Gögüs kafesini oluşturan eğri kemiklerden her biri ...

Eğe,
Kaburga,
Kosta, Costae (Kaburgalar)
Osmanlıca, dıh.
Kaburga kemiği,
Gögüs kafesini oluşturan eğri kemiklerden her biri.
Latince costa,  İng. rib, Alm. rippen, Frn.câte.

Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her birine verilen ad.

Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her birine, kaburga denir. Göğüs kafesini oluştururlar ve sağlı sollu 12 çifttir. Göğüs kemikleri toplam 25 adettir.
Göğüs kafesi, karın boşluğundan bir diyafram aracılığıyla ayrılır.




Kemiklerden oluşan, eklemlerle bağlanan güçlü destek yapıya iskelet denir. Yetişkin bir insanda büyüklük ve şekil bakımından farklı olan uzun kemikler,  kısa kemikler ve yassı kemiklerden oluşan 206 kemikli iskelet meydana gelir. Uzun kemikler kol ve bacaklarda, kısa kemikler omurga, el ve ayaklarda, yassı kemikler kafatası ve göğüs kafesinde bulunur. Boyun ile karın arasında yer alan bedenin üst bölümü gögüs kafesini oluşturur. İskeletimiz Kafatası, Omurga, Gögüs kafesi, Kollar ve bacaklardan oluşan dört bölümdür. Omur denilen  33 kısa kemiğin birbirleri üzerinde dizilmesiyle omurgayı oluşmuştur.  Kaburga kemikleri ile göğüs kemikleri göğüs kafesini oluşturur. Akciğerleri ve kalbi koruyan gögüs kafesi nefes alıp vermemize yardımcı olur. Beynimizi koruyan ise kafatasıdır.


Eğe kelimesinin diğer anlamları;

Maden, tahta ve benzeri malzemelerin pürüzlerini düzeltmek, yontmak, perdahlamak için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç.
Çakı, bıçak vb. eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç.
Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Aksaray -Niğde yöresinde) 

Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları.
Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar.  

Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya.
Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği. 
Göğüs kafesini oluşturan kemik, 
Kısmet, nasip, pay.  

Gerçek güzellik ...

Tokalon,
To Kalon.
Gerçek güzellik.
To Kalon sözcüğü,  Yunanca güzellik anlamına gelir. 
Gerçekten nedir güzellik?  Yunanlı filozof da sormuş aynı şekilde Grekçe, 'ti esti to Kalon' ? Halbuki görelim ve gördükçe güzele yaklaşalım diye güzeli yarattı Yaradan. Güzellik varlıklarda ve olaylarda değil, onlara yansıyan idealar alemindedir. Ünlü Halk Şairimiz Aşık Veysel Şatıroğlunun dediği gibi; Güzelliğin on par'e etmez. Bu bendeki aşk olmasa.



Güzellik,  (Fr. beauté ),
Görme ve işitme duyuları aracılığıyla, hoşumuza giden ve bizde hayranlık duygusu uyandıran biçim ve ölçülerin oluşturduğu uyumlu bütün.
Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran.
Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde  anlamındadır.

Grekçe olan to kalon sözcüğü, güzellik gerçek güzellik, anlamında kullanılmıştır. Türkçede güzel sözcüğünün kullanımına benzer, iyi, hoş gibi manalar verilmiştir. Eskinin meşhur güzellik kremi, Tokalon markası. Günümüze kadar gelmiştir. 

Güzellik kavramına duyusal açıdan bakıldığında, mutlak ve öz olarak düşünceler özleminde, Tanrı katındadır. O güzellik her zaman ve her yerde geçerli olan mutlak güzelliklerdir. Zaman ve mekan dışındadır.
Estetik, Sanat felsefesi ya da güzellik felsefesidir. Dolayısıyla estetiğin en temel kavram, güzelliktir. Güzellik, çağdan çağa, toplumdan topluma ve insandan insana, hattâ insanın yaşına, mesleğine, içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik duruma göre değişen bir değerdir. Zaten insan gerçek bir dünyada kendi koyduğu, yaygın kabul gören değerleriyle yaşar.  
Estetiğin temel kavramı güzelliktir ve amaca bağlı değildir.  Duyusal faaliyetlerimizin güzelle ilgili kısmını inceleyen sanat veya güzellik felsefesine estetik denir. 

Osmanlıca öğretim ve eğitim sistemine verilen ad ...

