Pasta, çörek ...

Gato,
Pasta, çörek .
(Fr. gateâu),

Pasta, (İt. pasta) 
Makarna,
Çörek.

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi.

İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı.

Karadeniz yöresine özgü, mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan bir tür ekmek...

Lalotu,
Lames,
Karadeniz yöresine özgü, mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan bir tür ekmek.
Doğu Karadeniz yöresine özgü, ''laloto'' da denilen ve mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan bir tür ekmek .
Karadeniz yöresine özgü, mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan ve "Lames" de denilen ekmek ...


İçine sebze konularak pişirilmiş pide.
Taş kapta pişirilen mısır ekmeğine ise bileki denir. Bu taş, içinde ekmek pişirilen, taştan yapılmış bir çeşit kaptır.

Mısır Ekmeği, Bileki, (Ekmeğin pişirilen taşın adıdır).
1,5 cm. kalınlığında kat kat ve çeşitli boyutta granit taş. 
Mısır ekmeği pişirmeye yarayan içi oyuk taş.
Taş kapta pişirilen mısır ekmeğine bileki denir.
Karadeniz mutfağından değişik bir tat, Lames orjinal adı Laloto, sebzeli ekmek de diyebilirsiniz. Trabzon Maçka çevresinde yapılan yöresel bir yemek. 
Bayramlarda ve özel günlerde yapılır. Çok lezzetli ve tam bir vitamin deposu. 

Malzemeler; (5-6 lames için).
Hamur için; 4 tas buğday unu,  yarım tas mısır unu,  1 tatlı kaşığı kuru maya,tuz ve su  ile tüm malzemeler karıştırılarak cıvık bir hamur elde edilir. (Ekmek hamuru kıvamında) Mayalanmaya bırakılır.  

Hamurun iç malzemesi;
3 orta boy soğan, 
2 havuç(rendelenmiş), 
1 kase haşlanmış renkli fasulye (barbunya),
1 bağ karalahana (küçük doğranmış ve haşlanmış), 
2 bağ pazı (küçük doğranmış ve haşlanmış), 
1 tatlı kaşığı nane, 
2 baş sarmısak (küçük doğranmış), 
1 kaşık salça,tuz ve baharatlar 
tereyağ ve sıvıyağ.

Yukarıdaki iç malzemeleri tereyağ ve sıvıyağ ile kavurulur.  Tepsi yağlanır. Hamurun elimize yapışmaması için elimizi ıslatalım. Tepsiye bir miktar hamur alalım, tepsiye koyalım. Elimizi ıslatıp tepsiye yayalım. Hamurun üstüne kavrulan iç malzemesinden koyarak hamuru kapatıp üzerine basırarak tepsiye yayalım. Altı ve üstü kızarana kadar fırında pişirelim. Lames hamuru ince olur ve iç malzemesi bol olmalıdır.
Afiyet olsun herkese.

Vatanı Kuzey Amerika olup çay gibi haşlanarak içilen şifalı bir bitki...

Ekinazya,
Ekinezya,
Echinacea,
Kirpibaşı,  
Kirpiotu,  
Erguvani kirpibaşı, 
Samson kökü, 
Koniçiçeği,
İnce yapraklı eflatun koza çiçeği, 

Vatanı Kuzey Amerika olup çay gibi haşlanarak içilen şifalı bir bitki.
Kirpiotu, Koniçiçeği gibi adlar da verilen ve vatanı Kuzey Amerika olup çay gibi haşlanarak içilen şifalı bir bitki. 
Echinacea angustifolia, 
Purple Coneflower, 
Latince İsmi, Echinacea purpureadır. 
Yunanca “echinos”(dikenli, dikenimsi) kökünden olup Ekinezya (Echinecea) olarak yunancadan türemiştir.

Asteraceae(Compositae) familyasından otsu, çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi kalın ve tüylüdür. Yaprakları uzun ve mızrağımsı olup tepedekiler sapsız alt taraftakiler ise uzun saplıdır. Çiçekleri eflatun renginde ve çok sayıda boru seklinde çiçeklerden oluşmuş konik bir disk seklindedir. Bitkinin tohumu hafif dikenimsidir.

Vücudun savunma hattını virüslere karşı korur. Egzama, çıbanlar, kesikler, yanıklar ,sedef, sivilce,yaralar, ülser, kurdeşen v.b deri hastalıklarında büyük derecede iyileşme sağlar.

