İslamlıktan önce arapların taptığı putlar...

Hubel, 
Hübel.
Tagot (Tagut),
Lat, 
Menat, 
Uzza- Uzat. 

Cahiliye devrinde Kureyşlilerin en büyük putu.
Müslümanlık öncesi Arabistan'da Kibele' ye verilen addır. Bir dönem Arapların, önemli sembollerinden olan Hübel, Kabe'nin hem içinde hem de dışında bulunan tüm putların en büyüğü olarak kabul edilmekteydi. 

İnsan şeklinde ve kırmızı akikten yapılmış olan Hübel, Kureyşlilere sağ kolu kırılmış olarak, Mekke'ye Şamdan getirilmiştir. Kırık kolun yerine altından bir kol takılmıştır. 

Hübel putu Arapların taptığı  360 putun içinde baş put olarak nitelenen ve sembol putlarından birisidir.  Kureyş kabilesi putlarının en büyüğü ve en kutsalıdır. Kureyş Kabilesi Ay Tanrısı Allah'a (El Ellah veya Hubel) ve onunla insanlar arasında iletişim kurduğuna inanılan üç kızına taparlardı. Mekke’deki Kabe’de El Lat, El Uzza, Menat adlı bu üç tanrıça put vardı. El Lat-Merkür, El Uzza Venüs ve Menat Dünya olarak anlaşılmalıdır. Hristiyanlıktaki "Üçleme -Teslis'in de Güneş, Ay ve Dünya ile ilişkilendirilmesi yanlış olmaz. İsa ve Havarilerinin ve de meleklerin başlarındaki hale Mitra-Zerdüşt inancı, Mısır ve Sümer İnançlarının sembolü olan "Güneş" i temsil eder.


Med İmparatorluğunun başkenti ...

Ekbatana,
Hemedan.
Hamedan, 
Medler; ilkçağda İran’ın kuzeybatı ve batısında devlet kurmuş bir topluluktur.  Med İmparatorluğu'nun başkenti Ekbatana'dır.
Pers imparatorluğunun başkentidir.
Şehrin eski Farsça ismi Hegmetane, antik Yunanca'da ise Ekbatana'dır. 
İbn-i Sina'nın mezarı bu şehirdedir. 
Pers devletleri zamanında Hamedan şehri (o zamanlardaki adıyla Ectabana) İran platosunda sadece İran'ın değil, dünyanın da en eski şehirlerinden biridir.
Hagmatena (Ekbatan) Güneybatı İran'da olup eskiden Med imparatorluğunun Başkenti olarak geçmektedir.

Bazı Asur kaynaklarında, şehrin kuruluşunun MÖ 1100 yıllarına denk geldiği görülse de, tarihçiler şehrin kuruluşunun MÖ 3000 yıllarına kadar dayandığını söyler. Medler, Babillilerle anlaşarak Asurların başkenti olan Ninova’yu ele geçirerek Asur İmparatorluğu’ nu tarihten sildiler. Bu zaferle birlikte Kuzey Mezopotamya ile Kızılırmak kavisine kadar olan Anadolu topraklarını ele geçirdiler. Hamedan Medler tarafından kurulmuştur ve bu medeniyetin başkentiydi. Uzun yıllar bu devlete başkentlik yapan kent daha sonra kurulan Pers devletine de başkentlik yapmıştır. Daha sonraları ise, sadece imparatorların yazlık konutunun bulunduğu bir şehir olarak kaldı.

Şehir 633 yılındaki Nihavend Savaşı'ndan sonra Müslüman hakimiyetine girmiştir. 11.yüzyılda Büyük Selçuklular tarafından alınan kent daha sonra Timur tarafından tamamen tahrip edildi. Daha sonra Safevi devleti zamanında şehir altın devrini yaşadı ve çok gelişti. 18.yy'da Osmanlılar tarafından alınan şehir kısa bir süre bu devletin idaresinde kalsa da, şehir ve çevresindeki yerel direnişe fazla dayanamayan Osmanlılar şehri bir anlaşmayla İranlılar'a geri verdiler.























Kaynak; http://tr.wikipedia.org/
 

Argoda metres ...


Kapatma,
Metres, 
Zamazingo.
Fr. maitresse, 
İng. Mistress.
Evli bir erkekle nikahsız yaşayan kadın, kapama, kapatma, zamazingo.
Kapama,
Zımbırtı. 
Kapatma, odalık cariye.
Nikahsız eş, sevgili,
Cariye, İng. concubine. 
Metres. 
Aftos, 
Oynaş, 
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkilerde bulunan kadın ve erkekten her biri.