Maarif,
Maarif (Arapça, معارف ).
Öğretim ve eğitim sistemi.
Eğitim bilimi. 
Bilimler. 
Kültür. 
Tahsil ile elde edilen ilim, malumat, bilgi.
İnsan gelişiminin düzenli, bilinçli olarak yönetilişi ve etkilenişi.


Bir memleketin okullarını ve tahsil ihtiyacını idare ve temine çalışan bakanlık.
Millî Eğitim Bakanlığı.
Marifetler. 
Maruflar. 
Kültürler.
Bilgi ve kültür.
Meharet. 
Üstadlık. 
Hüner.

"Yeşilsazan" da denilen bir tatlı su balığı ...

Kadife,
Kadife balığı, (Tinca vulgaris),
Yeşil sazan, 
Latince Tinca tinca.
İng. tench, Frn. tanche, Alm. Schleie.


Kiliz balığı,
Karabalık, 
Çamurcuk, 
Doktor balığı, 
Sümüklü balık, 

Sazangiller (Cyprinidae) familyasından, ülkemiz tatlı sularında yaşayan bir türdür. Vücudu oldukça kalın ve elips şeklinde, 20-70 cm. boyunda, yüzgeçleri yuvarlak ve sazanda olduğu gibi iki bıyıklı bir balıktır. Vücut içine gömülü ufak pulları olup derisi kaygandır. Bu kaygan sıvıdan dolayı sümüklü balık da denir. Gözleri kırmızı ve ufaktır. Kemikli balıklardan olan bu ürkek balığın eti lezzetsiz, kılçığı çok ve sindirilmesi kolay değildir. Dibi çamurlu göller ve derelerde yaşar. Balığın yan tarafları koyu kahverengi ve vücudu yeşilimsi,  kahve veya parlak yeşilimsi sarıdır. Tipik sazan özelliklerini gösterir. Farklı olarak vücudunu kaplayan kaygan sıvının gerçekte kuvvetli antibakteriyel özelliği vardır. Bu özelliliğiyle diğer balıkları tedavi eder ki bu nedenle doktor balık denir.

Yurdumuzun tatlı sularında yaşayan bir balık ...

Acıbalık, 
(Rhodeus Seiceus Amarus). 

İlik balığı, 
Gördek, 
Lipari.


Trakya, Marmara ve Karadeniz'de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar. 

 Afanyus,
(Aphanius), 
Tatlısularda yaşayan kemikli bir balık. Akvaryum balığı olarak da yetiştirilir.

Froti, Barbus Barbus,
Ponwa,
İmsirak,
Kersine.


Yurdumuzun tatlı sularında yaşayan diğer balıklar;
Ak levrek, 
Perki, 
Tatlı su levreği.

Ankara Çamur balığı, 
İç ve Doğu Anadolu'nun göl ve akarsularında yaşar.

Aynalı Sazan,
(Cyprinus Carpio),
Bıyıklı balık, Bıyıklı sazan, 

Bodur yayın, 
Eti çok lezzetli bir balık.

Büyükbaş kayabalığı, 
Trakya ve Karadeniz kıyılarına akan nehirlerde yaşar.

Cağana, Tatlısu yengeci.
Cüce sazan (Heterandria formosa),
Çamur sazanı (Siyah sazan da denir.)
Çapak balığı, 
(Bodur Çapak, Ak Çapak), 
Marmara ve Karadeniz'in akarsu ve göllerinde yaşayan bir tür sazan türünden bir balıkdır. Çapak balığına Çapaki de denir. 
Çılpık, Bir çeşit tatlı su balığı.

Çıplak sazan, 
Deri sazanı da denir.

Çim sazanı, (Amur). 
Çim sazanına ot sazanı da denir.

Çörüş balığı, 
Tatlısularda yaşayan sazana benzer pullu ve kılçıklı bir balık.

Dağ alabalığı, 
Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi yöresinde daha çok vardır.
Dere alabalığı, 
Dere kayabalığı, 
Eti lezzetli bir balık.

Dere pisisi, 
Nehirlerin deniz karışımı acısu bölgelerinde veya akarsuların daha iç kısımlarında yaşayan bir pisi balığı türüdür. Akdeniz'de fazla rastlanır.

Eğrez 
(Egrez) balığı, 
Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi'nde yaşar. Yöresel adı Köçet balığıdır. Esassen çim sazanıdır.
Gocut balığı, 
Sazan balığına Ahlat ilçesinde verilen ad.

Gökkuşağı alabalık,
Göl alabalığı,

Gördek, 
(Fr. Bouviere commune). 
Kızılgöz ailesinden olup sakin ve derin sularda yaşar.