Asteraceae familyasından soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda dünyanın en önemli şifalı bitkilerinden olup; kuru toprak ve ovalar ile seyrek ormanlık arazilerde doğal olarak yetişen çok yıllık Meksika kökenli bir bitkidir.

Kızılderililer bitkinin kökünü ve yapraklarını her tür yaranın tedavisinde, enfeksiyon ve iltihaplanmalarda, zehirli böcek ve yılan sokmasına, boğaz ve diş ağrısına, kabakulak, çiçek hastalığı ve kızamığa karşı başarıyla kullanıyorlardı. Bitki Amerika’ya yerleşen ilk göçmenler tarafından da enfeksiyonlara karşı sık olarak kullanılmıştır. 

Gürcistan'daki en önemli dini bayramlardan biri ..

Mariamoba,
Saint Mary Günü,

28 Ağustos, Gürcistan'daki en önemli dini bayramlardan biri. 
Kutsal bakire Meryem'in varsayımı olarak bilinen Mariamoba. Bu gün, Kutsal Bakire' nin cennete girdiği varsayımı olarak hatırlanır. Gürcistan’daki tüm kiliseler bu günle ilgili özel törenlere ve dini hizmetlere sahiptir.

Georgia, St. Mary'nin Varsayımını Belirledi

Mariamoba, Gürcistan'daki resmi tatildir. Bu gün binlerce Gürcü kiliseye mum yakıp dua etmek için gidiyor. Gürcüler tatilini birlikte kutlamak için arkadaşlarını ve ailelerini ziyaret ederler. Geleneksel olarak, Katolikos Patriği, Kutsal Ilia II, bu vesileyle özel bir ayine hizmet eder.

2019 yılında bugün yüzü suyu hürmetine Cumhurbaşkanı, President of Georgia Salome Zurabishvili tarafından 8 kadın ve bir çocuk mahkum affedildi.

Aşkta değişken, bağlılığı olmayan, vefasız (kimse) ...

Hercai,
Farsça (ﻫﺮﺟﺎﺋﻰ)  
Yeltek, 
Gelgeç,
Vefasız,
Kararsız,
Sebatsız,
Aşkta değişken, vefasız.


Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse), yeltek, gelgeç.

Bir şey üzerinde sürekli durmayan, sözünden, kararlarından dönüveren, sebatsız, kararsız (kimse)

Hiçbir şeyde kararlı olmayan, bir dalda durmayan, bir işi sonuna değin götürmeyen, aşkta bağlılığı bulunmayan (kimse).

Hercai'nin Hikayesi;
Hikaye bu, çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar olduğu gibi çiçek açarlarmış. Çiçekler gibi bu iki kır çiçeği  de çiçek açıp güneşe merhaba derler. Ancak  bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; Biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım.  kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım. Böylece bütün doğa bize ait olsun, der. Bunun üzerine her ikisi de o bahar çiçek açmamaya karar verirler. Ancak biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken, diğeri o yaz açar. O gün bugündür, karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe  kardelen, sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de hercai denilir. İşte bu yüzden bu hayırsız sevgiliye hercai denilir. Vefasız.
Bu hikaye, Kardelen ve Hercai menekşesinin hikayesidir.

Denizli'nin Serinhisar ilçesinde bir yayla ...

Kefe,
Kefe yaylası,
Yatağan yaylası,
Denizli-Antalya karayolu 45. km'de Serinhisar İlçesindedir. Yatağan kasabasına 5-6 km. mesafededir. Kefe yaylası, Yatağan ile Honaz ilçesinin bazı köylerini birbirine bağlayan asfalt yol üzerinde  olup, 1100 m. rakımlı yaylada karaçam, kızılçam ve ardıç ağaçları mevcuttur.


Elektrik, su, çadır, piknik alanları, WC, duş, restoran, market, kasap ve çeşitli spor alanları gibi altyapı ve üst yapıları tamamlanarak 2000 yılından bu yana iç turizme hizmet etmektedir. Yatağan kasabasının bıçak üretiminde önemli bir yeri vardır. 

Denizli'de diğer yaylalar;
Beyağaç Topuklu yaylası:

Yukarı-Aşağı Erikli Yaylası: 
Honaz’a 10 km. mesafededir. Etrafı tamamen çam ağaçları ile kaplı geniş düz bir arazidir. 

Lala Bağlar Yaylası: 
Honaz ilçesine 3 km.’lik mesafede, etrafı çam ormanları ile kaplı, fazla büyük olmayan düz arazidir.

