Ağaç Cinsleri ...

Abanoz-Ağaç hatmi-Akasma-Akasya
Akçaağaç-Akçakesme-Akuba-Alıç-Altınçanak-Armut-Arokarya
Ateş dikeni-Avize ağacı-Ayva 
Betula

Cehri-Ceviz
Çam-Çınar-Çitlenbik-Çoban püskülü 
Defne-Dişbudak-Dut 
Erguvan-Erik
Fener ağacı-Fındık 
Göknar-Greyfurt-Gülibrişim-Gürgen 
Hanımeli-Hurma-Huş (Betula)-Hünnap 
Ihlamur(Tilia)-Ilgın
İğde-İncir 

Kadın tuzluğu(Amberbasis, Sarıçalı)-Karaağaç-Kartopu-Katalpa-Katsura
Kayacık-Kayın(Fagus)-Kayısı-Kavak(Populus)-Keçiboynuzu-Kestane
Kızılağaç-Kızıcık-Kiraz-Kokarağaç-Kurt bağrı 
Ladin-Leylak-Limon 
Mabet ağacı-Mamut-Mandalina-Mazı-Menengiç-Mersin
Meşe-Mürver-Morsalkım-Muşmula 
Nar
Okaliptüs-Ormangülü-Ortanca-Oya ağacı 
Palmiye-Papaz külahı-Patagonya-Pelesenk-Porsuk-Portakal 

Sakızağacı-Sarıçam-Sarı salkım-Sarmaşık-Sedir
Sekoya-Servi-Sofora-Suga-Sumak-Söğüt-Şeftali-Şimşir 
Taşporsuğu-Tesbih ağacı-Tırpan ağacı
Üvez 
Yaban Mersini-Yasemin Zakkum-
Zelkova-Zeytin

Toprak, kum ve saman elemeye yarayan iri delikli kalbur.

Abara

Deve' ye verilen çeşitli adlar...

Cemel,
Arapça deve, cemel, 
(ﺟﻤﻞ) 
Cemel, (Erkek deve).
Daylak (Dişi deve).
Girinci,
Humud,
Fahil (Deve aygırı),


İbil (Dişi deve),
Kerteles, Kükürdi,
Lök,
Maya, 
Maye (Dişi deve),
Mehari (Hecin devesi)

Naka (Dişi deve), Nakar (Kısrağı),
Aneze (Dişi deve),
Arvana (Dişi deve),
Bactrian (Erkek deve),
Bahur (Erkek deve), Besrek,
Şütür,
Tavsi, Teke, Tülü,
Yeğen, Yoz (Dişi deve),

Deve yavrusuna verilen ad...

Buduk,
Çal,
Dorum,
Köşek (Köşşek),
Potuk, Potlak,
Cerir,
Cedil,
Teran, Torok, Torum,

Güreşci deve bakıcılarına verilen ad.

Savran

Çift högüçlü erkek deveye verilen ad.

Buhur
Bahur

Tek hörgüçlü dişi deveye verilen ad.

Yoz
Naka
İbil
Maye

Güreşci Erkek Deveye verilen ad...

Besrek,
Güreşci Erkek Deveye verilen ad.
Tüylü devenin erkeğine Besrek, dişisine Maya denir.
Aydın, Adana civarındaki yörükler tarafından yetiştirilen kısa tüylü develere teke devesi denir.
Bu devenin dişisi ile Buhur devesinin erkeğinden elde edilen deveye Kerteles devesi denir.
Tüylü devenin dişisi ile tek hörgüçlü erkek devenin melezine Yeğen devesi denir.

Kore müziğine özgü telli bir çalgı

Komunko,
Komun'go,
Komun-go,
Kayagum,

İki takım arasında uzun saplı raketlerle oynanan bir top oyunu...


Lacrosse,
Intermeccanica,
Buick,

Hindistan' ın Surat bölgesinde dokunan kaba pamuklu bez

Korak

Protestan gelenekli dinsel bir topluluk, tarikat ...

Quaker,
Baptist,
Metodist,
Kongregasyonist,
Mormon,
Evanjelik.

Güney Amerika' ya özgü üflemeli bir çalgı,..


Quena,
And flütü
Quenya
Quenacho


Quena ayrıca And flütü olarak da adlandırılır. Güney Amerika'ya özgü, özellikle Peru ve Bolivya'da yaygın olan ahşap ya da bambudan yapılan nefesli bir çalgıdır. Peruya özgü bir flavta çeşidi.

Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen öğreti ya da bilgi...

