilir.
Kıymalı bir börek cinsi, Entekke, Yanuç.
Kıymalı börek, Yanuç.

Kıymalı tatarböreğine Tögezek denir.
Kıymalı patlıcan ve kabak yemeğine Galle denir.
Kıymalı yumurta yemeği, Bıkla.
Kıymanın yağda kavrulmasıyla yapılan bir yemek, Izgıt.

1869-1921 yılları arasında yaşayan ve Türkiye'de çağdaş diş hekimliğinin kurucularından olan hekimimiz ...

Halit Şazi,
Dr. Kösemihalzade Halit Şazi Bey,
Halit Şazi Kösemihal, 
Türk hekimi (İstanbul 1869 - 1921). 
Modern diş hekimliği yapan ilk diş hekimi.

1889 yılında Askeri Tıb Mektebini (Mektebi Tıbbiye-i Şahane) bitirdi. 1894 yılında Askeri Tıbbiye mektebinde cerrahi operasyonlar muallimliği görevini yaptı.  

1897 yılında Türk Yunan Savaşına katıldı. 1901 yılında dişcilik konularını geliştirmek üzere Paris'e gitti. 1902 yılında da Viyana'da dişçilik konularında incelemelerde bulundu. Avrupa' dan dönüşünde Tıp fakültesine bağlı olarak kurulan Dişçi mektebi'nin açılmasında etkin görev aldı. Okulda protez ve diş hastalıkları derslerinin öğretmenliğini yaptı. Çağdaş diş hekimliğinin ilk kurucularındandır.

Diş hekimliği mesleğini geleneksel öğretiden kurtarmak için Dr. Cemil Topuzlu ile beraber dişçi okulunu kurmuşlardır. Okulun ilk müdürü Dr. Mustafa Münif Kocaolçun, olmuştur.

Fermuar değiştirmek, etek boyu kısaltmak gibi giysi tadilatı yapan terzi ...

Komandatura,
Komandatura tadilat anlamına gelmektedir.
Düzeltme terzisi.
Giysi Tadilatı,
Fermuar değiştirmek, etek boyu kısaltmak gibi giysi tadilatı yapan terzi .
Pantalon paçası kıvırma, pantalonun belini daraltma, belden alma, etek boyu kısaltma, ceket daraltma, giysileri bedene göre tadil eden kişi, terzi.
Fermuar değiştirmek, etek boyu kısaltmak, vb. elbise (giysi) tamiratı, tadilatı yapan terzi.

Osmanlılarda devlet görevlilerinin yetiştirildiği okul ...

Enderun, 
Farsça,  اندرون .  
Osmanlıca, اندرون مکتب .    
Devlet görevlilerini yetiştiren mektep, okul.   

Harem, 
Harem dairesi.   
İç, içerisi, 
İç dahil.   
Gönül, kalp.  
Büyük sarayların iç bölümü.  


Osmanlı Sarayının iç teşkilatı.     
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer.     

Osmanlılarda hıristiyan ailelerin devşirilen akıllı ve yetenekli çocukları devlet görevlisi olarak bu okulda  yetiştirilir ve saraya alınırlardı.    

Enderun Mektebi, 
Osmanlı Padişahı II. Murad tarafından kurulmuştur. Saray hizmetinde çalışacak görevlileri yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Saray görevlilerini yetiştirmek üzere kurulmuştur.

Yetenekli öğrencilerini devşirme usulü ile alırdı. Bu okulda saraya mensup şehzadeler ve diğer ekabir kesimin çocukları da eğitim görürlerdi. Enderun mektebleri bir saray okulu olup devleti yöneten yüksek dereceli sivil kadro yetiştirmiştir. 

Osmanlı devletinin ihtiyacı olan  mimar, nakkaş, imam, müezzin, müverrih, şair, alim, vali, elçi, sadrazam, silahşör, harende, sazende, ressam, hattat, katip, nüktedat, hatta serasker, kazasker, kaptanı derya gibi devlet adamları bu okulda yetiştirilmiştir. 

Her zaman olduğu gibi bir süre sonra eğitim ve öğrenim bozulup, yozlaşınca Enderun mektebi, 1 Temmuz 1909 yılında lağvedilmiştir.

Hititlerin atası sayılan kral ...

Anitta,
Kral Anitta (M.Ö. 1750).
Hititlerin atası sayılan kral Anitta, MÖ 1800 yılında Anadoluda yaşamış, Hititlerin ilk kralıdır. Pithana'nın oğlu olup Kuşşara ve Neşa (Kaniş) şehirlerinin kralıdır. Kral Anitta zamanında Neşa şehri başkent olmuştur. Anadolu’nun yerli halkıyla kaynaşıp Hitit Devletini kurmuştur. Bu devlet Kral Labarna tarafından kurulmuş olup Hattuşa (Boğazkale) şehri başkent ilan edilmiştir. M.Ö.1600 - 1300 arasında dönemin en güçlü imparatorluğu olmuştur. Ancak kral Şuppiluliuma zamanında. M.Ö.1200 yıllarında deniz kavimlerinin istilasıyla gerileme dönemi başlamıştır.  Asur Kralı II.Sargon M.Ö.700 yıllarında Hitit devletini yıkmıştır. 

Ünlü Güneş Kursu olarak anılan törensel nesne, Hititlerin sembolü olarak kabul edilir. Hitit kaynaklarına göre bütün tanrıların atası sayılan tanrı Kumarbi'dir.

Azota verilen bir başka ad...

Nitrojen,
Azot.
Nitrojen (Arapça, نتروجي ).
Azot, (simgesi N). 

Fr. azoteİng. nitrogen

Atom numarası 7, 
Atom ağırlığı 14,006 g, 

Azot, Nitrojen (simgesi N), havada beşte dört oranında bulunan, rengi ve kokusu olmayan, dingin, tadsız, çift atomlu bir soy gaz
 

Protein, nükleik asit gibi bazı önemli moleküllerin yapısında bulunur.Hücrenin yaşamasında önemli rol oynar. Bitkiler azot gazıyla doğrudan doğruya solunum yapamazlar. Bitkiler Azot ihtiyaçlarını topraktaki azot bileşikleriyle sağlarlar. Tarımda yetersiz durumda azotça zengin gübreler kullanılır.
 
Azot elementi amonyak, amino asit, nitrit asit, siyanür, organik nitratlar (itici ve patlayıcı) gibi endüstriyel bileşikleri oluşturur. Sıvı Azotun sıcaklığı, Azota göre daha düşük olup, (-196 °C)' dir. Endüstriyel sıvı Azot, renksiz ve berrak olup hava ayrıştırma yolu ile elde edilir.

Azot oksidul (Diazot monoksit) N2O, güldürücü gaz olarak bilinir. Eski zamanlardan beri anestezik olarak kullanılan gazdır. 
Azot oksit (NO), renksiz bir gazdır. 1784 yılında bulunmuştur.


Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