Süleymanlı Yaylası: 
Buldan ilçesine asfalt yol ile bağlı 8 km.lik bir mesafededir. Geniş düzlük bir alandadır. Burada bulunan büyük bir göle sahip olup içi sazlarla kaplıdır. Göl kenarında bir otel vardır. Çam ağaçlarıyla kaplı, fazla yüksek olmayan dağlar vardır. 

Lala Bağlar Yaylası: 
Honaz ilcesine 3 km. uzaklıktadır. Yolu topraktır. Konaklama ve altyapı tesisleri yoktur. Etrafı çam ormanı ile kaplıdır.

Tasdelen Yaylası: 
Babadağ ilçesine 5 km.,  Sarayköy ilçesine 20 km. mesafededir. Yolu stabilizedir. Hisarköy’de Attuda antik kenti vardır. Yayla engebeli arazide olup, çam, kestane, ceviz vb. ağaçlarla kaplıdır.

Karagöz Yaylası : 
Kapuz Mağarasının da yer aldığı bu yayla, Çameli ilçesindedir. Çam ağaçlarıyla kuşatılmış bu yaylada bol su bulunmaktadır. 

Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler ...

Kapuzbaşı,
Derebağ Şelalesi,
Yeşilköy Şelalesi,

Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.  
Kayseri’nin Aladağlar Milli Parkı’nda bulunan en önemli şelalesi Kapuzbaşıdır.

Derebağ Şelalesi, Yahyalı’ya 10 km mesafede dir.

Yine Yahyalı’da bulunan ve Zamantı Irmağı’ nın iki yakasından akarak Düden Şelalesi’ nin benzeri olan Yeşilköy Şelalesi  de vardır.


Doğu Karadeniz yöresinde danaburnuna verilen ad...


Lakot,
Danaburnu,
Gryllotalpa gryllotalpa,
Alm. Gemeine Maulwurfsgrille,
Fr. taupee-grillon,
İng. Mole Cricket.
Bazı laz bölgelerinde ğappa anlamı da kullanılır. 
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu.


Böcekler sınıfının, düzkanatlılar (Orthoptera) takımından, kazıcı çekirgegiller (Gryllotalpidae) familyasındandır. 

Lakot, Doğu Karadeniz yöresinde danaburnuna verilen ad. Danaburnu, Doğu Karadenizde atmaca ile bıldırcın yakalamak için kullanılacak yemi, yani ciceğen kuşunu yakalamak için kullanılır. Danaburnu ile ciceğen kuşu (diğer adlarıyla ğaço ya da örümcek kuşu) yakalanır. Küçük yapılı bir kuş olan ciceğen kuşu ile de atmaca yakalanır. Atmaca ile de bıldırcın yakalanır.

Danaburnu, zararlısı kadife gibi kısa tüylerle kaplıdır. Rengi kırmızımtrak kahverengi veya kirli koyu esmerdir. Üst kanatları kısa, alt kanatları iyi gelişmiştir. Ön bacakları toprağı kazmak için özel bir şekil almıştır. Vücut uzunluğu 4-6 cm olup kısa mesafelerle uçabilirler.

Böcekler sınıfının, düzkanatlılar (Orthoptera) takımından 5-6 cm uzunlukta bir eklembacaklı. Ön bacakları kazıcı tipdedir. Kırmızı renkli vücudu kadife gibi tüylüdür. Ömrünü toprak altında geçirir. Yuvasını kazmak için fidan köklerini kestiğinden zararlıdır.

Danaburnu gündüzleri toprağın içinde galeriler içerisinde yaşar. Beslenmeleri için geceleri faaliyet gösterirler. Bazen toprak yüzüne çıkarlar. Yaşama yeri olarak galeri açmaya uygun olan nemli, bol humuslu ve  killi-kumlu, hafif toprakları seçerler. Oldukça yüksek ses çıkarırlar ve insanların korkmasına sebep verirler. Yaşam süreleri oldukça kısadır.

Bazı kuşlar ve kümes hayvanları danaburnu ile beslenirler. Danaburnunun insanlara bir zararı yoktur. Zehirleme ve ısırma gibi bir durumları bulunmamaktadır. Esas olarak solucan ve larvalar ile beslenirler. Danaburnu bitkilere ve ekinlere, köklerini yiyerek zarar verirler. Tüm sebzeler, çeltik, buğday, mısır, ayçiçeği, tütün, pamuk, süs bitkileri, meyve ve orman fidanlarında zarar yapar. Daha ziyade yumrulu bitkilerin yumrularını kemirirler.


