Sıvı ...

Mayi, 
Mâyi (Arapça, مایع ) sıvı.

Likit, 
Fr. liquide, İng. liquid.
Sıvı,
Akışkan,
Akıcı,
Akıcı madde. 

Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim. 

Kolyoz, uskumru sardalya gibi balıkların ufağı...

Vonoz, 
(Rumca).
Lat. Sarda sarda.

Kolyoz, uskumru, sardalya vb. balıkların ufağı.

Vonoz, 
İng. young mackerel or sardine.



Uskumru, palamut yavrusu. 
Palamut uskumru ve sardalye balıklarının yavrularına verilen ad. 

Balıkçılıkta Uskumru, sardalye, kolyoz gibi balıkların ufağı,     
Uskumru, sardalye, kolyoz gibi balıkların ufağı.

Topuğun arka bölümü ...

Ökçe.
Topuğun arka bölümü. 
Ayakkabının altının topuğa rastlayan yüksek bölümü.
Ayağın arkada kalan yuvarlak bölümü.
Ayakkabının arka bölümü. 

Ayakkabıda topuk veya arka kısım.

Eski Türkçede ayak topuğu anlamında öşke sözcüğü kullanılırmış. Zamanla ökçe olarak değişmiştir. 

Ökçe kelimesinin diğer anlamları;
Sağlam
Korkak

Topuk.
Osmanlı döneminde pencere pervaz bağlantısına da ökçe denir.
Halk dilinde, saban demirinin geçtiği ağaç parçası.  


Kuduz, kuduz hayvan ...

Akur,
Kuduz,
Kuduz Hayvan,
Akur (Arapça,  عقور ) 
Azgın, kudurmuş, saldırgan. 
Azgın, şiddetli.
Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
Yaralıyan, ısıran köpek. 
Kuduz, azgın köpek.


Hastalık ölümcül ve bulaşıcı bir virüs, hayvanların tükürük bezlerindeki salyadan yaraya bulaşır. Virüs merkezi sinir sistemine geçer, beyin iltihabına ve ölüme neden olur. 

Kuduz mikrobu çakal, kurt, tilki, sırtlan, yarasa gibi vahşi memelilerden tükürük ve salya yoluyla bulaşır. Köpek, kedi, sığır gibi evcil hayvanlardan da insanlara bulaşır. Hastalıklı hayvanın ısırması, tırmalaması ile insanlara bulaşır ve kas hücrelerine yerleşir. Sinirler yoluyla beyine yerleşir ve çoğalır. İnsan vücudundaki periyoda Kuluçka Dönemi denir.  Bu dönemi geçiren virüsü artık durdurmak mümkün değildir. Sonuç ölümdür.

Kuduzlu bir hayvan tarafından ısırılan yer hemen bol sabunlu, deterjanlı su ile yıkanarak, kişi hastaneye kaldırılır. Kuduz tedavisinde asla geç kalınmamalıdır. Tedavi için kuduz aşısı 0.-3.-7.-14.-28. günlerde 5 doz olarak yapılır. Isıran hayvan 10 gün gözlem altında tutulurak kuduz mikrobu araştırılır.

Domuz ...

Bocuk,Hınzır.
Hınzır (Arapça,  خنزیر ), Domuz.
Huk (Farsça).
Domuz. (Fr. porc domestique, İng. Pork).
Hanazır (Arapça خنازیر), Domuzlar demektir.


Domuz kelimesinin diğer anlamı;
Domuz kelimesinin bilinen anlamı ile mütenasip olarak, hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse anlamında da kullanılır.

Datça'dan Uzman Biyolog Yasin İlemin'in çektiği bir yaban domuzu resmi yandadır.

Domuz, ( Alm. Schwein, Fr. Cochon, İng. Pig. Arapça. خنزیر, Farsça. Huk).
Domuzgiller (Suidae) familyasından çift toynaklı, geviş getirmeyen beş cinsi ve yirmi kadar türü vardır. Yaban domuzu, Irmak domuzu, Düğmeli domuz, Afrika domuzu ve Evcil domuz (Sus scrofa domesticus) olarak türleri vardır. Domuz eski türklerde kutsal bir hayvan olarak sayılmış ve hayvan takviminde bir ay için domuz, tonguz ismi verilmiştir. 8500 yıl önceden evcilleştirildiği kabul ediliyor. Düğmeli domuz en çirkin olan çeşididir. Fesek denen altı aylığa kadar olan körpe yaban domuzların ömürleri 20-30 yıl kadardır. Eti, derisi, yağı, kılı için beslenir. Yılda iki defa üreyebilir ve her seferinde yirmiye yakın yavrulayabilir.

İri gövdeli, büyük başı, kalın ve kuvvetli bacakları olan, kısa boyunlu kuvvetli bir hayvandır. Erkek domuzların köpek dişleri, dışarı doğru uzar. Hayvanın rengi kırçıllı siyah renkten boz renge kadar değişir. Rutubetli orman ve bataklık bölgelerde yaşarlar. Evcil olarak çiftliklerde yetiştirilir. Bitkisel örtüye sahip her türlü ortamda, yapraklı, sık çalılıklarda yaşarlar. Sık çalılıklarda, sazlıklarda, bataklık ve meralarda yaşarlar. Hem eteobur, hem de otoburdur. Ceviz, kestane, fındık, tohum ve meyveler yanında bitki artıkları içerisindeki solucan ile böceklerle beslenirler. En büyük avcıları ayı ve kurtlardır.

