Bir Afrika ülkesinin başkenti ...



Maseru, 
Afrika ülkesi Lesoto' nun başkenti. 
Şehir, 1869' da Britanyalılar tarafından kurulmuştur. 230.000 nüfusu vardır. Güney Afrika sınırında yer alır. Lesoto'nun en büyük şehiridir.

Afrika Ülkeleri ve Başkentleri;
Angola - Luanda,
Benin - Porto Novo, 
Botsvana-Gaborone, 
Burundi - Bujumbura,
Burkina Faso (Yukarı Volta) - Ouagadougou,
Cape Verde -  Praia,anda,
Cezayir - Alger, 
Cibuti - Cibuti,
Çad - Jamena - N'Djamena,
Demokratik Kongo (Zaire) - Kinşasa,
Ekvator Ginesi - Malabo,
Eritre - Asmara, 
Etiyopya(Etyopya) - Addis Ababa, 
Fas - Rabat, 
Fildişi Kıyısı, Fildişi sahili - Yamoussoukro,
Gabon - Libreville, 
Gambia(Gambiya)-Bathurst-Banjul,
Gine Bassau, Gine Bissau - Bissau,
Gine-Conakry, 
Güney Afrika Cumhuriyeti - Pretoria (yürütme), Bloemfontein (yargı), Cape Town (yasama).
Güney Sudan - Cuba, Sudan,
Kamerun - Yau-Yaoundé, 
Kenya-Nairobi, 
Komorlar (Komor adaları)- Moroni, 
Kongo Cumhuriyeti (Brazzaville) - Brazzavil ,  

Lesotho, Lesoto - Maseru,
Liberya - Monrovia, 
Libya - Trablus, 
Madagaskar - Antananarivo,
Malavi - Lilongwe, 
Mali - Bamako, 
Mauritius - Port Louis,

Mısır - Kahire, 
Moritanya - Nouakchott, 
Mozambik - Maputo,
Namibia (Namibya) - Windhock, 
Nijerya - Eski Başkent Lagos, Yeni Başkent Abuja, 
Nijer - Niamey,
Orta Afrika Cumhuriyeti - Bangui,
Ruanda - Kigali, 

São Tomé ve Príncipe (Saq Tome Principe, Sao Tome ve Principe) - São Tomé,
Senegal  - Dakar, 
Seyşeller - Victoria, 
Sierra Leone - Freetown, 
Somali - Mogadişu
Sudan - Hartum,  
Svaziland(Swaziland) - İdari Başkent Mbabane, Krallık Başkenti Lobamba,
Tanzanya - Dodoma-Darüsselam, 
Togo - Lomé , 
Transkei, Eski başkent Umtata, Yeni başkent Mthatha. 
Tunus - Tunus, 
Uganda - Kampala, 
Yeşil Burun adaları(Cape Verde) - Praia,
Zaire - Kinşasa, 
Zambia(Zambiya) - Lusaka, 
Zimbabwe, Zimbabve - Harare,

Küçük taneli bir muşmula cinsi ...

Ezgil,
Küçük taneli bir muşmula cinsi.
Muşmula,
Bir çeşit küçük muşmula,
Bir tür küçük taneli muşmula.
Bir cins küçük taneli muşmula.

Muşmula,(Mespilus germanica).
Muşmul, 

Beşbıyık,(Muşmulanın iri cinsi).
Döngal,
Döngel,(Yabani muşmula)
Tongel,
Töngel.
Ezgil, (Bahçede yetiştirilen muşmula)
Gelinboğan,
Oşhamuşk,


Gülgiller altfamilyasından Maloideae’dan 2-3 m yüksekliginde bodur boylu dikenli bir ağaç ve bu ağacın meyvelerdir. Kışın yapraklarını döker. Çiçek tablasıyla sarılmış etli meyveleri, eriksi yapıdadır. Yabani olanları daha küçük olur. İçinde sertleşmiş tohumları bulunur. Meyveleri beş çekirdekli, yuvarlak veya oval, esmer renkli olup, dip tarafında beş çanak yaprağı vardır. Olgunlaştığında koyu kahverengiye dönen meyve kabuğu ve koyu kahve meyve etlidir.

