Cezayir Kurtuluş Savaşında, Fransa saflarında yer alan Cezayirlilere verilen ad ...


Harkiler, 
Harki,

Cezayir Kurtuluş Savaşında, Fransa saflarında yer alan Cezayirlilere verilen ad.

Cezayir Kurtuluş savaşı;
Demokratik Özgürlüklerin Zaferi Hareketi (MTLD) adını alan Cezayir Halk Partisi 1950 yılında 130 yıllık Fransız koloni yönetimine karşı bir isyan başlattı.  Ayaklanma faaliyetleri  1952 yılında Ferhat Abbas'ın davası ile başlatılmıştır. Esas  olarak Messali Hac'a karşı Ulusal Kurtuluş Cephesi- Front de Liberation Nationale (FLN) 31 Ekim 1954 yılında Betna ve Aures'te ayaklanma başlattı. 


Bu isyanlar Ayn Abid'de ve El-Alia madenlerinde şiddetle sürmüştür. 1956'da Fransa hükümeti Robert Lacoste vali olarak atadı. Ülkede etkinliği artan FLN'ye karşı Cezayir'e 500 bin kişilik bir Fransız ordusu gönderildi. Bu ordu ve hava kuvvetleri  Cezayirlilere katliam uygulamıştır. Cezayir'in Tunus ve Fas sınırları tel örgüler ile kapatıldı. Tanca'da 1958 yılında Magrip Birliği Kongresi'nde Cezayir Cumhuriyeti Geçici Hükümeti (GPRA) kuruldu. Fransa'da Charles de Gaulle, iktidarı zamanında 18 Mart 1962 tarihinde Geçici bir hükümetin gözetiminde yapılacak bir referandumda onaylanmak koşuluyla, Cezayir'in bağımsızlığı kabul edildi.  1 Temmuz 1962'de referandum yapıldı ve 6 milyon kişinin oyuyla bağımsızlık kabul edildi.  Cezayir Bağımsızlık Savaşı 8 yıl sürmüş ve iki milyon Cezayirli yaşamını yitirmiştir.

Cezayir’e bağımsızlığı Evian Anlaşması’dır. 1954-1962 yılları arasındaki Bağımsızlık Savaşı esnasında Fransızlar, yerli halktan, askeri birlikler meydana getirdiler. Cezayirli halktan devşirerek diğer Cezayirlilere karşı savaştırdıkları bu askeri birliklere Harki adı verildi. Harkiler, Fransız ordusunda görev almış Müslüman askerlerdir. Cezayir Bağımsızlık Savaşı esnasında Cezayir’in yanında değil Fransızların tarafında yer alan Harkiler, bağımsızlık sonrasında zor durumda kalmışlardır. 

Harkilerden sadece 50 bini Fransa’ya kaçabilmiştir. Geride kalan müslüman Harkiler, Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi FLN militanları tarafından öldürülmüştür. Harkiler kendilerini Fransız vatandaşı olarak da görseler Cezayir devleti, Harkileri Fransız vatandaşı olarak kabul etmemektedir.  Cezayir'e girişlerine izin verilmez. Fransa'da halen Harki kökenli 500.000 kişi olduğu sanılmaktadır.

Agrap, "Palaz" da denilen bir fındık çeşidi ...

Agrap,
Palaz,
Topur fındık,
Yuvarlak fındık.

Fındık çeşitleri;
Acı fındık,  
Avlu fındığı
Asya fındığı,
Cav cava fındık,
Çakıldak fındık (Göğ fındık, Delisava),
Çakıl fındık,
Değirmenlik fındık,
Farges fındığı, 
Foşa fındık(Boyhane, Yomra),
Gagalı fındık, 
Giresun fındığı,  
Göv fındık
Ham fındık
Himalaya fındığı, 
İkiz fındık, 


İncekara fındık, 
İnce kabuk,
Kara fındık,   
Kargalak fındık,
Koruk fındık,
Kalınkara fındık (Giresun karası, Kara fındık),  
Kan fındık,  
Kuş fındık,
Mincane fındık(Sıra fındık, Sarı yağlı fındık),
Palaz (Topur) fındık ,
Sivri fındık,  
Süt fındık,
Tombul fındık (Mehmet Arif),
Uzunmusa fındık (Oskara yağlısı),
Wang fındığı,  
Yağlı fındık,  
Yassıbadem fındık
Yuvarlakbadem fındık,  
Yunnan Fındığı,

Kürek mahkumu ...

Forsa, (İt. forza).
Kürekçi, 
Kürek mahkumu,
Pranga mahkumu,
Eskiden, Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.
Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.
Payzen, 
Ayağına pranga vurulmuş. 
Forsa,
Deniz esiri.
Suçlu.
Esir.
Hizmetçi, uşak.
 

Buharlı gemilerin icadından evvel yelkenli gemilerde kürek çekmeğe mahkum harp esirleri. Donanmalardasuçlu ve esirlerden oluşan savaş gemilerinde görev yapan askeri sınıf. Bunlar, kaçmamaları için birer ayakları güvertelere çakılı bulunurlardı. Eskiden bu tür gemilerden olan kadırgada toplam 200-250 forsa bulunur.

