Yeşil...



Ahzar,
Ahdar ,
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk.

Yeşil, yemyeşil, 
Pek yeşil. 

Gözkapağı yapışması. ..

Ankilobilefaron,  
Ankyloblepharon.
Göz kapağı yapışması.

Gözkapaklarının kirpikler hizasında birbirine yapışması. 
Kimi hayvan türlerinde doğumdan sonraki yaklaşık 10. günden itibaren göz kapakları birbirinden ayrıldığından bu tür olgular gözkapağı yapışması olarak değerlendirilmemelidir.

İnce kumaştan bir tür kadın üstlüğü ..


Maşlah,(Arapça), 
Harmani,
Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir çeşit kadın üstlüğü.
Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.
İnce kumaştan yapılan bir tür kadın üstlüğü.
Türk kadınlarının eskiden giydikleri bir tür üstlüktür.
Kimi varlıklı Arapların giydiği ipekten harmani.
Maslak, Soğuktan korunmak için vücuda sarılan kalın örtü. 


Uluslararası Basketbol Federasyonu' nun simgesi ...

FİBA,  (Fransızca) 
Fédération Internationale de Basketball Amateur,

Uluslararası Basketbol Federasyonu, İsviçre'nin Cenevre kentinde Arjantin, Çekoslovakya, İtalya, Letonya, Portekiz, Romanya, Yunanistan ve İsviçre  tarafından 1932 yılında  kurulmuştur. 

Halen FIBA' ya üye 213 Ulusal Basketbol Federasyonu vardır.  
1956 yılında Federasyon merkezini Almanya-Münih’e taşımıştır. Ancak, 2002 yılında tekrar İsviçre- Cenevre’ye geri taşınmıştır. 1989 yılında resmi isminden Amateur kelimesini çıkartmıştır. Ancak FIBA kısaltması aynen kalmıştır.

Türkiye'de Basketbol Federasyonu (TBF),  FİBA üyesi olup,  ülke genelinde her yaştaki vatandaşın basketbole ilgi ve sevgisini artırıcı çalışmalar yapmak, basketbolün her bakımdan gelişmesini sağlamak, bu amaca yönelik olarak ülke genelinde yapılanmaktır.

Bu faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara uygun olarak diğer ilgili kuruluşlar ve yerel yönetimler ile işbirliği içerisinde özerk olarak yürütmek, Türkiye’yi basketbol konusunda yurtiçinde ve yurtdışında temsil etmek üzere kurulmuş bulunan, özel hukuk hükümlerine tabi, özerk statüye ve tüzel kişiliğe sahip Türkiye Basketbol Federasyonunun teşkilat, görev ve yetkilerine ait usul ve esasları düzenlemektedir.

Damar sertliği ...

Arteryoskleroz, 
Ateroskleroz,
(Fr.artériosclérose),
Atardamar sertliği

Damar sertliği, 

Ateroskleroz 
( İng. atherosclerosis),
Aterosklerozis.

Arterioskleroz arterlerin duvarlarında kalınlaşma ve elastikiyet kaybı ile ilişkili anormal bir durum olup damar sertliği olarak bilinir.  
Ateroskleroz, arter duvarlarındaki lipid (yağ) birikimi ile ortaya çıkan bir arteryoskleroz türü olarak bilinir.


Ateroskleroz, kalp, beyin, böbrekler ve ekstremitelerdeki arterleri etkiler. Bu durum kanser ve kazalardan sonra gelen ölüm nedenidir. 
Arteriyoskleroz damarların iç yüzeyindeki değişiklik, yıllarca devam eder. Yavaş yavaş zamanla oluşur. Damarların iç yüzeyinde yağlar depolanarak kireçleşme başlar. Böylece damarlar elastikliğini kaybeder ve daralır. Böylece kan damarlarda akamaz duruma gelir. 
Yaşlanma ile birlikte damarlar sertleşir. Yağ ve akyuvarların burada yığılması nedeniyle plak oluşur. Arteryoskleroz kalp enfarktüsü, beyin trombozu ve beyin kanamasına neden olur.