Gümüş, 
Denizlerimizde yaygın olan gümüş balığının Sapanca, İznik ve Köyceğiz göllerinde yaşayan bir türü de vardı. 

Gümüş havuzbalığı, 
Havuz veya akvaryumlarda süs balığı olarak yaşatılır.
Gümüş sazan, 
Eti yağsız ve lezzetlidir.

Havuz balığı, 
(Carassius carassius), 

Horozbina, 
Bu balığın çıplak ve pulsuz derisi yapışkan bir sıvıyla kaplıdır.

İlik balığı, 
Acıbalık veya gördek balığı dediğimiz balıktır. İlik balığına museviler Liparida derler. İznik civarında ise kepekleme adı ile anılır.

İnci balığı, 
İsmini, pullarından yapay inci üretilmesinden alır. Orta Anadolu'da Gökçe, Van ve civarında ise Darah ismiyle bilinir.

İsrail sazanı, 
(Carassius Gibelio).
Kadife Balığı,(Yeşil Sazan). 
Eti lezzetli bir balık.

Kambur sazan
Siyah Seritli Sazan (Limia nigrofasciata). 
Eti çok kılçıklı ve lezzetli pullu bir balık. 

Karaburun sazan, Karaburun, 
Mezopotamya'da Şebbot Balığı olarak adı geçer. 

Karakeçi, 
(Lat. Barbus fluviatilis, İng, Barbel). 
Tatlı sularda yaşayan sazana benzer kemikli bir tatlısu balığıdır.
Karaman,
Kayabalığı,

Kefele,
(Bekir, Kasna). 
Pullu bir tatlısu balığı.

Kellen, 
Yurdumuzun akarsu ve göllerinde de yaşayan bir sazan balığı türüdür.

Kepekleme, 
İlik balığına İznik' te verilen isimdir. İlik balığı kepeğin buğusunda pişirildiğinden dolayı bu isimle anılır.

Kepenez (Beledi), 
Tatlısu kefali.

Kırmızı havuzbalığı, 
Çin'de ve Japonya'da üretilen türleri vardır.

Kızılgöz, 
Kızılgöz Balığı, 
Tatlısularda yaşayan bir tür kemikli balık.

Kızılkanat, 
Eti lezzetli, fakat çok ince kılçıklı olduğu için makbul değildir.

Kocaağız, (Sis balığı), 
Fırat ve Dicle nehirlerinde yaygındır.

Koi sazanı,

Kolyoz balığı, 
Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz'in doğusundaki akarsu ve göllerin yüzeyinde yaşayan eti lezzetli bir balık.

Küçük kayabalığı,


Levkit balığı, 
Karadeniz'in doğu ve batısıyla Trakya'daki nehirler ve bu nehirlerin denizle karışımı acısu bölgelerinde yaşar.
Levrek, 
Beyaz ve lezzetli eti taze olarak tüketilir. Olta avcıları için de değerli bir balıktır.

Lota, 
Tatlı suda yaşayan gelincik balığı.

Mahsi, 
Aynalı sazana Güneydoğu'da verilen ad, Yabancı demek anlamındadır.

Mini inci balığı, 
(Noktalı incibalığı), 
Karadeniz, Trakya ve Marmara'daki akarsularda yaygındır.

Morina, 
Büyük Mersin Balığı, 
Bilimsel Adı, Huso huso. Godus cinsi balıkların genel adıdır. Tatlı su balıklarının en büyüğü olarak bilinir. Eti yoğun, hafif tadı, düşük yağ içeriğiyle ünlü bir balıktır. Sonbaharda nehirlerin iç ve üst kısımlarına yumurtlamak için girerler. İlkbahar sonu, taşlık ve çalıların üstüne yumurta bırakırlar. Yumurtadan çıkan yavrular denize doğru giderler.

Pullu Sazan, (Asıl sazan), 
Sportif avcılığı değerlidir. Su böcekleri, kurt ve diğer hayvanlarla beslenir.

Sardalya, 
Rusya'nın Abrau Gölü'nde bulunmuştur. Ülkemizde Ulubat ve İznik Gölünde de yaşamaktadır. Ringa-Tirsi türünden eti lezzetli bir balık.

Sarı Hani, 
Tatlı su levreğine yakın oval gövdeli, kemikli bir balık. Sarı sazan,

Sazan, Kefele, Kasna, Bekir, Mahsi sazangillerden balıklardır.

Siraz, Ahlat yöresinde Gocut balığı denir.