Meyvesinde çeşitli şekerler, organik asitler, pektin maddeleri, C vitamini ve karoten vardır. İlk koparıldığında buruk bir tadı vardır. Bir süre beklenildiğinde yumuşar ve lezzetlenir. Karadeniz, Kuzey Anadolu ve Marmara bölgelerinde yetişir.

Muşmula suda pişirilip demlendikten sonra şekerle içilirse, dizanteri ve ishal gibi bağırsak hastalıklarına iyi geldiği, mideyi kuvvetlendirdiği bilinir. Ağacın yaprakları kaynatılıp içilirse şeker hastalığına ve çekirdekleri ise böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde faydalı olduğu söylenir. Ancak siz bu tavsiyeleri uygulamadan önce mutlaka bir doktora danışınız.
 

Mızrak ya da süngünün sivri ucu...


Sinan, (Arapça).
Mızrak, süngü vb. silahların sivri ucu.  
Mızrak, süngü gibi şeylerin sivri ucu.
(C.: Esinne) 

Mızrak,
Süngü.


Sinan kelimesinin diğer bir anlamı;
Sinsi. 
Singin.
Sıkılgan, mahcup .
Saklanacak yer.
Kolayca sindirilebilen. 
Erkek ismi.
 

Köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi bir süt içeceği ...


Kefir, (Fr. Kéfir ou Képhir, İng. kefir ). 

Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek.

Keçi sütünün fermentasyonu ürünü olan, besleyici bir gıda.



Süte karnabahar benzeri kefir tanelerinin eklenmesiyle elde edilen, etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu, tarihsel geçmişi olan Kafkas orijinli süt içeceği.

Köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi bir Türk içeceği.

Kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir.
 

Çok eski yıllarda Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari amaçla üretilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı, yoğurt kıvamında, hafif ekşimsi bir Türk içeceğidir.

Son yıllarda Avrupa ve Amerika’da da yapılmaya başlanmış ve ülkemizde de Ziraat Fakültelerinin Teknolojisi bölümlerinde üretilmekte olup, sınırlı miktarda satışı yapılmaktadır.

Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. 

Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Kefirin anavatanı Kafkaslardır. İlk kez Batı Asya’ da Türkler tarafından yapılan ve günümüzde pek çok ülkeye yayılan fermente bir süt ürünüdür.  Kafkas Türkleri kefiri su yerine içmekte ve gençlik iksiri olarak kullanmaktadırlar. Kafkaslardan dünyanın her tarafına yayılan Türkler bu içeceklerini beraberinde dünyanın her tarafına götürmüşler ve yaymışlardır.

Kullanımı ve hazmı çok kolay olan kefir hücre yenileme özelliğine sahiptir. Mucize içecek kefir özellikle bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önlediğinden ömür uzatıcı olduğuna inanılır. Kafkasyalıların kefirin yararlarını bildiklerinden çocuklarına su gibi içirdikleri bilinmektedir. Bu sebeple Kafkasya’ da yüzyıldan fazla yaşamak çok sıra dışı bir durum değildir. Kefir protein , yağ , laktoz ve mineraller bakımından hayli zengindir. İlaç tedavisi kesilmeden kullanıldığı zaman kandaki kötü kollestrolü azaltır, tansiyonu düşürür, idrarı sulandırır.

Vücuttan atılması gereken maddelerin gidişini kolaylaştırır, bağırsak hareketlerini hızlandırır, bulaşıcı, sarılık, eklem hastalıkları, ishal, kabız, kan kaybı, idrar torbası hastalıları, doğum sorunları, şeker düşmesini ve önemlisi kanseri geciktirir. Hazmının kolay, proteince zengin oluşu nedeni ile kefir hastalar ve çocuklar için önemli bir besindir. Hatta 20-30 günlük çocuklara bile günde bir iki kaşık içirilmesi önerilmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalarda kefirin kadın ve erkeklerde cinsel gücü arttırdığı da bildirilmiştir. Hücre yenileme sayesinde de kadınlar tarafından cilt maskesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir.
 