Dost, 
Gaco, Kadın, Sevgili.


Metres ile ilgili bir Fıkra;
Karı koca yemek yemektedirler. O sırada masaya yaklaşan heykel gibi güzel bir esmer, adamı selamlayıp geçer. Adamın karısı sinirle sorar:
- Kim bu afet?
- Eğer mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim, der adam.
- Bir de bu kadar pervasızca söylüyorsun. Boşanıyorum senden! 


Etiler'deki dubleksi, Akmerkez'deki daireyi, Bodrum'daki tripleksi, 24 metre yatı, altındaki son model jeepi, kırmızı spor arabayı, Maldiv adalarındaki devre mülkü,  mücevher ve takı kolleksiyonlarını falan bırakıp boşanmak mı istiyorsun?
Uzun bir sessizlik olur. Alt tarafı bir metres için bütün bunlardan vazgeçmeye değer mi bir tanem?
Kadın bunları duyunca sakinleşir ve çevresine bakınmaya başlar ve çift yemeğini çatallarken kadın birden sorar:
- Şu arkada oturan Fuat değil mi? Yanındaki kadın kim?
- Fuat'ın metresi.
- Ay bizimki çok daha güzel!

Cezayir ve Fas'ta erkeklerin giydiği bir üstlük, giysi ...

Kaşabiya, (Frn. Kachabia), 
Cellaba (Arapça djellaba), 
Deve yününden (wabar) dokunan kumaştan hazırlanan üstlük en kaliteli olanıdır. Bir miktar koyun yünü (souf) ve deve yünü karıştırılarak dokunan kumaştan dikilen kaşabiyalar da vardır. Kalitesi ise görecelidir.

İki şekilde dikilen bu üstlük Kullanıma göre

Çinekoptan biraz büyük lüfer ...


Sarıkanat,

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar. 

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Topluluk, cemaat ...


Ehil,
Ahali,
Camia,(Arapça)
Topluluk, zümre, 
Birlik. Kütle.
Dâr-ül fünûn.

Topluluk. 
Cemaat,
Bir yere toplanmış insanlar. 
Takım, bölük.

Bir imama uyup namaz kılan müslümanların heyeti. 
Bir mezhebe tâbi bir heyet teşkil eden ahali.
Aralarındaki münasebetleri din, örf ve âdetlere göre tanzim eden, akrabalık, komşuluk, hemşehrilik gibi rabıtalarla birbirine bağlı insan topluluğu.

Cemaat, (Arapça).
Bir imama uyup namaz kılan kişiler.
İnsan kalabalığı, topluluk,
Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu.

Çinekopun büyüğüne verilen ad...

Lüfer,
Sarıkanat,

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. 

Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.


Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Çinekopun küçüğüne verilen ad ...

Defne,
Defne yaprağı,
Lüfer balığının boyu 10 cm. den küçük ve ağırlığı 50 g. dan az olanına Defne yaprağı denir.

Boyu 11-15 cm. ve ağırlığı 55-65 g. olan lüfer balığına çinekop denir. 

Ağırlığı 65-75 g. olan ve boyu 15-17 cm arasında ise kaba çinekop,17-20 cm. boyunda olan 75-110 g. olanlara ise sarı kanat denmektedir. Ama esas lüfer için 125-350 g. ağırlığına eriştiğinde ve 20-30 cm. boyunda olursao zaman balık olur ki rakısız gitmez. Eee daha büyüğü olmaz mı? Tabiki olur. O zaman ona Kofana denir ki yarım kiloyu geçer.

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix). 
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. 
Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer (Pomatomus saltatrix),
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.

Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;
Defneyaprağı,
Çinekop,
Sarıkanat,
Lüfer,
Kofana,
Sırtı kara

Damak ...

Hanek,
Damak,
Ağzın tavanı, damak.

Hanek sözcüğünün diğer anlamları; 
Söz, Konuşma,  Lakırdı, Şaka.

Damak, (Frn. palais [le], İng. palatal, palatine) 
Ağız boşluğunun tavanına damak denir. 
Damak, yumuşak ve sert olmak üzere iki bölümden oluşur. Ağız boşluğunun tavanını sert damak oluşturur. 