Ayrıca, botanikte Aslanağzı çiçeğine de danaburnu denir.

Kütahya ilinde bir baraj ...

Enne,
Kütahya ilinde bir baraj.
Kütahya ilinde içme suyu sağlamak için yapılan baraj.
Enne Barajı, Kütahya'da, Dereboğazı Çayı üzerinde, içme ve kullanma suyu temini amacı ile 1969 - 1972 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. 

Kütahya’nın batısında şehir merkezine 18 km. uzaklıktadır.

Toprak gövde dolgu tipindedir. Barajın gövde hacmi 570.000 m³ ve yüksekliği 24 m. dir. 
Enne Baraj Gölü ağırlıklı olarak kaplıca suları ile beslenmektedir. Enne Barajı, Porsuk Çayı’nın bir kolu olan Felent Çayı üzerinde kurulmuştur. 

Enne Barajı, Seyit Ömer Termik Santrali’nin su ihtiyacını karşılamaktadır. Kütahya’nın güzel bir mesire yeri olmasından dolayı özellikle olta balıkçılığı yaygındır. Kurak geçen yaz aylarında Kayaboğazı Barajından su pompalanarak su seviyesi kontrol altındadır.

Kütahya ilindeki Barajlar ve Göletler;

  • Kayaboğazı, 

Kayaboğazı Barajı,
Kütahya'da Kocaçay üzerinde sulama ve taşkın kontrolü amacıyla 1976-1987 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Toprak ve kaya dolgu tipindedir. Barajın gövde hacmi 628.000 m3 ve baraj yüksekliği 45 m. dir.
  • Çavdarhisar,


Çavdarhisar Barajı Kütahya'da Bedir Çayı üzerindedir. Sulama amacıyla 1985-1990 yılları arasında inşa edilmiştir. Toprak gövde dolgu tipidedir. Barajın gövde hacmi 1.674.000 m3  ve yüksekliği 51 m. dir.

  • Gümeleköy,
  • Söğüt,
  • Çetre,
  • Enne,
  • Kuruçay,
  • Pullar,
  • Yeniceköy,
  • Yoncalı,


Değme, dokunma ...

Mes,
Arapça, mess.
Arpça, mes, (ﻣﺲّ) 
Değme,
Dokunma,
Temas,
Değme, dokunma, temas. 

"Kötü", "Sevimsiz" anlamında argo sözcük ...

Madara,
Frigo,
Kötü,
Sevimsiz.
Niteliksiz, kötü.
Düşük düzeyli.
Kötü, Sevimsiz anlamında argo sözcük.

Anadolu'nun çeşitli yörelerinde yaşayan ve "Tahtacılar" da denen Alevi-Türkmen topluluğu ...

Ağaçeriler,
Anadolu'nun çeşitli yörelerinde yaşayan ve "Tahtacılar" da denen Alevi-Türkmen topluluğu.
Ege ve Akdeniz bölgelerinin ormanlık yörelerinde yaşayan ve ağaç işçiliğiyle uğraşan Alevi Türkmenlerdir.

AĞAÇERİLER

Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu...


Garum,
Antik Roma uygarlığında yaygın olarak kullanılan fermente bir balık sosudur.

Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu. 
Genel olarak yemeklerde kullanılmasının yanına ilaç olarak veya kozmetik amaçlı da kullanılmıştır. 
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılır. 


Sardalye, hamsi, tekir gibi küçük balıklar bütün olarak, uskumru, torik, müren gibi büyük balıklarının iç organları büyükçe bir kapta tuzlu su ve bazı baharatlı otlarla karıştırılarak fermente için güneşe bırakılıp çürütülür. Eskiden tuz, çok pahalı olduğundan tuz yerine deniz suyu da kullanılırmış. Şarap, sirke, karabiber, yağ ve su gibi katkılarda kullanılır. 

Antik çağlardan beri Garum, Ançuez ve Mazmoz (Balık yemi) kullanılırmış. Bu üçlemede küçük balıklar kullanılıyor. Özellikle sardalya ve hamsi ile küçük gümüş balıkları, istavrit ve tekirler. Konserveleşme, turşulaşma ve fermente özelliklerine sahip ürünlerdir ve ağır kokuları ile ünlüdürler.

