Türk mutfağına özgü meşhur bir hamur tatlısı ...

Baklava,
Baklağı,
Baklağu (Eski Türkçe)
Türkiye, Orta Doğu, Balkan ve Güney Asya mutfaklarında yapılan bir hamur tatlısıdır. 
Çok ince yufkadan arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tür tatlı. İnce ince açılan yufkaların arasına ceviz veya antep fıstığı (bazı yerlerde badem, fındık) konarak, tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. 


Genellikle şeker şerbeti veya bal şerbeti ile tatlandırılır.



Burdur yöresinde "bilmece" anlamında kullanılan sözcük ...

Asal,
Bilmece, 
(İng. riddle).
Tekerleme,
Puzzle,
Muamma,


Lügaz (Osmanlıca)
Enigma Yunanca).
Kapalı bir şekilde söylenerek ve ondan ne kastedildiği sorularak yapılan söz oyunu.
Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun.

Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. Uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. Bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır. 


Adları, kavramları, değişik söyleyişler, anlatışlar içinde gizleyen, divan çağı söz oyunu. 
Ortak halk yazını türlerinden biri olup, bir nesnenin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o nesnenin ne olduğunu, dinleyene bırakan bir söz dizini;
Küçük ve hafif muamma.
Uyaklı ve düzyazı biçimleri vardır.
Oedipus bilmecesi,
Kutsal kitap bilmecesi, 
Yapma bilmece, 
Koşuklu bilmece, 
Gerçek bilmece.

Örnek;
Sarı tavuk dalda yatar, dal kırılır yerde yatar. (Ayva)
Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk. (Limon)

Japon müziğine özgü, bambudan yapılan bir tür flüt ...

Oteki,
Oteki,
Japon müziğine özgü bir tür bambu flüt.





Nokan,
Japon müziğine özgü bir tür flüt,

Şakuhaçi (Shakuhachi), 
Japon Bambu flüt,
55 cm uzunluğunda bir flüt ile yapılan müzik türüdür. Çalgının adı eski Japon uzunluk biriminden gelmektedir.
Hiçiriki, Japon müziğine özgü kısa ve çift kamışlı nefesli çalgı,

Taşa tutarak öldürme cezası...


Recim,
Recm (Arapça).
Recmi,

Eskiden, Taşa tutma, taşa tutarak öldürme.
(Recm) Taşlanmış, taşa tutulmuş.
Recm, Evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimidir.
Suçlunun yarı beline kadar toprağa gömüldükten sonra taşlanarak öldürülmesi cezası; zina edenlere verilen ceza.
Lanetlenmiş, melun.

Taşlayarak idam cezası.
Taşa tutma, taşa tutarak öldürme.
İslam hukukunda zina suçu işleyenlerin taşlanarak öldürülmesiyle uygulanan bir şeriat cezasıdır.

Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma;
Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda "recm" ifadesi bulunmamaktadır. Kur’an’ı Kerim’de açıkça geçmemesine rağmen, fıkıh kitaplarının genelinde İslam’ın değişmez cezalarından biri olarak görülür.
Bu zina işi ile ilgili muhtelif cezalar vardır.

Bunlardan birisi de değnek (celde) vurma cezasıdır. Bekâr erkekle bekâr kadının zina etmesi halinde, ceza her birine yüz değnek vurulmasıdır.


Katolik kilisesi tarihinde Güney Amerikalı ilk Papa ...


Jorge Mario Bergoglio,
Papa I. Francisco,
Pope Francis,
Papa Francesco,
Papa Francisco,
The New Pope Of the Catholic Church Vatican 2013
Arjantinli Kardinal 76 yaşında.
Katolik Kilisesi tarihinde Güney Amerikalı ilk Papa.



Papa, 

(İt. papa, İng. Pope).
Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

Vatikan'da Sistine Şapeli'nde toplanan kardinaller Katolik dünyasının yeni ruhani lideri olarak 76 yaşındaki İtalyan kökenli Arjantinli kardinal Jorge Mario Bergoglio seçerek Katolik Kilisesi tarihinde ilk kez bir Güney Amerikalı Papa oldu.

Daha önce 2005 yılındaki Papa seçimlerinde de Papa 16'ncı Benedikt'in en güçlü rakibi idi.

Papa I. Francisco Jorge Mario Bergoglio, kürtaj, prezervatif, cinsel ahlak, gibi konularda muhafazakâr görüşlerine sahip olup Güney Amerikada yaşamaktadır. Dünya üzerinde yaklaşık 1 milyar 200 milyon Katolikin ruhani lideri olan Papa istifa ederek görevinden ayrılan 16'ncı Benedikt'in yerine Sistine Şapeli'nde toplanan 115 kardinal tarafından seçilmiştir. Seçimlerde Papa seçilemez ise şapelden siyah duman ile duyurulur. Eğer seçilirse beyaz duman ile bildirilir. 

Eskiden harman ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi ...


Aşar,
Öşür,
Onda,
Ondalık. 
Ayni vergi.
Harman vergisi,
Öşr'ün çoğulu.  Öşürler. 
Arazi mahsüllerinden alınan onda bir nisbetindeki vergiler.
Mahsül alan zengin müslümanların zekâtları.
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler.

Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi.
Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. 

Eskiden toprak ürünlerinden devlet giderleri için onda bir oranında alınan vergi. 
Harmandan sonra toplanırdı. Bu nedenle harman ürünlerinden ondabir oranında alınırdı.   

