Genellikle ayakkabı ve terlik yüzü yapılan, parlak ve dayanıklı bir kumaş...

Karamandola,  (Yunanca).
Tifin,
Karamandola (İng. prunella),
Genellikle ayakkabı ve terlik yüzü olarak kullanılan satene benzer dayanıklı kumaş çeşidi
Daha çok ayakkabı yüzü yapılan bir çeşit sağlam ve parlak kumaş. 
Bu kumaştan yapılmış. 
Daha çok ayakkabı yapılan bir çeşit sağlam ve parlak kumaş 

Yazı için kullanılan kağıt ya da deri ...

Ruka, 
(Rıka'-Ruka') Kısa mektub.
Üzerine yazı yazılan kâğıt veya deri parçası.
Dilekçe.
Yama.

Osmanlı devletinde kıdemsiz kapıkulu askerlerine verilen ad...

Karakullukçu,
En Kıdemsiz Yeniçeri Eri
Yeniçeri ocağı bölük ve ortalarında odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizlemek, yemek kaplarını yıkamak ve benzeri işler görmekle yükümlü er.
İşçi, gündelikçi,

Yeniçeri, (Osmanlı Türkçesi: Yeni asker
Osmanlı Devleti’ nde askeri bir sınıf.
Orhan Gazi veya I. Murad dönemlerine dayandıran görüşler bulunmaktadır. Yeniçeriler, Padişah’ a bağlı Kapıkulu Ocakları’ nın piyade kısmıdır. Osmanlı Devleti’ nin sınırlarının genişlemesi ile, kuruluşundan bir süre sonra gayr-i müslim çocukların 8-18 yaşlarında alınarak müslüman bir asker yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulmaya başlanmış, XVII. yüzyıldan itibaren tekrar müslümanlardan da Acemi Ocağı’na alım yapılmaya başlandı.

 Devletin ilk yüzyıllarında çok yararlı olan ve Türklerin Rumeliye yerleşmesinde etkili olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından 1826’ da kaldırıldı. Yeniçeriler barış zamanında İstanbul’ u korur, savaş zamanında Padişah’ ı korurlardı. Ayrıca devletin farklı bölgelerinde konumlanmış yeniçeri birlikleri de vardı.
Karakullukçu tabiri, hizmetlerinde bu­lundukları yeniçerilerin aynı zamanda kul adıyla anılmış olmasına dayanır. "Onlara hizmet eden" anlamında kullukçu ve yaptığı işin bir ayak hizmeti olması dola­yısıyla karakullukçu şeklinde adlandırı­lan bu görevlilerin ayrıca inzibat noktala­rında görev yaptıkları bilinmektedir. Bu hizmet zamanla Ön plana çıkarak asayiş ve güvenliği sağlayanları ifade eder bir anlam kazanmıştır.

Karakullukçuluk görevi muhtemelen Fâtih Sultan Mehmed zamanında ortaya çıkmıştır. Nitekim bu dönemde Yeniçeri Ocağfnin yeniden tanzimi sırasında her koğuşa aşçı. alemdar, vekilharç, odabaşı ve çorbacı gibi zabitler tayin edilirken her 100 nefer için acemi oğlanlarının ocağa alınanları arasından on karakullukçu ve­rilmiş, bunların da başına bir başkarakullukçu getirilmişti. Acemi oğlanlarından kapıya çıkan (bedergâh) neferlere "kara­kullukçu acemi oğlanı" denir.

Karakullukçular resmi günlerde başla­rına kavuk, sırtlarına kollu bir nevi cepken demek olan kırmızı renkte salta ile siyah nimten kullanılardı. Altlarına şalvar, dizlerine beyaz tozluk, ayaklarına da kırmızı yemeni gi­yerlerdi. Bellerine geçme pirinç levhalar­dan bir kemer bağlayıp saltaların sağ ta­rafını sarı ipek püsküllerle süslerlerdi. Başlarına giydikleri nefer kalafatı, adi bir kavuğa açık kahverenginde astar sarılmasıyla oluşmuş bir serpuştan ibaretti.


Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre saptanan ücret ödeme ölçümü...