Damar, Anjeyon, Vaz (Vas), Şiryan.
Emboli, (Fr. embolie) Damar tıkanıklığı.


 

Damar tıkanıklığı ..


Emboli, (Fr. embolie, İng. embolie ), 
Damar tıkanıklığı.
Trombo,
Kanla taşınan yabancı bir cismin damarı tıkamasına emboli denir. 
Tromboembolizm ise damardaki bir trombüsten kopan kan pıhtısının başka bir damarı tıkamasına denir. Damar içinde kan akışını engelleyen katı bir parçacıktır.  Kan pıhtılarının oluşumun neden olan hücre parçalarına Trombosit veya kan pulcukları denir. Bir damarın pıhtı veya yağ damlası, bakteri yığını ve hava kabarcığı benzeri maddelerle tıkanması, embolizm. Ciddi bir  damar hastalığı olan emboli Antikoagülan (pıhtılaşma önleyici) ilaçlar kullanılarak tedavi edilebilir.


Uzun süreli hareketsizlik, pıhtılaşma bozukluğu, travma, hamilelik, kalp yetmezliği, aritmi, fazla kilo, ileri yaş, sigara içmek, yağlı yemekler pıhtı oluşumuna neden olabilir.

Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus.
Akciğer embolisi, akciğer atardamarı veya onun dallarından bir ya da birkaçının kan pıhtısı ile tıkanması sonucu ortaya çıkan bir olaydır. (Pulmoner emboli).
Vücudun başka bir damarında kan pıhtısı  oluşur ve bu pıhtı kan dolaşımıyla beyine ulaşır. Beyin damarlarına ulaşan bu pıhtı geçemeyeceği incelikte bir damara gelince orada takılır kalır. O damarı tıkar.
Bu beyin atağına “embolik beyin atağı” kan akımı içinde hareket ederek beyin damarını tıkayan pıhtıya ise emboli denir.

Damar sertliğine Arteryoskleroz denir.
Damar, Anjeyon, Şiryan, Vas, kanal gibi kelimelerle ifade edilir.
 

Damar ...

Anjeyon, (İng. Angeion.)
Vaz, (Anatomide vas).

Damar, ( Fr. Vaisseau,  İng. vessel, vein ).
Şiryan,
İnsan bedeninde kanın dolaştığı yollar, şiryan.
İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal, vaz, anjeyon.
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal,
İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar.
Anjiyo kelimesi de anjeyondan türemiştir. Anjiyo, kalbi besleyen, koroner damar adı verilen damarların görüntülenmesidir. Damar sertliği olarak bilinen koroner arter hastalığı ya da hastalığın belirtileri ortaya çıktığında bu damarları görüntülemek için kullanılan bir metoddur. Hastalığın belirtisi göğüs ağrısıdır.

Emboli, (Fr. embolie), Damar tıkanıklığı.


Damarın diğer anlamları;
Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. 
Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı,
İçinde ongun besi suyunun odunsu dokudan boru. 
Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. 
Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 
Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. 

Soy, yaradılış.
Huy,

Bir anlatımı oluşturan sözcük ya da tümcelerin topu ...

İbare, (Arapça), (İng. phrase).
Sözce,

Deyiş.
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.
Bir fikri anlatan bir veya birkaç cümlelik yazı. Parağraf.
Bir yazının veya bir konuşmanın bir ya da birkaç tümcelik anlamı, özeti
Deyiş, ifade, tabir, anlatım tarzı, sözcük grubu, cümle parçası, birkaç sözcükten oluşan ifade, melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça.Sözce veya Deyiş.
Sözcük seçerek anlatmak, uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek, melodiyi ayrıştırarak çalmak.

İbretli ders veren söz, İbaret.
Helâk etmek.
 


İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç ..

 Lavdanom,(Fransızca laudanum).
Eskiden kullanılan ve içinde afyon bulunan sulu bir ilaç.
İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