Osmanlılar bu vergiye, öşür, onda, ondalıkta adını vermişlerdir. Bu vergi her türlü toprak ürünlerinden alınırdı. Ayrıca çayırdan, bağ, bostan ve meyve ağaçlarından alınmıştır. Yine şıra, pekmez gibi mamullerle sebzeler de bu vergiye tabi tutulmuş olup köylü üzerinde ağır bir yük oluştumuştur. Aşar vergisini toplayana muaşşir denir. Zamanla bu vergiyi toplamada usulsüzlük yapılmış, halktan daha çok vergi alınmıştır. Aşar, Cumhuriyet döneminde, 17 şubat 1925 tarihinde kaldırılmıştır.

Toprak ürünlerinden beytülmal - hazine giderleri için onda bir oranında alınan vergi.
Bazı araştırmacılara göre toprak ürünlerinden alınan vergilere aşar, ticaret mallarından   alınan vergilere öşür denir. Öşür vergisini toplayanlara Aşir adı verilir. 

 

Kumaşlardaki benek ...

Puan, (Fr. point).
Nokta,
Benek . 
Kumaşlardaki benek, nokta.
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan.
Her hangi bir kumaştan alınıp süs olarak işlenen ufak parça. 


Aynı soydan gelen aileler topluluğu ...

Aşiret, (Arapça Aşira)   
İng.Tribe, Alm.Volksstamm, Fr. Tribu.  

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.   
 
Kabile, oymak, göçebe halinde yaşıyan ekseri bir soydan gelen cemaat.    

 
Kabile, 
Oymak, 
Yakın akraba,   
Cemaat
Aile,  
Sop, 
Sülale,  
Soy . 

Oruca başlama zamanını yerel saate göre gösteren çizelge ...

İmsakiye, 
Arapça, (ﺍﻣﺴﺎﻛﻴّﻪ) 
Arapça, imsakі, oruca başlamayla ilgili olarak imsakiyye.
Ramazanda imsak ve namaz vakitlerini bulunulan yere göre göstermek üzere hazırlanan bir aylık liste. 
Ramazanda imsak vakitlerini gösteren cetvel.
Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge.

Oruca başlama zamanı ...

İmsak, (Arapça),
Oruca başlama zamanı.
Bir şeyden el çekerek nefsine hâkim olma. 
Cimrilik.
Kendini tutmak. 
Bir şeyden el çekme.
Hapsetmek.
Şer'an müftirat denen şeylerden (orucu bozan şeylerden) nefsi hakikaten veya hükmen men' etmek.
Yemez içmez adamın hâli. 
Cimrilik, hasislik, pintilik.

Dengesini ustalıkla korurken top, labut, halka, bıçak, tabak gibi nesneleri havaya atıp tutarak gösteri yapan insan ...

Jonglör,
Jönkler,
Fransızca Jongleur, 
İngilizce Juggler. 
Jonglaj, 
Jonglöri. 
Dilimize Fransızcadan gelmiştir. 


Belirli bir sayıdaki nesneyi çeşitli şekillerde havaya atıp yakalayan, bu esnada en az bir adet nesnenin havada olmasını sağlayan insan, sahne sanatçısı, hokkabaz.

Dengesini ustalıkla korurken top, bıçak, tabak gibi nesneleri havaya atıp tutarak gösteri yapan sanatçı.  Jonglör top, labut, halka, çubuk, ipli çubuk, kumaş, sopa, ateş, ip gibi bir ya da daha çok nesneyi havaya atarak, tutarak, beceriler sunar. Düğünlerde, fuarlarda, şenliklerde, sirklerde, festivallerde ve panayırlarda gösteriler yaparlar. 

Tamamen yetenek isteyen bir faaliyettir. Beyinde düşünülüp uygulanan bir spor dalıdır. El, beden ve göz uyumu gerektirir. Tarihte bir spor dalı olarak bilinir. Refleksler çok önemlidir. Bu sporda beynin hem sağ hem de sol tarafındaki loblar çalışır. Eski Mısır tarihinde spor yarışmaları olduğu resimlerde görülmektedir. Yine  geçmişte tiyatro sanatında da kullanılmıştır. Aynı zamanda hobi olarak yapıla gelen ve amatör faaliyetlerle geliştirilmiştir.

Amatör ...

Özengeç,
Amatör, (Fr. amateur, Alm. liebhaber ).
Amatör (Farsça)
Bir işi para kazanma maksadıyla değil de, zevk için yapan kimse.
 

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), profesyonel karşıtı. 
Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan.
Meslekten olmayan, kazanç göstermeksizin sırf hevesinden ötürü bu işi yapan. 
Acemi, 
Tecrübesiz,
Hevesli.

Yakacak ...

Mahrukat, (Arapça).
Yakacak,
Yakıt,
Yakacak odun alma, satma işi.
Yakılacak madde.
Yanan şeyler.  
Mahrûka, bu mânf ile kullanılmaz.
Isınmak, yemek vesaire peşirmek için yakılan maddeler, ateş yakmaya yarayan şeyler, 
Odun, kömür vesaire.

Havlı, saçaklı, tüylü havlular ...

Kataif,
Katife.
Saçaklı, tüylü havlular;
Kadife, 
Arapça saçaklı, tüylü, 'hav'lı anlamına gelen kataif kelimesinin çoğuludur.
Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş, Velur,
Uzun havlı kumaş. 

Kataif'in diğer bir anlamı, 
Kadayıf tatlısı.
Ehramlar.

Popüler Yayınlar

Takipçiler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