Eşelmobil,  (Alm. Gleitende skala, Fr. Echelle mobile, İng. Sliding scale).
Ücret endekslemesi, 
Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre tespit edilen ücret ödeme düzeni.
Ücretli ve maaşlıları, hayat pahalılığı karşısında korumak amacıyla fiyat artışlarıyla doğru orantılı olarak artmasının sağlanmasıdır.


Değişken ücret sistemi. Oynak ücret, hareketli merdiven sistemi anlamına da gelir. 

Fiyat artışlarıyla birlikte ücretlerin de orantılı olarak artırılması prensibine dayanır. Gayesi, ücretlilerin satın alma gücünü muhafaza etmektir. Enflasyon artışı neticesinde meydana gelen ücret artışları, ücretlilerin satın alma gücünü azaltmaktadır.

Eşel mobil sistemi, otomatik ve yarı otomatik sistem olmak üzere ikiye ayrılır. Otomatik sistem, belli bir fiyat artışında ücretlerin de otomatik olarak aynı oranda artmasına dayanır. Artışlar altı aylık dönemlerde yapılır. Sene içinde vuku bulan böyle bir artış, mali yıl başında denkleştirilen bütçenin gelir-gider dengesini bozar. Giderlerin artarak bütçenin açıkla kapanmasına sebeb olur. Bu mahzuru ortadan kaldırmak için, bütçe hazırlanırken bütçe döneminde muhtemel (beklenen) fiyat artışları hesaba katılır. Ek gelir kaynakları tesbit edilerek, bütçe gelir-gider dengesi muhafaza edilmeye çalışılır.  

Otomatik eşel mobil sisteminin mahzurlarını ortadan kaldırmak için yarı otomatik sistem geliştirilmiştir. Ücretlerdeki artışların, fiyat artışlarından sonraki bütçe yılında yapılmasına dayanan bir sistemdir. Bunun yapılabilmesi için fiyat artışlarının mutlaka belli bir seviyeyi aşması gerekir. 

Bütün bunlara rağmen eşel mobil sisteminden iyi netice almak pek kolay değildir. Enflasyonun daha da artmaması için devlet gelirlerinin artırılması gerekir. Bu da yeni gelir kaynaklarının bulunmasını icap ettirir. Mümkün olmazsa karşılıksız para basma cihetine gidilir ki, bu da enflasyonu artırır. Eşel mobil sisteminin netîce verebilmesi için sadece ücret artışları kafi değildir. Bunun yanında asgarî geçim sınırının yâni asgarî ücretlerin tesbit edilmesi gerekir. Ayrıca alacak ve borçların anapara ve faiz yüzdelerinin enflasyona göre ayarlanması gerekir. Çünkü enflasyon paranın değerini düşürdüğünden, borç dengesi bozulur. Tasarruflar azalır, tüketim artar, bütçe açığı çoğalır, ödemeler dengesi bozulur.




































Kaynak; http://www.turkcebilgi.com/

İnsan şeklinde meyveleri olduğuna inanılan efsane ağaç ...


Vakvak Ağacı,
Ortaçağ Anadolu Türk mimarisinde kıvrım dal ve yapraklara eklenen insan veya hayvan başları ya da figürlerinden oluşan bir grup bezeme, bazı araştırmacılarca Şamanizm, eski Türk dini, on iki hayvanlı takvim, burç hayvanları veya Türk mitolojisinde yer alan hayvanlarla ilişkilendirilerek açıklanır. Ortaçağ Anadolu Türk sanatında 13. yüzyılın ortalarından itibaren yaygınlaşan bu bezemeler, Şamanizm, burç veya takvim hayvanlarıyla ilişkili olmayıp Vakvak adı verilen bir ağacın üsluplaştırılarak mimari bezemeye aktarılan örnekleridir. 

Hint Okyanusu’ ndaki adalardan biri olduğuna inanılan Vakvak Adası’ nda yetişen ve bulunduğu adaya adını da veren Vakvak Ağacı, dallarının uçları veya meyveleri insan ya da hayvan şeklinde olan ve vak vak şeklinde ses çıkaran efsanevi bir ağaçtır. 