Ezoterik,
Ezoterizm,
Ezoterik, 
Fr. ésotérique.
Ezoterizm.
Osmanlıca, Batinilik. 
Gizlemli, Gizlem, 
İçe yönelik anlam, ileti, 
İçrek.
Karşıtı dışrak, ekzoterik.
Herkesle paylaşılmayan, belirli bir grupla sınırlı kalan bilgi, öğreti, inanç., 
El verme. 


Yunanca içe ait, içrek, sadece müritlerin bildiği anlamında eswterikoV kelimesinden gelir. Arıkdal Gizli Öğreticilik olarak kullanılıyor. 

Herkesle paylaşılmayan, bilgi, öğreti, inanç içeren, belirli bir grupla sınırlı kalan öğreti. 
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yanlızca dar bir çevreye aktarılan her türlü bilgi ve öğretiye verilen ad.

Uşak' ın Karahallı ilçesinde tarihi bir köprü


Clandras
Cılandıras
Ceylandras

Trabzon yöresine özgü bir halk oyunu

Sıksara, 
İki ayak kız horonu.
Sera,
Serra,

Kadınların yüzlerine örttükleri peçe, yaşmak ...

Lisam,
Nikab,
Yüzörtüsü.
Lifam,
Nasif,

Humur (çoğul),
Hımar(Tekil)
Başörtüsü demektir.

Arapça' da başörtüsü olarak kullanılan kelimeler;
Burka, Nikab, Lifam, Lisam,
Nasif, Mikne, Cilbab


Türkçede ise başörtüsü olarak kullanılan kelimeler;
Yemeni, Yaşmak, Yazma,
Bürgü, Bürümcek,
Tülbent, Eşarp, Atkı,
Çit, Çar-Car


Kadınların yüzlerine sürdükleri düzgün, allık

Gaze

Hindistan' da bir şehir ...

Başkent: Yeni Delhi

Mumbai
Kalküta
Haydarabad
Kanpur
Surat-Srinagar

Pune-Patna-Bhopal-Lucknow-Thane
Bangalore-Nagpur-Indore-Ahmedabad

Hindistan’ da bitkisel elyafla dokunan bir cins tafta...

Daridas,
Aridas,

Osmanlılar döneminde Tuna ırmağı' nda kullanılan çektiri türünden bir gemi


Celiye

Akvavit' de denilen, İskandinav ülkelerinin ulusal damıtık içkisi


Şnaps,

Düzce ilinde bir şelale...


Samandere,
Altınpınar (Beş şelalenin ortak adı)
Güzeldere - Gölyaka ilçesinde.

Girit adasının "Kandiye" de denilen en büyük kenti...


Heraklion,
(Kandiye veya Iraklion)


Girit'in başlıca şehirleri;
Hania,
Retimnon (Resmo),
Ierapetra Yerapetre,
Ayos Nikolaos Aya Nikola,
Sitia (Sitya),

    Kot pantolonların taşlanması sırasında, havaya karışan yoğun kum tozlarının çalışan işçilerin akciğerlerine dolmasıyla ortaya çıkan hastalık ...


    Silikozis, 
    İng. silicosis 
    Fr. silicose 
    Kumlama Hastalığı, 
    Dul bırakan Hastalığı, 
    Madencinin Fıtığı, 
    Öğütücünün Astımı, 
    Çömlekçinin çürüğü,

    Silika isimli maddenin uzun süre solunması sonucu gelişen kronik bir meslek hastalığıdır. Akciğerlerde tozun birikimine pnömokonyoz denir. 

    Kot pantolonların taşlanması sırasında, havaya karışan yoğun kum tozlarının çalışan işçilerin akciğerlerine dolmasıyla ortaya çıkan hastalık.

    Silikat asitlerini içeren tozların solunum yoluyla alınmasıyla, akciğerlerde hücreden fakir granülomların, akciğer fibrozisi ve kronik amfizemle belirgin akciğer hastalığı. Kristalin silika tozunun solunmasının neden olduğu bir hastalıktır. 

    Eski Yunanlılara ve Romalılara kadar giden bu hastalık solunum problemlerinin toz solumasından dolayı oluşuyor. Özellikle çöl atmosferinde yaşayan insan ve hayvanlarda sık rastlanır. 

    Silikozis, nefes darlığı, öksürük, ateş ve siyanoz (mavimsi cilt) ile karakterize olmuş. Bazen akciğerlerde sıvı (pulmoner ödem), zatürre veya tüberküloz  sanılarak yanlış teşhis konmuş.  Silikozis adı Latinceden gelmiş olup ilk defa 1870 yılında Milano'da kullanılmıştır. 

    Popüler Yayınlar

    Takipçiler

    Yeni içerikler için takip edin!

    BULMACA ANSİKLOPEDİSİ