Siyah sazan, (Çamur Sazanı). 
Eti lezzetli olup kumlu sularda yaşar.

Som, 
Kemikli balıklardan, hem denizde hem tatlı sularda yaşayan, irice bir balık.

Somon, (Salmo salar), Anavatanı Kuzey Amerika'dır.

Sudak, Salya, 
(Lucioperca lucioperca), 

Tatlı suda yaşayan beyaz etli bir balık, Alman levreği.

Şaput, Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığına verilen ad.
Şebbot balığı, Mezopotamyada karaburun sazan balığına verilen ad.

Tahta balığı, Sazangillerden eti lezzetli bir balık.

Taranga, Bir tür tatlı su balığı. Halk dilinde Tatlısu levreğine verilen ad. Rumca adı Perki olup, Bargam, Kalinos olarak da bilinir.

Taşaltı balığı, Eti gevrek ve lezzetli, kuvvetli akan dere ve ırmaklarda, taşlar arasında yaşar.
Taş ısıran balığı,

Tatlısu kefali,
Trakya levreği, Eti lezzetli bir balık.

Turna balığı, Tatlısu balıklarının en hareketlisi ve en yırtıcısıdır.
Yılan balığı,

Yayın, 
Yayın balığı, 
Akarsu ve göllerde yaşayan, eti lezzetli, balıkların en büyüğü ve en uzun yaşayan cinsidir. 

Halk arasında ve yöreye göre Gelebicin, Galyanos, Gılyanus, Yılanus, Kelebek, Atbalığı, Su aygırı, Karabalık, Ağzı büyük, Şaput olarak da bilinir.

Yer ölçmeye yarar düğümlü ip ...

Gez,
Yer ölçmeye yarar düğümlü ip.
Yapı işlerinde kullanılan çekül'e de gez denir. 

Gez sözcüğünün diğer anlamları;
Arşın, endaze, 
Kirman ya da tengerek adı verilen yün bükme aracının çubuk kısmı.
Ayakkabıların köselesinde açılan dikiş yeri. 
Dokumada kullanılan bir çeşit motif. 
Bir yaşında keçi, oğlak. 
Çukur. 


Dokunmakta olan bez, kilim vb. şeyleri gergin tutmaya yarayan, ve dokunan tarafa takılan iki ucu sivri ağaç. 
Tahta evlerde kapı pervazlarını birbirine geçirmek için uçlarına açılan oluk. kun, kirişe geçen ucundaki kertik. 
Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.
Ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve doğru nişan almaya yarayan kertik. 
Defa, kere, kez.
Kerpiç yapılarda iki kerpiç arasındaki aralık. 
Bel, geçit. 
Sıra dağların uzayıp giden sırtları.

İsviçre'de bir kent ...

Nyon,
İsviçre, (CH).


Lat. Confoederatio Helvetica,(İsviçre Konfederasyonu).
Kızılhaç İsviçre'de kurulmuştur.
Konfederasyon 26 kantondan oluşan federal bir cumhuriyettir.

Alplerle ünlü ülkenin komşuları; 
Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Lihtenştayn. 


İsviçre yıllarca barışın simgesi olmuştur. Ülke 1815 yılından bu yana uluslararası bir savaşa girmemiştir. Hatta 2002 yılına kadar Birleşmiş Milletler'e üye olmamıştır. 1 Ağustos 1291 tarihinde İsviçre Ulusal Günü kutlanır. 

İsviçre'de Almanca, Fransızca, İtalyanca Romanşça olmak üzere dört dil konuşulur. En çok Almanca konuşulmasına karşın ortak bir dil olarak konuşulmamaktadır.


Başkent, 
Bern,


Önemli şehirleri,
Basel, Biel-Bienne,

Cenevre, Chur.
Fribourg.
Köniz, 
Lozan, Lugano, Luzern.
Neuchâtel, Nyon.
Sion, St. Gallen,
Thun,
Uster
Vernier,
Winterthur.
Zürich, (Ekonomik merkez).

Yurdumuzun tatlı sularında yaşayan bir sazan balığı türü ...

Eğrez,  
Gocut balık, Eğrez balığına Ahlat İlçesinde verilen ad.
Çapak,  
Kababurun,  
Aynalı,  
Kanbur,      

Aynalı Sazan,  (Cyprinus Carpio),    
Asıl sazan,   
Bıyıklı sazan,         
Karaburun sazan (Şebbot).  
Ot sazanı, 
Sarı sazan,   
Aynalı sazan,   
Kefele,   
Bekir,   
Kasna, Pullu balık,   
Mahsi, 
Aynalı sazana Güneydoğu'da verilen ad, yabancı demektir,   

Geleneksel Moğol çadırı ...