Vakvak Ağacı’ndan gelişen ve mimari bezeme dışında kitap, seramik, maden, cam, ahşap, kumaş ve halı gibi diğer sanat dallarında da yaygın olarak kullanılan bu bezeme türünün bir üslup olduğu 16. yüzyıla ait bir kaynak tarafından da doğrulanır. Bu nedenle kıvrım dal ve yapraklara eklenen insan veya hayvan başları ya da figürlerden oluşan bu bezemeleri, Şamanizm, burç veya takvim hayvanlarıyla ilişkilendirilmek yerine bir bezeme üslubu olarak değerlendirilmek gerekir.

İslam Mitolojisi’ ne göre cehennemde bulunan, meyveleri insan kafası olan efsanevi bir ağaçtan adını alan “Vakvak Ağacı” aynı zamanda tarihsel bir olaya ismini vermiştir. 1656 yılında Sultanahmet' te bulunan çınar ağacına o kadar çok adam asılmış ki bu ağaca ‘şecere-i vakvak’, insanların bu ağaca asılmasıyla oluşan olaya da ‘vaka-i vakvakiye’ denmiştir.






















Kaynak; Yesevi Universitesinin yayınlarından alıntıdır.

Kısa paçalı pantolon ...


Kapri,
Capri,

Bermuda,


Capri pantolonlar (Kapriler, Kırpma pantolon) sıcak havalarda giyilir. Kadınlar tarafından çok popüler giyilen erkekler tarafından da giyilmektedir. Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde çok kullanılır.  Kadınlarda yaygın olarak kullaılan ve çok popüler olan bu pantolonlar aynı zamanda, özellikle de Avrupa ve Latin Amerika' nın pek çok ülkesinde de erkekler tarafından giyilir.

Capri pantolonlar, Avrupa moda tasarımcısı tarafından getirilmiş ve Sonja de Lennart 1948 yılında pantolon adı türetmiştir. 

İtalyan adasına, Capri 1950' lerin sonlarında ve 1960' ların başlarında popülerlik getirmiştir.  Amerikalı aktris Grace Kelly adada kapri giydiği ilk film yıldızları arasındadır.


Ufak kulaklı keçi ya da koyun ...


Doğu,
Ufak kulaklı keçi ya da koyun.
Kulaksız koyun ya da keçi. 

Çomu, 
Küçük kulaklı koyun veya keçi.

Yayınbalığı ...


Yayın balığı, 
Şaput, (Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı).
Pulsuz, büyük ağızlı ırmak balığı.
Gelebicin,
Galyanos, Gılyanus,
Yılanus, 
Çılpık, (Bir çeşit tatlı su balığı).
Kelebek, 
Atbalığı, (Su aygırı).
Karabalık,
Ağzıbüyük,

Yabancı kaynaklarda;
Wells,  Wels catfish,
Catfish, European catfish, Danube catfish,

Som isimleri ile bilinir.


Yayın balığı;
Vücut yapıları uzun ve az kısa, genelde yuvarlakça,silindirik ve kalın yapılıdırlar. Büyük yassı ve geniş başlı, geniş ağızlı, pulsuz, pütürsüz ve yumuşak bir deriye sahip, kulakları ile yüzme kesesi arasında çifte kemik zinciri bulunan, bir kemikli balıktır. Üst çenesinde dört kısa, alt çenesinde 4 uzun bıyık vardır. Gözleri birbirinden uzak ve küçüktür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak, sırt yüzgeci küçüktür. Derin suları sever, ağır hareket eder. Kemikli balıkların en büyüğüdür.


Vücutları genel olarak pulsuz ve bazılarında pula benzeyen kemiğimsi sert plakalar bulunur. Bıyık yayınların en belirgin özelliklerinden biridir. Ağızda sıralar halinde dizilmiş ince pek çok diş bulunur. Beslenme alışkanlıkları türe göre farklılık gösterir. Bazı türleri bitkisel gıdalar, bazıları ise canlı balıklarla beslenir. Genel olarak dip balıklarıdırlar ve su dibinde yaşar.

Yayın balığının , ülkemizde Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis) ve mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus) olmak üzere iki türü bulunur.

Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis), 3 metre boy ve 300 kilogram ağırlığa ulaşabilen, eti kılçıksız ve çok lezzetli, ticari değeri yüksek bir balıktır. Yayın balığı uzun ömürlü olup yüz sene kadar yaşayabilir. Oksijensizliğe dayanıklıdır. Ilık su balığı olmasına rağmen düşük sıcaklıklarda da hızlı gelişir. Sürü halinde dolaşmaz, sakin sulardan hoşlanır. Gün boyunca yatağında saklanır ve gece olunca sığ kesimlerde avlanır. Su sıcaklığının azaldığı dönemlerde, çukur kısımlarda kışı geçirir. Bayağı yayın balığının dişisi kilo başına 30.000 yumurta üretir. Türkiye'de de büyük ırmaklarda ve baraj göllerinde bulunur.

Mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus), Mezopotamya bölgesinde, yani Suriye, Irak, Iran ve Türkiyede bulunur. Mezopotamya yayınların üreme zamanları mayıs, haziran ve temmuz aylarındadır.

Yayın balığı genellikle balıkla beslenir, ama solucan, sülük, böcek ve yengeç de yer. Belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, kurbağa, fare, sıçan, ördek ve su kıyısında yaşayan kuş türleriyle de beslenir.

Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı ...

Şaput,
Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı, 

Yayın balığı, 
Pulsuz, büyük ağızlı ırmak balığı.
Gelebicin,
Galyanos, Gılyanus,
Yılanus, 
Çılpık, (Bir çeşit tatlı su balığı).
Kelebek, 
Atbalığı, (Su aygırı).
Karabalık,
Ağzıbüyük,

Yabancı kaynaklarda;
Wells,  Wels catfish,
Catfish, European catfish, Danube catfish,
Som isimleri ile bilinir.

Yayın balığı;
Vücut yapıları uzun ve az kısa, genelde yuvarlakça,silindirik ve kalın yapılıdırlar. Büyük yassı ve geniş başlı, geniş ağızlı, pulsuz, pütürsüz ve yumuşak bir deriye sahip, kulakları ile yüzme kesesi arasında çifte kemik zinciri bulunan, bir kemikli balıktır. Üst çenesinde dört kısa, alt çenesinde 4 uzun bıyık vardır. Gözleri birbirinden uzak ve küçüktür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak, sırt yüzgeci küçüktür. Derin suları sever, ağır hareket eder. Kemikli balıkların en büyüğüdür.


Vücutları genel olarak pulsuz ve bazılarında pula benzeyen kemiğimsi sert plakalar bulunur. Bıyık yayınların en belirgin özelliklerinden biridir. Ağızda sıralar halinde dizilmiş ince pek çok diş bulunur. Beslenme alışkanlıkları türe göre farklılık gösterir. Bazı türleri bitkisel gıdalar, bazıları ise canlı balıklarla beslenir. Genel olarak dip balıklarıdırlar ve su dibinde yaşar.

Yayın balığının , ülkemizde Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis) ve mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus) olmak üzere iki türü bulunur.

Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis), 3 metre boy ve 300 kilogram ağırlığa ulaşabilen, eti kılçıksız ve çok lezzetli, ticari değeri yüksek bir balıktır. Yayın balığı uzun ömürlü olup yüz sene kadar yaşayabilir. Oksijensizliğe dayanıklıdır. Ilık su balığı olmasına rağmen düşük sıcaklıklarda da hızlı gelişir. Sürü halinde dolaşmaz, sakin sulardan hoşlanır. Gün boyunca yatağında saklanır ve gece olunca sığ kesimlerde avlanır. Su sıcaklığının azaldığı dönemlerde, çukur kısımlarda kışı geçirir. Bayağı yayın balığının dişisi kilo başına 30.000 yumurta üretir. Türkiye'de de büyük ırmaklarda ve baraj göllerinde bulunur.

Mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus), Mezopotamya bölgesinde, yani Suriye, Irak, İran ve Türkiye' de bulunur. Mezopotamya yayınların üreme zamanları mayıs, haziran ve temmuz aylarındadır.

Yayın balığı genellikle balıkla beslenir, ama solucan, sülük, böcek ve yengeç de yer. Belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, kurbağa, fare, sıçan, ördek ve su kıyısında yaşayan kuş türleriyle de beslenir.