Kefirin içinde yer alan maddelerin kanseri,  %53,6 oranında azalttığı Japonyada fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre belirlenmiştir. Ayrıca kefir sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluk içinde yararlı olmaktadır. Ülser yüksek tansiyon, bronşit, astım hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Kefiri yaşı ne olursa olsun her yaştaki insan kullanabilir. Yan etkisi yoktur. Çocuklara bile rahatlıkla verilebilir.

Kefir, vücut direncini arttırıyor, sindirim sistemine yararlı oluyor. Bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor. İlaç değil ama, kanser hastası olanlar, bu özellikleri nedeniyle kefiri tercih ediyor. Yapılan çalışmalar, kefirin, iştahsızlık ve uykusuzluğa da iyi geldiğini göstermiştir.

Kefir taneleri sütü fermente edici rol oynar, en önemli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekrar kullanılabilmesidir.Bu taneler kazein ve birbirleri ile ortak yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği jelatinimsi koloniler oluştururlar.

Değişik araştırmacılar, değişik bölgelerden aldıkları kefir tanelerinde farklı sayıda, oranda ve cinste mikroorganizma tespit etmiştir. Tanede genel olarak laktik asit bakterileri, laktozu fermente eden ve edemeyen mayalar mevcuttur.

Bazı tanelerde enterokok ve koliform grubu bakterilere de rastlanmıştır. Kefir tanesinde saf toz halde liyofilize kültürler üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve ABD'de genellikle saf kültürlerden kefir üretilirken, Rusya, Asya, Doğu Avrupa ve Ortadoğu bugüne kadar laboratuvar koşullarında kefir tanesi üretmek mümkün olmamıştır.

Kefir, vücudun temel fonksiyonlarında ve çeşitli faaliyetlerinde kullanılan mineraller ve esansiyel aminoasitler bakımından zengindir. Kefirde bulunan proteinler kısmi sindirimi yapılabilen ve bu nedenle vücut tarafından kolay değerlendirilebilir yapılardır. Kefirde bol miktarda bulunan ve esansiyel amino asitlerden bir tanesi olan triptofanın , mineral maddelerden kalsiyum ve magnezyumun sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi oluşturmaktadır. Vücudumuzda en çok bulunan ikinci mineral madde olan fosfor, hücre gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidratların, yağların ve proteinlerin kullanımında kolaylık sağlamaktadır.

Kefir B12 , B1 ve K vitamini bakımından da zengindir. Bu vitaminlerin yeterli alınması durumunda gerek böbrek, karaciğer ve sinir sistemine gerekse deri rahatsızlıklarına sayısız fayda sağladığı bilinmektedir.


Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek ...


Pişi,
Bişi.

Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. 

Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. 
Mayalı hamurdan yapılan lokma. 
Yağda kızartılmış peynirli börek. 
Gözleme.
Yağda kızartılmış ekmek. 
Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı.

3 Bardak un, 2 Yemek kaşığı yoğurt, 1 tatlı kaşığı karbonat ve tuz ile hamur yoğrulur. Oklava ve un ile bu hamurun tamamı ne ince ne kalın açılır. Bardak yardımıyla veya bıçakla açılan hamur kesilir. Kızgın yağda kızartılır. Nar gibi kızaran bu hamur yemeği beyaz peynir, reçel, zeytin ile çok lezzetli olur. Yanında ise sıcak çay mutlaka olmalı. Afiyet olsun.
Fırından alacağınız hamurla da pişi yapabilirsiniz.

Kökten dincilik ...

Fundamentalizm, 
Fr. fondamentalisme, 
İng. Fundamentalism, 
Alm. Fundamentalismus.
Kökten dincilik. 
Radikal Dincilik. 
Radikal, kökten, köktencilik demektir.

XX. yüzyılda Amerika Evanjelik Protestanlar tarafından kullanılan Fundamentalizm kelimesi,  Latince temel anlamına gelen fundamentum kökünden türemiştir.

Köktendincilik ile muhafazakarlık aynı anlamda görünsede farklılıkları vardır. Bu bağlamda fundamentalizm, tutuculukla, kültürel bir gerilikle, bağnazlıkla, hoşgörüsüzlükle, temel insan hürriyetlerini yok saymakla ve son olarak da dışlayıcılıkla özdeşleştirilmektedir. Muhafazakarlıkta bir mütevazilik, bir denge vardır. Mevcut olanı korumak ve devamlılığını sağlamak daha çok belirgin olup bir hiyerarşi vardır.  Fundameentalizmde ise keskin çıkışları olan eşitlikçi, devrimci bir yapı vardır.  