Ayaklarından bağlı olmaları münasebetiyle bunlara payzen namı da verilirdi. Payzen tabiri, daha çok cürüm ve cinayet erbabından küreğe mahkum olanlar hakkında kullanılırdı. Harp esirlerinin gençleri ve çocukları, saraylara ve acemi olanları kışlalarına verilir, yirmi yaşından yukarı olanları da küreğe konulmak üzere tersaneye gönderilirdi. Gemilerde harp esirlerine kürek çektirmek âdeti 15. ve 16. yüzyıllarda çok revaç bulmuştu. 


Venedik, Ceneviz, Barselona, Cezayir, Malta ve Osmanlı kaptanları, harp esirlerine, hatta mensub oldukları milletlere karşı vuku bulan muharebelerde bile zorla kürek çektirerek, bu güçle savaşı kazanmak için çalışırlardı.   

Önceleri küreklerini gemicilerin, çektiği kadırga  tipi gemilere batılılar tarafından "Galere" dendiği bilinmektedir. Bu terim sonradan kürek mahkumu anlamında kullanılmıştır.

İslamlıktan önce arapların taptığı putlar...

Hubel, 
Hübel.
Tagot (Tagut),
Lat, 
Menat, 
Uzza- Uzat. 

Cahiliye devrinde Kureyşlilerin en büyük putu.
Müslümanlık öncesi Arabistan'da Kibele' ye verilen addır. Bir dönem Arapların, önemli sembollerinden olan Hübel, Kabe'nin hem içinde hem de dışında bulunan tüm putların en büyüğü olarak kabul edilmekteydi. 

İnsan şeklinde ve kırmızı akikten yapılmış olan Hübel, Kureyşlilere sağ kolu kırılmış olarak, Mekke'ye Şamdan getirilmiştir. Kırık kolun yerine altından bir kol takılmıştır. 

Hübel putu Arapların taptığı  360 putun içinde baş put olarak nitelenen ve sembol putlarından birisidir.  Kureyş kabilesi putlarının en büyüğü ve en kutsalıdır. Kureyş Kabilesi Ay Tanrısı Allah'a (El Ellah veya Hubel) ve onunla insanlar arasında iletişim kurduğuna inanılan üç kızına taparlardı. Mekke’deki Kabe’de El Lat, El Uzza, Menat adlı bu üç tanrıça put vardı. El Lat-Merkür, El Uzza Venüs ve Menat Dünya olarak anlaşılmalıdır. Hristiyanlıktaki "Üçleme -Teslis'in de Güneş, Ay ve Dünya ile ilişkilendirilmesi yanlış olmaz. İsa ve Havarilerinin ve de meleklerin başlarındaki hale Mitra-Zerdüşt inancı, Mısır ve Sümer İnançlarının sembolü olan "Güneş" i temsil eder.


Med İmparatorluğunun başkenti ...

Ekbatana,
Hemedan.
Hamedan, 
Medler; ilkçağda İran’ın kuzeybatı ve batısında devlet kurmuş bir topluluktur.  Med İmparatorluğu'nun başkenti Ekbatana'dır.
Pers imparatorluğunun başkentidir.
Şehrin eski Farsça ismi Hegmetane, antik Yunanca'da ise Ekbatana'dır. 
İbn-i Sina'nın mezarı bu şehirdedir. 
Pers devletleri zamanında Hamedan şehri (o zamanlardaki adıyla Ectabana) İran platosunda sadece İran'ın değil, dünyanın da en eski şehirlerinden biridir.
Hagmatena (Ekbatan) Güneybatı İran'da olup eskiden Med imparatorluğunun Başkenti olarak geçmektedir.

Bazı Asur kaynaklarında, şehrin kuruluşunun MÖ 1100 yıllarına denk geldiği görülse de, tarihçiler şehrin kuruluşunun MÖ 3000 yıllarına kadar dayandığını söyler. Medler, Babillilerle anlaşarak Asurların başkenti olan Ninova’yu ele geçirerek Asur İmparatorluğu’ nu tarihten sildiler. Bu zaferle birlikte Kuzey Mezopotamya ile Kızılırmak kavisine kadar olan Anadolu topraklarını ele geçirdiler. Hamedan Medler tarafından kurulmuştur ve bu medeniyetin başkentiydi. Uzun yıllar bu devlete başkentlik yapan kent daha sonra kurulan Pers devletine de başkentlik yapmıştır. Daha sonraları ise, sadece imparatorların yazlık konutunun bulunduğu bir şehir olarak kaldı.

Şehir 633 yılındaki Nihavend Savaşı'ndan sonra Müslüman hakimiyetine girmiştir. 11.yüzyılda Büyük Selçuklular tarafından alınan kent daha sonra Timur tarafından tamamen tahrip edildi. Daha sonra Safevi devleti zamanında şehir altın devrini yaşadı ve çok gelişti. 18.yy'da Osmanlılar tarafından alınan şehir kısa bir süre bu devletin idaresinde kalsa da, şehir ve çevresindeki yerel direnişe fazla dayanamayan Osmanlılar şehri bir anlaşmayla İranlılar'a geri verdiler.