Japon kökenli bir tür zincirli topuz ... .

Nunçaku, (mınçıka), 
Nunçhaku, 
Japonya' nın Okinawa adasının geleneksel savunma sanatı olan Okinawa Ko-bujutsu' nda kullanılan silah.   Çin' den Okinawa' ya geçtiği düşünülmektedir. Enter The Dragon (Ejder Kalesi) filminde Bruce Lee tarafından kullanılmasıyla popüler olmuştur. Çince' de shuāng jié gùn, liǎng jié gùn; èr jié gùn olarak Türkiye'de halk arasında "mınçıka", "mınçuka" ve "sallama" gibi kullanımlarla tanınan ancak İngilizce ve diğer batı dillerinde nunçhaku, nunçuk veya çaks şeklinde değişik isimlerle bilinen Kobuda silahlarından biri olan savaş sanatları aleti. 

Aralarında zincir veya ip olan iki kısa sopadan oluşur. Diğer Kobudo silahları arasında, tonfa, bo, sai, eiku, tekko, tinbe, roçin, surucin ve kama yer alır. Sansetsukon nunçhakuya çok benzemekle birlikte iki sopa yerine üç sopalıdır.

Nunçhaku'nun kökenleri kesin olarak bilinmemekle birlikte büyük bir ihtimalle Çin' de icat edildiği düşünülmektedir. Pirinci çapağından ayırmakta kullanıldığı şeklinde yaygın bir inanış bulunmaktadır.

Diğer bir inanışa göre ise tarım amaçlı değil Satsuma beyliğinde 17. yüzyılda silahları kısıtlayıcı politikası sırasında bir savaş sanatçısı tarafından silah olarak geliştirilmiş olan üç sopalı Sansetsukon zamanla ortaya çıkmıştır ancak genellikle savaş sanatçıları tarafından sınırlı bir alet olarak kabul edilmektedir.

Nunçhaku sopanın uzunluğuna ve kılıcın keskinlik avantajına sahip olmayan ve aynı zamanda kullanıcının usta olmayışı durumunda kendisine zarar verebilecek bir alettir.

Nunçhaku taşımak Kanada, Almanya, Norveç, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerde yasal değildir. Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde yasal olmakla birlikte New York, California ve Massachusetts gibi eyaletlerde yasal değildir.








Kaynakça;
http://tr.wikipedia.org/wiki/

Vücuttaki çeşitli kas gruplarının ani, istenç dışı , düzensiz ve amaçsız hareketlerle kasılmasıyla ortaya çıkan nörolojik hastalık ...

Kore, (Corea).
"Dans" anlamına gelen Yunanca kelimeden türemiştir. Özellikle kol ve bacaklarda ortaya çıkan zorlu, hızlı, sıçrayıcı, amaçsız istemdışı hareketlerdir. 

İlaca bağlı Kore, Huntingon Kore, Sydenham koresi (romatizmal kore) gibi adlarla anılır. 

İlaca bağlı kore hastalığında, bazı ilaçlar koreiform hareketlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. En sık, Parkinson hastalarında, yüksek dozda ilaç tedavisi (dopamin) kullanımına bağlı olarak görülür. Oldukça karmaşıktır ve sürekli olma eğilimindedir.

St.Vitus dansı olarak da adlandırılan Sydenham koresi, İngiliz hekim Thomas Sydenham tarafından 1686 yılında tanımlanmıştır.


Huntingon Hastalığı (Kore Hastalığı) Mendell yasasına göre, nesilden nesile geçen bir hastalıktır. 30-40 yaşları arasında belirip, kore ve ilerleyen zihinsele bozuklukta görülen istemsiz, düzensiz hareketlerle kendisini gösterir. Sonunda bu hareketler kabalaşır, hastada felç ve demans belirir. Hastalık yavaş ilerler ve tedavisi yoktur. İleri evrelerde, hastane bakımı gereklidir.  Ani,amaçsız,düzensiz hareketler vardır. Adale kuvvetsizliği ve psikolojik kararsızlıklar eşlik eder. Yürüme ve el işlerinde güçsüzlük vardır.