Dünyada en çok domuz eti tüketilir. İnsanların en eski besin kaynağıdır. Kuran-ı Kerim' de domuz etinin yenmesi, tüketilmesi haram olduğundan islam ülkelerinde tüketilmez ama çok üretilir. Yahudilerde, musevilerde de yasaktır. Hatta İsrail'de satılması, tüketilmesi yasalarca (Kaşrut) yasaktır.

Yassı, basık ...

Pat,
Yayvan ve düz.
Yassı,
Basık. 

Şarap kadehi ...


Rıtl,
Cam, 
Piyale,
Piyâle (Farsça  پياله ), 
Kadeh.
Şarap kadehi.
Peymâne,
Şarap Kadehi,


Şarap küpüne Hum denir.

Sağım ücreti yerine verilen süt, yağ ve peynir ...

Deremet,
Sağım ücreti yerine verilen süt, yağ, peynir.
Sağım ücreti yerine verilen süt, yağ ve peynir.
Hazırlık, sağlama, toplama. 
Yağ, peynir. 
Hayvanları sağma ücreti yerine verilen süt, yağ, peynir. 
Yaylada yapılan kışlık yiyecekler, peynir, yağ v.s.  
Yardım. 
Çaba. 
Eski elbiseleri onarma. 
Hazırlık, sağlama, toplama.

Eski dilde düğün ziyafeti ...

Arusi,
Urs,
Urus,
Düğün yemeği.
Düğün ziyafeti,
Eski dilde düğün ziyafeti.

Farsça Arusi evlenme ziyafeti, şöleni anlamındadır.

Başlı başına ziyafet, şölen ve toy, bir olayı kutlamak,
eğlenmek için bir çok kişinin bir araya gelerek yediği yemek anlamındadır. Kısaca yemekli toplantı anlamındadır. Ziyafet kelimesi, Arapça kökenli olup, ziyâfet (A ضيافت ) şölen, ziyafet demektir. Moğolcadan Türkçeye girmiş olan şölen kelimesi, eskiden kullanılan toy sözcüğü ile aynı anlamda kullanılmaktadır.

İçyağı ...

Çöz,

Şağra,
Şahım,
Zühm,
İçyağı.
Böbrek yağı,
 


İnek, koyun, keçi, sığır ve benzeri gibi memeli hayvanların vücudunda, daha çok belde ve bağırsakların dış kısmında ve böbrek çevresinde bulunan işlenmemiş hayvan yağına denir. Karın boşluğundaki sindirim organları üzerinde bulunan ve onların üzerinden sıyrılarak veya kesilerek alınan yağ iç yağıdır. İçyağın işlenmiş haline donyağı denir. Bumbar yağına da çöz denir. Koyun kuyruğunda bulunan içyağına ise kuyruk yağı denir. Bumbarın yağı da iç yağ olarak bilinir. İçyağı, 45°-50°C sıcaklıkta erir ve  37°-40°C sıcaklıkta ise donar.


Kasaplık hayvanlardan çıkarılan yağlar; Dumanlanmış veya eritilmiş yağlar, kuyruk yağı, kavram yağı, böbrek yağı, iç yağı ve don yağı.

Yapılmasında sakınca olmayan ...

Mübah,  
Mubah,  
Arapça, Mubah ( مباح ).  

Dini bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yükümlünün yapıp yapmamakta serbest olduğu işlerdir. Yapılması günah veya sevap olmayan, yapılmasında sakınca görülmeyen caiz bulunan şey. İşlenmesinde sevab ve günah olmayan yemek, içmek, uyumak gibi yapılması ve yapılmaması şeriata göre caiz bulunan işlerdir. 


Arapça İbahe kelimesinden türetilmiş olup, yapılmasında sevab ve günah hanesi değişmez. Ancak burada niyet önemlidir. 

İslam'a göre mübah olan eylemler, iyi niyetle yapılırsa sevap olur. Kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Bir şeyin mübah olması, yapılabilir olduğu anlamına geldiği için, eyleme cevaz verilir. yani caizdir. Bazen mübah kelimesi yerine caiz kelimesi de kullanılır.


Anlayışsızlık, kalın kafalılık ...

不容忍,
不理解,
厚厚的意識,


Gabavet,
Arapça, gabâvet ( غباوت ) bönlük, dangalaklık, kalınkafalılık.
Gabilik, 

Gabi,
Hoşgörüsüzlük,
Anlayışsızlık,
İzansızlık,
Kalın kafalılık,
Anlayış kıtlığı, kafasızlık.
Vurdumduymazlık.
Hoşgörüsüzlük.

Arapça gabî ( غبی ) bön, dangalak, kalınkafalı.

Hayır için dağıtılan içme suyu ...

