"Kobar" da denilen bir balık ...

Çulara,
Kobar.
Çulara, (Liza saliens). 
Küçük kefal, 
Sıçrayan kefal, 
Benekli kefal, 
Sivri burun kefal, 

Kastros,
Yurdumuz sularında yaşayan ve "Kobar" da denilen bir balık. Sıcak ve ılık denizlerin çevresindeki tatlı ya da acı sularda, yurdumuz denizlerinde de yaşayan kemikli bir balık, kobar, küçük kefal, sıçrayan kefal, benekli kefal, sivri burun kefal, kastros, liza saliens, leoping mullet. Ege ve Akdenizde yaşar.

Yaylı bir çalgı ..

Rebap,
Iklığ.
Bülbül. 
Iklık, (Iklığ) 
Fr. Lyre
İgil,
Kamança Kemane,
Kabak Kemane,
Rebab,
Ayaklı kemani.
Yaylı sazlarımızın en eskisi yaylı kopuz olup ıklığ adı verilir. Yaylı bu sazın yarım Hindistan cevizinin kesik yüzüne gerilmiş bir deri ve üst tarafına takılmış bir kol ile alt tarafına takılmış bir ayaktan ibarettir. 

Ortaçağda İran ve çevresinde rebab ya da rüd diye bilinen bu çalgı, XV. yüzyılda Osmanlı müziğinde kullanılmaya başlanmıştır. Kopuz adıyla Anadolu’ya, göçler, gezginler, ozanlar ya da akıncılar kanalıyla taşınmıştır. Eskiden kullanılan bu yaylı çalgı, yay anlamındaki ık sözcüğünden türetilmiştir. 

Iklığ, yarım küre biçimindeki gövdesinin yapımı için kaplumbağa kabuğu (bağa), su kabağı ya da Hindistan cevizi kullanılıyormuş. Gövdeye ince balık derisi tutturulmuş uzun bir tahta sapı, sapın ucunda da tel sayısınca akort burgusu vardı. Telleri at kılından ya da hayvan bağırsağından yapılan ıklığ tek telli olabildiği gibi iki ya da üç telli de olurmuş.  Çalınırken ıklığ iki diz arasına sıkıştırılır, sapı diklemesine tutulurmuş. Bu çalgıya İran kültürünün etkisiyle kemence adını verirken bazıları ise kopuz, gıcak, kıcak ya da kıyak sözcüklerini kullanmaktadır. Rebap, çoğunlukla Orta Asya'da kullanılan, çeşitli biçimleri olan telli bir çalgı türüdür. Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkelerde bazı mızraplı ya da yaylı çalgılara verilen ortak bir isimdir. Tel sayısı bir ile beş arasında değişir, ama çoğunlukla üç tellidir.

Baobap ağacının kurutularak toz haline getirilen yapraklarından yapılan besin maddesi...

Lavo,
Baobap ağacı (Adansonia), 
Baobab, ebegümecigiller (Malvaceae)  familyasının Afrika ve Asya’ nın tropikal bölgelerinde yetişen, yapraklarını döken ağaç türlerinin ortak adıdır. Baobab ağacının boyu 18-20 m. gövdesinin çevresi 30 m. dir. Baobab ağacının yumuşak ve süngerimsi bir gövdesi vardır. Meyveleri kavun gibidir. 

Ağaç, dalları aşağıya doğru sarkar ve kubbe gibi görünür. Ağacın kabuğundan ve yapraklarından adasonina adı verilen ateş düşürücü bir ilaç üretilir. Ağacın odunundan kağıt imal edilir. Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişir. Bu ağacın 10 kadar türü vardır. Baobab ağaçları uzun ömürlüdür. Yerel halk tarafından şişe ağaç, tepetaklak ağaç, fil ağacı olarak bilinir. Baobab ağacına yerliler, meyvesinin portakaldan altı kat daha fazla vitamin içermesi nedeniyle vitamin ağacı da derler. 

Odunu çok gevşektir. Ağacın gövdesine demir bir çubuk kolayca sokulabilir. Yaprakları, at kestanesinin yapraklarına benzer. Yerlilerin maymun ekmeği adını verdikleri, yumurta biçiminde ve portakal büyüklüğündeki meyvesinin içinde eskiden eczacılıkta kullanılan, unlu, etli bir kısım vardır.