Günümüzde kutsallık kavramının değerini yitirdiği bir dünyada yaşamanın zorlaştığı bu ortamda, dini motifli hareketler güçlenmektedir. Temel olarak Fundamentalist hareketler  modernleşme karşıtı olarak ortaya çıkar ama modern düşüncelerden, hareketlerden faydalanır. Bağımsızlık, özgürlük, internet, haberleşme, demokrasi gibi fikirlerle propaganda yapar. Modern teknolojilerden yararlanır ve kullandığı bu imkanları yok eder. 

Fundameentalizm bir dinin öğretilerine katı, derinden bağlılık demektir. Köktendinciliğin en önemli karakteristik özelliği din ve siyaset arasındaki ayrımı reddetmesidir. Dini metinleri yorumlamadan birebir çevirilerine sadık kalarak çalışır. Günümüz toplumlarında kazandığı görünüm, çağdaş insanın düşüncesinde oluşturduğu imaj olumsuzdur.  

Et sucuğu ...

İrişkit,
İrişkin, 
(Adana yöresine özgü bir sözcük),
İrişgi,
İrişgil,
İrişgik,
Sucuk.
Et sucuğu.

Halk dilinde Sucuk, Et sucuğu.
Sinop, Bayburt ve Kahramanmaraş yöresinde de yukarıdaki adlarla bilinir.
Çukurovada sucuk anlamında kullanılan kelime.


Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharlı et kıyması doldurularak yapılan bir tür yiyecek.

Orta Asya ve Balkanlara özgü özellikle Bulgaristan, Ermenistan, Türkiye gibi ülkelerde, kurutulmuş, şişirilmiş bağırsaklar içerisine dolduurulmuş baharatlı kıyılmış fermante et ürünüdür. Eski zamanlarda eti saklamak sorun olduğundan bu metodla üretilip saklanmış ve tüketilmiştir. Elde edilen lezzet o kadar güzelki etleri saklama imkanı olmasına rağmen sucuk imalatı ve tüketimi günümüzdede farklı lezzet olarak devam etmiştir. Sucuk, bol miktarda yağ ve tuz içeren bir besin maddesidir. İçerisine baharat ve sarımsak konur. 

Sucuk yapımı ve gerekli malzemeler;
5 kilo yağlı dana kıyması. Özellikle kaburga kısmından olursa makbuldür. Etin içerisinde miktarının yarısı kadar iç yağı  olmalıdır. Sucuklar için bu oran 3 kilo sığır eti, 1.5 kilo koyun eti, 500 gram kuyruk yağı da olabilir.
150 gram kırmızı (tatlı veya acı) biber.
150 gram kimyon
50 gram karabiber
20 gram yeni bahar, sumak
150 gram ince tuz
2 baş sarımsak
Yeterince yıkanmış, temizlenmiş kalın bağırsak.

İnce kıyılmış yağlı kıyma kap içerisine konulur, içerisine 150 gram isteğinize göre baharat, 150 gram ince ayıklanıp makinede çekilmiş toz kimyon, 50 gram toz karabiber, 20 gram ince dövülmüş yeni bahar, 150 gram ince tuz, 2 büyük baş soyulmuş, dövülmüş sarımsak karıştırıp iyice yoğrulur. Yoğrulan bu karışım tekrar makineden geçirilir. Üzeri ıslak bir bezle örtülerek serin bir yerde 12 saat kadar bekletilir. 