Antik dönemde garum ile bal, baharatlar ve keçiboynuzu tozu karıştırılarak küçük haplar şeklinde güneşte kurutulurmuş. Kuruyunca afrodizyak olarak kullanılırmış. Ayrıca sirke ile karıştırılıp yaralara ilaç olarak sürülürmüş.

Ançuez, Ançuez sosu, 
Sardalya, hamsi gibi küçük balıkların bol tuz ile en az bir-üç ay bekletilmesiyle yapılan bir çeşit balık turşusudur. Yenmeden önce bol suda bekletilip, zeytinyağı, tane karabiber ve limon ile çeşnilendirilir. Sos haline getirmek için sirke, sarımsak, tereyağı, zeytinyağı, krema, maydanoz, biberiye, nane, kapari, biberin her türlüsü, yumurtanın sarısı, mayonez, limon, hardal, salça, beyaz şarap, yoğurt, peynir, yeşil zeytin gibi malzemelerle ezilip karıştırılarak ançuez sosları hazırlanır. 




Mazmoz ,
Mazmuz,
Balık yemidir. Bir nevi silaj’dır.
Oldukça kötü ve ağır kokan bir yem.
Sardalye, istavrit, hamsi gibi küçük ve yağlı balıklarla büyük balıkların bağırsakları ve pislikleri bir teneke içinde güneş altında tutularak bir iki gün kokuşması sağlanır. Bu kokuşmuş mazmoz ince delikli bir file içine taş gibi bir ağırlık konarak avlanılacak suya yavaşça bırakılır. Balıklar artık oltadadır.

Tanrı'nın insan ruhlarını yarattığı zaman ...

Elest,
Tanrı'nın insan ruhlarını yarattığı zaman.

Elest,
Elestü,
Arapça, ﺃﻟﺴﺖ
Arapça, “ben değil miyim? anlamına gelen, e-lestu . 

Kuran-ı Kerim’de bildirildiği üzere Allah’ın ruhları yarattıktan sonra sorduğu, “Elestü bi-rabbiküm” (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) sorusunun kısaltılmış şeklidir.
Elest,
Mealinde olan âyet-i kerimenin kısaltılmış işaretidir.

Tiyatro oyunlarının yanısıra "Şu Çılgın Türkler", "Diriliş" gibi romanlarıyla da tanınmış yazarımız ...

Turgut Özakman,
D. 1 Eylül 1930, Ankara 
Ö. 28 Eylül 2013, Ankara, 
Türk bürokrat, yazar ve avukat. 

1930 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1952 yılında bitirdi. 

Avukatlık yaptı. Almanya, Köln'de, Tiyatro Bilimi Enstitüsü'nde tiyatro öğrenimi gördü. 

Devlet Tiyatrosu'nda, Ankara Radyosu'nda çalıştı. TRT Merkez Program Dairesi Başkanı, Genel Müdür Yardımcılığı (1967) görevlerini yaptı. İzmir Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevlisi, Devlet Tiyatroları genel müdürü olarak, 1983-1987 yılları arasında görev yaptı.

Turgut Özakman, 28 Eylül 2013 tarihinde doğduğu şehir olan Ankara’da hayata gvefat etti. 

Eserleri;
Başlıca oyunları: 
Pembe Evin Kaderi, 
Güneşte On Kişi, 
Duvarların Ötesi, 
Kanaviçe, 
Ocak, 
Paramparça, 
Ah Şu Gençler, 
Sarıpınar-1914, 
Fehim Paşa Konağı, 
Resimli Osmanlı Tarihi, 
Bir Şehnaz Oyun, 
Töre, 
Delioğlan.

Başlıca senaryoları: 
Keloğlan Aramızda,
Yatık Emine, 
Kurtuluş, 
Cumhuriyet.

Romanları: 
Korkma İnsancık Korkma,
Romantika,
19 Mayıs 1999/Atatürk Yeniden Samsun'da,
Şu Çılgın Türkler. 
Diriliş,
Çanakkale 1915.

Tarih kitapları: 
Dr. Rıza Nur Dosyası,
Vahidettin, 
M. Kemal ve Milli Mücadele,
Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi.

2005 yılında yayımlanan "Şu Çılgın Türkler" adlı romanı dolayısıyla Yeditepe Üniversitesi, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarafından “Fahri Doktor” unvanı, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi,  Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi tarafından ise “Topluma Katkı, Topluma Hizmet ve Atatürk  Ödülü” ile ödüllendirildi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