Kaynak; http://tr.wikipedia.org/
 

Argoda metres ...


Kapatma,
Metres, 
Zamazingo.
Fr. maitresse, 
İng. Mistress.
Evli bir erkekle nikahsız yaşayan kadın, kapama, kapatma, zamazingo.
Kapama,
Zımbırtı. 
Kapatma, odalık cariye.
Nikahsız eş, sevgili,
Cariye, İng. concubine. 
Metres. 
Aftos, 
Oynaş, 
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkilerde bulunan kadın ve erkekten her biri.


Dost, 
Gaco, Kadın, Sevgili.


Metres ile ilgili bir Fıkra;
Karı koca yemek yemektedirler. O sırada masaya yaklaşan heykel gibi güzel bir esmer, adamı selamlayıp geçer. Adamın karısı sinirle sorar:
- Kim bu afet?
- Eğer mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim, der adam.
- Bir de bu kadar pervasızca söylüyorsun. Boşanıyorum senden! 


Etiler'deki dubleksi, Akmerkez'deki daireyi, Bodrum'daki tripleksi, 24 metre yatı, altındaki son model jeepi, kırmızı spor arabayı, Maldiv adalarındaki devre mülkü,  mücevher ve takı kolleksiyonlarını falan bırakıp boşanmak mı istiyorsun?
Uzun bir sessizlik olur. Alt tarafı bir metres için bütün bunlardan vazgeçmeye değer mi bir tanem?
Kadın bunları duyunca sakinleşir ve çevresine bakınmaya başlar ve çift yemeğini çatallarken kadın birden sorar:
- Şu arkada oturan Fuat değil mi? Yanındaki kadın kim?
- Fuat'ın metresi.
- Ay bizimki çok daha güzel!

Cezayir ve Fas'ta erkeklerin giydiği bir üstlük, giysi ...

Kaşabiya, (Frn. Kachabia), 
Cellaba (Arapça djellaba), 
Deve yününden (wabar) dokunan kumaştan hazırlanan üstlük en kaliteli olanıdır. Bir miktar koyun yünü (souf) ve deve yünü karıştırılarak dokunan kumaştan dikilen kaşabiyalar da vardır. Kalitesi ise görecelidir.

İki şekilde dikilen bu üstlük Kullanıma göre

Çinekoptan biraz büyük lüfer ...


Sarıkanat,

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar. 

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Topluluk, cemaat ...


Ehil,
Ahali,
Camia,(Arapça)
Topluluk, zümre, 
Birlik. Kütle.
Dâr-ül fünûn.

Topluluk. 
Cemaat,
Bir yere toplanmış insanlar. 
Takım, bölük.

Bir imama uyup namaz kılan müslümanların heyeti. 
Bir mezhebe tâbi bir heyet teşkil eden ahali.
Aralarındaki münasebetleri din, örf ve âdetlere göre tanzim eden, akrabalık, komşuluk, hemşehrilik gibi rabıtalarla birbirine bağlı insan topluluğu.

Cemaat, (Arapça).
Bir imama uyup namaz kılan kişiler.
İnsan kalabalığı, topluluk,
Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu.

Çinekopun büyüğüne verilen ad...

Lüfer,
Sarıkanat,

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. 

Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.


Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Çinekopun küçüğüne verilen ad ...

Defne,
Defne yaprağı,
Lüfer balığının boyu 10 cm. den küçük ve ağırlığı 50 g. dan az olanına Defne yaprağı denir.

Boyu 11-15 cm. ve ağırlığı 55-65 g. olan lüfer balığına çinekop denir. 

Ağırlığı 65-75 g. olan ve boyu 15-17 cm arasında ise kaba çinekop,17-20 cm. boyunda olan 75-110 g. olanlara ise sarı kanat denmektedir. Ama esas lüfer için 125-350 g. ağırlığına eriştiğinde ve 20-30 cm. boyunda olursao zaman balık olur ki rakısız gitmez. Eee daha büyüğü olmaz mı? Tabiki olur. O zaman ona Kofana denir ki yarım kiloyu geçer.

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.

Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Damak ...

Hanek,
Damak,
Ağzın tavanı, damak.

Hanek sözcüğünün diğer anlamları; 
Söz, Konuşma,  Lakırdı, Şaka.

Damak, (Frn. palais [le], İng. palatal, palatine) 
Ağız boşluğunun tavanına damak denir. 
Damak, yumuşak ve sert olmak üzere iki bölümden oluşur. Ağız boşluğunun tavanını sert damak oluşturur. 

Damak kubbesi de denilen bu kısım mukoza ile örtülüdür. Ağız boşluğunda yumuşak damak bulunur ve yapısında kemik yoktur. Tamamen mukoza ve kaslardan oluşur.


Meczup ...

Sapık,
Meczup (Arapça).
Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse. 

Aklını yitirmiş kimse, deli.
Sapık, 
Meczub,  
Başkasının tesiri ile hareket halinde olan. 
Cezbedilmiş. 
Aklı gitmiş olan. 
Aşk-ı ilahi ile kendinden geçmiş.
Deli. 
Divane. 
Mecnun.
 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