Genelde kışın sucuk yapıldığından daha iyi kıvama gelir. Bekletilen malzeme tekrar yoğrulur. Yıkanmış ve temizlenmiş kurutulmuş bağırsaklara hazırlanan malzeme doldurulur. Sucukların yapımında doldurulan bağırsaklarda boşluk kalmışsa, boş olan yerler iğne ile delinir. Sıkıştırmak, et makinesinden kıyma vermek suretiyle de yapılarak boşluklar giderilir. Sucuklar şekil ve acı miktarına göre şöyle sınıflandırılır. En çok tercih edilen ve lezzetli olanı kangal sucuktur. Sığır etinden yapılan bu sucuklar orta ateşte ısıtılarak tüketilir. Baton tipi sucuklar kangal sucuk gibi hazırlanır ama şekli kangal değil düzdür. Bir başka tip ise parmak sucuktur.Yine aynı malzeme ile yapılır. Ancak acı biber miktarı fazla olup çok acıdır.

Mangalda sucuk ekmek hele hele kar kış kıyamet afiyetle yenir. Ya da kahvaltıda sucuklu yumurta çok güzeldir. Benim size sucuk için önerimi mutlaka pazar günü sabah kahvaltısında deneyin. Yarım ekmek içi alınmış, kuru soğan, maydanoz. Patlıcanı közleyin kabuklarını soyun. Yeşil biberi acı olacak,  közleyin ve iki parçaya bölün. Bir domatesi dörde bölüp şişe dizip közleyin. Şimdi sucuk operasyonu. Sucukların zarını soyup yarım ekmek için yetecek kadar şişte közleyin. Kurutmayın. Sonra hazırlanan yarım ekmek içine sucukları dizin.

Üzerine maydanoz, közlenmiş acı biberleri, patlıcan közlemesini, doğranmış soğanları da koyup biraz tuz atıp ekmeği kapatın. Elinizle altından tutup ısırarak afiyetle yeyiniz. Yerken közlenmiş domatesleri yemeyi unutmayın. Bu başka bir tat katacaktır. Unutmadan sucuklar pişerken sabrınızı nefsinizi soğanın üzerine közlenmiş patlıcanı tuzlayarak koyarak köreltiniz. Başka bir lezzet tadacaksınız.


Kırlangıç kuşu ...

Yalvane, (Farsça),
Kırlangıç kuşu.

Kırlagıç,  Kırlağuç, Kırlankuç,
Kardıgaç,
Kırlık,
Hattaf,
Huttaf,
Ahabil,
Cizindirik,
Çağaş,
Ababil-Ababülbül (Kırlangıç yavrusu).

Kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasındaki kuşların ortak adı kırlangıç kuşudur. Bu kuşlar kutupların dışında dünyanın her bölgesinde yaşayabilir. Karın kısmı beyaz ve diğer kısımları siyah parlak tüylü küçük ötücü bir kuştur. 10-20 cm. boylarında kırlangıçlar bir akrobat gibi bir birikintisine veya havuza dalarak su içer ve taşır. Görmek gerekir. Kanatları uzun ve sivri olup jet hızıyla dalar ve suya batmadan ihtiyacını alır, gider. Çatallı kuyruklarını dümen gibi kullanırlar. Sürü halinde yaşayan bu kuşların yuvaları çamurdandır. Genelde binaların çatılarının duvarla birleştiği yerlere yaparlar. Uçarken, hızla uçarken üçgen şeklindeki gagalarını açarak sinek, sivrisinek türü küçük böcekleri avlarlar. Yaz sonunda Afrikaya, sıcak bölgelere göç ederler ve ilk baharda geri dönerler.

Pers ordusu ile Yunan kent devletleri ittifakı arasındaki Termofil savaşında Yunanlı hain ...


Efialtes,  
Malisli  Efialtes.
M.Ö.480 yılında Termofil Savaşında (Termopylae Muharebesi) Pers ordusu Yunanistan’a saldırdı. Bir milyondan fazla askere sahip Pers ordusu karşısında, Yunanistan’da Leonidas önderliğinde kısıtlı sayıda asker bulunmaktaydı. 

M.Ö. 480 yılında istilacı Pers ordusuyla Yunan kent ittifakının Mora yarım adasını Balkanlara bağlayan Termofil dağ geçidinde yaptığı savaş için tarihçi Herodot'un anlattığına göre tarihin ünlü direnişlerinden biridir.