Ger, 
Gher,
Yurt,
Geleneksel Moğol çadırı.
Moğol geleneksel çadırı, Ger.

Çadırın çatı direkleri ve duvarları yuvarlak biçimli ve karaçamdan yapılmış ahşap çerçeveye geçirilmiş beyaz dayanıklı su geçirmez, ulusal desenlerle süslenmiş örtü ile kaplıdır. 

Dikmeler, sütunlar, çatı direkleri, her tarafı yuvarlak şekildedir. Bu beyaz renkli rahat çadırlar yaz aylarında serin ve kış aylarında sıcak olan su geçirmez türdendir.

Çadırın kalın kumaş bezleri arasına pamuk konarak izolasyon sağlanmıştır.

Yabani armut, Ahlat ..

Gak, 
Ahlat, (Rumca). 
Ahlat,
(Lat. Pyrus elaeagnifolia ). 
Armut, 
Yabani armut. 
Dağ armudu, (Pirus piraster). 
Yaban armudu. 
Çakal armudu,   
Ahlat, Gülgiller (Rosaceae) familyasındandır.

Ağaç formunda, beyaz çiçekli, meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani bir armut ağacıdır. 

Doğada kendiliğinden yetişen Ahlat faydalı bir meyve olup yurdumuzun hemen hemen her yöresinde yetişen ufak boylu bir ağaçtır. Yaklaşık olarak 5 – 6 metreye kadar boylanabilirler. Dikenli dalları vardır. Ahlat kazık köke sahiptir. Nisan ayında beyaz çiçekler açar. Çiçekli ağacı sanki geline benzer ve harika bir görüntüsü vardır.  Eylül-ekim aylarında olgunlaşan meyveleri 3 – 4 cm çapında ve kısa saplıdır. Meyveler olgunlaşmadan önce açık yeşil, olgunlaştıktan sonra kahverengi bir renk alır . Meyvesinin buruk bir tadı vardır . Olgun meyveleri taze olarak yendiği gibi turşusu da yapılmaktadır. Ahlat turşusu çok bilinir.

Ayrıca ağacına elma, armut, badem gibi kültür çeşitleri aşılanabilir. Halk arasında ahlat meyvesi ishale iyi geldiği bilinir. Meyve olarak yenir, tadı buruk ama nefisdir. Çiçekleri arıların bal kaynağıdır.



Ürik asidin tuzu ya da esteri ...

Ürat,  
Fr. urate,  İng. urate.
Sidik asidi tuzu.
Ürik asidin tuzu ya da esteri.
Ürik asidin anyon, ester veya tuz formu.
Ürik asit.
Ürik asit tuzu.


Kuş, sürüngen ve bazı omurgasızlarda, böcekler gibi azotlu boşaltım maddesidir.

Ürik asit,
Moleküler ağırlığı 168g/mol, olan karbon, oksijen, nitrojen ve hidrojen'den oluşan organik bir bileşiktir. Ürik asit, Ksantin oksidazın, oksipürünleri oksitlemesi ile oluşur. 

Japon edebiyatına özgü bir şiir türü ...

Renga,Renku,
Haiku,
Japon şiiri türü.

Japon edebiyatına özgü bir şiir türü.
Japon şiirinin nazım şekillerinden biri.
Renga, klasik Japon şiirinin nazım şekillerinden birisi olup başlangıcı bin yıl öncesine dayanır. Renga Hei ve Muromaçi dönemleri arasında Japonya'da gelişip yayınlanmış bir ortak şiir olup eski çağlardan beri geçerli olan bir şiir türüdür. XIII. yy. da kuralları oturmuş bir şiir formudur.


Renga, iki veya daha fazla şairin katılımıyla, genelde ilk bent 5–7–5 ve ikinci bent 7–7 nin birbirini takip ederek oluşturduğu zincir şiirdir. Bu ciddi zincir şiir yazma geleneği Renga ya da Ushin Renga olarak adlandırılmıştır.

Japon zincir şiir geleneği ve türleri genel olarak Renku (birbirine zincirli dizeler) olarak adlandırılmaktadır. Japonya’da klasik renga belli bir gruba hitap eder. Renga renkuya göre daha uzun olup, aristokrat düşünce yapısına sahip olanların ilgi alanındadır. Japon saray yaşantısını aktaran, antik edebiyatın tersine günlük olayları, tarihi ve orta sınıf yaşamının sıradan sahnelerine değinen Renku ise kısa olup demokratik olan grupların sevdiği türdür.

