Suda haşlanmış kestane...

Tuzlama,
Suda haşlanmış kestane. 
Sütle yapılan un bulamacı.
İşkembe ile yapılan bir tür yemek.

Kestane, kayıngiller (Fagaceae) familyasından Castanea cinsini oluşturan ağaçların ve bu ağaçların yenilebilen tohumlarına verilen ad.   

Kestane üretilen yörelere göre kestane meyveleri çok lezzetli olduğu için çerez olarak tüketilir. Bunlar; Çiğ, Haşlama, Tuzlama (suda haşlama), Kavşak (fırında kurutma),  Kömbe, Kebap ve çiğ olarak değişik şekillerde tüketildiği gibi suda haşlanan meyveler balla yoğrularak öksürük kesici olarakta kullanılır. Saklanması ise eskiden tarlada açılan kuyularda eğrelti otu ile karışık kirpisinden çıkartılmadan gömülerek saklanır kışın yenir. Şimdilerde ise derin dondurucularda muhafaza edilmekte. Ayrıca sanayide Pasta ve kestane şekeri olarakta büyük miktarlarda tüketilen bir meyvedir. Tuzlama, Zonguldak ve yöresinde daha çok kullanılır.

Özellikle köylerde uygulanan kestane haşlaması basit bir yöntemle şöyle yapılır. Kestaneler çizilir. Kaynayan suya atılarak ağızlarının açılması beklenir. Kaynayan suya bir tatlı kaşığı kadar tuz da konulur. Kestaneler yumusayıncaya dek su içinde haşlanır. Kullanılan tuz dogal olarak kestaneye işlemez. Kestane Kebaptan daha lezzetlidir.

Güney Avrupa ile Güneybatı ve Doğu Asya'da yaygın olarak tüketilmektedir.  Kestane ülkemizde en çok Aydın' da yetiştirilmektedir Aydın ilinden ihraç edilen kestaneler çok kaliteli olup, Bursa, İzmir'in Ödemiş ilçesindeki Bozdağ  yerleşimlerinde Kestane Şekeri adıyla bilinen bir tatlı olarak imalatı yapılmaktadır.

Kestane Türleri;
Çalı, Japon, Amerika, Henry, Çin, Ozark, Doğu, Anadolu, Seguin.


İnişli yer ...

Şev, (Farsça),
İnişli yer, Bayır. 
Eğik, meyilli.

Kars ve Ardahan yöresine özgü bir tür yufka ekmeği...


Feselli,
İçine maya konulmayan, yağda kızartılan yufka gibi bir çeşit ekmek,
Bir çeşit bişi.

Malzemeler:
2 su bardağı süt (ılık )
1 kibrit kutusu yaş maya
1 tatlı kaşığı şeker,
1 su bardağı su (ılık)
1 kase su ( ılık)
1 çay bardağı zeytin yağı
1 tatlı kaşığı tuz
Tereyağı
Alabildiği kadar un.

Yapılışı;
1 kibrit kutusu yaş maya, 1 tatlı kaşığı şeker ile , 1 kase suda eritilir.  2 su bardağı süt, 1 su bardağı su, 1 çay bardağı zeytin yağı, 1 tatlı kaşığı tuz derince bir kapta  çırpılır. Eritilmiş maya bu karışıma ilave edilir. Un azar azar ilave edilerek yoğurulur. ( 1 kilo kadar un alıyor ). Hamurumuz kulak memesi yumuşaklığında olacak.

İçine maya koyduk ama, mayalanmasını beklemeden yufkaları açmaya başlıyoruz. Her bir yufka, dışardan aldığımız yufkaların büyüklüğünde olacak. Tek farkı baklava yufkası gibi çok çok ince olması gerekiyor. Sonra incecik açtığımız yufkanın üzerine her tarafını ıslatacak şekilde eritilmiş tereyağı sürülür ve rulo şeklinde yuvarlanır, gül böreği şekli verilerek kıvrılır. Hamur bitene kadar diğer yufkalarada aynı işlem uygulanır. Bu arada yağ donmuş, hamur dinlenmiş olur.