Damak kubbesi de denilen bu kısım mukoza ile örtülüdür. Ağız boşluğunda yumuşak damak bulunur ve yapısında kemik yoktur. Tamamen mukoza ve kaslardan oluşur.


Meczup ...

Sapık,
Meczup (Arapça).
Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse. 

Aklını yitirmiş kimse, deli.
Sapık, 
Meczub,  
Başkasının tesiri ile hareket halinde olan. 
Cezbedilmiş. 
Aklı gitmiş olan. 
Aşk-ı ilahi ile kendinden geçmiş.
Deli. 
Divane. 
Mecnun.
 

Özel tasarımlı logolara verilen ad ...

Doodle,

Google' da özel günler için hazırlanan logoların ne olduğunu merak edenler için bu soruyu sorduk.
Doodle olarak nitelendirilen özel tasarımlı logolar, 1999 yılından itibaren Google'nin kurucuları Larry Page ve Sergey Brin tarafından kullanılmıştır. 

Google, Doodle uygulamaları ile tüm dünya ülkeleri için önemli kültürel olaylara, önemli gün ve tatillere, önemli tarihi kişilere yer vererek, dikkati çekmiş ve başarmıştır. Ayrıca internet kullanıcıları Googlo sayfasında yayınlanan bu özel tasarımlı logonun üstüne tıklayarak, o güne, kişiye, konuya ait özel daha ayrıntılı bilgiye erişebilirler. 

Peki Google nedir ? 
Edward Kasner adındaki Amerikalı matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan “googol” sözcüğü 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan rakamı belirten matematiksel bir terim olan “googol” sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Şirket dünyadaki tüm bilgiyi organize etme misyonunu yansıtmak mantığıyla "Google" kelimesini kullanır. Böylece Google dünyanın en büyük arama motorlarından birisi olur. 
Google California' da Stanford Üniversitesinde doktora yapan Larry Page ve Sergey Brin, Google şirketini 1998 yılında kurmuşlar ve geliştirmişlerdir. Şirketin merkez ofisi Kaliforniya’da bulunur ve GooglePlex diye tannınır. Dünyada 7,000 kişinin üzerinde çalışanı bulunan şirketin çalışma şartları ile de ses getirmektedir.

Damar sisteminin doğuştan eksik gelişmesi. ..

Anajioplazi,
Damar sisteminin doğuştan eksik gelişmesi. 

Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem kan, kalp ve damarlardan oluşmaktadır.  

Kan, kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar), beyaz kan hücreleri (lökosit), trombosit ve kan plazmasından oluşur. Diğer taraftan kan damarları ise ven (toplardamarlar), arter (atardamarlar), arteriol (büyük atardamarları kılcal damarlara bağlayan küçük atardamar) ve kapiller (kılcal damarlar) oluşur. Bu parçaların hepsi damar sistemini oluştururlar. Bu sistemdeki bazı damarlar doğuştan eksik gelişebilir. Bu nedenle oluşan duruma Anajioplazi denir. Sağlık sorunlarına neden olan bu durum doğumdan itibaren mevcut (doğumsal) olan hastalıklardır. Bir diğeri ise doğum sonrası gelişen (edinsel) olan hastalıklardır.

Damar açıcı, aritmi önleyici, nabız yavaşlatıcı bir ilaç.


Amiodaron, 
Amiodarone.
Damar açıcı, aritmi önleyici, nabız yavaşlatıcı bir ilaç.
Amiodaron, Resusitasyon (resuscitation), solunumu veya kan dolaşımı durmuş bir kişiye dışarıdan yapılan destekleyici müdahalelerde kullanılan ilaçlar gurubundan olup hız ve ritim kontrolü yapan ilaçlardandır. 
Hız ve ritim düzenleyici ilaçlar;
Atropin, amiodaron, lidokain, verapamil-diltizem, magnezyum, propafenon, blokerler (metoprolol, atenol, propranolol, esmolol, labetolol), adenozin, Sotalol v.b.

Amiodaron, orjinal ismiyle Amiodarone maddesinin Milli Tıp Kütüphanesi kayıt numarası (CAS No) 1951-25-3 olup, ağırlığı 645.3116 [g/mol], formülü ise C25H29I2NO3 dir. Amiodaron maddesinin hamilelik / gebelik kategorisi D' dir, bu etken madde bulunan ilaçlar ağız ve damara enjekte yollarından biriyle alınır. 
Mesela, Cordarone ilacının etken maddesi Amiodarondir.

Damar sistemiyle ilgili genel hastalıkların ortak adı. ..