Bir başka Japon şiir türü ise Haiku'dur. 

Haiku üç dizeden oluşan bir Japon şiir türüdür. Japonca eğlenceli mısra anlamına gelen Haiku, bugün tüm dünyada meşhur olan geleneksel bir Japon şiir türü olmuştur. 
Dünyanın en kısa şiir türüdür.


Haiku şiir türü için lütfen  bakınız,

http://www.bulmacabil.com/2011/11/uc-dizeden-olusan-bir-japon-siir-turu.html

Osmanlı donanmasında kullanılmış yelkenli bir savaş gemisi ...


Kuka,  
Yelkenli bir savaş gemisi,  
Osmanlı donanmasında kullanılmış yelkenli bir savaş gemisi.  
Çektiri türünden büyük bir savaş gemisidir.     
Osmanlı donanmasında kullanılmış savaş gemileri;     

Ağrıpar, büyük bir tekne. Savaş gemisi olmaktan çok nakliye gemisi. Ancak, XV. asırda bir ağribarda bulunan toplar, onun en azından o dönemde bir harp gemisi olarak kullanıldığını göstermektedir.     

Aktarma, donanmaya refakat eden nehir gemilerinden olan ve Tuna nehrinde muhafa hizmetinde kullanılan bir savaş gemisi. Düşmandan ele geçirilen ve ganimet olan gemiler. 


At Gemileri, hayvanların düşmemesi için baş ve kıç taraflarında çıtalı rampaları olan ve nakliyede kullanılan dört kürekli at gemisi. Tımarlı sipahilerin nakli için kullanılan küçük bir mavna. 
    
Ateş Gemisi, Yangın olduğu zaman tulumbacıların yangın tulumbalarını İstanbul'dan Üsküdar'a karşılıklı nakletmek için kullanılan, içinde dört kayıkçı bulunan üç veya dört çifte kayıklara ateş kayığı denmiştir. Ateş kayıkları Haliç'in Çardak iskelesinde dururlar. Düşman gemilerini yakmak için, içi yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu olan ve çabuk alev alan ateş gemisi, çok eski devirlerden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Ateş gemileri, içlerinde mürettebatı olduğu halde hedefe doğru yelken açarak giderken, aynı zamanda içindeki tayfalar da sürati arttırmak maksadıyla kürek çekerlerdi. Hızlı hedefe yaklaşıldığında ise, mürettebat sandallara biner ve gemiyi ateşe vererek uzaklaşırlardı. Ateş gemileri yelken ile de hareket ettikleri için içinde kimse olmadan da rüzgar kuvvetiyle düşman gemileri üzerine sürebilirlerdi.Ateş gemilerini yelkenleri sebebiyle kalyon sınıfından saymak mümkündür. Yelkenli  bir savaş gemisi olarak kullanılmıştır.  
   
Barça,  (İt. barza). Eskiden Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük bir savaş gemisi olup kalyon türünden altları düz, iki üç direkli nakliye ve savaşta kullanılan büyük bir savaş gemisidir.   
   
Baştarde, Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden, Mavnadan daha uzun ama alçak ve küçük olan baştarde, büyük ve kürekli bir savaş gemisi.     

Borazan Gemileri, Tuna nehrinde zahire ve odun nakliyesinde kullanılan üç ambarlı gemiler. 
       
Brik,  (Fr. brick),  İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemidir. Her iki direği kabasorta denen dört köşe yelkenli, ambarsız gemidir. Zamanın en süratli harp gemisi olup 70 mürettebat taşıyan lumbarlı olan küpeştelerinde 8 kadar top bulunur.    
   
Brolik, Sığ yerlere girebilen yedi savaşcı levent bulunan hafif donanma gemisi.      

Burtun, Şilep, yük gemisi. Büyük bir yelkenli, kalyon çeşidinden bir savaş gemisi. Osmanlı donanmasında kullanılmış burtun bir kalyon çeşididir. Sefer sırasında bilhassa erzak ve asker naklinde kullanılmıştır. Amasra’ da 40-50 top çeken iki burtun kalyonu yapılmış.

Celiyye, deniz ve nehirlerde kullanılan nakliye gemisi. Kızıldeniz'de hayvanların taşınmasında kullanılıyordu.   Nehir ve ırmaklarda kullanılan, hafif donanma gemisi. 
     