Romatizmanın bir şekli olduğu zannedilen bir hastalıktır. Vücudun çeşitli kısımlarında aylarca devam edebilen çekilme ve kıvranma tarzında hareketlerle kendini gösterir. Yüzdeki adalelerin çekilmesi, yersiz mimiklere sebep olur. Omuz evvela bir istikamete sonra başka istikametlere çekilebilir. Gövde adalelerin çekilmesi vücudun hafifçe silkinmesine sebep olur. Parmaklar ve ellerde çekilmeler veya kıvrılmalar olabilir. Çocuğun el yazısı bozulabilir ve elindeki şeyleri düşürebilir adalelerin hareketleri düzenli değildir. Önce biri, sonra diğeri kasılır.

Kore en çok yedi yaşla ergenlik çağı arasındaki yıllarda görülür. Bu yaşlarda görülebilen tikler veya başka asabi hareketler kore ile karıştırılmamalıdır. Tikli bir çocuk göz kırpmak, boğazını temizlemek, omzunu silkmek gibi aynı hareketi bir çok defalar sinirli bir şekilde tekrarlar. Buna karşılık koredeki hareketler bir yerden diğerine atlar ve devamlı olarak değişir.

Kore sırasında çocuk dengesizdir. Kolayca güler, ağlar ve ufak bir tahrikle fena halde kızar. Bunları önlemek elinde olmadığı için evde kalmasına müsaade etmelisiniz. Koreli bir çocuk yatağa yatırılarak doktorun kontrolü altına alınmalıdır. Kore’ nin kendisi zamanla muhakkak iyileşir. Fakat çocukta ateş, kalp veya hastalıklarında iltihap bulunmadığından emin olmak için çocuk devamlı olarak muayene edilmelidir.

Rafları olan kapaksız ve taşınır dolap...

Etajer, 
Fr. étagère, İng. whatnot.

Raflı, taşınabilir, küçük dolap.
Raflı, kapaksız ve taşınabilir dolap.
Rafları olan kapaksız ve taşınır dolap.
Rafları kapaksız,taşınabilir bir dolap türü.

Rusya parlamentosuna verilen ad...

Duma, (Rusça).
Rus parlamentosunun alt kanadı.
Duma, Rusya Federasyonu federal meclisinin aşağı kanadına verilen ad. Çarlık Rusyası'nda 1905-1917 yılları arasında etkin olan yasama meclisine de Duma adı verilir.   
Tam adı Devlet Duması (Rusça: Gosudarstvennaya Duma, kısaltması: Gosduma) olan meclis 1993 Anayasasıyla kurulmuştur. Aynı anayasaya göre Parlamentonun diğer kanadı Federasyon Konseyi adını alır. 

Meclisin 450 üyesi dört yıl süreyle seçilir. 1993, 1995, 1999 ve 2004 seçimlerinde meclis üyelerinin yarısı nisbi temsil yöntemiyle, diğer yarısı ise tek kişilik dar bölge yöntemiyle seçilmiştir. 2007 seçimlerinde ise tüm Duma üyeleri nisbi temsil yöntemiyle seçilecektir. Milletvekili seçilme yaşı 21' dir.





















Kaynakça; http://tr.wikipedia.org

Van' ın Gürbulak ilçesinde bir kale ...


Hoşap Kalesi,
Van - Hakkari yolu üzerinde Van' a 60 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Hoşap (güzelsu) 'ın içinden geçen nehrin hemen kuzeyinde yükselen kayalıklar üzerine kurulmuştur.  Dik bir kaya kütlesi, üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşur. 
 
Gözetleme kulesi, surları, burçları, beden duvarları, sarnıç, fırın, mescit, zindan, seyir köşkü, harem, selamlık ve orjinal demir kapı kanatları kalenin önemli yapılarıdır. 

Urartular tarafından kurulan kale Bizans, Vaspurakan, Abbasi, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi dönemlerinde kullanılmış son şeklini ise Osmanlılar zamanında almıştır. Kale, Hoşap suyunun kenarında yükselen kaya kütlesi üzerinde kurulmuş, İç Kale ile kuzeyine bitişen dış kaleden oluşmaktadır. Engebeli bir arazi üzerinde bulunan dış kalenin etrafını çeviren sur duvarları da bu konuma uygun bir şekilde şekillendirilmiştir. 