Bingöl'ün Karlıova ilçesinde bir mağara ...

Kübik Mağarası,
Zağ Mağarası, (Kuşburnu),
Çiçektepe Köyü Mağarası,
Kalkanlı Köyü Mağaraları
Buban mağaraları ,
Kübik Mağarası; Karlıova ilçesinin Kübik Köyü yakınındadır. İçinde cilalı Taş ve Tunç Devrine ait bazı kalıntılar vardır. Duvarlarında bir takım oymalar ve işlemeler mevcuttur.

Zağ Mağarası;
Murat Nehri kıyısında, Gökçeli ve Yenidal köyleri arasında sarp bir kayalıktadır. Bingöl -Solhan - Muş karayolunun 18. km. den ayrılır. Genç ilçesine bağlı Kepçeli (Gırnos) Köyünün Kuşburnu (Zağ) Mezrasındadır. Murat nehrine bakan tarafı yerden 200-300 m. yüksektedir. Mağara, üç kattır. Her bir katta 26 oda mevcuttur. Katlar arası geçiş yuvarlak bacalarla, odadan odaya geçişler ise kapılarla sağlanmıştır. Birinci katta Zahire deposu olarak kullanıldığı sanılan kuyular, alt katta oturma odaları, en üst katta iki haremlik odası mevcuttur. Zağ, sağ yöne ayrılan Gökçeli-Kuşburnu Köy Yolunun 5. km. de yer almaktadır.

Çiçektepe Köyü Mağarası;
Mağara, Kiğı ilçesinin Çiçektepe köyünde, Sivri Dağının eteğinde bulunmaktadır. Mağarada iki oda, at için yer, yemlik ve çocuk beşiği mevcuttur. Mağaranın bulunduğu yer oldukça eğimli bir yapıya sahiptir. Bu mağara, Kiğı'nın çok eski çağlardan beri insan topluluklarına mesken olduğunu göstermektedir.

Kalkanlı Köyü Mağaraları;
Yayladere ilçesine bağlı Kalkanlı Köyü yakınlarında bulunan mağaralar, bir çok oyma sanatı ile süslenmiştir. Mağaralar ve mağaraların çevrelediği şelale turistik bir öneme sahiptir.

Buban mağarası;
Sancak Beldesi'ne bağlı Oğuldere köyünde tarihi mağaradır.

Cinsiyetçi, cinsiyet ayrımcılığı ...

Seksist,
Eng. sexist.
Cinsiyet farkı gözeten. 
Cinsiyet ayrımcılığı.
Cinsiyet ayırımcılığı yapan kimse.
Cinsiyetçi.
Bir cinsin üstünlüğünü savunan. 
Seksizm savunucusu. 
Cinsiyete dayalı ayrımcılık. 
Cinsiyet farkı gözeten kimse. 
Cinsiyetçilik, erkek veya kadın cinsinin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve ideolojiye seksizm denir. 

Seksizm sadece kadınlar için değil erkekler içinde geçerlidir. Toplumda genel olarak seksist anlayış kadınlar aleyhine egemendir. Toplum içerisinde cinsiyet ayrımcılığı bir şekilde pozitif ayrımcılığı destekleyip eşitliği ortadan kaldırmaktadır. Reklamlarda sadece kadın ve cinselliğin kullanılması bu konunun en güzel örneğidir.  

Bir sosyal terim olarak Cinsiyetçilik ilk önce popüler ırkçılığa bir benzetme olarak, kadınlara ilişkin 1960 yılında ortaya çıktı. Cinsiyete dayalı ayrımcılık sorunu ırk ayrımcılığına benzer olduğu düşünülebilir. Yıllar geçmesine rağmen durum değişmiş, cinsiyetçilik sorunu ortadan kalkmamıştır. Bugün cinsiyetçiliğe tepki olarak cinsiyet eşitliği fikri vardır. Bu fikir özünde kadın ve erkek arasındaki farklılıkları inkar etmiyor. Mücadele ve eşitliği teşvik etmesine rağmen seksist hareket devam etmektedir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