Bir hafta boyunca cesurca savaşan Leonidas, 300 Spartalı ve 700 Tespialıdan oluşan küçük yunan ordusu iki yüz elli bin Pers ordusunu geçitlerin diğer tarafında tutmuştur. Bir hafta sonra yunan kent ordusu bozguna uğratıldı. Sebebi ise Efialtes’in Pers kralı Xerxes’e gizli patikanın yolunu gösterip, Leonidas’ı arkadan vurmasını sağlamasıydı. 

Yunanistan’da Efialtes ismi hem ihanetle hem de kabusla eş anlamlı kullanımaktadır.

Yeşil...



Ahzar,
Ahdar ,
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk.

Yeşil, yemyeşil, 
Pek yeşil. 

Gözkapağı yapışması. ..

Ankilobilefaron,  
Ankyloblepharon.
Göz kapağı yapışması.

Gözkapaklarının kirpikler hizasında birbirine yapışması. 
Kimi hayvan türlerinde doğumdan sonraki yaklaşık 10. günden itibaren göz kapakları birbirinden ayrıldığından bu tür olgular gözkapağı yapışması olarak değerlendirilmemelidir.

İnce kumaştan bir tür kadın üstlüğü ..


Maşlah,(Arapça), 
Harmani,
Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir çeşit kadın üstlüğü.
Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin.
İnce kumaştan yapılan bir tür kadın üstlüğü.
Türk kadınlarının eskiden giydikleri bir tür üstlüktür.
Kimi varlıklı Arapların giydiği ipekten harmani.
Maslak, Soğuktan korunmak için vücuda sarılan kalın örtü. 


Uluslararası Basketbol Federasyonu' nun simgesi ...

FİBA,  (Fransızca) 
Fédération Internationale de Basketball Amateur,

Uluslararası Basketbol Federasyonu, İsviçre'nin Cenevre kentinde Arjantin, Çekoslovakya, İtalya, Letonya, Portekiz, Romanya, Yunanistan ve İsviçre  tarafından 1932 yılında  kurulmuştur. 

Halen FIBA' ya üye 213 Ulusal Basketbol Federasyonu vardır.  
1956 yılında Federasyon merkezini Almanya-Münih’e taşımıştır. Ancak, 2002 yılında tekrar İsviçre- Cenevre’ye geri taşınmıştır. 1989 yılında resmi isminden Amateur kelimesini çıkartmıştır. Ancak FIBA kısaltması aynen kalmıştır.

Türkiye'de Basketbol Federasyonu (TBF),  FİBA üyesi olup,  ülke genelinde her yaştaki vatandaşın basketbole ilgi ve sevgisini artırıcı çalışmalar yapmak, basketbolün her bakımdan gelişmesini sağlamak, bu amaca yönelik olarak ülke genelinde yapılanmaktır.

Bu faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara uygun olarak diğer ilgili kuruluşlar ve yerel yönetimler ile işbirliği içerisinde özerk olarak yürütmek, Türkiye’yi basketbol konusunda yurtiçinde ve yurtdışında temsil etmek üzere kurulmuş bulunan, özel hukuk hükümlerine tabi, özerk statüye ve tüzel kişiliğe sahip Türkiye Basketbol Federasyonunun teşkilat, görev ve yetkilerine ait usul ve esasları düzenlemektedir.

Damar sertliği ...

Arteryoskleroz, 
Ateroskleroz,
(Fr.artériosclérose),
Atardamar sertliği

Damar sertliği, 

Ateroskleroz 
( İng. atherosclerosis),
Aterosklerozis.

Arterioskleroz arterlerin duvarlarında kalınlaşma ve elastikiyet kaybı ile ilişkili anormal bir durum olup damar sertliği olarak bilinir.  
Ateroskleroz, arter duvarlarındaki lipid (yağ) birikimi ile ortaya çıkan bir arteryoskleroz türü olarak bilinir.


Ateroskleroz, kalp, beyin, böbrekler ve ekstremitelerdeki arterleri etkiler. Bu durum kanser ve kazalardan sonra gelen ölüm nedenidir. 
Arteriyoskleroz damarların iç yüzeyindeki değişiklik, yıllarca devam eder. Yavaş yavaş zamanla oluşur. Damarların iç yüzeyinde yağlar depolanarak kireçleşme başlar. Böylece damarlar elastikliğini kaybeder ve daralır. Böylece kan damarlarda akamaz duruma gelir. 
Yaşlanma ile birlikte damarlar sertleşir. Yağ ve akyuvarların burada yığılması nedeniyle plak oluşur. Arteryoskleroz kalp enfarktüsü, beyin trombozu ve beyin kanamasına neden olur.