XIX. Yüzyıl ortalarına kadar faal olan kalede, günümüzde 30 kadar köy evi bulunmaktadır. Bir kartal yuvasına benzetilen Hoşap İç Kalesi uızaklardan dikkati çeken görüntüsü ile günümüzde de ihtişamını korumaktadır. Doğudan batıya doğru daralan diktörgen planlı, kale üç ayrı üniteden meydana gelmektedir. İç ünitede seyir köşküi orta ünitede harem, selamlık, ihtiyaç ve hizmet odaları, dış ünitede ise muhafız odaları, mescid, fırın, zindan ve depolar yer almaktadır.

İç kaleye kuzey taraftan girilir. Girişteki burç Mahmudi Beyi Sarı Süleymanın eseridir. Giriş kapısının üzerinde 1643 (hicri 1052) tarihi vardır. Kitabenin üst iki yanında karşılıklı arslan figüreri vardır. Kapıdan, burcun alt katındaki giriş holüne geçilmektedir. Nöbetçi odalarından oluşan holden sonra güneyden doğuya doğru 30 m boyundaki basamaklı merdiven gelmektedir. Manzaraya hakim olan seyir köşkü, bazı araştırıcılara göre kalenin sarayı olarak inşa edilmiştir. Doğu-Batı doğrultusunda uzanan 12 köşeli ve kenar uzunlukları birbirinden farklı yamuk bir plana sahip olan köşke kuzey batıdaki kapıdan girilmektedir. Yapı üç katlıdır. 

Zemin katında hamam ve hizmetçi odaları bulunmaktadır. İç Kalede bulunan Harem Köşkü, Seyir Köşkünün batısına yerleştirilmiştir. Haremin Beye ait asıl bölümü 12 x 21 ölçülerinde dikdörtgen bir yapıya sahiptir. Bu yapı mimarisi ve sağlamlığıyla diğer kısımlara nazaran daha sağlam kalabilbilmiştir. Haremin batısında yer alan selamlık 37 x 1 m ölçülerinde doğu-batı istikametinde uzanan dikdörtgen bir alana oturmaktadır. 

Hoşap Kalesi günümüze kadar ayakta kalabilmiş ender eserlerden biridir.















Bilgiler Van, Gürpınar kaymakamlığı web sayfasından alınmıştır.
 

''Sessiz Çığlık'', ''Kişisel Bir Sorun'' , ''Kurbanı Beslemek'' gibi romanları dilimize de çevrilen ve 1994 Nobel Ödülü’nü kazanan Japon yazar, romancı ...

Kenzaburo Oe ,
Kenzaburō Ōe,
Japon yazar.  1935 yılında Şikoku'nun bir köyünde doğdu. Japonya'nın en prestijli üniversitesi olan Tokyo Üniversitesi'nde Fransız Edebiyatı eğitimi gördü.

Türkiye'de özellikle Kişisel Bir Sorun eseri ile tanınan yazar, Japonya'nın gelmiş geçmiş en güçlü sosyal ve politik eleştirel yaklaşımını roman dünyasına taşıyarak Japon edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. Zihinsel engelli bir oğlu olan Kenzaburo Oe, eserlerinde genellikle kendi hayatından kesitler sunmaktadır.

Onun bu özelliğini yansıtan entelektüel niteliği yüksek romanları ona 1994 yılında Nobel Edebiyat ödülünü getirdi.

Eserleri; 
Sessiz Çığlık
Kurbanı Beslemek
Kişisel Bir Sorun
Gözyaşlarımı Sileceğim
Gün Delilikten Kurtar Bizi

 
























Kaynak, http://tr.wikipedia.org/

Pasak ...

Kir,
Pasak, (Fr. Méconium).
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik.
Kirli giysi.

Loka.
Pasaklı, Kılıksız,  

Ermenistan' ın para birimi ...