Anjeit,  
Fransızca Angûite.  
Damar sistemiyle ilgili genel hastalıkların ortak adı.
Tıkayıcı trombo-anjeit.

Damar sistemi Nedir,
Dolaşım sistemi nedir,
Kalple ne ilgisi vardır. 

Kalp ve kan. Kalpten pompalanan kanı hücrelere kadar taşıyan damarlara dolaşım sistemi denir. Bu sistem damar sisteminden uluşur ve görevi; Taşıma, düzenleme ve savunma sistemleri ile ilgilidir. Dolaşım sistemi kalp ve damarların oluşturduğu bir sistemdir. Bu sistemde kalp merkezde yerleşmiş olup, damarlar kalpten çıkıp, kalbe tekrar geri dönen kapalı bir boru sistemini oluşturmaktadır. Dolaşım sisteminin temel fonksiyonu kanın damar sistemi içinde belli bir basınç altında dolaşmasını sağlamaktır. Bu sistem içerisinde sindirilen besinleri, akciğerlerden alınan oksijeni hücrelere taşır. Ayrıca artık ürünleri ve karbondioksiti hücrelerden alarak, boşaltım organlarına götürür. Vücudun bütün parçalarındaki daha aktif dokularda üretilen ısıyı yaymak, vücut ısısını dengede tutmak ve ayarlamak aynı zamanda üretilen hormonları ilgili organlara taşır. Ayrıca asit-baz dengesini sağlayarak düzenleme yapar. Bağışıklık olayları ile savunma mekanizmasında görev alır.

Yahudi mutfağına özgü, kuzu etiyle yapılan bir yemek ...

Kodrero,
Yahudi mutfağına özgü, kuzu etiyle yapılan bir yemek.
Yahudi lisanında Kodrero kuzu demektir. Kuzu etiyle yapılan yemeklere Kodrero denmektedir.

Yahudi mutfağına özgü bir marmelat, Haroset.
İspanyolca Kuzu Tencere Yağı (Caldereta de Cordero).

Palamut balığının küçüğü ...

Gaco, 
Vanoz, 
Palamut balığının küçüğü. 
Torik yavrusu.





Palamut balığının iri bir türü...
Torik,
Piçuta,
Altıparmak,
Zindandelen,

Kestane,

Büyüklüğüne göre çeşitli isimler ile anılır:
0--10 cm. Vanoz-Gaco, Palamut vonozu,
10-25 cm. Çingene palamudu,
22-28 cm. Kestane palamudu,
28-35 cm. Palamut,
35-40 cm. Zindandelen,
40-45 cm. Torik ,
45-55 cm. Sivri ,

Palamut balığının iri bir türü ...


Torik,
Piçuta,
Altıparmak,
Zindandelen,
Kestane,
Palamut,
(Sarda sarda, Scombridae, Perciformes),
Genellikle sıcak ve ılık denizlerde hem açık hem de kıyı taraflarında yaşayan kemikli balıktır.

Yabancı dilde palamut; 
Bonito, Atlantic Bonito (İng., USA, İsp.), Bone jack (USA), 


Palamida (Yunanca), 
Pelamide (Alm., Rom.) isimleri ile anılır.

Oldukça büyük ve keskin dişlerle kaplı olan ağzı, vücudunun ucundadır. Sırtlarının genellikle mavimsi rengi, yanlara doğru gidildikçe karında gümüşi beyaza dönüşür. Sırtlarından başlarına kadar siyaha yakın koyu renkte birçok şerit bulunur. Sürüler halinde mevsimlik uzun göç yaparlar. Ege ve Akdeniz'de kışlayan palamut ve torikler nisan ayından itibaren Çanakkale boğazı, Marmara denizi, İstanbul boğazı yolu ile yazı geçirmek ve beslenmek üzere Karadeniz'e çıkarlar.

Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18 - 20 derece sularda 400.000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer.

Çikolata ile yapılan bir tür tatlı ...