Çamlıca, Tuna’da işleyen kürekli, nakliye gemilerinden.      

Çekeleve, yelkenli bir gemi. Çekelve: İki direkli ve boyu on metre civarında olup büyük yük gemilerindendi.   
   
Çektiri, Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan savaş gemisi, çektirme. Osmanlı donanmasında kürekle giden ve yelkeni yalnız yardımcı olarak kullanılan savaş gemilerine genel olarak çektiri denir.      

Çifte Kayığı, Bir çeşit nehir kayığı.     

Fırkateyn, (İng. Fregate) . Üç direkli ve yalnız yelkenle yol alan bir savaş gemisi.  Hem güvertesinde hem de ambarında top bulunurdu. Çeşitli büyüklüklerde olanı vardır. 30-70 topu bulunur. Süratli hareket ederdi.  
    
Filuka, Ekseriyetle harp gemilerinde bulunan, kürek veya yelkenle yürütülen güvertesiz kayıklara filuka denilirdi. Karadeniz filukalarında 9 kürekçi olduğu tespit edilmiştir.     


Filika, Feluka, Küçük kayık, filika. Sandal, küçük kayık, balıkçı kayığı.   

  
Firkate, Osmanlı donanmasında, ince donanmanın ağır gemilerinden, kürekle yol alan, çektiri türünden, hızlı bir savaş gemisi.  Kürekle yürütülen yelkenli bir savaş gemisi.
     
Funda Kayığı, Bir geminin teknesi ilk yapıldığında, kurutmak için yakılan fundaları Boğaz'da karşıdan karşıya taşıyan kayıklar idi.   
  
Gambot, ( İng. gun-boat ),Topçeker savaş gemisi.    

Geç,  XVII. yüzyılda inşa ve tamirleri Tersâne-i Âmire'de yapılan, arka direği ön direğinden küçük ve dümen çarkının önünde bulunan ve nakliyede kullanılan iki direkli gemi .
    
Gırab,Uzun, başı sivri ve keskin bir ağır donanma gemisi.Güvertesi altında kürek çekilirdi. Savaş gıyaplarının küpeşteleri gayet yüksek olurdu.     

Göke, Kalyon tipinde bir savaş gemisi.    

Gurab, büyük, iki direkli, bir yelkenli savaş gemisi.     

İşkampavye, Hafif donanmaya dahil Tuna gemilerinden. Kürekli olup haberci gemisi olarak da kullanılırdı.       

Kadırga, (Rumca), Kadırga (İng. Galley). Osmanlı Donanmasındaki harp gemileri içinde ençok kullanılan ve vurucu gücü teşkil eden savaş gemisi. Hem yelken hem kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisidir. İnce, uzun ve hafif, baş kısmında 3 tane olmak üzere toplam 13 adet topu bulanan kürekle yürütülen savaş gemisi. Donanmada, çektiri türünden gemilerin en büyüğüdür.  
       
Kali, Açık denizlerde kullanılan çektiri türünden bir savaş gemisi.     

Kalite, (İng. Galliot, galley). Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi. küçük savaş gemisi. 
     
Kalyata,  Kürekle yürütülen çektiri türünden 40 m. uzunluğunda bir gemi olup Tuna donanmasında da kullanılmış.      

Kalyon, (İt. galion). Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü. Üç direkli yelkenli harp gemileri olan kalyonlar, XV. asrın sonlarından XVII. asrın ortalarına kadar daha çok nakliyede az sayıda da harp gemisi olarak kullanılmışlar. Girit seferinin başladığı sıralarda harp gemisi olarak donanmaya katılmışlardır. Osmanlılarda ilk olarak II. Bayezid devrinde yapılmış olan kalyona Göke denmiştir. Fakat gerek kalyon, gerek barçaların rüzgarsız havada yürütülmeleri imkansız olmuş. Osmanlı Donanmasında kalyonlarda yelkenci görevi yapan azaplara, Gümi denmiştir.   
   
Kancabaş, nehirlere girebilen,  ve hafif filodan sayılan,  kancaya benzer bir tekne olduğundan kancabaş denmiştir.   
    
Karaka, Osmanlı Donanmasında kullanılmış, ana güverteden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan kalyon.   
   
Karamürsel, Osmanlıların, Marmara Denizinde ilk kez işlettikleri gemidir. Yarım güverteli, nakliye işlerinde kullanılan, bir buçuk direkli, sivri üçgen yelkenli,  İstanbul ile Marmara sahilleri arasında işleyen, çektiri türünden küçük bir marmara kayığı, teknesi.   
      