Dram,
AMD, 
Dram, Ermenistan'ın milli para birimidir. Dramın alt birimi luma'dır.  
Dram kelimesi Ermenicede para demektir. Yunanca drahmi kelimesinden gelmektedir. 




Ermenistan Merkez Bankası tarafından tedavüle sürülmüştür.


Ermenistan Merkez Bankası İsahak İsahakyan başkanlığında 27 Mart 1993'te kurulmuştur. 10, 20, 50, 100, 200, 500 dram madeni ve 50, 100, 500, 1000, 5000, 10.000, 20.000, 50.000 ve 100.000 dram kâğıt paraları vardır. Dram ayrıca uluslararası arenada tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin de para birimi dram'dır.


Ermenistan,
Ermenice: Hayastan, Hɑjɑsˈtɑn, Hayq, 
Ermenistan Cumhuriyeti.


Güney Kafkasya'da denize kıyısı olmayan, Asya’nın batısında yer alan bir ülkedir. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Azerbaycan, batısında Türkiye, güneyinde Nahçıvan ve İran yer alır. Güney Kafkas Dağları ile Karadeniz ve Hazar Denizi arasında kalan bölgede denize kıyısı olmayan bir ülkedir. 

Başkenti Erivan'dır. 
Para birimi Dram'dır.

Daha önce Sovyetler Birliği'ne bağlı bir cumhuriyet iken Eylül 1991'de bağımsızlığını ilan etmiştir.

Yeşil abanoza verilen bir başka ad ...


İpe,
Yeşil Abanoz,
Yeşil Abanoz ağacı,
İpe ağacı,
Egzotik ağaç,
Abanoz  ağacı,

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. 

Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası.
Koyu, parlak siyah.
Süs bitkisi olarakta yetiştirilir. 
Tohumları tedavide kullanılır.

Yeşil erik...

İncoz,
Yeşil erik.

Yeşil can erik.
Erik, (Alu).(İng. plum).
Gülgiller (Rosaceae)   familyasından Prunus cinsinden meyvesi yenen bazı ağaç türlerinin ortak adı.
Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica).
Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi.


Kestane rengi ...

Maron, (Fr. marron, marroon).
Kestane rengi.(İng. auburn - kumral, maroon)
Kestane renginde olan.
Açık kahverengi.
Kestane rengi, Kızıla çalan parlak kahverengi olarak tanımlanmaktadır. Bu renkte olan nesnelere doğadan örnek olarak hurma ve kestane gösterilir. İngilizce'de de bu renk kestaneyle hurma anlamlarına gelen chestnut, date sözleriyle adlandırılmıştır. Fransızca'da kestane anlamına gelen marroon sözü bu rengi de tanımlamaktadır. 

Fransızcadan kestane rengi anlamıyla maron olarak dilimize ve sözlüklerimize girmiştir .

İlenme, beddua...

Ah,
Beddua, (Farsça ve Arapça).

Kargış.
İlenç,
İhar,
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç,
Kargış.
Azarlama.
Bir kimsenin kötülüğü için dua etmek.
Kötü dua etmek.

İşitme, duyma...

Semi,
Sema,
Şinid, 
İşitme. Duyma.
Şinid, İşitme, duyma. 
Semi, İşiten, duyan. 
Sema, İşitmek, kulakla dinlemek.

Pantolonun apış arasına gelen yeri ...

Ağ,
Fr. Réseau ,
Apışarası,
Donun ortasındaki parça.
Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık.
Don, pantolon ve benzeri giysilerin iki paça arasındaki birleşme yeri.
Şalvar ve pantalonun apış arasına rastlayan kısmı. 

Sahip, malik ...

Is,
İye,
Malik,
Sahip, Sahib,
Sahav,
Sâhip,
Sâp.
Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.
Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil .
Bir şeyi koruyan ve ona mâlik olan.

Şiddetli acı ve sıkıntı ...

Ezinç,أَذًى ).
Azap, [ عذاب ]
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı.
Elem, Eza, Eziyet.
Cefa, Çile,
İşkence,
Tazip, Sıkıntıya sokma, üzme.
Şiddetli acı, 
Acı, sızı, sancı, mutsuzluk.
Hüsban.
İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş kişilere ahirette verilecek ceza.


Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