Sonra gül şeklinde sardığımız her bir hamur yaklaşık 30 cm kadar oklava ile tekrar açılır ve önceden ısıtılmış sacın üzerine yerleştirilir. Altı üstü ters düz yapılarak ve tekrar tereyağı sürülerek, gözleme gibi pişirilir.   Piştiği zaman kat kat, tel tel olan böreğimizi ben yanında açık çayla seviyorum. Ama sıcak soğuk her türlü içeceğe yakışan bir lezzette olup , tadına doyum olmamaktadır.
Afiyet olsun.






Kars' ta bir asker annesinin Siirt' te asker oğlunun anısına yayınladığı yazıdan alınmıştır.

XIX.yüzyıl ın başlarındaki Hint eşkiyalarına verilen ad...

Dakoyit,

Güney Amerika' da yetişen ve özütü karaciğer ve sidik yolları hastalıklarında kullanılan bir ağaççık...

Piki, Piçi-Pichi (tupi dilinde). 
Farekulağı, Fabianaotu.

Patlı­cangillerden ağaççık (Fabiana imbricata); 

Peru, Şili ve Arjantin’de yetişir. Piki’nin sap ve dalları, kaynatılarak hulâsa veya tentür halinde karaciğer ve sidik yolları hastalıklarında kullanılır.

Diş özü iltihabı. ..

Pülpit (fr. pulpite).
Diş özü iltihabı.

Pülpit, diş çürüğününün sebep olduğu bir hastalıktır. Pülpitin had evre­sinde görülen belirtiler klasik diş ağrısın­da görülen belirtilerin aynıdır. Aralıklı gelen bazen yaygın şiddetli ağrılar, bütün fi­zik ve kimyasal etkenler bu ağrılara yol açabileceği gibi, hasta hareket halindeyken veya yatar durumdayken kendiliğinden de gelebilir. Ağrılar, refleks yoluyle, yüzün kızarmasına ve gözden yaş akmasına yol açar. Belirtiler diş özündeki doku bozukluk­larının derecesine göre değişiktir. Tedavi için, çoğu zaman dişin içi temizlenip dolgu ile kapatılır. 

Diş çürüğü,  diş minesinin ve fildişi tabakasının enfeksiyonu, yumuşaması ve bütünlüğünün düzensiz, çok biçimli olarak bozulmasıdır. Çürük, dişözüne ulaşabilir ve sırasıyla iltihap, irinleşme ve kangrene (bunlar sonradan diş çevresi dokulara da yayılabilirler) yolaçar. Diş çürüğü bir uygarlık hastalığıdır. Gerçekten, diş çürüğünün insanlık tarihinde tehlikeli oranlarda ortaya çıkması, uygarlığın gelişmesiyle birlikte daha özenli besinler hazırlanmasıyla başladı. Besinlerin kimyasal ve mekanik olarak hazırlanmalarından bu yana, tahriş edici bileşimler dişleri doğrudan doğruya etkilemektedirler. Ayrıca, kısmi olarak parçalanmış besinlerin ara ürünleri, ağız ortamını değiştirmekte ve dişlerin yıkımına yolaçan zararlı mikroplar için besleyici madde oluşturmaktadırlar.

Japonya' da aile bireylerininin toptan intihar etmeleri geleneğine verilen ad...

Oyakoşincu,
Japonya' da aile bireylerininin toptan intihar etmeleri geleneğine verilen ad.
İntihar, 
Özkıyım.
Arapça, intihar, انتحار
Kendi kendisini öldürmek. 
İdam-ı nefs.