Sup,
(Fr. soupe).
Supangle, 
Sofra kremi,
Çikolata ile yapılan bir çeşit tatlı, supangle.
Supangle (Soupe Anglaise),

Malzemeler:
4 su bardağı süt,
2 yemek kaşığı nişasta,
1 yemek kaşığı un,
2 yemek kaşığı kakao,
1 su bardağından 2 parmak eksik toz şeker,
1 paket vanilya,
1 paket bitter çikolata,
1 yumurta,
Antep fıstığı, Hindistan cevizi

Tatlının yapılışı;
Yumurta ve sütün içine kakao, nişasta, un, vanilya ve toz şeker katılarak iyice çırpılır. Mikserle olur. Karışım ateş üstüne alınarak karıştırılmaya devam edilir. Karışımın içine  kaynamaya yakın rendelenmiş bitter çikolata katılarak karıştırmaya devam edilir.  Pütürlü ya da sulu bir kıvamda olmayacak. 

Çikolatalar eriyene kadar karıştıralım. Hatta arada hızlı karıştırmak homojen olmasını sağlar.



Karıştırılan karışımın üstünde göz göz  gözenekler oluştuğu zaman tencere ateşten alınır.  Soğumaya bırakılır. Biraz ılıyınca birer kişilik porsiyonlar olacak şekilde kaselere-kablara alınır. Üzerine dövülmüş antep fıstığı ve/veya hindistan çevizi ile süslenebilir.

Bal koymaya yarayan küçük tekne ...

Laza,
Şaful,

Bal konulan ufak tekne.
Halk dilinde,  
Bal koymaya yarayan küçük tekne.

Ordu' nun bir ilçesi ...

Fatsa,
Karadeniz Bölgesi'nin Doğu ve Orta Karadeniz bölümünde yer alan, deniz kıyısında bir ilimiz olan Ordu' nun biri Merkez olmak üzere 18 ilçesi vardır. Bu kazalar şunlardır;

Birbirinden güzel bu ilçelerden kendine has güzellikleriyle Fatsa;
Göreği manastırı, Cıngırt Kaya, Kız kulesi, Lady Gaga' nın görmediği  Gaga gölü ve Çınarları ile meşhur bu ilçe deniz kıyısı, ovası ve hemen ardından yükselen canik dağlarının uzantısı dağlardan meydana gelir. Başlıca akarsuyu Bolaman Çayıdır. Bu akarsuyun getirdiği alüvyonlu topraklar, eskiden çok girintili olan koyu doldurarak Fatsa Ovasını meydana getirmiştir.


Ordu Merkez,
 
Akkuş,
Aybastı,
Çamaş,
Çatalpınar,
Çaybaşı,
Fatsa,
Gölköy,
Gülyalı,
Gürgentepe,
İkizce,
Kabadüz,  
Kabataş, 
Korgan,
Kumru,
Mesudiye,
Perşembe,  
Ulubey,
Ünye,



Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet ...


Kazevi, (Arapça)
Zenbil,
Zembil,
Sepet, (Farsça seped).
Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet.
 

Saz, kamış veya ince dallardan örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap.
İçine öteberi konulup elde taşımaya mahsus, sazdan örülmüş ve üst tarafında yine sazdan kulpları olan, ağzı geniş kap.
Öteberi taşımakta, koymakta kullanılan örme, yassı sepet, meyve sepeti.

Ağzı geniş, basık sepet.

Zembil, 
Hasırdan örülmüş saplı torba.
Kaşık, çatal vb. konulan bir çeşit kap.
Ağzı geniş, basık sepet.
Öteberi taşımakta, koymakta kullanılan örme, yassı sepet, meyve sepeti.
Sırtta taşınan kıl torba. 
Pazar çantası. 
Küfe.
Büyük harman kalburu, gözer.

Erden çavuşa kadar olan askerlere verilen ad ...

Erat,
Er, onbaşı ve çavuşlara verilen genel ad. 
Erler.

Orduda görev yapan erden generale kadar herkese Asker denir. Bu askerlerden er, onbaşı, ve çavuşlara genel olarak erat denir. Rütbesiz asker, er, leşker, nefer içinde kullanılan bu kelime askeri bir terimdir.

İhtişam, gösteriş, şan ...

Darat,  (Farsça).
Debdebe,
İhtişam,
Büyüklük. 
Görkem.
Gösteriş, 
Tantana,
Çalım,
Şan,
Ün,

Şanlı görünüş.
Etbâ dairesi ve takımının kalabalığı.

İçine yumurta konan uzun sandık ...

Tabut,

İçine yumurta konan uzun sandık.
Yumurta sandığı.

Tevâbit,
Sandık.
Su kovası

Sağlam, kuvvetli ...