Kapak (Kaypak), İki ambarlı harp gemilerinden olup güvertesinde ve her bordasında iki sıra topu vardı. 80-110 topu bulunurdu. 800-1000 mürettebat ve savaşçı taşırdı. 
     
Kırlangıç, Osmanlı donanmasında yer alan, Karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi. Hafif donanmanın haberleşme ve karakol hizmetlerini gören ve yüz kişilik mürettebatı olan bir gemidir. Çektiri türündendir.   
   
Korvet, Üç direkli büyük harp gemilerinden olup yalnız güvertesinde 20-30 topu bulunurdu. 19. asır başlarında, gemi mürettebatı 174 kişi idi. Esasen korvet, (Fr. corvette). Denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan bir çeşit küçük savaş gemisidir.      

Kosova, Kalyon tipi bir savaş gemisi.  
    
Kuka, büyük bir yelkenli, savaş gemisi.     

Kütük, Sığ sularda ve çıkarma işlerinde kullanılır, altı düzce, döşemeli, başı kalkık ve içeriye bükülmüş gemi.Bugünkü mavnalara benzer. Çeşitli nakliye işlerinde kullanılır. Tek kürekli ve yelkenlidir.   
    
Mahmudiye, Osmanlı Donanmasına ait kalyon tipi savaş gemisi.    

Mavna,(Arapça Mavna, İng. barge). Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan, güvertesiz büyük teknedir. Osmanlı Donanmasında kullanılan baştardadan daha geniş ve yüksek, kürekli, bazen üç direkli ve iki katlı olan yelkenli türüden savaş gemisi.Büyük, üç köşe yelkenli çektiri türünden bir yük gemisidir.  Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük teknelere de mavna denir.     

Melekse, Çoruh nehri kenarında yapılan küçük yelkenli bir gemi.    
   
Menzil Kayığı, Haberleşmede kullanılan bir kayık idi.       

Midilli, Magdeburg sınıfı hafif kruvazör.   
   
Palaşkerme, Hafif yelkenli bir filika tipinde bir tür savaş gemisi.     

Pergende, Kürekle yürüyen ve yelkeni yardımcı olarak kullanan çekdiri türünden bir savaş gemisi.     

Şahtur, Hafif donanma gemilerindendir. Fırat nehrinde eşya nakli içinde kullanılırdı.    

Şayka (Çayka), (Macarca sajka). Türklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korumasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemidir. Özi, Dinyeper ve Tuna nehirleriyle Karadeniz'de Osmanlılar ve Kazaklar tarafından kıyıları korumakta kullanılan altı düz ve enli bir çeşit harp gemisi.   
   
Şehtiye, Büyükleri üç, küçükleri iki direkli olup 200 kadar mürettebatı bulunurdu. Şitye de denirdi.    

Şolope, İki direğinde sübye denen iki küçük düz yelken bulunan ambarsız bir gemi idi. Haberleşme için kullanılır, içinde 62 kişi bulunurdu. 12 topu vardı. Yelkenli bir savaş demisi.   
  
Taş Gemileri,  Tersane-i Amire'e bağlı büyük inşaatlarda kereste ve taş naklinde kullanılan gemi.  
     
Tonbaz,  güvertesiz, ikişer demiri ve kürekleri bulunan ve derelerde kullanılan altı düz bir yelkenli gemi.  
    
Top Gemileri, at ve taş gemileri gibi top nakliyesinde kullanılan gemiler.  
     
Sandal, Bir gemide bulunan ve 7-12 arasında kürekleri olan kayıktır. Kalyon, kalyata ve kancabaş gibi gemilerin sandallarının Tersâne-i Âmire'de inşa edildiği görülmektedir.     Uçurma, Süratli bir kayık olup kürekli, hafif donanma gemisi. 
    
Uskuna, Birinci direğinde kabasorta ve ikincisinde sübye denen düz yelken bulunurdu. 16 kadar topu ve 90 mürettebatı vardı. 8-15 ton yük taşıyabilen iki direkli bir gemidir.   
   
Üç Ambarlı, Kalyon sınıfının en büyüklerindendir. 17. asır sonlarında yapılmaya başlandı. 110-120 topu ve 800-1000 arasında mürettebatı olan harp gemisi. 
    
Üstüaçık, Nakliye işlerinde kullanılan, kürekli bir savaş gemisi.Tuna donanmasında da kullanılmış.    

Varna Beş Çiftesi: Hafif donanmadan sayılan beş çifte kürekli süratli bir kayık.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