Kendilerini öldürenlere, İntihar edenlere Mütehirin denir.
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi.
Bir insanın, doğuracağı sonucu bilerek olumlu ya da olumsuz bir eylemle doğrudan doğruya veya araçlı olarak kendi kendini ölüme sürüklemesidir. 
En acı intihar şekillerinden birisi, Harakiri (Seppuku), karnı yarmaktır.

İntihar istatistikleri gerçek intihar sayısını açıklamamaktadır. Çünkü birçok intiharlar kaza biçiminde bilinmektedir. Kimi kültürlerde (Japonya gibi) intihar, yerine getirilmesi gereken kutsal bir görev olarak gerçekleşmektedir. 

Japonya'da çok görülen aile bireylerinin intiharlarında, aile utanç verici bir duruma düştüğü zaman başvurulur. Bu durumdan kurtulmak için aile bireylerinin başvurduğu bir gelenek olup oyakoşincu denir. Yaşamın sürdürülmesi ve haz elde edilmesi temel amaçtır.  

Kimi filozoflar yaşamın amacının acı çekmek olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu görüşün en önemli temsilcisi Arhur Schopenhauer 'dir (1788 - 1860).

Ünlü filozof Eflatun'a göre Ölüm baldan tatlıdır. Volter'e göre Umut kalmayınca intihar bir görevdir. İntiharı olaylarının, sanayileşmiş Batı toplumlarında çok görülmesi bir çelişki gibi görünmektedir. İntihar makro düzeyde incelendiğinde nedenini açıklamak kolaylaşmıştır. 

Aşırı bireycilik yalnızlığa neden olmaktadır. Toplumsal bağlar gevşemekte, sosyal ilişkiler azalmakta bu da bencil intiharları arttırmaktadır. 

Fransız sosyolog Emile Durkheim istatiksel verilere göre intiharı üçe ayırmaktadır.;

  1. Bencil, 
  2. Elcil 
  3. Anomik
Bencil intiharlar toplumsal bağların gevşemesi ile oluşur. Toplumsal bağları güçlü olan katoliklerde intihar, protestanlardan daha azdır. Evliliklerde toplumsal bağ, bekar ve dullara göre daha güçlü olduğundan intihar daha azdır. 

Elcil intiharlar, toplumsal bağların güçlü olmasından ileri gelmektedir. Toplumsal bağların daha güçlü olduğu askerlik mesleğinde intiharlar, daha fazla olmaktadır. 

Anomik intiharlar, toplumlardaki kargaşa dönemlerinde artmaktadır. Bunun istatistiksel dayanağı da devrimlerden ve göçlerden sonra intihar oranında büyük artış görülmesidir. 

Yapılan istatistiksel analizlere göre makro düzeyde akıl hastalığı ve alkolizmle intihar arasında zorunlu bir ilişkinin bulunmadığı belirtlenmiştir. Halbuki depresyon ve şizofreni gibi akıl hastalarında intihar olaylarına daha sık rastlanmaktadır. Alkolizmin de intihar girişimini kolaylaştırdığı ve cesaretlendirdiği düşünülebilir. 

İntiharlarla ilgili bazı özellikleri şöyle sıralayabiliriz: 

  • Kırsal yörelerde intihar kentlere göre daha azdır. 
  • Erkeklerde gerçek intihar, kadınlarda ise intihar girişimi (yalancı intihar) daha fazladır. 
  • ABD'de siyahlarda intihar daha azdır. 
  • Yaş olarak 15 -35 yaşlan arasında intiharlar büyük bir artış göstermektedir. 
  • Batı toplumlarında 80 yaşın üzerinde intihar sayısı çok fazladır. Türklerde fazla artış yoktur.
  • Müslüman ve katolik toplumlarda intihar çok azdır. 
  • Devrimlerden sonra intiharlarda artış görüldüğü halde savaşlardan sonra intiharlar azalmaktadır. Sıcak aylada intiharlarda artış görülmektedir. 
  • Dünya genelinde intihar için kullanılan araçlar sırasıyla kendini asmak, kendini denize atmak, silahla vurmak, zehir içmek, bıçakla vurmaktır.
  • İlkel toplumlarda intihar görülmez. 
  • İntiharların bir tek nedeni yoktur. 