Ekid,  
Ekide,  
Ekid,  
Berk, 
Ekid(e),


Sağlam, kuvvetli 
Sarih, kesin, açık, kat'i, muhakkak. 
Kuvvetli, te'kidli.
Sağlam, metin, muhkem.
Sağlam, kuvvetli,
Sağlam, metin, muhkem.
Sarih, kesin, açık, kat'i, muhakkak.
Kuvvetli,
Te'kidli.




Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil,
Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli.
Sağlam, dayanıklı olan.

Gerçek, inanılır bir temeli olan.
Herhalde muhakkak,
Zarar görmemiş, bozulmamış.
Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli.

Ribat, Sağlam yapı.

 

Cehennemin, Gayya Kuyu'sunun da bulunduğu beşinci katı. ..

Hutame,

Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem, Allah'ın tutuşturulmuş ateşinin ismidir.  Cehennem (Alm. Hölle, Fr. Enferr, İng. Hell) birbirinin atında yedi tabakadır. 
 
1. Cehennem, en yukarısıdır, oraya müminlerin en asileri girer.
Azabı, ötekilerinden hafif ve daha zariftir.
 
2.
Sair, Buraya Nasara girecektir, Hıristiyanlar onda eserdir.

 
3.
Sakar, Buraya da Yahudiler girerler,


4.
Cahim,  Buraya da Sabiler girerler. Mürtedler ve şeytanlar için azabı elimdir.

 
5.
Hutame, Buraya da mecusiler girerler. Gayya kuyusu bu kattadır. Ye'cüc, Me'cüc ve kâfirlerin yeridir.

 
6.
Leza, Buraya da müşrikler girerler. Puta tapanlar, ateşe tapanlar ve sihirbazlar için hazırdır.


7. Haviye, Buraya da münafıklar girerceklerdir. Bir de Allahlık davası güdenler girerler. Firavun, Nemrut gibi. Mülhitleri, zındıkları, yalancıları ve münafıkları kucaklayacaktır.
 Cehennem ateşi, harareti, azap ve şiddeti hepsinden üstündür. Cehennemin tabakalarının tümü, herbiri beşyüz yıllık mesafede, yedi kapısıdan yedibin tabakadan ziyadedir. 

Ben, aşağı tabakada olanların azaplarının şiddetinden bakmaya takat getiremedim. Ancak üst tabakada olanlara baktım. Buraya ümmetimin asileri girerler. Buraya bakınca gördüm ki: Orada ateşten yetmiş derya var. Her deryanın kenarında ateşten birer şehir var. Her şehirde ateşten yetmiş bin ev var. Her evin içinde ateşten yetmiş bin sandık var. O sandıkların içinde de, erkekler ve kadınlar var. Oraya hapsolmuşlar. Yanlarında yılanlar ve akrepler var.

Mezarların baş ve ayak ucuna diklemesine yerleştirilen, yazı ve çiçek motifleriyle süslü taş ...


Şahide,
Mezar taşı.
Maşat,
Hece Taşı,
Mezarda yatanın kim olduğuna şehadet eden manasına Şahide denir.
Mezara dikine dikilen ve üzerinde yazı ve çiçek motifi bulunan baş ve ayak taşları. Mezar taşı,  


Mezarların baş ve ayak ucuna diklemesine yerleştirilen, yazı ve çiçek motif.
Gömülen kişiye ait kimlik bilgileri, dua vb. yazıları kazınmış olarak üzerinde bulunduran ve mezarın baş ucuna dikilen taş.
Mezarların  baş ve ayak kısımlarında blok taşlardan oluşan işlenmiş, yontulmuş hatta süslenmiş taşlar dikilir. Bu mezar taşlarına şahide denir. Hatta bu şahidelerin baş kısmındakilere süsleme başlık yapılır ki buna da Serpuş denir.


Mezar taşları kadın ve erkek olmak üzere iki gruptur. Erkek mezar taşları serpuş denilen başlık süsü ile kadınlara ait mezar taşları ise bitki (gül, lale, karanfil, sümbül, menekşe ve dal) veya geometrik motif ile belirlenmiştir. Kadın mezar taşları daha çok başlıksızdır. Her bir bitki motifinin bir anlamı vardır. Mesela karanfil, hüznü, menekşe tevazuu ifade ediyor.

Mezar taşında mevtanın kimlik bilgilerinin yazıldığı kısma kitabe denir.  Ayrıca mezar taşında doğum ve ölüm tarihleri ile dua veya fatiha bölümlerinin olduğu yazılar yazılır.



Şahide aynı zamanda Dilber, Güzel demektir.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!