Sebil,
Hayır için dağıtılan içme suyu.
Hayır için parasız dağıtılan su. 
Sebil (Arapça,  سبيل ).
Su dağıtım yeri, sebil. 
Parasız, 
Karşılıksız, 
Bedava.
Tanrı yoluna yapılan içme suyu dağıtımı.
Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. 


Halk arasında sebil kelimesinin anlamı, meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtmaktır. Ayrıca meyan kökünün konulduğu pirinçten yapılmış damacana, ibrik gibi kaba verilen isimdir. 

Eski dilde yol ...

Rah,
Eski dilde yol.
Tarik,
Farsça, râh ( راه ), yol.
Arapça, tarîk ( طریق ), yol.
Yöntem, Meslek,  Tarikat.
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. 
Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer.
Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.

Ege bölgesinde bir dağ ...

Madran,
Ege bölgesinde, Aydın ili, Çine-Bozdoğan ilçeleri arasında Dalama civarında bir dağ olup 1795 m. yüksekliğindedir.  Aydın ilinin  Hacetdede (1837 m.) dağından sonra  ikinci yüksek dağı Madran Dağıdır. Madran Dağının zirvesinde Madran Baba türbesi vardır ki dağa manevi bir değer katar. Madran - Bozdoğan (Başalan Yaylası) doğa yürüyüşleri için uygundur. 

Ege bölgesindeki diğer dağlar;  

Akdağ,
Baba Dağı, Beşparmak Dağı, Bey Dağı, Bozdağ,
Eğrigöz Dağı,
Honaz Dağı,
Kozak Dağı, 
Laba Dağı, (Bafa gölü kıyısında).
Manisa  Dağı,

Madran Dağı,
Murat Dağı,
Nit Dağı,
Samsun Dağı, Sandıras Dağı, Simav Dağı,
Şaphane Dağı,
Umurbaba Dağı,
Yamanlar Dağı, Yunt Dağı,


Etiyopya'nın başlıca iki dilinden biri ...


Amharca,
Kunama,

Etiyopya, (Ethiopia).

Federal Demokratik Cumhuriyeti. 
(Amharca, Ityopp),
Türkçe'deki diğer adı Habeşistan (Köleler Ülkesi) ismiyle bilinen Etiyopya, bir doğu Afrika ülkesidir.

Başkenti,  Addis Ababa, (yerel dilde yeni çiçek anlamında).

Önemli Şehirleri, Harer, Jima, Awasa, Dawa, Gonder, Dese.Werder.

Komşuları, Sudan, Eritre, Cibuti, Somali, Kenya ve Uganda.

Etiyopya'nın resmi dili Amharca'dır. Latin harflerinden farklı bir alfabeye sahip Amharcadan başka, bir çok etnik topluluk ve yerel dilleri de bulunur. Etiyopya'da Tigrinya, Oromigna, Guaragigna, Somali, Arapça ve İngilizce de konuşulur. Etiyopya' da Ras Dashen (4500 m.) tepesinin  bulunduğu Semien Dağları, Batu ve Karra Dağları bulunur. Ülkenin en uzun akarsuları Awash ve Wabishebele nehirleridir. Ülke nüfusunun %25'i Müslüman, %55'i Ortodoks, %7'si Protestan dinine mensuptur.  



Yasal ...


Legal,
Meşru,
Kanuni, 
Meşrû (Arapça,  مشروع ), yasal.
Yasal, (Frn. juridique).
Yasal,  (İng. lawful, legitimate, licit, legal). 
İllegal, Yasal olmayan (Fn. illégal).
Gayr-i meşru, Yasal olmayan.
Yasalara uygun,  Legal.

Yasaların, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu.
Yasaya, Şeriata uygun olan.
Haram ve yanlış olmayan.
Kanunlara uygun. 
Toplumca ve yasalarca doğru bulunan.
Hukuksal.
Doğru. 
Hak.

Toplumda yada bireyde, ölçü ve değerlerin çökmesi sonucunda oluşan dengesizlik durumu .. .


Anomi,
Anomi (Frn. Anomie, İng.Anomie), 
without Law.
Kuralsızlık,
Normsuzluk. 
Düzensizlik.
Doyumsuz bir irade.
 
Toplumda yada bireyde, ölçü ve değerlerin çökmesi sonucunda oluşan dengesizlik durumu.
Yunanca ka­nunsuzluk ya da normsuzluk anlamına gelen anomi kelimesi ile ifade edilmiştir.


Anomi bir toplumda bireylere küçük ahlaki rehberlik sağlayan bir durumdur. Bu bir birey ve toplum arasındaki sosyal bağların detayı, sosyal kimlik ve özdüzenleme değerlerin reddidir.

Sürülmemiş tarla ...


Kele,  
Keleme,
Malaz,
Sürülmemiş tarla.
Sürülmemiş, 
Ot bürümüş toprak.
Ekilip sürülmemiş toprak.
Gort, 
Gen,
İşlenmemiş toprak,
İşlenmemiş boş tarla,


Boş yer, hali arazi, sürülmemiş işlenmemiş arazi.
Bir müddet sürülmeyerek boş kalmış ve otla kaplanmış tarla.
Bor,
Borak.



 

 

...

 

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!