Türk Ceza Yasasının 454. maddesine göre;
"Birini intihara ikna ve buna yardım eden kimse, müntehirin ölümü vukubulduğu takdirde 3 seneden 10 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkum olur". 

Gazetede, ya da televizyonda intihar olaylarını ikna, yardım ve kasıt olmadan yayınlamak yukarıdaki madde ile alakalı değildir. Ancak intihar edenleri bir kahraman gibi gösteren, intiharları öven yayınlar basın yasasının 32. maddesine göre suçtur.

Ülkemizde görülen köprü intiharları olaylarında televizyonların teşvikiyle çoğu, gerçek intihar niyeti olmayan antisosyal kişilerdir.

Kısaltmalar ...

GPRS - General Packet Radio Service
FM - Frequency Modulation
AM - Amplitude Modulation
IP - Internet Protocol
TCP/IP - Transmission Control Protocol / Internet Protocol
ISP - Internet Service Provider
VHF - Very High Frequency
UHF - Ultra High Frequency
LCD - Liquid-Crystal Display
MPEG - Moving Pictures Experts Group
MP3 - MPEG-1 Audio Layer 3
RAM - Random Access Memory
WAN - Wide Area Network
LAN - Local Area Network
3D - 3 Dimensional
3G - 3rd Generation
CD - Compact Disc
DVD - Digital Versatile/Video Disc
DVDR - Recordable DVD
DVDW - Rewriteable DVD
SMS - Short Messaging Service
MMS -Multimedia Messaging Service
IT - Information Technology
FAQ - Frequently Asked Questions
DSL - Digital Subscriber Line
IPO - Initial Public Offerings
FBI - Federal Bureau of Investigation
CIA - Central Intelligence Agency
S.W.A.T - Special Weapons and Tactics
GMC - General Motors Corporation
BMW - Bavarian Motor Works
HP-  Hewlett-Packard
WWW - World Wide Web
HTTP - HyperText Transfer Protocol
URL - Uniform resource Locator
HTML - Hyper Text Markup Language
WAP - Wireless Application Protocol
PDF - Portable Document Format
MIDI - Musical Instruament Digital Interface
3 GP or 3GPP - 3rd Generation Partnership Project
AMR - Adaptive Multi-Rate
USB - Universal Serial Bus
IQ - Intelligence Quotient
MSN - MicroSoft Network
CNN - Cable News Network
BBC - British Broadcasting Corporation
NBA - National Basketball Association
FIFA - in french, Federation Internationale de Football Association
FIFA - in english, International Federation of Association Football
UEFA - Union of European  Football Association
NASA - National Aeronautics and Space Administration
OPEC - Organization of the Petroleum Exporting Countries
UN - United Nations
LNB - Low Noise Block converter

Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve suyla karılmasıyla elde edilen bir çeşit harç...

Horasan,
Horasan harcı,
Türkler tarafından bulunan, içinde pişirilmiş ve öğütülmüş toprak ürünleri katılan bir malzemedir eski dönemlerde yapı ustalarının, kullandıkları malzemelerin mukavemetini arttırmak için; malzemenin içine yumurta akı, peynir, reçine, pişmiş toprak gibi katkı maddeleri katarak meydana getirdikleri harçtır. Çok kuvvetli ve Suya dayanıklı bileşimdir.