Damar, Anjeyon, Vaz (Vas), Şiryan.
Emboli, (Fr. embolie) Damar tıkanıklığı.


 

Damar tıkanıklığı ..


Emboli, (Fr. embolie, İng. embolie ), 
Damar tıkanıklığı.
Trombo,
Kanla taşınan yabancı bir cismin damarı tıkamasına emboli denir. 
Tromboembolizm ise damardaki bir trombüsten kopan kan pıhtısının başka bir damarı tıkamasına denir. Damar içinde kan akışını engelleyen katı bir parçacıktır.  Kan pıhtılarının oluşumun neden olan hücre parçalarına Trombosit veya kan pulcukları denir. Bir damarın pıhtı veya yağ damlası, bakteri yığını ve hava kabarcığı benzeri maddelerle tıkanması, embolizm. Ciddi bir  damar hastalığı olan emboli Antikoagülan (pıhtılaşma önleyici) ilaçlar kullanılarak tedavi edilebilir.


Uzun süreli hareketsizlik, pıhtılaşma bozukluğu, travma, hamilelik, kalp yetmezliği, aritmi, fazla kilo, ileri yaş, sigara içmek, yağlı yemekler pıhtı oluşumuna neden olabilir.

Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus.
Akciğer embolisi, akciğer atardamarı veya onun dallarından bir ya da birkaçının kan pıhtısı ile tıkanması sonucu ortaya çıkan bir olaydır. (Pulmoner emboli).
Vücudun başka bir damarında kan pıhtısı  oluşur ve bu pıhtı kan dolaşımıyla beyine ulaşır. Beyin damarlarına ulaşan bu pıhtı geçemeyeceği incelikte bir damara gelince orada takılır kalır. O damarı tıkar.
Bu beyin atağına “embolik beyin atağı” kan akımı içinde hareket ederek beyin damarını tıkayan pıhtıya ise emboli denir.

Damar sertliğine Arteryoskleroz denir.
Damar, Anjeyon, Şiryan, Vas, kanal gibi kelimelerle ifade edilir.
 

Damar ...

Anjeyon, (İng. Angeion.)
Vaz, (Anatomide vas).

Damar, ( Fr. Vaisseau,  İng. vessel, vein ).
Şiryan,
İnsan bedeninde kanın dolaştığı yollar, şiryan.
İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal, vaz, anjeyon.
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal,
İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar.
Anjiyo kelimesi de anjeyondan türemiştir. Anjiyo, kalbi besleyen, koroner damar adı verilen damarların görüntülenmesidir. Damar sertliği olarak bilinen koroner arter hastalığı ya da hastalığın belirtileri ortaya çıktığında bu damarları görüntülemek için kullanılan bir metoddur. Hastalığın belirtisi göğüs ağrısıdır.

Emboli, (Fr. embolie), Damar tıkanıklığı.


Damarın diğer anlamları;
Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. 
Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı,
İçinde ongun besi suyunun odunsu dokudan boru. 
Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. 
Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 
Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. 

Soy, yaradılış.
Huy,

Bir anlatımı oluşturan sözcük ya da tümcelerin topu ...

İbare, (Arapça), (İng. phrase).
Sözce,

Deyiş.
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.
Bir fikri anlatan bir veya birkaç cümlelik yazı. Parağraf.
Bir yazının veya bir konuşmanın bir ya da birkaç tümcelik anlamı, özeti
Deyiş, ifade, tabir, anlatım tarzı, sözcük grubu, cümle parçası, birkaç sözcükten oluşan ifade, melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça.Sözce veya Deyiş.
Sözcük seçerek anlatmak, uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek, melodiyi ayrıştırarak çalmak.

İbretli ders veren söz, İbaret.
Helâk etmek.
 


İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç ..

 Lavdanom,(Fransızca laudanum).
Eskiden kullanılan ve içinde afyon bulunan sulu bir ilaç.
İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!