Bazı uygulamalarda saman, bitkisel lifler,vb. bağlayıcı maddeler karıştırılmış ve mukavemetin artması amaçlanmıştır. Horosan harcı olarak bilinen harç, içine pişirilmiş ve öğütülmüş toprak ürünleri katılan bir malzemedir. Bazı uygulamalarda kireç, kum ve çakıl karışımıda gözlenmiştir. Dayanımı yüksek olan bu harç, birçok Türk yapısında kullanılmıştır. Bizans, Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin restarosyonunda geniş ölçüde kullanılmış olan Horosan harcı, özellikle 15. yüzyıldan sonra kullanım alanını genişletmiştir.

Günümüzde restorasyon çalışmalarında, restorasyonun aslına uygun olarak yapılması için, modern Horasan harcı kullanılmaktadır.

Horasan harçlarının Özellikleri birçok tarihi yapıdan alınan örneklerde incelenmiştir. Bunlardan Rodos, Venedikve Girit'teki bazı Bizans ve daha geç dönem yapıları ile İstanbul'da Ayasofya'da kullanılan horasan harçlarının, kireç/tuğla tozu oranlarının 1:4 île 1:2 arasında değiştiği saptanmıştır. Bu harçların XRD analizlerinden bağlayıcı malzemenin, kirecin karbonatlaşması sonucu oluşan kalsit kristalleri ve tuğla tozu ile kirecin reaksiyonu sonucu oluşan kalsiyum, silikat ve alüminat hidratlardan oluştuğu gözlenmiştir. Bu Örneklerin 200-600 °C da kalsiyum silika ve alümina hidratlarda bulunan su kaybından ve 700-900 °C da kalsitte bulunan karbondioksit kaybından meydana gelen ağırlık azalmalarının oranlarından, harçların hidrolik Özellikleri hakkında bilgi edinilmektedir. 

Hindistan sanatında sıkça betimlenen, timsah, yunus ve fil karması efsanevi su canavarı...

Makara,

Toprakta biriken fazla suların çeşitli yollarla boşaltılması...

Drenaj, (Fr. drainage, İng. drainage). 
Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması, akaçlama.
Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma.
Doğal olan veya ameliyatla oluşan boşluklarda toplanmış patolojik sıvıların, dışarı boşaltılmasını kolaylaştırmak için birtakım araçların bu boşluklara konması.



Eski Mısır' da yönetim birimi...

Nomos,
Nom, 

Mısır da kent devletleri. Nom’lar ilk defa kral Meneszamanında birleştirilmişlerdir.
 
Nil kıyısında ortaya çıkan bu uygarlık, başka uygarlıkları en fazla etkilediği halde, başkalarından en az etkilenen uygarlıktır. 

Mısır tarihi Nom (Nomos) adı verilen şehir devletlerinin kurulmasıyla başlar. Nomları birleştiren güçlü krallara “firavun” adı verilir. Firavunlar tanrının oğlu sayılmış ve onlar adına büyük piramitler yaptırılmıştır.  

Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapısı...

Alican,
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapısı.


Akyaka,
(Kars iline bağlı ilçelerden biri).

Esenyayla,
(Kars ili, Akyaka ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi).

Alican, Ermenistan ekonomisi üzerinde önemli bir etki yapmayan sınır kapısı.

Iğdır ilinin Karakoyunlu ilçesinde, Türkiye ile Ermenistan'ı birbirine Alican sınır kapısı bağlıyor. Ancak Nisan 1993 yılının nisan ayından beri hizmete kapalı durumdadır.(2018 Aralık). Hemen karşısında Ermenistan'ın Armavir İdari Bölgesi'nde yer alan Margara kasabası bulunmaktadır. 

Aras Nehri sınırı ayırmaktadır. Sınırın güvenliği askeri hudut karakolu ile sağlanmaktadır. Deniz seviyesinden 850 metre yükseklikte  bulunan sınır kapısına 500 m. uzaklıkta Alican mezrası yer almaktadır. Ermenistan tarafında nehir kenarı ıslahı yapılmış. Zaman zaman nehir taşkınları Türkiye sınırını etkilemektedir. Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgaline tepki olarak Nisan 1993 yılında kapatıldı.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